Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Yazı, İmza Ve Sahtecilik Hakkında Bilgiler

Yazan : Mustafa Kariptaş [Yazarla İletişim]
yazı, imza ve sahtecilik danışmanı ve uzmanı

Makale Özeti
yazı yaşı, aldatma kabiliyeti, fulaj izi, inkar kastı ile atılan imzalar, taklit ve uydurma suretiyle atılan imzalar, değiştirme gayreti içinde yazılmış yazılar, yazı, imza, mühür

1. Yazı Yaşı Nedir?


Haksız ve kolay para kazanmayı itiyat haline getirmiş insanlar tarafından, tanzim edilen belgeler üzerinde bulunan yazı ve rakamlara değer (1.200,00 rakamının önüne 1 getirilmesi), miktar (108 adet arkasına 8 ilave edilmesi , 50 ton arkasına 0 ilave edilmesi gibi), tarih 20.05.2001 rakamındaki 1’in 4’e dönüştürülmesi) vb, ilave ve eklentiler yapmak suretiyle tahrifatlar yapılmaktadır.


Ülkemizde ve dünyada bu tür tahrifata uğratılmış dokümanlarda üzerinde bulunan farklı mürekkepli kalemlerle yazılmış yazıların hangisinin daha önce yazıldığı konusunda bir araştırmaya ihtiyaç olmuşsa da, bu konuda bilim adamları herhangi cihaz icat etmeleri mümkün olamamıştır.


Bunun nedeni doküman üzerinde bulunan yazılardan hangisinin ne kadar süreyle ısı ve ışık kaynağına maruz kaldığı ?, doküman üzerindeki mürekkebin ne oranda uçtuğu ?, doküman üzerindeki yazıların başka bir cisimle sürtünmeye veya katlama, buruşturma uygulamasına maruz kalıp-kalmadığı? hususunun tespit edilmesinin imkansız olmasıdır.

Ancak, üretilen doküman inceleme cihazları ile hangi kalem mürekkebinin üst’e hangisinin alt’a olduğu tespit edilebilmektedir. Bu cihazların çalışma sistemleri ise; mürekkep içinde bulunan demir partüküllerine filitreler yardımıyla uygulanan ışık kaynaklarının tepkimesi sonucu elde edilen görüntünün monitör üzerine düşürülmesidir.



Sonuç olarak “Yazı yaşı” deyimi yanlış kullanılan bir ibaredir. Bu ibare yerine hangi yazı kaleminin üst’e ya da alt’a olduğu, üst’te olan kalem mürekkebinin de sonradan yazıldığının tespiti davanın seyrine ışık tutacak bilimsel bir gerçektir.



2. Aldatma (İğfal ve İkna) Kabiliyeti


Aldatma (İğfal ve İkna) Kabiliyeti hususunda bilirkişilerce iki alanda görüş ve kanaat bildirilmektedir. Bunlar,
a. Her türlü dokümanın Aldatma Kabiliyeti
b. Doküman üzerinde bulunan yazı, imza, fotoğraf, bilgi, vb., Aldatma Kabiliyeti hususlarıdır.


Her türlü dokümanın Aldatma Kabiliyetinde kasıt dokümanın (örnek; plaka, pasaport, sürücü belgesi, nüfus cüzdanı, sağlık raporu, banknot, mühür, kaşe, vb.) bir bütün olarak inandırıcılık, kandırıcılık, aldatıcılık özelliğine sahip olup-olmadığıdır.

Doküman üzerinde Aldatma Kabiliyetinde kasıt doküman üzerinde bulunan yazı, imza, fotoğraf, bilgi, mühür veya kaşe izi, vb., konularında ayrı-ayrı Aldatma Kabiliyetine haiz olup-olmadıkları hususlarıdır.


Aldatma kabiliyetinde önemli olan dokümandaki ya da üzerindeki tahrifatın “ilgilinin veya yetkilinin ilk bakışta dikkatini çekebilecek ” nitelikte olup-olmadığıdır.

Yukarıdaki paragrafta ilgili veya yetkiliden kasıt, kendisine sahte banknot verildiğinde sahteliğini ilk bakışta anlayan veznedar, döviz bürosu personeli, vb., şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa, hayvan tüccarı tarafından verilen sahte banknotun köyde parayla ilişkisi olmayan sade bir vatandaşın “ilk bakışta banknotun sahteliğini” tespit etmesi mümkün olamayacağı bir gerçektir.


Bu örnekten de anlaşılacağı üzere araç plakası, pasaport, çek, banknot, mühür izi fotoğraf veya pul transferi, mürekkep farklılıkları, vb., konularında ilgili ve yetkili kişiler sade vatandaş değil mevzu ile ilgili alakalı manası taşır.



