Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Etck İle Ytck’de Açığa Atılan İmzanın Kötüye Kullanılması Hükümlerinin Karşılaştırılması

Yazan : Aslıhan Kart [Yazarla İletişim]
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Üçüncü Sınıf Öğrencisi

ETCK İLE YTCK’NDA AÇIĞA ATILAN İMZANIN KÖTÜYE KULLANILMASI HÜKÜMLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI


Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçu 765 sayılı Eski Türk Ceza Kanunu’nun 509.maddesinde düzenlenmek suretiyle “mal aleyhinde cürümler” ve “emniyeti suiistimal suçları” arasında sayılmıştır.Bu suçun mala karşı suçlardan sayılmasında Fransız Ceza Kanunu’ndan etkilenilmesinin payı büyüktür.Fransız ceza Kanunu’nda da açığa imzanın kötüye kullanılması suçu emniyeti suiistimal hükümlerinin ardında yer almaktadır.ETCK, m.509’a göre:
“Bir kimse iade veya muayyen bir suretle istimal etmek üzere kendisine tevdi olunan imzalı ve yazısız bir kağıda sahibinin zararına olarak hukukça hükmü haiz bir muamele yazar veya yazdırır yahut elinde bedelsiz olarak kalmış olan bir senedi istimal ederse mutazarrır olan kimsenin şikayeti üzerine üç aydan üç yıla kadar hapis ve yüz elli liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezasına mahkum olur.
Bu imzalı ve yazılı kağıt esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayıp da bertakrib ele geçirerek birinci fıkradaki cürmü işlemiş ise altıncı babın üçüncü ve dördüncü fasıllarında (evrakta sahtekarlık ve hüviyet cüzdanı ve nüfus tezkeresi, pasaport, ruhsatname ilmühaber, şahadetname ve beyannamelerde sahtekarlık hükümleri) beyan olunan ahkama göre ceza verilir.”
Bu suç ETCK döneminde, her ne kadar kanunda mal aleyhinde cürümler başlığı altında düzenlendiyse de, doktrindeki görüşlerde bir tür sahtecilik suçu olarak değerlendirilmiştir.Söz konusu olan 509.maddede güveni suiistimalin iki özel türü düzenlenmiştir.[1]Bunlar; belli bir amaçla verilen imzalı bir evrakın veya bedelsiz olan senedin kötüye kullanılması suçlarıdır.509.maddeye göre bu suçun işlenebilmesi için, failin hukuka uygun bir biçimde ele geçirdiği kağıdın tamamen boş ve imzalı olması; failin bu boş kağıdı mağdur aleyhine hüküm doğuracak ve hukuken geçerli olacak şekilde doldurması gerekmektedir.Eğer miktarı doldurulmamış bir senet mağdur tarafından faile belli bir miktar üzerinde anlaşma yapılarak verilmiş ve fail anlaşmaya aykırı olarak fazla miktar doldurmuş ise bedelsiz kalan senedin kötüye kullanılması söz konusudur[2].Failin kağıdı hukuk dışı yollarla ele geçirip üstünü doldurması açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçuna değil, resmi veya özel belgede sahtecilik suçuna vücut verecektir.Suçun takibi için mağdurun şikayeti gerekli kılınmıştır.Cezası üç aydan üç yıla kadar hapis cezasıdır. ETCK’de sayılan ağırlaştırıcı hallerin varlığı halinde ise ceza, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır.Yine ağırlaştırıcı nedenlerin varlığı halinde fiilin takibi şikayete tabi değildir; ihbar üzerine takip edilebilir.
ETCK’deki düzenlemeden kısaca bahsettikten sonra, Yeni Türk Ceza Kanunu’nda açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunun nasıl düzenlendiği incelenecektir.
Öncelikle açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçu YTCK’de, ETCK’den farklı olarak, “kamu güvenine karşı suçlar” başlığı altında düzenlenmiştir.Bu şekildeki düzenlemeler İsviçre, Almanya ve İtalya ceza kanunlarında da mevcuttur.Bu kanunlarda da açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçu “evrakta sahtecilik suçunun” türlerinden biri olarak düzenlenmiştir.
YTCK’nin 209.maddesine göre:
“(1)Belirli bir tarzda doldurulup kullanılmak üzere kendisine teslim olunan imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdı, verilme nedeninden farklı bir şekilde dolduran kişi, şikayet üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
(2)İmzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdı hukuka aykırı olarak ele geçirip veya elde bulundurup da hukuki sonuç doğuracak biçimde dolduran kişi, belgede sahtecilik hükümlerine göre cezalandırılır.”
Maddenin hükümet gerekçesine bakıldığında,[3] belirli bir tarzda doldurulup kullanılması için verilmiş boş bir kağıdı, teslim edenin isteğine ve imzalı boş kağıdı veriş nedenine aykırı olarak dolduran kimse cezalandırılmaktadır.Buna göre suçun yapısı şu şekilde ortaya çıkacaktır:
  • Bir kişi diğerine belirli bir tarzda doldurulmak üzere imzalı ve fakat boş bir kağıt verecek,
  • Verilen kağıt hukuken geçerli bir belge niteliğinde olmayacak,
  • Söz konusu imzalı kağıt tevdi ve teslim nedeninden farklı biçimde doldurulacaktır.
Sayılan unsurlar bağlamında bu suç daha ayrıntılı incelenecek olursa;

