Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale

Yazan : Av. Erdi Aklan Durna [Yazarla İletişim]

TÜRK TİCARET KANUNU’NDAKİ AZINLIK HAKLARI SİSTEMİ

GİRİŞ

Anonim şirketlerde çoğunluk ilkesi hakimdir. Çoğunluk yönetim kurulunda kişi sayısına göre, genel kurulda da şirket sermayesinde sahip olunan paya göre değişir. Şirketin karar organı olan genel kurul, iradesini, çoğunluğa göre alacağı kararlar açıklar. Çoğunluk etkisi ile alınan bu kararlar, toplantıda bulunmayan pay sahiplerini veya toplantıda bulunan ancak olumsuz oy veren pay sahiplerini bağlayacaktır. Anonim şirketlerin yönetimlerinin çoğunluk pay sahiplerinin ellerinde olması, çoğunluk ile azınlık pay sahipleri arasında bir menfaat çatışmasına yol açmaktadır. Sermaye ve oy egemenliğini ellerinde bulunduran çoğunluk pay sahipleri tarafından yönetimde ve genel kurul kurulda etkin olmayan şirket sermayesinde azınlık durumunda bulunan pay sahiplerinin haklarının ihlal edilmesi, azınlık pay sahiplerinin hakların korunması sonucunu ortaya çıkarmıştır. Bu sebeple, 6762 sayılı Eski Türk Ticaret Kanunu’nda azınlık pay sahiplerini koruyan bir takım mekanizmalar bulunmaktaydı. Ancak, doktrinde ve uygulamada söz konusu koruma mekanizmalarının yetersizliğine yöneltilen eleştiriler sebebiyle 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren TTK ile özellikle azınlık pay sahiplerine yeni haklar getirilmiştir.

1.AZINLIK KAVRAMI VE TANIMI

TTK’ da azınlık ve azlık terimlerinin her ikisi de aynı anlamda kullanılmıştır. Bu nedenle, doktrinde de farklı kullanımlar söz konusudur. Poroy1, azlık kavramını kullanırken, İmregün2, azınlık kavramını tercih etmiştir. Yeni TTK açısından azınlık hakları ile ilgili olarak ilk incelenmesi gereken konu da terim seçimidir. Kanunda azınlık hakları ile ilgili maddelerde azlık terimi kullanılırken, doktrinde yerleşik olarak kullanılan azınlık kavramı süreç içerisinde kanundan çıkarılsa da kullanılmaya devam edilmiştir.

Doktrinde azınlık hakları kavramı çeşitli şekillerde tanımlanmıştır. Poroy’ a göre ‘azınlık hakları ortak sermayesinin onda birini temsil eden ortaklara tanınmış haklar olarak tanımladıktan sonra onda bire sahip olan ortakların sayısının önem taşımadığını, tek ortağın bile bu haklardan faydalanabileceğini belirtmiştir’3. Sümer’e göreyse ‘azınlık hakları, anonim ortaklıklarda esas sermayenin belirli bir oranını temsil eden pay sahiplerini, çoğunluk gücüne karşı koruma amacıyla hukuk düzenince tanınan haklardır’4.Helvacı ise ‘ azınlık hakları, azınlığın tek yanlı irade açıklamaları ile ve kural olarak yönetildiği organın onayına bağlı bulunmadan kullanılan, hakkın kötüye kullanılması denetimine tabi olan talep hakladır’5şeklinde doktrinde tanımlamalar bulunmaktadır.

6762 sayılı mülga TTK’da halka açık olmayan anonim şirketlerde; esas sermayenin en az 1/10 ‘una halka açık olan anonim şirketlerde ise çıkarılmış sermayenin 1/20’ sine sahip olanlar azınlık pay sahipleri olarak belirtilmiştir.

Azınlık pay sahiplerinin çoğunluk karşısında korunması, OECD ilkesi III/A/2 hükmünde ‘ azınlık pay sahipleri ortaklığı kontrol eden pay sahiplerinin doğrudan yada dolaylı olarak , yaptıkları veya menfaatleri doğrultusunda yapılan yolsuz işlemlere karşı korunmalı ve etkili tazminat araçlarına sahip olmalıdırlar’ demektedir.

