Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Turizm Hukukuna Özgü Sözleşmeler “otel Sözleşmesi”

Yazan : Emin Demir [Yazarla İletişim]
AVUKAT

Makale Özeti
Turizm sektöründe uygulamada geniş yer bulan, bu nedenle taraflar arasında hukuki ihtilafların sıklıkla görüldüğü Konaklama İşletmeleri ile Seyahat İşletmeleri arasında yapılan Turizm hukukuna özgü sözleşme genel olarak “Otel Sözleşmesi” denilmektedir. Otel sözleşmesi, otelcinin, seyahat acentasının müşterilerine belirli bir bedel karşılığında otel hizmetlerini sunmayı ve seyahat acentasına belirlenen bedel üzerinden komisyon ya da kar ödemeyi yükümlendiği, Seyahat acentasının da, otelciye müşteri getirmeyi ve aksi öngörülmemişse belirlenen bedeli ödemeyi kabul ettiği bir sözleşmedir.

TURİZM HUKUKUNA ÖZGÜ SÖZLEŞMELER
“Otel Sözleşmesi”


1. Genel bakış

Ülkemizde 1990’lı yılların başlarından itibaren turizm sektörü her geçen gün zarfında hızla gelişmeye başlamıştır. Turizm sektörünün bu hızlı büyümesi karşısında ilişkiler daha karmaşık bir hal almıştır. Turizm sektörünün oyuncuları olan oteller ile acenteler arasında ve gerekse nihai tüketiciler ile acente ve oteller arasında hukuki ihtilafların çıkması kaçınılmaz olmuştur. Turizm Hukukunu düzenleyen kodifiye edilmiş bir ana mevzuat bulunmayışı ve hukuk uygulamasından örneklerin yetersiz olması nedenleriyle; birçok hukuki sorunun çözümünde benimsenecek yollar konusunda tereddüt doğması kaçınılmaz hale gelmiştir.
Hukukun yeni bir dalı olarak ortaya çıkan, Turizm Hukuku; kendine özgü konuları içermektedir. Turizm Hukukuna özgü sözleşmeleri kendi arasında, turizm hukukun “özel hukuka tabi öznelerini” esas almak suretiyle 5’e ayırmak mümkündür. Öncelikle Turizm Hukukunun özel hukuka tabi öznelerini kısaca ifade edecek olursak;

> Tüketici
> Konaklama İşletmeleri
> Seyahat İşletmeleri
> Ulaştırma İşletmeleri
> Diğer İşletmeler

Bu işletmeler Tüketiciye mal ve hizmet sunabilmek için gerek birbirleriyle, gerekse tüketici ile doğrudan ve dolaylı olarak çeşitli şekillerde ilişkide bulunmaktadır. Turizm Hukukun özel hukuka tabi öznelerin birbirleriyle ve tüketici ile olan hukuki ilişkilerini düzenleyen sözleşmelere turizm hukukuna özgü sözleşmeler diyebiliriz. Bu sözleşme tipleri kanunda düzenlenmemiş olup atipik ve karma sözleşmeler grubuna dâhildir. Bazıları ise uygulamaya yön vermek adına idare tarafından yönetmelikler ile düzenleme altına alınmıştır. Örneğin, Paket tur Sözleşmesi, Otel Sözleşmesi vb.

Turizm Hukukun özel hukuka tabi öznelerini esas almak suretiyle, turizm hukukuna özgü sözleşme tiplerini aşağıdaki şekilde ayırabiliriz.

I. Konaklama İşletmesi ile Seyahat İşletmesi arasındaki Sözleşmeler
II. Konaklama İşletmesi ile Tüketici arasındaki Sözleşmeler
III. Seyahat İşletmesi ile Tüketici arasındaki Sözleşmeler
IV. Turizm İşletmeleri arasındaki diğer Sözleşmeler
V. Devre Tatil Sözleşmesi

Turizm sektöründe uygulamada geniş yer bulan, bu nedenle taraflar arasında hukuki ihtilafların sıklıkla görüldüğü Konaklama İşletmeleri ile Seyahat İşletmeleri arasında yapılan Turizm hukukuna özgü sözleşme genel olarak “Otel Sözleşmesi” denilmektedir.


2. Kavram (Otel Sözleşmesi)


Konaklama İşletmeleri ile Seyahat İşletmeleri arasında yapılan sözleşmeleri, “Otel Sözleşmesi” başlığı altında inceleceğimiz belirtilmişti. Konaklama İşletmeleri ile Seyahat İşletmeleri arasında yapılan sözleşmelere neden Otel Sözleşmesi denildiği üzerinde kavramsal olarak durmamız gerekmektedir.

Oteller1 ile Seyahat Acentaları arasındaki ilişkileri düzenleyen meslek kurallarına dair anlaşma Uluslarası Oteller, Resturantlar Birliği (IH&RA2) ile Dünya Seyahat Acentaları Birliği (UFTAA3) arasında 04.09.1999 tarihinde kabul edilmiştir.4 İşbu anlaşmanın 7. Maddesinde oteller ile seyahat acentaları arasındaki sözleşmeler “otel sözleşmesi” olarak tanımlanmıştır.

Ülkemizde, 23.03.1983 tarih ve 17996 sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren “Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla, Birbirleriyle ve Müşterileriyle İlişkileri Hakkında Yönetmelik”5 de yönetmeliği ikinci kısmı Seyahat Acentaları ile Oteller arasındaki ilişkiler olarak düzenlenmiş, 5. Maddede “otel sözleşmesi” hakkında herhangi bir tanımlamaya yer verilmemiş ise de, 6. Madde ile otel sözleşmesinin çeşitleri açıklanmıştır.

TEZCAN, “uygulamada da otel sözleşmesi kavramının seyahat işletmesi ile otel (konaklama işletmesi) arasında kullanıldığını, yaptığı açıklamalar ışığında “otel sözleşmesi” kavramını seyahat işletmeleri ile konaklama işletmeleri arasındaki sözleşmeler için kullanmayı uygun bulduğunu, tüketici ile otelci arasındaki sözleşmelere ise “konaklama sözleşmesi” demeyi tercih ettiğini” 6 belirtmektedir.

