Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
Şu anda yeni bir haber yok. Dilerseniz siz ekleyebilirsiniz.

Yazan : Naeryndam, Tarih : 11-11-2025 11:49
Meslektaşlarım merhabalar. Müvekkil aleyhine ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açıldı ve dosya karara çıktı. Bu karara karşı icra takibi yapılmadan tehiri icra yapmalı mıyım? Bu karara karşı tehiri icra kararı alırken nelere dikkat etmeliyim? Teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :13716, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : avokadoavok, Tarih : 11-11-2025 10:28
Meslektaşlarım herkese merhabalar. Daha önce bu konuda hiç işlem yapmamış olmam sebebiyle sizlerden yardım rica ediyorum. Aidat borcu ile ilgili icra takibi başlatmak istiyorum ancak aidat borcu yaklaşık 1.5 yıl boyunca tam olarak ödenmemiş yalnızca arada bir çok küçük miktarlarda ödeme yapılmıştır. Ancak bu ödemelerin hangi aya ait olduğu belirtilmemiştir. Bu durumda bildiğim kadarıyla en eski tarihteki borca ve gecikme faizine mahsup edilmesi gerekiyor söz konusu ödemelerin. Bu durumda en eski aya ait gecikme faizini mahsup edilecek ödemenin yapıldığı tarihe kadar işletip o şekilde mi mahsup etmek gerekiyor emin olamadım. Bu hususta bilgisi olan bir meslektaş var ise yardımlarını rica ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :13358, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.1040, Tarih : 05-11-2025 19:51
Merhabalar bir dosyada müvekkilimizin dedesi bir derneği mirasçı olarak atamış ve saklı paya ilişkin dosyamız hala derdesttir. Olaya ilişkin şöyle bir nüans söz konusu kök mirasçı dede müvekkillerimizi mirasçılıktan ıskat etmiştir fakat bu vasiyetname düzenlenirken henüz doğmamış bir torun var. vasiyetnamede de bu toruna ilişkin bir düzenleme mevcut değil , dosyada da taraf olarak ekli değil eğer bu derneğe miras geçerse vasiyetname de mirasçılıktan çıkarılmayan kişi ne gibi hukuki taleplerde bulunabilir , bilgisi olan varsa yardımcı olursanız çok seviniriz.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :14939, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Balkesavukat10, Tarih : 05-11-2025 09:14
Merhabalar kıymetli arkadaşlarım.

Yakından tanıdığım bir arkadaşımın ailesi tarafından yüklenici ile adi yazılı bir daire satış sözleşmesi yapılmış.Sözleşmede, sözleşme bedelinin tanıklar huzurunda elden ödendiğine dair madde eklenmiş. Aynı gün, tapuda taşınmaz sahibine vekaleten yüklenici taşınmazı devretmiş. Ayrıca bu taşınmaz, hali hazırda temeli olan, geçmişte apartman olarak kullanılan ve yalnızca kolonları yenilenecek bir bina. Teslim tarihinden itibaren 1 sene geçmiş fakat hiçbir değişiklik olmamış.
Bedelin ödenmesi, devrin yapılması sebebiyle sözleşmenin geçerli olduğunu düşünüyorum. Bu sebeple , sizce bu sözleşmeden dönme ve menfi zarar talep etmem mümkün müdür ? Yoksa geçersizliğe dayalı sebepsiz zenginleşme davası mı açmalıyım ?
Ayrıca davayı yüklenici dışında taşınmaz malikine de yöneltmem gerekir mi ?
Çok teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :13888, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : norrinradd, Tarih : 04-11-2025 18:09
Merhaba meslektaşlarım. Tahliye taahhüdüne dayalı itirazın iptali davasında mahkeme davayı kabul etti ve itirazın iptalini kabul etti ancak gerekçesine emsal koyarak bu davalarda ayrıca tahliye hükmü verilmediğini, "itirazın iptali ile takibin aynen devamına" hükmünün tahliye için yeterli olduğu belirtildi kararda. Bu durumda itiraz üzerine duran takip talebinde icra müdürlüğünden ne talepte bulunacağım? Doğrudan ilamı sunup tahliye mi talep edeceğim yoksa yine örnek 2 tahliye emri düzenlenip kiracıya tebliğ mi isteyeceğim? Teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :16171, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : avukato0206, Tarih : 04-11-2025 08:53
sayın meslektaşlar, genel olarak ceza alanında tecrübesizliğim nedeniyle, başlıkta da yazdığı üzere, basit yargılama usulüyle verilmiş karara itiraz sonrası başka bir asliye ceza'da açılan ilk duruşma hakkında bilenlerden destek rica ediyorum: artık genel hükümlere göre yürütülecek diye bildiğim bu dosyada, ilk duruşmada karar çıkar mı? savcı mütalaası olur mu? işleyiş nasıl oluyor genelde? duruşmada esasa karşı bir beyanda bulunmak şikayetimizin devam ettiğini bildirmek mi gerekir
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :14101, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : avukato0206, Tarih : 03-11-2025 14:57
sayın meslektaşlar, konu şu, bir imar işlemine karşı idareye karşı dava açıldı. açılmadan önce idareye yazılı başvurulmuş idare cevap vermediğinden zımni ret meydana gelmişti. şimdi dava açıldıktan ancak henüz savunmaları alınmadan önce, yeni bir işlem tesis ederek talebimizi reddettiklerini bildirmişler. bu durumda bu ret işlemine tekrar dava açmaya gerek var mıdır, açılabilir mi? derdest davaya hiçbir etkisi olmayacak mıdır
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :13821, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Haritaa57, Tarih : 02-11-2025 17:05
Merhaba meslektaşlarım.
İmar planı doğrultusunda 13.000m2 alan terminal alanı olarak belirlenmiş. Bu alan 2 parselden oluşuyor. Hazine, büyük olan parseli bedelsiz olarak belediyeye terminal kullanımı için terk ediyor. Bu alana A ismini verelim. A alanı 10.000 m2, A alanının tapu kütüğü kapalı. Küçük olan parsel ise orman vasfını yitirmiş ve şu an için hazine adına kayıtlı. Bu araziye B ismini verelim. B alanı 3.700 m2.

