Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

» HASDEM Hakkında
Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM), Türk Hukuk Sitesi Hasta Hakları Çalışma Grubu tarafından kurulan ve yönetilen sanal bir destek merkezidir.

HASDEM hasta hakları ihlalleri ile karşılaşan mağdur hastaların internet ortamında kimliklerini gizleyerek sorunlarını paylaşmalarına ve Çalışma Grubu üyelerinin destek mesajlarına ulaşmalarına yardımcı olur.

» THS HASTA Hakları Çalışma Grubu
HÇG Forumundan
20.10. Tüpligasyon - Nur Deniz
24.12. Hasta Hakları Eğitim Çalışması - Doç. Dr. Özge Yücel
17.11. Hasdem Aylık Verileri - Av.Habibe YILMAZ KAYAR
7.02. Hekimleri Muhbir Yapan Yasa Onaylandı - Av.Habibe YILMAZ KAYAR
Gruba Katılma
» THS Hasta Hakları Çalışma Grubuna Hasta Haklarının geliştirilmesi faaliyetlerine katkıda bulunmayı amaçlayan ve grubun hedeflerini ve ilkelerini paylaşan herkes katılabilir.

» Gruba Katılım için öncelikle Türk Hukuk Sitesi üyesi olunması gerekir. (THS Üyesi değilseniz üye olmak için tıklayınız)

» Gruba soru sorma amaçlı üyelik başvuruları kabul edilmez. Soru sormak isteyen ziyaretçilerin, bu linkte açıklamaları takip etmeleri beklenir. Gruba katılım grup içinde yapılacak çalışmalara ve organizasyonla aktif olarak katılmayı gerektirir.

» Gruba katılmak isteyen site üyeleri, bu sayfayı ziyaret ederek katılım başvurusunda bulunabilirler.

Gruba katılım koordinatörün onayına tabidir.

» Gruba ve siteye katılım, THS üyelik ve site yararlanma sözleşmesine tabidir.

» Yanıt Bekleyen Sorular
Kemik Grefti - 21.10
Ortopedi - 5.01
Acil Yardim - 22.12


Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM) forum alanı, THS Hasta Hakları Çalışma Grubu Üyelerimizin mağdur durumda olan kişilere hastahaklarına ilişkin problemlerinde önerilerde bulundukları bir iletişim platformudur.

Bu alana soru göndermek için site üyesi olmak gerekmemektedir. Alan kural ve ilkelerine uygun nitelikteki sorular HASDEM editörleri tarafından onaylandıktan sonra alanda yayınlanır.

Aşağıda daha önce sorulmuş soruları ve yanıtlarını bulabilir, eğer sorunuz daha önce alanda yanıtlanmamışsa, sorunuzu alana gönderebilirsiniz..

Hasta Hakları İle İlgili Sorunuz mu Var? Sormak İçin Buraya Tıklayınız


Yeni Yanıtlanan Sorular :
mrb.izelmanin soforluk isine baslamak icin evrak hazirlattilar tam tesekkullu hastaneden yani belediye hastanesinden tahakkuk imzalattilar bize sadece E hastanesinden alcaksiniz diye buna bagli olarak heyet raporu icin muayne olduk hastanede ve benim 16 sene once kolumda 2-3 cizik yuzunden bana heyet sofor olamaz diye heyet raporu verdi hicbir tektik uygulamadan muayne etmeden 2 soruyla boyle bir karar verdiler bende buna itiraz etmek istedimi soyledim bana biz itiraz kabul etmiyoruz edemessin dediler bende il saglik mud. gidip durumu mud. yardimc.anlattim oda bana bir itiraz dilekcesi hazirlatip hakem hastane olan y egitim ve arastir.has.sevk ettiler ve ben oradan 1 ay suren tektikler sonucunda olur raporu aldim ama e has. anlasmali oldugu icin bana yeni bir rapor yazmiyo napabilirim saygilar

herkese selamlar..bizim yaşadığımız talihsiz bir olaydan bahsetmek istiyorum bundan 20 gün önce tokatta ablamın tansiyonu 27ye çıkıyor ambulansla götürülürken hayat mücadelesi veriyor getirildiği hastanede 5-6 saat hiçbirşey yapmaksızın bekletiliyor psikolojik krız teşhisi konulup ablam bir odada saatlerce acılar içinde bırakılıyor ablam defalarca kalbim diye bağırdığı halde doktorlar birşey yapmıyor saatler sonra başhekime durum söylendiğinde başhekim tıp fakültesine sevkediyor oraya geldiğinde ablmaın aort damarının yırtıldığı görülüyor apar topar ameliyata alınıyor ve yaşama şansı çok az deniliyor ameliyat mucize eseri başarılı geçiyor şükürler olsun.. yapılan aort replasmanı ve kapak ameliyatı başarılı geçiyor ama doktorlar çok nadir kişinin böyle bir vakada 1 saatten fazla yaşayamayacağını ve mucize olduğunu söylüyor ablam bu ay bir sağlık dergisin konusu olacak buarada 2 hafta içinde devlet hastaesine getirilen aynı ş,ikayetteki vakalar hayatını kaybetmişler burada büyük bir ihmal söz konusu çok şükür ablam hayatta ama ben ailem ve ablma bu davanın peşini asla bırakmayacağız ne zaman sonuçlanır bilemiyorum ama eğer bu davayı bırakırsam kendimi çok suçlu hissederim gerek vefat eden gerek etmekte olan kişilere karşı kendimi yükümlü hissediyorum tek istediğim şey insanları koyun gibi kurban etmeyi göze alan kişilerin cezalandırılması herkese geçmiş olsun rteşekkürler..

