Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Markanın Hükümsüzlüğünün Etkileri

Yazan : Asya Akpulat [Yazarla İletişim]

Makale Özeti
10 Ocak 2017 tarih ve 29944 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile markalara ilişkin düzenlemeler içeren 556 sayılı KHK da yürürlükten kaldırılmış ve mülga KHK’da yer alan hükümlerde bazı değişiklikler ve eklemeler yapılmıştır. Bu değişikliklerin önemli bir kısmını, daha öncesinde birlikte hüküm altına alınan markanın hükümsüzlüğü ve iptal halleri arasında yapılan ayrım oluşturmuştur. Bu çalışmada Mülga MarKHK ile yeni kanunumuzun getirdiği düzenlemeler karşılaştırılarak marka sahibinin, marka üzerindeki haklarını sona erdiren hallerden biri olan markanın hükümsüzlüğü kararı incelenmiştir. Markanın hükümsüzlüğünün hangi durumlarda söz konusu olduğu ve bu kararın sonuçları üzerinde durulmuş, marka hükümsüzlüğüne ilişkin kararın geçmişe yönelik hüküm doğurmayacağı istisnai haller değerlendirilmiştir.

GİRİŞ

SMK’ da markanın açık bir tanımı yapılmamış, marka olabilecek işaretlerin, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabileceği belirtilmiştir. (SMK 4.1)
Buna göre, marka yalnızca bir sözcük veya rakamdan oluşabileceği gibi birden fazla sözcükten veya sözcük ve resimden ya da rakamdan (karma marka) oluşabilir. Bir işaretin, marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılabilecek biçimde sicilde gösterilebilir olması gerekir.1 Önemli olan markanın, bir teşebbüsün mallarını veya hizmetlerini başka teşebbüslerinkinden ayırt edici niteliğe sahip olmasıdır.

1. MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ

1.1. Genel olarak

Markanın mutlak ya da nispi red nedenlerinin varlığına rağmen tescil edilmesi halinde markanın hükümsüzlüğünden söz edilir.2
Markanın hükümsüzlüğü, mahkeme kararıyla markanın koruma süresi sona ermeden marka sicilinden silinmesini ifade eder. 3
Bu tanımlardan yola çıkarak; markanın hükümsüzlüğünün, markanın tescili sırasında var olan mutlak veya nispi red nedenlerine rağmen bir şekilde tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlük davası açılarak mahkeme tarafından verilecek karar ile marka sahibinin marka üzerindeki hakkının sona ermesini ifade ettiğini söyleyebiliriz.
İlgili davanın konusunu ancak tescilli markalar oluşturur. Markanın hükümsüzlüğü kararı ile marka sicilden terkin edilir.
1.2. Hükümsüzlük Halleri
1.2.1. Mutlak Red Nedenlerinin Varlığı
Mutlak red nedenlerinden herhangi birinin varlığına rağmen bir işaret her nasılsa marka olarak tescil edilmişse SMK md. 25’te belirtilen ilgili kişiler hükümsüzlük davası açabilir.
Mutlak red nedenleri, marka olarak seçilmiş işaretin niteliğinden kaynaklanan itirazlardır. Bu nedenle bu itirazdan feragat edilemez. İtiraz, kamu menfaatine dayanır. Bu kategoriye giren işaretlerin, başka bir kişiye ait oldukları ya da üzerlerinde üçüncü kişilerin hakları bulunduğu için değil; bilakis dini veya ahlaki sebeplerle veya herkesin kullanımına açık tutulmaları gereği dolayısıyla ya da ayırt etme gücüne sahip olmamaları gibi nedenlerle üzerlerinde hiç kimse hak sahipliği iddiasında bulunamayacağı için marka tescilleri reddedilmektedir. 4.
1.2.2. Nispi Red Nedenleri
Nispi red nedenleri, tescil edilmiş ya da daha önce tescil başvurusu yapılmış bir markanın sahibi tarafından Türk Patent’e itiraz yapılması durumunda, başvurusu yeni yapılmış bir markanın tescilini önleyen ve tescil edilmiş bu markanın hükümsüz kılınması için sebep teşkil eden hallerdir.5 Kurum nispi red nedenlerinin varlığını resen inceleyemez.
Bu itiraz hakkının dürüstlük kuralına aykırı olmayacak şekilde kullanılmamış olması yahut itirazın Türk Patent tarafından reddedilmiş ya da itirazın reddi kararına karşı Yeniden İnceleme ve Denetleme Kurulu’na yaptığı itirazın reddedilmiş olması ayrıca hükümsüzlük davası açılmasına engel teşkil etmez. 6
1.3. Markanın Hükümsüz Kılınamayacağı Haller
2.3.1. Ayırtedici Nitelik Kazanma
Markanın hükümsüz kılınmasının istenemeyeceği ilk istisnai hal SMK md 25/4’te belirtilmiştir. Buna göre bir marka, mutlak red nedenlerini düzenleyen 5.maddenin 1.fıkrasının (b),(c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.
Arkan; ayırt edici nitelik kazanmayı, bir işaretin belli bir mal ya da hizmetle ilgili olarak devamlı reklam kampanyaları ile uzun süre kullanılmasını ve bu nedenle o mal ya da hizmetle ilgili çevrelerde işaretin, belli bir işletmenin markası olarak algılanmaya başlaması olarak ifade eder.7
2.3.2. Sessiz Kalma Yoluyla Hak kaybı
Markanın tescili sırasında mevcut olan red sebeplerine rağmen markanın hükümsüz kılınamayacağı bir diğer hal SMK md.25/6’da yer almıştır. Bu düzenlemeye göre marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez. Mülga MarKHK da sadece tanınmış markalar için getirilen bu beş yıllık süre yeni SMK ile diğer markalar için de geçerli hale getirilmiştir. Kötü niyetli marka tescili ağır bir ihlal teşkil eder. Hukukumuzda kötü niyetin hiçbir şekilde korunmayacağı ilkesinden hareketle önceki marka sahibinin beş yıl boyunca markasının bir başkası tarafından kullanılmasına göz yumarak müdahale etmemesi halinde bile önceki marka hakkı sahibi sonrakine karşı talep haklarını ileri sürebilir. 8
Önemle belirtmek gerekir ki hükümsüzlük davası sonraki tarihli marka tescilinin kötü niyetli olması halinde herhangi bir süreye tabi olmadan açılabilir.
2. Markanın Hükümsüzlüğü Davası
Markanın hükümsüzlüğü davası markanın hükümsüzlüğü tespitini ve sicilden terkini talebini içeren bir eda davasıdır. 9
Hükümsüzlük davası; menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından açılır. İlgili kamu kurumuna örnek olarak İstanbul Üniversitesi’nin adına tescilli giriş kapısının, üçüncü bir kişi tarafından marka tescil başvurusu yapması halinde Üniversitenin dava açması verilebilir.10
Hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Türk Patent markanın hükümsüzlüğü davasında taraf olarak gösterilemez.
Hükümsüzlük davasında fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi görevli mahkemedir (SMK 156). Yetkili mahkeme ise davalının yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki mahkemedir (SMK 156.5).