Belediye ihalede A alanını 13.000 m2 olarak yazmış. İhale bu şekilde tamamlanmış. Müvekkilim 2013 yılında Yap-İşlet-Devret ihalesini kazanıyor ve inşaatı tamamlıyor. Sorularım şu şekilde:

1-Terminalin 750 m2'lik alanı, B alanı içinde. B alanını terminal alanına katabilir miyiz? Belediyeye veya Hazineye başvuru var mıdır?

2-B alanı üzerinde oto yıkama dükkanı var. İşletmecisi bu parseli almak için başvurduğunu söylüyor. Ancak nereye ne şekilde başvurdu bilmiyoruz. İmar planına göre terminal olarak planlanan bu parsel şahıs adına tescil edilebilir mi?

3-Terminalin ön cephesi, imar planındaki terminal alanı olarak belirlenen sınırı aşarak 1300 m2 fazladan alanı kapsıyor. Bu sorun oluşturur mu?

4- Oto yıkama dükkanı 5 yıl evvel terminal işletmecisinden kiralanmış. Ancak oto yıkama sahibi, " B alanı orman vasfını yitirdi, bağımsız bir arazi, burayı almak için başvuru yaptım, senin değil" diyerek 6 aydır kira vermiyor. Bu durumda ne yapılabilir?

Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :12688, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : norrinradd, Tarih : 30-10-2025 22:46
Merhaba. Müvekkil kiracı, 4 aylık olarak bir konutu yazılı sözleşme ile kiralamış ancak 4 ayın sonunda çıkmamıştır. Şu an 6.ayın içerisindedir ve beşinci, altıncı ayın kirasını kiraya verene ödediği için kiraya veren de ses etmemiştir. 7.ayda konuttan çıkacaktır müvekkil kiracı ancak çıkmadan yapması gereken bir fesih bildirimi var mı var ise ne kadar süre önce yapmalı ya da hangi kira bedelini ödemekle sorumlu olur yapmazsa? 6 aydan kısa süreli yazılı konut sözleşmesi diye konut ve çatılı iş yeri kira hükümleri uygulanmıyor galiba. Teşekkür ederim. (Kira sözleşmesinde: "Kira Süresi: 4 AY - Uzaması durumunda iki taraflı anlaşma ile kira aynı şekilde devam eder." şeklinde yazmaktadır.)
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :15183, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. C001, Tarih : 30-10-2025 18:40
Merhaba iyi günler,

Müvekkilim hakkında uygulanmış bir yapı tatil tutanağı mevcut. Dava açma süresi daha geçmedi. Bununla ilgili olarak bir de encümen kararı var. Encümen kararında ruhsatlandırılmadığı ya da yıkılmadığı takdirde belediyece yıkılmasına ve bir de para cezasına yer verilmiştir.