Korunan Hukuksal Yarar
İmzalı ve boş kağıdın faile “belirli bir tarzda doldurulmak üzere verilmesi ve failin kendisine duyulan güveni kötüye kullanarak kağıdı “belge” haline getirmesi durumunda sözleşmeye duyulan güven zedelenmektedir.Dolayısıyla korunmak istenen hukuksal yarar da budur.[4]
Ayrıca fail tarafından doldurularak belge haline getirilen kağıdın, ispat araçlarının sahtecilikten uzak olduğuna dair kamu güvenini ve yararını sarsması da bu suçun bir tür sahtecilik suçu olarak sayılmasını mecbur kılmaktadır.ETCK, bunlardan bireye dair yararı daha ön planda tutmuştur.Bunun bir sonucu olarak da açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunu mala zarar suçları arasında ve güveni suiistimal suçunun özel bir türü olarak düzenlemiştir.YTCK ise, kamu güvenine dair yararı birey yararından daha önemli görerek bu suçu “kamu güvenine karşı suçlar” başlığında düzenlemiştir.

Suçun konusu
YTCK, m.209/1’e bakıldığında suçun konusunu “imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdın” oluşturduğu anlaşılmaktadır.Bu açıdan 5237 Sayılı YTCK, m.209 ile 765 Sayılı ETCK, m.509 farklılık arz etmektedir.ETCK, açığa atılan imzanın kötüye kullanılmasının bir suça vücut verebilmesi için, kağıdın imzalı ve yazısız(tamamen boş); YTCK ise kağıdın imzalı ve kısmen veya tamamen yazısız olması koşulunu aramaktadır.Buna göre YTCK bağlamında kısmen doldurulmuş ve fakat içerik olarak tek başına bir hüküm ifade etmeyen kağıtlar da bu suça konu olabilecektir.Bunun için kağıt faile teslim edildiği anda –kısmen doldurulmuş dahi olsa- belge niteliğinde olmamalıdır.Çünkü failin belge niteliğinde olmayan kağıdı hukuken geçerli olacak şekilde (mağdur aleyhine) doldurması ile kağıt belge niteliği kazanacak ve suç oluşacaktır.
Faile verildiği anda belge niteliğini haiz olan bir imzalı kağıtta herhangi bir tahribat halinde ise fail, açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan değil, belgenin niteliğine göre resmi veya özel belgede sahtecilik suçundan dolayı cezalandırılacaktır.[5]
Kısmen veya tamamen boş kağıdın faile verilmeden önce mağdur tarafından imzalanmış olması gerekmektedir.Başka bir deyişle, failin doldurduğu kağıdı sonradan mağdura imzalatması bu suçu oluşturmayacaktır.
Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunun oluşarak failin cezalandırılabilmesi için imza sahibi kağıdı faile kendi isteği ile vermiş olmalıdır.Kağıt fail tarafından hukuka uygun bir biçimde ele geçirilmiş olmalıdır.Örneğin failin, mağdurun imzaladığı kağıdı çalarak doldurması bu suça vücut vermeyecektir.Bu durumda imzalı kağıt tevdi veya teslim edilmemiştir.Fail bunu hukuka aykırı bir yolla ele geçirmiştir.Bu husus YTCK, m.209/2’de hükme bağlanmıştır.Buna göre imzalı ve kısmen veya tamamen boş kağıdı hukuka aykırı olarak ele geçiren veya elde bulundurup da dolduran kişi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılacaktır.Belgenin niteliğine göre resmi veya özel belgede sahtecilikten ve ayrıca belgenin ele geçiriliş biçimine göre dolandırıcılık ve yağma suçundan dolayı da fail cezalandırılmalıdır.[6]765sayılı TCK, m.509/2 ise 5237 Sayılı TCK, m.209/2’den farklı olarak açığa imzalı yazısız kağıdın teslim edilenden başkası tarafından hukuka aykırı biçimde ele geçirilerek doldurulmasını belgede sahtecilik saymıştır.YTCK ise yukarıda da bahsedildiği üzere ele geçirmenin yanı sıra elde bulundurmayı belgede sahtecilikten cezalandırılma nedeni olarak göz önüne almıştır.
Suçun oluşmasını sağlayan unsurlardan birisi de faile kağıdı istenen belirli biçimde doldurması hasebiyle duyulan güvenin fail tarafından kötüye kullanılarak kağıdın farklı şekilde mağdur aleyhine ve kendisinin veya üçüncü bir kişinin menfaatini sağlamak amacıyla doldurulmasıdır.Dolayısıyla mağdurun imzalı kağıdı faile vermesindeki amaç da, belge niteliğinde olmayan bu kağıdın fail tarafından belirli bir biçimde doldurulması olmalıdır.

