Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
23.08. Takı Konusunda Önemli İçtihat Değişikliği - Av.Habibe YILMAZ KAYAR
Haber Ekleyin

Yazan : ihtimallerperisi, Tarih : Bugün 10:41
Foruma baktığımda muavinlerin işçilik alacaklarını nasıl alacaklarına dair veyahut hangi kanun kapsamında alacaklarına dair bir başlığa rastlamadım. O sebeple sormak istedim. Sgk Primlerini ara ara yatıran otobüs firması ama maaşı otobüs şoförü veriyor. Bir hayli süredir muavin maaşını alamıyor. Bu durumda otobüs şoförü alt işveren firma asıl işveren kabul edilerek iş mahkemelerinde işçilik alacağı davası ve sgk primleri için hizmet davası mı açılmalı? Yoksa şoför esnaf olarak kabul edilip nasıl bir yol izlenmeli? Buna dair net bir bilgi bulamadığımdan meslektaşlarıma danışmak istedim. Umarım aydınlatacak meslektaşlarım vardır
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :11, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avokadoavok, Tarih : Bugün 10:11
Meslektaşlarım merhabalar ve iyi tatiller öncelikle, nasıl bir yol izlemem gerektiği konusunda kararsız kaldığım için sizlere danışmak istedim. Müvekkilin tarlasının kenar bölgelerinde olmak üzere 3 farklı direk Türk Telekom tarafından yaklaşık 5 yıl önce yerleştirilmiş ve 5 yıldır da herhangi bir bedel olmadan orada kalmıştır. Bu noktada akla ecrimisil gelse de bu noktada mahkemenin ilgili servisi kötüniyetli görmeyeceği kanaatindeyim. Bu sebeple siz olsanız nasıl bir yol izlerdiniz?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :9, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Toy Avukat, Tarih : Dün 10:36
Meslektaşlarım merhabalar, karşı tarafın %100 kusurlu olduğu kaza sebebiyle sigorta şirketine mail yoluyla başvurduk ve değer kaybı ödemesi talep ettik. Kendileri müzakere etmeden talebimizin belli bir kısmını zannediyorum vekalet ücreti ödememek için doğrudan IBAN numarasına yatırmışlar.

Buna karşı ilk defa Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmak istedim fakat sigorta şirketinin üye şirketler arasında yer almadığını gördüm. Bu durumda nasıl hareket etmem gerekiyor?

Bunun yanında ruhsat sahibi ve sürücüye karşı araç mahrumiyet bedeli talepli dava ikame edeceğim. Tahkim başvurusu devam ederken aynı anda bu davayı açmamın herhangi bir sakıncası var mı? İşbu dava bildiğim kadarıyla doğrudan açılabilir, arabuluculuk vs. yok ama dikkat etmem gereken başkaca husus var mıdır acaba?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :108, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avokadoavok, Tarih : 29-08-2025 10:40
Meslektaşlarım merhaba, Müvekkil şirketin alacaklısı olduğu bir anonim şirkete karşı ilamsız icra takibi başlattık. Takip kesinleşti, ancak şirket nezdinde herhangi bir tahsilat gerçekleştiremedik maalesef. Borçlu anonim şirket, icra takibini başlattığımız dönemde tek ortaklı bir şirket idi. Güncel durumda ise halen tek ortaklı olmakla birlikte ortak değişti ve ikamet adresi yurt dışı menşeili olan başka bir şahısa devredildi. Bu noktada alacağın tahsili ile ilgili nasıl bir yol izleyebiliriz. Çok bilgili olmadığım bir alan olması sebebiyle biraz sıkışmış durumdayım. Şimdiden teşekkür eder iyi çalışmalar dilerim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :192, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avukat892, Tarih : 29-08-2025 09:31
Merhabalar,

İcra dosyasında borçlu taraf tahliye kararını durdurmak maksatlı tehiri icra kararı almış ve teminatı yatırmıştır. Sonrasında tahliye kararının kesinleşmesi ile işbu teminat borçluya direkt iade edilir mi yoksa HMK 392/2 gibi teminatın iadesi öncesi beklenmesi gereken bir süre var mıdır?

