Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Anonim Şirketlerde Özel Denetim

Yazan : Av. Selçuk Çelik [Yazarla İletişim]
Avukat

Makale Özeti
14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 438 ila 444. Maddeleri arasında düzenlenen “Özel Denetim İsteme Hakkı”na ilişkin hukuki görüşlerdir.

ANONİM ŞİRKETLERDE ÖZEL DENETİM ÖZEL DENETÇİ ATANMASI


1. PAY SAHİPLERİNİN ÖZEL DENETİM İSTEME HAKKI
Özel denetçi atanmasını isteme hakkı, Türk Ticaret Kanunu’nda yeni düzenlenmiş pay sahiplerinin kontrol haklarına ilişkin yeni bir kurum olup, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.337 deki “bilanço görüşmelerinin bir ay sonraya ertelenmesini isteme’’ hakkı ve genellikle buna bağlı olarak m.348’de sadece azınlık pay sahiplerine tanınmış olan özel denetçi atanmasına ilişkin düzenlemeden, istemde bulunanların çevresi ve koşulları bakımından oldukça farklıdır.

Pay sahipleri, anonim şirketin içinde bulunduğu ekonomik durum hakkında aydınlanma ve dolayısıyla yönetim kurulunu kontrol etmek amacıyla, yasanın öngördüğü hallerde ve kapsamda özel denetim hakkına sahiptirler. Çünkü pay sahipleri ekonomik anlamda anonim şirketin finansmanını sağlayan kişiler olarak, koydukları sermayenin nasıl yönetildiğini ve akıbetinin ne olduğunu öğrenmek hakkını haizdirler. Bu nedenle, yasa her pay sahibine, özel denetçi atanmasını talep etme hakkı tanımıştır.

Türk Ticaret Kanunu’nun 438/1 no.lu Maddesine göre genel kurulda özel denetçi atanmasının istenebilmesi için,
a) Daha önce bilgi alma ve inceleme hakkı kullanılmış olmalı,
b) Belirli olayların açıklığa kavuşturulması amaç edinilmiş olmalı,
c) Özel denetim talebi pay sahipliği haklarının kullanılması için gerekli olmalıdır.

2. ÖZEL DENETİMİN AMACI
Özel denetçi isteme hakkının amacı, pay sahiplerini şirketle ilgili belirli olaylar hakkında daha iyi bilgilendirmek ve böylece pay sahipliği haklarının genel kurullarda daha anlamlı ve bilinçli şekilde kullanılmasını sağlamaktır. Özel denetçi atanmasını isteme, açık ve anlaşılır olmayan belirli konularda aydınlatılmak amacına yönelik olmakla beraber, kapsamlı bir bilanço incelemesi değildir, diğer bir ifade ile denetçi işinin tekrarı niteliğinde olmayıp, daha çok belirli olayların açıklanmasıyla ilgilidir.

Özel denetim, aynı zamanda şirketin sevk ve idaresi hususunda amaca uygunluk veya yerindelik incelemesi de değildir. Dolayısıyla organların takdir yetkilerinin incelemesini de içermez. Yalnızca amaca aykırılıklar değil, kuralsızlıkların da açıklanması da değildir. Nihayet özel denetim, hukuka uygunluk incelemesi de değildir. Sadece bununla olayların açıklığa kavuşturulması amaçlanmaktadır.

3. ÖZEL DENETİM İSTEMİNİN GENEL KURULCA KARARA BAĞLANMASI
Özel denetçi atanmasının koşulları yasada farklı şekilde düzenlenmiştir. Ya her pay sahibi veya şirket münferiden mahkemeden özel denetçi atanmasını talep edebilmekte ya da azınlık olarak dava edebilmektedir. Buna karşın, şirket alacaklıları ile hisse senetleriyle değiştirilebilir tahvil senetleri sahiplerinin bu hakkı kullanması mümkün değildir. Aynı şekilde katılma senetleri sahiplerinin de böyle bir hakkı yoktur.

