Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale İfade Özgürlüğü Ve Türkiye

Yazan : Halil Tosun [Yazarla İletişim]
öğrenci 4.sınıf

Makale Özeti
Türkiye ifade özgürlüğünden,AHİM'den birçok kez ceza almıştır.Ceza alınan mevzuata baktığımızda ilk başta TCK 301 gelmektedir. işte bunlar ışığında uluslararası platformda,anayasada ve tck da ifade özgürlüğü ile ilgili düzenlemeler nelerdir.Ve sadece bu düzenlemeler Türkiye'ye mi özgü?
Yazarın Notu
4.sınıf insan hakları hukuku dönem çalışması

GİRİŞ

Türkiye’de ifade özgürlüğüne geçmeden önce ifade özgürlüğünü tanımlamak ne olduğunu ve ne anlama geldiğini öğrenmekte fayda olacaktır. İfade özgürlüğü; kişilerin hiç bir baskı altında kalmadan, düşünce, fikir, kanaatlerini açıklayabilmeleri demektir. Diğer bir tanıma göre ifade özgürlüğü: Bireyin çekince duymadan düşüncelerini, duygularını ve kanaatlerini paylaşabilmesidir. Temelde, belirli bir düşüncenin açıklanması ve bu düşüncenin etrafında toplanmanın sağlanması hakkını kapsamaktadır.
Gerçekte, salt düşünce, kişinin iç dünyası ile ilgili bir olgudur. Kişinin düşünme yetenek ve olanağının zaten sınırlandırılması veya engellenmesi söz konusu olamaz. Bu nedenlerledir ki, düşünce hürriyeti düşüncenin açıklanması hürriyetini de içermektedir. Tanımlamadan da anlaşılacağı üzere “ifade” düşüncenin dışa vurumu şeklinde ortaya çıkmaktadır. Yani ifade kavramı düşüncenin tamamlayıcı unsurudur. Nitekim ifade özgürlüğü, kanaat hürriyeti, bilgi ve fikir alma ve sahi olunan bilgiyi yayma özgürlüğü olmak üzere üç boyuttan meydana gelmektedir.
İfade özgürlüğünün tanınması, son bir tahlilde bireysel ve toplumsal yarar ve gelişme amacına hizmet eden birçok düşünce hizmet eden birçok düşünceye dayanır. İfade özgürlüğü gibi hakka ihtiyaç duyulmasının gerekçeleri, gerçeği aramak, bireysel özerklik sağlamak, demokrasi kültürü ve kendi kendini yönetme yetisini güçlendirmek, hoşgörülü bir toplum yaratmak şeklinde özetlenebilir. İfade özgürlüğü, bireylerin kendi eylemleri aracılıyla kendilerini ifade etmelerinin ve bu şekilde, emellerinin gerçekleştirilmesinin yolu sağlandığından, bireysel özerklikte demin eder.
İfade özgürlüğü demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biridir. Demokrasi, devletin, kendini oluşturan bireylerin ifadesini yansıtmakta en önemli bir araçtır. Bireyler demokratik yönetimlerde, yönetime katılabilmede, ifade hürriyetine ve tartışma ortamına sahip olabilmelidirler. Toplumlar salt bir “tek düşünce” olarak değil birçok farklı eğilimlerden oluşmaktadır. İşte bundan dolayı demokratik bir yapının korunması için kişilerin ifade hürriyeti sınırlandırılmamalıdır.

Uluslararası sözleşmeler ışığında ifade özgürlüğü

İfade hürriyeti uluslararası alanda bakıldığında, çeşitli sözleşmelerle ve bildirilerle hukuksal koruma altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10’cu maddesinde;
“Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir almak ve vermek özgürlüğünü de içerir. Bu madde, devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine bağlı tutmalarına engel değildir.”*
Fıkrası ile koruma altına alınmıştır. Bireyler bu hüküm ışığında hiçbir devlet müdahalesi olmaksızın ifade hürriyetine sahiptir. AİHS’nin aynı maddesinin ikinci fıkrasın da ise;
“Kullanılması görev ve sorumluluk yükleyen bu özgürlükler, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması veya yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması için yasayla öngörülen bazı biçim koşullarına, sınırlamalara ve yaptırımlara bağlanabilir.”
Bu fıkra ile sözleşme ifade özgürlüğünün sınırlarını çizmiştir. Yani kişiler devletin ve bireylerin haklarını ihlal ederek bu hakkı kullanamazlar. Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 19’cu maddesine göre;
“Herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak düşüncelerinden dolayı rahatsız edilmemek, ülke sınırları söz konusu olmaksızın, bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılar.”