Bu ilke gereğince, çoğunluğun karşısında azınlığın menfaatleri korumakta ileri de doğabilecek zararın tazminini öngörmektedir. Zaten anonim ortaklıklar hukukunun en önemli sorunlarının başında gelen ve kurumsal yönetim anlayışının ortaya çıkmasına yol açan etken de, ortaklık yönetiminin dışında kalan azınlık pay sahiplerinin mülkiyet hakkının korunması: onların elinde bulunduran pay sahibi tarafından zarara uğratılması yani güçlünün güçsüzü ezmemesi çabasıdır6.

Diğer ülkelerde çoğunlukla kanun koyucular, münferit pay sahiplerine tanınmış bulunan hakların yanı sıra özellikle önemli bazı konularda şirket esas sermayenin belli bir oranını temsil eden pay sahiplerine, genel kurulda bazı kararların alınmasına engel olmak ve çoğunluğun isteğine aykırı olarak ve çoğunluğa rağmen, anonim şirket adına bazı işlemlerde bulunmak hakları tanımışlardır. Bu suretle azınlığın şirketteki sahip olduğu haklarının daha etkin olarak korunması sağlanmış ve çoğunluğun yetkileri bu haklar ile sınırlandırılmıştır.


2.AZINLIK HAKLARININ SINIFLANDIRILMASI

2.1.Genel Olarak

Azınlık hakları doktrinde olumsuz ve olumlu olarak iki grupta incelenmiştir.

Olumsuz azınlık hakları, azınlığın menfi oy kullanarak genel kurul kararının oluşmasına engel olmasını sağlayan haklardır7. Bu şekilde azınlık istemediği bir genel kurul kararının oluşmasını engelleyecektir.Kuruluştan dolayı sorumlu olanların sulh ve ibralarının engellenmesi ilk olumsuz azınlık hakkı olarak karşımıza çıkarken ikinci olarak doktrinde8 olumsuz azınlık hakkı olarak geçen ağırlaştırılmış yetersayı halleri bulunmaktadır.

Olumlu azınlık hakları ise, azınlığın kanunun belirlediği hallerde talepte bulunarak, ortaklığın istekleri doğrultusunda hareket etmesini sağlamasıdır. Burada olumsuz oy yeterli olmamakla birlikte azınlık pay sahipleri söz konusu hakkı kullanmak için birlikte hareket etmeleri şarttır. TTK’nın azınlığa tanıdığı olumlu haklar; genel kurulu toplantıya davet etme ve gündeme madde ekleme, sorumluluk davası açılmasını sağlama, denetçilere şikayette bulunma ve son olarak bilanço görüşmelerinini erteleme hakkıdır.


2.2.OLUMSUZ AZINLIK HAKLARI

2.2.1.Kuruluştan Dolayı Sorumlu Olanların Sulh ve İbrasına Engel Olma

TTK’nun 559. Maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, denetçilerin, şirketin kuruluşundan ve sermaye artırımından doğan sorumlulukları( TTK. 549,550,551) şirketin tescili tarihinden dört yıl geçmedikçe sulh ve ibra yoluyla kaldırılamaz denilmektedir. Bu sürenin geçmesinden sonra da sulh ve ibra ancak genel kurul onayıyla geçerli hale gelebilir. Eğer azınlık pay sahipleri sulh ve ibranın onaylanmasına karşı iseler, sulh ve ibra genel kurulca onaylanmaz.

Bu düzenlemeye göre azınlık pay sahipleri, genel kurula katılıp olumsuz oy kullanarak sulh ve ibrayı engelleme hakkına sahip olmuşlardır. Doktrinde9TTK 559. Maddede olumsuz bir azınlık hakkı düzenlendiği belirtilmektedir.

Söz konusu düzenlemenin azınlığı çoğunluğun karşısında korumak amacı sevk edilsede, düzenlemenin azınlık haklarının ortak özelliği olan talep hakkı niteliğinde olmaması sebebiyle teknik anlamda bir azınlık hakkı olarak nitelendirilmemektedir10.

