Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Bakiye Karar Ve İlam Harcı

Yazan : Elifcan Polat [Yazarla İletişim]

Makale Özeti
Bakiye karar ve ilam harcına ilişkin yasal düzenlemeler, AİHM gelişmelerinin iç hukuktaki olumlu ve olumsuz yansıması.

BAKİYE KARAR VE İLAM HARCINA İLİŞKİN ULUSAL DÜZENLEMELER İLE ULUSAL VE ULUSALÜSTÜ HUKUKTAKİ UYGULAMASI


KANUNİ DÜZENLEME ve GENEL AÇIKLAMALAR:


Harçlar Kanunu m. 28 a- bendi ‘’ Karar ve ilam harcı ödenmedikçe ilgiliye ilam verilemez’’ düzenlemesini getirmiştir. Bu düzenleme ile getirilen kural uygulamada bir çok haksızlığa neden olmaktadır. Bir davada lehine hüküm verilen taraf, aslında yükümlüsü olmadığı bakiye karar ve ilam harcını ödemek zorunda kalmaktadır. Ödediği tutarı da yargılama giderleri içerisinde davada haksız çıkan taraftan talep etmek zorunda kalmaktadır.


Bu durum dava lehine karara bağlanan taraf için bir çok hak ihlaline ve zarara yol açmaktadır. Asıl alacağını icra yolu ile tahsil edemeyen taraf, bakiye karar ve ilam harcını ödemesi nedeni ile dolaylı olarak vergilendirilmekte ve yükümlüsü olmadığı bir harcı zorunlu olarak karşılamak zorunda kalmaktadır.


Bakiye karar ve ilam harcını yatıramayan, bu durumdan dolayı gerekçeli karar sureti kendisine verilmeyen, bu nedenle icra işlemlerine başlamayan taraf alacağını tahsil edememekte bu nedenle zarara uğramaktadır.


Hak arama özgürlüğü temel haklarımızdan birisidir. Aynı zamanda Hukuk Devleti'nin ve Hukuk'un Üstünlüğü'nün en temel koşullarından ve güvencelerinden de biridir.
Hukuk Devleti, "Devletin ve kişilerin eylem ve işlemlerinin hukukla bağlı olması ve bu bağlılığın yargı organlarının denetimi ile güvence altına alınması" olgusuna dayanır.
Hak arama özgürlüğü de, kişilerin, haklarını korumak için, yasama meclisine ve özellikle "yargı mercilerine başvuru" haklarını içerir.



Hak arama özgürlüğünü sadece ‘’ yargı mercilerine başvuru’’ haklarını değil, yargı mercilerince verilen kararların icra edilmesini de kapsar. Bu hakkın özünden gelir. Yoksa sadece yargı mercilerine başvurma, kişinin haklarını koruma da etkin bir işleve sahip değildir.


AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI VE DEĞERLENDİRME:


Harçlar Kanunu m.28/a dan dolayı bakiye ve karar ilam harcını yatıramayan bu nedenle gerekçeli karar kendisine verilmeyen Ülger adlı Türk vatandaşı 2005 yılında bu nedenle zarara uğradığını, alacağını tahsil edilemediği gerekçesi ile 2005 yılında AİHM ‘ne AİHS’nin 6&1 maddesi ile 13. maddesi ve AİHS’ e Ek 1 no lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği iddiası ile bireysel başvuru da bulunmuştur. Bu başvuru sonucu AİHM :


Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi; mahkeme ilamının alınmasının harç yatırılması koşuluna bağlanmasını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı bulmuştur.