Türk Ticaret Kanunu’nun aşağıda yer verdiğimiz ilgili maddelerine göre;
a) Bir pay sahibinin özel denetçi istemini, genel kurulun çoğunluk kararıyla onaylarsa, her bir pay sahibi veya şirket 30 gün içinde mahkemeden bir özel denetçi tayin etmesini talep edebilir. (TTK m.438/2)
b) Genel Kurulun söz konusu talebi reddetmesi durumunda, özel denetçi talep hakkı, ancak azınlık hakkı olarak ileri sürülebilmektedir. Bu durumda, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibari değeri toplamının en az bir milyon Yeni Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde mahkemeden özel denetçi atanmasını isteyebilir (TTK m.439/1)

Ancak her iki halde de, yani genel kurul özel denetim istemini onaylarsa veya reddetse de, özel denetçi seçimi yargıç tarafından yapılmaktadır. Ayrıca, genel kurul kararı olmadan, mahkemeden özel denetçi seçilmesini talep etmek mümkün değildir. Bu nedenle, - lehte veya aleyhte- bir genel kurul kararı, mahkemeden özel denetçi seçilmesi isteminin ön koşuludur.

Genel Kurulun özel denetim hususundaki kararı için;
- Mevcut payların mutlak çoğunluğuyla alınması yeterlidir.
- Oy hakkındaki imtiyazlar geçerli olmaz.
- Gündeme bağlılık ilkesi uygulanmaz, yani bu konuda gündemde madde bulunmasına gerek yoktur.
- Yönetim kurulu üyeleri de oy kullanabilir.

Ayrıca, pay sahipleri bakımından olmasa da, özellikle hukuki konumu itibariyle yönetim kurulu açısından, anonim şirketin tüzel kişiliği adına özel denetim isteminde bulunması bir bakıma zorunluluk arz eder. Aksi takdirde, genel kurul kararlarını kusurlu olarak icra etmemek nedeniyle yönetim kurulunun sorumluluğu söz konusu olabilir. Bu nedenle, mahkemeden özel denetçi istemini sadece genel kurulda bilgi alma ve incelem hakkını kullanmış paysahipleriyle sınırlandırmak, hem genel kurul kararının etkisi ile hem de özel denetçi atanmasında güdülen yasal amaçla bağdaşmaz. Ayrıca bu hakkı sadece bilgi alma ve inceleme hakkını genel kurulda kullanan pay sahipleriyle sınırlandırılması halinde, özel denetçi atanmasını isteme hakkındaki yasadaki “her bir pay sahibi’’ şeklindeki açık hükme de aykırı olur. Gerekçe’de de bilgi alma veya inceleme hakkını kullanmış pay sahibi ile özel denetim isteyen pay sahibinin aynı kişi olması zorunlu olmadığı; ancak konunun aynı olması gerektiği belirtilmektedir.

4. MAHKEMEDEN ÖZEL DENETÇİ ATANMASINI İSTEMEYE YETKİLİ OLANLAR
a- Genel Kurulun Özel Denetçi İstemini Kabul Etmesi Halinde
Anonim şirket genel kurulu, bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış pay sahiplerinden birinin özel denetçi atanma talebine uygun karar vermişse, bu durumda ortaklık ve her bir pay sahibi 30 gün içinde mahkemeden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir. Buna göre;
a) Tüzel kişi olarak anonim şirket adına yönetim kurulu,
b) Her bir pay sahibi,
c) Hisse senetleri borsada işlem gören anonim şirketlerde oy hakkından yoksun pay sahipleri (SerPK m.14/A) özel denetçi atanmasını isteyebilirler.

