Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Maden Kanununda Ruhsatsız Üretim

Yazan : Ömer Günay [Yazarla İletişim]
Avukat Maden Mühendisi

Makale Özeti
Güncel maden mevzuatında ruhsat olmadan üretimin hüküm ve sonuçları incelenmeye çalışılmıştır.

MADEN KANUNUNDA RUHSATSIZ ÜRETİM

Anayasa 168. maddeye göre de doğal kaynaklar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır, madenlerinde doğal kaynak olduğu varsayımı ile madenlerle ilgili düzenleme yapma hakkı devletindir. Düzenleme maden kanununda yapılmıştır.
Nasıl ki silah ruhsatı olmadan, silah taşınamıyor; ehliyet olmadan otomobil kullanamıyor, avukat ruhsatı olmadan avukatlık yapılamıyor; mühendislik diploması olmadan mühendislik yapılamıyor ise, maden arama faaliyeti yapabilmek için aranacak madene ait maden arama ruhsatına ihtiyaç vardır. Maden işletme faaliyetinde bulunabilmek için de işletilecek madene ait maden işletme ruhsatı alınmalıdır.

Ruhsat almadan üretim yapma fiili Maden Kanunu nun 12. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde 26.5.2004 tarihinde yeni şeklini almıştır. Bu tarihten önceki uygulamada fiil hırsızlık olarak nitelendiriliyor ve buna göre cezalandırılıyor idi. Değişiklikle hırsızlık nitelemesi kalkmış, idari para cezasına dönüştürülmüştür.

Anlaşılan odur ki ruhsatsız üretim, kanunun yürürlük tarihinden itibaren idari para cezası olarak cezalandırılacaktır.

Yeni durumda, somut olaya göre sınıflandırma yapılabilir:

1- Ruhsatsız bir alandan, ruhsatsız olarak maden üretimi yapmak,
2- Ruhsatlı bir alandan, ruhsatsız olarak maden üretimi yapmak,
3- Ruhsatlı bir alandan, ruhsatla uyuşmayan başka bir maden ruhsatı ile üretim yapmak
4- Üretim veya işletme izni olmadan aynı grupta üretim yapmak


Öncelikli olarak maden kanunda sözü edilen “ maden üretimi” nin ne olduğunun belirlenmesi gerekir. Örneğin, madenden bir parça koparmak, madeni olduğu yerden sadece gevşetmek, madeni olduğu yerden koparmak ama ruhsat sahasının içinde bırakmak, madeni çıkarıp ruhsat alanı dışında bir yere stoklamak ancak satış amacı gütmemek. Bu eylemlerden hangisi cezaya esas maden üretimi sayılacaktır?

Maden kanunda maden tanımı “Yer kabuğunda ve su kaynaklarında tabii olarak bulunan, ekonomik ve ticarî değeri olan petrol, doğal gaz, jeotermal ve su kaynakları dışında kalan her türlü madde bu Kanuna göre madendir.” Şeklindedir. Bu tanımda konumuzla ilgili kısım “Yer kabuğunda ve su kaynaklarında tabii olarak bulunan” kısmıdır. Maden olabilme şartı yer kabuğu ve su kaynaklarında bulunma hali ilk şart, ikinci şart ise tabi halde bulunma halidir. Tabi halde bulunma, insan emeğinin henüz o madene ulaşmadığı, insan emeği ile birlikteliğinin olmadığı haldir. O halde maden üretimi ise, tabii halden çıkıp, insan elinin madenle bütünleşmesi ile doğal halden uzaklaşmasıdır. Mevcut maden doğadan koparıldığı, doğa ile ilişkisinin kesildiği an maden üretiminin de yapıldığı varsayılmalıdır.
O halde kanunda yasaklanmış eylem, madenin kendi doğal halinden koparılması ile başlar.

Yukarda yaptığımız sınıflandırmaya göre, kanuna aykırı durumları ayrı ayrı inceleyelim
1-Ruhsatsız bir alandan, ruhsat sahibi olmadan maden üretimi yapmak:

Madenin koparıldığı alan herhangi bir ruhsata tabi değilse, başka bir ifade ile aramalara açık bir alansa, maden üretimini yapanında gerek faaliyetin yapıldığı alan veya komşu alanlarla ilgili bir maden ruhsatı sahipliği yok ise Maden Kanuna 12 ye göre:

1.1- Ruhsatsız maden faaliyeti durdurulur

MİGEM’in taşra teşkilatı olmadığı için durdurmanın mülki idare amirliğince yapılması gerekir. Ruhsatsız maden faaliyetinin ihbarı MİGEM’e yapılacağı gibi mülki idare amirliklerine de yapılabilir.