Babam hastalanınca ün. hastanesine yatırdık tetkikleri yapıldı sonuçlar beklenirken biopsi yapılması gerektiği söylendi ancak bir hafta sonraya gün verildiğinde biz babamı hafta sonu eve izinle evimize götürmek istediğimizi p.tesi günü getireceğimizi söyledik hocada izinle olmaz taburcu olması gerekir dedi bizde taburcu işlemi yapıp eve götürdük 2 gün sonra hastaneye yatırmaya götürünce prof. taburcu olan bir hastaya bakmam diyerek babamı hastaneye kabul etmedi..Bize hafta sonu götürürseniz yeniden yatış yaptırmayız da demediler bu profun bunu yapmaya yasal hakkı varmıdır teşekkürler

öncelikle herkese saygılar ;
benim şuanda sol kolun tamamen zayıf(atrofik) durumda ,sol bileğim düşük ve parmaklarımın hiçbiri yukarı hareketi yapamıyor, beni buduruma getiren olylar zincirinin sonuda mahkemece hastaneye sevk edildim, şimdi sizlerden istirhamım ban % kaç aralığında rapor verirler ?

beni bu duruma sokan hastane bir kuruma ait ve mahkemede beni bu kurumun başka bir ildeki şubesine gönderdi, raporun çok az yada taraflı olduğunu nasıl anlarım ?
şimdiden teşekkür ederim.

tesettürlü bir bayanım bir sağlık kuruluşunda doktor kulaklarıma bakarken kapı çalındı ve açıldı.hasta doktorun beni muayene ettiğini anlayınca derhal dışarı çıktı.doktor bey ise ısrarla ... bey içeri gelin dedi ben başımı çevirdiğimde hasta kapıyı kapattı ve doktorun ısrarına rağmen gelmedi.ben hem şoke oldum ve hem de yanlış anlamışım herhalde diyerek birşey demedim.başörtümü örtüp dışarı çıkarken gördüm ki erkek bir hasta.beni tanıyan ve hassasiyetimi bilen doktor benim başım açıkken içeri başka hasta almaya kalkışmıştı.çok rencide oldum benim mahremiyetime hiç saygı göstermemişti.çok üzüldüm eğer hasta içeri girseydi daha çok üzülecektim.oysaki her 6 ay boyunca her ay bu doktora kontrole gitmem gerekiyor.o kadar rencide oldum ki bu doktora devam etmesem tedavim yarım kalacak oysaki önceki 4 ay boyunca 13-14 kez kendisinde tedavi oldum.bu durumda ne yapmalıyım önce gidip bu konuda doktoru uyarmayı mahretiyetime saygı göstermesini isteyip tedaviye devam etmek mi gerek yoksa hakkında şikayette bulunsam beni yine de tedaviye devam eder mi

Sayın Yetkili;
Kadrolu memurum ve hamileliğime bağlı düşük tehlikem olduğu için 1 aylık heyet raporu aldım.Raporumun bittiği tarihte ayağımı incilttim ve devlet hastanesi acil servisten 1 hafta tek hekim raporu aldım.Şimdi kurumum heyet raporumun bittiği tarihten sonra işe giriş çıkış yapmadığım için tek hekimden rapor alınamayacağını söyleyerek raporumu kabul etmiyor.Yönetmeliği okudum böyle bir madde yok bana yardımcı olurmusunuz? Ne yapmam gerekli.

Beyin tıkanıklığı neticesinde sol tarafın tutmaması sebebiyle fizik tedavi için tanıdık vastasıyla sgk ile anlaşmalı bir özel hastaneyle ön görüşmeye gitiğimizde yatarak tedavide sgk farkı düştükten sonra 100 tl civarı günlük dersiniz son durum doktor muayenesinden sonra belli olur dendi.
Hastamızı muayene ettirdikten sonra günlük yatarak tedavi için 200 tl ödersiniz dendi. bunun üzerine bizi gönderen tanıdığı aradığımızda siz yatışı yapın ben gelir hallederim dedi. 10 gün sonra tanıdık geldi 215 tl günlük masraf dedi.
ay sonu itibari ile 19 gün olmuştu ki 6200 tl ücret çıktı bir kısım ödeme yapın dendi.Bize bu ücret fazla geldiğinden ayrıntı sorduk 2500 tl si labaratuvar ve oda hizmetleri dendi.
Biz 30 günün sonunda hastaneye yatmadan önce 3000 tl gibi ödeme yapacağımızı düşünerek hastaneye yatmaya karar verdik.yattıktan sonra 30 günlük ücret 6000 tl gibi olur dedik fakat şuan itibari ile 10bin tl yi geçeceğini tahmin ediyoruz.
Bu durumda ne yapmamızı önerirsiniz.
Bu parayı almadan bizi taburcu ederler mi
Nasıl bir yol izleyelim
Cevap için şimdiden teşekkürler
Saygılar

ben 5-6 aydır x tıp fakultesınde tedavi göruyorum yaklaşık 2 haftadırda xx tıp fakultesinde tedevi göruyorum öncelikle x olanları anlatayım androloji bölumunde 5-6 ay surecınde gittigim her muayenede farklı ve yabancı doktor cıktı her seferınde sorunumu baştan anlatıyor her doktorda baştan tahlıl olaylarına giriyorduk hatta bırtanesine yumurtalıgım agrı yapıyor dedım piskolojik dedı ben tartısınca doplor cektırdı kıst cıktı ama bunu o doktora soylıyemedım bır sonrakınde baska doktor muayene ettı çünkü x 6 ay suresınce bır suru tahlıl yapıldı ama cevap verılmedı bende xx çapa tıp fakultesıne gıttım ordada saat 12,30 a randevu almıstım gıttıgımde androlojı bolumunde bankoda kı ıkı bayan benı beklettı saat 15:00 da gırebıldım ıcerı bu arada ordakı bır erkek görevlı ben hakkımı arayınca sen cıksana dısarı dısarda haledım gıbı bır cumle kullandı tabı ben onun sevıyesıne dusmedım sonra muayene bolumune gırdıgımde baktım o banko dakı ıkı gorevlı bayan bılgısayarda fal açıyor ben sımdı hakkımı aramak ve onları sıkayet etmek ıstıyorum hangı prosedür ve yolu izleyıp nereye şikayet etmem gerek

