Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Kişiler Hukuku

Yazan : Savaş Nurullah Kıylık [Yazarla İletişim]
stajyer avukat

Konu: KİŞİLER HUKUKU
Hazırlayan ve sunan: Stj. Av. Savaş Nurullah Kıylık


Kişiler hukuku
Kişilik: çocuğun sağ olarak tamamiyle doğduğu anda başlar.her doğumu nüfus memuruna bildirmek gerekir.çocuğu tam ve sağ olduğunu ispat yükü bunu iddia eden üzerindedir.

Cenin: henüz doğmamış çocuktur.kanun cenini tam ve sağ olarak kabul etmektedir.özellikle mk.582 mirasçılık mk. 182 velayet

Ölüm: hayatı sona ermesidir.bu andan itibaren kişilikte sona erer.buna bağlı olarak; kişinin sahip olduğu kişi varlığı hakları son bulur, malvarlığı haklarıda mirasçılara geçer.bir kimsenin öldüğü sonucuna ancak cesedin bulunması ve cesedin ona aitliğinin belirlenmesiyle varılır.

Ölüm karinesi: mk.31 “bir kimse ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektirecek durumlar içinde kaybolursa , cesedi bulunmamış olsa bile gerçekten ölmüş sayılır.

Gaiplik: mk 32. “bir kimse ölümüne kesin gözle bakılacak durumda olmamakla beraber ölüm tehlikesi içinde kaybolmuşsa veya kendisinden uzun süredir haber alınamıyorsa ve böyle bir kimsenin ölümü kuvvetle muhtemel ise hakları bu ölüme bağlı olanlar mahkeme başvurusuyla bu kişinin gaipliğine karar verebilir.
Ölüm tehlikesi içinde kaybolma halinde gaiplik kararı istenebilmesi için tehlike anından itibaren 1 yıl geçmiş olmalıdır.uzun zaman haber alınamama halinde, gaiplik kararı son haberin üstünden son haberin üstünden 5 yıl geçmelidir.
Yetkili mahkeme gaibin son yerleşim yeri mahkemesidir, görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Mahkeme ilan verir, ilan süresi içinde gaibin hayatta olduğu veya ölmüş olduğu hususunda bir bilgi veren çıkmazsa hakim gaiplik kararını verir.


Hak ehliyeti:
Mk.8. “ her insanın hak ehliyeti vardır.”
Hak ehliyetini sınırlayan başlıca hükümler: yaş, cinsiyet, evlilik yabancılık, temyiz kudretina sahip olmama, akıl hastalığı, haysiyetsiz hayat ve mahkumiyet, yabancı hukukun uygulanması


Fiil ehliyeti:
Mk.9’a göre kendi fiili ile hak kazanabilme ve yükümlülük altına girebilme ehliyetidir.
Tam ehliyetli için aranan şartlar:mk.10. “ ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır.”
* ayırt etme gücü (temyiz kudreti):mk.13. “ yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı , akıl zayıflığı sarhoşluk ya da benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinde yoksun olmamadır.”
*ergin olmak: ergin kanunu öngördüğü erginlik yaşına erişmiş veya kanunun öngördüğü başka bir yolla ergin durumuna getirilmiş kimselerdir .
Mahkeme kararıyla ergin kılınma:
-15 yaşını tamamlanmış olması
-küçüğün isteğinin bulunması
-küçük velayet altındaysa velisinin, vesayet altındaysa vasisinin imzası alınmalı
-erginlik kararının küçüğün menfaatine uygun olması


Kısıtlama sebepleri:
-akıl hasatalığı ve akıl zayıflığı
-savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşam tarzı, kötü yönetim
-1 yıl veya daha uzun süreli hapis cezasına mahkumiyet
-ilgilinin talebi



Tam ehliyetliler:
Ayırt etme gücüne sahip ve ergin olupta kısıtlanmamış kişilerdir.kendi fiilleriyle hak kazanabilirler.verdikleri her türlü zararlardan sorumludurlar.


Tam ehliyetsizler:
Mk.15’de kural olarak “kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı olmak üzere, atırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz”
Miras hakkının kazanılması, vekaletsiz işgörmeden doğan sonuçlar, sebepsiz zenginleşmeden doğan sorumluluklar tam ehliyetsizler için de geçerlidir.
Tam ehliyetsizlerin yaptığı işlemler başlangıçtan itibaren kendiliğinden kesin hükümsüzdür.herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir.dava açmaya, irade beyanına gerek yoktur.hakim mahkemede bunu re’sen nazara almak zorundadır.