AİHM, esasa ilişkin incelemelerinde, ‘’AİHS m.6&1 maddesinin herkese, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili olarak, bir mahkeme tarafından davasının görülmesini isteme hakkı verdiğini yineler, bu yolla, hukuki konularda mahkemelerde dava açma hakkı anlamına gelen erişim hakkının bir yönünü teşkil ettiği ‘’ mahkemeye gitme hakkı’’nı da çerçevesi içine alır. Öte yandan, sözleşmeye taraf devletlerden birinin iç hukuk sistemi, nihai ve bağlayıcı kararın, taraflardan birinin zararına geçersiz kalmasına izin verirse, bu hak taraflardan birinin zararına geçersiz kalmasına izin verirse, bu hak aldatıcıdır. Bu maddenin yalnız mahkemelere erişim ve davaların idaresi ile olduğu biçiminde yorumlanması, sözleşmeye taraf devletlerin AİHS’i kabul ettiklerinde uymayı taahhüt ettikleri hukukun üstünlüğü ilkesi ile uyuşmayan durumlara yol açabilir. Bu nedenle, mahkemelerin verdiği kararların uygulanması, AİHS’in 6&1 maddesinin amaçları doğrultusunda, ‘’ yargılama’’ nın tamamlayıcı parçası olarak değerlendirilmelidir. ‘’ şeklinde karar vermiştir.

AİHM ‘’ mahkemeye gitme hakkının icra davasına erişim hakkını da eşit derecede koruduğu ‘’ söylemiştir.

AİHM; Harçlar Kanunu’nun 28 (a) maddesine atıfta bulunarak, mahkemenin, başvurana, mali bir sorumluluk yüklemiş olduğunu, böylece karara erişimini ve kararın uygulanmasını engellediğini, başvuranın kararın bir kopyasını alamadan mahkeme harcını ödemekle yükümlü tutulmasının, üzerinde aşırı bir yük oluşturduğu ve mahkemeye erişim hakkını bu hakkın özünü zedeleyecek derecede kısıtladığını, dolayısıyla AİHS m. 6&1 in ihlal edildiği hükme bağlamıştır. [1]


AİHM mahkemeye erişim hakkından yararlanıp yararlanmadığını belirlemek için başvurduğu ölçütler şunlardır; yargılama giderlerinin makullüğü, başvuranın bu meblağı ödeme kapasitesi, davanın özel ayrıntıları ve bu sorumluğunun yüklendiği dava safhası ışığında değerlendirilmesi ölçütleridir.


AİHM, AİHS’ne Ek 1 no lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edilmesi ile ilgili oalrak; bir talebin uygulanabilirlik olarak addedilecek derecede yeterince kabul görmesi halinde, bu talebin bu protokol çerçevesinde ‘’ mülkiyet’’ teşkil edebileceğini, başvuranın kararı uygulatamamasının, mülkiyet hakkının çekişmesiz kullanımı hakkına müdahale teşkil ettiğine karar vermiştir.



AİHM’nin de kararında belirttiği üzere bireylerin ‘’mahkemeye başvuru hakkı’’ nın kapsamı bireylerin haklarının karar altına alınmasını değil, bu mahkeme kararlarının uygulanabilmesidir aynı zamanda. İlama bağlanan hakkın icrasını sağlayan mekanizmaların devlet tarafından sağlanması gerekmektedir. Devletin bu mekanizmaları sağlarken sadece müdahale etmemesi yetmez, AİHM ‘nin Ülger-Türkiye kararında belirttiği üzere, devletin olumlu bir faaliyette bulunması gerekebilir, Bu faaliyet devlete pozitif bir yükümlülük yüklemektedir. Devletin hüküm altına alınan kararların uygulanmasında hem hukuken hem de uygulamada etkin önlemleri alam yükümlülüğü bulunmaktadır.


Devletin bakiye ve karar ilam harcı ödenmeksizin taraflara ilam verilmeyeceğine ilişkin hükmü, kanunen haksız çıkan tarafın ödemesi gereken bu harcın, uygulamada karar lehine çıkan tarafa yükletilmesi, kişilerin mahkemeye başvurma hakkı ile beraber mülkiyet hakkını ihlal eder niteliktedir.


İÇ HUKUKTA VERİLMİŞ YEREL MAHKEME KARARLARI VE DEĞERLENDİRME:


AİHM Başvuru No:25321/02 T:26.06.2007 kararı üzerine iç hukukta Yerel Mahkemelere bu konuda başvurular olmuştur. Bu başvurulara verilen olumlu kararlar olmuştur.