Buna karşın, özel denetçi isteme hakkını haiz olmayanlar:
a) Şirket alacaklıları,
b) Şirket çalışanları,
c) İntifa senedi sahiplerinin özel denetçi isteme hakkı yoktur.
d) Tahvil sahipleri ile hisse senedi ile değiştirilebilir tahvil sahiplerinin de özel denetçi isteme hakkı yoktur.

b- Genel Kurulun Özel Denetçi İstemini Reddetmesi Halinde
Genel kurul özel denetçi atanma istemini reddederse, bu kararının alındığı tarihten itibaren 3 ay içinde azınlık pay sahipleri mahkemeden özel denetçi atanmasını talep edebilir. Bu hakkı kullanacak pay sahipleri aşağıdaki koşullara sahip olmalıdır:
a) Halka açık olmayan anonim şirketlerde esas sermayenin %10’nuna;
b) Halka açık anonim şirketlerde %5’ine,
c) İtibari değeri toplamı en az bir milyon TL’lik paya
sahip olmalıdır. Buradaki ölçü, oy gücü değil, sermayedir. Dolayısıyla, oy hakkındaki imtiyazlar dikkate alınmaz.

c- Özel Denetçi Atanmasının Maddi Koşulları
Yukarda sayılan koşullara ek olarak pay sahiplerinin bu talep haklarını kullanabilmeleri için;
• Birinci Koşul. Pay sahiplerinin genel kuruldan daha önce bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış olmaları gerekir. (TTK m.438/1)
• İkinci Koşul. Özel denetimin konusunu belirli olaylar oluşturmalıdır. Belirli olaylar, içeriği ve sınırları belirli olan, genel nitelik taşımayan anlamına gelir.
• Üçüncü Koşul. Özel denetime müracaat için, “pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olmalıdır.” Burada pay sahipliği hakkı ile özel denetim konusu arasındaki ilişkinin kanıtlanması, özel denetçi atanması isteminde bulunan pay sahibine aittir. Belirtmek gerekir ki, sadece merak saikiyle özel denetçi atanması istenilemez.



d- Mahkemenin Karar Vermesi
Mahkeme, kararını vermeden dilekçe sahibini (sahiplerini) dinlemek zorunda olduğu gibi, bütün maddi ve şekli şartları da aramakla yükümlüdür. “İkna Edici” olma koşulu burada değerlendirilir. Mahkeme mesleki bilgi ve deneyimine göre ikna edici olma unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğine karar verir. (TTK m.440/1)

Özel denetçi isteminde bulunan müracaat sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının kanun veya esas sözleşmeye aykırı hareket ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarar uğrattığı konusunda inandırıcı gerekçelerini mahkemeye sunmaları gerekir. (TTK m. 439/2) İnandırıcı gerekçeler, hem maddi hem de hukuki konulara ilişkin olabilir. Buna göre, dilekçe sahipleri en azından iddialarını açıkça tasvir etmeli, delil, dayanak ve ipuçlarını objektif olarak ortaya koymalı ve bunlardan iddialarının muhtemel olduğu sonucu çıkarılabilsin.

Dilekçe sahiplerince iddia edilen aykırılık ile iddia edilen zarar arasındaki illiyet bağı, ispat etmenin konusu olmamakla beraber, ileri sürülen maddi olaylardan meydana gelebileceği genel hayat koşullarına göre inandırıcı olmalıdır.

Yetkili mahkeme, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesidir. Dava, basit yargılama usulüne tabidir. Mahkemenin kararı kesindir. (TTK m.440/2)

e- Mahkemece Uzman Bir Kişinin Özel Denetçi Olarak Atanması
• Uzman olma: Yasada, mahkemece özel denetçi olarak görevlendirilecek kişinin uzman olması gerektiği belirtilmektedir. (TTK m.440/2) Buna göre, özel denetçinin, muhasebe, finansman ve hukuki konularda, bilgili ve uzman kişi olması gerekir.
• Tüzel Kişi atanabilir mi? Yasada açıkça belirtilmemekle beraber, bir tüzel kişi de özel denetçi olarak atanabilir.
• Bağımsız Olma: Yasa, mahkeme tarafından özel denetçi olarak atanacak kişinin uzman olması yanı sıra, ayrıca bağımsız olmasını öngörmektedir. (TTK m.440/2)
• Görev çerçevesinin tayini: Yasada, mahkemenin özel denetçi olarak atadığı kişinin “inceleme çevresini ve unsurları” da belirlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