3. Fulaj İzi Nedir?


Fulaj izi kaleme uygulan basınç veya baskı sonucunda alt suret belgelerde oluşan iz olarak tanımlamak mümkündür. Fulaj izi konusu en çok intihar ve tehdit mektuplarında karşımıza çıkar. Fulaj izi derinliği kişinin kaleme uyguladığı basınç, zeminin sertliği, dokümanın nem oranı ve kalınlığı gibi durumlara karşı değişiklik gösterir.



4. İnkar kastı ile atılan imzalar


Şahıs sonradan reddedeceğini hesaplayarak doküman üzerine kendi imzası dışında farklı bir modelde imza atmasıdır. Bu tür imzalar yazı ve imza sahtecilik uzmanlarının dikkatli incelemesiyle tespit edilebilir. Söz konusu şahıs inkar kastı ile attığı imzaya kendi orijinal imza modelindeki karakteristik özellikleri genelde yansıtır. Bunlar imzaların başlangıcındaki el hareketleri, baskı kalitesi, dairesel el hareketleri, noktalama hareketlerinin çekilişi ve konumu gibi incelemelerdir.



5. Taklit etmek suretiyle atılan imzalar


Bu tür imzalarda taklit edilecek imza modeli taklit edecek şahsın önündedir. Çalışarak imzayı taklit etmeye çalışacağı gibi, imza modeline bakarak kopya, üstten şeffaf ve ışıklı bir ortamda, kopya gibi teknikleri kullanabilir. Yine değişik ve sık kullanılmayan sahtecilik yöntemi de teknolojik cihazlar yardımıyla imza transferidir.



6. Uydurma suretiyle atılan imzalar


Bu alanda imzanın tarifini yaptıktan sonra izahata geçeceğim. İmza: bir kişinin kendi adını soyadını el yazı ile yazması olarak tanımlayabiliriz. Kişi ad veya soyadın yazmasa da kendisine has yaptığı kalem el hareketleriyle oluşan görüntü de şahsın imzası olarak kabul görmektedir. Bazı kişiler imzalarının başlangıç el hareketlerine kendi ad-soyadı ile başlayan harf karakteri ile başlamazlar. Sahtecilik yapan şahıs, mağdur edeceği kişinin ad ya da soyadının başlangıcındaki harf karakterini kullanmak suretiyle uydurma suretiyle imza atarak suçun oluşmasına sebep olurlar. Örnek : Mustafa Kemal KARATAŞ isimli vatandaş imzasının başlangıcını dairesel bir el hareketiyle başlatıp yatay ve dikey çizgilerden sonra noktalama işaretiyle bitirmiş iken Sahtecilik yapan şahıs, kalem ile “MKemal” yazısını yazarak uydurma suretiyle imza atmıştır.



7. Değiştirme gayreti ile yazılmış yazılar


Zanlı kendisinin tespit edilmesini engellemek amacıyla bu eğilim içerisindedir. Bu kişiler genelde eğitimli ve suç işlediğini idrak etme kabiliyetine sahip bir duygu içerisindedir. Bu teknik genelde tehdit veya iftira niteliği taşır ayrıca, kağıt, duvar, cam, kapı, vb., zeminler tercih edilir. Bu tür dokümanlar üzerindeki yazıların kime ait olduğunu tespit etmek yazı inceleme uzmanları için detaylı bir inceleme mümkündür. Suç işleyen şahıs yazılarında bazı harf karakterlerini büyük harf karakteriyle (geliyoRum), bölgesel ağız diliyle (ne yaptuğunu sanaysun), noktalama ve sedil hareketlerini yanlış yerlerde (oleçeksin), İmla yanlışlıkları, kısaltmalar, düzeltmeler ve ilave yazılar ile üslup özellikleri,Harflerin yapılış şekilleri ve orantıları, Yazının ölçüsü (harflerin dikey uzunluk ve yatay genişlik orantıları),Yazının eğimi, Yazıya ait olmayan grafiksel işaretler, alt çizme, orta çizme, süsleme, vs. yazılar içerisindeki kullandığı harf karakterlerini bir birine bağlama el hareketiyle kendi kimliğini ele verir.



8. El Yazısı Nedir?


El yazısı; alfabenin büyük ve küçük harflerini, yazım yöntemlerini uygun olarak birleştirip kelimeler, paragraflar oluşturmaktır.


Yaklaşık 105 yıl önce Alman profesör W.Preyer yazının belli kasların eğitilmesi ile değil, beyin tarafından oluşturulduğunu söylemiştir. Sonraki çalışmalar da yazıda en etkili organın beyin olduğunu ortaya koymuştur. Nörofizyolojik araştırmalar sonucu el yazısının karmaşık olarak beynin birkaç bölgesince oluşturulabildiği saptanmıştır. Beyindeki sinirsel iletişim ve tüm mekanizmalar, henüz tam keşfedilmemekle beraber en gelişmiş bir bilgisayarın da ilerisinde olduğu bir gerçektir.


