Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale 6502 Sayılı Yeni Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un Genel İtibariyle Tüketiciye Tanıdığı Haklar

Yazan : Ali Suphi Kurşun [Yazarla İletişim]
Hukuk Fakültesi Öğrencisi

6502 Sayılı Yeni Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un Genel İtibariyle Tüketiciye Tanıdığı Haklar
A.Genel Bakış
6502 sayılı yeni kanunun amaç başlıklı 1.maddesinde de ifade edildiği üzere kanunun amacı, ekonomik hayatın güçlü aktörlerine karşı sosyal ve ekonomik yönden zayıf olan tüketicileri korumaktır. Bu bağlamda kanunun bir yönü de tüketiciye tanıdığı haklardır. Bu çalışmada da yeni kanunun genel olarak tüketiciye tanıdığı hakları açıklayacağım.
B.Tüketici Kavramı ve Tüketici İşlemleri
Kanunun haklar tanıdığı tüketici kimdir? Kanunun tanıdığı bu haklardan kimlerin istifade edeceğini tespit etmek kanunun uygulama alanı için önem arzeder. Yeni kanunda da tüketici, mesleki veya ticari olmayan amaçlarla hareket eden gerçek kişi(insanlar) ve tüzel kişi(dernek, vakıf gibi) olarak tanımlanmıştır. Kanunun tanıdığı hakların sujesi olan tüketicinin bu haklardan istifade edebilmesi için işlem yaptığı tarafın da mesleki veya ticari amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olması gerekir. Kanunun uygulama alanı bakımından önemli olan bir başka husus ise tüketici işlemi kavramıdır. Yeni kanundaki tanımdan da hareketle tüketici işlemi, mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin yaptığı her türlü hukuki işlem olarak tanımlanabilir. Yeni kanunun tüketici işlemi tanımında getirdiği önemli bir yenilik, eski kanun döneminde tüketici işlemi olup olmadığı tartışmalı olan vekalet, eser, taşıma, sigorta, bankacılık sözleşmelerini örneklendirmek suretiyle tüketici sözleşmesi olarak kabul etmesidir. Yani artık yeni kanun döneminde müvekkilin avukatıyla yaptığı, hastanın doktoruyla kurduğu vekalet sözleşmesi tüketici sözleşmesi kabul edilecek ve kanunun uygulama alanında yer alacaktır. Yine yeni kanuna göre, sadece tüketici işlemleri değil sözleşmenin kurulmasından önceki veya sözleşme sona erdikten sonra tüketiciye yönelik yapılan uygulamar da kanun kapsamında yer alacaktır. Bunun önemi ise sözgelimi bir mağazaya giren tüketicinin henüz alışveriş yapmadan bir zarara uğraması da satış sonrası hizmetler de kanunun kapsamındadır.
C.Tüketici Sözleşmelerine Uygulanacak Genel Esaslar Bakımından Tüketicinin Sahip Olduğu Haklar
Burada değineceğim haklar kanunda özel olarak düzenlenmiş olsun veya olmasın tüketicinin yaptığı her türlü sözleşme için sahip olduğu haklardır. İlk olarak kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen bütün tüketici sözleşmeleri ve bilgilendirmeler açık,sade ve anlaşılır bir dilde ve en az on iki punto olacak şekilde satıcı-sağlayıcı tarafından düzenlenecektir. Yanı sıra sözleşme süresi boyunca sözleşme hükümleri tüketici aleyhine değiştirilemeyecektir. Uygulamada en çok karşılaşılan sorunlardan biri de tüketiciden sözleşmeye istinaden talep edilen ek ücret ve masraflardır. Hemen belirtmek gerekir ki tüketicinin kendisine sunulan mal veya hizmetin kapsamında değerlendirdiği ve sözleşme bedeli olarak ödediği edimler(borcun konusu) için ek masraf ve ücret talep edilemez. Özellikle kanunda özel olarak düzenlenen sözleşmeler için satıcı-sağlayıcı tarafından yerine getirileceği tespit edilen edimler için ek masraf ve ücret talep edilemez. Yanı sıra satıcı-sağlayıcının kendi menfaatleri doğrultusunda yaptığı masrafları da tüketiciden talep etmesi mümkün değildir. Ancak tüketicinin kendine sunulan mal ve hizmetin kapsamı dışında kalan değerler için ek ücret ödemesi mümkün olup bu durum tüketicinin lehine olacaktır. Ek ücret ve masraflara ilişkin kanunda yer alan önemli bir düzenleme de özellikle bankacılık ve elektronik haberleşme sektöründe sıkça kullanılan standart tip sözleşmelerin oldukça karmaşık olması hasebiyle talep edilecek ek masraf ve ücretlerin sözleşmeden ayrı bir ekte gösterilmesinin zorunlu tutulmasıdır.