Turizm Hukukunu düzenleyen kodifiye edilmiş temel bir kanun bulunmadığı gibi gerek Türk Borçlar Kanunda gerekse Türk Ticaret Kanunda ve diğer kanunlarda “Otel Sözleşmesi” kavramı bulunmamaktadır. Ancak, uzun yıllardan bu tarafa turizm sektörü uygulamasında oteller ile seyahat acentaları arasında yapılan sözleşmelerde “otel sözleşmesi” kavramı kullanıldığı, gerek uluslar arası düzenlemelerde gerekse Turizm İlişkiler Yönetmeliğinde de kavram bu haliyle yerleştiği için, Turizm Hukukuna özgü bir sözleşme tipi olarak “otel sözleşmesi” kavramın Konaklama İşletmeleri (Otel) ile Seyahat İşletmeleri (Seyahat Acentası) arasındaki sözleşmeler için kullanıldığın anlaşılması gerekmektedir.


3. Sözleşmenin Tanımı

Oteller ile Seyahat Acentaları arasındaki ilişkileri düzenleyen meslek kurallarına dair anlaşmanın 7. Maddesinin kenar başlığı “otel sözleşmesinin tanımı” şeklindedir. İH&RA ile UFTAA arasında yapılan bu anlaşmanın 7. Maddesine göre; Otel Sözleşmesi, Tek veya grup olarak seyahat eden acenta müşterilerine, otelcinin belirli bir fiyata otel hizmetlerini sağlayacağını otelci ve seyahat acentasının kabul ettiği bir sözleşmedir.

Turizm İlişkileri Yönetmeliği’nin 5. Maddesinin kenar başlığı “otel sözleşmeleri” olmasına rağmen herhangi bir tanımlamaya yer verilmemiş, Acenta7 ile otel arasında yapılacak otel sözleşmelerinde akit serbestisi esas olduğu8, böyle bir özel sözleşme olmaması halinde veya özel sözleşmede yer verilmeyen tüm konularda Yönetmelik hükümleri uygulanacağına yer verilmiştir.

TEZCAN, “konaklatan ile konaklattıran arasında yapılan; konaklatanın, konaklattıranın müşterilerine bir bedel karşılığı konaklama ve buna bağlı yan hizmetleri sunma borcu altına girdiği, konaklattıranın da konaklatana belirlenen bedel üzerine kar koyarak veya komisyon almak karşılığında müşteri (konaklayan üçüncü kişi) getirmek ve belirlenen bedeli ödemek borcu ödemek borcu altına girdiği sözleşmeye otel sözleşmesi denir” şeklinde tanımlama yapmıştır.9

Bu tanımlamada Konaklattıran’ın (Seyahat Acentası), belirlenen bedeli ödemek borcu altına girdiği ifade edilmiştir. Ancak uygulamada mevcut durum, gerekse Turizm İlişkiler Yönetmeliğindeki düzenleme karşısında, Seyahat Acentasının her zaman böyle bir borç altına girdiğini söylememiz imkansızdır. Seyahat Acentasının belirlenen bedeli ödeme borcu, kendi müşterisinden konaklama bedelini tahsil edeceği veya etmeyi taahhüt ettiği durumlarda söz konusudur. Aksi halde, Otelci ile Seyahat Acentası konaklama bedelinin otelci tarafından, müşteriden tahsili hususunda anlaşabilirler. Uygulamada çoğunlukla konaklama süresinin uzatılması veya internet üzerinden rezervasyon yapılması durumlarında, konaklama bedeli müşteriden otelci tarafından tahsil edilmektedir.

Otel sözleşmesi, otelcinin, seyahat acentasının müşterilerine belirli bir bedel karşılığında otel hizmetlerini sunmayı ve seyahat acentasına belirlenen bedel üzerinden komisyon ya da kar ödemeyi yükümlendiği, Seyahat acentasının da, otelciye müşteri getirmeyi ve aksi öngörülmemişse belirlenen bedeli ödemeyi kabul ettiği bir sözleşmedir.

4. Hukuki Niteliği

Otel sözleşmesi niteliği itibariyle, kanunlarda düzenlenmiş hiçbir sözleşme tipine dahil edilmeyeceği gibi kendine özgü yapısı olan sui jeneris bir sözleşmedir. Otel sözleşmesi ile Otelci, konaklama ve buna bağlı yan hizmetleri sunmayı, kar ya da komisyon ödemeyi yükümlenirken, Seyahat Acentası otele müşteri sağlamayı ve genellikle konaklama bedelini ödemeyi taahhüt ettiği için, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler grubundadır.

Otel sözleşmesi, bireysel(münferit) ve grup otel sözleşmeleri açısından rızai bir sözleşme olmakla birlikte, kontenjan (tahsis) sözleşmesi açısından çerçeve sözleşme niteliğindedir. Rızai sözleşmelerde, sözleşmenin kurulması, sonuçlarını meydana getirmesi için, sadece tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının bulunması yeterlidir.10

Bu sözleşmeler kendine özgü yapısı olan sözleşmeler olduğu için, taraflar arasında öncelikle sözleşme hükümleri uygulanacak, sözleşme hükümlerinin çeliştiği ya da taraflar arasında mevcut bir sözleşmenin hiç bulunamadığı hallerde, tarafların hak ve yükümlülükleri belirlenirken, öncelikle Turizm İlişkiler Yönetmeliğinin hükümleri11, teamüller, yargı içtihatları ve bilimsel görüşlerin esas alınması gerekmektedir. Keza Turizm İlişkiler yönetmeliğinin 5. maddesinde açıkça taraflar arasında sözleşme bulunmadığı hallerde yönetmlik hükümlerinin uygulanacağı açıkça öngörülmüştür.