Maddi Unsur
YTCK, m.209/1 uyarınca açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunun maddi unsuru imzalı ve kısmen veya tamamen boş kağıdın fail tarafından “verilme nedeninden farklı olarak doldurulmasıdır”.Tamamen boş veya kısmen doldurulmuş olduğu halde içerik itibarıyla bir belge niteliği taşımayan kağıdın, fail tarafından mağdurun irade gösterdiği biçimin dışında ve mağdur aleyhine doldurularak “belge” haline getirilmesi gerekmektedir.Örneğin; bir dilekçe yazılması için verilmiş imzalı kağıdın doldurularak borç senedi haline getirilmesi.
İlgili madde özel belgede sahtecilik suçunun aksine, açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunun oluşabilmesi için doldurulan kağıdın “kullanılması” şartı aranmamaktadır.Kağıdın yalnızca hukuken geçerli olarak doldurulmuş olması yeterlidir, zararın fiilen tahakkuku şart değildir.Kağıdın doldurulmasıyla elde edilen işlemin batıl olması halinde işlem hukuken geçerli olmayacağından ve dolayısıyla bir zarar ihtimali de kural olarak söz konusu olmadığından, (mutlak butlan halleri istisna olmak kaydıyla) somut olaydaki zarar ihtimaline göre bu hükmün uygulanıp uygulanamayacağına karar verilmelidir.
YTCK, m.209/1 boş kağıdın teslim edildiği kişi tarafından doldurulması koşulunu aradığından, belgeyi dolduran kişinin teslim edilen kişiden başka bir üçüncü kişi olması halinde bu üçüncü kişinin cezalandırılması söz konusu olmayacaktır.İstisnası, iştirak halidir.Boş kağıt kendisine teslim edilen kişi ile, onu dolduran kişi arasında iştirak iradesi varsa, her ikisi de bu suçun birlikte faili olarak cezalandırılmalıdırlar.[7]Oysa ETCK, m.509/1, “yazar ve yazdırır” dediği için, boş kağıt, kendisine teslim edilen kişi tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurulmuş olabileceği gibi, onun bilgisi dahilinde üçüncü bir kişi tarafından da doldurulmuş olabilirdi.[8]Bu halde üçüncü kişi iştirak hali söz konusu olmasa dahi, sahtekarlık suçundan cezalandırılabilmekteydi.
Yargıtay 1989 tarihli bir İçtihadı Birleştirme Kararı’nda imzalı boş senedin, sanıkla mağdur arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasıyla açılan davada sanığın bu eyleminin HUMK’un izin verdiği sınırların haricinde tanıkla ispat edilemeyeceğine karar vermiştir[9].Bu karar ile fiilen mümkün olmayan bir durumun mağdur tarafından yazılı delille ispatı aranarak YTCK, m.209’un uygulama olanağı neredeyse son bulmuştur.Ayrıca ilgili karar ceza muhakemesinin maddi gerçeğin araştırılması, delil serbestliği gibi pek çok ilkesine de ters düşmektedir.[10]
Hem YTCK, hem de ETCK’de kamu görevlisinin bu suçu işlemesi halinde ne yapılacağına dair açık bir hüküm bulunmamaktadır.Oysa ki ETCK’nin de kaynağı sayılabilecek İtalyan Ceza Kanunu’nda, açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunun resmi ve özel evrak üzerinde gerçekleşmesine göre iki ayrı biçimi ve kamu görevlisinin bu suçu işlemesi halinde cezalandırılması ayrıca düzenlenmiştir.