Samsun 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2008/108 E. 2008/233 K. Sayılı ve 14.01.2008 tarihli ilamın da[2];


‘’Davacı vekili, 14/01/2009 günlü dilekçesi ile mahkememizin 2005/108 esas, 2008/233 karar ilamı ile 3.500TL harcın davalıdan alınmasına karar verildiğini, ancak bakiye harç davalı tarafından yatırılmadığından kararın tebliğe çıkarılamadığını, bu konuda kendi müracaatlarının ise Yazı İşleri Müdürlüğü nezdinde kabul görmediğini, halbuki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ÜLGER-TÜRKİYE davasına ilişkin kararında özetle; harç ödenmeden kararın tebliğ edilememesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olduğundan bahisle hüküm kurulduğunu, AİHM kararlarının bağlayıcı olduğunu belirterek, söz konusu ilamın harç yatırılmadan tebliğini talep etmiştir.


Bilindiği üzere Harçlar Kanunu 28/a maddesi uyarınca harca tabi işlemlerden harç ödenmeden müteakip işlemlerin yapılamayacağı açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.


Yine ülkemizin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini imzaladığı, bilahare AİHM'ye kişisel başvuru yolunun kabul edildiği ve daha sonra da AİHM'ye bu anlamda zorunlu yargı yetkisi tanıdığı ve dolayısı İle Anayasamızın 90.maddesi uyarınca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin hükümlerinin kanun hükmünde kabul edildiği açık bir hukuksal gerçektir. bu açıdan ayrıca temel hak ve özgürlüklere ilişkin Milletlararası anlaşmaların, iç hukukta başka bir kanun hükmü veya düzenlemesi ile çeliştiği durumda Milletlerarası anlaşmaların esas tutulacağı da yine aynı hükmün amaç ve sonuçları arasındadır.
Bu bilgiler ışığında olaya bakıldığında, AİHM'nin 25321402 başvuru no'lu ÜLGER/TÜRKİYE konulu 26 Haziran 2007 tarihli kararı incelendiğinde "... özet olarak gerekçeli kararın harç ödenmeden ilgilisine tebliğ edilmemesine yönelik işlemin Harçlar Kanunu 28/a maddesindeki bu düzenlemenin sonuç olarak kişilerin karara erişimini engellediği, karara erişimin kişilerin mahkemeye gitme hakkı çerçevesinde kaldığını, kararların uygulanmasının AİHS'nin 6.maddesi uyarınca yargılamanın tamamlayıcı bir parçası olduğunu, dolayısı ile belirtilen bu hususun AİHS'nin bu anlamda ihlal edildiği..." sonucuna vararak bu uygulamanın sözleşmeye aykırı olduğunu belirlemiştir.
AİHM'nin bu kararı ile AİHS'nin sözleşmesinin Harçlar Kanununun 28/a maddesi ile çeliştiğini açıkça ortaya koymuş olup, bu durumda AİHS'nin hükümleri ve AİHM kararları esas alınacağından, mahkememizce davacının bu anlamda talebi yerine görülerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. ‘’ şeklinde hükme bağlayarak, ilam karar harcı ödenmeksizin haklı çıkan tarafa gerekçeli kararın tebliğine hükmetmiştir.’’



Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nin hükmünde de belirtildiği gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine taraf olmuş ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yargımla yetkisini kabul etmiştir. Anayasa 90. madde hükmü temel hak ve özgürlüklere ilişkin imzalanan milletler arası anlaşmaların kanun hükmünde olduğunu ve bunların Anayasa’ya aykırılığı iddiasının ileri sürülemeyeceğini, iç hukukta ki düzenlemeler milletlerarası anlaşmalarla çeliştiği takdirde milletlerarası anlaşmaların esas alınacağı hükme bağlanmıştır. AİHS’nin maddelerinin ihlali AİHM de Devletin mahkumiyeti ile sonuçlanmaktadır.