5. ÖZEL DENETİM RAPORUNUN HAZIRLANMASI

1- ÖZEL DENETÇİNİN RAPOR TASLAĞINI HAZIRLAMASI
a. Özel Denetçiye Bilgi Verilme Yükümlülüğü
Şirketin tüm ilgili ve yetkilileri; kurucular, organlar, vekiller, çalışanlar, kayyımlar, işveren, mümessiller ve tasfiye memurları önemli olgular konusunda özel denetçiye bilgi vermekle yükümlüdür. (TTK m.441/3) Özel denetçi yönetim kurulu karar defterini de inceleyebilir, ancak sır saklama yükümü nedeniyle, sadece temel bilgiler için kullanılabilir.

b. Bilgilerin Kapsamı
Özel denetçiye, yönetim kurulu, şirketin tüm defterlerinin, yazışmaları dâhil yazılarının ve kasa, kıymetli evrak ve mallar başta olmak üzere, varlıklarının incelenmesine izin verir. (TTK m.441/2)

c. İhtilaf Halinde Yargıcın Karar Vermesi
Şirketin yetkilileri ve organları denetçiye bilgi vermekle yükümlüdürler. Uyuşmazlık halinde kararı mahkeme verir. Karar kesindir. (TTK m.441/3)

d. Şirket Organlarının Raporun Yazılmasında Etkili Olabilmesi
Özel denetçi, özel denetiminin sonuçlarını tespit ettikten sonra, şirketin özel denetim sonuçlarına ilişkin görüşünü almak zorundadır.(TTK m. 441/4) Bununla şirket ve organları, özel denetçiye düşüncelerini aktarmak ve raporunun yazılmasında etkili olabilmek fırsatını elde ederler.

Öte yandan, denetçinin 3.kişilerden ne bilgi alma ne de inceleme hakkı vardır. Özellikle konzern ilişkilerinde özel denetçi yavru şirketlerden ve onun organlarından bilgi alma hakkına sahip değildir. Ancak ana şirket organlarından yavru şirket hakkında bilgi alabilir ve bunlardaki konuyla ilgili mevcut belgelerde incelemeler yapabilir.

e. Raporun Hazırlanması
Özel denetim, amaca yararlı bir süre içinde ve şirket işlemlerini sekteye uğratmaksızın yapılır. (TTK m.441/1) Özel denetim incelemesi, diğer pay sahipliği haklarının kullanılmasına temel oluşturacağından, bununla ilgili raporun amaca yararlı olabilecek bir süre içinde bitirilmesi ve aynı süre içinde raporun verilmesi gerekir. Denetçi Raporunun gecikmesi, bu kurumdan beklenen yararın ortadan kalkmasına sebep olabilir. Yararlı süre amaca uygun süre anlamına gelir.

f. Özel Denetçiye Karşı Sır Saklama Yükümü Geçerli Değildir
Özel denetçi sır saklama yükümü altında olduğundan, incelemeleri hakkında münferit pay sahiplerine-özellikle dilekçe sahibine-doğrudan bilgi vermesi yasaktır. Çünkü özel denetçi, denetim konusu olaylar hakkında bilgi edinmek amacıyla ister istemez şirketin gizlilik alanına da girer ve böylece bizzat kendisi “sır taşıyan” sıfatını almış olur.

2- ÖZEL DENETÇİNİN RAPORUNU MAHKEMEYE SUNMASI/ ŞİRKETİN RAPORA MÜDAHALESİ
Özel denetçi, incelemenin sonucu hakkında şirketin sırlarını da koruyarak mahkemeye özlü ve kapsamlı bir rapor sunar. (TTK m.442/1) Rapor, dilekçe sahibinin bizzat bir yargıya varabilmesini sağlayacak şekilde, objektif, eksiksiz ve açık olmalıdır.