Bir hast ilçeden geldiğini ve 2 küçük çocuğu olduğunu beyan ederek,aynı zamanda diş hekimi korkusu da olan bir hasta.Aynı anda 2 dişinin birden çekilmesini istiyor hekim "diğerini daha sonra çekelim" dediğinde "ilçeden geliyorum küçük çocuğu bırakacak yerim yok" diyerek ısrarcı oluyor ve hekimde çekmekte sakınca görmeyerek çekiyor,çekim sonu gereken bilgilendirmeyi de yaparak hastayı gönderiyor.4 gün sonra hasta hekimi şikayet ediyor, "cürük azı dişimi iltihaplı iken cekti yanındakı fazladan olan bır dişimi daha cekti.cekimden sonra hıcbırsekılde bir agrı kesıcı ilac yada herhangı bırsey vermedı.bugun altıncı gun hergecen gun daha kötüoldu cekılen yer.agrıdan duramıyorm sol tarafım komple uyusuk."bu durumda hasta hakları kurulunda nasıl bir karar alınabilir.Çekim sonu komplikasyonlarda hekimler hastalarının tekrar kendilerine başvurmasını beklierken hastaların şikayeti ile karşılaşıyor.

Bir devlet üniversitesinde lisans eğitimi almaktayim.Geçirdiğim bir rahatsizlik sebebiyle özel bir sağlık kuruluşunda muayene oldum ve belirli bir süre rapor yazildi. Raporun kapsadığı süre içerisinde 2 sınavima giremedim.
Raporu mazeret sınavlari hakkımı kullanmak için okula götürdüğümde özel hastahanelerden ve sağlık ocaklarindan alınan raporlarin geçerli olmadığı söylendi.
Okulun sitesinde verilen okul yönetmeliği kısmında bununla ilgili bir karar görünmüyor "araştırma hastahaneleri ve diğer sağlık kuruluşları" yazıyor.

Okulun sitesinde bana söylenen şekilde yazılmadığını söylediğimde; Yönetim kurulunun bu kararı aldığı,Fakülteyi kapsadığını, sitenin güncellenmediğini, fakat okulda panolarda duyurulduğu söylendi.

Bu karar yasal mı?
Yasal ise neden yasal ?
Yasal değilse neden değil?

Merhaba iyi gunler
Bir sey sormak istiyorum
Kurban bayrami arife gunu cok siddetli karin agrisi ile
Doktora gittim aksam acil olarak gittigim hastanede nobetci cerrah ve ultrason yoktu
Doktor buyuk ihtimalle apandisit ama kesinlikle ultrasonu olan ve genel cerrahi nobetcisi olan bi hastaneye gidin dedi
Bizde evimize en yakin ve guven digimiz bi ozel hastaneye gittik
Oranin ssk ile anlasmasi yokmus
Yapilan tekkikler sonucu kesin apandisit ve acil ameliyat dendi
Bizde ameliyat olduk ve parasini odedik bu parayi ssk dan taleb edebilirmiyim her turlu belgemi ve raporumu aldim
Eyer yardimci olursaniz sevinirim

oğlum midesi rahatsız gasdirit var bi yok diyormuş doktor yemek yiyince revire kaldırılıyor ama öylesine başka bir yere yönlendirilmesi gerekmezmi izinde vermiyorlar yol gösterin ilgililer rica ederim

annem diyabeti hastasıydı kalp rahatsızlıgından dolayı ilac kullanmaktaydı şiddetli sırta vuran gögüs agrısı ve migde yanmasından dolayı sabaha karşı 02 civarlarında hastaneye acil servise kendi imkanlarımızla getirildi hastaneye yürüyerek girmiş şekeri ölçülmüş tansiyonuna bakılmış birde iğne yapılmış teyze sen geç müşade odasında yat biraz sonra biz tekrar bakarız denmiş annemi aradan 10dk gecmeden kaybettik bunu farkedende temizlik icin gelen yerleri paspaslayan temizlik elamanı bu durumda biz ne yapabiliriz bir yol gösterin

İyİ GÜnler Bİr YaŞindakİ ÇocuĞumda Sol Elİnde ÇaliŞin Bİr ParmaĞi Var. İkİ Defa Plastİk Cerrahİsİ Amelİyati Oldu FakÜlte Hastanesİnde Para Verdİm.devletten Yarim Alabİlİr Mİyİm Ne Yapmam Gerekİyor.ÖzÜrlÜlÜk Orani Nereden? Nasil? Alabİlİrİm.
Daha DoĞrusu Ne Yapmamam Gerekİyor Bİlmİyorum .
TeŞekkÜrler .

selamlar
haziran 2010 tarihinde özel bir görüntüleme merkezinde rahim filmi çektirdim.sonuç bir raporla birlikte verildi.tüplerim kapalı olduğu için doktorum tüp bebek merkezine yönlendirdi.2 başarısız sonuç alınca merkezimi değiştirmeye karar verdim.yeni merkez sgk anlaşmalı olduğunda devletten heyet raporu çıkarmak istedim.elimde bulunan rahim filmi yıpranmış olduğundan aynı örneğinden 1 tane daha istemek üzere görüntüleme merkezini aradım ve rahim filmimin arşivlerinde arayıp bulamadıklarını o tarihe ait harddisklerinin çökmüş olduğunu söylediler.mart ayında ameliay olup tüplerimi aldırdığım için yeniden film çektirme şansım yok.uğradığım maduriyeti maddi tazminat olarak alabilir miyim.görüntüleme merkezi müdürü filmleri saklama zorunluluklarının olmadığını belirtti.böyle bir durum var mı?ilginiz için şimdiden teşekkürler iyi çalışmalar..