Manevi Unsur
Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçu doğrudan kastla işlenebilecek bir suçtur. Taksirli biçimleri cezalandırılmamaktadır.

Daha Az Cezayı Gerektiren Hal
Bu suçun cezası YTCK, ,.209/1 uyarınca üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıdır.Fakat YTCK, m.211’de belirtildiği biçimde “bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde” cezada indirime gidilecektir.Ceza yarı oranında indirilecektir.Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçu da YTCK ile kamu güvenine karşı suçlardan belgede sahtecilik suçunun bir türü sayıldığından m.211 hükmü, YTCK, m.209 için de uygulanacaktır.

Takibi

YTCK, m.209 da, tıpkı ETCK, m.509 gibi, açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunun takibini şikayete tabi kılmıştır.Mağdurun şikayeti ile suç takip edilecektir.İmzalı boş kağıt taraflar arasında belirli bir ilişki şeklinin varlığını halinde söz konusu olabileceğinden, kovuşturmanın şikayete tabi kılınması uygun görülmüştür.[11]





YARARLANILAN KAYNAKLAR

DÖNMEZER SULHİ, KİŞİLERE VE MALA KARŞI CÜRÜMLER

ÖNDER AYHAN, ŞAHISLARA VE MALA KARŞI CÜRÜMLER

TEZCAN-ERDEM-ÖNOK, TEORİK VE PRATİK CEZA ÖZEL HUKUKU, ANKARA 2007, 5.BASKI

SOYASLAN DOĞAN, CEZA HUKUKU ÖZEL HÜKÜMLER, ANKARA 2002, 4.BASKI



[1] Soyaslan Doğan, Ceza Hukuku Özel Hükümler, Ankara 2002, sh.322

[2] Soyaslan Doğan, Ceza Hukuku Özel Hükümler, Ankara 2002, sh.323


[3] TBMM, Dönem: 22, Yasama Yılı:2, Sıra Sayısı:664, sh.606.

[4] Tezcan Durmuş/Erdem Mustafa Ruhan/Önok Murat, Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku, Ankara 2007, sh.650.

[5] Tezcan Durmuş/Erdem Mustafa Ruhan/Önok Murat, Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku, Ankara 2007, sh.651.


[6] Tezcan Durmuş/Erdem Mustafa Ruhan/Önok Murat, Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku, Ankara 2007, sh.651


[7] Tezcan Durmuş/Erdem Mustafa Ruhan/Önok Murat, Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku, Ankara 2007, sh.652

[8] Önder Ayhan, Şahıslara ve Mala Karşı Cürümler, sh.428

[9] Yar. İBK 24.3.1989, 1/2, YKD Nisan 1990, s.440 vd.

[10] Tezcan Durmuş/Erdem Mustafa Ruhan/Önok Murat, Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku, Ankara 2007, sh.652

[11] TBMM, Dönem: 22, Yasama Yılı:2, Sıra Sayısı:664, sh.606.
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Etck İle Ytck’de Açığa Atılan İmzanın Kötüye Kullanılması Hükümlerinin Karşılaştırılması" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Aslıhan Kart'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
04-02-2008 - 14:35
(4536 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 3 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 3 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
14107
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 1 gün 5 saat 51 dakika 34 saniye önce.
* Ortalama Günde 3,11 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 20412, Kelime Sayısı : 1806, Boyut : 19,93 Kb.
* 9 kez yazdırıldı.
* 1 kez arkadaşa gönderildi.
* 5 kez indirildi.
* 1 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 752
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
Forumumuzdaki İlgili Mesajlar
Erken Bitirme, Üstten Ders Alma Hakkında.
Meliha - 01-07-2018 - 08:26
Yeni Hukuk Fakültesi Öğrencilerine Tavsiyeler
sametcanaslan - 09-03-2018 - 23:39
Hukuk Eğitiminde Üniversitenin Önemi ?
Femida - 28-09-2017 - 20:14
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,07024193 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.