Maden faaliyetinin durdurulması, bu seçenekte tümü ile durdurulması anlamını taşır.
Ruhsatsız maden faaliyetini durdurmanın bir idari işlem olduğu açıktır. Bu nedenle durdurmanın iptali görev yönünden idari mahkemelere aittir. Yetkili mahkeme ise madenin bulunduğu yerin ait olduğu idari mahkemelerdir.

1.2-Ruhsatsız üretilen madene mülki idare amirliğince el konulur.

Mülki idare amirliklerine verilen bu yetkilendirmenin, Anayasa’da 168 de ki “ Madenler devletin hüküm ve tasarrufundadır” ilkesi ile uyumludur. Devletin tasarrufunda ki madenlerin, devletin çıkardığı düzenlemeler dışında üretilmesi, hem kamu düzeni ve hem de kamu yararı açısından hukuka aykırıdır. Bu nedenle kural dışı üretime de el konulması hukuka uygundur.
Burada tartışılabilecek konu, madenlerle ilgili uygulamalar özel teknik bilgiyi gerektirdiğinden, mülki idare amirlerince yapılan uygulamalarının bu teknik bilgilere sahip uzmanlarca yaptırılması gerektiği bununla ilgili organizasyonun yapılabilir olmasına bağlıdır.

Mülki idare amirleri illerde vali, ilçelerde kaymakamdır. Mülki amirler 5442 sayılı il idaresi kanuna göre yetkilerini kullanmakta iken, bu kanunda madenlerle ilgili özel düzenleme mevcut değildir. Bu nedenle, ilgili kanunun 9. maddesinde:
“C) Vali, kanun, tüzük, yönetmelik ve Hükümet kararlarının neşir ve ilanını ve uygulanmasını sağlamak ve Bakanlıkların talimat ve emirlerini yürütmekle ödevlidir. Bu işlerin gerçekleştirilmesi için gereken bütün tedbirleri almaya yetkilidir.” Şeklindedir. Bu nedenle ruhsatsız madenlere el koyma yetkisi 3213 sayılı Maden Kanunun 12/3 ve 12/5 fıkralarının yetkilendirilmesi ve bu yetkilendirmeye 5442/ 9-c nin izin vermesi ile olmaktadır sonucu çıkarılabilir.

El konulma kararına karşı da, madenin bulunduğu yer idari mahkemesinde iptal veya tam yargı davası açılabilir.

1.3-El konulan madenler, mülki idare amirliklerince satılarak bedeli il özel idaresi hesabına aktarılır.


El koyma ile ilgili genel açıklamalarımız ve yetkilendirme burada da aynı gerekçelerle mümkündür. Ancak madenlerin satışı bir gayrimenkul satışı veya taşınır mal satışı gibi kolayca mümkün olmayabilir. Muhammen bedelin tespiti ve satış süreci oldukça karmaşıktır. Bu nedenle satış her zaman gerçekleşmeyebilir. Satılamayan ruhsatsız madenle ilgili düzenleme de mevcut değildir.


1.4-Ocak başı satış bedelinin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır.

Ruhsatsız bir alandan, maden ruhsatı olmadan maden üretimi ile ilgili son müeyyide idari para cezası uygulanmasıdır. Para cezası maktu bir ceza olmayıp, çıkarılan madenin cinsine ve kalitesine göre ve dolayısıyla ocak başı satış fiyatına endekslenmiştir. Ocak başı satış fiyatı, MİGEM’in devlet hakkına esas bedellerin tespitine yönelik hazırladığı ve her yıl değişen cetvellerinden tespit edilebilir. Kanunda ki genel ifadesinden, idari para cezasının MİGEM tarafından değil Valilik tarafından düzenleneceği anlaşılmaktadır.

Maden Kanunu 13/3:
”Bakanlık, mülki idare amirlikleri ve il özel idareleri tarafından bu Kanuna göre verilen idari para cezaları hakkında 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır. Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Tahakkuk eden ve ödenmeyen Devlet hakları 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirilir.”
2015 değişikliği ile getirilen bu düzenleme sonucu artık Maden Kanununa göre uygulanan idari para cezaları ile ilgili uygulama 5326 sayılı Kabahatler Kanunu olacaktır.” Şeklindedir. İlgi gösterilen Kabahatler Kanunun Başvuru yolu başlıklı

“Madde 27- (1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir. ”

Bu düzenlemeler ışığında, ocak başı satış bedeline karşı yetkili mahkeme, madenin bulunduğu yer sulh ceza mahkemeleridir. Süre tebliğden itibaren 15 gündür. Temyizi yoktur.