3 senedir Ü.Kolit hastasıyım. 1 ay once hastalığım yıne aktif doneme gecti. Gasterenteroloji doktoru tarafından rektoskopı yapıldı. PAtolojı sonuclarıyla birlikte Bahse konu tetkıklerı ile birlikte hastanede uzman doktor olmadıgından baska bır hastaneye ileri tekıkler ve saglık kurulu ıcın sevk edildim. sevk edıldıgım hastanade doktor yıne yenıden tahlıller ısteyedı ve kurul işlemlerı ıcın evraklarımı hazırladı sonuclar cıkınca saglık kurulu ıslemlerıne bakan doktor daha once de saglık kuruluna cıktıgımı hakkında var gerek yok dıye gerı cevırdı ve hıc bır tahlıl sonucumada bakmadı. Suan hastalık aktıf donemde kortızon kullanıyorum. bu hastaneye sevk eden doktorum kanama gecmedıgınden doktorum yenı imuran diye ılac kullanman onun icinde heyet raqporuda gerek dedı... sevk edildiğim hastanede başka bır doktor bahse konu doktorun sınırlı oldugunu sinirinin yatışınca bırdaha kendısının konusacağını soyledı saatlerce bekledıkten sonra yıne aynı cevap gelmiş Hastalıgıımıda gectım heyete cıkmamı engelleyen doktor ıcın nasıl bır yasal surec baslatabılırım.. benı kurula gırmem ıcın sevk eden doktor da uzman doktor.. peki benım saglık kuruluna gırmemı bır tek doktor karar verebılırmı... lutfen acıl cevabınızı ebklıyorum

kepce kulak amelıyatı oldum ameleyat uzerınden 1 ay gectı az once doktordan gelıyorum amelıyata gırerken resım cekmıstı az once cektı karsılastırdık bı adam bu kadar guzel amelıyat yapabılır eskısınden hıc bı fark yok kendısı de farkı goremedı paranı ıyade etmem dıyor tekrar yaparım dıyor... ben bu adama bıdaa nasıl guvenıym 1 ıkıncısı tekrar amelıyat olmak kolay mı bukadar sıkıntı cekmısken .... ???? mahkemeye vermek ıstıyorum !!! resımler kanıt elımızde aynı degısıklık 1 milim bile yok hakkım var mı ? kazanabılırmıyım!!!

merhaba ben bağcilarda ikametgah etmekteyim üniversite hastanesinde amelliyat olmak istiyorum kanunen böyle bir hakkım yok mu

Merhaba,ben başıma gelen bir olayı sizinle npaylaşmak istiyorum.E-mailime gelen bir maille kilo verdirici ve aynı zamanda bağırsak sistemini düzenleyici olan bir bitkisel ürünğ kullanmaya başladım. Maildeki açıklamada Tarım Bakanlığı onaylı ve yüzde yüz doğal ürün olarak lanse edilmiş ve hiçbir yan etkisi yoktur denilmiş.
Ürünü kullanmaya başlayalı yaklaşık 1 ay olmuştu ki , bir gün aniden midemde bir ağrı hissettim çok önemli olmadığını düşünerek o gün bir mide ilacı aldım ve ağrım geçti. Ertesi gün tekrar midem ağrımaya başladı ben yine aynı mide ilacını aldım ama ağrı geçmedi 2 saat sonra bir ilaç daha aldım yine geçmedi. Akşama doğru kusma ve mide bulantısı başladı. Ben o akşam G.acile gittim. Benden kan aldılar serum takıldı bir ağrı kesici yapıldı ve ağrım dindi. Eve geldikten sonra gece acil doktoru bizi aradı ve karaciğer enzimlerimde anormal bir artış olduğunu ve hemen yarın sabah Gastro bölümüne gitmemizi söyledi. Ertesi gün biz hastaneye tekrar gittik. Doktor kan aldırmamı istedi değerleri kontrol edecek ve ona göre karar verecekti dolayısı ile biz eve döndük ancak akşam tekrar ağrım tuttu tabi soluğu hastanede aldık. Yine aynı işlemler tekrarlandı ve biz tekrar eve döndük. Hafta sonu yani cumartesi günü yine ben acile gittim kusmam devam ediyor ben bu birkaç gün zarfında ağzıma hiçbir şey alamıyordum ve aynı zamanda da 4 gün içinde 4 kilo verdim. Mide ağrısı devam ettiği için cumartesi müşahade altında kaldım ve o geceyi hastanede geçirdim.

Pazartesi günü öğlene doğru tekrar midemde ağrı ve kusma başladı. Tekrar acile gittim Kan tahlillerimde karaciğer enzimlerimdeki sürekli artış devam ettiği için ve o gün hastaneye yatış işlemim yapıldı. 9 gün sonra yavaş yavaş düşme eğilimi göstermeye başladığı içinde taburcu edilip evde istirahat etmem önerildi ve bu arada da ayaktan tedavim devam edecekti.

Ancak bir hafta sonra yine kontrole gittiğimde (bu arada ağrılarım tekrar başlamıştı) karaciğer enzimlerinde daha da fazla bir artış olduğu görülerek hemen hastaneye yatış işlemim yapıldı. Bir hafta yine hastanede yattım bu arada tekrar değerlerde düşüş başladı. Ben tekrar taburcu edildim ve istirahat etmem söylendi. Halende hem karaciğer koruma diyetine
Sonuçta ben erken teşhisle karaciğerimi tamamen kaybetmekten kurtuldum ama herkes benim kadar şanslı olmayabilir. Çünkü hastanede yapılan araştırmada bu bitkinin direk karaciğeri tahrip ettiği ve aynı zamanda da sinir sistemini etkilediği ayrıca yurtdışında yasaklandığı öğrenildi.

Sonuçta be üretici firmayı mahkemeye verdim şu anda da mahkemem devam ediyor. Yanlız son mahkemede adli tıp benim durumumun ilaca bağlı olmayacağına dair karar vermiş. Benim elimde hastane raporlarım var bu ilaç nedeni ile karaciğerimi kaybetme olasılığımın olduğuna dair. Şimdi İstanbuldaki adli tıbba karar gönderilecek ve onların vereceği karar mahkemeyi etkileyecek. Benim mahkemeye sunduğum hiç bir bilgi ve belge göz önüne alınmadan ve hastane raporları da dikkate alınmadan mahkeme karar verebilirmi. Sonuçta halen ben ne yapabilirim. Avukatım bu dava ile hiç bir şekilde ilgilenmiyor ve ben bundan da çok rahatsızım. Bana ne yapmam gerektiği konusunda bilgi verebilirseniz sevinirim.

