Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Ticaret Şirketlerinin Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı Tarafından Denetlenmesi

Yazan : Numan Tekelioğlu [Yazarla İletişim]
Avukat

Makale Özeti
Bu çalışmada, ticaret şirketlerinin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından denetlenmesi konusu üzerinde durulacaktır. Bu çerçevede çalışmaya temel oluşturan kaynak düzenleme ise hiç kuşkusuz 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kabulünden sonra, söz konusu kanunun 210. Maddesine dayanılarak düzenlenen yönetmeliktir. Çalışmada anlam bütünlüğünü sağlamak için öncelikle genel anlamda ticaret şirketlerinin denetimi konusuna kısaca değinilecek, ardından ticaret şirketlerinin bakanlık tarafından denetimine ilişkin yönetmelik hükümleri ayrıntılı olarak ele alınacaktır. Nihayetinde ise, hem genel anlamda ticaret şirketlerinin denetimi, hem de özel olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın denetimdeki rolü üzerine değerlendirmelerimiz yer alacaktır.

TİCARET ŞİRKETLERİNİN GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI TARAFINDAN DENETLENMESİ
Av.Numan TEKELİOĞLU1
ÖZET
Bu çalışmada, ticaret şirketlerinin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından denetlenmesi konusu üzerinde durulacaktır. Bu çerçevede çalışmaya temel oluşturan kaynak düzenleme ise hiç kuşkusuz 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kabulünden sonra, söz konusu kanunun 210. Maddesine dayanılarak düzenlenen yönetmeliktir. Çalışmada anlam bütünlüğünü sağlamak için öncelikle genel anlamda ticaret şirketlerinin denetimi konusuna kısaca değinilecek, ardından ticaret şirketlerinin bakanlık tarafından denetimine ilişkin yönetmelik hükümleri ayrıntılı olarak ele alınacaktır. Nihayetinde ise, hem genel anlamda ticaret şirketlerinin denetimi, hem de özel olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın denetimdeki rolü üzerine değerlendirmelerimiz yer alacaktır.
Anahtar Kelimeler: Şirket, Denetim, Bakanlık, Yönetmelik
ABSTRACT
In this study, the trading companies should be checked by the Customs and the Ministry of Commerce will rely on the subject. In this context, the study underlying source editing is admittedly after the adoption of Act No. 6102 Turkish commercial code, the aforementioned Act 210. Item is held on the basis of regulations. The study is primarily to ensure the integrity of meaning in general trading companies control, see the topic briefly mentioned, then trading companies by the Ministry to the control provisions of the regulations will be discussed in detail. In the end, however, both in general trading companies control, as well as a special role in the control of customs and the Ministry of Commerce will take place our reviews on.
Key Words: Company, Control, Ministry, Legislation


