Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale 5846 Sayılı Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunu’nda Mimari Projelerin, İlim Ve Edebiyat Eseri –güzel Sanat Eseri Ayrımı Üzerine

Yazan : Ömer Günay [Yazarla İletişim]
maden mühendisi. ankara üniversitesi hukuk fak öğrencisi

Makale Özeti
FSEK Kapsamında mimari eser-güzel sanat eseri ayrımında sübjektif değerlendirmelerde tutarsızlıklar nedeni ile objektif değerlendirmeye esas unsurlar olarak, mimari eserde, estetik aranır. Bunun için düzenlilik ve simetri, yasaya uygunluk, harmoni ve son olarak değer farkı somut verilerdir. Bunların varlığı mimari eseri, güzel sanat eseri yapabilir

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda Mimari Projelerin, İlim ve Edebiyat Eseri –Güzel Sanat Eseri Ayrımı Üzerine

FSEK’ DE Mimari Projeler m. 2/3 de; Güzel Sanat eseri olan Mimari eserler ise m. 4/3 de anılmaktadır.
“Mimari projeler, bedii vasfı yani estetik değeri bulunup bulunmamasına göre yasanın farklı maddelerine göre koruma altındadır. Bedii vasfı bulunmayan mimari projeler m2/1,b.3 de belirtilen ilim ve edebiyat eseri olarak, estetik niteliği bulunanlar ise m 4 /3 ‘de belirtilen güzel sanat eseri olarak korunacaktır.

Mimari plan ve projenin bedii vasfının (estetik) bulunduğu kabul edildiğinde, hem plan ve proje hem de mimari eser (yapının kendisi) FSEK ne göre korunacaktır. Mimari plan ve proje estetik vasfı yoksa ilim ve edebiyat eseri olarak sadece kendisi korunacak, yapı ise FSEK ne göre korunmayacaktır.

Buna göre esasen estetik vasfı bulunan mimari projeyi hazırlamak mimar açısından daha fazla koruma sağlayan bir hukuki durum da yaratır. Bu sayede mimar, hem mimari projesinden dolayı koruma hakkına sahip olacak hem de projeninin uygulandığı bina üzerinde de korunmaya değer hakkı bulunacaktır. Örneğin bedii vasfı olan proje müellifi binadaki değişikliği FSEK nu uygulatarak men ettirebilecekken, bedii vasfı bulunmayan proje müellifi mimar sadece İmar Kanunu hükümlerine dayanabilir. Bedii vasfı olan bina FSEK kapsamında eser sayıldığından, mimarın bu binanın yok edilmesinden ötürü de zarar gören maddi ve manevi hakları olabilecektir. Mimarın bina üzerinde mülkiyet hakkı bulunmamakla birlikte, buradaki durum örneğin bir filmin yok edilmesine benzer hukuki sonuç doğurur. Ancak, bedii vasfı bulunmayan proje müellifinin binanın yok edilmesinden ötürü hak talebi mümkün olmayacaktır.
Buna göre esasen bedii vasfı bulunan mimari projeler üretmek, gerek toplum ve çevre gerekse mimar bakımından yarar sağlayan bir durumdur. “ (Sehvi Demir)
FSEK ‘de “Eser” kavramı
Eser kavramının, FSEK m.1/B/a ‘da ki tanımı şöyledir: “ Eser: Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini…ifade eder.”
Buradaki “sahibinin hususiyetini” FSEK m.2/ 3 ‘ deki “ bedii vasıf” ile aynı anlamı taşıdığını, “ Kişisel karakterini taşıma” nın da benzer bir anlam olduğunu düşünüyoruz. Bu özelliğin unsurlarının ise ,
1-Yaratım (Creation)
2-Orijinalite (Hususiyet-individualite)
3-Edebi ve sanatsal alana dâhil olma olarak ortaya çıkmaktadır. (Cherpillod,İvan-Dessemontet,François)
Bu görüş farklı biçimde de desteklenmektedir. “Doktrinde,bir fikri emek ürünün eser niteliğinin tanınması için biri objektif,diğeri sübjektif iki şartın varlığı aranmıştır. Buna göre ,ancak iktisaden değerlendirmeye elverişli olan (objektif şart) ve yaratıcısının özelliğini taşıyan (sübjektif şart) fikir ürünü eser olarak kabul edilir.
İktisaden değerlendirilmeye elverişlilik,fikir ürününün,somut olması ve teşhis edilebilecek nitelik taşıması,kamuya sunularak kullanma ve yararlanma imkânı vermesi anlamına gelir….Diğer yandan,fikir ürünü sadece iktisadi açıdan temsil ettiği değer nedeniyle değil,kültür hayatının gelişmesi bakımından taşıdığı önem nedeniyle de korunur.Bir ürün,herkes tarafından yaratılabilecek mahiyette ise, bu ürünün onu yaratana hasredilen bir takım mutlak ve tekelci haklarla korunmasında toplumun bir menfaati yoktur…. Herkes tarafından vücuda getirilemeyecek olan,dolayısıyla bir “özelliği” haiz bulunan ürünler hukuk düzeni tarafından korunmaya layıktır. (Dardağan,Esra )
Sonuç olarak, mimari bir yapının ya da mimari projenin eser olarak kabulü için , yapı sahibinin bu konuda ki sübjektif değerlendirmeleri esas alınmalı, yukarda ki üç şartı sağlayacak açıklaması beklenmeli, bilirkişi raporu ise iddia edenin iddiasını somut bu üç özelliğe göre tartışılmalıdır.