5. Sözleşmenin Tarafları

Otel sözleşmesinin tanımından da anlaşılacağı üzere, sözleşmenin bir tarafında konaklama ve buna bağlı yan hizmetleri sunan konaklama işletmesi (otelci), diğer tarafında ise müşteri temin eden, karşılığında kar/komisyon elde eden Acenta, yani Seyahat İşletmesi bulunmaktadır.

5.1. Konaklama İşletmeleri:

21.06.2005 tarih ve 25852 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Turizm Tesislerinin Belgelendirilmesine ve Niteliklerine İlişkin Yönetmelik” ile konaklama işletmeleri belirlenmiştir. Bu yönetmeliğin 19. Maddesiyle Oteller, 20. Maddesinde moteller, 21. Maddesinde Tatil köyleri, 22.maddesinde pansiyonlar, 23. Maddesinde kampingler, 24. Maddesinde Apart Oteller, 25. Maddesinde hosteller tanımlanmış ve nitelikleri belirtilmiştir. Bunların tamamı hizmet farklılığı içermekle birlikte, esaslı unsur olan, konaklama hizmetini sunan işletmeleridir.

Her ne kadar otel sözleşmesinin tanımında bir tarafta otelci bulunduğu ifade edilmiş ise de, burada sayılan konaklama işletmelerini içine alacak şekilde bir üst kavram olarak kullanılmaktadır. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunun 478. Maddesinin kenar başlığı olarak “otelciye tevdi” ve alt başlık olarak “otelcilerin mesuliyeti” ibareleri kullanılmaktaydı. Ancak bu maddeye karşılık gelen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 576. Maddesinin kenar başlığı olarak “konaklama yeri, garaj, otopark ve benzeri işletenlere bırakma” ve alt başlık olarak “konaklama yeri işletenlerin sorumluluğu” olarak değiştirilmiş, kanun koyucu otelci tabirinden vazgeçmiş ve bunun yerine konaklama işletmesi tabirini kullanmayı uygun bulmuştur.


5.2. Seyahat İşletmeleri

Seyahat İşletmeleri kavramından anlaşılması gereken 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanuna göre insan taşımacılığı yapan işletmeler değil, 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları tabi olarak faaliyet gösteren seyahat acentalarıdır. 1618 Sayılı Kanunun 1. Maddesindeki tanıma göre; Seyahat Acentası: Kar amacı ile turistlere turizm ile ilgili bilgiler vermeye, paket turları ve turları oluşturmaya, turizm amaçlı konaklama, ulaştırma, gezi, spor ve eğlence hizmetlerini görmeye yetkili olan, oluşturduğu ürünü kendi ve diğer seyahat acenteleri vasıtası ile pazarlayabilen ticari kuruluş olarak ifade edilmiştir.12 Bu faaliyetlerde bulunmak için, seyahat acentalarına münhasır yetki verilmiş olup, Seyahat Acentası İşletme Belgesi bulunmadan bu faaliyeti gerçekleştirenler hakkında idari ve cezai yaptırım öngörülmüştür.

1618 sayılı kanunun 3. Maddesinde Seyahat Acentaları tüketiciye verebilecekleri hizmetler baz alınarak 3 gruba ayrılmıştır. A Grubu Seyahat Acentalarının, kanunda belirtilen tüm seyahat acentalığı hizmetlerini görebileceği, B Grubu Seyahat Acentalarının, uluslar arası kara, deniz ve hava araçları ile A Grubu Seyahat Acentalarının düzenleyecekleri turların biletlerini satabileceği, C Grubu Seyahat Acentalarının ise yalnız Türk vatandaşları için yurt içi tur düzenleyebilecekleri ifade edildikten sonra, B ve C grubu seyahat acentaları kendi hizmetleri dışında kalan diğer seyahat acentalığı hizmetlerini göremeyecekleri, ancak kendilerine A grubu seyahat acentalarının verecekleri hizmetleri görebilecekleri düzenlenmiştir.

Turizm sektöründe acentalık faaliyetlerinin tamamını kapsamlı bir şekilde yapabilen seyahat işletmeleri için, “Tur Operatörü” kavramı kullanılmasına rağmen, mevcut turizm mevzuatında Tur Operatörüne ilişkin yasal bir düzenleme mevcut olmayıp, kendilerini bu şekilde ifade eden turizm işletmelerinin 1618 sayılı kanunda yer alan A Grubu Seyahat Acentası olarak faaliyetlerini sürdürmektedirler.13

6. Sözleşmenin Türleri:

Bu bölümde otel sözleşmesinin türleri üzerinde durulacaktır. Otel Sözleşmesi, Turizm İlişkiler Yönetmeliğinin 6. Maddesinde, acenta ile otel arasında üç çeşit otel sözleşmesi düzenlenebileceği belirtilmiş ve buna göre;

a. Bireysel olarak seyahat eden (münferit) müşterilerle ilgili sözleşmeler,
b. Grup olarak seyahat eden müşterilerle ilgili sözleşmeler,
c. Belirli bir sürenin üzerindeki rezervasyonlar için yapılacak (kontenjan) tahsis sözleşmeleri şeklinde ayrıma tutulmuştur.14

Otel Sözleşmesinin bu şekilde türlere ayrılması, özellikle iptallerde ve tazminat söz konusu olduğunda uygulanacak hükümler açısından önem taşımaktadır.15 Ayrıca tarafların yükümlülüklerinin tespiti, taraflar arasında muhtemel uyuşmazlıklarda uygulanacak hukuk normunun bulunması bakımından, sözleşmelerin ayrıma tabi tutulması gerekmektedir.16

Turizm sektöründe yerleşik uygulamaları göz önünde bulundurarak, otel sözleşmelerini “Sor-Sat Sözleşmeler” ve “Kontenjan Sözleşmeleri” olarak ikiye ayıracağız. Sor-Sat Sözleşmelerinden kasıt, otel ile acenta arasıda önceden mevcut bir çerçeve sözleşme bulunmadığı ve taraflar arasında sistemli, devamlı bir çalışma ilişkisi bulunmadığı durumlarda uygulanacak sözleşmeler anlaşılması gerekmektedir. Sor-Sat Sözleşmeleri kendi arasında, bireysel(münferit) sözleşmeler ve Grup Sözleşmeleri olarak ikili ayrıma tabi tutulacaktır.