I. GİRİŞ
Hukukumuzda şirketlerin sınıflandırılması açısından ‘’Adi Şirket’’ ve ‘’Ticaret Şirketleri’’ olmak üzere iki temel ayrım söz konusudur2. Adi şirket, borçlar kanununda düzenlenen, tüzel kişiliği bulunmayan, iki veya daha fazla kişinin bir sözleşme çerçevesinde emek ve mallarını ortak bir amaç için birleştirmeleri suretiyle kurulan şirket türünü ifade etmektedir3. Ticaret şirketleri ise, TTK’da düzenlenen, tüzel kişiliği haiz, sınırlı sayı ve tipte şirketlerdir4. TTK m.124/1’e göre ticaret şirketleri; kolektif, komandit, anonim, limited şirket ve kooperatiflerden oluşmaktadır.
Şirketler açısından bir diğer temel ayrım ‘’Şahıs Şirketleri’’ ve ‘’Sermaye Şirketleri’’ ayrımıdır. Aralarındaki temel fark, şahıs şirketlerinde sermaye unsurundan çok ortakların ön planda olması, sermaye şirketlerinde ise ortakların kişiliklerinden çok sermaye unsurunun belirleyici olmasıdır5. Ticaret şirketlerinden anonim, limited ve paylı komandit şirketler sermaye şirketi, kollektif ve adi komandit şirketler ise şahıs şirketi niteliğini taşımaktadır.
Ticaret şirketleri, ticari hayat içerisinde en yaygın olarak vücut bulan ve bir anlamda ticari hayatın ve ekonominin seyrini değiştirebilme etkisine sahip olan şirketlerdir. Bu sebeple ticaret şirketlerinin faaliyetlerinin denetlenmesi, hem ilgililerin menfaatlerinin korunması, hem de ticari hayat içerisinde istikrarın sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır. Bunların dışında, sağlıklı ve doğru işleyen bir denetim, gerçek veya tüzel kişi tacirin de menfaatini koruyacağı gibi, şirket adına sorumluluk üstlenen kimselerin faaliyetleri açısından da düzenleyici olacaktır. 6102 sayılı TTK’da anonim şirketler açısından düzenleme konusu yapılan ve diğer sermaye şirketleri için de şamil kılınan ‘’bağımsız denetim’’ hususu yeni kanunun en çok üzerinde durulan konularından olsa da, kanun yürürlüğe girmeden önce ve yürürlüğe girdikten sonra yapılan değişikliklerle karmaşık bir hal almış bulunmaktadır. Bu sebeple de ister şahıs şirketi ister sermaye şirketi olsun, genel anlamda ticaret şirketlerinin denetimi açısından, TTK m.210 hükmüne dayanılarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na verilen yetki ve sorumluluk, kanaatimizce daha da önemli bir duruma gelmiştir.
II. GENEL HATLARIYLA TİCARET ŞİRKETLERİNİN DENETİMİ
A. Kollektif Şirketler
Kollektif şirket ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek amacıyla, gerçek kişiler arasında kurulan ve ortaklarından hiçbirinin sorumluluğu şirket alacaklılarına karşı sınırlanmamış olan şirkettir(TTK m.211/1). Kollektif şirket, bir şahıs şirketi olması sebebiyle ortaklar arasında sıkı bir işbirliği ve güven ilişkisi gerektirmektedir. Zira kanundaki tanımından anlaşılacağı üzere, kollektif şirket ortaklarının gerçek kişi olması zorunludur ve ortakların sorumluluğu şirket alacaklılarına karşı sınırlandırılamaz. Yine kanundaki tanımdan, kollektif şirketin en az iki kişiyle kurulabileceği anlaşılmakta fakat bir üst sınır öngörülmemektedir. Hal böyle olmakla birlikte kollektif şirketlerde ortakların kişiliği ve aralarındaki güven ilişkisi çok önemli olduğundan, fazla sayıda ortağın bir araya gelip kollektif şirket kurması pratik olarak mümkün gözükmemektedir.
Kollektif şirketlerde şirket alacaklılarına karşı sınırsız sorumlu olan şirket ortaklarının, bu sınırsız sorumluluk doğrultusunda şirkette geniş bir denetim hakkı bulunmaktadır. Üstelik denetim hakkının kullanılması için yönetici olmak gerekmediği gibi, ortağın denetim hakkı sözleşme ile de sınırlandırılamaz (TTK m.225). Şirket ortaklarının denetim hakkının kapsamı ise kanunda şu şekilde belirtilmiştir(TTK m.225)6:
a) Şirket işlerinin gidişi hakkında bizzat bilgi edinmek,
b) Şirket belgelerini ve defterlerini incelemek,
c) Şirketin finansal durumunu gösterecek bir hesap tablosu düzenlemek.
Kollektif şirket ortağı denetim hakkını bizzat kullanabileceği gibi, bir uzman aracılığı ile de kullanabilir7. Ancak her halükarda, denetim hakkını kullanan ortağın, MK m.2 anlamında dürüstlük kuralına uygun hareket etmesi gerektiği açıktır.
B. Komandit Şirketler
Komandit şirketler ‘’Adi Komandit Şirket’’ ve ‘’Paylı Komandit Şirket’’ olmak üzere iki türdür. Adi komandit şirket bir şahıs şirketi olarak kollektif şirkete benzerken, paylı komandit şirket bir sermaye şirketi olarak anonim şirkete benzemektedir8.
1.Adi Komandit Şirkette Denetim
Komandit şirket, ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek amacıyla kurulan, şirket alacaklılarına karşı ortaklardan bir veya birkaçının sorumluluğu sınırlandırılmamış ve diğer ortak veya ortakların sorumluluğu belirli bir sermaye ile sınırlandırılmış olan şirket türüdür(TTK m.304/1). Komandit şirkette ‘’komandite’’ ve ‘’komanditer’’ olarak isimlendirilen iki tür ortak vardır. Şirket borçlarından sınırsız sorumlu olan, dolayısıyla şirketin rizikosunu üzerinde taşıyan ortak ‘’komandite ortak’’, sorumluluğu belirli bir sermaye ile sınırlı olan ortak ise ‘’komanditer ortak’’tır.
Adi komandit şirkette komandite ortağın durumu, kollektif şirket ortağının durumu gibidir. Yani komandite ortak, sözleşme ile sınırlandırılamayan bir denetim hakkına sahiptir. Yönetici sıfatına sahip olup olmadığına bakılmaksızın her komandite ortak, olağan veya olağanüstü bütün işlemler hakkında bilgi isteme, defter kayıtlarını inceleme ve şirketin finansal durumu hakkında bilgi alma hakkına sahiptir.
Komanditer ortağın denetim hakkına gelince, her komanditer, iş yılı sonunda ve iş saatleri içinde, şirketin envanterleriyle bilançosunun içeriğini, diğer finansal tablolarını, bunların doğruluğunu ve geçerliliğini incelemeye yetkilidir(TTK m.310/1). Dolayısıyla komanditer ortağın olağan denetim hakkı zaman ve içerik olarak sınırlandırılmıştır. Komanditer ortağın olağan denetim hakkının dışında, olağanüstü bir denetim durumu da kanunda belirtilmiştir. Buna göre haklı sebeplerin bulunması halinde, mahkeme, komanditerin istemi üzerine şirketin işlerinin ve varlığının bizzat veya bilirkişi tarafından incelenmesine her zaman izin verebilir(TTK m.310/3). Bu durumda, olağan denetim hakkında komanditer ortak şirketin ‘’envanter, bilanço ve finansal tablolarını’’ inceleme yetkisine sahipken, olağanüstü durumda mahkemenin karar vermesi halinde şirketin ‘’işlerini ve varlığını’’ bizzat veya bilirkişi marifetiyle inceleme imkanına kavuşacaktır.
2.Paylı Komandit Şirkette Denetim
Paylı komandit şirket, sermayesi paylara bölünen ve ortaklarından bir veya birkaçı şirket alacaklılarına karşı bir kollektif şirket ortağı, diğerleri bir anonim şirket pay sahibi gibi sorumlu olan şirkettir. Sermaye, paylara bölünmeksizin sermayesi sadece birden çok komanditerin sermayeye katılma oranlarını göstermek amacıyla kısımlara ayrılmış bulunuyorsa komandit şirket hükümleri uygulanacaktır(TTK m.564/1). Şu halde kanun, iki ayrı tipte paylı komandit şirket öngörmektedir. Birincisi sermayesi paylara bölünenler, ikincisi ise sermayesi paylara bölünmeksizin sadece birden çok komanditerin sermayeye katılma oranlarını göstermek amacıyla kısımlara ayrılmış olanlar9.
Paylı komandit şirketin denetimi hakkında TTK’da açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, paylı komandit şirketin tipine göre denetim hususunda uygulanacak hükümleri tayin etmek mümkündür. Yukarıda bahsedilen birinci tipteki paylı komandit şirkete anonim şirket hükümleri uygulanacak ve dolayısıyla ortakların denetim hakkı da anonim şirket ortağı gibi olacaktır. İkinci tipteki paylı komandit şirketlerde ise komandite ortaklara kollektif şirket ortağının denetim hakkına ilişkin hükümler(TTK m.225), komanditer ortaklara adi komandit şirketteki komanditer ortağın denetim hakkına ilişkin hükümler(TTK m.310) uygulanacaktır10.
C. Anonim Şirketler
Anonim şirket, bir veya daha fazla gerçek ya da tüzel kişi tarafından, her türlü iktisadi amaç doğrultusunda yazılı sözleşme ile kurulabilen, esas sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, ortaklarının yalnızca taahhüt ettikleri sermaye miktarı ile sorumlu olduğu şirkettir11. Anonim şirketler, çok büyük miktarlarda sermayeyi bünyelerinde barındırabilmeleri sebebiyle, ülke ekonomisi açısından büyük önem taşımaktadır12. Anonim şirketlerin bu kritik konumları, muhtemel bir zararı öngörebilme ve gerekli tedbirleri alabilme gerekliliğine binaen, bu şirketlerin sağlıklı bir biçimde denetlenmesini zorunlu kılmaktadır. Bu zorunluluğu göz önünde bulunduran kanun koyucu, eski ticaret kanununda anonim şirketin organlarından biri olan denetim organını, 6102 sayılı TTK ile organ olmaktan çıkarmış ve ‘’bağımsız denetim’’ kurumunu getirmiştir13.
Kanunun ilk halinde, herhangi bir ayrım olmadan bütün anonim şirketlerin, nitelikleri kanunda gösterilen ‘’bağımsız denetim kuruluşları’’ tarafından denetlenecekleri kabul edilmişti. Ancak kanun yürürlüğe girmeden önce, 6335 sayılı kanunla TTK’da değişiklik yapılmış ve bağımsız denetime tabi olacak anonim şirketlerin Bakanlar Kurulu tarafından belirleneceği hükmü düzenlenmiştir14. Bakanlar Kurulu’nun denetime ilişkin kararı, 23 Ocak 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmış ve buna göre anonim şirketlerin bağımsız denetime tabi olması için üç kriter belirlenmiştir:
1-) Bilanço aktif toplamın yüz elli milyon TL ve üzerinde olması
2-) Net satış hâsılatının iki yüz milyon TL ve üzerinde olması
3-) Çalışan kişi sayısının beş yüz ve üstü olması.
Bağımsız denetime tabi olmak için, burada belirlenen üç kriterden ikisinin sınırlarının iki yıl üst üste aşılması gerektiği düzenlenmiştir. Bunların dışında, kararda ekli bulunan listelerde yazılı şirketler, bu üç kriterin olup olmadığına bakılmaksızın bağımsız denetime tabi tutulmuştur15. Bakanlar Kurulu’nun bu kararı, anonim şirketlerin çoğunluğunu bağımsız denetimin dışında bırakmış ve kanunun ilk halinde temel kural olan ‘’bağımsız denetim’’, söz konusu kararla birlikte istisna haline gelmiştir. Ancak kararın yürürlüğe girmesinden yaklaşık bir yıl sonra Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen ve yukarıda belirttiğimiz üç kriterde değişiklik yapılmış ve kapsam bir nebze genişletilmiştir. Buna göre bağımsız denetime tabi olmaya ilişkin kriterler şu şekildedir:
1-) Bilanço aktif toplamın yetmiş beş milyon TL ve üzerinde olması
2-) Net satış hâsılatının yüz elli milyon TL ve üzerinde olması
3-) Çalışan kişi sayısının iki yüz elli ve üstü olması.
Her ne kadar kapsam genişlemiş olsa da, hâlihazırda pek çok anonim şirket bağımsız denetimin dışında kalmıştır. Bu duruma çözüm bulmak isteyen kanun koyucu, 6455 sayılı kanunla, TTK m.397’ye ek hükümler getirerek, bağımsız denetim kapsamı dışında kalan anonim şirketlerin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanacak ve Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak bir Yönetmelik doğrultusunda denetleneceğini öngörmüştür16. Dolayısıyla son durumda, anonim şirketlerin denetimi açısından ikili bir sistem ortaya çıkmış bulunmaktadır. Bakanlar Kurulu kararında belirtilen kriterleri sağlayan şirketler bağımsız denetime tabi olacakken, bunlar dışında kalan şirketler, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı gözetiminde bir denetime tabi olacaklardır. Bu denetim de, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanıp Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelik doğrultusunda gerçekleştirilecektir. Ancak bizim çalışmamıza konu olan yönetmelik söz konusu yönetmelikten farklı olarak tüm ticaret şirketlerinin bakanlık tarafından denetlenmesine ilişkin yönetmelik hükümleridir.
D.Limited Şirketler
Limited şirket, bir veya daha fazla gerçek veya tüzel kişi tarafından her türlü iktisadi amaç doğrultusunda kurulabilen, esas sermayesi belirli ve ortaklarının sorumluluğu taahhüt ettikleri sermaye miktarı ile sınırlı olan bir şirkettir. Ülkemizde geçmişten bu yana en çok tercih edilen ve dolayısıyla en yaygın olan şirket türü limited şirkettir17.