Görüleceği üzere AİHS ve İHEB’de ifade özgürlüğüne yer verilmiştir. Ancak sınırlamalar da getirilmiştir.

Türkiye’de İfade Özgürlüğü

Türkiye’de ifade özgürlüğüne bakıldığında gerek uluslararası raporlara gerekse AHİM’nin mahkûmiyet kararlarında Türkiye’nin durumunun kötü olduğu ortaya çıkmaktadır. Uluslararası raporlara göre Türkiye, sıralamasına bakıldığında, uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün yayımladığı Dünya Basın Özgürlüğü Sıralaması'nda 138. sırada yerini aldı. Avrupa*Komisyonu'nun*genişlemeden*sorumlu üyesi*Stefan Füle, "Gazetecilere karşı açılan davaların sayısının çok fazla olması kaygı vericidir. Bu davaların birçoğunun ceza yasasına dayaması yasanın değişmesi gerektiğinin bir kanıtıdır. Ergenekon davası ve Kürt meselesi ile ilgili haber yaptığı için gazetecilere karşı davalar açıldı. Doğan Medya Grubu'na verilen vergi cezasından sonra basının otosansür uygulamaya başladığını gözlemliyoruz. Bütün bunlar basın özgürlüğünü etkilemektedir."

İfade özgürlüğü konusunda Türkiye AHİM’de birçok kez mahkûm olmuştur. Davaların 334'ünü ülkemizden giden başvurular oluşturmaktaydı. Türkiye'yi 190 davayla Slovenya, 120 davayla Ukrayna, 115 davayla Polonya ve 103 davayla İtalya takip etti. Mahkemeye yapılan başvurularda da Türkiye başlarda yer aldı. Toplam 47 bin 753 başvurudan 2 bin 280'i Türkiye'dendi. Bu rakamla Türkiye mahkemede dava edilen ülkeler arasında Rusya, Romanya, Polonya ve Ukrayna'dan sonra beşinci sıraya yerleşti. Bu sıralama ülkemizin insan hakları alanında hangi ülkeler kategorisinde yer aldığı hakkında üzüntü verici bir mesaj taşımaktaydı. Fakat, bundan daha kötüsü, Türkiye'nin ifade özgürlüğüne saygı gösterme siciline işlenen rakamlardı. Gazetelerin ifadesiyle, Türkiye, "düşünce özgürlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle mahkûm edilmekte rekora imza attı". 2006 yılında AİHM'nin karara bağladığı 62 düşünce suçundan 35'inde mahkûm edilen ülke Türkiye idi. Böylece Türkiye düşünce suçundan en fazla hüküm giyen ülke oldu. Türkiye bu bakımdan diğer ülkelerden açık ara öndeydi. Onu 7 davayla Avusturya ve 3 davayla İsviçre takip etti. Reformlar tersine işlev görüyor Türkiye'nin 1999 ile 2006 yılları arasında ifade özgürlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle mahkûm edildiği dava sayısı ise 123'e ulaştı. Türkiye'de ifade özgürlüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle AİHM'ye yapılan başvuruların çoğu eski OHAL Yasası, eski TMY, Atatürk'ü Koruma Kanunu ve 2003'te kapatılan DGM'lerin kararlarından kaynaklanıyordu. Son zamanlarda bunlara TCK'daki 301. maddenin ekleneceği anlaşılıyor. Bu bilgiler ülkemizde ifade hürriyeti sorununun ciddiyetini koruduğunu gösteriyor.[1]