Bu konuda farklı görüşlerde doktrinde11mevcuttur, Dural’ a göre azınlığın oy kullanmak suretiyle sulh ve ibra kararının oluşması için gerekli olan yetersayının oluşmasını engellendiği ve bu sebeple söz konusu düzenlemenin teknik anlamda azınlık haklarına ilişkin bir düzenleme olmayıp yetersayılara ilişkin bir düzenleme olduğunu ifade etmiştir.


2.2.2AĞIRLAŞTIRILMIŞ YETER SAYI HALLERİ

TTK m. 418 de toplantı ve karar yetersayılarına ilişkin genel düzenleme; birinci fıkrasında genel kurullar, bu kanunda veya esas sözleşmede, aksine daha ağır nisap öngörülmüş bulunan haller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanır. Bu nisabın toplantı süresince korunması şarttır. İlk toplantıda anılan nisaba ulaşılmadığı takdirde, ikinci toplantının yapılabilmesi için nisap aranmaz. Devamında ki ikinci fıkradaysa kararlar toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verilir.

Doktrinde12 ise azınlığın genel kurul toplantısına katılmayarak yada olumsuz veya çekimse oy kullanarak karar alınmasını engel olabilmesi imkanı verdiği için ağırlaştırılmış toplantı ve karar yetersayıları olumsuz azınlık hakkı olarak ifade edilmiştir.


2.3.OLUMLU AZINLIK HAKLARI

2.3.1Yönetim Kurulunda Temsil edilme Hakkı

TTK’nun ‘ Belirli grupların yönetim kurulunda temsil edilmesi’ başlıklı 360. Maddesi hükmünce ana sözleşmede öngörülmek şartı ile belirli pay gruplarına, özellik ve nitelikleriyle belirli bir grup oluşturan pay sahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınabilir. Bu amaçla yönetim kurulu üyelerinin, belirli bir grup oluşturan pay sahipleri, belirli pay grupları ve azlık arasında seçileceği esas sözleşmede öngörülebileceği gibi, esas sözleşmede yönetim kurulu üyeliği için aday önerme hakkı da tanınabilir. Genel kurul tarafından yönetim kurulu üyeliğine önerilen adayın veya hakkın tanıdığı gruba ve azlığa mensup adayın haklı bir sebep bulunmadığı taktirde üye seçilmesi zorunludur. Bu şekilde tanınacak temsil edilme hakkı, halka açık anonim şirketlerde yönetim kurulu üye sayısının yarısını aşamaz.

Söz konusun madde eski TTK da düzenlenmemiş olup, YTTK ile kanun maddesinde yerini almıştır. Belirli pay sahipleri ve azlığa yönetim kurulunda temsil hakkı tanınmasını düzenlemiştir. Ancak azlık anasözleşme de yer alması koşuluyla bu hakkı elde edebilecektir, maddeye ilişkin gerekçeli kararda detaylı olarak kanun koyucu söz konusu durumu açıklamaktadır. Doktrinde13 360/1 yer alan azınlık TTK’nunda belirli hakların kullanılması açısından tanımlanan azınlık olmadığını ve azınlığın belirlenmesi için yönetim kurulunda temsile ilişkin azınlık tanımının anasözleşmede yapılması gerekliliğini vurgulamıştır.


2.3.2Genel Kurulu Toplantıya Davet ve Gündeme Madde Ekletme Hakkı

Azınlık pay sahipleri yönetim kurulundan yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağrılmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler. Kanunen onda bir oranında esas sermaye payına sahip ortaklara tanınan bu hak, ana sözleşmeyle, daha az oranda ki pay sahiplerine tanınabilir14.

Nitekim kanun koyucu TTK 411/I son cümlesinde bu duruma dikkat çekmektedir. Ancak kanunen öngörülen bu oranın artırabilmesi veya başka şartlar eklenerek TTK 411-412’ de anılan hakkın kullanımının zorlaştırılabilmesi olanaklı değildir, her ne kadar TTK

Yönetim kurulunca yapılacak bu işlemler noter aracılığı ile yapılabilir. Ayrıca gündeme madde konulması istemi, çağrı ilanının sicil gazetesinde yayınlanmasına ilişkin ilan ücretlerinin yatırılması tarihinden önce yönetim kuruluna ulaşmış olmalıdır.