» Vasilik
şizofren tedavisi gören annemin veli vasiliğini üstüme almak istiyorum.bunun için yapılması gereken nedir?bizimle birlikte yaşaması gerekiyor mu?imza yetkisi var mıdır?teşekkürler

Merhabalar, 18 yaşındaki kız kardeşimi ağız kenarında oluşan hafif beyaz leke için cilt doktoruna götürdük. Bu doktor, sadece cilt hastalıklarıyla ilgilenen özel bir klinikte çalışıyor. Verdiği kremi söylediği süre kadar kullandıktan sonra cildindeki lekelenmenin daha da belirgin bir hale geldiğini ve büyüdüğünü gözlemledik. Kremin prospektüsüne baktığımızda ise kremin en önemli uyarısının, "yüze asla uygulanmaması" olduğunu gördük. Reçetede bile yüz için diye belirtilen bir kremin yüze sürülmemesi gerektiği bize eczacı ve doktor tarafından söylenmedi ve sonucu belki de geri dönülmez oldu. Bu konuda nasıl bir hukuki yol izleyebiliriz? Eczacıyı mı doktoru mu bu konuda sorumlu tutmalıyız? Yardımcı olursanız çok sevinirim.

ben bel fıtıhı çeken bir hastayım bana kim kesim ameliyat olma kimiside ol diyor ama 2,5 senedir çalıştıhın fabrika şuanda bana sorun çıkarıp beni işten atmayı düşünüyo vede bana ameliyat yapacak doktor diyor ki ameliyattan sonra ağır işte çalışmıcan ben artık yürüyemicek haldeyim almanyada böle bi durum işçinin emeklisi demekmiş ben şimdi ne yapmalıyım

Ben, yillar ônce Tûrkiye'de gittigim bir psikiyatri klinigi tarafindan damgalandim. Sonrasinda, insani haklarim hep ailem ve akrabalarimca hiçe sayildi. Daha fazla darbe aldîm ve saglik sorunlarim fazlalastî. Dislandim, horlandim, hîrpalandim.
Esimle beni; Fransa'da yasayan bir akrabam tanîstîrdî (gerçekten severek evlendik).
7 yildir Fransa'da yasamaktayim. Bu akrabam(ve digerleri de elbette), yûzûnden burda Fransa'da da insanca yasayamadim ve Tûrk bôlgesel çevresinde, beni, yine yanlîs-yalan dedikodularla reklam etti ve akrabanin arkadas çevresince burda; gôzdagî, tehdit, laf tacizi ve hakaretlere (kisilik ve mahremiyet haklarima) maruz kaldim/kalmaktayim. Ex-esim(Fransiz)den bu nedenlerden dolayî ayrîldîk ve iki yildir bosanma davamiz/çocuk velayeti (5 yasinda bir kîzim var/çifte vatandas) konusuyla beraber devam etmektedir.
Bûtûn bu nedenlerden ve bunun negatif-yansîmalarîndan ôtûrû, dogru-dûzgûn is de bulup çalîsamadîm.
Fransîzcamî da ilerletemedim. Bahsettigim bu nedenlerden ôtûrû sakîngan ve kaçîngan davranîslarda bulunmak zorunda kalmaktayîm. Nihayetinde, buradaki bûrokratik islemlerimde; memurlar (sosyal yardim bûrosu, iskur...) tarafîndan bu durumum artîk farkedilmeye baslandî. Baska bir sehire tasînma girisimim de (çocugumun burda annesiyle birlikte yasamasîndan; diger kentlerdeki bekarevlerine basvuruma red gelip dosya altî olmasîndan; akîcî Fransîzca konusamamaktan;nereye basvuracagîm konusunda yeterince bilgim bulunmamasîndan ve bu bahsettigim sorunlarîmî anlatamamaktan ;maddi sorunlarîmdan dolayî)burada fazlasîyla zorlanmaya basladîm.
Bana 400 km uzaklîktaki bûyûk bi sehirde(oturmakta oldugum sehirde Tûrk psikiyatr yok) gitmis oldugum Tûrk psikiyatri uzmanîndan da (hakkînda olumsuz ithamlar duydum(dr,bu farkîndalîgîmî fark ettigini de anladîm); çeliskili degerlendirmeler/bol telkinler(suçlamalar da var!) ve yardîm (bu bahsettigim çevresel dislanmamdan)konusunda yan çizmesinden dolayî
ne yapacagîmî sasîrmîs durumdayîm. Kendisiyle mail ile yazîsarak sorunlarîmî anlattîgim maillerim bende durmaktadîr. Yalnîz ve çaresiz oldugumdan ve buradan da tasînîp gitme imkanîmin (maddi) olmamasîndan dolayî, sîkisîp kaldîm bu sehirde.
Daha ônce Tûrkiye'deki Psikiyatri klinigi hak ihlalinden sonra(anlatmasam dahi; farkeden psikiyatri uzmanlarî) bu magduriyet durumum yûzûnden bana olumsuz davranmaktadîrlar. Ne tedavi bazînda; ne de bu çevresel sorunlarîm (en sonunda riske edip, mailler ile anlatmak zorunda kaldîm/teshisimi dahi ôgrenemedim(mektubuma yazîlî cevap gelmedi).
Yardîm alamayînca, baska diger istemedigim riskli arayîslara (Tûrk dernek ve partileri; Fransîz yardîm dernekleri.......)girismek zorunda kaldîm.
Sonra buldugum kûçûk bir psikiyatri kliniginde, tercûman verildigini ôgrenince(diger sormus oldugum fransîz hastanelerinde, tercûman vermedikleri aksine)burada bana verilen tûrkçe tercûmanîn, ilk seansta bahsettigim konularî anlattîm ve sonrasînda, dîsarda bu tercûmana ad ve soyadînî sorduktan sonra, ôgrendimki, akrabamîn arkadas tayfasîndan birinin kîzkardesi. Bunu da ilk seansta konusmus oldugum psikiyatri hemsiresine telefonla sôyleyip, baska bir tercûman talep ettim, ancak bana, baska tercûman arastîracagînî olmazsa benimle fransîzca tedavi yapacaklarînî; ancak 3. seansta yeniden aynî sahîs verildi ve ben dûnkû 4. seansa gitmedim).
Psikolojik saglîgîm iyi durumda; ancak, baska saglîk problemlerim çîkmaya basladî(asîrî stres, uykusuzluk, halsizlik, tansiyon, kan dîskîlama, umutsuzluk, çaresizlik, bas agrilarî).
Fransa'da ûcretsiz avukat verilmekte, ancak, bedava tercûman verilip verilmedigi konusunda çeliskili cevaplar aldîm. Benim tek amacîm, bu kôtû ortamdan kurtulup; baska bi sehirde, oturmaya ve çalîsmaya (yeni bir hayat)ve çocugumdan temelli koparîlmamaktîr(bosanma ve çocuk velayeti davasîndan dolayî).
Fransa'da, bu tûrden vakalar için basvurulmasî gereken merci/-ler ve sûrece iliskin sizden, bilgi rica ediyorum. Kîsa zamanda cevap vermeniz dilegiyle.