Kontenjan Sözleşmelerinde ise Otel ile Acenta belirli bir dönemi (periyodu) kapsayacak şekilde çerçeve bir sözleşme yapar. Bu durumda otel ile acenta arasında sistemli bir çalışma, güçlü bir işbirliğin bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Kontenjan (tahsis) sözleşmelerini mevcut uygulamalar nazara alınarak 3 lü bir ayrıma tabi tutabiliriz.

* Garantili Kontenjan Sözleşmesi
* Garantisiz (Standart) Kontenjan Sözleşmesi
* Karma Kontenjan Sözleşmesi

6.1. SOR-SAT SÖZLEŞMELER


Otel ile Acenta arasında önceden mevcut bir çerçeve sözleşme bulunmadığı ve taraflar arasında sistemli, devamlı bir çalışma ilişkisi bulunmadığı durumlarda uygulanacak sözleşmeler anlaşılması ve Sor-Sat Sözleşmelerinde kendi arasında, bireysel(münferit) sözleşmeler ve Grup Sözleşmeleri olarak ikili ayrıma tabi tutulması gerekmektedir.

6.1.1. Bireysel (münferit) Otel Sözleşmeleri

Turizm İlişkiler Yönetmeliğinin 27. Maddesinde bireysel (münferit) otel sözleşmesinin tanımı olarak; münferit (bireysel) müşteri sözleşmeleri, aynı otel hizmetlerinden yararlanan 1 ile 10 yolcu için yapılan sözleşmelerdir. Esas alınacak müşteri sayısı rezervasyon fişinde yazılan rakamdır.

Diğer bir tanımda ise; tek, tek(bireysel olarak) seyahat eden müşteriler için yapılan sözleşmelerdir. Bir müşteri, konaklattırana müracaat edip, bir otel hizmeti talebinde bulunduğunda, konaklattıran bunu rezervasyon belgesine bağlayıp, rezervasyon talebinde bulunacağı ve tarafların arasında kaç kişinin münferit (bireysel) yolcu sayılacağını serbestçe kararlaştırabileceği bir sözleşme olarak tanımlanmıştır.17

Bireysel (münferit) otel sözleşmesinin Sor-Sat Sözleşme tipinin bir çeşidi olduğunu, otel ile acenta arasında önceden mevcut bir çerçeve sözleşme bulunmadığı gibi, otel ile acenta arasında sistemli, devamlı bir çalışma ve işbirliği olmadığı münferit durumlarda taraflar arasında uygulanacak sözleşmeler anlaşılması gerekmektedir.

Turizm İlişkiler Yönetmeliğinde her ne kadar 1 ile 10 yolcu için yapılan sözleşmeler olduğu belirtilmiş ise de, bu husus tarafların serbestçe kararlaştırabileceği bir durumdur.18 Acenta müşteri için yapılan sözleşmenin türünün belirlenmesi, iptal, iade ve tazminat hallerinde önem arz etmektedir.
Turizm İlişkiler Yönetmeliğinin 28 . maddesinde iptal sürelerine ilişkin olarak; Taraflar arasında aksine bir anlaşma yoksa rezervasyonlar aşağıda belirtilen süreler içinde iptal edilebilir.
a. Konaklama talebinin yoğun olduğu yer ve dönemlerde 24 saatten az olmamak koşuluyla otelin doğrudan gelen müşterilerine uyguladığı iptal süresi içinde
b. Tatil otellerinde yüksek sezonda girişten 30 gün öncesine kadar sezon dışında girişten 14 gün öncesine kadar.
Yukarıda belirtilen sürelerde yapılan iptallerde otelin tazminat talep hakkı doğar.
Turizm İlişkiler Yönetmeliğinin 29. Maddesinde ise bu sürelere uyulmadığı hallerde uygulanacak tazminat miktarları bireysel (münferit) otel sözleşmeleri açından gösterilmiş olup buna göre; Rezervasyonun 28. maddede belirlenen sürelere aykırı olarak iptali halinde veya iptal bildirilmeden müşterinin otele gelmemesi halinde her müşteri için istenecek tazminat genelde en az bir gecelik kalış için istenen hizmetlerin (oda-yemekler) yüksek sezonda ise 3 gecelik kalış için istenen hizmetlerin parasal karşılığıdır.
Geç gelme, rezervasyon süresinin bitiminden önce otelden ayrılma veya ısmarlanan hizmetleri kısmen veya tamamen kullanmaması halinde bu durumun otelcinin hatasından kaynaklanmaması koşuluyla otelcinin uğradığı gerçek zarar seyahat acentası tarafından tazmin edilir. Acentanın yapmış olduğu ön ödemenin fatura toplamını karşılamadığı durumlarda otelci aradaki farkı doğrudan müşteriden talep eder. Bu hallerde otelcinin kendi müşterilerine uyguladığı kurallar acenta müşterisine de uygulanabilir. Tazminatın geç ödenmesi halinde bu süreden sonra borç miktarı için aylık %10 faiz ve ana borcun %5'ı oranında tahsil masrafı tahakkuk ettirilir.

Bireysel sözleşmelerde diğer bir önemli konu otel ile acenta arasında devamlılık arz eden bir ilişkinin mevcut olmaması, satışların arka arkaya19 yapılmamasıdır. Ayrıca her bireysel, acenta müşterisi için mutlak suretle önceden rezervasyon talebinde bulunulması ve otelci tarafından rezervasyonun kabul edilmesi (konfirmasyon20) gerekmektedir.