AHİM yargıçlığına seçilen Işın Karakaş NTV de verdiği bir röportaj da; “Düşünce özgürlüğü, daha doğrusu ifade özgürlüğü davaları da nispeten azalmış durumda. Ama o da yok değil. Şu anda bu konuda bekleyen 900’den fazla dosya var. Bunun içinde henüz 301 yok. Eski 312’den veya terörle mücadele yasasının yürürlükten kalkmış 8’inci maddesine ilişkin başvurular daha ziyade bekleme aşamasında. Tabii yeni ceza yasasındaki 301’inci madde konusunda çok şey yazıldı çizildi. Ben de başından beri, hem öğretim üyeliği döneminde hem de bu mevkiye seçildiğim günden itibaren hep aynı şeyi söyledim. 301’inci maddenin düşünce özgürlüğü önünde bir engel olduğunu düşünüyorum. Yapılan değişikliğin ne gibi sonuçları olur onu da henüz görebilmiş değiliz. Ancak önemli olan nokta, Avrupa ülkelerinde de buna benzer yasaların olduğu iddia ediliyor. Ama ben buraya gelince de yakından gördüm ki, buna ilişkin olarak başka ülkelerde herhangi bir ceza yargılaması söz konusu değil. Bir tek İtalya’da bayrak yakmayla ilgili bir davadan gelen bir şey olmuş, o da taraflar dostane çözüme ulaşmışlar, bildiğim kadarıyla.”[2]

Şimdi bu bilgiler ışığında Türkiye’yi mahkûm eden davalar;

Hrand Dink davası;
Türkçe ve Ermenice yayımlanan Agos gazetesinin genel yayın yönetmeni ve sol görüşlü bir siyasi eylemci olan Dink, 2007 yılı Ocak ayında gazetesinin bürosu önünde silahlı bir saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. Dink, saldırıdan bir kaç ay önce, yazdığı bir yazı nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun değiştirilen 301. maddesi uyarınca "Türklüğe hakaretten" mahkûm olmuştu.
AİHM, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 2. (yaşama hakkı),10. (ifade özgürlüğü) ve 13.(etkili başvuru hakkı) maddelerini ihlal ettiğine hükmetti. Karar gereği Türkiye, Dink'in yakınlarına mahkeme masrafları da içinde olmak üzere 133 bin Euro ödeyecek.
Diğer Davalardan Birkaçı;
Türkiye’nin terör propagandası yaptıkları gerekçesiyle mahkum ettiği Erdal ölmez ve Ali Durmaz isimli vatandaşın AHİM’e açtığı davada da Türkiye’yi AİHS’nin 10. maddesine göre ifade özgürlüğünü ilah gerekçesiyle mahkum etti.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AHİM) Halkın Demokrasi Partisi (HADEP), İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Özgür Kadının Sesi dergisi yetkililerine yönelik uygulamalarla ifade özgürlüğünü çiğnediği gerekçesiyle Türkiye'yi 8 bin 500 avro (17 bin YTL) tazminata mahkûm etti.
AİHM, dün (5 Ekim) açıkladığı kararında, Özgür Yorum, Haftaya Bakış, Yedinci Gün, Politika ve Ayrıntı dergilerinin imtiyaz sahipleri Erdal Ölmez ve Ali Turgay'ın açtığı davalarda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "ifade özgürlüğü" hakkını güvence altına alan 10. maddesinin ihlal edildiğine hükmetti.
AİHM, Türkiye'nin başvuru sahiplerine 4 bin 800 avro (yaklaşık 9 bin 500 TL) manevi tazminat ödemesini kararlaştırdı.


Türkiye’de Anayasa ve Türk Ceza Kanununda ifade özgürlüğü
1-Anayasa
İfade özgürlüğü ilgili madde 1982 anayasasının 25. maddesinde VII. Düşünce ve kanaat hürriyeti başlığı altında incelenmiştir. Anayasanın 25. maddesine göre;
Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.
Yine aynı anayasanın 26. maddesinde de düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetini güvence altına almıştır. Anayasanın 26. maddesinin ilk fıkrasına göre; “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.” Şeklinde ifade edilmiştir. Ancak aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise; “Değişik: 3.10.2001-4709/9 md.) Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.” Hükmü ile ifade özgürlüğüne sınırlama getirmiştir. Görüleceği üzere anayasa her iki madde ile ifade özgürlüğünü anayasal güvence altına almış ve sınırlarını çizmiştir.

