Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Anayasa Değişiklik Teklifinde Yer Alan “cumhurbaşkanın Üst Düzey Kamu Yöneticilerini Atama Ve Görevine Son Verme Yetkisi” Üzerine....

Yazan : Av.M.Lamih Çelik [Yazarla İletişim]

Anayasa Değişiklik Teklifinde yer alan “Cumhurbaşkanın Üst Düzey Kamu Yöneticilerini Atama ve Görevine Son Verme Yetkisi” üzerine....

M.Lamih ÇELİK
Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Başkanı

Giriş

10/12/2016 tarihinde TBMM’ye sunulan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda değişiklik öngören kanun teklifinde;
MADDE 9- “ Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir.
Üst düzey kamu yöneticilerini atar ve görevlerine son verir. “
MADDE 14- "Üst düzey kamu görevlilerinin atanmalarına ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir." Düzenlemeleri yer almaktadır.

Gerekçesine bakıldığında; “Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanlar ile üst düzey kamu görevlilerini atama yetkisi Cumhurbaşkanına verilmektedir. Üst düzey kamu görevlilerinin atanma usul ve esaslarının kararname ile belirlenmesi esası kabul edilmiştir” denilmektedir.

Bu çalışmamızda “Üst düzey kamu yöneticisi” kavramına kimlerin dahil olacağı, görevine son verilen yöneticinin durumunun ne olacağı, atama ve görevine son verme işlemlerinin denetimi konularında ortaya çıkabilecek soru(n)lara yer verilmektedir.

Başkanlık sistemlerinde üst düzey kamu yöneticilerinin atanması konusu nasıl düzenlenmiştir?

SETA tarafından yayınlanan “DÜNYADA BAŞKANLIK SİSTEMİ UYGULAMALARI ABD, BREZILYA, ARJANTIN, MEKSIKA, GÜNEY KORE VE ŞILI” konulu rapora göre ;

ABD’de, Başkan,Senatonun tavsiye ve onayıyla büyükelçileri, üst düzey kamu görevlilerini atamak yetkisine sahiptir.
Brezilya’da , Başkanın, bakanları atamak ve görevden almak; Senatonun da onayıyla valileri, Merkez Bankası başkanını ve diğer kamu görevlilerini atamak; Devlet Konseyi üyelerini atamak,federal hükümet organlarına atama yapmak gibi yetkileri bulunmaktadır.

Meksika’da başkanın ,kabine üyelerini ve federal memurları atamak ve görevden almak; Senatonun onayıyla Cumhuriyet Başsavcısını, valileri, maliyenin yüksek memurlarını ve Yüksek Mahkeme üyelerini, İçişleri bakanını, üst düzey diplomatları ve ordunun üst düzey komutanlarını atamak; diğer ordu komutanlarını Senatonun onayı olmadan atayabilmek; Senatonun onayıyla ve Senatonun toplanmadığı zamanlarda Daimi Komisyon’un onayıyla Yüksek Mahkeme üyeleri dışında üst düzey atamaları yapmak bulunmaktadır.

Arjantin’de Başkan,büyükelçileri, tam yetkili bakanları ve ticari ataşeleri Senatonun onayıyla atayabilir ve görevden alabilir. Bakanlar Kurulu başkanını ve bakanları, başkanlık sekreterlerini, büyükelçilik çalışanlarını ve anayasa tarafından atamaları düzenlenmemiş görevlileri atayabilir ve görevden alabilir.

Güney Kore’de başkan anayasada belirtilen şartlara uygun bir şekilde kamu görevlilerini atayabilir ve görevden alabilir.

Üst düzey kamu yöneticisi kimlerdir?