Düzenleyenin tek yanlı dayatmasıyla tüketiciler ile pazarlık edilmeden tüketici aleyhine olan sözleşme şartlarına karşı da tüketici kanun tarafından korunmuştur. Gerçekten, günümüzde alışveriş hayatında mesleki veya ticari faaliyetlerle hareket edenler pek çok sayıda sözleşmede kullanmak amacıyla standart tip sözleşmeler hazırlamakta ve bunları tüketiciye sunduğu takdirde de tüketicinin sadece sözleşmeyi kabul etme veya etmeme serbestisi kalmakta ve sözleşmenin içeriğine etki edememektedir. İşte bu standart tip sözleşmelerde yer alan, tüketici ile pazarlık edilmeden sözleşmeye konulan ve tüketici aleyhine hakkaniyete aykırı şekilde oransızlık yaratan sözleşme şartları tüketici bakımından bağlayıcı olmayacaktır. Şayet bu tür sözleşme şartları üzerine pazarlık edilmişse düzenleyen bunu ispat etmek zorundadır. Ayrıca standart tip sözleşmelerde açık, sade ve anlaşılabilir bir dil kullanılmalıdır aksi halde yine bu sözleşme tüketici bakımından bağlayıcı olmaz. Yeni kanunun getiridiği bir yeniliğe göre kanun veya yetkili makamlardan aldıkları izinle mesleki veya ticari faaliyetlerde bulunanların tüketici ile yaptıkları sözleşmelerde de yine tüketici aynı hak ve imkanlara sahip olacaktır. Bunun günlük hayatta en yaygın örnekleri su, elektrik, doğalgaz, haberleşme, bankacılık sektörlerinde tüketicinin yaptığı sözleşmelerdir. Ancak belirtmek gerekir ki serbest piyasa ekonomisi benimsendiğinden tüketici ödediği bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek bu imkanlardan faydalanamaz. Mamafih, tüketicinin ödeyeceği bedel saydamlık ilkesine uygun olarak tüketiciye belirtilmiş ve tüketicinin piyasa araştırması yapması için gerekli imkan sağlanmış olmalıdır. Aksi halde yine tüketici ödediği yüksek bedele karşı bu hak ve imkanlardan yararlanabilecektir.
Eski kanunun da tanıdığı ve yeni kanunda da yer alan bir hak da satışa arzedilen yani rafta, vitrinde veya elektronik ortamda ya da açıkça görülebilir bir yerde sergilenen malın satılık olmadığı belirtilmedikçe satıcının satıştan kaçınamayacağıdır. Özetle tüketici satışa arzedilen bir malı satın alabilir ve satıcı buna engel olamaz. Aynı şekilde hizmet sunan da haklı bir sebep bulunmadıkça hizmeti görmekten kaçınamaz. Yanı sıra satıcı bir malın satışını kendi belirleyeceği miktar, sayı, ebatta alınması koşuluna bağlayamayacağı gibi başka bir malın satın alınması koşuluna da bağlayamaz. Örneğin; satıcı şu kadar almazsanız satmıyoruz ya da tek başına satmıyoruz gibi ifadelerle satıştan kaçınamaz. Yine günlük hayatta sıkça tüketici bakımından karşılaşılabilecek problemlerden biri de sipariş edilmeyen mallardır. Yeni kanunda bu hususa ilişkin bir düzenleme getirilmiş ve sipariş edilmeyen bir malın gönderilmesi halinde tüketicinin bunu muhafaza etmek ya da geri göndermek gibi bir yükümlülüğünün olmadığı yanı sıra sessiz kalmasının veya malı kullanmasının tüketiciyi borç altına sokmayacağı da hükme bağlanmıştır.