2-Ruhsatlı bir alandan, ruhsatsız olarak maden üretimi yapmak


Yukarda açıklamaya çalıştığımız ruhsatsız sahadan, ruhsatı olmadan maden üretimi ilişkisi genel olarak idare ile ruhsatsız olarak maden üretimi yapan kişi arasında ikili bir ilişki iken; ruhsatlı bir alandan, ruhsatsız olarak maden üretimi üçlü bir ilişkidir. Taraflar şu şekildedir; Ruhsatsız üretimi yapan kişi, sahasından ruhsatsız üretim yapılan kişi ve idaredir.
Maden kanununda, olayın sadece idare ile ruhsatsız üretimi yapan kişi arasında ki ilişki düzenlenmiş ve yukarda incelediğimiz hususlar aynen geçerlidir. Faaliyetin durdurulmasında ise, ruhsat sahibinin faaliyetinin durdurulması değil, ruhsatsız maden üretim faaliyetinin durdurulması anlaşılmalıdır.

Sahasından onayı olmadan üretim yapılan kişinin ise, şartları var ise, hem idareye karşı ve hem de ruhsatsız üretimi yapana karşı dava hakkı olmalıdır.

İdare karşı açılabilmesi için idare hukukunda mevcut şartların sağlanıyor olması, ruhsat sahibinin de güncel bir zararının olmasına bağlıdır.

Ruhsatsız üretim yapan kişiye karşı açılacak davada:

Ruhsat sahibinin hâkimiyet alanında ki madenin, ruhsatsız kişi tarafından üretilmiş olması,

Ruhsat sahibinin bu nedenle, işletebileceği veya üretebileceği madenin ruhsatsız üretim yapan kişi tarafından üretilmiş olması gerekir.

Ancak burada özel bir durum vardır. Ruhsatsız üretime, ruhsat sahibine rağmen, mülki idare tarafından el konulmakta ve maden satılmaktadır. Bu durumda ruhsatsız üretim yapan kişi tarafından doğrudan değil; ancak idarenin madene el koyması nedeniyle, ruhsat sahasında ki maden, ruhsat sahibinin elinden çıkmaktadır. Bu nedenle de en azından kardan mahrum kalmaktadır. Dolayısıyla, ruhsat sahibi, ruhsatsız üretim yapandan genel mahkemeler yolu ile tazminat talep edilebilir.

Diğer başka bir şart ise, ruhsat sahibinin, ruhsatsız üretim nedeniyle uğradığı kar mahrumiyetinden söz edebilmek için, ruhsatsız üretilen maden hacminin, ruhsata bağlı işletme projesinde görünür rezervi içinde ve üretimi projelendirilmiş alan içinde kalması gerekir. Ruhsatsız üretim, ruhsat içinde ancak, proje dışı alanda veya görünür rezerv alanında veya izin alanı dışında ise, sadece ruhsat alanında kaldığı için tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı olur.


3- Ruhsatlı bir alandan, ruhsatla uyuşmayan başka bir maden ruhsatı ile üretim yapmak

Maden kanunu, ruhsat grubu dışında ki üretimi de, ruhsatsız üretim saymakta ve aynı yaptırımları öngörmektedir. Maden Kanunu 12/5 “: Ruhsat alanında ruhsat grubu dışında üretim yapıldığının tespiti halinde faaliyetler durdurularak üretilen madene mülkî idare amirliklerince el konulur. Bu fiili işleyen kişilere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup el konulan ve el konulma imkânı ortadan kalkmış olan tüm madenin, ocak başı satış bedelinin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır. El konulan madenler, mülki idare amirliklerince satılarak bedeli il özel idaresi hesabına aktarılır” denmektedir

Bu nedenle, yukarda açıkladığımız ruhsatlı bir alandan, ruhsatsız olarak maden üretimi yapmanın hüküm ve sonuçları burada da aynen geçerlidir.