6102 sayılı TTK m.635’de, anonim şirketlerin denetimine dair hükümlerin limited şirketlere de uygulanacağı belirtilmiştir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere, kanunun ilk halinde tüm anonim şirketler açısından bağımsız denetim usulü öngörüldüğünden, limited şirketlerin tamamı da bağımsız denetime tabi idi. 6335 sayılı kanun ile TTK’da yapılan değişiklik sonrasında, bağımsız denetime tabi anonim şirketlere ilişkin kriterler belirlenmiştir. Dolayısıyla söz konusu bakanlar kurulu kararındaki kriterleri sağlayan limited şirketler de tıpkı anonim şirketler gibi bağımsız denetime tabi olacakken, gerekli kriterleri taşımayan limited şirketler bağımsız denetim kapsamının dışında kalacaklardır.
E. Kooperatifler
Kooperatif, tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli bir ortaklıktır(Koop.K.m.1).
Kooperatiflerin denetimi, genel kurul tarafından en az bir yıl için seçilen bir veya daha çok denetçi tarafından gerçekleştirilecektir(Koop.K.m.65/2). Dolayısıyla kooperatiflerde denetim, şirketin bir organı eliyle yapılmaktadır. Genel kurul tarafından seçilen denetçiler, genel kurul namına kooperatifin bütün işlem ve hesaplarını tetkik ederler(Koop.K.m.65/1). Denetçiler, işletme hesabı ile bilançonun defterlerle uygunluk halinde bulunup bulunmadığını, defterlerin düzenli bir surette tutulup tutulmadığını ve işletmenin neticeleriyle malvarlığı hakkında uyulması gerekli olan hükümlere göre işlem yapılıp yapılmadığını incelemekle ve buna ilişkin raporla birlikte tekliflerini genel kurula sunmakla yükümlüdürler(Koop.K.m.66/1).
III. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞININ DENETİMİ
A. Genel Olarak
6102 sayılı TTK’da, ticaret şirketlerinin kanun kapsamındaki işlemlerinin Gümrük ve Ticaret bakanlığı denetim elemanları tarafından denetleneceği düzenlenmiştir(TTK m.210/1). Söz konusu bu denetim, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘’Ticaret Şirketlerinin Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik (TŞDHY)’’ hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilecektir18.
Yönetmeliğin amacı ticaret*şirketlerinin denetime tabi işlemlerini belirlemek ve bu işlemlerin Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca denetlenmesine ilişkin ilkeleri ve usulü*düzenlemektir(TŞDHY m.1/1). Denetimin kapsamı ise, 6102 sayılı*Türk Ticaret Kanununa göre kurulan ve faaliyet gösteren ticaret*şirketleri ile kuruluşları*ve faaliyetleri diğer kanunlarla düzenlenen ticaret*şirketlerinin kanuna tabi işlemleri olarak belirlenmiştir (TŞDHY m.1/2).
B. Bakanlık Denetiminin Amacı
Bakanlıkça yapılacak denetimin amacı; ticaret*şirketlerinin kanuna ve kanuna dayanılarak çıkarılan düzenleyici işlemlere uygun işlem yapmalarını*sağlamaktır. Bu amaç*doğrultusunda, bakanlıkça ticaret şirketlerinin kuruluşundan sona ermesine kadar gerçekleşen tüm işlemlerinin kanuna ve kanuna dayanılarak*çıkarılan düzenleyici işlemlere uygunluğu denetlenir, uygunsuzlukların giderilmesi için rehberlik edilir, cezai sorumluluğu tespit*edilenler yetkili makamlara, hukuki sorumluluğu tespit edilenler de genel kurul gündemine alınıp görüşülmek*üzere şirketin yönetim organına bildirilir ve uygulamada ortaya*çıkan aksaklıkların giderilmesine yönelik tedbirler alınır (TŞDHY m.4/1).
Görüldüğü üzere maddede yalnızca bakanlık denetiminin amacı belirtilmekle yetinilmemiş, bu amaç doğrultusunda izlenecek yöntem de düzenlenmiştir. Buna göre, Gümrük ve Ticaret bakanlığı, ticaret şirketlerinin kuruluşundan sona ermesine kadar gerçekleşen tüm işlemlerinin TTK’ya ve TTK’ya dayanılarak çıkarılan düzenleyici işlemlere uygunluğunu denetleyecektir. Denetleme ile birlikte bir uygunsuzlukla karşılaşılırsa bunun giderilmesi için şirkete rehberlik edecek ve bu çerçevede cezai veya hukuki sorumluluğu doğanlarla ilgili olarak gerekli tedbirleri alacaktır.
C. Bakanlık Denetimine Konu Olan İşlemler
TŞDHY m.5/1’de, ticaret şirketlerinin hangi işlemlerinin bakanlık denetimine konu olacağı şu şekilde düzenlenmiştir19:
a) Kuruluş*işlemleri,
b) Ticaret siciline tescil ve ilan işlemleri,
c) Ticaret unvanına ve işletme adına ilişkin işlemler,
ç) Ticari defterlere ilişkin işlemler,
d) Birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemleri,
e)*Şirketler topluluğuna, bağlılığa ve hâkimiyete ilişkin işlemler,
f) Genel kurulun*çağrılmasına, toplanmasına, karar almasına, görevlerine ve yetkilerine ilişkin işlemler,
g) Yönetim organının oluşumuna, toplanmasına, karar almasına, sorumluluğuna, görev ve yetkilerine yönelik işlemler,
ğ) Denetçinin seçilmesine ilişkin işlemler,
h)*Şirket sözleşmesinin değiştirilmesine ilişkin işlemler,
ı) Paya ve sermaye koyma borcuna ilişkin işlemler,
i) Menkul kıymet işlemleri,
j) Sermayenin artırılması, azaltılması*ve tamamlanması*işlemleri,
k) Finansal tablolara, yıllık faaliyet raporlarına ve yedek akçelere yönelik işlemler,
l) Kâr, kazanç*ve tasfiye payına ilişkin işlemler,
m) Elektronik ve bilgi toplumu hizmetlerine ilişkin işlemler,
n) Sona erme ve tasfiyeye yönelik işlemler,
o) Kanuna dayanılarak*çıkarılan düzenleyici işlemlere konu işlemler.
Söz konusu bu işlemler, her bir ticaret şirketinin türüne bağlı özellikler dikkate alınarak denetlenecektir(TŞDHY m.5/2). Kuruluşları*ve faaliyetleri diğer kanunlarla düzenlenen ticaret*şirketlerinin(5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu gibi) burada sayılan ancak ilgili kanunları*uyarınca münhasıran yetkili bakanlık, kurul, kurum veya kuruluş*tarafından denetlenmesi hüküm altına alınmayan işlem veya işlemleri Bakanlığın denetimine tabidir(TŞDHY m.5/3). Ayrıca tüzel kişiliği sona eren ticaret*şirketlerinin işlemleri de, defterlerin ve belgelerin saklanma süresi göz*önünde bulundurularak yönetmelik hükümlerine göre Bakanlıkça denetlenebilir(TŞDHY m.13/).
D. Denetim İlkeleri
* TŞDHY’de, ticaret şirketlerinin denetiminin hangi ilke ve esaslar çerçevesinde denetleneceği belirtilmiştir20. Buna göre; *ticaret*şirketlerinin işlemleri; tarafsızlık, eşitlik, dürüstlük, gizlilik ve mesleki*özen ilkeleri başta olmak*üzere aşağıdaki esaslara göre denetlenir( TŞDHY m.6):
a) Denetim kanıtlarının toplanmasında,*önyargısız ve tarafsız davranılır.
b) Toplanan kanıtlar, adil ve nesnel*şekilde değerlendirilir.
c) Ulaşılan sonuçlar, yeterli ve uygun kanıtlara dayandırılır ve bu konuda azami mesleki*özen ve dikkat gösterilir.
ç) Gerektiğinde denetlenenlerin incelenen işlemler hakkındaki görüşleri alınır.
d) Denetim faaliyetleri yerine getirilirken kanun*önünde eşitlik ilkesine uygun hareket edilir.
e) Denetim*çalışmaları*dürüstlük ve sorumluluk duygusu içinde yürütülür.
f) Denetim faaliyetlerinin yürütülmesi ve raporlanması*aşamalarında gizliliğe riayet edilir.
Ticaret şirketlerinin denetiminde görev alacak bakanlık elemanları, her şeyde önce önyargısız ve tarafsız hareket ederek inceleme konusuyla ilgili delilleri toplamalıdırlar. Daha sonra toplanan bu delilleri nesnel bir şekilde değerlendirerek, ulaştıkları sonuçları da yeterli delillere dayandırarak adil bir inceleme yapmalıdırlar. Elbette ki denetim işiyle görevli elemanlar, gerekli mesleki dikkat ve özeni göstererek sorumluluk duygusu çerçevesinde hareket etmekle yükümlüdürler. Tüm bu denetim sürecinde ve nihayet raporlama aşamasında da gizlilik ilkesine uygun davranmalıdırlar.
E. Denetim Teknikleri
Denetim elemanları, yeterli ve gerekli denetim kanıtlarını, yönetmelikte belirtilen tekniklerin hepsini veya bir kısmını*ya da bunlara benzer diğer denetim tekniklerini kullanarak toplarlar (TŞDHY m.7/1). Yönetmelikte belirtilen teknikler ise şunlardır:
a) Varlık incelemesi: Ticaret*şirketlerinin bilançosunda kayıtlı*dönen ve duran varlıkların, fiilen mevcut bulunup bulunmadığının ve mevcudiyeti saptanan varlıkların ticaret*şirketine ait olup olmadığının doğrulanması*işlemidir.
b) Gözlem: Bazı*denetim kanıtlarının elde edilmesi sürecinde, denetim elemanının hazır bulunması*ve bu sürece nezaret etmesidir.
c) Doğrulama: Denetim elemanının, ticaret*şirketi dışındaki kaynaklardan doğrudan doğruya ya da Başkanlık aracılığıyla yazılı*bilgi almasıdır.
ç) Bilgi toplama: Denetim elemanının, denetim sürecinde ilgililerden yazılı*veya sözlü*olarak bilgi almasıdır.
d) Kayıt sisteminin kontrolü:*Örneklemeler yoluyla kaynak belgelerin seçilmesi ve bu belgelerden hareketle muhasebe kayıt ortamında detaylı*inceleme yapılarak işlemlerle ilgili kayıtların doğruluğunun araştırılmasıdır.
e) Hesaplama: Ticaret*şirketine ait hesaplamaların denetim elemanı*tarafından doğrulanmasıdır.
f) Belge incelemesi:*İşlemlerle ilgili tüm kayıt ve belgelerin ayrıntılı*olarak incelenmesidir.
g)*Örnekleme:*İşlemler grubu içerisindeki kalemlerin bütünü*hakkında bilgi edinilebilmesi için bu grup içerisinde yer alan bazı*kalemlerin seçilerek incelemeye alınmasıdır.
Denetim kanıtları, ticaret*şirketlerine ait tüm varlık, kaynak, gelir ve giderlerin gerçek olduğunu ve bunlara ilişkin bütün işlemlerin doğru tutarlarıyla ve gerçeğe uygun olarak kaydedildiğini, hakların ve yükümlülüklerin gerçek olduğunu, yapılan işlemlerin Kanuna ve Kanuna dayanılarak*çıkarılan düzenleyici işlemlere uygunluğunu tespit etmek amacıyla toplanır21(TŞDHY m.7/2).
F. Denetim Usulü
Ticaret*şirketlerinin işlemleri, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı denetim elemanlarınca (Başmüfettiş, Müfettiş, Müfettiş Yardımcısı) denetlenir(TŞDHY m.8/1). Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, ticaret*şirketlerinin denetimine resen veya ortakların yahut*üçüncü*kişilerin istem, ihbar ve şikâyetleri*üzerine karar verebilir (TŞDHY m.8/2).
Ticaret*şirketlerinin işlemleri,*şirketin merkezinde ve gerektiğinde*şubelerinde veya ticari işletmesinde denetlenir. Ancak, denetimin belirtilen yerlerde yürütülmesine ilişkin koşulların yeterli ve uygun olmaması*halinde denetim*çalışmaları, denetim elemanının belirleyeceği yerde sürdürülür(TŞDHY m.8/3).
Denetim*çalışmaları, ticaret*şirketine ait teknolojik alt yapının yeterli ve güvenli olması, denetim elemanınca şirket merkezinde denetim yapılmasına gerek görülmemesi ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının da uygun görüşü*üzerine kayıt ve belgelere elektronik ortamda erişim sağlanması*suretiyle de gerçekleştirilebilir(TŞDHY m.8/4).
Denetim elemanları, denetledikleri ticaret*şirketiyle iştirak, hâkim yahut bağlı*şirket ilişkisi içinde olan ticaret*şirketlerinin de denetime dâhil edilmesini gerekli görürlerse, durumu gerekçesiyle birlikte Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’na bildirirler ve bu konuda izin isterler(TŞDHY m.8/5). Başkanlık tarafından izin verilmesi durumunda denetim elemanları, denetledikleri ticaret*şirketiyle iştirak, hâkim yahut bağlı*şirket ilişkisi içinde olan ticaret*şirketlerini de denetleyebilirler.
G. Denetim Sonucu Düzenlenecek Rapor
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı denetim elemanlarınca yapılan denetimler sonucunda aşağıdaki raporlar düzenlenir (TŞDHY m.9/1).
a) Teftiş*Raporu: Ticaret*şirketlerinin belli bir döneme ait işlemlerinin,*örnekleme ve amaca uygun diğer denetim teknikleri kullanılarak, Kanuna ve Kanuna dayanılarak*çıkarılan düzenleyici işlemlere uygunluğunun incelenmesi sonucunda düzenlenen rapordur.
b) Soruşturma Raporu: Denetim sırasında, kamu adına soruşturmayı*ve kovuşturmayı*gerektiren bir suçun işlendiğinin*öğrenilmesi durumunda yetkili makamlara bildirilmek*üzere düzenlenen rapordur.
c)*İnceleme Raporu: Teftiş*ve soruşturma raporlarına konu olmayan hususlarda düzenlenen rapordur.
Denetim elemanlarınca raporların hazır edilmesinin ardından, düzenlenen raporlar Başkanlık bünyesinde oluşturulan Rapor Değerlendirme Komisyonlarınca değerlendirilmek*üzere Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’na sunulur(TŞDHY m.9/2).
Denetim*çalışmaları*sonucunda aşağıdaki hususlara ilişkin yapılan tespit ve*önerilere teftiş*veya inceleme raporlarında yer verilir(TŞDHY m.9/3).
a)*İlgililerin hukuki sorumluluğunu gerektiren durumların genel kurul gündemine alınarak ortakların bilgisine sunulması.
b)*İdari para cezalarının uygulanması.
c) Diğer bakanlık, kurul, kurum ve kuruluşların görev alanına giren ve bunlar tarafından tedbir alınmasını*veya denetim yapılmasını*gerektiren durumların yetkili birimlere bildirilmesi.

