Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Nüfusu 2000’in Altına Düştüğü İçin Kapatılacak Belediyeler Sorunu, 6360 Sayılı Yasa Ve Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru , Dava Hakkı

Yazan : Hasan Ali Elibol [Yazarla İletişim]
AVUKAT

Makale Özeti
6360 sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun da Nüfusu 2000’in altına düşen belediyelerin kapatılması ile ilgili kısa bir değerlendirme

6360 sayılı yasanın geçici 2.maddesine göre 2011 yılı adrese dayalı nüfus sayım sonuçlarına göre nüfusu 2000’in altındaki ekli 28 sayılı listede adları yazılı belediyelerin tüzel kişiliklerinin ilk mahalli idareler genel seçiminden geçerli olmak üzere kaldırılarak köye dönüştürüleceği düzenlenmiştir. Ekli 28 sayılı listede kapatılacak belediyelerin listesi verilmiştir. Bu belediyelerin tüzel kişiliğini korumalarının tek yolu olarak Geçici 2.maddenin 5.fıkrasında belirtilen “bu kanunun yayınlandığı tarihe kadar 5393 sayılı Kanunun 8.maddesine uygun olarak birleşme ve katılma yoluyla nüfusunu 2000’in üzerine çıkaran belediyelerin tüzel kişilikleri korunur” şeklinde yol gösterilmiştir. Köye dönüşecek belediyeler, yasa yürürlüğe girmeden 5393 sayılı yasanın 8.maddesine göre 5.000 metreden uzak olmayan bir başka beldeyle veya köyle birleşerek nüfusunu 2000’in üzerine çıkartırlarsa belediyelikleri devam edecektir. Eğer bu işlemleri yasa yürürlüğe girmeden tamamlanmamış ancak sonradan tamamlanmış ise kanaatimce bu belediyelerin de tüzel kişilikleri devam edebilecektir.
2008 tarihinde çıkartılan 5747 sayılı yasa ile nüfusu 2000’in altına düşen belediyeler kapatılacaktı ancak Anayasa Mahkemesi bu belediyelerden dava açanları, katılma yolu ile nüfusu 2000 üzerine çıkanları ve turizm bölgesi ilan edilmiş yerler yönünden yasayı iptal etmiştir.
5747 sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, 22/03/2008 tarih ve 26824 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti. 5747 sayılı yasanın geçici 1.maddesine ekli (44) sayılı listede adları yazılı belediyelerin tüzel kişilikleri, ilk genel mahalli idareler seçiminden geçerli olmak üzere kaldırılarak köye dönüştürülmüştü. Nüfusu 2000’in altında olduğu gerekçesiyle köye dönüştürülen bu belediyeler için 5747 sayılı yasanın geçici 1.maddesinin 4.fıkrasına göre bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde 5393 sayılı Belediye Kanununun 8 inci maddesindeki usule bağlı olmaksızın, belediye meclisinin kararı ile bağlı olduğu il veya ilçe belediyesine mahalle olarak katılma talebinde bulunabilme imkanı tanınmıştı. 6360 sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun da 2008 yılında Anayasa mahkemesinin iptal ettiği 5747 sayılı yasayla benzerlik göstermektedir. Anayasa Mahkemesinin önceki iptal gerekçeleri dikkate alınmadığı için bu Kanunun Anayasa Mahkemesine götürüldüğünde bazı maddeleri yönünden iptali söz konusu olabilir.
Aslında 03.07.2005 tarihinde kabul edilen 5393 sayılı Belediye Kanununda; yeni belediye kurulması için nüfusun en az 5.000 olması şart koşulmuş ve nüfusu 2.000’in altına düşen belediyelerin, köye dönüştürülmesi öngörülmüştür.5393 sayılı yasanın 11.maddesinde: “…Nüfusu 2.000'in altına düşen belediyeler, Danıştay’ın görüşü alınarak, İçişleri Bakanlığının önerisi üzerine müşterek kararname ile köye dönüştürülür…” hükmü varken, adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre nüfusu 2000’in altına düşen beldelerin köye dönüştürülmesini öngören 6360 sayılı Kanundaki bu düzenlemenin amacının idari yargı yolunu kapatarak bu belediyelikleri ortadan kaldırmak olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Nüfusu 2000’in altına düşen belediyelerin nasıl kapanacağı Belediye Kanununda düzenlenmişken aynı konuda idari yargı yolu kapatılarak yasa çıkartılması Hukuk Devletine yakışmayacak bir yöntemdir.
22.3.2008 tarihinde aynı nitelikteki 5747 sayılı yasa yürürlüğe konulmuştu. 5393 sayılı yasanın uygulanması beklenmeden ve bu yasada belirtilen usuller uygulanmadan aynı amaca yönelik, daha çabuk uygulanacak 5747 sayılı yasa çıkarılmış olması ve Anayasa Mahkemesinin bu kanunun ilgili maddelerini iptal etmesi bir çok hukuki sorunu da beraberinde getirmişti.
Anayasa Mahkemesinin 5747 sayılı Kanunun iptali istemiyle açılan davada vermiş olduğu 2008/34Esas, 2008/153 Karar sayılı Kararı 6.12.2008 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Bu Kararında Anayasa Mahkemesi, 5747 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasının;
Yasa’ya ekli 44 sayılı listede gösterilen belediyelerden,
1-Türkiye İstatistik Kurumu tarafından gerçekleştirilen adrese dayalı nüfus sayımı sonuçlarına yasal süresi içinde iptal davası açanlar,
2-Yasa’nın yürürlüğe girdiği 22.3.2008 tarihinden önce 5393 sayılı Yasa’nın 8. maddesi uyarınca yapılan katılma işlemi ile nüfusu 2000’in üzerine çıkanlar,
3- “Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın önerisi ve Bakanlar Kurulu kararı ile ilan edilmiş turizm bölge, alan ve merkezleri ve kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri” kapsamında kalanlar ile “Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’nca saptanan 2008 yılı turizm öncelikli yöreler “ listesinde yer alanlar, yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline Karar vermiştir.
Aslında nüfusu 2000 altına düşen belediyelerin kapatılması gerektiğine dair 5393 sayılı Belediyeler Yasasında zaten bir kural vardır 11/2. Madde şu şekildedir:

“ Nüfusu 2.000'in altına düşen belediyeler, Danıştayın görüşü alınarak, İçişleri Bakanlığının önerisi üzerine müşterek kararname ile köye dönüştürülür. Tüzel kişiliği kaldırılan belediyenin tasfiyesi il özel idaresi tarafından yapılır. Bu belediyenin taşınır ve taşınmaz malları ile hak, alacak ve borçları ilgili köy tüzel kişiliğine intikal eder. İntikal eden borçların karşılanamayan kısımları il özel idaresi tarafından üstlenilir ve vali tarafından İller Bankasına bildirilir. İller Bankası bu miktarı, takip eden ayın genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamının belediyelere ayrılan kısmından keserek ilgili il özel idaresi hesabına aktarır.”,
5393 sayılı Belediyeler Yasasının bu maddesine göre nüfusu 2000 altına düşen belediyelerin kapatılması Danıştay’ın görüşü alınarak içişleri Bakanlığının önerisi üzerine müşterek kararname ile köye dönüştürülür. Ancak bu şekilde yapılacak işlem idari bir işlem olduğu için idari yargının denetimine tabii olacaktır. Dolayısıyla bu idari işleme karşı dava açma hakkı doğacaktır.
Anayasa Mahkemesi iptal kararında Türkiye İstatistik Kurumu tarafından gerçekleştirilen adrese dayalı nüfus sayımı sonuçlarına yasal süresi içinde iptal davası açanların belediye tüzel kişiliğinin devam edeceğine karar vermişti. Türkiye İstatistik Kurumuna karşı nüfusun 2000’in üzerinde olduğu gerekçesi ile iptal davası açan belediyelerin bu davalarının nihai sonucunun beklenmesi gerekmekteydi. Ancak devam eden yıllarda nüfusları yine 2000’in altında kaldığı açıklanan belediyelerin yürürlükte olan 5393 sayılı Belediyeler Yasasının yukarıda alıntı yaptığımız 11.maddesi gereği müşterek kararname ile köye dönüştürülebileceği açıktır.
Anayasa Mahkemesi, iptal kararında 5747 sayılı yasaya göre köye dönüştürülen beldelerden “Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın önerisi ve Bakanlar Kurulu kararı ile ilan edilmiş turizm bölge, alan ve merkezleri ve kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri” kapsamında kalanlar ile “Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’nca saptanan 2008 yılı turizm öncelikli yöreler “ listesinde yer alanlar, yönünden yasanın ilgili hükümlerinin Anayasa’ya aykırı olduğuna Karar vermişti. Ancak 6360 sayılı Kanunda nüfusu 2000’in altına düştüğü için kapatılacak belediyelerin içinde Anayasa Mahkemesinin öngördüğü turizm yöresi olma istisnası mevcut değildir. Bu yönüyle bile Anayasa Mahkemesince tekrar bu yasanın iptali söz konusu olabilecektir.Ayrıca yine daha önceki iptal nedenlerinden biri olan Türkiye İstatistik Kurumu tarafından gerçekleştirilen adrese dayalı nüfus sayımı sonuçlarına yasal süresi içinde iptal davası açanların davasının kesinleşmesinin beklenilmesi gerekirdi.
Anayasa Mahkemesi daha önce çıkartılan 5747 sayılı yasanın iptal kararının gerekçesinde şu şekilde ifadeye yer vermiştir. “Dava dilekçesinde, nüfusu 2000’in altına düşen belediyelerin, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda öngörülen idari yönteme uyulmayarak Yasa’yla köye dönüştürülmeleri nedeniyle, söz konusu belediyeler ile buralarda yaşayan yurttaşların bu konuya ilişkin dava haklarının ellerinden alındığı, bunun da Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, bir yasa kuralı, bir başka yasa kuralına göre ve onun varlığı ya da yokluğu gözetilerek değil, ancak ilgili Anayasa kuralına göre değerlendirilerek denetleneceğinden ve yasa koymak, değiştirmek, yasayı yürürlükten kaldırmak ve yerindeliği takdir etmek tümüyle yasa koyucunun yetkisi içinde olduğundan, yasalar arasında uyum ve uygunluk yasa koyucu tarafından gözetilmesi gereken hususlardır.”
