Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

» KAHDEM Hakkında
Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM), Türk Hukuk Sitesi Kadın Hakları Çalışma Grubu tarafından kurulan ve yönetilen sanal bir destek merkezidir.

KAHDEM kadın hakları ihlalleri ile karşılaşan kadınlarımızın internet ortamında kimliklerini gizleyerek sorunlarını paylaşmalarına ve Çalışma Grubu üyelerinin destek mesajlarına ulaşmalarına yardımcı olur.

» THS Kadın Hakları ve KAHDEM Çalışma Grupları
THS KAHDEM HÇG Üyeleri
Grup Koordinatörleri :
Av. Habibe Yılmaz Kayar
av-ufuk

Üyeler :
Adli Tip (Avukat)
Av. Engin EKİCİ (AVUKAT)
Av. Işıl KACAR (Avukat)
AV. KAMİLE YILMAZ ARISOY (AVUKAT)
Av. Oktay Durmaz (Avukat)
Av. Safiye Yüksel (Avukat)
Av. Sami Günsen (Avukat)
Av.Bülent AKÇADAĞ (Avukat)
Av.Cengiz Aladağ (Avukat)
Av.Denizcan Sarıkaya (Avukat)
Av.Fatma Dündar (AVUKAT)
Av.Ferahfeza (Avukat)
Av.Gülay Kaya (Avukat)
Av.Gülümser Yavuz (Avukat)
Av.Gökçeçiçek Ayata (Avukat)
Av.Habibe YILMAZ KAYAR (Avukat)
Av.Hülya Gülbahar (Avukat)
Av.Mehmet Saim Dikici (Avukat)
av.murat kılıç (Avukat)
Av.Nilay TOPRAK (Avukat)
Av.Nurperi Sancak (Avukat)
av.semire nergiz (Avukat)
Av.Seyhan Çoban Wiles (Avukat)
av.simlagürcan (Avukat)
Av.Suat Ergin (Avukat)
Av.Suna SOYDAŞ (Avukat)
Av.Tuğba Elmas (Avukat)
Av.Ufuk Bozoğlu (AVUKAT)
Av.Ünzile Küçüköner (Avukat)
Av.İrem OKUR (AVUKAT)
Avukat Kamer Akgül (Avukat)
avukat zeynep (Avukat)
avukatselvi (Avukat)
Av_Medine Çiçek (Avukat)
ayseunluce (Avukat)
Ayşe KARHAN AKÇADAĞ (Avukat)
BaharB (Avukat)
Caglayan K. (Öğretim Üyesi/Sosyolog)
Doç. Dr. Özge Yücel (Öğretim Üyesi)
Doç.Dr.Kadriye Bakırcı (Öğretim Görevlisi)
Doc.Dr.Şükran ŞIPKA (Hukuk Fakültesi Dekanı)
elzemseyler (Avukat)
filorinalı 1 (Avukat)
Gemici (Sosyal Danisman)
halit pamuk (Hukukçu)
hukukcu (Avukat)
ISIL YILMAZ (Avukat)
kezzy (Hukukçu)
Levent Cirit (Avukat)
naile (Avukat)
Nur Deniz (Hemşire)
pluvia (Avukat)
sevilkerem (AVUKAT)
syavuz (Avukat)
Themis99 (Avukat)
Tugce Ellialti (Sosyolog / Arastirma Gorevlisi / Doktora Ogrencisi)
İzzet Doğan (Avukat)
HÇG Forumundan
13.11. Bir Dünya Kadın - ersintoker
20.02. 8 Mart 2012 Kahdem Basın Açıklaması - Av.Ufuk Bozoğlu
9.01. Kadın Haberleri 2012 - Av.Habibe YILMAZ KAYAR
3.11. 25 Kasım 2011 Kahdem Bildirgesi - Av.Habibe YILMAZ KAYAR
16.08. Üyemiz Zeytinn'e Açık Teşekkür - Av.Habibe YILMAZ KAYAR
Gruba Katılma
» THS Kadın Hakları Çalışma Grubuna Kadın Haklarının geliştirilmesi faaliyetlerine katkıda bulunmayı amaçlayan ve grubun hedeflerini ve ilkelerini paylaşan herkes katılabilir.

» Gruba Katılım için öncelikle Türk Hukuk Sitesi üyesi olunması gerekir. (THS Üyesi değilseniz üye olmak için tıklayınız)

» Gruba soru sorma amaçlı üyelik başvuruları kabul edilmez. Soru sormak isteyen ziyaretçilerin, bu linkte açıklamaları takip etmeleri beklenir. Gruba katılım grup içinde yapılacak çalışmalara ve organizasyonla aktif olarak katılmayı gerektirir.

» Gruba katılmak isteyen site üyeleri, bu sayfayı ziyaret ederek katılım başvurusunda bulunabilirler.

Gruba katılım koordinatörün onayına tabidir.

» Gruba ve siteye katılım, THS üyelik ve site yararlanma sözleşmesine tabidir.

» Yanıt Bekleyen Sorular


Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) forum alanı, THS Kadın Hakları Çalışma Grubu Üyelerimizin zor durumda olan kadınlarımıza, kadın haklarına ilişkin problemlerinde önerilerde bulundukları bir iletişim platformudur.