4-Üretim veya işletme izni olmadan aynı grupta üretim

Maden kanunda ruhsat bir yetkilendirmedir. “Arama Ruhsatı: Belirli bir alanda maden arama faaliyetlerinde bulunulabilmesi için verilen yetki belgesi. İşletme Ruhsatı: İşletme faaliyetlerinin yürütülebilmesi için verilen yetki belgesi. “ şeklinde tanımlanmıştır.
Üretim yapabilmek için Maden Kanunun 7. maddesinde gösterilen izinlerin tamamlanması ve işletme izni almak gereklidir.

Benzer şekilde Maden Kanununda kamu kurum ve kuruluşlarınca yol köprü gölet liman gibi projelerin inşasında kullanılacak yapı ve inşaat malzemelerine ayrıcalık tanınmıştır. Bu projelerde de hammadde üretim izni alınması gerekir. İlgili düzenleme “Maden Kanununun 14. Maddesinde yapılmıştır: “Kamu kurum ve kuruluşlarınca yol, köprü, baraj, gölet, liman gibi projelerin inşasında kullanılacak yapı ve inşaat hammaddelerinin üretimi için Bakanlıkça ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına izin verilir. Üretim yapılacak yerlerde ruhsatlı alanlar var ise kamu yatırımının ihtiyacı olan üretim madencilik faaliyetlerine engel olmayacak ve kaynak kaybına yol açmayacak şekilde yapılır. Bu izinler çerçevesinde yapılacak üretimden Devlet hakkı alınmaz ve izinler proje süresini aşamaz. “

Gerek hammadde üretim izni olmadan ve gerekse işletme izni olmadan üretim yapmak yasaktır.

4.1 İşletme izni olmadan üretim

İşletme izni olmadan üretimin yaptırımı

1-Üretim faaliyetleri durdurulması
2-20.000 TL idari para cezasıdır.

Kanun koyucu bu durumda, yukarda takdir ettiği cezaları azaltmış, madene elkoyma ve satış olmadığı gibi idari para cezasını maktu idari para cezasına çevirmiştir.

4.2 Hammadde üretim izin olmadan üretim

Hammadde üretim izni olmadan üretimle ilgili yaptırımları iki başlık altında toplanmıştır:

4.2.1 Üretim izni olmadan üretilen hammaddenin kamuya ait projelerde kullanılma hali

Bu durumda üretim izni olmadan yapılan üretimin yine kamuya ait projede kullanılıyor olması gerekir. Yani üretim izni olmadan elde edilen kum veya çakıl, kamuya ait baraj inşaatında kullanılmalı ya da elde edilen mıcır, karayolu inşaatında kullanılmalıdır. Bu durumda ocak başı satış bedeli kadar idari para cezası uygulanır.
Bu cezanın gerçek kişiye ya da tüzel kişiliğe mi uygulanacağı tartışılabilir. Her ne kadar tüzel kişiye uygulanacağı, gerçek kişiye uygulanamayacağı ilk akla gelebilir. Ancak üretim izni olmadan yapılan eylem gerçek kişinin iradesi ise gerçek kişilerinde idari para cezasına muhatap olabileceği söylenebilir.

4.2.2 Üretim izni olmadan üretilen hammaddenin kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan projeler dışında kullanıldığının, ticarete konu edildiğinin veya satışının yapıldığının tespit edilmesi hâli,
Bu durumda ceza iki katına çıkarılmış ve hammaddenin ocak başı satış bedelinin iki katı tutarında idari para cezası uygulanacaktır.
Yapılan üretimin projede belirtilen amaç dışında kullanımının ikinci kez tespiti hâlinde hammaddenin ocak başı satış bedelinin iki katı tutarında idari para cezası uygulanarak izin iptal edilir.

Sonuç olarak, ruhsatsız maden üretimi ceza olmaktan çıkarılıp kabahat niteliğine dönüştürülmüştür. Bu nedenle cezanın olağanüstü şekilde hafifletildiği sonucuna varmak zor değildir. Hem sonuçlarını ve cezaların uygulamada ne gibi sorunlar çıkaracağını bekleyip göreceğiz.
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Maden Kanununda Ruhsatsız Üretim" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Ömer Günay'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
01-03-2017 - 21:06
(265 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 1 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 1 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
982
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 18 saat 35 dakika 20 saniye önce.
* Ortalama Günde 3,71 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 13987, Kelime Sayısı : 1818, Boyut : 13,66 Kb.
* 1 kez yazdırıldı.
* 1 kez indirildi.
* Henüz yazarla iletişime geçen okuyucu yok.
* Makale No : 1963
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,07218695 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.