Mimari Proje-Mimari Eser –Güzel Sanat Eseri Ayrımı
FSEK’ DE bu üç kavram kullanılmakta, ancak bunların anlamı ve kapsama alanlarında farklılıkların olduğu gözlemlenmektedir.
Mimari Proje, yapılması düşünülen yapının ,kâğıt üzerinde ya da bir bilgisayar programı aracılığı ile tasarlanmasıdır.Bu konuda mimar tamamen özgür değildir. Mimarın proje yapmakla bağlı olduğu kısıtlamalar:
a)Mimarın mimarlık mesleğinin gereği kısıtlamaları, bunlar mimarlık ilkeleri,kuralları ve standartlarıdır. Mimarın bunlara uyması beklenir.
b)Yasal kısıtlamalar, mimarın projeyi uygulamakla yükümlü olduğu yerin imar özelliklerine göre ve genel sağlık , çevre kanunu, mimari koruma, eski eserler kanuna uyma v.b. nedenler ile bağlı olduğu hukuki kısıtlamalardır. Genel yasal kısıtlama nedeni olarak da İmar Kanunu ve 3030 sayılı belediyeler tip imar yönetmeliğidir.
c)Sözleşmeye bağlı kısıtlamalar, mimarın müşterisi ile ilgili olan kısıtlamalarıdır. Müşterinin istekleri,beğenileri ön planda ise ,bu durumda mimar kendi bedii vasfını( sahibinin hususiyetini) mimari projeye aktarması söz konusu olmayabilir.