Bu konuda Ünye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2005/507 E. 2008/394 K. Sayılı ve 20.04.2009 tarihli kararında, Ülkemizin Avrupa İnsna Hakları Sözleşmesi’ni imzaladığı, bilahare Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kişisel başvuru yolunun kabul edildiğini ve daha sonra da AİHM’e bu anlamda zorunlu yargı yetkisi tanıdığı ve dolayısı ile Anayasamızın 90. maddesi uyarınca AİHS ‘nin hükümlerinin kanun hükmünde kabul edildiği açık bir hukuksal gerçektir. Bu açıdan ayrıca temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası anlaşmaların esas tutulacağı da yine aynı hükmün amaç ve sonuçları arasındadır.’’ Gerekçesi ve Ülger-Türkiye kararını esas alarak mahkeme kararının tebliğe çıkarılması için harç ödenmesine gerek olmadığını hükme bağlamıştır.[3]


BAŞVURUYA İLİŞKİN ÖRNEK DİLEKÇE:



BAKIRKÖY 13. İŞ MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO: 2008/509 E.

TALEPTE BULUNAN
(DAVACI) : ………

VEKİLİ : Av. ………

DAVALI : ……………………

KONU : 27.07.2009 tarihli kararın tarafımıza harçsız olarak verilmesi
talebinden ibarettir.

AÇIKLAMALAR : 1) - Mahkemenizde 20008/508 E. Sayısı ile kaydı yapılan davamızın kısmen kabulüne ve bakiye karar harcının davalı tarafça ödenmesine karar verilmiştir. Harçlar Kanunu mad. 28/a ‘’ karar ve ilam harcı ödenmedikçe ilgilisine ilam verilemeyeceği’’ düzenlemesini getirmiştir.

Müvekkilim davasını kazanmıştır, haklılığı mahkeme kararı ile hüküm altına alınmıştır. Ancak davalı tarafın ödemekle yükümlü olduğu bakiye karar harcını ödeyememesi nedeni ile lehine hükmedilen ilamı alamadığı için alacağını tahsil işlemlerine başlayamamaktadır.

2) - TC Devletinin de taraf olarak imzaladığı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesiyle birlikte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bireysel başvuru yolunu da kabul edilmiştir.Dolayısıyla Anayasanın 90. maddesi uyarınca da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin hükümlerinin kanun hükmünde kabul edildiği ve bu sözleşmenin maddelerinin Anayasa aykırılığı iddiası ileri sürülemeyeceği açık bir hukuksal gerçekliktir. Bu nedenle ilamın tarafımıza verilmemesi AİHS’nin 6/1 mad. İle AİHS’e ek 1 nolu protokolün 1. maddesinin ihlali anlamına gelmektedir.

3) - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin aynı konuda vermiş olduğu bir kararında ; Baş. No:25321 T.26.06.2007 tarihli Ülger/ Türkiye başvurusunda da mahkeme ilamının alınmasının harç yatırılması koşuluna bağlanmasını AİHS aykırı bulmuştur. Şöyle ki;

AİHS’nin 6&1 maddesinin herkese, medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili olarak, bir mahkeme tarafından davasının görülmesini isteme hakkı verdiğini yineler; bu yolla, hukuki konularda mahkemelerde dava açma hakkı anlamına gelen erişim hakkının bir yönünü teşkil ettiği ‘’mahkemeye gitme hakkı’’ nı da çerçevesi içine alır. Öte yandan, sözleşmeye taraf devletlerden birinin iç hukuk sistemi nihai ve bağlayıcı bir kararın , taraflardan birinin zararına geçersiz kalmasına izin verirse, bu hak aldatıcıdır. Bu maddenin yalnızca mahkemelere erişim ve davaların idaresi ile ilgili olduğu biçiminde yorumlanması, sözleşmeye taraf devletlerin AİHS’i kabul ettikleri,nde uymayı taahhüt ettikleri hukukun üstünlüğü ilkesi ile uyuşmayan durumlara yol açabilir. Bu nedenle mahkemelerin verdiği kararın uygulanması ; AİHS 6&1 maddesinin amaçları doğrultusunda, ‘’yargılamanın’’ tamamlayıcı parçası olarak değerlendirilmelidir.

AİHM , başvuranın kararın bir kopyasını alamadan mahkeme harcını ödemekle yükümlü tutulmasının , üzerinde aşırı bir yük oluşturduğu ve mahkemeye erişim hakkını bu hakkın özünü zedeleyecek derecede kısıtladığı kanısındadır.