2-Türk Ceza Kanunu

2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ifade özgürlüğünü 115.m ve 301. maddesinde incelemiştir. TCK’nın bu hükümlerine bakacak olursak;
Madde 115:
(1) Cebir veya tehdit kullanarak, bir kimseyi dinî, siyasî, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya veya değiştirmeye zorlayan ya da bunları açıklamaktan, yaymaktan meneden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Dinî ibadet ve ayinlerin toplu olarak yapılmasının, cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkraya göre ceza verilir.
Bu hüküm ile TCK, düşünce ve kanaatlerin açıklanması yani ifade hürriyetini güvence altına almıştır.
Türkiye’de birçok kişinin mahkum olduğu TCK 301. maddeye bakacak olursak;.
Madde 301:
(1) Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin yargı organlarını, askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
(4) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.
Bu maddeden dolayı birçok kişi yargılamış, bazıları beraat etmiş bazıları, ceza almışlardır.

TCK 301’e göre;
Halen yargılananlar
* Aydın Engin, Agos Gazetesi yazarı
* Abdurrahman Dilipak, gazeteci
* Murat Coşkun, yazar
* Ahmet Önal, yayıncı
* Ali Rıza Vural, Doz Yayınevi editörü
* Enis Mazhar Tayman, Tempo dergisi yazarı
* Neval Barlas, Tempo dergisinden sorumlu yazıişleri müdürü
* İbrahim Güçlü, Kürd-Der yöneticisi
* Erhan Kara
* Erol Özkoray
* Ersen Korkmaz, gazeteci
* Necmettin Salaz, gazeteci
* Ferhat Tunç, sanatçı
* Faruk Çakır, yazar
* İsmail Beşikçi, yazar
* Mehmet Ali İzmir, gazeteci ve yayıncı
* Ferzende Kaya, gazeteci ve yayıncı
* Ahmet Şah Ayaz
* Murat Ayaz
* Murat Pabuç, yazar
* Osman Tiftikçi, yazar
* Sırrı Öztürk, yayıncı
* Ragıp Zarakolu, yazar, yayıncı
* Serhat İncirli, gazeteci
* Sinan Kara, gazeteci
* Tuncay Özkan, gazeteci, yazar
* Cüneyt Arcayürek
* Adnan Bulut
* Mehmet Ali Aslan, gazeteci, Grup Yürüyüş solisti
Mahkûm olanlar
* Hrant Dink, Agos Gazetesi Yayın Yönetmeni, altı ay hapis cezasına çarptırıldı, Agos Gazetesi önünde uğradığı suikast sonucu öldürüldü
* Aziz Özer, Yeni Dünya İçin Çağrı ve Güney dergilerinin sorumlu müdürü, üç ayrı davanın ikisinde altışar ay hapis, birinde 720 YTL para cezasına çarptırıldı
* Eren Keskin, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Başkanı, 10 ay hapse mahkûm edildi
