Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Kamu Zararının Doğmasında Kusura Dayalı Sorumluluk

Yazan : Turgut Aşcı [Yazarla İletişim]
E. Sayıştay Uzman Denetçisi

Makale Özeti
Sayıştay Dairelerince kamu zararına ilişkin hesap ve işlemlerin yargılanmasında 6085 sayılı Kanun ile yapılan yenilikler sonucu sorumlular hakkında kusurlu sorumluluğa göre hüküm tesis edilmesi.

I-KAMU ZARARININ TANIMI
Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. (5018/m.71)
II-KAMU ZARARINI BELİRLEYEN ŞARTLAR
Yargılamaya esas raporlar düzenlenirken kamu zararının tespiti ile kamu görevlilerine sorumluluk yöneltilmesinde aşağıdaki şartların oluşup oluşmadığı aranır:
a) Mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerin varlığı,
b) Mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemden bir kamu zararı oluşması,
c) Mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemin kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanmış olması,
ç) Bu zararın oluşmasına neden olan kamu görevlilerinin belirlenmesi,
d) Kamu zararının, belirlenen kamu görevlilerinin mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerinden kaynaklandığına ilişkin illiyet bağının kurulması.
Ancak, 5018 sayılı Kanunda kamu görevlilerinin kamu zararına neden olan kasıt, kusur ve ihmali davranışlarının tanımı yapılmadığı gibi, bunun nasıl tespit edileceğine dair herhangi bir açıklamaya da yer verilmemiştir. Bu durumda kamu görevlilerinin kasta, kusura veya ihmale dayalı kişisel sorumluluklarının belirlenmesi genel hükümlere göre yapılacaktır.
TÜRK BORÇLAR KANUNUNA GÖRE SORUMLULUK
I-KUSURSUZ SORUMLULUK (Objektif Sorumluluk- Sebep Sorumluluğu)
1-Hakkaniyet sorumluluğu (6098/m.65)
Hakkaniyet gerektiriyorsa; hâkim ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zararın, tamamen veya kısmen giderilmesine karar verir.
2-Özen sorumluluğu (6098/m.66)
a)Adam çalıştıranın sorumluluğu
Adam çalıştıran kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür.
b)Hayvan bulunduranın sorumluluğu (6098m.67)
Bir hayvanın bakımını ve yönetimini sürekli veya geçici olarak üstlenen kişi, hayvanın verdiği zararı gidermekle yükümlüdür.
c)Yapı malikinin sorumluluğu (6098/m.69)
Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür.
3-Tehlike sorumluluğu ve denkleştirme (6098/m.71)
Önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur.
II-KUSURA DAYANAN SORUMLULUK (Sübjektif-Kişisel Sorumluluk)

Borçlar Kanununa göre haksız fiil sorumluluğu, kural olarak failin (zarar verenin) kusurlu olmasına bağlıdır. Bu husustaki kural TBK.m.49/f.1’de şöyle ifade edilmiştir:
«Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.»
III-KUSURA DAYANAN SORUMLULUĞUN ŞARTLARI
1-Fiil,
2-Fiilin Hukuka aykırı olması,
3-Hukuka aykırı fiille zarar verilmesi,
4-Zararla fiil arasında nedensellik (İlliyet) bulunması,
5-Failin kusurlu olması.
a)Kusurun Tanımı:
Kusur, Borçlar Kanunumuzda tanımlanmış değildir. Esasen kusur, üzerinde görüş birliği
bulunmayan ve açık bir tanımlanması (tarifi) yapılmış olmayan bir kavramdır.
İsviçre ve Türk öğretisinde verilen tanımları göz önünde tutarak kusur şöyle tarif edilebilir:
«Kusur, hukuka aykırı sonucu istemek (kast) veya bu sonucu istememekle beraber hukuka aykırı davranıştan kaçınmak için iradesini yeter derecede kullanmamaktır (ihmal).»
b)Kusurun Çeşitleri:
aa)Kast (kasıt): Kusurun en ağır derecesidir. Kast, failin hukuka aykırı sonucu tasavvur ettiğini (ve sonucun bilincinde olduğunu) ve bu sonucu istediğini ifade eder. Doğrudan kast ve ihtimali kast olmak üzere iki tarzı mevcuttur.
bb)İhmal: Hukuka aykırı sonucu arzu etmemesine rağmen, bu sonucun meydana gelmemesi için iradesini yeter derecede kullanmamak, hâl ve şartların gerektirdiği dikkat ve özeni göstermemektir.
Yeni Borçlar Kanunumuzun m.49/f.1 hükmünde, kasıt ve ihmal halleri ayrı ayrı belirtilmeyip sadece «kusur» ifadesi kullanılmış, kasıt ve her türlü ihmalin bu kavramın içinde yer aldığının bilindiği varsayılmıştır.
Roma hukukundan gelen bir ayırıma göre ihmal iki çeşittir.
1)Ağır ihmal, hukuka aykırı sonucu meydana getiren fiil işlenirken, böyle bir fiil işleyen kişinin şartlarına sahip herkesin göstereceği dikkati ve özeni göstermemektir.
2) Hafif ihmal, hukuka aykırı fiil işlenirken böyle bir fiili işleyen herkesin değil, dikkatli ve tedbirli bir kimsenin göstereceği dikkati ve özeni göstermemiş olmaktır.
İhmalin dereceleri arasında da açık ve kesin sınır çizmeye imkân yoktur. Durum her olayın bünyesi içinde incelenecek ve normal, orta düzeyde bir insan tipinin o olayda ne tarzda davranacağı göz önünde tutulacaktır. Böyle bir kimsenin alacağı tedbiri almamış, göstereceği özeni göstermemiş olan bir kimse ağır ihmalde bulunmuş sayılır.
Olayın özelliklerinden hareket edileceği için rastgele bir normal insan tipi değil, o olayla ilgili normal insan tipi değerlendirmede esas alınacaktır.
Ceza hukukundan farklı olarak, borçlar hukukunda hukuki bakımdan asıl önem taşıyan ayırım, kasıt ve ihmal ayırımı değil, ağır kusur (=kasıt ve ağır ihmal) ile hafif kusur (=hafif ihmal) arasındaki ayırım olduğundan; bilinçli ihmal ile ihmali kasıt ayırımı uygulamada büyük bir önem taşımayacaktır.
IV-BORÇLAR HUKUKUNA GÖRE KUSUR
A)Ağır Kusur
1-Kasıt
a- Doğrudan kasıt
b- İhmali kasıt
2-Ağır İhmal (Bilinçli ihmal, ağır ihmalin en ağır halidir.)
B)Hafif Kusur
Hafif İhmal
Bilinçli ihmal ile ihmali kasıt ayırımı ceza hukuku bakımından önem arz ederken, borçlar hukuku bakımından önemli olmamakta, her iki hal de ağır kusur sayılmaktadır.
KİŞİSEL KUSUR
(Kamu görevlilerinin yetki kullanırken ortaya çıkan
hukuka aykırı her türlü işlem ve eylemleridir.)
AĞIR KUSUR(Ağır ihmal) HAFİF KUSUR(Hafif ihmal)