H. Denetlenenlerin Yükümlülükleri
TŞDHY’de ticaret*şirketlerinin yönetim organı üyelerinin, yönetimle görevlendirilen kişilerin, komiteler ve*şirket*çalışanlarının yükümlülükleri uzunca bir madde içerisinde belirtilmiştir(TŞDHY m.10/1).Söz konusu yükümlülükler şunlardır:
a-) Gizli dahi olsa yazılı*veya elektronik ortamda tutulan her türlü*defter, kayıt, dosya, tutanak ve belgeleri denetim elemanlarının talebi*üzerine uygun süre içinde vermek, incelemelerine hazır bulundurmak veya gösterecekleri yere getirip denetim elemanınca gerekli görülmesi halinde tutanak karşılığında teslim etmek, onaylı örneklerini vermek, tutanakları*imzalamak.
b-) Tüm bilgi işlem sistemini denetim amaçlarına uygun olarak açmak, elektronik ortamda tutulan kayıtları*okunabilir hale getirmek,
c-) Sözlü*veya yazılı*olarak sorulan hususlara ilişkin bilgileri ve cevapları*vermek
d-) Para ve para hükmündeki evrakı*ve ayniyatı*ilk talep halinde göstermek, sayılmasına ve incelenmesine yardımcı*olmak
e-) Denetimin gereği gibi yürütülebilmesi için denetim elemanlarına görevleri süresince uygun bir*çalışma yeri sağlamak, gereken yardımı*ve kolaylığı*göstermek ve diğer*önlemleri almak.
Denetlenenlerin yazılı*veya elektronik ortamda tutulan her türlü*defter, kayıt, dosya, tutanak ve belgeleri denetim elemanlarının talebi*üzerine vermek için geçecek uygun süre iki iş*gününden az on iş*gününden fazla olamaz. Bu süre, ticaret*şirketinin işlem hacmi, organizasyon yapısı*ve denetimin kapsamı*göz*önünde bulundurularak denetim elemanınca belirlenir ve yazılı*veya sözlü*olarak ilgililere bildirilir. Haklı*sebeplerin varlığı*halinde bu süre denetim elemanınca uzatılabilir(TŞDHY m.10/2).
Denetim elemanlarınca istenilen defter, kayıt ve belgeler ile bunlara ilişkin bilgilerin belirlenen sürede verilmemesi veya eksik verilmesi ya da denetim elemanlarının görevlerini yapmalarının engellenmesi halinde bu fiillerden sorumlu olanlar denetim elemanlarınca yazılı*olarak uyarılır. Uyarı*yazısında, verilen süre içinde yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin Kanunun 562’nci maddesinin dördüncü*fıkrası*uyarınca22 cezai sorumluluk gerektirdiği belirtilir. Söz konusu yazıyı*tebellüğ*etmekten kaçınan veya uyarı*yazısına rağmen verilen süre içinde yükümlülüklerini yerine getirmeyenler hakkında ise kamu adına soruşturma ve kovuşturma yapılması*için soruşturma raporu düzenlenir(TŞDHY m.10/3).
I. Diğer Gerçek veya Tüzel Kişilerin Yükümlülükleri
Kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamuya yararlı dernekler, noterler, bankalar, sigorta*şirketleri ile diğer gerçek ve tüzel kişiler, denetimin gereği olarak, denetim elemanı tarafından istenilen bilgileri, belgeleri, kayıtları*ve raporları*gerek elektronik ortamda gerekse de yazılı*olarak vermekle ve gerekli yardımı*sağlamakla yükümlüdürler(TŞDHY m.11).