Yönetim kurulu çağrıyı kabul ettiği taktirde, genel kurul en geç 45 gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağılır; aksi durumda azınlık tarafından çağrı yapılabilecektir15. Eski kanunda yer almayan bu hüküm ile karşılaşılan sorunlar giderilmek istenmiştir.


2.3.3.Finansal Tabloların Görüşülmesinin Ertelenmesini İsteme Hakkı

TTK’nun 420. Maddesinin birinci fıkrasına göre finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular, sermayenin onda birine, halka açık şirketlerde yirmide birine sahip pay sahiplerinin istemi üzerine, genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın, toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılır.

Azlığın bu istemiyle bir defa ertelendikten sonra finansal tabloların müzakeresinin tekrar geri bırakılmasının istenebilmesi, finansal tabloların itiraza uğrayan ve tutanağa geçmiş bulunan hususları hakkında ilgililer tarafından hesap verme ölçüsü ilkeleri uyarınca cevap verilmemiş olması şarttır16.


2.3.4.Özel Denetim İsteme Hakkı

Anonim şirketlerde her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu taktirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa. Belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile gene kurulundan isteme hakkına sahiptir17. Genel kurulun özel denetçi atanmasını kabul etmesi halinde, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir18.

Genel kurulun pay sahipleri tarafından yapılmış olan özel denetim istemini reddetmesi halinde, sermayenin en az onda birini halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri ve payların itibari değeri toplamı en az bir milyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteme hakkına sahiptirler(TTK.439,1)19.

Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde oraya koymaları halinde özel denetçi atanır(TTK.439,2). Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra kararını verir. Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzmanı görevlendirir. Mahkemenin kararı kesindir(TTK. 440).

Yukarıda yer alan hükümden de anlaşılacağı üzere genel kurulun pay sahibi tarafından yapılan özel denetim talebini reddetmesi halinde sadece azınlık mahkemeden özel denetçi atanmasını talep edebilecektir. Söz konusu düzenleme gereğince özel denetime ilişkin azınlık hakkı pay sahibinin talebinin reddedilmesi durumunda doğacaktır.

Ayrıca özel denetçi atanmasına ilişkin azınlık hakkının kullanılabilmesi açısından 439. Maddenin 2. Fıkrasında yer alan kanunun veya esas sözleşmenin ihlal edilmesi suretiyle şirketin veya pay sahiplerinin zarara uğratılmış olması şartının da gerçekleşmiş olması gerekmektedir.



2.3.5.Pay Senedi Basılmasını İsteme Hakkı

Anonim şirketlerde hamiline ve nama yazılı olmak üzere iki türde pay senedi bulunmaktadır. Yönetim kurulunun nama yazılı pay senetlerini talep olmadan bastırma yükümlülüğü bulunmaz ancak hamiline yazılı pay senetleri bastırmak zorunludur(TTK 486/2). TTK’nun 486. Maddesinin 3. Fıkrasında azınlığın talepte bulunması halinde nama yazılı pay senedi bastırılıp tüm nama yazılı pay senedi sahiplerine dağıtılacağı düzenleme altına alınmıştır. Bu düzenlemede azınlık kavramının nasıl anlaşılacağına ilişkin bir açıklık yoktur. Azınlık hakkı tanınan diğer durumlarda (TTK 411-412, 399/IV,420,439,531 ve 559), esasen onda bir pay sahibine tanınan haktan söz etmiştir. Burada da azınlık kavramının aynı şekilde yorumlanması gerekir. Ayrıca, azınlığın talebi üzerine nama yazılı pay senetleri, sadece bunlar için çıkarılmayacak, aksine diğer tüm pay sahipleri bakımından da çıkartılarak dağıtılacaktır20.

Bu düzenleme ile ilgili Karahan’da azınlığın sahip olduğu hak sadece talepte bulunan pay sahiplerini değil tüm nama yazılı pay sahiplerini ilgilendirir çünkü yönetim kurulu sadece azınlığın değil tüm pay sahiplerinin sahip olduğu paylar için yazılı pay senetlerinin bastırılmasını isteyecektir21.