* Erkan Akay, Yeni Dünya İçin Çağrı dergisinin okuru, bir yıl hapis cezası aldı
* Fatih Taş, yayıncı, altı ay hapis aldı
* Hanefi Bekmezci, Eğitim-Sen Tunceli Şube Başkanı, altı ay hapis cezasına mahkûm oldu
* Hüseyin Ser, sendikacı, altı ay hapis cezası aldı
* Hüseyin Bektaşoğlu, DTP Erzincan İl Başkanı, bir yıl hapis cezasına çarptırıldı
* Ejder Öziç, radyocu, altı ay hapis aldı
* Zülküf Kısanak, gazeteci, beş ay hapis cezasına çarptırıldı
* Eren Keskin, avukat, altı ay 20 gün hapis cezası aldı, 4.000 YTL adli para cezasına çevrildi
Davası düşenler ve beraat edenler
* Orhan Pamuk
* Hasan Cemal
* Murat Belge
* İlhan Selçuk
* İsmet Berkan
* Haluk Şahin
* Erol Katırcıoğlu
* Elif Şafak
* Mustafa Balbay
* Erol Özkoray
* Ahmet Şık, gazeteci
* Lale Sarıibrahimoğlu, gazeteci, savunma sanayii uzmanı
* Bahadır Kurbanoğlu, yayıncı
SONUÇ
Sonuç olarak uluslararası mahkemelere ve raporlara bakıldığında Türkiye’nin karnesinin kötü olduğun ortaya çıkıyor. Yasal düzenlemeklerin eksik oluşu ve olanların da uygulamalarından kaynaklanan sorunlar insan harı ihlal edilmiş oluyor. Ancak unutulmamalıdır ki Türk Ceza Hukukuna göre ifadeyi açıklamak suç olmamakta hakaret, toplumu kin ve nefrete sürükleme gibi sonuçlar doğurabilecek ifadeler suç sayılmaktadır. Keza Avrupa ülkelerine bakıldığında TCK’nın 301. maddesine benzer hükümlerin olduğu ve çeşitli davaların açıldığı görülmektedir. Örneğin İtalya’da,1889 tarihli*İtalyan*Zanardellli Yasası" nın 123. maddesinin 1939 yılında değiştirilmiş ve İtalyan Ceza Kanunu’na*nationele italyano****( İtalyan Ulusu) kavramı eklenmiş ve diğer anayasal kurumlardan ( diğer kurumlar 290. maddede düzenlenmiştir ) ayrı bir yerde düzenlenmiştir. İtalya" da TAHKİR VE TEZYİF şeklinde ( madde 290 ) düzenlenmiştir. Bir diğer örnek ise Fransa; Bu ülkede Ceza Kanunun da değil de 1881 tarihli Basın Özgürlüğüne Dair Kanun" da düzenlenmiştir. 30. maddesinde " mahkemeler ve ordu; " 31. madde " bakanlar, meclis üyeleri, kamu görevlilerine görevleriyle ilgili olarak yapılan hakaretleri” i düzenlemektedir. Her ne kadar bizim ülkemizdeki kadar sık olmasa da Fransa’ da da bizdekine benzer davalar açıldığı görülmektedir. Ayrıca Fransa ve İsviçre’de[3] “ermeni soykırımı yoktur” demek suç sayılmaktadır. Bu açıklamalardan sonra Avrupa devletlerinin de Türkiye’den farklı bir durumda olmadığı açıktır.