Bu alana soru göndermek için site üyesi olmak gerekmemektedir. Alan kural ve ilkelerine uygun nitelikteki sorular KAHDEM editörleri tarafından onaylandıktan sonra alanda yayınlanır.

Aşağıda daha önce sorulmuş soruları ve yanıtlarını bulabilir, eğer sorunuz daha önce alanda yanıtlanmamışsa, sorunuzu alana gönderebilirsiniz..

Kadın Hakları İle İlgili Sorunuz mu Var? Sormak İçin Buraya Tıklayınız


Yeni Yanıtlanan Sorular :
1-evlilik sözleşmesi ile boşanma halinde tazminat,nafaka vs.talep edilmeyeceği taahhüt edildi.O tarihte çalıştığım için sorun değildi. Oysa işimi kaybettim. Bu durumda bu hüküm geçerli olurmu?
2-Kadının üzerine evlilik öncesinde tapulu 1 g.menkul var. Evlendiğim eşim banka borcunu kapatarak %50 hisse istedi.Bu da evlilik sözleşmesinde yer alıyor. Ancak eşimin çocukları nedeniyle vefat sözkonusu olduğunda hissenin geri alımı problem olacak. Eşim intifa hakkını kabul etmiyor. İpotek öneriyor. İlerde hisseli g.menkul ile uğraşmamak adına en sağlıklı çözüm ne olabilir.ipotek konsa dahi vefatı halinde yasal mirasçıları tarafından yine sorun olacak.

İyi günler diliyorum.

Ben eşimle yaklaşık 8 yıldır ayrı yaşıyorum.Bunun sebebi ise eşimin sürekli şiddetine maruz kalam.Ayrıca bu şiddete sadece ben değil 5 çocuğumun dahildir.

Eşim bana 2000 yılında bir boşanma davası açtı.Ancak ben Mahkemeye gitmedim.Oda diğer duruşmaya katılmadığı için takipsizlik kararından dolayı dava düştü.Ve biz bu süre zarfında eşimle hiç görüşmedik.

Ama çocuklarım kendisi ile sürekli irtibat halinde,ancak bu irtibatlarında çocuklarım çok yıprandı.Çünkü her görüşmede onlar aşağılanarak geri döndüler,Çünkü eşim hep beni ve bizi haksız gördü.

Geçenlerde ,yaklaşık bir ay önce tekrar bir boşanma davası açmış,ancak bize gelen bu dilekçede eşimin benim için kullandığı ithamların hepsi iftira.Ondan çocuklarımı sakladığımı,evliliğimiz boyunca ona sürekli şiddet uyguladığımı ve baskıda bulunduğumu yazmış.Tabi ki kabul etmiyorum.

Ancak ben de boşanmak istiyorum. Çünkü ondan bu ayrılık süresince hiç bir maddi yardım almadım ve sağlık problemlerim dolayısı ile yeşil kart için başvurduğumda evli olduğum göründüğünden yeşil kart çıkaramıyorum.

Evlendikten sonra yerleştiğimiz yerde bir arsa alıp bir ev inşa etmiştik.Ben şu an bu evde oturuyorum.Ancak beraber inşaa ettiğimiz ev
bir gecekonduydu.Eşim evden ayrıldıktan sonra çocuklarımla birlikte çalışarak evi biz yaptık.

Boşanmak istemesinin sebebi olarak evi
almak istediğini öğrendik.Bu evi bizden
alabilir mi?

Ayrıca 17 Ağustos depreminde evimiz ağır
hasar gördüğü için ev tapusu eşime ait
olduğundan devlet tarafından yapılan deprem
konutlarından eşime bir ev verilmiş.Öğrendiğimiz kadarı ile bu evi satmış.

Bir de daha reşit olmamış bir çocuğumuz var,bunun velayeti de ayrı bir dert.

Şimdi sorularımı soruyorum:

Eşim bu evi benden alabilir mi?

İkincisi bu evde benim ve çocuklarımın hakkı var mı?

Nafaka alma şansım var mı?

Eşimin dilekçesinin tamamen yalan olduğunu nasıl ispatlayabilirim?

Bir avukat tutacak param olmadığı için devlet bana bir avukat verecek midir?

Yardıma ihtiyacım var,kadın başıma bekar çocuklarımla evsiz ve barksız kalmak istemiyorum

Lütfen yardım elinizi uzatın.

Saygılarımla

Çiçek Avcı
akorayh@hotmail.com

mrb ben 8 yıldır eşimden ayrı yaşıyorum,bu evlilikten 2 kızım var 13ve10 yaşları babaları 8 yıldır maddi yardım yapmıyor ve boşanmayı oda bende açmıyorum ama şimdi 8 yıldır ayrılmamıza vesile olan bayandan çocukları olacak ve boşanmaya karar verdi, tabi bende boşanmak istiyorum benim boşanmada hukuki olarak haklarım nelerdir mahkemede ne yapmamı önerirsiniz.Çocuklarımıda istiyor ama ben veremem bununlada ilgili yardımcı olursanız sevinirim.maddi haklarım olabilirmi saygılarımla iyi çalışmalar.

6 süren bir evlilikte kadın nafaka isteyebilirmi yada nafaka mağdur olanmı alır

cocugumuzun velayeti babasinda ve bana istirak nafakasi davasi acti ancak ben calismiyorum ev hanimiyim. evli oldugum icin nafaka ödemek zorunda miyim? babasinin durumu cocuga bakabilecek düzeyde.