Kontenjan sözleşmelerinde de acenta tarafından her bir müşteri için, rezervasyon konfirme talebinde bulunulmakla birlikte, otelci tarafından Garantisiz Kontenjan sözleşmelerinde deadline21 girmeden tahsisli oda miktarı yeterli ise, Garantili Kontenjan sözleşmelerinde ise her zaman konfirmasyon mecburiyeti vardır. Aksi haller sözleşmeye aykırılık teşkil edecektir. Oysaki Sor-Sat Sözleşmelerin bir çeşidi olan Bireysel Otel Sözleşmelerinde otelcinin, acenta rezervasyonunu konfirme etme mecburiyeti bulunmamaktadır.

6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 51. maddesi ile Paket Tur sözleşmeleri düzenlenmiş olup, bu maddeye dayanarak Paket Tur hakkında yönetmelik yayınlanmıştır. Bireysel Otel sözleşmeleri ile paket tur sözleşmesi farklı hukuki kurallara tabi olduğu için, paket tur hizmet satın alan müşteriler açısından uygulanacak sözleşme ve iptal, değişiklik koşulları farklılık arz etmektedir. Paket tur sözleşmesi müşteri ile seyahat acentası arasında yapılan bir sözleşme olup, ayrı bir incelemeninin konusunu oluşturmaktadır.

6.1.2. Grup Sözleşmesi

Turizm İlişkiler Yönetmeliğinin 31. Maddesinde, “Grup müşterilerle ilgili hizmetlerin tek bir rezervasyon belgesi ile talep edilmesi ve otelci tarafından bir arada teyit edilmesi gerekmektedir. Grup müşterilerinin sayısında daha sonra bir azalma olsa bile esas alınacak müşteri sayısı rezervasyonda gösterilmiş olandır.” denilmiştir. Yine otel ile acenta arasında aksine anlaşmanın serbestçe kararlaştırabilecek olduğu, taraflar arasında herhangi bir anlaşma mevcut değil ise 10 müşteriden fazlasının grup olarak kabul edileceği anlaşılmaktadır. Oysa, Turizm İlişkiler Yönetmeliğinin dayanağı olan İH&RA ile UFTAA arasında yapılan anlaşmanın 15. Maddesine göre bu sayı 15 ve daha fazlası olarak kabul edilmiştir.

Acenta müşteri için yapılan sözleşmenin türünün belirlenmesi, iptal, iade ve tazminat hallerinde önem arz ettiğini ifade etmiştik. Buna göre Grup sözleşmesi sayılacak hallerde, Turizm İlişkiler Yönetmeliğinin 35 . Maddesinde iptal süreleri:
“En az ihbar süresi iptalin grubun % 50'sini aşması halinde, giriş tarihinden 21 gün, grubun %50 sinden az olması halinde ise 14 gün öncedir”
şeklindedir.

Bu sürelerden sonra yapılacak iptallerde otelcinin tazminat hakkı doğacak olup, Turizm İlişkiler Yönetmeliğinin 36. Maddesi gereğince;

Rezervasyonu iptal edilen her bir müşteri ile ilgili tazminat otel sözleşmesinde ayrı bir miktar tespit edilmemiş ise, sözleşmede yer alan koşullar ve özel fiyat üzerinden ısmarlanmış olan hizmetlerin üçte ikisi tazminat talep edebilecektir.


6.2. KONTENJAN (TAHSİS) SÖZLEŞMLERİ

Turizm İlişkiler Yönetmeliğinin 3. Kısmında belirli bir sürenin üzerindeki rezervasyonlar için yapılacak sözleşmeler başlığı altında kontenjan(tahsis) sözleşmelerini öngörmüştür. Yönetmeliğin 41. Maddesinin başlığı tahsis (kontenjan) sözleşmesi olmasına rağmen bir tanımlamaya yer vermek yerine kontenjan sözleşmesinin hangi hallerde düzenleneceği anlatılmıştır. Buna göre, özel organizasyonlar ve odaların belirli bir dönem tahsisini gerektiren hallerde olmak üzere iki şekilde kontenjan sözleşmesinin düzenlenebileceği belirtilmiştir. Yönetmelikte kontenjan sözleşmesinin tanımına yer verilmediği gibi, ne tür sözleşmeler yapılabileceği gibi hususlar üzerinde de durulmamıştır.

Uygulamada ise Garantili (boş-dolu) kontenjan sözleşmesi, Garantisiz Kontenjan Sözleşmesi ve Karma Kontenjan Sözleşmesi olarak 3 farklı şekilde sözleşme düzenlenmektedir. Ancak bunların sınırlı sayıda olduğunun düşünülmemesi gerekmektedir. Turizm sektörünün gelişimine bağlı olarak yeni sözleşme tipleri sözleşme serbestîsi ilkesi doğrultusunda ortaya çıkabilecektir. Turizm İlişkiler Yönetmeliğinde mevcut hükümler taraflar arasında yani otel ile acenta arasında bir sözleşme bulunmadığı ya da sözleşmede hüküm bulunmadığı hallerde uygulanacaktır.

Kontenjan Sözleşmesinin çerçeve bir sözleşme olduğu gözetildiğinde, bu sözleşmenin kapsamında her bir münferit ya da grup müşterisi için ayrıca sözleşme kurulduğunu ifade edebiliriz. Ancak bu alt sözleşmelerin kurulması, uygulanması ve iptali gibi hususlar genel olarak çerçeve sözleşme niteliğinde olan kontenjan sözleşmesinde açıkça düzenlenmesi gerekmektedir. Turizm İlişkiler Yönetmeliğinde Bireysel (münferit) ve Grup sözleşmeleri açısından, sözleşmenin yazılı olması koşul olarak aranmazken, Kontenjan Sözleşmelerinin otel ile acenta arasında yazılı olarak düzenlenmesi ve asgari bazı koşulları taşıması hususu düzenlenmiştir. Sözleşme de hüküm bulunmayan hallerde ise turizm ilişkiler yönetmeliğinde mevcut düzenlemeler doğrultusunda uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmelidir.