Kesin hükümsüzlük kuralının istisnaları:
-iradeden bağımsız olarak doğan hukuki sonçlar (örn:birleşme, karışma)
-ayırt etme gücünden yoksun olan kişinin yaptığı evlilik
-ayırt etme gücüne sahip olmayan kimsenin ölüme bağlı tasarrufları
-hükümsüzlüğü ileri sürmenin hakkın kötüye kullanılmasını oluşturması

Tam ehliyetsiz adına hukuki işlemi yasal temsilcisi yapar, yasal temsilci ehliyetsizin malvarlığı haklarını onun adına kullanabilir, fakat bağışlama yapamaz, vakfedemez, onun adına kefil olamaz.
Tam ehliyetsizler genel olarak haksız fiillerinden sorumlu değildir.bk.54 “kusura dayanan sorumluluk hallerinde dahi hakkaniyet gerektiriyorsa, ayırt etme gücüne sahip olmayan kimseyi hukuka aykırı fiille verdiği zararı tamamen yahut kısmen mahkum edebilme imkanı tanımamaktadır.
Bir kimse ayırt etme gücünü geçici olarak kaybetmiş ve bu halde iken bir zarar ika etmiş ise bu halde kendi kusuru olmadan kaybettiğini ispat etmedikçe zararı tazminle yükümlüdür.



Sınırlı ehliyetsizler:
Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve ayırt etme gücüne sahip kısıtlılardır.mk.16’ya göre: “sınırlı ehliyetsizler yasal temsilcinin rızası olmadıkça kendi işlemleri ile borç altına giremezler, karşılıksız kazandırmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekli değildir.haksız fiillerinden sorumludurlar.”
İstisnaları da bulunmakla beraber kural olarak küçüğe veli, kısıtlıya vasi atanır.
İzin alınmadan yapılan işlemin hüküm ifade edebilmesi için yasal temsilci icazet vermelidir, icazet verilinceye kadar işlem askıda hükümsüzdür ve hakim bunu re’sen nazara alır.yasal temsilci icazet vermeyeceğini beyan eder veya tanınan sürede onay vermezse, işlem kesin olarak hükümsüzleşir.
-mk.452 “sınırlı ehliyetli kendini tam ehliyetli gibi göstererek işlem yapmışsa, karşı tarafın olumsuz zararlarını tazmine mecburdur.
-mk.410 “kısıtlama kararının ilanından önce aırt etme gücüne sahip kısıtlı ile işlem yapan iyiniyetli tarafa karşı kısıtlama kararı ileri sürülemez, işlem geçerlidir.



Sınırlı ehliyetliler:
Kendilerine yasal danışman atanmış kimselerdir.bu yasal danışman yasal temsilci olmadığından işlemleri tek başına yapamaz, yasal danışman sadece muvafakat bildirilir.mk.429.’da sınırlı ehliyetlilerin, yasal danışmanın görüşünü alması gerektiği işlemler:
- dava açma, sulh olma
- taşınmazların alım-satımı ve taşınmaz üğzerinde başka bir ayni hak kullanılması
- kıymetli evrakın alımı, satımı, rehnedilmesi
- olağan yönetim dışında kalan yapı işleri
- ödünç verme ve alma
- ana parayı alma
- bağışlama
- kambiyo taahhütü altına girme
- kefil olma


Ad değiştirme:
nüfus kanunu46/3 “ ad ve soyadının değiştirilmesi, din değiştirme suretiyle de olsa mahkeme kararıyla yapılır.” Dava ilgilinin oturduğu yer asliye hukuk mahkemesinde açılır. Dava c.savcısı , nüfus baş memuru huzuruyla görüşülür ve karara bağlanır.
Bir kişinin adının değişmesi yüzünden bir başka kişi zarara uğrarsa, bu kimse değişikliği kararına dava yoluyla itiraz ederek değiştirme kararının kaldırılmasını isteyebilir..itiraz ad değişikliğine karar veren mahkemeye yapılacaktır.

Kişisel durum sicilleri tutulması:
-doğum kütüğü
-ölüm kütüğü
-evlenme kütüğü
-boşanma kütüğü
-kayıt ve yaş düzeltmeleri kütüğü
-diğer kişisel durum değişiklikleri kütüğü
-aile kütüğü


Kişilik hakları:
Mutlak haklardır, herkese karşı ileri sürülebilir.kişilik hakları şahıs varlığı hakları olduğundan hiçbir şekilde maddi değere sahip olamazlar, ancak saldırılardan dolayı maddi zarar doğabilir.devredilemez, vazgeçilemez, kural olarak mirasçılara da geçmez.kişilik hakları zamanaşımına uğramazlar ve hak düşürücü süre içermezler.