Son 10 senedir yurtdisinda calisiyor ve yasiyorum. 4 sene once evlenince, Turk olan esim de benim oldugum ulkeye geldi. Su ana kadar hic calismadi, siddetli gecimsizlik son donemde siddete donusmeye basladi. Bosanmak istiyorum. Bulundugum sehirdeki Turk Buyukelcigi bunu yapabilir mi? Turkiye'de mi bosanma davasi acmam gerek? Gecen sene annesinden yukluce bir miras kaldi, ama calismiyor. Ona yine de nafaka odemem gerekir mi? Evlilik oncesinden edindigim gayrimenkullere de ortak olabilir mi?

İyi günler ,

Evlılık dışı çocuk babasının soyadını taşıyorsa bile velayet annenın üzerındemı oluyor?
Eğer velayet bu durumda annenın üzerınde ıse bunun ıçin resmı olarak hangı bırıme başvurarak velayetın annede olduğuna dair yazılı bır belge alınabılır?

İlgınıze çok teşekkur ederim.

Merhaba,,,

Bekarım ve ve şu anda 8 aylık hamileyim..
657 ye tabii bir devlet memuruyum
Bebegimin babası ile aramızda herhangi bir anlasmazlık yok...
Ancak evli oldugu icin hemen nufusuna alamayacak...
benden bir kac yıl sure istedi bende tamam dedim, baslangıcta kendi nufusuma alırım dedim.
Sİtenizde konuyla ilgili forumlardan anladıgım kadarıyla ,
ilk bir yılda tanıma senedi yada babalık davası ile nufusuna almazsa , sonra nufusuna gecirme şansımız olmayacak??
dogru mu anlamışım?
merak ettigim iki konu daha var...
1-Benim devlet memuru olmamdan oturu dogumdan sonra yasal bir problem yaşar mıyım? kendi nufusuma kaydedecegim bu durumda.
(cocuguma saglık karnesi cıkarmak vd. konularda)
2- bebegimin babası kosullarını ayarladığında, bir kac yıl sonra acacagımız babalık davasında ikimizinde kabulu olunca, Babanın redetmedigi, uzlaşı ile mahkemeye basvurdugumuzda, yinede babasının soyadını almasında sıkıntı yaşarmıyız?
ve bebegimin nufus cuzdanında ozamanda babasının soyadı yerine benimki mi yazılır?
Onerileriniz için şimdien teşekkür ederim.

Merhaba 2003 yılında boşandım ve hakim her yıl için %30 artış öngördü. Ancak eski eşim şu anda 8 yaşında olan kızım ve çalışmadığımdan benim için kafasına göre artış yapıyor 2 senedir. Hatta yapmıyor diyeyim. 400 milyon ödemesi gerekirken şu an 260 milyon ödüyor. Şimdi ben bu 2 senelik eksik ödemeyi mahkeme açarak faiziyle geri alabilirmiyim. Şimdi evli ve bir çocuğu daha var, Bunu param yetişmiyor diye sunabilirmi ?. Benim kardeşimle ortak bir evim var kirası benim adıma bankaya yatıyor, bunu bulup bana karşı kullanabilir mi ? Bu davayı etkilermi ? Teşekkür ederim.

Merhaba,çalışmalarınızda başarılar dilerim.
1998 yılında boşandım şu an 15 ve 12 yaşlarında olan oğullarımın velayetini aldım.Mahkemede eşimi boşanmaya razı edebilmek için nafaka istemiyorum demiştim.Ama şimdi gücüm yetmediğinden (öğretmenim ama borçlarım var)çocuklarım için dava açtım.
Eski eşim yeniden evlendi iki çocuğu daha var,eşi çalışmıyor.Mahkemeye cevabında ev eşyası aldığı için nafaka ödeyemeyeceğini bildirmiş,bir sürü fatura filan yollamış,ayrıca benim nafaka istemeyeceğime dair sözümü hatırlatıyor.
Bir de 7-8 aylık bir maddi yardım dışında-ki onun da belgesi yok,ama yardım yaptı-yıllardır yardım yapıyormuş gibi bir ifade kullanmış.Benim bu cevaba karşı bir cevap yazmam şart mı,mahkeme günü açıklama yapsam olur mu?Ayrıca benim fatura vs göstermem gerekir mi?Çocukların okul vs masraflarını hakim dikkate alır mı?Onun borçları geçici bir dönem olduğuna göre yine de nafakaya hükmedilemez mi?Bir de diyelim nafakaya hükmedildi,borçlarını ödeyene dek bekledim,bu süredeki nafakayı sonradan ödemek zorunda olur mu?Çok uzattım herhalde ama,nafaka çıkarsa maaşından kestirmek için ne yapmalıyım?Hepinize çok teşekkür ederim.Davam 17 mayısta.