Turizm uygulamasında Otel ile Seyahat Acentası arasında yapılan Kontenjan Sözleşmelerinde her ne kadar sözleşme yazılı olarak yapılmış olsa da, temsile ilişkin uyuşmazlıklar ile sıklıkla karşılaşıldığı için teamüller ve yüksek mahkeme kararları doğrultusunda Kontenjan Sözleşmelerinde temsil konusu ayrıca incelenmelidir.

Kontenjan Sözleşmesi Otel ile Acenta arasında belirli bir dönemi (periyodu) kapsayacak şekilde ya da özel organizasyonlar için otelcinin acenta müşterisine belirli sayıda oda tahsis etmeyi kabul ettiği, acentanında otel tarafından tahsis edilen yerlere müşteri sağlamayı kabul ettiği sözleşme olarak tanımlayabiliriz. Tanımdan da anlaşılacağı üzere Kontenjan Sözleşmesi tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme tiplerindendir.

Kontenjan Sözleşmesinin çerçeve sözleşme niteliği üzerinde kısaca durmakta fayda görmekteyiz. Otel ile Acenta her bir müşteri ya da grup için sözleme koşullarını belirleyip zaman ve kar kaybına uğramamak için, dönem içinde ki bütün rezervasyon taleplerini karşılayacak nitelikte genel kurallar ile müşteri bazında sözleşme yapmaktan bir anlamda vazgeçmektedir. Burada bir hususu hatırlatmakta fayda görmekteyiz, her ne kadar çerçeve bir sözleşme bulunsa da, oteli rezervasyon belirsizliğinden kurtarabilmek için, her bir müşteri ve grup için teyit niteliğinde rezervasyon talebi acenta tarafından otele iletilmek zorundalığındadır. Ancak bu rezervasyon talebi sözleşme kurulmasına yönelik değil tahsis amacına uygun olarak otel tarafından ayrılan yerlerin kullandırılmasına ilişkin teyit talebidir. Bunun önemine Kontenjan Sözleşmesinin çeşitlerini incelediğimizde tekrar değineceğiz.

Kontenjan Sözleşmesinin tanımında yer verdiğimiz diğer bir husus ise, belirli bir dönemi kapsayacak şekilde bu sözleşmenin yapılacağıdır. Uluslar arası turizm sektöründe her ülke kendi doğal ve kültürel koşullarına göre bu dönemleri belirlemektedir. Yerel faktörlerin etkin olduğu gözetildiğinde dönem bazında teamüllerin ve kabullerin öne çıktığı söyleyebiliriz. Genel olarak düşük, orta ve yüksek sezon olarak tahsis zaman dilimleri oluşturulduğunu görmekteyiz. Durumu bir örnekle ülkemiz açısından izah edecek olursak, yaz dönemi tatili için mart,nisan ve ekim kasım ayları düşük sezon, mayıs,haziran ve eylül,ekim sezonları orta, temmuz ve ağustos dönemi yüksek sezon olarak kabul edilebilir. Kontenjan Sözleşmesini yapıldığı esnada tahsis dönem fiyatları bu öğeler göz önüne alınarak ayrıntılı olarak belirlenmektedir. Ayrıca kültürel koşulların etkisiyle zaman zaman iç turizm açısından dini günlere denk gelen dönemler, doğal koşullar açısından yüksek sezon olduğu halde, orta sezon olarak tanımlandığını ya da bu periyodun fiyatlandırmalar açısından ayrıca düzenlendiği görmekteyiz.

Kontenjan Sözleşmesinde son yıllarda ülkemizde de uygulama alanı bulan satış dönemi uygulaması Early booking( erken rezervasyon) dönemine ilişkin fiyatlandırma politikası otel ile acenta arasında yapılan sözleşmelerde ayrıca düzenlenmeye başlamış, erken rezervasyon dönemlerinde yapılan satışlar ile sezonda yapılan satışlar arasında başkaca kuralların uygulanması öngörülmüştür. Erken rezervasyon uygulaması ayrıca incelenmesi gereken tüketici hukuku bakımından önem arz eden bir konudur. Erken rezervasyon döneminde yapılan rezervasyonların otelden, acentadan ya da müşteriden kaynaklanan nedenler ile iptali durumunda taraflar açısından yaptırımları, iptal riskine karşı erken rezervasyon sigortasının, sigorta hukuku ve turizm hukuku kapsamında değerlendirilmesi ayrıntılı olarak başka bir çalışmanın konusu oluşturabilecektir.

6.2.1. GARANTİSİZ KONTENJAN SÖZLEŞMESİ (STANDART)

Garantisiz Kontenjan Sözleşmelerinde otel, belirli sayıda odayı ayırmayı taahhüt eder, ancak acente satamaz ise ödeme yükümlülüğü yoktur. Otelcinin belirsiz bir süre bağlı kalmasını önlemek amacıyla dead-line (opsiyon) denilen bir bekleme süresi belirlenir. İşbu bekleme süresine kadar otelci tahsis ettiği odaları tahsis döneminde her an satılacakmış gibi boş tutmak zorundadır. Otelci,Dead-line girmeden, acentaya stop-sale( satışı durdur) çekemez ve not confirm (onaylanmadı) gönderemez. Garantisiz kontenjan sözleşmeleri genel olarak ön ödemeli şeklide yapılır. Acenta ile otel arasıdan sözleşmenin imzalanması ile birlikte, otel acentaya belirli sayıda oda tahsis eder, acentada takriben yapabileceği satış miktarını esas almak suretiyle, otele avans mahiyetinde ön ödeme yapar. Acenta tarafından sözleşme döneminde yapılan ön ödeme, acenta müşterilerinin konaklamaları ile eritilinceye kadar, başkaca bir ödeme yapılması söz konusu olmaz. Şayet yapılan ön ödeme sezon sonunda, acenta müşterilerinin konaklamaları ile eritememiş ise, taraflar arasında yapılacak mutabakat sonucunda, acentaya iade edilir ya da gelecek yıl yapılacak sözleşmeye istinaden yapılmış ön ödeme olarak otelin uhdesinde bırakılır.

