Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Tck Madde 245

Yazan : Av.Salih Gülgeldi [Yazarla İletişim]

AV.SALİH GÜLGELDİ
 
İÇİNDEKİLER
SAYFA
I ) BANKA VEYA KREDİ KARTLARININ KÖTÜYE KULLANILMASI……….3
A ) GENEL BİLGİ………………………………………………………………………3
B ) KORUNAN HUKUKİ DEĞER…………………………………………………….4
C ) FAİL………………………………………………………………………………….5
D ) MAĞDUR……………………………………………………………………………5
E ) KONU………………………………………………………………………………..5
F ) SUÇUN UNSURLARI………………………………………………………………6
1 ) MADDİ UNSURLAR……………………………………………………………6
2 ) MANEVİ UNSURLAR………………………………………………………….8
G ) HUKUKA AYKIRILIK UNSURU………………………………………………..9
H ) SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ ŞEKİLLERİ………………………………………...9
1 ) TEŞEBBÜS……………………………………………………………………...9
2 ) İŞTİRAK………………………………………………………………………...9
3 ) İÇTİMA………………………………………………………………………...10
I ) ŞAHSİ CEZASIZLIK SEBEBİ……………………………………………….…...11
J ) ETKİN PİŞMANLIK………………………………………………………………11
K ) SORUŞTURMA USUL܅…………………………………………….………….12
II ) KAYNAKÇA……………………………………………………………………….13
 
BANKA VEYA KREDİ KARTLARININ KÖTÜYE KULLANILMASI

A ) GENEL BİLGİLER
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu Türk Ceza Kanununun 245. maddesinde düzenlenmiştir. 765 sayılı TCK’ da banka veya kredi kartlarıyla ilgili eylemleri açıkça düzenleyen bir madde bulunmamaktaydı. Ancak, bilişim suçları alanında 765 sayılı TCK zamanında en çok sıkıntı yaratan konulardan biri de banka veya kredi kartları ile gerçekleştirilen hukuka aykırı eylemlerdi.1 TCK’nın 245. maddesi, 765 sayılı TCK’nın 525/b.2 maddesindeki düzenlemenin karşılığıdır.2 TCK madde, 765 sayılı TCK madde 525b/2’de düzenlenen “bilişim sistemi aracılığıyla hukuka aykırı yarar elde edilmesi” suçunun, hukuka aykırı olarak ele geçirilen banka ve kredi kartlarının kullanılması suretiyle haksız yarar elde edilmesi eylemini kapsayıp kapsamadığı konusunda ortaya çıkan duraksamayı gidermek amacını gütmektedir.3
765 sayılı TCK’nın 525/b.2 maddesi; “bilgileri otomatik işleme tabi tutmuş bir sistemi kullanarak kendisi veya başkası lehine hukuka aykırı yarar sağlayan kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve iki milyon liradan yirmi milyon liraya kadar ağır para cezası verilir”,şeklinde düzenlenmişti. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 10.04.2001 tarihli bir kararında, bir başkasına ait kart ve şifreyi kullanarak bir bankanın iki farklı şubesindeki ATM makinesinden para çekip hukuka aykırı yarar sağlanması eylemini, 765 sayılı TCK’nın 525/b2 maddesi kapsamında değerlendirmiştir.
TCK’nın 245 .maddesi 29.06.2005 tarih ve 5377 sayılı kanunun 27.maddesi ve 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı kanunun 11. maddesi olmak üzere iki kere değişikliğe uğramıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunun ilk şeklinde 245.madde;
1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır, şeklinde düzenlenmekteydi.
5237 sayılı TCK’ da 245. maddenin son hali ise;
(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4)Birinci fıkrada yer alan suçun;
a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın,
c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,
Zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
(5) (Ek: 6/12/2006 – 5560/11 md.) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır, şeklinde düzenlenmektedir.