FSEK m.2/3 ‘ de “Mimari Projeler” ,ilim ve edebiyat eseri olarak sınıflandırılmışken; FSEK 4/3 ‘ de “Mimari Eser” de estetik özellik varsa, Güzel Sanat Eseri olarak ayrıma tabi tutulmuştur.
Plan, kroki ve maketler, her çeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler bir estetik niteliğe haiz olsun ya da olmasın FSEK m4/b.4 anlamında mimarlık eseri olarak değil, FSEK 2.b.3 kapsamında ilim ve edebiyat eseri olarak korunmaktadırlar.
Genel olarak “mimarlık” kavramı, yapıların fikri temelini oluşturan plan ve projelerin hazırlanması, yapıların gerçekleştirilmesi aşamasında da denetim ve yönetim hizmetlerinin üstlenilmesini, “mimar” ise yapı projesini yapı sanat ve tekniğinin kurallarına göre tasarlayan ve düzenleyen, yapının gerçekleştirilmesine kadar onu yöneten ve denetleyen, teknik bilgi ve beceri sahibi kişidir. (İbrahim Kaplan, Türk İsviçre Hukukunda Mimarlık Sözleşmesi ve Mimarın Sorumluluğu, Ankara 1983,s.7)
Mimarlık hizmetlerinin ve dolayısıyla mimarın yükümlülükleri sırasıyla:
1-Ön (Avan) Proje
2-Kesin Proje
3-Uygulama ve tafsilat(detay) projeleri
4-Gider tahmini (Yaklaşık yapı maliyeti)
5-İhale dosyası düzenleme hizmetleri
6-Yapının teknik bakımdan denetimi
7-Teknik uygulama sorumluluğu ‘dan dan oluştuğu kabul edilmektedir. (Y.4.HD.,E1984/2865, K.1984/5113,T.28.05.1984 )
Eğer Mimar yalnızca proje müellifi ise, eser yaratma hakkı sadece mimari proje ile sınırlı olacaktır ve FSEK m.2/3 kapsamı dışında kabul edilemeyecektir. Mimar yukarda açıklanan şekilde, yapı hizmete alınan kadar tüm adımlarda görev almışsa, proje hayata , mimarın denetim ve sorumluluğunda geçmişse, mimari eserin sahibi olarak anılacaktır.Ancak FSEK 4/3 kapsamında haklarını talep etme yetkisi için yeterli olmayacaktır.
Bu ön şarttan sonra, mimarın yaptığı yapının FSEK 4/3 kapsamında kabulü için estetik değerinin varlığı aranacaktır.
ESTETİK DEĞER
Kaynağı:Estetik, güzeli ve güzel sanatların doğasını inceleyen felsefe dalı olarak tanımlanmaktadır.Estetiğin konusu sezgi, duygu ya da coşku olabilir. (Townsend,Dabney.Estetiğe Giriş,s 13,İmge Kitapevi,2002)
Estetik ,tamı tamına duyum bilimi, duygu bilimi demektir. (Estetik Güzel Sanat Üzerine Dersler,G,W,Hegel, syf 1 ,Kasım 1994,Payel Yayınevi)
Kant, temel bir estetik değer kavramı olan güzel’i, hoş’a, kavram’a, iyi’ye karşı sınırlar; beğeniyi, estetik yargıları bu bilgi dalının olanak ve koşullarına uygun olarak ele alıp temellendirir. (Etik ve Estetik Değerler, Necla Arat, s 13,Telos Yayıncılık, 1987)
Soyut Biçimin Güzelliği
Estetikte içsel varlık, dışsal olarak ifade edilmelidir. Bunun dışa vurumu ise, düzenlilik ve simetri, yasaya uygunluk ve harmoni olarak sınıflandırılabilir.
Düzenlilik ve simetri:
Düzenlilik genel olarak, dışsal bir şeydeki aynılıktır. Çizgiler arasındaki en düzenli çizgi düz çizgidir. Küpde tamamen bir düzenli bir şekildir. Açılar eşit, kenarlar eşittir.
Simetri,Soyut olarak aynı olan biçimin kendinin tekrarlanmasından ibarettir. Bu tekrarlanma algoritmik bir fonksiyona karşılık gelebilir.
Yasaya uygunluk
Estetiğin değerlendirilmesinde, doğanın taklidi de yer almaktadır. Çiçeği yapraklarında, bir dal üzerindeki yaprakların yerleşmesinde ya da insan fizyonomisinde ki altın oran doğanın yasaları olarak kabul edilir. Güzel sanat eserinde de, doğada ki yasaların benzerleri aranır.
Estetik, yasaya uygunluğu bekler.
Harmoni
Renk, şekil ve biçimin kaynaştırılmasında ki uygunluktur. İnsana hoş değil, olağanüstü; iyi değil harika nitelendirilmesini sağlayacak şekilde kaynaştırılmalıdır.