Mahkeme kendisine sunulan raporu şirkete tebliğ eder ve şirketin, raporun açıklanmasının şirket sırlarına veya şirketin korunmaya değer diğer menfaatlerine zarar verip vermediğine ve bu sebeple pay sahiplerine ulaştırılması gerektiğine ilişkin beyanlarını dinleyerek bu hususta kararını verir. (TTK m.442/2) Bu ikinci safhada, şirket sırlarıyla ilgili aykırılıkların giderilmesi amacıyla şirkete denetçinin sunduğu rapora müdahale edebilme olanağı tanınmıştır. Böylece özel denetçi raporunun genel kurulda pay sahiplerine sunulmasından önce, şirket sırları veya korunmaya değer diğer menfaatlerinin zarar görmesi önlenmiş olmaktadır.

3- TAMAMLAYICI SORU SORMA OLANAĞI VE YARGICIN KARARI
Raporda gereken düzeltmeler yapıldıktan sonra yargıç, şirket ve talep sahiplerinin, ayıklanan rapor hakkında beyanlarını alır ve tamamlayıcı soru sorma imkânlarını onlara verir. (TTK m.442/3) Şirket ve dilekçe sahibi, son olarak özel denetçiye yazılı şekilde tamamlayıcı sorular yöneltirler. Böylece dilekçe teatisi nedeniyle davanın uzaması önlenmiş olur. Ancak yargıç son olarak sözlü bir oturumda tarafları dinleyebilir.

4- ÖZEL DENETÇİNİN NİHAİ RAPORU
Yasada açıkça ifade edilmemekle beraber, aynen denetçi raporunda olduğu gibi, genel kurulda pay sahiplerine sunulmaya hazır hale gelmiş olan raporun özel denetçi tarafından imzalanması gerekir.

Raporun giriş kısmında, yargıcın tespit ettiği görev çerçevesine tam olarak uyulduğu belirtilmeli ve özetle araştırma ve inceleme konularındaki işlemler anlatılmalı ve birtakım güçlüklerle karşılaşılması durumunda, bunlara değinilmeli ve sonuçta pay sahipliği haklarının kullanılmasıyla ilgili olarak tespit edilen olgular açıklanmalıdır.

Özellikle belirtilmeli ki; özel denetçi, hukuki sorunları analiz edemez ve genel kurula herhangi bir tavsiyede de bulunamaz. Özel denetçi, hiçbir şekilde hüküm veremez ve şirket ilişkilerine ne şekillendirici ne de karar verici herhangi bir tavsiyede de bulunamaz.

5- RAPORUN İŞLEME KONULMASI
Yasada açık olarak ifade edilmemekle beraber, özel denetim raporu mahkeme tarafından şirkete gönderilir. Yorum yoluyla raporun dilekçe sahibi paydaşa da verilebileceği sonucu çıkmaktadır. Ancak şirket alacaklarının ve çalışanların özel denetim raporun talep veya içeriği hakkında bilgi istemek hakları yoktur.

Yönetim kurulu söz konusu raporu ve buna ilişkin değerlendirmelerini, ilk genel kurula sunar. (TTK m.443/1) Yönetim kurulunun pay sahiplerini, hem rapor hem de kendi değerlendirme ve görüşü hakkında uygun bir şekilde bilgilendirmesi gerekir.

Yönetim kurulu raporun sunulmasıyla ilgili olarak gelecek olağan genel kurul toplantısını bekleyebilir, ancak özel denetim isteminde bulunmuş olan TTK m.439/1 anlamındaki azınlık pay sahipleri genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırabilirler.

Yönetim kurulu raporu gündeme, genel kurulda görüşülmek ve müzakere edilmek üzere koyar. Ancak tartışmalar sonucunda herhangi bir karar alınması mümkün değildir.

Rapor aleni olarak veya Ticaret Sicil Gazetesinde açıklanmaz, ancak pay sahiplerince elde edilebilir. Nitekim TTK m.443/2 hükmü uyarınca, her pay sahibi, genel kurul toplantısını izleyen bir yıllık süre içinde şirketten raporun ve yönetim kurulu görüşünün bir suretinin verilmesini isteyebilir.