3. Markanın Hükümsüzlüğü Kararının Etkileri
556 Sayılı Markaların Korunması Hakkındaki KHK 42’de hükümsüzlük ve iptal halleri arasında bir ayırım yapılmayarak tek bir maddede düzenlenmişti. Doktrinde ise ağırlıklı olarak KHK’da belirtilen markanın kullanılmaması, markanın tescilli olduğu mal veya hizmetler için yaygın bir ad haline gelmesi, markanın tescilli olduğu mal veya hizmetlerin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltması, ortak marka veya garanti markasının teknik şartnameye aykırı kullanımının esasında bir iptal sebebi olduğu ve hükümsüzlük başlığı altında yer almasının yerinde olmadığı savunulmuştur.11
Bu durum, hükümsüzlük kararlarının geçmişe, iptal kararlarının ise ileriye yönelik etki etmesi bakımından önemlidir. Nitekim 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu da doktrindeki görüşlerle birlikte AB Marka Mevzuatına uyum sağlayarak hükümsüzlük ve iptal hallerini ayrı ayrı düzenlemiştir.
Böylece markanın tescili sırasında mevcut mutlak ve nispi red nedenlerine dayanarak açılan markanın hükümsüzlüğü davası sonucunda mahkemece markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde bu karar hükümlerini tescilin yapıldığı andan itibaren doğurur. Bu sayede markanın tescili baştan itibaren geçersiz hale gelir. Hükümsüzlük kararı marka hakkını sona erdirir ve markanın sicilden terkin edilmesini sağlar. Kesinleşen hükümsüzlük kararı herkes için hüküm ifade eder.
Hükümsüzlük halleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez (SMK 25/5). Örneğin gıda maddeleri ve turizm hizmetleri için tescil edilmiş bir markanın turizm hizmetleri kısmına yönelik bir hükümsüzlük kararı verilmişse, bu karar markanın gıda maddeleri için kullanılmasına devam edilmesine engel teşkil etmez.12