Beyin bölgeleri arasındaki sinirsel iletişim ile hareket planlanır. Harfler bellekten çağrılır ve kol sayesinde el ile yazıya dökülür. Sadece bir harfin oluşumu için dahi beyinde pek çok uyarı oluşur. Hareketin değişen her yönü beyinde yepyeni bir uyarının doğmasını gerektirir. Zaman içinde yazma otomatikleştikçe bu uyarılar seri ve blok hale gelerek kalıplaşır. Bu kalıplar yazı alışkanlıklarını ortaya çıkarır. Yazının bireyselliği bu kalıplardan gelir. Bu bilinçsizce yapılan bir faaliyettir. Yazma işlemi dikkat, bellek, düşünme, konuşma, okuma ve hayal gücü gibi beyinde pek çok merkezin karmaşık etkide bulunduğu bir olaydır.

Yazı incelemelerinde uzmanlar, yaptıkları incelemeyi değişik fiziksel teknikler kullanarak bilimsel bir metoda göre yürütmeye çalışırlar. İnsanlar yazı incelemelerini genelde diğer fiziksel delillerin incelemesi gibi bilmektedirler. Tek bir çizginin bile kime ait olduğunun ayırt edilebildiğini düşünürler.


Bilirkişi için önemli olan bol miktarda mukayese yazı ve imzaların temin edilmesidir. Huzurda alınan mukayese yazı ve imzalarda da zanlı yakalanma endişesi ile değiştirme gayreti içerisinde olacaktır. Bu nedenle şahsın samimi yani önceden düzenlenmiş belgeler üzerinde bulunan yazı ve imzalarının temin edilmesi halinde yazı ya da imzalarının tespit edilmesi mümkündür. Samimi mukayese yazılar kişinin adli bir olaya konu olacağını bilmeden günlük hayatında yazmış yazılarıdır.Ayrıca sahsın huzurda sağ ve sol elinden alınmış yazı ve imzalarında temin edilmesi önemlidir.


9. İmza Nedir?


İmza; kişinin kimliğini simgeleyen ve onun çeşitli belge ve dokümanlar üzerindeki hak ve yükümlülüklerini ifade eden kendisine özel bir işarettir şeklinde tanımlamak mümkündür.
Soyadı kanununa göre imza, önce öz sonra soyadı yazılmak suretiyle atılır. (md.2) Ancak, sadece öz veya soyadı ile imza atılmasına engel bir durum olmadığı gibi, takma ad ile de imza atılabilir. Önemli olan, atılan imzada kişinin kimliğini göstermesidir.



10. Mühür ve Mühür İzleri


Mühür ve mühür izleri genelde belgelere resmi işlem özelliği kazandırmak için uygulanır. Sahte mühür ve mühür izleri pasaportlar, seyahat belgeleri, banka dokümanları, ithalat ve ihracat vizeleri gibi belgeler üzerinde bulunabilir. Resmi mühürler silgi (plastik), fotopolimer veya metal kullanılarak özel amaçlarda kullanmak maksadıyla imal edilir. Bu nedenle kurumlarda kullanılan mühür sayıları az olmakla beraber kullanımı bir kişi veya kişilerle kısıtlanmıştır.


Mühür ve mühür izleri için uygulanan inceleme yöntemleri, inceleme için sağlanan materyaller ve davanın durumuna bağlıdır. Teknikler, materyalin gözle ve mikroskobik incelenme, filtre edilmiş ışık yardımı ile inceleme ve birbiri üzerine bindirme (çakıştırma) yöntemlerini kapsar.


11. Nakil

Pullar üzerine atılmış imzalardan yararlanılarak pulun dışına taşmayanların sökülerek başka bir belge üzerine monte edilmesi şeklinde yapılabileceği gibi elektronik cihazlar yardımıyla transfer şeklinde yapılabilir. Sökme işlemi genellikle pulun arkasından ıslatılması veya su buharına tutulması şeklinde yapılabilir.


12. Kalpazanlik

Kalpazanlık, halkın devlete ve devletin verdiği hizmetlere olan güvenini ciddi şekilde sarsan suçtur.


Devletler halkın kendisine olan güvenini korumak için tedavüldeki parayı koruyucu ve sahtesini yapanlara karşı ağır cezalar öngören yasalar çıkarırken, bir taraftan da sahtelerinin yapılmasını önlemek amacıyla paranın dizayn ve basımıyla ilgili yeni tedbirleri alırlar.