B ) KORUNAN HUKUKİ DEĞER
Bu suçla korunan hukuki değerin ne olduğu konusunda öğretide farklı düşünceler yer almaktadır. Ama ortak düşüncenin korunan hukuki değerin karma nitelikte olduğudur. Bir görüşe göre; bu suçla korunan hukuki değer, hırsızlık, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlarını içerdiği için malvarlığı ve kişilere duyulan güven; sahtecilik suçunu karşıladığı için kamuya duyulan güven ve itibardır.4 Bu görüş madde gerekçesine dayanarak korunan hukuki değeri tespit etmektedir. Bir başka görüş ise; her ne kadar bu suç bilişim alanında suçlar başlığı altında düzenlenmiş ise de; birinci derece de korunan hukuki değerin kartın sahibinin sahip olduğu malvarlığı değeridir. Bundan başka, ticari yaşamın ve bankacılık sistemine olan güvenin de korunduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.5

C ) FAİL

Bu suç açısında fail için bir özellik aranmamaktadır. Suçun faili herkes olabilir, sahte banka veya kredi kartlarını üreten kişi tarafından işlenebileceği gibi, üçüncü kişilerce de gerçekleştirebilir.

D ) MAĞDUR

Bu suçun mağduru herkes olabilir. Malvarlığında azalma meydana gelen gerçek kişiler mağdur olabilir. Kartı veren banka veya kredi kurumunu mağdur olarak kabul edebilir miyiz? Bu kurumların mağdur değil de, suçtan zarar gören olarak kabul edebiliriz. CMK’nın suçtan zarar görenlere tanıdığı haklardan yararlanırlar.

E ) KONU

TCK 245 madde başlığında belirttiği gibi suçun konusunu banka veya kredi kartları oluşturmaktadır. Banka ve kredi kartlarını açıklamak gerekirse;
Banka kartları; 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu madde 3-d’ ye göre; mevduat hesabı veya özel cari hesapların kullanımı dahil bankacılık hizmetlerinden yararlanmayı sağlayan karttır.
Kredi kartı ise; 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu madde 3’e göre; nakit kullanımı gerekmeksizin mal veya hizmet alımı veya nakit çekme olanağı sağlayan basılı kartı veya fiziki varlığı bulunmayan kart şeklinde tanımlanmıştır. Kredi kartı; mal ve hizmet alımları için ödeme aracı, nakit temin etme aracı, ve devamlı nitelikte bir kredi kaynağı olmaktadır. 6

F ) SUÇUN UNSURLARI

1 ) Maddi Unsurları

a) Banka ve Kredi Kartlarını Hukuka Aykırı Kullanma (madde 245/1)

TCK 245/1’e göre; başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır, şeklinde düzenlenmektedir.
TCK madde 245/1’deki suçun oluşması için; failin
a ) başkasına ait bir kartı ele geçirmesi veya elinde bulundurması
b ) bu kartı kullanması veya kullandırması ve
c ) haksız bir yarar elde etmiş olması gerekir.
245/1 de ki suçun oluşması için failin kartı nasıl ele geçirdiğinin önemi yoktur. Aynı şekilde kartın kullanma biçimi bakımından da bir sınırlama getirilmemiştir. Kart sahibinin rızası dışında , hileli davranışlarla ele geçirilmiş olabileceği gibi, belirli bir amaçla kullanmak üzere zilyetliği faile bırakılmış olan kart geri verilmemiş de olabilir. Ele geçirmeden maksat; kartın sahibinin haberi olmadan veya bularak veya yetkisi olmadan veya benzer şekilde kartın elde edilmesidir. Elinde bulundurma ise; yetkisiz veya yetkili olarak ve ağırlıklı olarak da yasaya aykırı olmayan biçimde karın elinde bulundurma halini ifade etmektedir. 7 Kartın sahibinin rızası ile failin eline geçmesi durumunda, onun kullanması ya da kullandırılması suretiyle bir yarar sağlanmasına da rıza gösterdiği anlamına gelmiyorsa, kartın sahibi bakımından bu suç oluşmaz.8
Kart değil de, kart üzerindeki bilgiler kullanılarak bir yarar elde edilmişse o zaman TCK 244/4’deki suç oluşur. Eğer yararın elde edilmesi ile kartın kullanılması arasında bir bağlantı yoksa yine bu suç tipi değil, bu sefer de hırsızlık veya dolandırıcılık suç tipleri oluşabilir.
Kanun da belirttiği gibi kullanma veya kullandırma kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası dışında olmalıdır. Bu madde anlamında yararın yalnızca maddi bir yarar olduğu açıktır. Yararın sağlanmış sayılabilmesi için, failin yararı elde etmiş olmasına gerek yoktur, yarar üzerinde tasarrufta bulunma olanağına kavuştuğu anda suç tamamlanmış sayılmalıdır. 9