6.2.2. GARANTİLİ KONTENJAN SÖZLEŞMESİ (BOŞ-DOLU)

Garantili Kontenjan Sözleşmelerinde, otel belirli sayıda odayı ayırmayı taahhüt eder ya da seyahat acentası belirli sayıda geceleme ya da ciro tutarını sağlamayı ve seyahat acentesi sözleşme konusu bu odaları kullandırmayı ve kullandırmasa dahi bedellerini, ciro farkını ödemeyi taahhüt eder.
Garantili Kontenjan sözleşmelerinde, otel belirli sayıda oda ayırmayı taahhüt etmiş ise bu odalarda belirlenen dönem için konaklama yapılmasa dahi, seyahat acentası bu bedeli ödeme yükümlülüğü altında olduğu için, otel tarafından düzenlenen no show faturalarını ticari kayıtlarına alıp, ödeme yükümlülüğündedir.
Geceleme garantisi verilen kontenjan sözleşmelerinde ise, Acenta belirlenen dönem zarfıda, belirli sayıda geceleme yaptırmayı, belirlenen sayıda geceleme sayısına ulaşılamazsa dahi aradaki farktan doğan no show bedelini ödemeyi garanti eder.
Ciro garantili tahsis sözleşmelerinde, acenta tarafından yapılacak toplam satışlar üzerinden hedeflenen ciro miktarı belirlenir, şayet seyahat acentası belirlenen tutarda ciroya ulaşamazsa kalan bedel garanti yükümlülüğü kapsamında ödenmek zorunda kalır. Ciro garantili kontenjan sözleşmelerinde, ciro bedelinin fatura edilen tutar üzerinden mi yoksa seyahat acentasının kar ya da komisyonu düşüldükten sonra kalan bedel üzerinden mi hedeflendiği ayrıca düzenlenmediği takdirde, taraflar arasıda uyuşmazlık çıkması muhtemeldir.

6.2.3. KARMA KONTENJAN SÖZLEŞMESİ

Karma Kontenjan Sözleşmlerini , genel olarak Garantili ve Garantisiz kontenjan sözleşmelerinin birleştirilmesi olarak ifade edebiliriz. Konuyu daha iyi izah edebilmek adına garantisiz kontenjan sözleşmelerinde olduğu gibi; Otel belirli sayıda oda ayırmayı taahhüt eder, Acenta ise tahsis edilen odalardan belirli sayıda odanın bedelini kullandırmasa dahi bedellerini ödemeyi taahüt eder. Örneğin, otel acentaya 100 oda tahsis eder, Acenta ise 20 odayı kullandırmasa dahi bedellerini ödemeyi kabul ve taahhüt eder.

6.3. SÖZLEŞMEYE AYKIRILIK HALLERİ

6.3.1. Otelcinin sözleşmeye aykırı davranması;

* Sözleşme süresince konaklattırma borcuna aykırı davranması:
* Rezervasyon talebini kabul etmemesi ( Otelin acenteye not confirm cevabı vermesi)
* Otelin oda satışlarını belirli veya belirsiz süre boyunca durdurması (Otelin Acenteye stop-sale çekmesi)
* Müşterilerin otele kabul edilmemesi (Sezon başlamadan rezervasyon confirm edilmiş olmasına rağmen herhangi bir nedenle örneğin otelin short a düşmesi nedeniyle müşterinin otele alınmaması )
* Otele gönderilen müşterilerin memnuniyetsizliği (Hizmet ifasında ayıp halleri)
* Turizm Sektöründe teamülen sözleşmelerin ön büro müdürleri tarafından imzalanması nedeniyle yetkisiz temsil halleri,
* Otelin devredilmiş veya kiraya verilmiş olması,

* Tek yetkili olarak sözleşme imzalanmış olmasına rağmen otelin başka bir acente’ye satış yaptırması, diğer acentenin oteli reklama çıkması

* Rakip acentenin oteli daha ucuza satabilmesi nedeniyle satış yapılamaması,

* Haksız Rekabet’in diğer halleri,

* İdari nedenlerle otelin Sözleşmeye uyamayabilir. Örnek olarak otelin işyeri ve çalışma ruhsatının iptal edilmesi,Bakanlık tarafından otelin çalışmasının durdurulması, vb haller sayılabilir.

6.3.2. Seyahat Acentasının sözleşmeye aykırı davranması;

* Rezarvasyon bedellerinin süresinde ödenmemesi,

* Sözleşme gereğince yapılması gereken ön ödemenin yapılmaması

* Garantisiz Kontenjan Sözleşmelerinde otelin reklamının yapılmaması

* Garantili Kontenjan Sözleşmelerinde garanti edilen bedelin ödenmemesi

* Müşteri sağlama yükümlülüğüne aykırılık

* Otel hakkında yanıltıcı bilgi verilmesi,

* Seyahat Acentası müşterisinin, otelcinin diğer müşterilerine haksız fiil ve eylemleri

* Seyahat Acentasının İflası vb. haller sayılabilir.


.................................................. ............................................