İdari dava yolu kapatılarak önceki 5747 sayılı yasa gibi 6360 sayılı yasada daha önce Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri dikkate alınması gerekliydi. Bu nedenlerle 6360 sayılı yasanın bazı hükümleri Anayasa Mahkemesince iptal edilebilir. Anayasa Mahkemesine siyasi partilerin dava açma hakkı olduğu kadar Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı getirildiği için kapanan belde belediyelerde ikamet eden kişiler için kanaatimce Anayasa Mahkemesine başvurma hakkı doğabilecektir. Anayasa Mahkemesi aynı zamanda Avrupa İnsan hakları Sözleşmesi kapsamında temel hak ve özgürlükler yönünden bireysel başvuru makamı olmuştur. Düzenleyici işlemlere karşı doğrudan başvuru yapılamaz ancak hak ihlallerine yol açması halinde bireysel başvuru yapılabileceği kabul edilmiştir.
Danıştay 8.dairesince 19.12.2008 gününde verilen 2008/4826Esas ve 2008/8384Karar sayılı Kararda “Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararındaki iptal hükmü gerekçesiyle yeni bir hukuki durum ortaya çıktığından Anayasa Mahkemesinin gerekçeli Kararının resmi gazetede yayımı tarihinden itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama usulü Yasasında belirtilen esas ve usuller çerçevesinde açılacak davaları da süresinde kabul etmek Anayasada belirtilen hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir.” denilerek Türkiye İstatistik Kurumu tarafından gerçekleştirilen adrese dayalı nüfus sayım sonuçlarına iptal davası açmak için yasal sürenin Anayasa Mahkemesinin gerekçeli Kararının yayınlandığı 06.12.2008 tarihinde başlaması gerektiğine karar vermişti.6360 sayılı yasa da aynı şekilde Anayasa Mahkemesine götürüldüğünde acaba en son sayıma karşı dava açanlar da yine istisna tutulacak mıdır? bunlar tartışılması gereken sorunlar olarak karşımıza çıkacaktır. Ancak sonuç olarak nüfusu 2000 altına düşen bu nedenle kapatılacak belediyelerden hizmet alan vatandaşlar için Uluslararası sözleşmeler ve Anayasa da belirtilen hakları ve kazanılmış hakları olduğu için dava yolu kabul edilmelidir.
Hukuk devletinde kazanılmış haklara saygı gösterilmesi bir zorunluluktur yükümlülüktür. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasanın 2 nci maddesinde açıklanan "Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir." hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi hukuksal güvenceyi de ortadan kaldırır. Öte yandan getirilen düzenleme Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartına, yerinden yönetim ilkesine aykırılık teşkil edecektir. Sırf nüfusu 2000’in altına düştü diye belediyelerin kapatılması doğru değildir. Nüfusu 2000 olan belediye kalacak örneğin nüfusu 1999 ve daha geride olan belediyeler kapanacaktır.
Ancak Anayasa Mahkemesi 5747 sayılı yasanın iptal ettiği hükümlere ilişkin gerekçeli kararında belirtmiş olduğu istisnalar içine giren belediyeler dışındaki köye dönüştürülen belediyeler için yasa koyucunun takdiri olduğu görüşünü kabul etmişti. Bu görüşü şu şekilde ifade etmişti;
“…Önceki bölümlerde de değinildiği üzere, yasa koyucu, Anayasa'da öngörülen koşullara uymak kaydıyla, kamu hizmetinin gereklerini, kamu yararını ve Anayasanın 67. maddesindeki koşullar çerçevesinde yapılan seçimlerle oluşan yöre halkının beş yılla sınırlı iradesini gözetmek koşuluyla, ölçek sorununu dikkate alarak, daha etkin ve verimli bir kamusal hizmet sağlamak amacıyla, bir belediyenin ya da köyün tüzel kişiliğini kaldırabilir, belediyeyi köye, köyü belediyeye dönüştürebilir.
Bu nedenle, nüfusu 2000'inin altına düşen belediyelerin tüzelkişiliklerinin sona erdirilerek köye dönüştürülmelerinde, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda yer alan yönteme istisna getirilerek, olağan prosedür yerine liste halinde sayma suretiyle doğrudan yasa çıkarma yolunun benimsenmesi yasa koyucunun takdir yetkisi içinde kaldığından, bu durum Anayasa'nın 2. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin anılan belediyeler bakımından bu yönden reddi gerekir.”
Yukarıda Anayasa Mahkemesinin Belediyeleri kapatmanın meşru görülebileceği kriterleri şu şekilde vurgulamıştır: Anayasa’da öngörülen koşullara uymak, kamu hizmetinin ve kamu yararının gerektirmesi, yöre halkının seçimlerle oluşan iradesini gözetmek,daha etkin ve verimli bir kamusal hizmet sağlamak