merhaba çalışmalarınızda başarılar dileyerek sorumu sormak istiyorum.Adli yardım dan atanan avukat masraflar için benden davanın başlamasına birkaç gün kala (haziran 2006 da) 100 ytl masraf almıştı.davanın sonuçlanmasına 1 gün kala beni arayarak çok masraf ve zaman ayırdığını verdiğim paranın yeterli olmadığını yarın mutlaka 100 ytl daha götürmem gerektiğini çok sert bir dille ifade etti.şu anda dava sonuçlandı. ayrıca mahkeme çıkışı yargıtay dan feragat dilekçesi yazmış benim adıma bunu da imzalamamı istedi. bana bu yazdığı dilekçenin bir nüshasını vermeyi reddettiği için bende imzalamaktan çekindim açıkcası.
1)Adli yardım bürosundan atanan avukata masraflar için kaç kez para ödemek zorundayız?
2)yargıtay dan feragat dilekçesi mutlaka imzalanmak zorunda mı?İmzalanmazsa ne olur? şimdiden teşekkürler ve saygılar

Merhabalar,

1 yıl 8 ay önce evi şiddetli geçimsizlik nedeniyle terk ettim.Eşim şu anda boşanma davası açtı.Mayısın 8.inde boşanma davası var. Evi ben terk ettim fakat adavayı eşim açmış durumda olduğu iin benim kanuni olarak haklarım nelerdir? Kendimi nasıl savunabilirim? ve Eşim herhangi bir işte çalışmıyor bir geliri yok.Ailesiyle birlikte yaşadığı için mal varlığı ailesinin üzerine. Ben ise kendi hayatıı kurmaya çalıştığım için sigortalı olarak bir işte çalışmaktayım.Bu durumda Eşim benden nafaka isteme hakkı varmı? Ayrıca çocuğumuz yok. ben eşimleyken ailesiyle birlikte 10 yıl bir arada yaşadık.
Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
Saygılarımla
Hatun K.

Birkac yil önce esimden bosandim ve velayeti bende olan kizimla yurtdisina yerlestim. Burada ikinci evliligimi yaptim. Eski esim kizimizi kendi rizasiyla verdigi muvaffakatname ile yurtdisina cikarmama ve burada yasamamiza izin verdi. Görüsme zamanlarini da aramizda kimi zaman onun gelmesi kimi zaman benim cocugu götürmem olarak anlastik ve uyguladik. Cocuga bugüne kadar bir maddi katkisi olmadi. Simdi görüs günlerini düzenletmek ve cocugu geri almak icin bana dava acmis ancak adres olarak Türkiyedeki eski adresimi göstermis. Benim bunlardan dava acilip ilk durusmalar görüldükten sonra haberim oldu. Bu durumda tek tarafli karar aldirabilir mi ve benim basim buyüzden derde girer mi? Calismiyorum bana ve ogluma ikinci esim bakiyor. Yurtdisinda da olsam adli yardimdan faydalanabilir miyim? Bunun icin neler yapmam gerekir? Ayrica cocuga destek olmasi icin ona istirak nafakasi davasi acabilir miyim? Cocugun psikolojisi bosanmadan ve gelisen olaylardan etkilendigi icin mahkeme tarafindan cagrilmasini da istemiyorum bunu nasil saglayabilirim? Saygilarimla

mrb 25 yıllık evli bir bayanım 2 tane kızım var 21 14 yaşında ev hanımıyım eşim beni sürekli aldatıyor ve bunu hiç bir şekilde kabul etmiyor son zamanlarda evi ihmal şiddet vs artık eve gelmiyor maddi durumu iyi ama bize sıkıntı çektiriyor kendi aileminde maddi durumu yetersiz olduğundan bir türlü boşanmayı gerçekleştiremedim ama artık dayanamıyorum korkuyla yaşamaya lütfen nasıl bir yol çizmem gerektiği konusunda yardım edermisiniz teşekkür ederim.

mrb ilgililere teşekkür ederim öncelikle
I.sorum psikolojik rapor tanıkla eşdeğer midir yargılamada ve nereden alınır ?

II.sorum aldatıldığını ispatlamada mesaj yada mailler yeterli midir ve bunları nasıl sunabiliriz? Örneğin eşimin cebine gelen mesajı ben nasıl saklayabilirim ve sunabilirim Aldatmayı ispatlamada hangi deliller kullanılır?


III.sorum 1 yaş ve altındaki çocukların velayeti boşanmalarda uygun şartlar taşındığında anneye bırakılmaz mı ? Buna hangi etkenler engel olur?


Çok teşekkür ederim........

3 yıl önce evlendim ve şu an 6 aylık kız çocucumuz var eşimle her zaman kavga ediyoruz çünkü netten kumar oynuyor ve tüm maasını borçlarına yatırıyor ve harzaman son deyip sonu gelmeyen bir hastalık oldu onda. Ve bu yüzden çok sinirli ben konuştugumda da şiddet uyguluyor ve küfür ediyor boşanalım deyip karar alıyoruz nafaka almazsam kızımı bana verecegini söylüyor ve ben ev hanımıyım hiç bir gelirim yok daha önce 2 kere dilekçe verdik mahkeme günü barıştık ama şimdi kaldıramıyorum beni hergün aglatıyor üzüyor ilgisiz hep bilgisayarda sabahlıyor onunla ortak sadece borç ödedik vede ailem bu parayı vererek ona yardımcı oldum her zaman calışmıyorum diye hakaret ediyor ve bu zamana kadar bana hiç bir harcama yapmamıştır herşeyimi ailem karşıladı ben eşimden tazminat ve nafaka albilirmiyim üzerine sadece bir evin yarıssı var geri kalanı annesinin üzerine vrlıklı bir aileler.kendisi askeri mensup maasının tamamı borçlara gidiyor