Mimari eser, güzel sanat eseri ayrımında değer kavramı
Güzel sanat eseri, mimari eserden farklı olarak estetik değer içermelidir. Estetik değeri açıklayabilecek objektif unsurları da yukarda açıklamaya çalıştım. Bu durumda güzel sanat eserinde, mimari eserden farklı olarak daha fazla emek, daha fazla çaba vardır. Bu nedenle, güzel sanat eseri, benzeri mimari eserden daha fazla değer içermelidir. Bu farklılıkta mimari eser-güzel sanat eseri ayrımında diğer bir unsur olabilir.
Bu nedenle estetik kavramı felsefe bilimince incelenmekte ve bu bilim tarafından geliştirilmektedir. Burada önemle üzerinde durulması gereken konu, yapının estetik değerinin olup olmadığı konusunda karar vermek için felsefe bilimine başvurulması gereğidir.
FSEK ‘de geçen, bedii vasıf, güzel sanat eseri ve estetik değer gibi kavramlar felsefe bilimince incelenmektedir. Bu nedenle, mimari eserlerin yine mimarlar tarafından estetik değeri olup olmadığı konusunda görüş bildirmeleri, felsefe bilgileri sorgulanarak cevaplandırılmalıdır. Mimarlık ve Felsefe iki ayrı bilim dalıdır. Estetik, mimarlığın değil, felsefenin bir alt disiplinidir. Bu konu özellikle bilirkişi seçiminde önem arz etmektedir.
Mimari eserde estetik yanın olup olmadığı konusunda bilgi sahibi olan kişi (bilirkişi)
Felsefeci olmalıdır. Mimar, eserdeki estetik niteliğin değil, mimarlık ilke, kuralların ve standartların eğitimini almıştır. Estetik yan, mimariden ayrı olarak, mimarlık çerçevesi dışında var olan niteliktir.
Mimari eserin, güzel sanat eseri olması için mimari eser olmalı ve ayrıca bu esere estetik değer katılmalıdır. Sonuç olarak iki niteliğin bir arada bulunması, birinci olarak mimarlık eserinin olması ve ayrıca bu eserde estetik değerin bulunmasıdır. İkisinin bir arada varlığı araştırılmalıdır.
Sonuç olarak, FSEK Kapsamında mimari eser-güzel sanat eseri ayrımında sübjektif değerlendirmelerde tutarsızlıklar nedeni ile objektif değerlendirmeye esas unsurlar olarak, mimari eserde, estetik aranır. Bunun için düzenlilik ve simetri, yasaya uygunluk, harmoni ve son olarak değer farkı somut verilerdir. Bunların varlığı mimari eseri, güzel sanat eseri yapabilir
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"5846 Sayılı Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunu’nda Mimari Projelerin, İlim Ve Edebiyat Eseri –güzel Sanat Eseri Ayrımı Üzerine" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Ömer Günay'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
29-04-2011 - 21:54
(2488 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 3 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 3 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
10470
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 2 saat 12 dakika 40 saniye önce.
* Ortalama Günde 4,21 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 13627, Kelime Sayısı : 1527, Boyut : 13,31 Kb.
* 10 kez yazdırıldı.
* 1 kez arkadaşa gönderildi.
* 5 kez indirildi.
* Henüz yazarla iletişime geçen okuyucu yok.
* Makale No : 1337
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
Forumumuzdaki İlgili Mesajlar
Hukuk Eğitiminde Üniversitenin Önemi ?
Femida - 28-09-2017 - 21:14
Zabıt Katibi > Savcı/hakim
zk88 - 27-12-2016 - 14:39
Dd Harf Notları Hk. Bir Dava
ismailarslan - 23-03-2016 - 14:45
Dgs Ile Hukuk Fakültesini Düşünenler
ZİNCİRKIRAN - 28-01-2016 - 16:32
Hukuk Öğrencileri Neden Avukat Olsun Ya Da Olmasın ?
Av.Hasan Erdem - 26-12-2015 - 13:52
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,52774501 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.