Saygîlar.

Karedeşim x hastanesinde operasyon geçirdi.Bu sırada birden çok sayıda kan da verildi.

Sonraki zamanlarda kardeşim HIV tanısı aldı.

Dosyadaki bilgilere göre kardeşim hastaneye yatırıldığında anti-HIV testi negatifti.

Hastanede yatarken HIV tanısı almasında hastanenin sorumluluğu ve kusuru nedir?

Hukuken ne yapabiliriz?

mrhblar,simdiden vereceginiz cvplar icin tskler. meslegım geregı, dıs sıkayetım ıle ılgılı dıs hekımıne gıttım ve dısımın fılm vs olmadan cekılecegını soyledı ve dısımı cekerken dıs kokunu sınuse kacırdıgı ıcın cene cerrahısınde amelıyat gecırdım ve 20 gun rapor aldım, sıze sorum askerı hastanelerde hastaya aydınlatılmıs onam formu doldurulması gerekmıyor mu ve
tıbbı mudahale sırasında hastaya dogabılecek komplıkasyonlarla ılgılı bılgı verılmesı greklılıgı var mıdır, bana dıs kokunun kacabılecegı soylenılseydı daha ıyı bır hastaneye yada doktora gıderdım.tskler olusabılecek komplıkasyonlarla ılgılı bılgı verılmesı gerekmıyor mu
formu doldurulması gerekmıyor mu

2009 Yilinda Doktor Hatasi YÜzÜnden İdrar Yolu Enfeksİyonu İÇİn Özel Hastaneye Tedavİ İÇİn Yatirip 3 GÜn Yatip 4. GÜn KaybettİĞİm Yavruna YaptirmiŞ OlduĞum Otopsİ Sonucu Hala Çikmadi.dosyamiz K.ve İstanbul Ankara Arasinda Gİdİp Gelİyor.eksİk Evrak Var Dİye.zengİn DeĞİlİm Artİstte DeĞİlİm Sadece YÜreĞİ Yarali 1 Anne Olarak Sİzlerden Fİkİr Yardimi İstİyorum.cumhurbaŞkanliĞina ,saĞlik BakanliĞina,teftİŞ Kuruluna,valİlİk,saĞlik MÜdÜrlÜĞÜ,v. Gazetesİ,İnsan Haklari,aklima Sadece Bu Kadar Gelİyor V.s... Yerlere MÜracaat Ettİm.sonuÇ Hala Yok.adlİ Tip Kurumu Hakkinda Dava AÇilirmi SonuÇ Ne Olur Otopsİ Sonucu Gelmeden Dava Da AÇamiyoruz.benİm BaŞim Yandi BaŞka ÇİĞdemler Solmasin Dİye UĞraŞiyorum.allah Rizasi İÇİn BaŞka Yapmam Gereken 1 Şey Varsa Benİ Aydinlatirsaniz Sevİnİrİm...İyİ ÇaliŞmalar.