Merhaba.
Öncelikle böyle bir site açıldığı için teşekkürlerimi sunarım. Benim sorum şöyle: 2005 yılında evlendim ve evlilik öncesinden edindiğim bir dairem var. Fakat bu daireyi 2003 yılında satın aldığımda henüz iskan gelmemişti ve arsa payı üzerinden kızlık soyadımla tapu verilmişti doğal olarak. Daireye bu sene iskan geldi ve evlilik soyadıma göre tapu düzenlendi. Sizce bu işlem doğru mu? Daireyi satın aldığınız tarih mi önemli (satın aldığımda arsa payı üzerinden tapum var idi) yoksa kat irtifakı tapusunun verildiği tarih mi önemli? Boşanma durumunda evlilik öncesinde edindiğim malı soyadı değişikliği nedeniyle paylaşmak durumunda mı kalırım? Cevaplayabilirseniz çok sevinirim. Teşekkürler

2005 yılında açmış olduğum boşanma davası 2006 yılında bitti.dava sonucuna göre bana maddi ve manevi tazminat verilmesine karar verildi.2 yaşındaki çocuğumun velayeti bana verildi babası daha önce 15 günde birgün 8 saat çocuğunu göremeye geliyordu bunların bir kısmında geldi bir kısmında gelmedi benim bulunduğum şehir dışında ikamet etmektedir.bu kadar duruşmasında ayda 3 gün 2 gece olmak üzere babaya kişisel ilişki kurması için karar verildi.mahkemenin 2 yaşındaki bir çocuğu bu şekilde babaya vermesi uygunmu boşandığım eşim ile çocuğum doğduktan 2 ay sonra ayrıldık ve yaklaşık 1 sene hiç çocuğu görmemişti talebide olmamıştı bu kadar olumsuzluk karşısında mahkemenin verdiği kararı değiştiremiyorum benim yaptığım tek hata davayı bir yanlış anlama sonucu temyize göndermemem.temyize karşı taraf sadece bana ödenmesi karar verilen tazminatla ilgili kararı göndermiştir.bu nedenle boşanmış olmama rağmen hala nüfus cüzdanımı değiştiremedim.hukuksal olarak kişisel ilişki ile ilgili karar kesinleşmesine rağmen sadece tazminattan dolayı temyize giden bir karar için ben halen evli durumdayım.bana söylenen şey yargıtay bazı durumlarda boşanma ile ilgili kararıda bozabileceği için benim yargıtay sonucuna kadar nüfus cüzdanımı değiştiremeyeceğim madem öyle neden kişisel ilişki ile ilgili kararda bu temyiz sonunda uygulamaya konulmuyor.benim tek isteğim çocuğumun daha anlayacağı bir yaşa gelince bu şekilde babasında gece kalması çünkü hem fiziksel hem ruhsal olarak çocuğumda problemler çıkacak diye endişe ediyorum.benim sormak istediğim kısacası kişisel ilişki ile ilgili olarak karar değişikliği yaptırabilirmiyim.çocuğun yaşı nedeniyle ilgili olarak.teşekkürler.

mrb çok güzel bir site kurmussunuz teşekkür ederim öncelikle
Eşim iznim olmadan kredi kartlarımı kullandı . Bu kart borçlarını ödemek üzere adıma onun kefil olduğu bir kredi çektik. Uyarmama rağmen ve kartları kullanamaz şekilde kestiğimi düşünmeme rağmen kartları yine kullanmış olduğunu öğrendim. Yazın yanında değildim ve o dönemden itibaren hiçbir şekilde ödeme yapmadı. Ben de ödeyemedim.Bir kızımız var ve üstelik sadece parasal olarak problemimiz yok bana sadık olmadığını da biliyorum bi bankanın kredi borcunu maaşıma haciz gelmeden direk ödemeye başladım ancak diğer icra işlemleri de başlamak üzere bu durumda boşandığımda ne derece haklarım olabilir ? Cevaplarsanız çok memnun olurum .Teşekkür ederim..

Ben 20 yıl önce evlendim.Evlenmeden önce kendime ait bir evim vardı.Bu evlilik sırasında satılıp yerine başka bir ev alındı.Ayrıca yine benim adıma kayıtlı ve evlilik sırasında edindiğimiz 4 ev ve bir arsa bulunmaktadır.Yani malların tamamı benim üzerime tapulu.Mallar 2002 den önce alındı.

Ben evlilik süresince çalışmadım.Ev işlerini yapıp çocukları büyüttüm.

Şimdi boşanmaya karar verdik.Eşim benden malların yarısını veya yarıdeğerini vermemi istiyor.

Ne dersiniz? Haklı mı? Mallarla ilgili dava açarsa sonucu ne olur?

Merhaba,

Bir arkadaşımın önerisi ile destek çalışmanızdan haberdar oldum.Emek verenlere teşekkür ederim.