3.1. Hükümsüzlük Kararının Geçmişe Etki Etmediği Haller
Markanın hükümsüzlüğüne ilişkin kararın etkilerinin geçmişe yönelik sonuç doğuracağı kuralına adalet ve hakkaniyet gereği birtakım istisnalar getirilmiştir. Buna göre hükümsüzlüğün geriye dönük etkisi aşağıdaki halleri kapsamamaktadır:
A) SMK md. 25 gereğince bir markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde bu karardan önce markanın sağladığı haklara tecavüz nedeniyle açılan davada verilen kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar hükümsüzlük kararından etkilenmez. (SMK 27/3-a)
Hakkında hükümsüzlük kararı verilen marka sahibi, bu kararın verildiği tarihten önce, markasına tecavüz edildiği iddiasıyla açtığı davayı kazanmış ve bu karar uyarınca mütecaviz kişi tecavüzden men edilmiş ve tazminat ödemeye mahkum edilmiş ise, tecavüze uğrayan markanın daha sonra hükümsüz kılınması, tecavüzden men ve tazminat ödenmesi kararını geçersiz kılamayacağı gibi elde edilmiş hakların geri verilmesini de gerektirmez.13 Örneğin bir marka sahibi kendisine ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan bir kimseye karşı dava açmış, bunun sonucunda mahkemece tecavüz fiilinin durdurulmasıyla birlikte maddi ve manevi zararının tazmini kararına hükmedilmiş ise tecavüze uğrayan markanın sonradan hükümsüz kılınması bu sonucu değiştirmez. Bu hükmün uygulanabilmesi için hukuken kesinleşmiş kararların uygulanmış olması da gerekir. Örneğin uygulanmış bir tedbir kararı hükümsüzlük sonucundan etkilenmez.
B) Hükümsüzlük kararının geçmişe etkili sonuç doğurmayacağı bir diğer istisnai hal ise bu karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmelerdir. Buna devir, lisans, franchising veya rehin gibi sözleşmeler örnek verilebilir. Bir sözleşmenin hükümsüzlük kararından etkilenmemesi için uygulanmış da olması gerekir. Sözleşmenin uygulanması, tasarruf işleminin yapılması ve buna dayanılarak markanın fiili kullanımına başlanmış veya hazırlık çalışmalarının yapılmış olmasını ifade eder.
Örneğin yapılmış ancak henüz uygulanmamış bir devir sözleşmesi hükümsüzlük kararından etkileneceği için artık uygulanma imkanı kalmayacak, devralan kimse de markayı kullanamayacaktır. Buna karşın bir marka lisans sözleşmesine dayanılarak mallar üretilmiş, bu malların üzerine lisans konusu marka konulmuş, mallar depolanmış ya da satışa sunulmuş veya başkasına teslim edilmişse hükümsüzlük kararı bu malların satışını, ithalini ve teslimini engelleyemez. Ancak hükümsüzlük kararı ile önceden siparişi alınanlar ile yeni malların üretilmesi önlenmiş olur. Dolayısıyla bir lisans sözleşmenin varlığına dayanarak üretim makinelerinin siparişinin verilmiş yahut alınmış olması lisans sahibine markayı kullanma hakkı vermez.14
Kimi hallerde ise içinde bulunulan durum ve şartlara göre bu sözleşmeler uyarınca ödenmiş bedelin, hakkaniyet gereği kısmen ya da tamamen iadesi istenebilir. Örneğin lisans ücretinin tamamı başta ödenmiş uzun süreli bir lisans sözleşmesinin hükümsüzlük kararından etkilenmesi halinde lisans alana markayı kullanamayacağı geri kalan süre için ödediği ücret hakkaniyet gereğince kısmen veya tamamen iade edilebilir. 15
Hükümsüzlük kararı verilmeden önce uygulaması başlamış ve hükümsüzlük kararından sonra da devam edecek sözleşmelerde ise bu kararın verilmesinden önce uygulanan hükümler hükümsüzlük kararından etkilenmeyecek ancak hükümsüzlük kararından sonraki dönemi içeren sözleşme hükümleri bu kararla birlikte geçerliliğini yitirecektir. Yine davacının hükümsüzlük davası açmayarak, lisans yahut franchise alanın daha fazla zarara uğramasına neden olması halinde, hakkaniyet gereği markanın hükümsüzlüğü kararının geçmişe yönelik etki doğurmayacağı istisnası uygulanmalıdır.16