BCG- İHMALLER – YANLIŞ TEŞHİS VE ÖLÜM

Oğlum 1989 Rize-Çayeli doğumlu. NSD ile 5 kg olarak Çayeli Devlet hastanesinde sağlıklı bir şekilde dünyaya geldi. Göğüs bölümünde kemik deformitesi vardı. Tüm aşıları zamanında yapıldı .
Ekim 1989 Rize verem dispanserince BCG aşısı yapıldı sonrasında lenf adenit (BCG itis) gelişmiş, Rize verem dispanserince INH verilmiş 6 ay eksiksiz kullanılmış. Sol koltuk altındaki apse iyileşmemiş cerrahi yöntemle direne edilmiş uzun bir zaman iyileşme sağlanamamış. Sol kolda, sağ kola göre gelişme farkı görülünce Rize Devlet hastanesine gidilmiş, KTU farabi tıp fakültesine sevk edilmiş.
1992 tarihinde KTU farabi tıp fakültesince muayyene edilmiş 2 ay boyunca teşhis konamamış kemik biyopsisi önerilmiş tarafımızca kabul edilmeyip İTF (çapa) ya sevk edilmiş.
Haziran 1994 te ITF çocuk hastalıkları endokrinoloji ABD na gelinmiş tektiler için yatırılmış. Üz dr: F. B, prof: F D, prof: H G tarafından takip edilmiş Tüm yukarıdaki hikaye hekimlere anlatılmış. (epikrizlere hikaye kayıtlı) tetkikler sonucunda camurati engelman sendromu teşhisi konmuş tedavisi olmamasına karşın yakın tedavi olarak steroid (flantadin ) kullanılmış. Geçen yıllar içerisinde zaman zaman yatırılmış ( tüm epikrizler mevcut) osteoporoz olmuş pamidronat (aredia) verilmiş tedavi bu şekilde 13 yıl steroid tedavisi sürmüş. Zaman zaman ödemler gelişmiş sistemik olan camurati engelmana bağlanmış.
Bu süreçte karaciğer ve dalak büyüklüğü, crp de yükseklikler, anemik tablo gelişmiş yine camurtti engelmana bağlanmış. Osteoporoz z skoru -6 seviylerine geldiğinden storoid tedavisi aile isteğiyle kesilmiş. 2005 te sol omuz üzerinde yeniden bir ödem oluşmuş teşhis konamamış camuratti engelman sendromuna bağlanmış. Kontrol için yine polikliniğe defalarca gidilmiş. 1994 – 2007 tarihleri arasında ITF çocuk hastalıkları Endokrinoloji ABD tarafından takıp ve tedavi edilmiş. Epikrizi olan 11 yatış yapılmış.
Oğlum 18 yaşına geldiğinden 2009 tarihinde ITF iç hastalıkları endokrinoloji servisince konsulte edilip kabul edilmiş takipi bu serviste Prof: R T tarafından yapılmasına karar verilmiş. Zaman zaman prof: R T tarafından değerlendirildi herhangi tedavi önerilmedi.
Nisan 2008 - Samatya eğitim ve araştırma hastanesine gidilmiş bir sağlık raporu düzenlenmesi istenmiş 04 nisan 2008 endokrince konsulte edilmesi istenmiş. Dr A K Ü tarafınca görülmüş şikayetler anlatılmış elde ayakta burunda ve alında olan ödemler ısrarla anlatılmış önemsenmemiş.
Temmuz 2009- tarihinde Cerrahpaşa KBB polikliniğine gidilmiş, (alın ve burun üzerindeki apse anlatılmış, göz kenarından zaman zaman burun üzerindeki apsenin aktığı söylenmiş) Doc. Dr: E İ tarafınca muayyene edilmiş, burun içi görüntülendi BT istenmiş ( bt de kemik erozyonu olduğuna dair belirtiler vardı) alın ve burun apsesinden kültür alınmış normal kültürde negatif sonuç çıkmış ( tüberküloz tetkiki istenmemiş). Bir tedavi önerilmemiş takibine karar verilmiş.
Ocak 2010 - tarihinde Cerrahpaşa iç hastalıkları endokrinoloji polikliniğine oradan da
yatışına karar verildi, servisine gidildi, Büyüme ve gelişme geriliği, el ayak burun ve alındaki ödemler anlatıldı bu yönde bir tedavi yapılması istendi. Burada sadece büyüme geriliği ele alındı, ödemler önemsenmedi. Camurati engelmanla ilintili olduğu düşünülerek, İTF iç hastalıkları endokrinde Prof: R T nin konsulte etmesi istendi ( epikriz mevcut).
2010- El, ayak, burun ve alında ödemler gelişmiş durum, muayeneye gelindiğinde ilgili hekime (prof: R T) anlatılmış, tüm ısrarıma rağmen ödemler üzerine durulmamış, büyüme ve gelişmesi üzerine tektiler yapılmış, ITF ortopediye konsulte edilmiş. Prof: L E tarafınca ameliyata gerek olmadığına dair bir yazı yazılmış. Prof: R T tarafınca takip edilmekte olan oğlum , yeterli ilgiyi göremedi.
13 10 2010 Tarihlerinde Üst batın bölgesinde şişlik hassasiyet ve ataş oluşması neticesinde, Bağcılar araştırma hastanesi acil servisine gidilmiş, yapılan batın usg ve BT sonuçlarında dalak ve karaciğer büyük, sağ alt batında apse tespit edildi. üniversite hastanesine gidilmesi söylendi. Cerrahpaşa tıp fakültesi ve Yedikule göğüs hastalıkları hastanesinde yer olmadığından;
19 10 2010 Tarihinde ITF Acil dahiliyeye gelindi tetkikler yapılarak servise alındı batın apsesine dren takıldı apseden TBC kültürü yapıldı ARB ++++ (pozitif 4) tespit edildi 4 lü tüberküloz tedavisine başlandı. Periton tüberkülozu teşhisi kondu.
26 10 2010 Tarihinde ITF Göğüs hastalıkları tüberküloz servisine yatışı yapıldı. Prof: Z K ve Dr: M E tarafından takıp ve tedavi edilmeye başlandı. İNH 300 mg tb, RIF 450 mg tb ETM 1250 mg tb, PZN 1500 mg tb 4 lü tedavi ye devam edildi.30 gün boyunca yüksek ateş, batında yüksek asside, akciğerde sıvı toplanması, Kardiyak depresyon, yüksek nabız, son 1 hafta sürekli kusma, çeşitli semptolar gelişti. Çeşitli tetkikler yapıldı ateşe karşı 3 değişik antibiyotik ampirik olarak kullanıldı.
13 12 2010 tarihinde ani gelişen septik şok netiçesinde reanimasyon konsultesiyle mudahale edildi entübe edilerek reanimasyon servisine alındı. ( epikriz mevcut).
13 12 20 tarihinde yoğun bakımda hipotansiyon neticesinde kalp durdu yeniden çalıştırıldı. 4 lü tedaviye NG olarak devam edildi.
15 12 2010 Batın bölgesinden ameliyat edildi yüksek kanama ve yapışıklık neticesinde sadece batındaki apse boşaltıldı, ameliyata son verildi ameliyat packing yontemiyle kapatıldı.
19 12 2010 Tarihinde NG olarak alınan 4 lü tedavinin çok yararı olmayacağından aile tarafından Rifadin İV , İzoniyazid İV yurt dışından getirtildi dozu ayarlandı enfeksiyonda düzelmeler olmasına karşın yüksek doz inotrop destek verilmekteydi.
27 12 2010 Tarihinde gelişen Kardiyak arrest neticesinde tüm mudahalelere rağmen 21 yaşındaki oğlumu kaybettim.