Benim sorum şiddetin ispatlanması ile ilgili.Çoğu kez şiddet gören kadın ,bu sırada bir rapor almıyor.Böylece fiziksel şiddetin belirtileri kayboluyor.Ayrıca ruhsal şidet dışardan bakınca görülecek bir şey değil.Bu durumda olan kadınlar gerektiğinde şiddeti nasıl ispatlayacaklar?

Bilgi verirseniz memnun olacağım.

Çalışmalarınızda başarılar dilerim

mraba 10 aylık evliyim ve şu an boşanmak istiyorum ilk bir aydan sonra herşey kötüye gitti dayak küfür vs şeyler oldu ben ailemin yanına geldim sonra bi şans daha verip evime döndüm fakat çalışmıyodu sonra beraber benim ailemin yanıda kaldık sonra evimize borcu yüzünden icra geldi eşyalarımz gitti 3 aydır ben ailemin yanındayım o kendi ailesinin yanında bana bakmadı ve boşanalım dediğimde ise hep tehditler etti kabul etmedi şimdi artık kabul etti ne yaparsan kabulediyorum diyor nasıl boşanma dilekcesi yapmam lazım bi avukat tutmam lazımmı bu konuda bilgilendirmenizi istiyorum teşekkürler

MERHABA!!! ben lise son öğrencisiyim sosyoloji dersinden dönem ödevi aldım ama konuyu hiç bir yerde bulamıyorum siz bana yardımcı olurmusunuz???? eğer yardımcı olmak isterseniz konu:boşanmanın kadın üzerindeki etkilri (lütfen bana yardımcı olun)

Merhabalar,
Ben 27 yıldır evliyim,kocamdan sürekli olmasada çoğunlukla şiddet görüyorum.Boşanmayı düşünüyorum,artık katlanılmaz hale geldi.2004 yılında Adli tıptan Hayata Kast Raporu almıştım.Ancak sonra bir şekilde kocamla aramız düzeldi çocuklarım için bir kez daha sabrettim ve boşanmaktan vazgeçtim.Şimdi yine sorunlarımız var.Ben yine şiddete maruz kalmayı istemiyorum.Son 3 yıldır şiddet uygulamadı,yani fiziki bir şiddet olmasada psikolojik olarak sürekli beni yıpratıyordu.Dışarıdan mutlu bir aile gibi görünsek de herşeyi sadece ben ve çocuklarım biliyoruz.Ben şiddet sebebiyle boşanma davasını 2004 yılında aldığım raporu göstererek açabilir miyim?Geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açsam inkar edecektir,çünkü bu kadar uzun bir süre evli kaldığımız için.Ama ben şimdi kesin ve inkar edemeyeceği bir sebeple dava açıp artık bu işkenceyi bitirmek istiyorum.
Bilgi verirseniz sevinirim.

İnternette benim adıma ilan verip erkeklerle yazışan ve sonunda benim işyeri telefonumu veren kişinin kim olduğu kanıtlanamadığından sürekli onlarla yazışan benmişim sanıp bana telefon açıp rahatsız eden insanları yönlendiren şahsı nasıl dava edip nasıl kanıt bulabilirim veya kime nereye suç duuyrusnda bulunabilirim.(Savcılığa verdiğim dilekçe kanıt bulunamadığı için ve suç duyurusunda bulunduğum kişi suçunu kabul etmediği için geçersiz oldu.)

Merhaba,

Ben Türk vatandaşı ile evli Rusya asıllı bir bayanım. Türkiye'de yaşıyorum. 26-30 Mart tarihleri arasında ATV de yayınlanan bir program beni ve benim gibi Türk vatandaşları ile evli binlerce Rusya vatandaşını çok üzdü. Bu olay bütün Rus Kadınlarını aşağılamıştır. Biz Türkiye'de yaşan bir topluluk olarak buna karşı sesimizi duyurmak istiyoruz. Aşağıda bu kanal ve program ile ilgili şikayetimizi dile getirecek bir mektup görülmektedir. Bu mektup ile birlikte kanala ve programın yapımcısına dava mı açmamız gerekir, RTUK veya Kadın Hakları Dernekleri üzerinden mi hareket etmemiz daha doğru olur? Bu konuda yardımlarınızı rica ediyorum. Bir kadın olarak yine ancak diğer Kadınlardan yardım bekliyoruz.

Şikayet Mektubumuz:


Aşağıdaki metin, Türk televizyon kanalı ATV’nin yayınına cevaben yazılmış resmi bir şikayet mektubu niteliğini taşımakta olup, Rusya Federasyonu ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yanısıra, Türkiye’de bulunan Rus kökenli vatandaşların sivil organizasyonu ile beraber imzalanmıştır. (Sözü geçen imzaları doküman ekinde bulabilirsiniz.)

26 – 30 Mart tarihleri arasında ATV kanalında, Sayın Asuman DABAK yönetiminde “İtirazım Var” isimli televizyon programı yayınlanmıştır. Televizyon programının işlediği, “Rus geline karşı olan anne” konusu, içeriği ve sunumu itibarı ile, Türk toplumunda yaşayan Rus kökenli vatandaşlara karşı kin ve nefret beslenmesini provoke edici nitelikte olduğunu, Türkiyede yaşayan Rus kökenli vatandaşlar üzerinde negatif kamuoyu oluşturduğunu ve Rus kökenli kadınların gurur, onur ve şerefini rencide ettiğini düşünmekteyiz.