Başvuranın kararı uygulamaması AİHS Ek 1 no lu Protokol’ün 1. maddesinin ilk paragrafının ilk cümlesin de ortaya konulduğu üzere, mülkiyetin çekişmesiz kullanım hakkına müdahale teşkil etmektedir. Müvekkillim de işçi olup, bu harcı ödeme gücüne sahip değildir. Müvekkilimin kararı alması, harcın yatırılması şartına bağlı tutulması müvekkilinin mahkemece hüküm altına alınan alacak hakkına kavuşmasına engel olmaktadır. Bu sebeple bu talebimizin karşılanmaması halinde müvekkilim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine bireysel başvuru yoluna başvuru hakkımızı kullanacaktır.

NETİCE VE TALEP : Yukarıda arz ve izah ettiğimiz üzere müvekkilimin lehine sonuçlanan davanın ilamını alamaması ‘’mahkemeye erişim hakkını engellediği için adil yargılama hakkının ihlali ile parasal alacağı içeren ilamın icraya konulamaması nedeniyle mülkiyet hakkını ihlal etmektedir. (Baş. No:25321 T.26.06.2007 tarihli Ülger/ Türkiye ) Müvekkilim işçi olması nedeniyle harç bedelini yatıramamaktadır. Bu nedenle ilamın bakiye karar harcı ödenmeksizin tarafımıza verilmesini aksi halde bu talebimizin reddi halinde AİHS 6&1 ve AİHS Ek 1 no lu Protokol’ün 1. maddesinin ilk paragrafının ilk cümlesin de ifade edilen, mülkiyetin çekişmesiz kullanım hakkına müdahale teşkil ettiği gerekçesiyle bireysel başvuru yoluna başvurulacağımızı saygı ile arz ederim.


Davacı Vekili

YEREL MAHKEMELERİN BU KONUYA İLİŞKİN VERMİŞ OLDUĞU OLUMSUZ KARAR ÖRNEĞİ :


Bakırköy 13. İş Mahkemesi’nin 2008/508 E.-2009/660 K. Sayılı ve 14.09.2009 tarihli kararında davacı tarafın bakiye karar ve ilam harcı ödenmeksizin kararın kendisine tebliği talebini şu gerekçelerle reddetmiştir:


‘’ Her ne kadar davacı vekili ilamda belirtilen ve davalı tarafından ödenmesine karar verilen bakiye karar ve ilam harcının yatırmadan ilamın taraflarına verilmesini talep etmiş ise de. Harçlar Kanunun 28. maddesinde karar ve ilam harcı ödenmedikçe ilgiliye ilam verilemeyeceğinin hükme bağlandığını, AİHM kararının sadece başvuruya konu ilamla ilgili olduğu, Kanunu ortadan kaldırmayacağı, Harçlar Kanunu m.28/a maddesi emredici hukuk kuralı mahiyetinde olup, değiştirilmedikçe uyulması zorunlu kurallardan olduğu anlaşıldığından talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir.’’



Kararın gerekçesinde Ülger-Türkiye kararının; sadece söz konusu ilamı bağlayacağı, Harçlar Kanun’un 28/a maddesinin emredici düzenleme olduğu değiştirilmedikçe uyulması zorunlu olduğu gerekçeleri ulusal hukukta Anayasa m. 90 ‘ın düzenlemesi ışığında hukuki mesnetten yoksun kalmaktadır. Şöyle ki;


Anayasa m. 90 son fıkrası ‘’ Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır’’ şeklinde hükme bağlanmıştır.


AİHM’nin vermiş olduğu karar, AİHS maddelerinin içeriğini gösteren hukuk kaynaklarıdır. Dolayısı ile sözleşme maddelerinin kapsamını belirten bu kararlar dolayısı ile bağlayıcıdır. Kaldı ki, Anayasa m.90 metni göz önüne alındığında Harçlar Kanunu 28/a hükmü ile AİHS m.6&1 ve AİHS’e Ek 1. no lu Protokolün 1. maddesi çelişmektedir. Bu konuda esas alınması gerekn yasal düzenleme AİHS’nin ilgili maddeleri olmaktadır. Aynı zamanda Harçlar Kanunu düzenlemesine bakıldığında harcı ödemekle yükümlü taraf dava aleyhine karara bağlanan taraf olmaktadır.