Kamu zararında sorumluluk, kamu görevlilerinin kamu zararının doğmasında kişisel kusurlarının bulunup bulunmadığına göre belirlenir.
V- SAYIŞTAY UYGULAMASINDA KUSURUN AYIRIMI
Sorumlulara, kamu zararının doğmasında kusurlu bulunmaları halinde sorumluluk yüklenebilmektedir. Ancak borçlar hukukunda kusur ağır kusur ve hafif kusur olarak ayırıma tabi tutulmuş olduğu halde, 5018 sayılı Yasada sorumluların hangi eylemlerinin ağır kusur ve hangi eylemlerinin de hafif kusur sayılacağı konusunda bir ayırım yapılmamıştır. Yasa koyucu böyle bir ayırıma gerek görmediğine göre, sorumluluk yüklemede kusurun derecesine bakılmadan sorumluların sorumluluğuna gidilmesi gerekir.

MÜTESELSİL BORÇLULUK
(Borçlular Arasında Teselsül)

I-MÜTESELSİL BORÇ İLİŞKİSİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ
Müteselsil borç ilişkisi, birden fazla borçlunun bir veya birden fazla alacaklıya karşı edimin tümünden sorumlu olduğu ve bu borçlardan birinin veya birkaçının ifası ile ifa edilen miktarda diğerinin de borçtan kurtulabildiği borç ilişkisidir. (TBK.m.162-168)
II-MÜTESELSİL BORÇ İLİŞKİSİNİN KAYNAKLARI
Müteselsil borcun hangi sebeplerden doğabileceği TBK.m.162 hükmünde şu şekilde düzenlenmiştir.
«Birden fazla borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar.
Böyle bir bildirim yoksa müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hallerde doğar.»
O halde müteselsil borçluluk;
a)Hukukî işlemlerden,
b)Kanundan,
Doğabilecektir.
III-BİRDEN FAZLA KİŞİNİN ZARARA SEBEP OLMALARINDAN DOĞAN SORUMLULUK
Borçlar Kanununun 61. maddesine göre;
  • Birden fazla kişi bir zarara sebebiyet verdiklerinde,
  • Birden çok kişi aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olduklarında,
Haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.
IV-MÜTESELSİL SORUMLULUKTA BORÇ İLİŞKİSİ
a) Dış İlişkide (Alacaklı İdare ile Sorumlular Arasında) Borç İlişkisi
Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. (6098/m.61)
b)İç İlişkide (Sorumlular Arasında) Borç İlişkisi
Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında,bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde bulundurulur. (m.62)
V- KAMU ZARARLARININ SORUMLULARA YÜKLENİLMESİNDE BORÇ İLİŞKİSİ
6085 sayılı Kanunun m.7/f.3 hükmünde, kamu zararlarından doğan borçların sorumlusuna tek başına veya birden fazla sorumluya birlikte (müştereken) yüklenilmesi öngörülmüştür. Ancak müşterek sorumluluk alacaklı idareye karşı müteselsil sorumluluğu da gerektirir. 6098/m.61 ve 03.10.1941 tarih ve 1421/4 sayılı SGKK)
VI-BORÇLULARIN BİRBİRİNE RÜCU HAKKI
Borçlar Kanununun 167. maddesine göre;
«Aksine kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukukî ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarlasorumludurlar.»
Turgut AŞCI
E. Sayıştay Uzman Denetçisi

Not: Bu bilgi notunun hazırlanmasında,Sn. Prof. Dr. Kemal OĞUZMAN ile Sn. Prof. Dr. Turgut ÖZ’ÜN “Borçlar Hukuku (Genel Hükümler) Cilt- 1,2” adlı müşterek eserlerinden yararlanılmıştır.
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Kamu Zararının Doğmasında Kusura Dayalı Sorumluluk" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Turgut Aşcı'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
27-11-2017 - 21:27
(17 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Henüz hiç değerlendirilmedi.
Okuyucu
153
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 4 saat 54 dakika 5 saniye önce.
* Ortalama Günde 9,00 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 17343, Kelime Sayısı : 1294, Boyut : 16,94 Kb.
* Henüz yazarla iletişime geçen okuyucu yok.
* Makale No : 2008
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,12464690 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.