1) Yapı tatil tutanağı ile encümen kararının iptali aynı anda talep edilebilir mi ?

2) İdareye başvuru zorunluluğu bulunmakta mıdır ?

Şimdiden çok teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :15024, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Haakan, Tarih : 30-10-2025 10:08
Üstadlarım Merhabalar.
Yeni başlatmış olduğum bir icra takibinde borçlu şirketin banka hesaplarına nasıl haciz gönderebiliriz?
Sorgulama yaptığımızda "kurumlar için banka sorgusu yapılamaz" şeklinde hata veriyor.
Teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :14651, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : berkberk98, Tarih : 28-10-2025 19:43
Merhaba üstatlarım,
Müvekkilin eşi İngiliz ve tek kelime Türkçe bilmiyor. Bu durumda anlaşmalı boşanma protokolü nasıl düzenlenmeli?

Noter tercümesi gerektiğini biliyorum fakat yabancı eşin hangi dildeki protokole imza atması gerekir? Çevirilerin imzalı protokol üzerinden mi yapılması gerekir, örneğin İngilizce olana imza atılıp sonra mı çeviriye götürmek gerekir?

Bir de bildiğim kadarıyla tercüme hizmeti mahkemeden talep edilmeli. Bu hususta da bilgisi olan varsa çok memnun olurum. Saygılarımla
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :13974, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Savaş, Tarih : 28-10-2025 16:40
değerli meslektaşlarım, su ürünleri kooperatifi olan müvekkil kıyı kesiminde bir ilçede bir balıkçı barınağınını çevre ve şehircilik müdürlüğünden kiralama yolu ile devralmış ve işletmektedir. park borcunu ödemeyen tekne sahibi bir gerçek kişiye icra takibi başlatacağız.
1- görevli mahkeme ticaret mahkemesi midir yoksa tüketici mi?
2- uygulanacak faiz ticari faiz mi yasal faiz midir?
bu bilgilere göre yol çizeceğim, teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :14187, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. F.D., Tarih : 26-10-2025 16:34
Merhaba iyi çalışmalar,
Müvekkil komşularıyla tartışıyor, tartışma esnasında eş olan komşulardan biri müvekkile hakaret ediyor, diğer ise tehdit içerikli söylemlerde bulunuyor, suç duyurumuz sonrasında aynı ceza dosyası kapsamında hakaret eden kişinin hakaret, tehdit eden kişinin de tehdit suçundan cezalandırılmasına karar veriliyor. Şimdi ise manevi tazminat davası açmak istiyoruz ancak her iki kişiden müşterek ve müteselsilen tek manevi tazminat talebinde mi bulunmak gerekli yoksa iki farklı eylem olduğundan dolayı aynı davada ayrı ayrı mı manevi tazminat talebinde bulunulabilir mi ? Şimdiden teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :15804, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Arda, Tarih : 25-10-2025 18:59
Meslektaşlarım, merhabalar.

Müvekkil ve eşi anlaşmalı boşanma aşamasında olup karşı taraf üzerine kayıtlı bir ev bulunmaktadır. Protokole göre karşı taraf , müvekkille 1 temmuz ve 1 Ağustos tarihlerinde 500 bin TL ödeyecektir. Karşı tarafın icra tehdidi altında dahi borcu ödememe ihtimali var. Ancak sahip olduğu evi kaybetmekten korkuyor. Protokole ne şekilde bir ibare eklersek belirlenen tazminatın ödenmemesi noktasında ev ile ilgili bir tasarruf hakkımız olur?