IV.BAKANLIĞIN FESİH DAVASI AÇMA YETKİSİ
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, yukarıda hükümlerine değindiğimiz yönetmelik uyarınca yaptığı denetimler sonucu, kamu düzenine veya işletme konusuna aykırı işlemlerde veya bu yönde hazırlıklarda ya da muvazaalı iş ve faaliyetlerde bulunduğu belirlenen ticaret şirketleri hakkında, bu tür işlem, hazırlık veya faaliyetlerin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde fesih davası açabilir23(TTK m.210/3). Görüldüğü üzere maddede fesih davası açma yetkisi açısından 3 temel sebep belirtilmiştir:
1-)Kamu Düzenine Aykırı İşlemler veya Hazırlıklar
Kanunda bakanlığın yapacağı fesih talebi açısından ileri sürülebilecek ilk sebep ‘’kamu düzenine aykırı işlemler veya hazırlıklar’’dır. Kamu düzeni kavramı, bütün hukuk dallarında karşılaşılan fakat anlamı ve kapsamı üzerinde tam bir mutabakat sağlanamayan temel bir kavram olmakla birlikte, kısaca ‘’toplumun temel yapısı ve temel çıkarlarını koruyan kuralların bütünü24’’ olarak tanılanabilir. Kamu düzeni, her hukuk dalının kendi yapısı ve inceleme konusu çerçevesinde farklı etkilere sahiptir25. Konumuz bağlamında düşünülecek olursa, kamu düzeni kavramı hiç kuşkusuz ticaret şirketlerinin işlem ve hazırlıkları aleyhine bir etki oluşturacaktır. Ancak elbette kamu düzeni kavramının kapsamı ve etkileri zaman içerisinde değişkenlik göstermektedir.