“Üst Düzey Kamu yöneticisi” denildiğinde, kamu kurum ve kuruluşlarının üst düzeylerinde görev yapan ve ana politikaların belirlenmesiyle uğraşan, danışmanlık yapan, idari politikaya ilişkin kararlar verme sorumluluğuna sahip olan ve bakanlar yada yönetim kurullarınca alınan temel politikaları oluşturan, kararları işlemsel politikalar ve program kararları haline getiren, uygulatan ve denetleyen kişiler anlaşılmaktadır. “Üst kademe yöneticileri” kavramı, yürütme erkinin en yakın yardımcıları konumundaki kamu görevlilerini -üst düzey bürokratları- kapsayan bir anlam taşımaktadır.Daha önce Anayasalarımızda “Üst düzey Kamu görevlilerinin atanmasına ilişkin bir düzenleme yer almamıştır. Sadece 1982 Anayasasının Memurların nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hak ve yükümlülüklerinin kanunla düzenleneceğinin de belirlendiği 128. maddenin son fıkrasında ilk olarak “üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir” ibaresine yer verilmektedir.

Ö. Faruk GÜNAY tarafından düzenlenen “Üst Düzey Kamu Yöneticilerinin Yetiştirilmesi” konulu Doktora tezinde yer aldığına göre; Bu metnin önce “üst kademe yöneticisi kamu görevlilerinin atanma ve görevden alınma usul ve esasları kanunla özel olarak düzenlenir” şeklinde düzenlenerek oy çokluğu ile komisyonda kabul edildiği ancak genel kurulda verilen önerge ile amacından sapılarak sadece eğitime yönelik bu günkü hali kabul edilmiştir.

1982 Anayasasının 128. maddesi ile ilk kez anayasada yer alan üst düzey yöneticilerin yetiştirilmesi hususu, aslında mevzuatımızdaki bir başka boşluk olan üst düzey yöneticilerin tanımlanması ve bunların hangi kadrolardaki yöneticiler olduklarının da belirlenmesini sağlayacak yasal bir düzenlemeyi gerektirmiştir. Bu çerçevede ilk adım 1984 yılının sonunda atılmıştır.

Anayasa’nın 128. maddesinin son fıkrası hükmüne dayanılarak çıkartılan 10.1.1985 günlü, 3149 sayılı “Üst Kademe Yöneticilerinin Yetiştirilmesi Hakkında Kanun”un 2. maddesine göre; Müsteşar, Müsteşar Yardımcısı, Genel Müdür, Başkan , Kurul Başkanı, Genel Müdür Yardımcısı, Daire Başkanı, Büyükelçi, Vali, Kaymakam, Bölge Müdürü olarak atanabilecek kamu görevlileri ile Devlet Personel Başkanlığı’nın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilecek diğer üst kademe yöneticileri bu kanun kapsamında “Üst Kademe Yöneticileri” olarak kabul edilmiştir.

10 Ocak 1985 tarihinde 3149 sayı ile yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anayasa gereği aynen TBMM tarafından kabul edilen yasayı onaylamak zorunda kalan Cumhurbaşkanı, yasanın Anayasa aykırılığından bahisle iptali talebi ile Anayasa Mahkemesinde dava açmıştır.