6- MASRAFLAR
Özel denetçi atanmasına ilişkin masraflar yüklü bir meblağı gerektirebilir. Bu nedenle yasa koyucu, masraflar nedeniyle özel denetimin baştan başarısızlıkla sonuçlanması endişesini ortadan kaldırmak için, mahkemenin özel denetçi tayinine ilişkin kararında şirketçe ödenmesi gereken avansı ve giderleri belirtir. (TTK m.444/1)

Ancak TTK m.444/2 hükmü uyarınca; durumdan dilekçe sahibinin aceleci ve tahmini bir takım düşüncelerle hareket ettiği anlaşılıyorsa veya şirket organlarını taciz ve rahatsız etmek amacıyla özel denetim isteminde bulunmuşsa, mahkeme masrafları kısmen dilekçe sahibine yükleyebilir. Buna karşın, masrafların tamamen dilekçe sahibince karşılanması durumu ise, istisnai ve sınırlayıcı halde söz konusu olmaktadır. O da ancak özel denetçi atanması hakkının açıkça kötüye kullanıldığı halde söz konusu olabilir.

Ancak Genel Kurul özel denetçi tayinine karar vermişse, giderlerin tamamının şirket tarafından ödenmesi gerekir. (TTK m.444/2)

NETİCE OLARAK;
Özel Denetim Kurumu, 1992 tarihli Borçlar Kanunu İsviçre Anonim Şirketler Hukukuna ilişkin kısmında kabul edilmiş olan yasal düzenlemeden alınmıştır. Azınlık hakkı olarak özel denetim olanağının mutlak surette gerekli olması, radikal olması kadar, aksi yöndeki rizikoları da düşünmeye değer niteliktedir. Özel denetim, Yeni Türk Ticaretinde yer almış, Dürüst Resim İlkesi (TTK m.515) ve ticaret ortaklıklarında şeffaflığı sağlamaya yönelik bir kurumdur. Çünkü bir şirkette karalama ve entrikalarla dolu bir özel denetim sürecinin başlatılması, şirkette istikrarsızlığa ve hatta zararlara da neden olabilir. Ancak burada en büyük görev mahkemelere düşmektedir, çünkü yargıç özel denetimin hangi amaçla istenildiği konusunda, ileri sürülen iddiaları esaslı şekilde değerlendirmek ve tabiri caizse pirinçteki taşları ayıklamak suretiyle, özel denetimin yapılmasına güvenilir bir şekilde yardımcı olabilir.
Özel denetim anonim şirketin ve pay sahibinin menfaatiyle yakından ilgili bulunan ve daha önce kullanılan bilgi alma ve inceleme hakkı ile tatmin edici sonuca ulaşılmamış bir veya bazı konuların “açıklığa kavuşturulması” amacıyla yapılan denetimdir. Özel denetim alacaklının korunmasına değil, somut olay veya olaylar bağlamında münferit pay sahibinin bir uzman incelemesi aracılığıyla bilgilendirilmesine hizmet eder. Bu denetimde kamusal nitelik görülmeyebilir. Ancak özel denetim yönetim kurulunun, üyelerin ve yöneticilerin sorumluluklarına yol açan, finansal tablolarla yakın bağlantı içinde olan bir denetimdir.

Saygılarımızla,
Av. Selçuk ÇELİK
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Anonim Şirketlerde Özel Denetim" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Av. Selçuk Çelik'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
11-09-2017 - 18:22
(69 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Henüz hiç değerlendirilmedi.
Okuyucu
278
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 1 saat 2 dakika 21 saniye önce.
* Ortalama Günde 3,97 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 18160, Kelime Sayısı : 2392, Boyut : 17,73 Kb.
* Henüz yazarla iletişime geçen okuyucu yok.
* Makale No : 1977
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,07364297 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.