Müvekkilin kiracıdan ayrıca kira alacakları da bulunmaktadır. Dolayısıyla bu teminatın kiracıya iade edilmesini istemiyoruz. Siz bu durumda ne yapmamızı önerirsiniz?

Cevaplarsanız sevinirim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :193, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.3647, Tarih : 28-08-2025 23:06
Merhabalar,
Bir müvekkilimin babası 2008 yılında iki ortaklı bir limited şirket kurmuş ancak 1-2 yıl sonra işyerini kapatmış. Şirketin vergi kaydı re'sen silinmiş ancak ticaret sicil gazetesinde halen aktif gözüküyor. Kendisi 2024 yılında vefat etti. Müvekkilim de babasından miras kalan bu şirketi tasfiye etmek istiyor. Şirketin diğer ortağı müvekkilin babasının eski arkadaşı. Kendisinin de şirketle bir alakası yok şu anda. Ancak şirket defterlerinin hiçbirine ulaşamıyoruz. Şirket açıkken adres değişimi yapılmış yani defterlerin çıkarıldığını biliyoruz. O dönemki muhasebecisine ulaştık ama o da defterlerin kendisinde olmadığını söyledi.
Defterler zamanaşımına uğramış durumda zayi belgesi almamız mümkün gözükmüyor. Haklı sebeple fesih davası açtığımızda da tasfiye için deftere ihtiyaç olduğuna dair noterden dönüş aldık. Defterler olmadan tasfiye yapmanın bir yolu var mıdır?
Cevap veren meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :234, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Avukat1034, Tarih : 28-08-2025 22:37
Sayın meslektaşlarım kolay gelsin.

Zina sebebiyle boşanma davası açacağım fakat zina whatsapp mesajlarıyla öğrenilmiş ve yazışmalar elimizde yok bunun için nasıl bir yol izleyebilirim. Davalıya ait GSM hattının son 1 yıl içerisindeki GSM operatörü ve/veya HTS kayıtlarının BTK’dan celbine ve özellikle …… numarası ile yapılan görüşme ve mesaj trafiğinin incelenmesini talep edebilir miyim?

Bir diğer durum davayı terditli açacağım ve hangi boşanma sebeplerini de eklemeliyim.

Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. İyi çalışmalar...
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :240, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.mehmetcetin, Tarih : 28-08-2025 18:13
Herkese merhaba,

Müvekkil bir ev satın alacak ve paranın bir kısmı banka kredisi ile ödenecek. Kalan kısım için satıcı parayı elden teslim almak istiyor.

Parayı elden teslim almadan önce tapuda devir işlemini yapacağını da söyledi. Sizlere sorum tapu devri yapıldıktan sonra paranın elden verildiğine dair bir sözleşmeyi notere onaylatabilir mi ?

Noterler ilgili işlemi yapmaz ise taraflar arasında paranın elden teslim edildiğine dair yapılan adi sözleşmenin geçerliliği nedir ?

Teşekkür ederim..
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :270, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avbeste, Tarih : 28-08-2025 11:18
Meslektaşlarım merhaba. Bir araç için ilk defa rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmıştık ancak kıymet takdirinin tebliği süreçleri icra dairesi tarafından uzun süre sürüncemede bırakıldı. Tebliğ süreçleri bittikten sonra satış istediğimizde ise satışın zamanında istenmediği gerekçesi ile takibin düştüğü şeklinde tensip tutulmuş. Satış avansı da yatırılmıştı. Düşen takibi yenilemek mümkün mü? Bu aşamada ne işlem yapmamız gerekir? aydınlatabilirseniz çok sevinirim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :285, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.aleyna, Tarih : 27-08-2025 15:33
merhabalar meslektaşlarım,

bir ltd şirkette iki ortak bulunmakta. biri payını diğerine devredecek. ancak ödeme devir esnasında gerçekleşmeyecek. vadeli gerçekleşecek işbu ödemeyi garantiye almak adına, müvekkilin devrettiği payına devir anında rehin koyması mümkün müdür?

yani örneğin:

''Devir bedelinin ödenmesini teminat altına almak amacıyla, devredilen %30 oranındaki pay, Devreden lehine rehne konu edilmektedir.'' şeklinde bir madde eklenerek, GK onayına sunarak ve pay defterine işleyerek hem devir işlemini hem de devrettiğimiz paya rehin işlemini gerçekleştirmiş olur muyuz
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :556, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.aleyna, Tarih : 27-08-2025 14:14
bir limited şirkette iki hissedar var. birinin payı %30 diğerinin %70.