Öncelikle belirtmek isteriz ki, “Rus kökenli birey” kavramı ile Eski Sovyetler birliği vatandaşı (Şu an bağımsız devletler olan Rusya, Moldova, Belarus, Ukrayna v.b olan ve Rusça konuşmanın yanı sıra, doğal hakları olan “ulusal kimliğin tanınması” hakkını taşıyan bireyler kastedilmektedir. Söz konusu televizyon programında bu haklar bütünüyle ihlal edilmiştir.

Sözü geçen televizyon programı, çıkış noktası itibarı ile, Moldavya kökenli müstakbel bir gelin ile onu ailesine kabul etmeyi reddeden anne arasındaki münferit çatışmayı tartışmaya açan bir çerçevededir.

Bu noktada belirtmek gerekir ki, program boyunca, kasıtlı yahut kasıtsız olarak, Moldavya asıllı şahıs “Rus” olarak anılmıştır. Bu durum hem Ruslara hem Moldavyalılara karşı eşit derecede hakaret içermekte olup, anayasal hakları olan “ulusal kimliğin tanınması” hakkını ihlal etmektedir.

Programın çıkış noktasının aksine, program esnasında geçen tartışmalar, “münferit vak’a” nın çok dışına taşmıştır.

Örnek vermek gerekirse, program esnasında bir çok defalar, program katılımcısı olan Rus kökenli vatandaşlar, Rusça konuşan diğer uluslara mensup kişiler adına konuşmaya ve hareket etmeye zorlanmış, “Rus kadınlarının” –ki bu terim tüm program boyunca kullanılan ve eski Sovyetler Birliği’ne dahil tüm “Rusça konuşan” uluslara mensup kişileri kapsamaktadır ve bu kullanımı ile son derece kafa karıştırıcıdır- davranışları hakkında hesap sorulmuştur.

27 Mart tarihli program sözü edilen tarzda bir sorgulamaya oldukça iyi bir örnek teşkil etmektedir. Program sunucusu Antalya bölgesinde Türk vatandaşları ile evli Rus kökenli hanımların sayısı ile ilgili bir takım istatistiki bilgiler vermiş ve programın ana konuklarından biri olan Tatiana’ya, bu sayıların yüksek olmasının nedenini sormuştur. Bayan Tatiana bu soruya cevaben, Antalya bölgesinin başka ülkelerden insanlar için de popüler bir merkez olduğunu ve bu yörede uluslararası evliliklerin sıklıkla yaşandığını söylediğinde program sunucusu Sayın Dabak tarafından sözü kesilmiş ve “kendi milleti adına” cevap vermesi istenmiştir.

Bir diğer örnek ise programın Ukrayna’lı konuğuna yöneltilen sorudur. Soruda “Rus” kadınlarının kendi ülkelerinde iyi iş imkanları var ise neden Türkiye’ye gelmeye devam ettikleri sorulmuştur. Program konuklarını genellemeye ve vatandaşlarının yaptığı herşeyden sorumlu göstermeye yönelik bu çabaların düşüncesiz, nezaketsiz ve provokatif olduğunu düşündüğümüzü belirtmek istiyoruz.


Program içerisinde kimi noktalarda gerek program sunucusu, gerek konukların bir kısmı, kaba sayılabilecek ve programın atmosferini gerginleştirebilecek hitaplarda bulunmaktan çekinmemişlerdir. Örnek vermek gerekirse, Bayan Dabak, programa katılmış olan Rus kökenli katılımcılara ilk isimleri ile hitap ederken, diğer katılımcılara Türk kültürünün görgü kuralları çerçevesinde tam isimleri ile ve “hanım” şeklinde hitap edilmiştir.

Televizyon programında aynı zamanda görüntü üzerinde, Rus kökenli kadınlar için aşağılayıcı nitelikte olabilecek çeşitli altyazılara da yer verilmiştir. Örnek vermek gerekirse, altyazılardan biri, katılımcılardan birinin söylediği “Rus kadınları Türk toplumuna çok büyük zararlar vermiştir.” ifadesine yer vermiştir. Bu ifadenin maksadını aştığını ve münferit bir vakanın çok ötesine geçtiğini söylemek lüzumsuzdur. Bu ifadeler Rus kökenli topluma ve özellikle bu toplumun kadın üyelerine hakaret niteliği taşımaktadır.

Rus kökenli toplum olarak dikkatinizi çekmek istediğimiz bir diğer husus ise, program esnasında çeşitli kereler gerçeklerin çarpıtıldığıdır. Örneğin Moldova’lı konuk tarafından öne sürülen “Rusya”da olası en yüksek maaşın 150 dolar olduğu bilgisi tamamı ile gerçeklikten uzak olup, izleyici üzerinde Rus kökenli kadınların Türkiye’ye maddi çıkar sağlamak amacı ile geldiği izlenimini doğurabilmektedir. Dahası, Sayın Dabak, kasten veya hata sonucu program boyunca söz konusu rakamı 15 dolar olarak telaffuz etmiştir. Bu tutar olsa olsa izleyiciyi Rusya’nin ekonomik çöküş içerisinde olduğuna ikna edecektir.