İyi çalışmalar...
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :21823, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : av_msb01, Tarih : 24-10-2025 18:12
Merhaba meslektaşlarım, müvekkillerimin oğlu (18 yaşından küçük) devlet okulunda nöbetçi öğretmen tarafından darp ve hakarete maruz kalmıştır. Öğretmen eylemleri nedeniyle asliye ceza mahkemesince cezalandırılmıştır, karar kesinleşmiştir. Şimdi aile manevi tazminat davası açmak istiyor. Bu durumda öğretmenin devlet okulunda çalışıyor olması nedeniyle dava idareye mi açılacak, yoksa öğretmenin eylemi kişisel kabul edilip direk öğretmen aleyhine asliye hukuk mahkemesinde manevi tazminatı açsam olur mu, görüşlerinizi merak ediyorum iyi çalışmalar.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :22770, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : FatihCEVIK, Tarih : 23-10-2025 20:21
Merhaba sayın meslektaşlarım bir olay hakkında yardımcı olmanızı istiyorum. Müvekkilim A göz devlet hastanesinde göz doktorudur, bunların bazı hastalarına yazdığı bir iğne var şöyle ki bu iğnenin bedeli yaklaşık yirmi bin lira ve doktor yazdığı zaman SGK karşılıyor bu ilacı. Olay şöyle gerçekleşiyor müvekkilim A ve 15 meslektaşı 2 sekreter yüzünden mağdur duruma düşüyor. Genel olarak doktorlar ilacı yazdıktan sonra yoğunluktan dolayı e-imzalarını sekreterler kullanarak ilacı yazıyorlar ve bu durum suistimal edilerek sekreterler doktorların rızaları dışında bu ilacı farklı kişilere yazıyor ayrıca reçeteyi geçmiş günlere dönük yazıyorlar doktorlar bu durumu farketmesinler diye. Hastane yönetimi tarafından bu durum ortaya çıkıyor ve bir süre izliyorlar kamera kaydı deliller vs toparlanıyor ardından bakanlığa birlidiliyor durum ve bu 2 sekreter memuriyetten çıkarılıyorlar. Burda sormak istediğim soru şu E-imzasını yoğunluktan dolayı sekreterlerine kullandıran doktorların TCK 257/2 den dolayı sorumlulukları doğar mı burda ihmali bir durum söz konusu mu?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :27001, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : measfuyu, Tarih : 23-10-2025 15:56
Meslektaşlarım merhaba, görüşlerinize ihtiyaç duyduğum bir durum mevcut. Şöyle ki;

- Müvekkil bir daire satın alıyor. Eski malik daireyi yaklaşık 5 yıl önce satın almış ve annesine ile kardeşine oturabilirsin demiş. Dairede eski malikin annesi yaklaşık 5 yıldır oturuyor.
- Eski malikin annesi taşınmaza dair tapu iptal tescil davası açıyor ve tapuya "davalıdır şerhi" düşülüyor.
- Akabinde şerhle birlikte müvekkil evi satın alıyor.
- Müvekkilin satın alması üzerine seçimlik hakkı belirlemek için dosyaya girdik ve HKM 125 kapsamında davacı davaya tazminat davası olarak devam edecek.
- Bunun üzerine davalıdır şerhi kaldırıldı.

Gelinen aşamada eski ev sahibinin annesi evden çıkmıyor, haksız işgal bedeli / kira ödemiyor. Evin tahliyesi için müdahalenin menni ve ecrimisil hükümlerine gitmeyi düşünüyorum. Ancak şerhin ecrimisile ve kötü niyete etkisi konusunda kararsız kaldım. Görüşlerinizi rica ediyorum. Şimdiden çok teşekkür ederim. Saygılarımla
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :28746, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : avukato0206, Tarih : 22-10-2025 14:46
sayın meslektaşlar merhaba, konu şu, bir kimsenin başkasının apartmanın önüne gelerek aç kapıyı l*n diye bağırması ancak yukarı kata daire önüne çıkmaması bunu apartman önünde tekrarlaması sizce tehdit suçu bakımından değerlendirilir mi
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :29034, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Yalçın Berk AKGÜNEŞ, Tarih : 21-10-2025 17:09
Merhaba meslektaşlarım. Boşanma davası bitti ve mal paylaşım dosyası da artık belirlenen taşınmazlar bakımından ileride bilirkişi ve ıslah süreci olacak. Lakin davalı eş hukuku bilmekte ve daha önceden satılmış olan taşınmazları elden çıkardığı için ve bu taşınmazların ileride bilirkişi raporu harcı ve ıslah harçlarının çok yüksek çıkacağını bilmesi hasebiyle aslında bir koz olarak kullanmakta. Değerli meslektaşlarım. Bu dava davacı müvekkil devlet memuru olarak ortak çocuğun velayet ve bakımını üstlenerek sadece kiralık bir evde kalmaktadır. HMK 334 uyarınca şahsi fikrim adli yardım talebi şartlarını taşıdığından yana. Nitekim belirttiğim üzere taşınmaz sayısı çok fazla ve çıkacak bilirkişi masrafı ve bu rapora dayanak ileride ıslah aşamasında can yakacak derecede ıslah harcı çıkabilir. Bu yüzden bu kaaidelere bağlı olarak bildiğiniz bilgiler ve emsaller varsa paylaşabilirseniz çok sevinirim. Saygılarımla.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :28811, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04918194 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.