Kişilik hakkının konusu olan değerler:
-ad
-hayat, sağlık ve vücut tamlığı
-cinsel faaliyete ilişkin müdahaleler
-faaliyet özgürlüğü
-haysiyet ve şeref
-resim ve ses
-kişinin sırları
-özel hayat

Mk.23.”kimse hak vve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez.kimse özgürlüklerinden vazgeçemez veya onları hukuka ya da ahlaka aykırı sınırlayamaz.”

Mk.24. “hukuka aykırı olarak kişilik hakkına tecavüz edilen kişi, hakimden saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir.

Kişilik haklarına saldırı yapılan kişiye tanınan davalar:
- saldırıya son verilmesi davası
- saldırı tehlikesinin önlenmesi davası
- saldırının hukuka aykırılığının tespiti davası
- maddi tazminat davası
- manevi tazminat davası
- saldırıdan elde edilen kazancın verilmesi davası



TÜZEL KİŞİLER:
ortak bir amacın sürekli olarak devamını sağlamak için oluşan, bir örgütlenmeye sahip kişi veya mal topluluklarına birleşen kişilerden veya malı tahsis eden kişiden ayrı bir bağımsız kişiliğe denir.
Çeşitleri:
-kamu hukuku tüzel kişileri
-kamu iktisadi teşebbüsleri
-özel hukuk tüzel kişileri

Mk.49. “tüzel kişiler kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla fiil ehliyeti kazanırlar.”
Tüzek kişiler 3 şekilde sona ererler:
- kanunda belirtilen belirli sebeplerin gerçekleşmesiyle kendiliğinden sona erme
- kendi kendini feshederek sona erme
- mahkeme kararıyla sona erme

tasfiye: sona eren tüzel kişiliğin bütün ilişkilerini kesmektir.halen süren hukuki işlemler sonuçlandırılacak, borçlar ödenecek, ödenecek alacaklar tahsis edilecektir.sona erme sebebi gerçekleşen tüzel kişi, tasfiyenin sona ermesine kadar tüzel kişiliğini korur.

Tahsis: tüzel kişilğin tasfiyesi sonunda ortaya çıkan malvarlığı değerinin kime tahsis edileceği;
- tüzel kişi kanun gereği kendiliğinden sona ermiş veya kendi kendini feshetmişse: özel bir kanun hükmü varsa ona göre yoksa tahsise ilişkin olarak tüzük veya vakıf senedine göre yapılır.
- Tüzel kişi amacı kanuna veya adaba, ahlaka aykırı olduğu için mahkeme kararıyla sona erdirilmişse artık tahsis hususunda kendi iradesi göz önünde bulundurulmadan kalan malvarlığı değerleriyle ilgili kamu hukuku tüzel kişilerine tahsis edilir..


DERNEKLER
Anayasaya göre herkes önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hakkına sahiptir.
Dernek kurma hürriyeti ancak milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakla sınırlanabilir.
Mk.56’ ya göre dernek: kazanç paylaşma dışında kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere enaz 7 gerçek veya tüzel kişinin bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek üzere oluşturdukları tüzek kişiliğe sahip kişi topluluklarıdır.
Mk 56-100 maddelerinde düzenlenmiştir.
Dernekler alelade ve kamuya yaralı dernekler olarak ikiye ayrılır.
Bir derneğin kamuya yararlı dernek olarak sayılması için:
• Derneğin en az bir yıldan beri faaliyette bulunması
• Derneğin amacı ve bu amaçla yaptığı faaliyetlerin ülke çapında yararlı sonuçlar verecek nitelikte ve ölçüde olması
• İlgili dernek kurulunun kararı üzerine yapılacak başvuru
• İlgili bakanlıkların ve maliye bakanlığının görüşü alınarak içişleri bakanlığı önerisi üzerine bakanlar kurulu kararı
Federasyon: mk.96’ya göre ; kuruluş amaçları aynı olan en az 5 derneğin amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelerek oluşturdukları birliktir.
Konfederasyon: mk.97’ ye göre; kuruluş amaçları aynı olan en az 3 federasyonun amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelerek oluşturdukları birliklerdir.

Bir derneğe üye olmak, üyenin kanunda ve dernek tüzüğünde belirtilmiş olan bazı haklardan yararlanmasını sağlar, bu haklar üyeliğe bağlı haklar olup devredilemez, mirasçıya intikal etmez.
Üye hakları:
- katılma haklarıy hakkı, genel kurulu toplantıya çağırma hakkı, genel kurul toplantısında gündemde ek madde koydurma hakkı
- yararlanma hakları
- koruma hakları: derneğin amacını koruma hakkı, şikayet hakkı, istifa hakkı, itiaz hakkı
üye yükümlükleri:
- sadakat yükümlülüğü
- ödenti (aidat) ödeme yükümlülüğü
- derneğin amacına uygun davranma ve derneğin amacını koruma yükümlülüğü
mk.59. kuruluş bildirisi ve eklerin idareye verilmesiyle dernek tüzel kişilik kazanır.
Mk.60. derneğin kuruluş bildirisi üzerine bildiri, birlikte verilen ekleri ve tüzük idarece incelenmeye tabi tutulur. Bu incelemede doğruluk, yasak amaç, kanuna aykırılık ve noksanlık yüzünden yapılır.incelemeyi en büyük mülki amir 60 gün içinde yapar.yazılı bildirimi izleyen 6 ay içinde derneğin ilk genel kurul toplantısı yapılması emredilmiştir ilk genel kurul toplantısında derneğin organları seçilir.