Belirtmek isteriz ki programın asıl konuğunun Rusya’daki ortalama gelirler konusunda belirleyici bir fikir beyan etmesi söz konusu değildir. Zira söz konusu kişi Rusyada yaşamamaktadır ve Rus vatandaşı değil, Moldavya vatandaşıdır. Rusya Federasyonu istatistik kurumunun verdiği 2006 bilgilerine göre Rusyadaki ortalama gelirin (en yüksek değil) 280 dolar olması, programda verilen bilgilerin hatalı, geçersiz ve hakkaniyetsiz olduğunun göstergesidir.

Televizyonun kamuoyu oluşumundaki etkisini göz önüne alacak olursak, programda “Rus”, “Rus kadını”, “Rus gelin” ve benzeri kelimelerin kullanılış biçimlerine dikkat çekmenin son derece önemli olduğunu düşünüyoruz. Program boyunca tüm Rus kökenli kadınların kötü niyetli fırsatçı kimseler oldukları, diğer kadınların kocalarını çaldıkları, çocuklarını babasız bıraktıkları ve Türkiye’ye tek bir amaç için, -Bayan Dabak’ın ifadesi ile- “kolay yoldan bedenlerini satarak para kazanmak” uğruna geldikleri izlenimi öne sürülmüştür.

Ne varki program yapımcıları, ikinci evleri Türkiye olan binlerce Rus kökenli kadını, anneyi, eşi görmezden gelmiştir. Çocuk yetiştiren, yuva kuran, çalışan, okuyan içinde bulundukları ülke ve toplumun düzgün birer üyesi olan binlerce kadın ve eşleri için bu program doğrudan hakaret niteliğindedir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin birleşmiş milletler üyesi olduğu göz önüne alınacak olursa, söz konusu program Birleşmiş Milletler Evrensel İnsan Hakları Bildirgesinin 10 Aralık 1948’de 217 A (III) kararnamesi ile kabul ettiği 2, 6, 7, 8,13, 15,16 ve 28. maddelerini doğrudan ve dolaylı yollar ile birçok defa ihlal etmiştir. (Tam metin doküman ekinde bulunabilir)


Türkiye’de yaşayan Rus kökenli toplum, ATV kanalında yayınlanan programın toplumsal sorumluluk noksanlığından duyduğu kaygıyı dile getirmek istemekte ve bu tarz aşağılayıcı yayınların engellenmesine yönelik kararlarda bu şikayet mektubunun dikkate alınacağına güvenmektedir.

30 Yillik Evlİyİm 4 ÇocuĞum Vr Şu An Hepsİ Bekar EŞİm Bana KÜltÜr EĞİtİm FarkliliĞi Ve Şİdetlİ GeÇİmsİzlİk Nedenİ İle BoiŞanma Davasi AÇmiŞ.
Kendİsİnİn Ev İle İlgİsİnİn OlmadiĞi İstedİĞİ Zaman Eve Gelİp GİttİĞİ Hatta Aylarca GelmedİĞİ Çocuklarina KarŞi İlgİsİz OlduĞu KomŞulari İle GÖrÜŞmeyen Bİr KİŞİ
Şu An Zaten 3 Aydir Eve Gelmİyordu Şİmdİ İse Dava AÇmiŞ.
Ben Çocuklarimi DÜŞÜnerek Yillarca Bu Duruma Katlandim Bana KarŞi GÜÇ KullandiĞi Halde Şİkayet Etmedİm
Yİnede BoŞanmak İstemİyorum.
Bu Durmda Ne Yapmaliyim Bana Bİr Yol GÖsterİrsenİz Memnun Olurum.

Selamlar,

Evlilik dışı birliktelikten doğan 2.5 yaşında bir çocuğum var.Babası çocuğu henüz tanımadı ve bizi sürekli oyalıyor.

Babalık davası açmak için nasıl bir yol izlemeliyim?

Babalık davası sonucu olumlu olur ise ,çocuğumun soyadı ne olur?Baba nüfusuna kaydedilir mi?

Bİr Yil Önce Bİrİsİ Tarafindan Evlİlİk Vaadİyle Kandirilip Evİmİ DaĞittim, Arabami Sattim Ve Onu8nla Bİrlİkte YaŞamaya BaŞladim.Şİmdİ Bİr BaŞkasini Buldu Ve Benİ Birakti. Bu Durumda Herhangİ Bİr Hukukİ İŞlem BaŞlatmam MÜmkÜnmÜ, Zararimi Gerİ Ödemesİ MÜmkÜnmÜ

ben 10 yıldır evliyim.eşim oturgudumevi ve bir çok gayri menkulu borçları için sattı...iki çocuk annesiyim..oturdugum ev satılırken alcıya satın almamasını burasının evim oldugunu kimseye satmayacagımı söledim....ama dinleyen kim .. şimdi maddi durumun tamamen bozuk.. benim çocuklarımın eşimin oturgu yer neden şerh konulmaksızın aile konutu kabul edilmiyor.... buranın aile konutu oldugunu mahkeme kabul etmez mi???benim evimi ucuza almak için ugraşayan insanları koruyan bu kanun beni ve çocuklarımı neden koruyorrr....... önemli olan toplumun temelini oluşturan ailem degilse neee.... şimdi bana çık diyecekler ne yapmalıyım... SAYGILAR....


THS Sunucusu bu sayfayı 1,31307602 saniyede 17 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.