MUTASYON
Mutasyon, canlının genetik yapılarında meydana gelen değişmelerdir. Bireyin kalıtsal özelliklerinin ortaya çıkmasının sağlayan genetik şifre herhangi bir nedenden dolayı (X ışını, radyasyon (cernobil 1986), ultraviyole, bazı ilaç ve kimyasal maddeler, ani sıcaklık değişimleri ) bozulabilir. Bu durumda DNA’nın sentezlediği protein veya enzim bozulur. Böylece canlının, proteinden dolayı yapısı, enzimlerinden dolayı metabolizması değişebilir.

CAMURATİ ENGELMAN SENDROMU
Mutasyonla genlerde olan değişiklikler nedeniyle Uzun kemiklerde kortek değişiklik gösteren osteokandro displaziler gurubundan ilerleyici kalıtsal bir hastalıktır.Gen haritası çıkartılmıştır. Süt çocukları ve her yaşta görülebilir. Yürüme güçlüğü bacaklarda ağrı şeklinde kendini gösterir. Beslenme güçlüğü, bağışıklık sistemi zayıflığı ön plandadır.
Tedavisi olmamakla birlikte kortizon denenebilir. (ölümcül olmayan bir sendrom)

DEĞERLENDİRME
1986 Çernobildeki nükleer patlamayla ilgili Devlet hiçbir önlem almıyor.
1- Fiziki kusuru bulunan (bağışıklık sistemi zayıf) bir çocuğa tetkik yapılmadan BCG aşısı yapılıyor.
2- 1989 da İNH tedavisi verilmesine karşın, aileye çocuğunuz BCG aşısından dolayı tüberküloz olduğu söylenmiyor
3- lenf adenit sonrası kullanılan 6 aylık İNH yeterlimiydi ?
4- Haziran 1994 -2007 tarihleri arasında ITF coc. Sağl. Endokrince hikaye bilinmesine karşın steroid kullanılıyor tüberküloz yönünde tetkik yapılmıyor.
5- Gelişen ödemler, crp yüksekliği karaciğer ve dalak büyüklüğü, beden zayıflığı , gece terlemeleri söylenmesine rağmen gidilinen kurum ve hekimlerce hiçbir şekilde tüberküloz şüpesi düşünülmüyor.
6- 2010 ITF Göğüs hstkl tüberküloz servisinde Beslenme sorunu olan bir hastaya 4 lü ilaçların intra venöz ( ampul formu) olmasına karşın tabletle tedavi ediliyor. (ampul formları Türkiyede yok. Dünya sağlık örgütünün, veremle savaşta ciddi ve sindirim sistemi problemi hastalar için sıvı formunun her ülkede bulunması görüşü var)
7- Aynı serviste septik şoka giden bir tablo oluşmasına karşın, önleyici hiçbir tedbir alınmıyor. (Geceleyin servis katında doktor ve hemşire yok. Yine aynı serviste uzman doktor yok)

YARDIM
1- AVUKAT ARKADAŞLARDAN RİCAM, HUKUKSAL OLARAK NE YAPABİLİRİM, NASIL BİR YOL İZLEMELİYİM, HANGİ KURUMLAR VE KİŞİLER İHMAL VE HATA YAPMIŞ (Maddi ve manevi dava açmak istiyorum)

2- DOKTOR ARKADAŞLARDAN RİCAM, KENDİMCE YAPMIŞ OLDUĞUM DEĞERLENDİRME DIŞINDA İHMAL VE HATALARA EKLENECEK BAŞKA UNSURLARIN OLUP OLMAYIŞI.

özel hastanede ameliyat olmak istiyorum.SGK kurumu para iadesi silsile yolu takip etmektedir.Ameliyatı devlet hastaneleri beni birbirine sevk etmekte ve bende maddi durum olarak çok sıkıştım.Özel hastane 3500 tl talep etmektedir.SGK çalışanı olarak bu parayı nasıl geri alabilirim ve hangi yolu takip etmeliyim yardımcı olursanız çok sevinirim

Sayın hukukçular öncelikle yardımlarınız için başlangıçta teşekkür ederim. 82 Yaşında evinde hasta durumunda olan şahıs için 112 ambulansına haber veriliyor.Hasta yakınları bilinci kapalı olan yalnız yaşamsal fonksiyonları mevcut olan hastanın ambulans ile tedavi kurumuna getirilmesine engel oluyorlar ve bu durumu ilgili doktor hasta yakınlarının imzasının alarak tutanak düzenliyor.Akabinde hasta 7-8 saat sonra vefat ediyor. Adli Tıp raporu ölümü şüpheli bulmuyor. Bu doğal ölümdür. Ancak benim sormak istediğim ölüm her ne kadar doğal olsa bile maktul hayatından ümit kesilen biri olmadığı gibi, bildiğim kadarıyla ötenazi bile yasaktır. Bu durumda hasta yakınlarının ambulans hizmetini red etmesi hangi suçu oluşturmaktadır. Bence bizzat ambulansın red edilmesi bile hasta yakınları ile hekimlerin de sorumluluğuna yol açar. Kaldı ki ölüm doğal olsa bile yaşam hakkının kutsallığı gereği hasta yakınlarının böyle bir onay vermemesi gerekir. Günlük hayatımızda genellikle doktorların ihmali şikayet konusu olmaktadır. Ama burada hasta yakınlarının sorumluluğu nasıl değerlendirilebilir.Yardımlarınız için çok teşekkür ederim.

Öncelikle cevaplarınız için teşekkürler.Hastanede muayene önceliği sırası olduğunu biliyoruz.Hatta bazı hastanelerde poliklinik ve koridorlarda billboardlarda da asılı.Benim sormak istediğim bu konunun tam yasal dayanağı nedir kanun yönetmelik olarak.Bir de hekim bu öncelik sırasını reddedebilir mi sıranızı bekleyin diyebilir mi.Böyle demesi durumunda nasıl başvuru yapacağız teşekkür ederim tekrar.


THS Sunucusu bu sayfayı 0,32396007 saniyede 16 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.