2011 YILI ADRESE DAYALI NÜFUS SAYIM SONUÇLARINA GÖRE NÜFUSU 2.000’İN ALTINDA OLAN EKLİ(27)SAYILI LİSTEDEKİ ADLARI YAZILI BELEDİYELERİN TÜZEL KİŞİLİKLERİ SONA ERMEKTE


Herşeyden önce Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi gerçek anlamda bir nüfus sayımı değildir. 2011 yılında ilan edilen adrese dayalı nüfus sayım sonucu ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği 06.12.2012 tarihindeki adrese dayalı nüfus sayım sonucu aynı değildir. Kanunun yürürlüğe girdiği 06.12.2012 tarihinde yasayla kapatılan belediyelerin birçoğu 2000 sayısının üzerine çıkmıştır. Buna rağmen kapatılmış olması haksızlıktır. Geçmişe etkili bir yasa çıkarılmış olması yani 2011 sayım sonucunu baz alıp bir sene sonrasına 2012 Aralık ayında buna göre yasa yürürlüğe konması hukuken önemli bir sorun teşkil etmektedir.
Adrese dayalı nüfus kayıt sistemi dinamik bir sistemdir. Bu sisteme göre insan sayısı dikkate alarak kapatılan belediyelerde yaşayan insanların yerel yönetim hakkının elinden alınması doğru değildir. Hukuk devleti ilkesi aynı zamanda hukuki güvenliği,eşitliği barındırır. örneğin 1999 nüfusu olan bir beldenin bir kişi eksik olması nedeniyle belediye hakkının elinden alınması nasıl izah edilebilir. Bu nedenle belediyelerin kapatılmasında tek başına nüfus kriteri ile değerlendirmemek gerekir. Gelişmişlik düzeyi, turizm yönü, ekonomik ve sosyal durumu gibi faktörler dikkate alınması gerekirdi.

KAPATILAN BELEDİYELERİN DAVA AÇMA HAKKI
Yukarıdaki makalemizde belirttiğimiz gibi nüfusu 2000'in altına düştüğü için kapatılan belediyeler için 5393 sayılı Kanunda tanınan idari dava hakkı 6360 sayılı yasada tanınmamıştır.Mecliste siyasi parti gruplarının veya meclis üye tam sayısının en az beşte biri tarafından Anayasa Mahkemesine iptal davası açılabileceği gibi itiraz yolu ile bu yasanın uygulanacağı bir davada Anayasaya aykırılık iddiasıyla Mahkemeler Anayasa Mahkemesine başvurabilirler. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru konusunda yukarıda düşüncelerimizi paylaşmıştık. Anayasa Mahkemesi 6360 sayılı yasaya benzer olan 5747 sayılı yasanın iptal gerekçelerinde nüfus sayımına karşı dava açanlar yönünden de iptal kararı vermişti. 2011 sayım sonuçlarına karşı idari dava açan belediyeler yönünden de Anayasa Mahkemesi aynı şekilde bir Karar alabileceği düşünülebilir.
Av.Hasan Ali Elibol
hasanalielibol@gmail.com
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Nüfusu 2000’in Altına Düştüğü İçin Kapatılacak Belediyeler Sorunu, 6360 Sayılı Yasa Ve Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru , Dava Hakkı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Hasan Ali Elibol'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
07-10-2012 - 21:38
(709 gün önce)
Makaleyi Düzeltin
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 3 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 3 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
21223
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 13 saat 34 dakika 55 saniye önce.
* Ortalama Günde 29,93 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 15139, Kelime Sayısı : 2073, Boyut : 14,78 Kb.
* 3 kez yazdırıldı.
* 1 kez arkadaşa gönderildi.
* 18 kez indirildi.
* 7 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 1523
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,07141399 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.