2-) İşletme Konusuna Aykırı İşlemler veya Hazırlıklar
Bakanlığın fesih talebinde ileri sürülebilecek bir diğer sebep, işletme konusuna aykırı işlemler veya hazırlıklardır. Ancak burada belirtmek gerekir ki, maddede işletme konusuna aykırılığın fesih davası açma sebebi olarak düzenlenmesi, 6102 sayılı TTK ile şirketlerin işletme konusu hakkında getirilen yeni anlayışa aykırıdır. Zira doktrinde ‘’ultra vires’’ ilkesi olarak ifade edilen, şirketin ehliyetinin esas sözleşmede belirtilen işletme konusu ile sınırlı olması kuralı 6102 sayılı TTK ile kaldırılmıştır26. Dolayısıyla, bir yandan ticaret şirketlerinin ehliyetleri konusundaki kısıtlamalar kaldırılırken, diğer yandan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na buna dayanarak fesih davası açma yetkisi verilmesi tutarlı değildir27.
3-) Muvazaalı İş ve Faaliyetler
Son olarak ‘’muvazaalı iş ve faaliyetler’’, bakanlığın fesih talebi açısından bir sebep olarak belirtilmiştir. Ancak muvazaalı iş ve faaliyetlerin neler olduğu muğlâk olduğundan, uyuşmazlık durumunda hâkimin takdirine bağlı olacaktır. Bu da ticari hayatın işleyişi bakımından sorunlara yol açabilecektir. Ayrıca muvazaalı iş ve işlemler söz konusu olduğunda, bu iş ve işlemleri gerçekleştirenlerin hukuki ve cezai sorumluluğuyla yetinilmeyip28 ayrıca fesih davası açılması da şirket, pay sahipleri ve alacaklılar açısından olumsuz sonuçlar doğurabilir.
V. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
Ticaret şirketlerinin denetimi, söz konusu şirketlerin ihtiva ettikleri iktisadi önem sebebiyle eski TTK’da olduğu gibi, yeni TTK’da da üzerinde ehemmiyetle durulan bir konu olmuştur. Zira ticaret şirketlerinin usulüne uygun olarak sağlıklı bir şekilde denetlenmesi, şirket açısından olduğu kadar şirketle ilişki içerisinde bulunan kimseler yönünden ve hatta üçüncü kişiler yönünden yararlı olacaktır. Bu sebepledir ki, 6102 sayılı TTK, şirketlerin denetimi hususunda Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na hem bir yetki vermiş hem de bir görev yüklemiştir. Kanunun şirketlerin denetimini yalnızca ortaklar arası bir ilişkiye veya (her ne kadar karmaşık bir hal alsa da) bağımsız denetim olgusuna bırakmayıp, bakanlığı da bu hususta bir denetim mekanizması haline getirmesi elbette denetimin ‘’kamu düzeni’’ açısından taşıdığı öneme işaret etmektedir.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın TTK’nun kendisine tanıdığı yetki çerçevesinde yapacağı denetimin amacı, kapsamı ve yöntemi ise yukarıda izah ettiğimiz yönetmelik hükümleriyle belirlenmiştir. Bakanlık denetimine ilişkin temel aşamalar şu şekilde özetlenebilir:
* Bakanlık elemanlarınca yapılan denetimler sonucunda denetimin türüne göre teftiş raporu, soruşturma raporu ve inceleme raporu düzenlenir.
* Denetimler sonucunda tespit edilen uygunsuzluk varsa, bunların giderilmesi için rehberlik edilir, uygulamada ortaya*çıkan aksaklıkların giderilmesine yönelik tedbirler alınır.
* Cezai sorumluluğu tespit*edilenler yetkili makamlara, hukuki sorumluluğu tespit edilenler de genel kurul gündemine alınıp görüşülmek*üzere şirketin yönetim organına bildirilir.
Son olarak, bakanlığın yönetmelik hükümleri uyarınca gerçekleştirdiği denetimler sonucunda bazı durumların varlığı halinde ise kanun bakanlığa fesih davası açma yetkisi vermiştir. Ancak kanunda belirtilen ‘’işletme konusuna aykırılık’’ sebebi kanaatimizce yeni TTK sistemi ile uyuşmamaktadır. Diğer yandan ‘’muvazaalı iş ve faaliyetler’’ sebebi ise hâkime tanıdığı geniş takdir yetkisi ve kişilerin sorumluluğuyla yetinilmeyip ayrıca şirketin de feshinin talep edilmesi açısından kanaatimizce sakıncalı bir düzenlemedir.