1 Otel kavramı burada Konaklama İşletmesi manasına gelecek şekilde geniş yorumlanmalıdır. Konaklama hizmeti sunan otel, motel, tatil köyü ve apartları da kapsayacak şekilde kullanılmıştır. Otel kavramının dar manada, kullanıldığı yani 21.06.2005 tarih ve 25852 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Turizm Tesislerinin Belgelendirilmesine ve Niteliklerine İlişkin Yönetmelik” de, m.19 tarif edildiği şekliyle kullanıldığında özellikle belirtilecektir.
2 IHRA (INTERNATIONALHOTEL & RESTAURANT ASSOCIATION)
3 UFTAA (UNIVERSAL FEDERATION OF TRAVEL AGENTS ASSOCIATIONS)
4 Bu anlaşmadan önce yürürlükte bulunan “Otel-Seyahat Acentası ilişkileri Meslek Kuralları” Uluslarası Oteller Birliği (IHA) ile Dünya Seyahat Acentaları Birliği (UFTAA) arasında 02.01.1991 tarihinde yazılı olarak düzenlenmiştir.
5 Bundan böyle “Turizm İlişkileri Yönetmeliği” ya da “17996 sayılı yönetmelik” olarak anılacaktır.
6 TURİZM HUKUKU, Av. Bülent TEZCAN, sf.121, YETKİN, 2003, ANKARA
7 Türk Ticaret Kanun düzenlenen acentalık kurumu açıkça ifade edilmediği sürece ya da dipnot ile açıklama yapılamadıkça, “acenta” tek başına dahi kullanılsa, anlaşılması gereken 1618 sayılı Kanuna tabi Seyahat Acentası dır.
8 Yönetmeliğin bu maddesinde; Acenta ile Otel arasında yapılacak sözleşmelerde akit serbestîsinin esas olduğun özellikle belirtilmesinde bir fayda bulunmamaktadır. Çünkü yönetmelikte böyle bir hüküm bulunmasa dahi, hâlihazırda Türk Borçlar Kanunun Sözleşme serbestisi ilkesini düzenleyen maddesi bulunmaktadır. Bu hüküm yerine “otel sözleşmesi” nin tanımı yapılsaydı uygulamaya yön vermek açısından daha doğru bir yaklaşım olurdu. Kaldı ki, bu yönetmeliğin kaynağı da olan, IHA ile UFTAA arasında yapılan Oteller ile Seyahat Acentaları arasındaki ilişkileri düzenleyen meslek kurallarına dair anlaşmadaki tanım dahi iltibas edilebilirdi.
9 TURİZM HUKUKU, Av. Bülent TEZCAN, sf.122, YETKİN, 2003, ANKARA
10 BORÇLAR HUKUKU GENEL HÜKÜMLER, Prof. Dr. Fikret Eren, sf. 199, Beta Yayınevi,2003
11 Turizm İlişkileri Yönetmeliğinin 5. Maddesinin 2. Fıkrasında açık bir biçimde; taraflar arasında herhangi bir otel sözleşmesi bulunmadığı takdirde, yönetmelik hükümlerine göre tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirleneceği düzenlenmiştir.
12 1618 sayılı kanunda, Seyahat Acentasının faaliyet alanları her ne kadar bu şekilde sayılmış ise de, turizm sektörünün gelişimine bağlı olarak, yan hizmetlerin esaslı unsur halini aldığı yeni turizm kolları oluşmaktadır. Örneğin, kanunda sayılmamış olmasına rağmen, son yıllarda ülkemizde sıklıkla gündeme gelen sağlık amaçlı turizm faaliyetleri (Sağlık Turizmi) kapsamında, tüketici sağlık hizmeti almak amacıyla seyahat etmekte ve buna bağlı olarak konaklama, transfer gibi hizmetleri paket olarak satın almaktadır. Bu noktada seyahatin amacı sağlık hizmetinden faydalanmak olduğu için, konaklama, eğlence ve ulaşım gibi hizmetlerin niteliğinde değişim olup, yan hizmet olarak ortaya çıkmaktadır.
13 Yapılacak kanun ve yönetmelik değişikliklerinde bu hususun göz önünde bulundurulması ve “Tur Operatörü” şeklinde çalışan Seyahat Acentaları ile diğer Seyahat Acentaları arasında hukuki ayrım gözetilmesinin; tüketiciler, oteller ve sektör açısından faydalı olacağı kanaatindeyiz.
14 Otel Sözleşmeleri, IH&RA ile UFTAA arasında kabul edilen oteller ile seyahat acentaları arasındaki ilişkileri düzenleyen meslek kurallarına dair anlaşmada da bu şekilde ayrıma tabi tutulmuştur.
15 Bkz. TEZCAN, sf. 129
16 Turizm İlişkileri Yönetmeliğinde otel sözleşmesinin 3’e ayrılması ve sözleşme tiplerinin sayılması bu sözleşmenin çeşitlerinin sınırlı sayıda olduğu anlamı taşımamaktadır. Yönetmeliğin 5. Maddesinde ifade edildiği üzere Acenta ile Otel arasında yapılacak sözleşmelerde akit serbestisi esas olduğundan, turizm sektörünün uygulamalarına ve sektördeki gelişmelere bağlı olarak yeni sözleşme tipleri de ortaya çıkacaktır.
17 Bkz. TEZCAN sf. 129
18 İH&RA ile UFTAA arasında yapılan 1999 tarihli anlaşmanın 15. Maddesine göre 15 kişi üzerinde yolcular grup olarak kabul edildiği için, 1 ile 14 yolcu için yapılan rezervasyonlar bireysel (münferit) müşteri olarak kabul edilecektir.
19 Turizm uygulamasında satışların (rezervasyonların) arka arkaya yapılması back to back olarak ifade edilmektedir.
20 Konfirmasyon/konfirm turizm uygulamasında rezervasyon talebinin kabulü, doğrulanması gibi anlamları taşımaktadır. (Bkz. İngilizce hali “confirmation”)
21 Dead-line rezervasyon talebinin kabul edileceği son tarihi, bir diğer anlamıyla otelcinin bekleme süresini ifade etmektedir.

---------------

------------------------------------------------------------

---------------

------------------------------------------------------------


Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Turizm Hukukuna Özgü Sözleşmeler “otel Sözleşmesi”" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Emin Demir'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
31-10-2016 - 11:35
(692 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 2 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 2 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
5307
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 4 dakika 42 saniye önce.
* Ortalama Günde 7,67 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 35962, Kelime Sayısı : 4209, Boyut : 35,12 Kb.
* 13 kez yazdırıldı.
* 13 kez indirildi.
* 1 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 1927
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,03959990 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.