Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Denetimli Serbestlik Ve Sosyal Bir Varlık İnsan

Yazan : Yusuf Yağbasan [Yazarla İletişim]
SOSYOLOG SUNGURLU ADLİYESİ

Yazarın Notu
http://www.cte-seslenis.adalet.gov.tr/arsiv/2009/83_subat2009/makale/yusuf_yagbasan.htm

DENETİMLİ SERBESTLİK VE SOSYAL BİR VARLIK İNSAN




Özet

Sosyal bir varlık olan insan, topluluk içinde ve toplu bir halde yaşar. Toplu halde yaşamanın temel amacı, insanın mutluluğu, refahı ve güvenliğidir. Ancak, insanın mutluluğunu, refahını ve güvenliğini sağlamak için uygulanan yol ve yöntemler değişmektedir. Çünkü sosyal hayat dinamik olup, bu dinamiklik nedeniyle de değişime açıktır. İşte bu makalede bahsedilen sınırlar çerçevesinde denetimli serbestlik ve sosyal hayat arasındaki ilişki konu edinilmiştir.
Bir yandan sosyal hayatın devamı ve işleyişinde suçun önlenmesi ve suçlunun cezasını denetimli serbestlik sistemi içersinde infaz edilmesi sonucunda suçlunun toplumla bütünleşmesi ve sosyal hayatının devam etmesi üzerinde durulmuştur.

Giriş

İnsan sosyal bir varlıktır. İnsanın sosyal bir varlık olması demek tek başına yaşayamayacağı anlamına gelir. İnsan aynı zamanda sorgulayan bir varlıktır. Sorgulayan bir varlık olması ise, insanın her şeye kendiliğinden boyun eğmeyeceği anlamını taşır. Sorgulayan ve sosyal bir varlık olan insan bir grup ve toplum içerisinde yaşar. İnsanların oluşturduğu gruplardan sosyal hayat, sosyal hayattan da sosyal olaylar ve olgular ortaya çıkar. Aileler, cemaatler, şirket ve dernekler insanların gruplar içinde yaşadığı birlikteliklerdir. Bunlar, tesadüfen ve gelişi güzel oluşmuş birliktelikler olmayıp, tam tersine önceden belirlenmiş, onaylanmış ve belli bir düzen ve kurallar çerçevesinde oluşturulmuşlardır.
Bu bağlamda sosyal hayatın bir toplamı olan toplum, insanı hem özgürleştiren hem de sınırlamalar koyan, bir taraftan yardımlaşmalara imkan tanırken, diğer yandan gruplaşmalara yol açan ve de değişebilen bir sosyal ilişki ve teşkilatlar ağıdır[1]. Sosyal hayattaki ilişkiler etkileşim kalıbı açısından; birey birey ilişkisi, birey-grup ilişkisi ve grup-grup ilişkisi bağlamında ele alınıp incelenebilir[ 2]. Yine sosyal hayattaki ilişkiler zaman açısından; kısa süreli, uzun süreli ve periyodik ya da devirli ilişkiler olarak tasnif edilebilir.
Bu tür tasnifler, insanların değişik kümeler ve topluluklar içinde yaşadıklarını ve dolayısıyla değişik kümeler içerisinde farklı davrandıklarını ve davranabilecekleri gerçeğine açıkça işaret eder. Sosyal ilişkiler dinamik bir özelliğe sahip olup, bu özelliği itibarıyla değişirler veya değişken bir özellik taşırlar. Bu değişme bazen yavaş bazen de hızlı olarak tezahür eder. Toplumdaki değişmeler; bazen kendiliğinden toplumun kendi içyapısındaki dinamiklerin etkisiyle gerçekleşir ki bu tür değişmeler organik değişim olarak ifade edilir. İhtilaller ve planlama faaliyetleriyle değişmeler meydana gelir ki bu tür değişmeler ve değiştirmeler mekanik değişimler olarak adlandırılır.
Toplumdaki değişmelerde ise; fiziki çevre faktörü, teknoloji faktörü, kültür faktörü gibi faktörler önemli rol oynar. Toplumdaki değişmelere ayak uyduramayan kişiler ise toplumun ve yasaların koymuş olduğu hukuk kurallarına uyamadıklarından patolojik sonuçlar doğurur. İnsanın suçsuz olarak doğduğuna göre onu suça iten etkenlerin neler olduğu irdelendiğinde karşımıza; toplumun bireyi dışarı atması çıkmaktadır. Çünkü değişime ayak uyduramayan insanlar toplum tarafından dışlanırlar ve dışlanma sonucunda suç ile karşı karşıya kalırlar.
Durkheim'e göre Suçluğun bulunmadığı hiçbir toplum yoktur. Her yerde ve her zaman insanların bazı davranışlarına tepki olarak ceza uygulanmıştır. Bu yüzden suçluluk normaldir. Eğer suçluluğun kapsamı belirli bir sınırı aşarsa, bu hastalıklıdır.[3] Bununla suçluluk her sağlıklı toplumun bütünleşmiş kısmıdır. Suçun olmadığı bir toplum tam olarak ve hiçbir yerde mümkün olamaz.[4]
Suçsuz bir toplumunun olma olasılığının günümüz şartlarında ütopya olarak karşılanabileceği bir dönemde ciddi çalışmaların gerekliliği bir kez daha öne çıkmakta olup bireyi suça iten nedenlerin neler olduğu belirlenmeli ve yetkililer eğer suç oranının azalmasını istiyorlar ise bilimsel veriler ışığında uygulamalar gerçekleştirmelidir.