%30 pay sahibi, %70 pay sahibinden bir alacağına istinaden alacağının payına denk gelen kısmına rehin koymak istiyor borç ödenene kadar.

buna ilişkin ltd şirketlerde hisse pay rehninin mümkün olduğunu, rehin sözleşmesinin noter onayı + genel kurul onayı ile mümkün olduğunu okudum.

bu usül mümkün müdür?
süreç hakkında bilgilendirecek meslektaşım var mıdır?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :569, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : fnk2308, Tarih : 27-08-2025 14:11
Meslektaşlarım merhaba ,

eylül 2024 tarihinde müvekkil aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatılmış ve itiraz olmadan kesinleşmiştir. Takip talebinde, takip sonrası faiz ile ilgili " yıllık %51.75 reeskont-avans faizinin değişen oranlarda uygulanması" şeklinde beyan edilmiştir.
28.12.2024 tarihinde faiz oranı merkez bankasınca %49.25'e , 08.03.2025 tarihinde ise %44.25'e güncellenmiştir.

Temmuz 2025 tarihinde dosya borcu tamamen müvekkilce ödenmiş olup, icra dairesince takip sonrası faiz sadece %51.75 olarak uygulanmıştır. Bu uygulama doğru mudur? yoksa istirdat davası konusu yapılabilir mi ?

Saygılar, iyi çalışmalar.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :567, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : fnk2308, Tarih : 27-08-2025 13:00
Bir müvekkilimiz icra ceza mahkemesince 3 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ve müşteki lehine avukatlık ücreti ödenmesine hükmedildi. Karar kesinleşmeden müşteki vekili , şikayetinden vazgeçti. Akabinde mahkemece düşme kararı verildi. verilen ilk kararda ki vekalet ücreti de düşmüş sayıldı mı? yoksa müşteki vekili ilamlı icra başlatabilir mi ? saygılar sevgiler..
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :570, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Numenorean, Tarih : 27-08-2025 11:12
Hepinize merhabalar,
Bulunduğum ilçede deprem sonrası acele kamulaştırmalarla beraber, kira sözleşmesi ile vatandaşların kullandığı hazine arazileri de TOKİ'ye devredildi. Vatandaşların kira akdiyle kullandığı ve kira akdinin devam ettiği hazine arazilerinin üzerindeki muhdesatlarla ilgili bir alacak davası açmış olan veya bu konu ile ilgili bilgi sahibi olan varsa geri dönüşlerinizi bekliyorum. Şimdiden çok teşekkür ediyorum Türk Hukuk Sitesi ve üyelerine.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :569, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Sedanur Yiğit, Tarih : 26-08-2025 09:43
Merhaba,

Müvekkilin boşanma davası devam edyor, kendisi mesleği sebebiyle şuanda Şırnak İlinde ve dolayısıyla müşterek çocuklarıyla her zaman iletişime geçmesi mümkün değil. Ancak müvekkilin annesi çocukları görmek istiyor ama maalesef ki çocukların diğer ebeveyni rıza göstermiyor. Elimizde çocuklara ait darp raporu mevcut olduğundan müvekkil ve annesi oldukça endişeli ve çocukların durumunu merak ediyor.

Araştırmalarım neticesinde 3.kişilerin kişisel ilişki kurabilmesi için boşanma davası gerçekleştikten sonra velayeti kendisinde bulunduran eşe yönelik dava yoluyla talebin mümkün olduğunu gördüm.

Ancak çocukların psikolojik ve fiziki sağlığı söz konusu olduğu için bizim boşanma davasının gerçekleşmesini beklememiz gibi bir durum söz konusu değil. Bu durumda, müvekkilin annesi devam eden boşanma davasına bir dilekçe sunmak suretiyle kişisel ilişki kurulmasını talep ederse taraf yokluğundan talebi reddedilir mi? Bu yolla talep edebilmek mümkün değilse kişisel ilişki tesisni bu aşamada hangi usulle talep edebiliriz?