Tüketicinin sahip olduğu hakların en önemlilerinden birisi de ayıplı mal veya hizmete karşı sahip olduğu haklardır. Ayıplı mal, teslim edilen malın taraflarça kararlaştırılan özellikleri taşımaması veya malın örnek ya da modeline uygun olmaması veya objektif olarak taşıması gereken özellikleri taşımamasıdır. Yine ambalajında, etiketinde, tanıtım ve kullanma kılavuzunda veya internet portalı ya da reklam veya ilanlarında yer alan özellikleri taşımaması; malın kullanım amacını karşılamaması veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltması veya kaldırması da ayıp kapsamında değerlendirilmiş olup sözleşmeye aykırı ifa olarak nitelendirilmiştir. Yeni kanunun getirdiği bir yeniliğe göre, malın kararlaştırılan sürede teslim edilmemesi, montajının satıcı veya onun sorumluluğu altında yapılması halinde gereği gibi yapılmaması ya da montajın tüketici tarafından yapılmasının kararlaştırıldığı hallerde montaj talimatlarındaki yanlışlık veya eksiklik nedeniyle montojın gereği gibi yapılamaması halinde de tüketici ayıplı mallara karşı sahip olduğu haklara haiz olacaktır. Ayıplı mallara karşı tüketicinin sahip olduğu haklara ilişkin kanunun getirdiği bir başka yenilik de malın tesliminden itibaren altı ay içerisinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde var olduğunun kabul edilecek olmasıdır. Mamafih, satıcı bunun aksini iddia ve ispat edebilir. Kanunun getirdiği önemli bir yenilik daha eski kanunun tüketiciye yüklediği ayıbı ihbar külfetidir. Yeni kanunla beraber tüketici ayıplı malla karşı karşıya kaldığı takdirde ayıbı satıcıya ihbar etmeden haklarını kullanabilecektir. Tüketicinin ayıplı mallara karşı sahip olduğu haklar; ücretsiz onarım, malın misli ile değiştirilmesi, sözleşmeden dönme ve ayıp oranında bedelden indirim isteme haklarıdır. Tüketici, ücretsiz onarım ve malın misli ile değiştirilmesi haklarını sadece satıcıya karşı değil üretici veya ithalatçıya karşı da ileri sürebilir. Meğerki, üretici veya ithalatçı malı piyasa sürmesinden sonra ayıbın ortaya çıktığını ispatlamamış olsun. Tüketici malın misli ile değiştirilmesi veya ücretsiz onarım haklarını kullanmışsa tüketicinin talepleri satıcı tarafından otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günü içinde yerine getirilmek zorundadır. Şayet tüketici sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarını kullanmışsa ödediği bedelin tamamı veya indirim tutarı talebin satıcıya ulaşmasıyla derhal tüketiciye iade edilir. Tüketicinin bu haklarını kullanırken sahip olduğu önemli bir imkan da tüketicinin bu haklarını kullanması için yaptığı tüm masrafların satıcı tarafından karşılanacak olmasıdır. Örneğin; ayıplı malla karşılaşan tüketici malı satın aldığı firmayı arayarak malın ücretsiz onarımını talep ettiği takdirde satıcı malı gelip tüketiciden alması ve onararak tüketiciye geri getirmesi gerekir. Dikkat edilmesi gereken bir husus tüketici bu haklarını kanunlarda veya tarafların yaptıkları anlaşmalarda farklı bir süre öngörülmemişse malın teslim edilmesinden itibaren iki yıllık bir süre içerisinde kullanabilir. Bu süre konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda beş yıldır. Ancak ayıp satıcının ağır kusuru veya hilesi ile gizlenmişse bu süreler söz konusu olmaz. Örneğin; satıcı ayıbı bilmesine rağmen tüketiciyi bilgilendirmeksizin ve gizleyerek malı satmışsa bu süreler söz konusu olmaksızın tüketici haklarını kullanabilir. Ayıplı hizmetlere karşı da tüketicinin sahip olduğu haklar aynı esaslara tabidir.(ayrıntılı bilgi için bkz: 6502 sayılı kanun madde 13, 14, 15, 16)