Cezaların amacı suçun yeniden işlenmesini engelleyerek masum insanları kötülüklerden uzaklaştırmak olmasının sonucu olarak Ceza Hukuku diye yeni bir alan doğmuş olup belirtildiği gibi ceza sisteminin amacı toplumun suçluluğa karşı tepkisini ifade etmek için kullanıldığı yargılama biçimlerin ve kurumların toplamı olarak belirmektedir. Bu sistemin en önemli çarkları yasa ve yargılama heyeti ve güvenlik güçlerinin hizmetleridir.
Suç kaçınılmaz bir gerçek olduğuna göre onunla sadece polisiye tedbirler ile mücadele edilemeyeceği de bir gerçek olup eğer suç oranının ciddi bir şekilde azaltılması isteniyorsa nasıl suçun mahkeme ve polis aşaması şart ise en az suçluların yakalanması ve caydırıcı cezaların verilmesi kadar suçun karşısına eğitim destekli bilimin ışığında toplumsal bir eylem ile çıkılmalı ve gençlik için onun o çağındaki enerjisini rasyonel alanlarda kullanabilecekleri bilimsel ve sportif alanlara mutlaka kanalize edilmelidir. Suç işlediği tespit edilip mahkeme sonucunda ceza infaz kurumlarına kişilerin konulması ile suçun önüne geçilemeyeceği bilinmektedir. Yapılacak bu işlem sadece belirli kişileri bir araya koyarak toplumdan izole etmek olmamalıdır. Ayrıca her geçen gün sayısı artan suçluların bir yerde muhafaza edilmesinin devlet bütçesine getireceği yükler ile yeni ceza infaz kurumlarının yapımına harcanacak paranın değişik şekilde kullanılması gerekmektedir. Son dönemdeki kanuni değişiklikler ile kişileri ceza infaz kurumu yerine Denetimli serbestlik, batıdaki adıyla probation altında, suçluyu toplum içerisinde tutarak, ona bazı sorumluluklar ya da şartlar yüklemek suretiyle, topluma yeniden kazandırmayı amaç edinilmiştir.
Bu sistem Ülkemizde de 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu ve Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun Ülkemizde hizmet verecek denetimli serbestlik ve yardım merkezlerinin dayanağını oluşturmuştur. Belirtilen Kanunlarda yer alan denetimli serbestlik ile ilgili hükümlerin uygulanmasını düzenleyen Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetleri ile Koruma Kurulları Kanunu Türkiye Büyük Millet Meclisinde 3 Temmuz 2005 tarihinde kabul edilmiş ve 20 Temmuz 2005 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan Kanun gereğince Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanlığı kurulmuş, ayrıca Ülke genelinde 133 ağır ceza merkezinde Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlükleri kurulmuştur. Denetimli Serbestlik ve Yardım Sistemi (DSYS)'nin tüm dünyada olduğu gibi Ülkemizde de amacı; Sistem, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında suça sürüklenen çocuk, şüpheli, sanık, hükümlü ve suç mağdurlarına psiko-sosyal destek sağlamakta, sanıklar hakkında düzenlenecek olan sosyal araştırma raporlarıyla da yargıya ışık tutmaktadır.
Mahkemelerin kısa süreli hapis cezasına alternatif olarak verdiği; kamu hizmetinde ücretsiz çalışma, eğitim kurumuna devam etme, belirli yerlere gitmekten ve belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklama, ehliyet, ruhsat ve belgelerin geri alınması gibi yaptırımlar, tedavi ve denetim, belirli hak ve yetki kullanımının yasaklanması, cezanın konutta infazı gibi yükümlülük ve tedbirler denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlükleri tarafından uygulanmaktadır.
Yine sistem sayesinde, koşullu salıverilen hükümlülerin toplum içerisinde denetimsiz ve gözetimsiz halde serbest bırakılması yerine, salıverilen kişilerin denetim altına alınması ve kendisine bir takım yükümlülükler yüklenerek sorumluluk bilinci içinde iyi bir hayat sürmesi, topluma uyumunun sağlanması, yeniden suç işleme riskinin önüne geçilerek toplumun korunması amaçlanmıştır. Ayrıca yine 5402 sayılı yasa ile oluşturulan koruma kurulları tarafından suçtan zarar görenlerin ve salıverilen hükümlülerin toplumla bütünleşmeleri açısından psiko-sosyal destek, iş, sağlık, eğitim ve ekonomik sorunlarının giderilmesine yönelik çalışmalar başlatılmıştır.
Bu sistem ile sosyal devlet anlayışının önemli bir parçası işlevsel olarak çalışmaya başlamış yazının ilk paragraflarında değinildiği gibi sosyal bir varlık doğasına sahip olan insan toplum içinde bırakılmış ve cezasını çekerken de içerisinde yaşamaya devam edeceği toplum içerisinde denetim altında tutulmuştur.
Kaynakça
1. Amiran Kurtkan, Genel Sosyoloji, Filiz Kitapevi, İstanbul, 1986, s.3-4.
2. Doğu Ergil, Toplum ve İnsan, Turhan Kitabevi, Ankara, 1984, s.54.
3. Durkheim Emile, Kriminaliteet als normales Phaenomen, in: Krimininalsoziologie Frankfurt a. M. 1968, s.3 vd.
4. Kürzinger, 80; Schwind, 125.


YUSUF YAĞBASAN (Sosyolog)
Sungurlu Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Denetimli Serbestlik Ve Sosyal Bir Varlık İnsan" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Yusuf Yağbasan'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
10-07-2009 - 21:19
(3637 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 3 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 3 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
6326
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 1 gün 14 saat 46 dakika 1 saniye önce.
* Ortalama Günde 1,74 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 9676, Kelime Sayısı : 1072, Boyut : 9,45 Kb.
* 6 kez yazdırıldı.
* 6 kez indirildi.
* 2 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 1063
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,02906799 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.