İlginiz için teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :854, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Avvkat, Tarih : 25-08-2025 18:10
Elimde çiftçi müvekkilin getirdiği müstahsil makbuzları var, düzenleyen yani ürünleri alan şahıs ödemeyi eksik yapmış. Biz de icra takibine konu etmek istedik, ancak VUK M.235 e de baktım aklımı şu husus karıştırdı, düzenlenen bu makbuz aynı zamanda ödemelerin tamamlandığına da işaret etmekte midir? Bana verilen örneklerden görüntülediğim kadarı ile e-makbuz olarak düzenlenip borsaya tescil ettirilmiş ıslak imza yoktu. Ben kalan bedeli bakiye müstahsil ödemesi olarak icra takibine konu edebilir miyim ? Hangi faiz türünü uygulamam gerekir? Ayrıca diğer ödemeler de banka kanalıyla makbuzlar sonrasında ödenmiş...
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :915, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Ömer Ghost, Tarih : 25-08-2025 16:34
Meslektaşlarım herkese merhaba,
Müvekkilin "Tarla" vasfında kullanılması gereken kooperatif hissesi bulunmakta. Kooperatifin bir kısım diğer üyeleri kendi hisseleri üzerine betonarme yapılar inşaa ettiğinden idare tarafından para cezası kesilmiş. müvekkilin hissesi üzerinde herhangi bir yapılaşma yok Tarla vasfı korunmakta. Müvekkilin kooperatif üyeliği sürecinde imzalamış oldukları belgelerde ise; kusuru olması durumunda sorumlu olacağı açık bir şekilde belirtilmiştir. Bu durumda kesilen para cezasını ödemek zorunda mı? Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :903, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : pati, Tarih : 24-08-2025 13:30
Meslektaşlarım Merhaba,
2026 yılık Emlak vergisi matrahına esas teşkil edecek arsa birim metrekare fiyatlarına itiraz için dava açmayı düşünüyorum. Müvekkilin aynı ilçe sınırları içinde ama farklı sokaklarda 3 taşınmazı var, bu taşınmazlar için vergi mahkemesinde tek dilekçe ile dava açabilir miyim? Açabiliyorsam, keşif ve bilirkişi ücretini 3 taşınmaz için ayrı ayrı mı öderim?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :960, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Betül Y.Y., Tarih : 21-08-2025 13:34
Merhaba,
Benimle aynı şehirde ikamet etmeyen müvekkillerimle nasıl avukatlık ücret sözleşmesi yapabilirim? Ayrıca vekaletnamenin aslı ya da diğer evrakların iletilmesinde hangi yöntemleri kullanabilirim? Kargolamak şart mı yoksa tarayıcı marifetiyle göndermek yeter mi? Önemli evraklar için (iş sözleşmesi vs.) fotoğraflarının çekilmesi yeterli olur mu? Müvekkillerin her zaman tarayıcıya veya kargoya gitme imkanı olmuyor, en hızlı ama geçerli yolun arayışındayım...
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :922, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avukato0206, Tarih : 20-08-2025 16:34
Merhaba,
sorum şu:
1) bir imar planı değişikliğe uğradığında yeni onanan plan artık yürürlükteki güncel plan mı sayılır/ yani demek istediğim artıl ilk planın her ne kadar değişiklik kısmi de olsa yürürlükten kalktığından mı söz etmek gerekir
2) üstteki sorunun amacı şu, imar planının iptalinin istendiği davada, öncelikle asıl plan var buna A diyelim, bu plandaki hususları davada konu ediniyoruz. ancak bu plan kısmi değişiklikle tekrar onanmış. bu değişiklik bizim itiraz ettiğimiz hususlar açısından herhangi bir yenilik de getirmemiş aynı bırakmış. o halde dava dilekçesinde iptali istenecek plan A planı mıdır, yoksa değişiklik sonrası yeni tarih yeni işlem no ile onanan B planı mıdır?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :998, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05756211 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.