3149 sayılı Kanun’un iptali istemiyle açılan davada Anayasa Mahkemesi; “Öğretide kimlerin üst kademe yöneticisi sayılmaları gerektiği konusunda birleşilmiş değildir.“Kamu politikasının tayinine katılma”, “Seçimle gelmemekle birlikte etkin bir otoriteye sahip olma”, “Kuruluşunun en üst düzeyinde bulunan”, “Kuruluş amacının gerçekleşmesinden önemli yetki ve sorumluluklarla donatılmış, kuruluşun planlama, örgütlenme, personel ve kadrolarını yöneltme, denetim ve temsil gibi işlevlerin bir bölümünü görev olarak yerine getiren” biçiminde ölçütler kullanılması önerilmişse de, sorun kesin bir çözüme kavuşturulamamıştır. Mevzuat yönünden de durum aynıdır. Yasa Koyucu, üst kademe yöneticisinin tanımını yapmaktaki güçlüğü dikkate alarak bunları bir bir saymak yolunu tercih ettiğine işaret ederek, “...Maddenin birinci fıkrasında sayılanlar dışında üst kademe yöneticileri olarak nitelendirilmeleri gerekenlerin çıkması veya başka yöneticilerin de bu eğitimden geçmesi zorunluluğunun doğması durumunda, kanunla Bakanlar Kuruluna böyle bir olanak tanınmıştır... Devlet Personel Başkanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilecek diğer yöneticilerin diğer üst kademe yöneticilerinin, en azından fıkrada sayılanlar düzeyinde bulunacakları tabiidir. Bu nedenle, dava konusu Kanun’un 2. maddesinin birinci fıkrasına yönelik iddialar yerinde görülmemiştir...” değerlendirmesiyle, 10.1.1985 günlü, 3149 sayılı Üst Kademe Yöneticilerinin Yetiştirilmesi Hakkında Kanun’un 2. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin reddine oyçokluğuyla karar vermiş; ancak aynı Kanun’un 2. maddesinin üçüncü fıkrasının ve 3. maddesinin iptaline karar verilmesi nedeniyle, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 29. maddesi uyarınca, uygulama olanağı kalmayan diğer tüm maddelerin de (bu arada yukarıda işaret edilen 2. maddenin birinci fıkrasının da) iptaline hükmetmiş, böylelikle 3149 sayılı Kanun’un bütününün iptali yoluna gidilmiş; bu güne kadar da iptal edilen bu Kanun’un yerini alan herhangi bir kanun çıkarılmamıştır.” (Anayasa Mahkemesi’nin 18.6.1985 tarih ve E.1985/3, K.1985/8 sayılı kararı; AMKD. Sayı :21, Ankara 1991, S.188-207)

Bu nedenle kimlerin üst düzey yönetici olarak kabul edileceğine ilişkin de net bir tanımlama bulunmamaktadır. En son 5018 sayılı ‘Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 4. bölümünde üst düzey yöneticiliğe ilişkin bir sıralama söz konusudur . Buna göre: “Bakanlıklarda müsteşar, diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Ancak, Millî Savunma Bakanlığında üst yönetici Bakandır.
Daha önce yapılan düzenlemelerden üst düzey kamu yöneticisi olarak görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavına tabi olmayan kadroların görüldüğü tespit edilmiştir.
Mevcut düzenlemelerde ;”5216 sayılı Büyükşehir Belediye kanunun 22. Maddesine göre;”Genel sekreter, belediye başkanının teklifi üzerine İçişleri Bakanı tarafından atanır.”
2560 sayılı İSKİ kanunun 7. Maddesine göre;” Yönetim Kurulunun diğer üç üyesi İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanının teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile atanır.
11.maddesine göre;… İSKİ Genel Müdürü …… Büyük Şehir Belediye Başkanının teklifi üzerine İçişleri Bakanı tarafından atanır. “ düzenlemeleri yer almaktadır. Buna göre içişleri bakanına verilen yetkiyi yeni sistemde Cumhurbaşkanı mı kullanacaktır? Ayrıca Cumhurbaşkanının atadığı kişilerin görevine herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın sona erdirebilecektir.Bu durumda görevden alınan üst düzey kamu yöneticisi hangi kadroya atanacaktır?

Sonuç

Üst düzey kamu yöneticilerinin kimlerin olacağı ve atanma esasları belirlenmesinde objektif ve bilimsel kriterler esas alınırsa doğabilecek sorunlar en aza indirilebilir. Görevine son verilen üst düzey kamu yöneticisinin hangi kadroya atanacağı ve mali hakları konusunda yasada gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Anayasa Değişiklik Teklifinde Yer Alan “cumhurbaşkanın Üst Düzey Kamu Yöneticilerini Atama Ve Görevine Son Verme Yetkisi” Üzerine...." başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Av.M.Lamih Çelik'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
05-01-2017 - 10:56
(14 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 1 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 1 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
127
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 2 saat 36 dakika 59 saniye önce.
* Ortalama Günde 8,47 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 9400, Kelime Sayısı : 1137, Boyut : 9,18 Kb.
* Henüz yazarla iletişime geçen okuyucu yok.
* Makale No : 1939
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,06715202 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.