KAYNAKÇA
a-)Kitaplar
ALTAŞ/Soner, Türk Ticaret Kanununa Göre Şirket Denetimi, Seçkin Yayınları,5. Baskı, Ankara, Ocak 2013
BİLGİLİ/Fatih, DEMİRKAPI/Ertan, Şirketler Hukuku, Dora Yayınları, Bursa, Mart 2012
ÇEKER/Mustafa, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Ticaret Hukuku, Karahan Kitabevi, Adana 2013
MUTLUER/Kamil, USLU/Selçuk, BİLDİRİCİ/Ziyaettin, Sermaye Şirketlerinin Denetimi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul Kasım 2013
ÖZKORKUT/Korkut, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Açısından Anonim Şirketlerde Bağımsız Denetim, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, Ankara 2013
PULAŞLI/ Hasan, Yeni Şirketler Hukuku, Adalet Yayınları, Ankara 2012
TOPÇUOĞLU/Metin, Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Bağımsız Denetçi ve Sorumluluğu, Seçkin Yayınları, Ankara, Ekim 2012
b-)Makaleler
ATAKAN/Arda, Kamu Düzeni Kavramı, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, İstanbul 2007, C.13 S.1-2, s.59-136
ALTAŞ/Soner, Ticaret Şirketlerinde Bakanlık Denetimi ve İlgililerin Yükümlülükleri, Mali Çözüm Dergisi, İSMMMO, İstanbul, Mayıs-Haziran 2013,s.89-97