2.3.6.DENETÇİNİN GÖREVDEN ALINMASI VE YENİ DENETÇİ ATANMASINI TALEP HAKKI

Anonim şirketlerde denetçiler genel kurul tarafından seçilir. Şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi sermayenin yüzde onunu, halka açık şirketler de esas veya çıkarılmış sermayenin yüzde beşini oluşturan pay sahiplerinin istemi üzerine, ilgilileri ve seçilmiş denetçinin şahsına ilişkin haklı bir sebebin gerektirmesi, özellikle de onun taraflı davrandığı yönünde bir kuşkunun varlığı halinde, başka bir denetçi atayabilir(TTK.399,4,b).


Görevden alma ve yeni denetçi atama davası, denetçinin seçiminin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren üç hafta içinde açılır. Azınlığın bu davayı açabilmesi için, denetçinin seçimine genel kurulda karşı oy vermiş, karşı oyunu tutanağa geçirtmiş ve seçimin yapıldığı genel kurul toplantısı tarihinden geriye doğru en az üç aydan beri, şirketin pay sahibi sıfatını taşıyor olması şarttır(TTK.399,5).



2.3.7.Şirketin Haklı Sebeple Feshini İsteme Hakkı

TTK 531’e göre, haklı sebeplerin varlığı durumunda sermayenin en az onda birini ve halka açık anonim ortaklıklarda yirmide birini temsil eden ortaklar, ortaklık merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesinden ortaklığın feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme fesih yerine davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin ortaklıktan çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir22.

Tekinalp, söz konusu hükmün özellikle gelişim halindeki veya karlı anonim şirketlerde fesih tehdidiyle çoğunluğun şirket kaynaklarını lehlerine kullanmalarına engel olacağını ifade etmiştir23

531’ e göre fesih davası ancak azınlık pay sahiplerine tanınmış, azınlık haklarını koruyucu niteliktedir.. Azınlık oluşturmayan pay sahiplerinin böyle bir dava açamayacağı gibi alacaklılar ve dışarıdan atanan yönetim kurulu üyelerinin de fesih isteme hakkı kanunen verilmemiştir.

Ayrıca haklı sebeple fesih davası bir son çaredir ve tali bir araçtır, şayet haklı sebep olarak nitelendirilen durum, kanuni veya sözleşmesel yollarla sürekli bir şekilde ortadan kaldırılabiliyorsa, bu durum da mahkeme tarafından açılan haklı sebeple fesih davası kabul edilemez24. Bu durumda yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davasının veya genel kurul kararına karşı butlanın tespiti ya da iptal davasının haklı sebeple fesih davasına göre önceliği vardır.

Kanun koyucu haklı nedenle fesih davası için bir süre öngörmemiş bu sebeple MK. 2 göre değerlendirme yapılarak haklı sebebin öğrenilmesinden itibaren uygun bir süre içerisinde açılmadır.

Kanunda haklı sebeple fesih sebepleri açıklanmamıştır. Fakat doktrinde genel görüşe göre ortaklığın devam etmesi doğruluk ve güven kuralına göre dava açan ortaktan beklenmiyorsa, haklı sebep gerçekleşmiş demektir.






2.3.8.BAKANLIK TEMSİLCİSİNİN ÇAĞRILMASINI TALEP HAKKI

Anonim şirket de Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik’in25 32. MADDESİNİN 3. Fıkrası uyarınca Bakanlık temsilcisi bulunması zorunlu olmayan toplantılar için, çağrı yapanlar dışındakilerin Bakanlık temsilcisi görevlendirilmesine ilişkin görevlendirme makamına doğrudan yapacakları başvurular dikkate alınmaz. Ancak sermayenin en az onda birini oluşturan pay sahipleri tarafından gerekçeleri de bildirmek suretiyle Bakanlık temsilcisi görevlendirmesine dair talep, görevlendirme makamının değerlendirilmesine sunulmak üzere şirkete yapılır. Toplantıya çağıranlar tarafından bu talebin görevlendirme makamına iletilmesi zorunludur.