b ) Sahte Banka veya Kredi Kartı Üretme, Satma, Devretme, Satın Alma veya Kabul
Etme ( madde 245/2 )
TCK 245/2 ‘ye göre; başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır, şeklinde düzenlenmektedir.
Görüldüğü gibi suçun maddi unsurlarını oluşturan hareketler seçimlik olarak düzenlenmiştir. Bu seçimlik hareketler; sahte banka veya kredi kartı üretmek, satmak, devretmek, satın almak, kabul etmek olarak belirtilmiştir. Bu seçimlik hareketleri açıklamak gerekirse;
Üretmek; kartın baştan sahte olarak düzenlenmesini veya gerçek bir kart üzerinde değişiklik yapılmasını,
Satmak; bedel karşılığında kartın mülkiyetini devretmek,
Devretmek; belirli bir süre veya süresiz olarak kart üzerindeki fiili egemenliği aktarmayı,
Satın almak; bedel karşılığında kartın mülkiyetini elde etmeyi,
Kabul etmek; belirli bir süre veya süresiz olarak kart üzerindeki fiili egemenliği elde etmeyi ifade etmektedir.
Kart sahteciliği başlığı altında inceleyebileceğimiz bu eylem grubunda değişik teknikler kullanılmaktadır. Uygulamada sık olarak karşılaşılan teknikler şunlardır; boş plastik, tahrif edilmiş kart, manyetik şerit sahteciliği ve yaygın olarak kullanılan bir yöntemde mağdura ait kart skimmer adı verilen bir cihazdan geçirilmekte ve karta ait manyetik bilgiler cihaza kopyalanmaktadır. Kopyalanan manyetik bilgiler daha sonra bilgisayarlara yüklenerek, bilişim ağları vasıtasıyla uzak mesafelere nakledilebilmektedir.10
Madde de belirttiği gibi suçun oluşabilmesi için seçimlik hareketlerin yanı sıra başkasına ait banka hesabı ile ilişkilendirilmesi de aranmaktadır.

c ) Sahte Banka veya Kredi Kartları Oluşturma ve Kullanma ( TCK 245/3 )

TCK 245/3’e göre; sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır, şeklinde düzenlenmektedir. Bu fıkra ile sahte oluşturulan veya üzerinden sahtecilik yapılan bu tür kartların kullanılması suretiyle kendisi veya başkasına hukuka aykırı yarar sağlanması suç olarak düzenlenmiştir. Ancak maddenin uygulanabilmesi için fiilin daha ağır cezayı gerektiren bir oluşturmaması gerekir.
Sahte kart oluşturmak veya üzerinde sahtecilik yapmak bu suçun seçimlik hareketleridir. Sahte kart oluşturmak; gerçek kart üzerinde yapılanlar dışındaki sahtecilik fiillerini ifade etmektedir.11 Sahte olarak oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılmış olan kartın kullanılmış olması da gerekir.
Suçun oluşabilmesi için failin sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Failin yararı kendisine veya başkasına sağlaması önemli değildir. Banka veya kredi kartını kullanmasına rağmen, kişi kendisine veya başkasına yarar sağlayamamışsa, teşebbüsten bahsedilir.12

2 ) MANEVİ UNSURLAR

Suçun manevi unsuru genel kasttır. Failin bilerek ve isteyerek hareket etmiş olması gerekir. Suçun olası kastla da işlenmesi mümkündür. Fiil saik önem taşımaz. Bu suçların taksirle işlenmesi de mümkün değildir.
G ) HUKUKUA AYKIRILIK UNSURU
245/1 ‘e göre maddenin de belirttiği gibi kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın ifadesinden yola çıkarak, eğer bu sayılan kişilerin rızası söz konusuysa eylemin hukuka uygun olacağı söylenebilir. Rıza söz konusuysa faile ceza verilmeyecektir.
Ancak diğer fıkralarda ise böyle bir ifade yer almadığı için hukuka uygunluk nedenleri için TCK’daki genel koşulların varlığına bakılacaktır.

H ) SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ ŞEKİLLERİ

1 ) TEŞEBBÜS

TCK madde 35’te belirttiği gibi teşebbüs, kişi işlemeyi kast ettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur. Bilindiği gibi suça teşebbüs halinde verilen ceza indirilir.
TCK 245’e dönecek olursak bu suç tipi teşebbüse elverişli bir suç tipidir. TCK 245/1 ve 3’te öngörülen suç tipleri netice suçu olduğundan, bu suçların tamamlanmış sayılabilmesi için failin kendisine veya üçüncü bir kişiye yarar sağlamış olması gerekir. Bundan anlaşılması gereken ise, yukarıda belirttiğimiz üzere, yarar üzerinde failin tasarrufta bulunma olanağına kavuşmasıdır.13 Eğer eylem yapılmasına rağmen yarar sağlanamıyorsa suç teşebbüs aşamasında kalır.
TCK madde 245/2’de düzenlenen suç tipi de salt hareket suçu olduğunda, bu hareketlerden birinin yapılmasıyla suç tamamlanır.

2 ) İŞTİRAK

TCK madde 245’te düzenlenen bu suç bakımından iştirak bir özellik arz etmez Bu suç tipinde iştirakın her şeklinin gerçekleşmesi mümkündür.(TCK madde 37-40).
TCK 245’te özellik arz ettiren bir noktaya değinmek gerekirse, fıkrada “kullandırtarak” ifadesine yer verilmektedir. Doktrinde bir görüşe göre; burada dolaylı failliğin olduğunu14, diğer bir görüş ise; karı kullandıran kişi bakımından azmettirme ya da yardımdan söz edilir.15

3 ) İÇTİMA

Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu, bir suç işleme icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı kişiye karşı birden fazla işlenirse, fail zincirleme suç hükümleri uyarınca tek bir suçtan cezalandırılır. Ancak verilecek ceza madde 43/1 uyarınca artırılır. Yani bu suçun zincirleme suç şeklinde gerçekleşmesi mümkündür. TCK madde 43’ün uygulanması için kullanılan kartın sahibinin her defasında aynı kişi olmasının gerekip gerekmeyeceği sorununda ise doktrinde farklı görüşler vardır Bir görüşe göre; bu suçla korunan hukuki yararın bireye ait olduğu düşünülürse, zincirleme suç kuralının uygulanabilmesi için her defasında kullanılan kartların aynı kişiye ait olması koşulu aranacaktır. 16 Ancak, Yargıtay taşıyıcının aynı kişiye ait olup olmadığına bakmaksızın, kullanılan kartı esas almakta ve kart sayısınca suçun oluştuğunu kabul etmektedir.
Bu suç dolandırıcılık suçuna göre yardımcı norm niteliğindedir; bu nedenle somut olayda dolandırıcılık suçunun koşulları da gerçekleşmişse, failin bu suçtan değil, asıl norm olan dolandırıcılık suçundan cezalandırılması gerekir.17
Buna karşılık suçun konusunu oluşturan banka veya kredi kartı ve böylece de mağdur birden fazla ise; mağdur sayısınca ayrı suçtan bahsedilir.18 Başkasına ait banka veya kredi kartını çaldıktan sonra bunu hukuka aykırı olarak kullanan kişinin eylemi hırsızlık ve banla veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturur. Bu nedenle fail iki ayrı suçtan cezalandırılmalıdır.19
Maddenin 3.fıkrasında tanımlanan suç açısından başka suç tipleri ile fikri içtima, bileşik suç durumları söz konusu olmaz. Çünkü bu fıkradaki suçtan dolayı failin cezalandırılabilmesi için fiilin daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmaması gerekir.20

I ) ŞAHSİ CEZASIZLIK SEBEBİ

TCK 245/4’e göre; birinci fıkrada yer alan suçun;
a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın,
c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,
Zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz, şeklinde düzenlenmiştir. Söz konusu fıkrada 245/4’ün uygulanabilmesi için fıkra 1 deki suçun gerçekleşmesi ve madde sayılan akrabalara karşı işlenmiş olması gerekir. 245/4’deki cezasızlık diğer fıkralar için uygulama bulamayacaktır. Bu madde malvarlığına karşı suçlarla ortak hüküm olan TCK madde 167 ile uyum taşımaktadır.