MORAY/Serbay, Bağımsız Denetim Yaptırmak Zorunda Olan Şirketler ve 6455 Sayılı Kanun İle Bu Denetim Kapsamı Dışında Kalan Anonim Şirketlere İlişkin Getirilen Hükümler, Mali Çözüm Dergisi, İSMMMO, İstanbul, Mayıs-Haziran 2013,s.139-146

PULAŞLI/Hasan,6335 ve 6353 Sayılı Kanunlarla Türk Ticaret Kanununda Yapılan Değişikliklerin Şirketler Hukukuna İlişkin Kısmın Değerlendirilmesi, REGESTA, İstanbul, C.2 S.1, s.9-35

TOPÇUOĞLU/Metin, Ticaret Şirketlerinde Konu Dışı İşlemler ve Sonuçları, SDÜ Hukuk Fakültesi Dergisi, Isparta 2012, C.2 S.2, s.47-81
YAVUZ/Mustafa, Yeni Türk Ticaret Kanununda Şirketler Hakkında Öngörülen Adli Cezalar, Mali Çözüm Dergisi, İSMMMO, İstanbul, Kasım-Aralık 2012, s.149-158




1 Denizli Barosu
numantekelioglu@gmail.com
2 TOPÇUOĞLU/Metin, Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Bağımsız Denetçi ve Sorumluluğu, Seçkin Yayınları, Ankara, Ekim 2012, s.27; PULAŞLI/ Hasan, Yeni Şirketler Hukuku, Adalet Yayınları, Ankara 2012, s.7
3 ÇEKER/Mustafa, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Ticaret Hukuku, Karahan Kitabevi, Adana 2013, s.221
4 TOPÇUOĞLU, Bağımsız Denetçi, s.27
5 BİLGİLİ/Fatih, DEMİRKAPI/Ertan, Şirketler Hukuku, Dora Yayınları, Bursa, Mart 2012,s.15
6 TOPÇUOĞLU, Bağımsız Denetçi, s.28
7 BİLGİLİ- DEMİRKAPI, Şirketler Hukuku, s. 111
8 BİLGİLİ- DEMİRKAPI, Şirketler Hukuku, s.123
9 TOPÇUOĞLU, Bağımsız Denetçi, s.32
10 TOPÇUOĞLU, Bağımsız Denetçi, s.33
11 PULAŞLI, Yeni Şirketler Hukuku, s.387
12 ÇEKER, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Ticaret Hukuku, s.306
13 ÖZKORKUT/Korkut, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Açısından Anonim Şirketlerde Bağımsız Denetim, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, Ankara 2013, s.36
14 PULAŞLI/Hasan,6335 ve 6353 Sayılı Kanunlarla Türk Ticaret Kanununda Yapılan Değişikliklerin Şirketler Hukukuna İlişkin Kısmın Değerlendirilmesi, REGESTA, C.2 S.1, 2012, s.17
15 ÇEKER, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Ticaret Hukuku, s.367

16 MORAY/Serbay, Bağımsız Denetim Yaptırmak Zorunda Olan Şirketler ve 6455 Sayılı Kanun İle Bu Denetim Kapsamı Dışında Kalan Anonim Şirketlere İlişkin Getirilen Hükümler, Mali Çözüm Dergisi, İSMMMO, Mayıs-Haziran 2013, s.144
17 TOPÇUOĞLU, Bağımsız Denetçi, s.35
18 ALTAŞ/Soner, Türk Ticaret Kanununa Göre Şirket Denetimi, Seçkin Yayınları, Ankara, Ocak 2013 s.130; MUTLUER/Kamil, USLU/Selçuk, BİLDİRİCİ/Ziyaettin, Sermaye Şirketlerinin Denetimi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul, Kasım 2013, s.189
19 TOPÇUOĞLU, Bağımsız Denetçi, s.50

20 ALTAŞ/Soner, Şirket Denetimi, s. 131
21 ALTAŞ/Soner, Şirket Denetimi, s. 132

22 Tutulmakla veya muhafaza edilmekle yükümlü olunan defter, kayıt ve belgeler ile bunlara ilişkin bilgileri, denetime tabi tutulan gerçek veya tüzel kişiye ait olup olmadığına bakılmaksızın, 210 uncu maddenin birinci fıkrasına göre denetime yetkili olanlarca istenmesine rağmen vermeyenler veya eksik verenler ya da bu denetim elemanlarının görevlerini yapmalarını engelleyenler, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar (TTK m.562/4).
23 ALTAŞ/Soner, Ticaret Şirketlerinde Bakanlık Denetimi ve İlgililerin Yükümlülükleri, Mali Çözüm Dergisi, İSMMMO, Mayıs-Haziran 2013,s.96
24 ATAKAN/Arda, Kamu Düzeni Kavramı, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, İstanbul 2007, C.13 S.1-2, s.59
25 TOPÇUOĞLU, Bağımsız Denetçi, s.53

26 TOPÇUOĞLU/Metin, Ticaret Şirketlerinde Konu Dışı İşlemler ve Sonuçları, SDÜ Hukuk Fakültesi Dergisi, Isparta 2012, C.2 S.2, s.48
27 TOPÇUOĞLU/Metin, Ticaret Şirketlerinde Konu Dışı İşlemler ve Sonuçları, s. 62
28 Şirketler hakkında öngörülen cezalara ilişkin ayrıntılı bilgi için bkz:
YAVUZ/Mustafa, Yeni Türk Ticaret Kanununda Şirketler Hakkında Öngörülen Adli Cezalar, Mali Çözüm Dergisi, İSMMMO, İstanbul,Kasım-Aralık 2012, s.149-158
---------------

------------------------------------------------------------

---------------

------------------------------------------------------------

1
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Ticaret Şirketlerinin Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı Tarafından Denetlenmesi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Numan Tekelioğlu'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
09-12-2014 - 15:16
(2147 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Henüz hiç değerlendirilmedi.
Okuyucu
3861
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 1 gün 2 dakika 4 saniye önce.
* Ortalama Günde 1,80 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 39151, Kelime Sayısı : 4977, Boyut : 38,23 Kb.
* 3 kez yazdırıldı.
* 2 kez indirildi.
* 1 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 1814
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,04411793 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.