AİHM Ülger-Türkiye kararında da belirttiği gibi Sözleşmeye taraf devletin, bu yükümlülüğü ile ilgili sadece olumsuz bir harekette bulunmama değil, yapma şeklinde pozitif yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu nedenle Yerel Mahkeme’nin vermiş olduğu kararda AİHM kararının sadece o ilam için geçerli olduğu savı doğru değildir.

AİHM’in Ülger/Türkiye kararı incelendiğinde harç koşulunun, kişilerin karara erişme hakkını engellediği, karara erişimin kişilerin mahkemeye gitme hakkı çerçevesinde kaldığını, kararların uygulamasının AİHS’in 6. maddesi uyarınca yargılamanın tamamlayıcı bir parçası olduğunu, dolayısıyla belirtilen bu hususun AİHS’i ihlal ettiği tespitine varılmıştır. AİHS hükümlerinin Anayasa’nın 90. maddesi gereği iç hukuk düzenlemesi sayılacağı hükmü karşısında, davacının harç alınmadan kararın tebliğe çıkarılması yönündeki talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken gerek Anayasa maddelerine gerek AİHS’ne aykırı olarak AİHM kararının sadece o ilamı bağlayacağı savı hukuka aykırı olmaktadır.


Mahkemeye başvurma hakkının tamamlayıcı nitelikte olan kararların icrasından bağımsız düşünmek, bu hakkı işlevsiz hale getirmektedir. Bireylerin bu yolda görmüş olduğu zararlar ve maruz kaldığı hak ihlalleri göz önüne alındığında, uygulamada bu konuya ilişkin verilmiş olan olumsuz kararlar hukuk devleti ilkesini ihlal eder nitelikte olduğu gibi aynı zamanda ulusalüstü hukukta bağlayıcı olan milletlerarası sözleşmelerin ihlaline neden olmaktadır. Bu nedenle karar ve ilam harcı ödenme şartı aranmaksızın kararın dava lehine sonuçlanan tarafa verilme, kişinin mahkemeye erişim hakkının tam anlamı ile kullanılması anlamına gelecektir.


Hukuki gelişmeler dikkate alındığında; T.C Devletinin bu konuda ki pozitif yükümlülüğünü yerine getirerek gerek uygulamada gerek hukuken etkin bir yolla bu hak ihlallerini giderecek düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Bu konuda ilk olarak yapılması gereken de Harçlar Kanunu maddesinde yapılacak olan yasal değişiklik olacaktır. Böylelikle yerel mahkemelerin bu konuya ilişkin vermiş olduğu olumsuz kararlarda ki, Harçlar Kanunu m.28/a nın emredici olduğu , AİHM kararının sadece verildiği ilama ilişkin olduğu, AİHM kararının bağlayıcılığı olmadığı şeklinde yürütülen yanlış savda ortadan kalkar.


[1] İstanbul Barosu Dergisi- Cilt 83- Sayı 4- Yıl:2009 Sayfa 2333-2334

[2]http://www.hukukibakis.com/detay.php?id=1548 Tarih:28.09.2009 Saat:12:20

[3] İstanbul Barosu Dergisi, Cilt 83, Sayı 4, Yıl:2009, Sayfa: 2338-2339
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Bakiye Karar Ve İlam Harcı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Elifcan Polat'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
16-11-2009 - 16:43
(1799 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 6 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 5 okuyucu (83%) makaleyi yararlı bulurken, 1 okuyucu (17%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
20100
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 5 saat 55 dakika 24 saniye önce.
* Ortalama Günde 11,17 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 30192, Kelime Sayısı : 3717, Boyut : 29,48 Kb.
* 3 kez yazdırıldı.
* 4 kez indirildi.
* 3 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 1118
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,20128894 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.