SMK md. 27/3 markanın hükümsüzlüğünün geriye etkili olmadığı istisna halleri düzenlerken marka sahibinin ağır ihmali veya kötüniyetli olarak hareket etmesi nedeniyle zarar görenlerin tazminat talepleri hakkını saklı tutmuştur. Böylece istisnaya da istisna getirilerek temel kurala dönülmüştür. Buna göre marka sahibinin kötüniyetli davranışları nedeniyle zarara uğrayan lisans sahibi veya devralan gibi üçüncü kişiler bu zararın giderilmesini talep edebilirler. Bu hükümle markası hakkında ileride hükümsüzlük kararı verileceğini bilen kötü niyetli marka sahibinin, marka tescilinin kendisine sağladıkları hakları kullanmasından zarar görecek üçüncü kişiler korunmak istenmiştir.
Hükümsüzlük kararının kesinleşmesi ile mahkeme bu kararı Türk Patent’e resen gönderir.
Hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra marka sicilden terkin edilir ve durum Bültende yayımlanır. (SMK 27/7).
SONUÇ
Yeni kanunumuz ile markanın tescili sırasında var olan hükümsüzlük halleri ile markanın tescilinden sonra ortaya çıkan ve aslında iptal sebepleri oluşturan hallerin ayrı ayrı hüküm altına alınması Mülga MarKHK döneminde uygulamadaki sorunları gidermiştir. Böylece marka hükümsüzlük kararı etkilerini istisnai durumlar haricinde geçmişe, iptal kararı ise geleceğe yönelik doğurmaktadır. Marka hükümsüzlük kararından önceki mahkeme kararlarının ve uygulanmış sözleşmelerin ise bu karardan etkilenmeyeceği çıkarımına hakkaniyet ve adalet ilkesi uyarınca ulaşmak gerekir.
KAYNAKÇA
Arkan Sabih, Marka Hukuku, AÜHF Döner Sermaye Yayınları No: 48, Ankara 1998.
Arkan Sabih, Ticari işletme Hukuku, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, Ankara 2017
Tekinalp Ünal, Fikri Mülkiyet Hukuku, Vedat Kitapçılık, İstanbul 2012
Karahan Sami, Marka Hukukunda Hükümsüzlük Davaları, Mimoza Yayınları, Konya 2002
Kaya Arslan, Marka Hukuku, Arıkan Yayınları, İstanbul 2006
Karasu (Suluk, Nal), Fikri Mülkiyet Hukuku, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2017
1 Sabih Arkan, Ticari İşletme Hukuku, Ankara 2017, S.290.
2 Sami Karahan, Marka Hukukunda Hükümsüzlük Davaları, Konya 2002, S.5.
3 Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, S.472.
4 Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, S.400.
5 Sami Karahan, Marka Hukukunda Hükümsüzlük Davaları, Konya 2002, S.89.
6 Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, S.481.
7 Sabih Arkan, Marka Hukuku Cilt1, Ankara 1998, S.82.
8 Suluk (Karasu/Nal), Fikri Mülkiyet Hukuku, Ankara 2017, S.221.
9 Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, S.473.
10 Arslan Kaya, Marka Hukuku, İstanbul 2006, S.334.
11 Arslan Kaya, Marka Hukuku, İstanbul 2006, S.322, Aynı Yönde Sabih Arkan, Marka Hukuku Cilt2, Ankara 1998, S.168
12 Sami Karahan, Marka Hukukunda Hükümsüzlük Davaları, Konya 2002, S.153
13 Sami Karahan, Marka Hukukunda Hükümsüzlük Davaları, Konya 2002, S.151.
14 Ünal Tekinalp, S.487
15 Sabih Arkan, Marka Hukuku, Ankara 1998, S.169. Dipnot:55.
16 Ünal tekinalp, S.488
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Markanın Hükümsüzlüğünün Etkileri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Asya Akpulat'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
19-03-2018 - 21:56
(148 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 2 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 2 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
805
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 1 gün 8 saat 27 dakika 6 saniye önce.
* Ortalama Günde 5,40 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 14355, Kelime Sayısı : 1795, Boyut : 14,02 Kb.
* 2 kez yazdırıldı.
* 1 kez indirildi.
* 1 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 2023
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
Forumumuzdaki İlgili Mesajlar
Erken Bitirme, Üstten Ders Alma Hakkında.
Meliha - 01-07-2018 - 08:26
Yeni Hukuk Fakültesi Öğrencilerine Tavsiyeler
sametcanaslan - 09-03-2018 - 23:39
Hukuk Eğitiminde Üniversitenin Önemi ?
Femida - 28-09-2017 - 20:14
Zabıt Katibi > Savcı/hakim
zk88 - 27-12-2016 - 13:39
Dd Harf Notları Hk. Bir Dava
ismailarslan - 23-03-2016 - 13:45
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,02509689 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.