SONUÇ

Yeni düzenlemeler çerçevesinde incelediğimiz azınlık pay sahipliğine ilişkin hakların eski ticaret kanuna nazaran genişletildiğini ve hak kullanımının önündeki engellerin kaldırıldığı açıktır. Anonim şirketlerde farklı miktarlarda paya sahip kişiler arasında dengenin ve adaletin sağlanması açısından az miktarda paya sahip olan kişilere bazı özel hakların tanınması gereği sonucu azınlık hakları kavramı ortaya çıkmıştır. Yukarıda olumlu olumsuz azınlık hakları ayrımı çerçevesinde incelediğimiz TTK’nunda yer alan bu haklar sayesinde azınlık anonim şirketin işleyişini büyük ölçüde sekteye uğratmadan haklarını koruma imkanına sahiptir. Söz konusu hükümler incelendiğinde gerçekten azınlığın çoğunluk izin vermese de tek başına gerçekleştirebilme imkanına sahip olduğu görülmektedir. Özellikle kanuna yeni alınan düzenlemeler sayesinde azınlık hakları anonim şirketlerde kısıtlı da olsa demokratik bir düzenin sağlanması açısından önemli rol oynamaktadırlar.


1Poroy Reha, TEKİNALP Ünal, ÇAMOĞLU, Ortaklıklar ve kooperatifler hukuku, 12. Baskı, , İstanbul 2010, s.750
2 İMREGÜN Oğuz, Anonim Şirkette Azınlığın Himayesi, 3. Ticaret ve Mersin Avukat Banka Hukuku Haftası, Ankara 1964, s.173
3 Poroy/ Tekinalp/ Çamoğlu, s.753
4 SUMER Ayşe, Anonim ortaklıklarda Azınlık Haklarının Korunması ve Anonim Ortaklığın Haklı Nedenlerle Feshi, İstanbul 1991, s.12.
5HELVACI Mehmet, Anonim Ortaklıkta Ticaret Hukukundan Kaynaklanan Azınlık Haklarının Hukuki Niteliğinin Tanımı, Prof.Dr. Oğuz İmregün’e Armağan, İstanbul 1998, s 297
6 Paslı/Ali Anonim Ortaklık Kurumsal Yönetimi s.198
7Poroy/Tekinalp/Çamoğlu s.754
8Poroy/Tekinalp/Çamoğlu s.754
9 Sümer, s.22
10 Helvacı s.299
11 Dural/ A. ‘ Anonim Şirkette Olumsuz Azınlık Haklarının Düzenlenmesi’. Prof. Dr. Ünal Tekinalp’e Armağan , İstanbul 2003 , s.187
12 Sümer s.19
13 Pulaşlı, Şirketler hukuku Genel Esaslar, Ankara 2013, s.400
14Oruç, Hami Şener, Teorik ve Uygulamalı Ortaklıklar Hukuku, Balçova, 2012 s.446
15Yarg. 11. HD. Konuyla ilgili kararında şu şekilde hüküm verilmiştir:’... Şirket azlığının genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırma hususuda yetki talebinde bulunabilmesi için öncelikle ve sırasıyala yönetim kuruluna ve denetçilere başvurulması gerekmektedir....’ T. 09.11.2004 K. 2004/11064 E.2004/1883
16 Mali Çözüm dergisi Kasım-Aralık 2014 s.107
17 Bknz. TTK. 438,1
18 Bknz. TTK, 438,2
19‘... Azlık kavramı hükümde şirketin halka açık olup olmamasına göre farklı tanımlanmıştır. Sermayesi çok büyük olan şirketlerde, hükümdeki yüzdelere ulaşılması güç olabileceğinden sabit bir miktar da öngörülmüştür. Yüzdelerin ve sabit miktarın esas sözleşme ile arttırılması geçersizdir. Üç aylık hak düşürücüdür...’ Türk Ticaret Kanunu Tasarısı Madde Gerekçeleri s.148

20 Şener s. 577
21Karahan/ Bozgeyik, Şirketler hukuku, konya 2012 s.640
22 Şener s. 596
23 Tekinalp s.191
24 Şener s.596
25 RG. S. 28481, T.28.11.2012
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Av. Erdi Aklan Durna'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
11-12-2019 - 04:41
(118 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Henüz hiç değerlendirilmedi.
Okuyucu
588
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 40 dakika 11 saniye önce.
* Ortalama Günde 4,94 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 21085, Kelime Sayısı : 2598, Boyut : 20,59 Kb.
* Henüz yazarla iletişime geçen okuyucu yok.
* Makale No : 2093
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,03720188 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.