Kalpazanlık; kaza, ihmal, kızgınlık, intikam ve aşırı yoksulluk sonucu mazeret gösterilerek işlenen bir suç gibi olduğu zanlılar tarafından savunulsa da, aslında teknik bilgilere sahip ve araç gereç için önemli harcamalar yapan biri yada birileri tarafından tasarlanan, çoğu zaman uluslararası boyutu da olan organize bir suçtur.


Paranın özel önemi ve taklit için gereken yüksek teknik becerisi nedeniyle kalpazanlık genel olarak sahtekarlıktan farklı bir suç biçiminde ele alınır.

Sahteciliğin özel bir türü olan kalpazanlık;

a.Kanunen dolaşımda bulunan milli ve yabancı paraların sahtesinin yapılması,
b.Değerini yükseltmek amacıyla gerçek paralar üzerinde tahrifat yapılması,
c. Sahte ya da tahrifli paraların ülkeye sokulması, elde bulundurulması, piyasaya sürülmesi,
d. Piyasaya sürmek amacıyla sahte veya tahrifli para temin edilmesi,
e. Yukarıdaki suçlara bilerek aracılık edilmesi eylemlerinden oluşur.
Kalpazanlık sadece banknotun sahtesinin yapılması ile sınırlı değildir. Yeni sosyal ve teknolojik gelişmeler sonucu hayat standardı sürekli olarak gelişmekte ve buna paralel olarak kişilerin ilgi alanları artmaktadır. Kalpazanlar genelde az bulunan, pahalı nesnelerin taklitlerini yapmaktadırlar. Bunlar,
· Damga ve kolleksiyon pullarının taklidi,
· Değerli tablo ve antika eşyaların taklidi,
· Tarihi para ve sikkelerin(altın,gümüş vb.) taklidi,
· Değerli mobilya ve ev eşyalarının taklidi.


Paralarda bulunan emniyet özellikleri

Devletler halkın kendisine olan güvenini korumak için sahtesini yapanlara karşı ağır cezalar getirirken bir taraftanda tedavüldeki parayı koruyucu emniyet özellikleri geliştirirler.
Paralarda kullanılan emniyet özelliklerini üç ana grupta inceleyebiliriz.
1. Kağıdında
2. Mürekkebinde
3. Baskı aşamasında


1. Kağıtta kullanılan emniyet özellikleri;

Banknot kağıtlarında bulunan emniyet özellikleri üç grupta toplanabilir.
a. Filigran,
b. Emniyet Şeridi,
c. Renkli Elyaflardır.

a. Filigran;Filigran, ışığa kaldırılıp bakıldığı zaman fark edilen negatif bir imajdır. Genellikle filigran olarak portrelker tercih edilir.Işığa kaldırılıp bakıldığında paranın her iki yüzünde de görülebilir.

b. Emniyet Şeridi; Emniyet şeritleri, kağıdın dokusuna paralel olarak yerleştirilir ve bu nedenle bir çok kıymetli kağıtta şeritler kısa kenarlara paraleldir. Özel plastifiye maddeden yapılmıştır. Üzerinde ait olduğu ülkeye ait yazıları içeren çizgilerdir. Özel bir yöntemle elde edilen emniyet şeritleri, genel olarak ışığa kaldırılıp bakıldığında hemen farkedilir ve çağımızın en iyi buluşlarından olan renkli fotokopi makinelerinde orijinalleri kopya edilemediği için sahtekar ve kalpazanlara karşı etkili bir emniyet özelliğidir. Işığa kaldırılıp bakıldığında düz bir şerit görünümü alır. Türk paralarında TCMB mikro yazılı Stardust Emniyet Şeridi kullanılmaktadır.

c. Renkli Elyaflar; Banknot ve diğer kıymetli kağıt basımında kullanılan kağıtların emniyetini artırmak için filigran ve emniyet şeridinin yanı sıra kağıda çeşitli elyaflar ilave edilir. Bu elyafların ilavesi kağıt imalatının ilk safhasında yapılır.

www.grafolojibilirkisi.com
bilgi@grafolojibilirkisi.com
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Yazı, İmza Ve Sahtecilik Hakkında Bilgiler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Mustafa Kariptaş'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
19-06-2008 - 20:00
(4171 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 14 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 13 okuyucu (93%) makaleyi yararlı bulurken, 1 okuyucu (7%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
33141
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 17 dakika 48 saniye önce.
* Ortalama Günde 7,94 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 17130, Kelime Sayısı : 1673, Boyut : 16,73 Kb.
* 15 kez yazdırıldı.
* 3 kez arkadaşa gönderildi.
* 11 kez indirildi.
* 11 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 844
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,04723597 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.