Genel kurul:derneğe kayıtlı üyelerden oluşan, derneğin en üst düzeydeki organıdır, kanun gereği var olan ve seçimi gerekmeyen bir organdır.genel kurulun dernek tüzüğünde belirlenen zamanlarda yaptığı toplantıya olağan genel kurul toplantısı adı verilir. Olağanüstü genel kurul toplantısı, yönetim kurulu ve denetleme kurulunun gerekli gördüğü hallerde yahut dernek üyelerinden 1/5’inin yazılı isteğiyle yapılan genel kurul toplantısıdır.
Genel kurul toplantısının yapılabilmesi için tüzüğe göre genel kurula katılma hakkı olan üyelerin ½’sinden 1 fazlasının hazır olması gerekir.

Yönetim kurulu: genel kurul tarafından seçilir.en az 5 asıl ve 5 yedek üyeden oluşur.yönetim kuruluna üye olarak sadece dernek üyeleri değil dışarıdan kimseler de seçilebilir.

Denetim kurulu

Derneğin sona ermesi:
- derneğin kendi kendini feshetmesi
- derneğin kendiliğinden sona ermesi
1. derneğin aciz haline düşmesi
2. yönetim kurulunun tüzüğe göre seçilmesine imkan kalmaması
3. genel kurulun toplanması için gerekli yeter sayının bulunmaması yüzünden olağan genel kurul toplantısının üst üste 2 defa toplanamaması
4. derneğin amacının gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkansızlaşması veya şartların kaybolması
5. ilk genel kurul yapılamaması ve zorunlu organların kurulamaması
6. sürenin dolması
- derneğin mahkeme kararı ile sona ermesi
1. derneğin amacının kanuna veya ahlaka aykırı hale gelmesi
2. kuruluştaki kanuna aykırılık ve eksikliklerin giderilmemesi
3. suç sebebiyle derneğin kapatılması

VAKIFLAR:

Mk.101. “ gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülenmeleriyle oluşan tüzelkişiliğe sahip mal topluluklarıdır.”
Çeşitleri: alelade vakıflar, kamuya yararlı vakıflar, çalıştırılanlara ve işçilere yardım vakıfları, aile vakıfları
Vakfı kuracak olan, bu vakfın daha kendisi sağken vücuda gelmesini istiyorsa iradesini resmi bir senetle açıklaması gerekir.vakfın ölümden sonra meydana gelmesini istiyorsa vasiyetname yapmalıdır.tahsisi yapanın bu işlemi yapmaya ehliyetli olması gerekir
Mk.102. “ vakıf kurma iradesi, resmi senetle veya ölüme bağlı tasarrufla açıklanır ve vakfedenin yerleşim yeri asliye mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır.”
Vakıflar genel müdürlüğünün müfettişlerince, her vakıf en az 2 yılda bir denetlenir.

Vakfın sona ermesi:
- vakfın kendiliğinden sona ermesi (vakfın dağılmsı)
- vakfın mahkeme kararı ile sona ermesi (vakfın dağıtılması)
- alacaklıların veya saklı pay sahibi mirasçıların itirazı üzerine sona erme

vakıf sona erdikten sonra derneklere ilişkin hükümlerin aynına göre tasfiye, tahsis yapılır.vakıf tüzel kişilği nasıl sona ererse ersin vakfın mahkeme sicilindeki kaydı silineceği gibi, vakfın sona ermesi keyfiyeti merkezi sicile kaydedilir, ve vakıflar genel müdürlüğü tarafından resmi gazete ile ilan olunur.
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Kişiler Hukuku" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Savaş Nurullah Kıylık'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
06-11-2012 - 03:10
(534 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 20 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 19 okuyucu (95%) makaleyi yararlı bulurken, 1 okuyucu (5%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
9424
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 23 dakika 45 saniye önce.
* Ortalama Günde 17,65 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 15229, Kelime Sayısı : 2121, Boyut : 14,87 Kb.
* 17 kez yazdırıldı.
* 14 kez indirildi.
* 1 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 1533
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,06963706 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.