D.Kanunda Düzenlenen Tüketici Sözleşmelerine İstinaden Genel İtibariyle Tüketiciye Tanınan Haklar
Kanunun uygulama alanı tüketicinin satıcı-sağlayıcı ile yapmış olduğu her türlü işlem ve tüketiciye yönelik her türlü uygulamadır. Buna bağlı olarak tüketicinin yapmış olduğu her türlü sözleşme ve maruz kaldığı her türlü uygulama kanun kapsamındadır. Ancak bazı tüketici sözleşmeleri tüketiciler bakımından özel bir koruma gerektirdiğinden kanunda özel olarak düzenlenmiştir. Kanunda bölümlere isimlerini veren tüketici sözleşmeleri; satıcı-sağlayıcının bir malın teslimi veya hizmetin ifasını üstlendiği tüketicinin de bedeli kısım kısım ödediği "taksitle satış sözleşmeleri", kredi verenin faiz veya belli menfaatler karşılığında ödemenin ertelenmesini veya kredi vermeyi taahhüt ettiği "tüketici kredileri sözleşmeleri", tüketiciye konut edindirilmesi amacıyla kredi kullandırılması, konutun finansal kiralama sözleşmesiyle kiraya verilmesi veya sahibi oldukları taşınmazı teminat altına alarak kredi kullandırılmasına yönelik "konut finansmanı sözleşmesi", tüketicinin konut amaçlı taşınmazın bedelini peşin veya taksitle ödemeyi, satıcının da bedelin kısmen veya tamamen ödenmesiyle konutu devir veya teslim etmeyi üstlendiği "ön ödemeli konut satışı sözleşmesi" dir. Bununla beraber diğer tüketici sözleşmeleri bölüm başlığı altında mesafeli sözleşmeler, abonelik sözleşmeleri gibi diğer birtakım tüketici sözleşmeleri düzenlenmiştir. Bu yazıda her bir tüketici sözleşmesi için kanunun tanıdığı haklara teker teker değinilmeyecek olmakla beraber bütün bu sözleşmelere ilişkin hükümlerde nispeten ortak ve önemli olan haklar üzerinde durulacaktır. Nihayet bu hakların en önemlilerinden biri "cayma hakkıdır". Sözleşme kurulduktan sonra tüketici sözleşme ile bağlı olsa da her bir sözleşme için kanunda ayrı ayrı belirlenen süreler içinde hiçbir sebep göstermeksizin ve hiçbir cezai şart ödemeksizin cayma hakkını kullanarak sözleşme ile bağlılıktan kurtulabilir. Bu süre taksitle satış sözleşmelerinde "7" gün; tüketici kredisi, ön ödemeli konut satışı, mesafeli, iş yeri dışında kurulan, finansal hizmetlere ilişkin mesafeli, devre tatil ve uzun süreli tatil hizmeti sözleşmelerinde "14" gündür. Tüketicinin cayma hakkını kullanması üzerine taksitle satış sözleşmelerinde olağan bir gözden geçirmenin gerektirdiği ölçünün üzerinde bir kullanım olmadıkça; tüketici kredisi sözleşmelerinde anaparanın geri ödendiği tarihe kadar tahakkuk eden faiz, bir kamu kurum ya da kuruluşuna veya üçüncü kişilere karşı yapılan masraflar dışında hiçbir ücret ve masraf talep edilemeyecektir. Uygulamada sık karşılaşılan ve tüketici açısından çeşitli olumsuzluklar yaratan bir husus da tüketicinin sözleşme bedelini taksitler halinde ödediği sözleşmelerde tüketicinin taksitlerini ödemekte gecikmesi üzerine veya ödememesi üzerine satıcı-sağlayıcının bu hallerde bedelin tamamını talep edebileceğine ilişkin sözleşme şartlarıdır. Tüketiciler için güçlük oluşturan bu duruma karşı her bir sözleşme için kanun tüketicinin bedelin tamamını talep edebilmesini belli şartlara