YARARLANILAN KAYNAKLAR

TEZCAN,Durmuş,ERDEM,Mustafa, İnsan Hakları El Kitabı,Seçkin yay.,Ankara 2006
MUMCU, Ahmet,İnsan Hakları ve Kamu Özgürlükleri, Savaş yay.,Ankara 1994
ACER,Yücel,KAYA,İbrahim,Uluslararası Hukuk,Usak yay,Ankara 2010
KAPANİ,Münci, Kamu Hürriyetleri,Yetkin yay. Ankara 1993
Haklar ve Özgürlükler Antolojisi, Hak-iş, Ankara 2000
İnternet kaynakları;[4]
http://www.euractiv.com.tr/ab-ve-turkiye/article/abden-3-konuya-yakin-takip-ifade-ozgurlugu-hukuk-devleti-ilkesi-kurt-sorunu-005644
http://www.euractiv.com.tr/ab-ve-turkiye/article/ilerleme-raporunda-trkiyede-ifade-zgrl-eletirisi-013045(04.12.10)
http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/462233.asp
http://www.dunyabulteni.net/?aType=yazarHaber&ArticleID=120
http://bianet.org/bianet/siyaset/123562-cedaw-golge-raporu-kadina-karsi-ayrimcilikta-ilerleme-yok
http://bianet.org/bianet/toplumsal-cinsiyet/123699-turkiyede-muhafazakarlik-kadin-haklarini-tehdit-ediyor
http://turkish.turkey.usembassy.gov/clinton_din_ozgurlugu.html
http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=194548
http://www.hurriyetport.com/news/117/ARTICLE/23059/2010-08-23.html
http://bianet.org/bianet/bianet/97782-aihm-ifade-ozgurlugunun-sinirini-gosterdi
http://www.sde.org.tr/kose-yazilari/651/ifade-ozgurlugu-mekânlari.aspx*
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=3504033&tarih=2005-11-10
http://www.milliyet.com.tr/gul-basbakanla-ozgurluk-anlayisimizda-fark-yoktur/siyaset/sondakikaarsiv/11.11.2010/1313043/default.htm?ver=49
http://www.wsws.org/tr/2005/okt2005/turk-019.shtml
http://www.posta.com.tr/siyaset/YazarHaberDetay/Ifade_ozgurlugu_icin_surekli_mucadele.htm?ArticleI D=46429
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalHaberDetay&ArticleID =941 979&Date=24.06.2009&CategoryID=98
http://www.belgenet.com/arsiv/sozlesme/aihs_01.html
http://www.pmd.org.tr/haberler.php?kategori=3&haber=218
http://bianet.org/bianet/ifade-ozgurlugu/119815-aihm-pkk-lehine-slogan-atmak-da-ifade-ozgurlugudur
http://www.wsws.org/articles/2006/oct2006/turk-o27.shtml
http://suchukuku.com/icerik.php?id=69
http://www.belgenet.com/arsiv/sozlesme/iheb.html
http://www.usak.org.tr/makale.asp?id=835
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0fade_%C3%B6zg%C3%BCrl%C3%BC%C4%9F%C3%BC
http://www.haberturk.com/medya/haber/563298-turkiye-basin-ozgurlugunde-kacinci-sirada
http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2010/09/100914_hrant_dink.shtml
http://www.sabah.com.tr/Gundem/2010/10/06/aihmde_yine_ifade_ozgurlugu_mahkmiyeti
http://bianet.org/bianet/bianet/110378-ihlaller-bitmiyor-aihm-mahkumiyetleri-de
http://www.anayasa.gen.tr/1982ay.htm
http://www.belgenet.com/yasa/tck/299-301.html
http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk_Ceza_Kanunu_301._maddesi
http://www.gazetem.net/aeryazi.asp?yaziid=216

DİPNOTLAR
[1] Atilla YAYLA, İfade özgürlüğü herkese lâzım
[2] Kayhan karaca’nın 14 Ekim 2008 tarihli Işıl Karakaş ile yaptığı röportaj
[3] Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Yusuf Halaçoğlu’na Mayıs 2004’te İsviçre’nin Zürih kentinde yaptığı bir konuşmada “Ermeni soykırımı olmamıştır” dediği için, bir süre önce Zürih Kanton Mahkemesi tarafından “soykırım suçu” işlemiş sayıldı ve hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkartılmıştı
.
[4] Tüm internet kaynaklarına 04.12.2010 tarihinde ulaşılmıştır
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"İfade Özgürlüğü Ve Türkiye" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Halil Tosun'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
28-12-2010 - 07:04
(1305 gün önce)
Makaleyi Düzeltin
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 1 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 1 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
7756
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 1 saat 23 dakika 5 saniye önce.
* Ortalama Günde 5,94 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 19422, Kelime Sayısı : 2138, Boyut : 18,97 Kb.
* 3 kez yazdırıldı.
* 6 kez indirildi.
* 1 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 1292
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
Forumumuzdaki İlgili Mesajlar
Sınav Sonucuna İtiraz Yolları
ist.huk.mea - 07-06-2013 - 16:52
Hukuk Fakültesi Taban Puan Analizi
burcutur - 05-03-2013 - 13:45
Aöf Adalet Bölüm Mezunları Ne Yapabilir?
Tnk.Tğm.Ekrem TÜRKCAN - 23-09-2012 - 16:22
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,08347106 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.