J ) ETKİN PİŞMANLIK

TCK 245/5’e göre; birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak (245/1) bu kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri (TCK madde168) uygulanır, şeklinde düzenlenmektedir. TCK madde 168’de ;
“ (1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs ve karşılıksız yararlanma suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.
(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir.
(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır. “, şeklinde düzenlenmektedir.
Bu hüküm çerçevesinde failin etkin pişmanlık hükmünden yararlanması için;
a ) Suçun tamamlanmış olması
b ) Fail, suça azmettiren veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek, mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle gidermesi
c ) kovuşturmadan önce aynen iade veya tazminin sağlanması gerekmektedir.
Yasa koyucu bu madde ile Anayasanın eşitlik ilkesini güvence altına alan onucu maddesine uygun bir düzenleme yapmayı amaçlamıştır.21

K ) SORUŞTURMA USULÜ

Madde de düzenlenen suçlar savcılık makamı tarafından re’sen soruşturulur ve kovuşturulur. Takibi şikayete bağlı suç tipi değildir.
Görevli mahkeme; 5235 sayılı kanunun 11.maddesine göre; bu suç dolayısıyla açılan davalara bakma görevi asliye ceza mahkemesine aittir.
Bu suçlar için öngörülen yaptırımlar;
a ) 245/1; üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası
b ) 245/2; üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası
c ) 245/3; dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır.
Dava zamanaşımı ise bu suç tipi için TCK madde 66/1-d bendi uyarınca onbeş yıldır.

KAYNAKÇA
1 ) Artuk, Mehmet Emin/ Gökcen, Ahmet/ Yenidünya, Ahmet Caner ( 9. Bası. 2008 ).
2 ) Ketizman, Muammer: Türk Ceza Hukukunda Bilişim Suçları ( 1. Bası. 2008 )
3 ) Parlar, Ali: Türk Ceza Hukukunda Bilişim Suçları ( 1. Bası. 2011 ).
4 ) Parlar, Ali/ Hatipoğlu, Muzaffer: 5237 Sayılı TCK’ da Özel ve Genel Hükümler Açısından Asliye Ceza Davaları ( 2. Bası. 2008 )
5 ) Taşkın, Şaban Cankat: Bilişim Suçları ( 1. Bası. 2008 ).
6 ) Tezcan, Durmuş/ Erdem, Mustafa Ruhan/ Önok, R.Murat ( 7. Bası. 2010 ).
 
 
1 Artuk/ Gökcen/ Yenidünya, Ceza Hukuku Özel Hükümler, s. 721.
2 Taşkın, Bilişim Suçları, s. 59.
3 Tezcan/ Erdem/ Önok, Ceza Özel Hukuku, s. 779.
4 Artuk/ Gökcen/ Yenidünya, Ceza Özel Hukuku, s. 723.
5 Tezcan/ Erdem/ Önok, Ceza Özel Hukuku, s. 780.
6 Artuk/ Gökcen/ Yenidünya, Ceza Özel Hukuku, s. 728.
7 Parlar, Türk Ceza Hukukunda Bilişim Suçları. s. 53.
8 Tezcan/ Erdem/ Önok, Ceza Özel hukuku, s.782.
9Tezcan/ Erdem/ Önok, Ceza Özel Hukuku, s. 783.
10 Artuk/ Gökcen/ Yenidünya, Ceza Özel Hukuku, s.726.
11 Parlar, Türk Ceza Hukukunda Bilişim Suçları, s. 54.
12 Artuk/ Gökcen/ Yenidünya, Ceza Özel Hukuku, s. 727.
13 Tezcan/ Erdem/ Önok, Ceza Özel Hukuku, s. 786.
14 Taşkın, Bilişim Suçları, s. 79.
15 Tezcan/ Erdem/ Önok ,Ceza Özel Hukuku, s. 789.
16 Tezcan/ Erdem/ Önok, Ceza Özel Hukuku, s. 787.
17 Tezcan/ Erdem/ Önok, Ceza Özel Hukuku, s. 788.
18 Artuk/ Gökcen/ Yenidünya, Ceza Özel Hukuku, s. 731.
19 Artuk/ Gökcen/ Yenidünya, Ceza Özel Hukuku, s. 731.
20 Parlar, Türk Ceza Hukukunda Bilişim Suçları, s. 55.
21 Parlar,Türk Ceza Hukukunda Bilişim Suçları, s. 55.
--------
AV.SALİH GÜLGELDİ
 
 
 
 
 
 
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Tck Madde 245" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Av.Salih Gülgeldi'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
17-08-2011 - 17:51
(1221 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 4 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 4 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
11566
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 8 saat 29 dakika 3 saniye önce.
* Ortalama Günde 9,47 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 20787, Kelime Sayısı : 2735, Boyut : 20,30 Kb.
* 7 kez yazdırıldı.
* 5 kez indirildi.
* 2 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 1378
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,26131797 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.