bağlamıştır. Tüketicinin sözleşme bedelini taksitle ödediği sözleşmelerde tüketicinin taksitleri ödememesi veya ödemekte gecikmesi üzerine satıcı-sağlayıcının bedelin tamamını talep edebileceğine ilişkin bir sözleşme şartı olsa da kanuna göre bedelin tamamının talep edilebilmesi için; satıcı-sağlayıcının bütün edimlerini yerine getirmiş olması, tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödememesi ve satıcı-sağlayıcının tüketiciye en az otuz günlük süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir. Yine tüketicilerin sözleşme bedelini kısım kısım ödediği sözleşmelerde tüketicinin borcunu tamamen ödemesi veya vadesi gelmemiş bir veya birden çok taksidi ödemesi halinde ödenen miktara göre satıcı-sağlayıcı tüm faiz ve diğer maliyet unsurlarına ilişkin indirim yapmakla yükümlüdür.
D.Kanunda Tüketicilere Tanınan Diğer Birtakım Haklar
Bu kısımda günlük hayatta tüketicilerin karşılaşabileceği bazı problemlere karşı sahip olduğu haklara değinilecektir. Etiket, tarife, fiyat listesi ile kasa fiyatı arasında farklılık olması halinde tüketici lehine olan fiyat uygulanacaktır. Örneğin; bir süpermarketin girişinde asılı olan fiyat listesinde yer alan bir ürüne dair kasada daha yüksek bir bedel istenmesi üzerine tüketici fiyat listesinde belirtilen fiyattan ürünü satın alacaktır. Kanunda garanti belgesi ile satılan ürünlere ilişkin tüketicinin haklarını koruyucu hükümlere de yer verilmiştir. Şayet tüketici garanti belgesi ile satılan bir malın ayıplı çıkması halinde kendisine tanınan ücretsiz onarım hakkını kullanmasına karşın garanti süresi içinde malın tekrar arızalanması, malın tamiri için gereken sürenin aşılması veya tamirinin mümkün oladığının tespit edilmesi üzerine tüketici kendisine tanınan diğer hakları da kullanabilecektir. Garanti belgesi ile satılan mallarda azami onarım süresi otuz iş günüdür. Eski kanun döneminde çıkarılan ve yeni kanunla beraber değiştirilecek olan Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik'e göre malın arızasının on iş günü içerisinde giderilememesi durumunda tüketiciye benzer özelliklere sahip bir mal verilmesi zorunludur.
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"6502 Sayılı Yeni Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un Genel İtibariyle Tüketiciye Tanıdığı Haklar" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Ali Suphi Kurşun'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
07-02-2014 - 18:30
(2018 gün önce)
Makaleyi Düzeltin
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Henüz hiç değerlendirilmedi.
Okuyucu
5792
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 2 gün 15 saat 29 dakika 57 saniye önce.
* Ortalama Günde 2,87 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 15278, Kelime Sayısı : 1950, Boyut : 14,92 Kb.
* 1 kez yazdırıldı.
* 1 kez indirildi.
* Henüz yazarla iletişime geçen okuyucu yok.
* Makale No : 1744
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
Forumumuzdaki İlgili Mesajlar
Erken Bitirme, Üstten Ders Alma Hakkında.
Meliha - 01-07-2018 - 08:26
Yeni Hukuk Fakültesi Öğrencilerine Tavsiyeler
sametcanaslan - 09-03-2018 - 23:39
Hukuk Eğitiminde Üniversitenin Önemi ?
Femida - 28-09-2017 - 20:14
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,02529097 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.