Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Kıdem Tazminatı

Yazan : Av. Eda Yıldırım İlhan [Yazarla İletişim]
Avukat

Makale Özeti
Kıdem tazminatı; kanunda gösterilen belirli fesih hallerinde en az bir yıllık kıdeme sahip olan işçiye veya işçinin ölümü halinde hak sahiplerine işveren tarafından kanun gereği ödenen, miktarı işçinin kıdemine ve son brüt kazancına göre belirlenen, işçiye bir işyerine bağlı olarak çalışmanın bir ödülü olarak verilen bir miktar paradır.

Kıdem tazminatı; kanunda gösterilen belirli fesih hallerinde en az bir yıllık kıdeme sahip olan işçiye veya işçinin ölümü halinde hak sahiplerine işveren tarafından kanun gereği ödenen, miktarı işçinin kıdemine ve son brüt kazancına göre belirlenen, işçiye bir işyerine bağlı olarak çalışmanın bir ödülü olarak verilen bir miktar paradır.

Kıdem Tazminatına Hak Kazanma Şartları

İş Kanunu’na tabi bir iş sözleşmesi ile çalışma :
4857 Sayılı İş Kanunu’na tabi olarak çalışma olmalıdır. Bu kanuna tabi bir iş sözleşmesi ile çalışma yoksa kıdem tazminatı da gündeme gelmeyecektir.
İş sözleşmesinin kanunda gösterilen hallerden biri ile feshedilmiş olması veya işçinin ölümü:
Muvazzaf askerlik hizmeti yapmak amacıyla işten ayrılan işçi kıdem tazminatına hak kazanabilecektir.
Emeklilik hallerinde ödenek almak için başvuruda bulunulacak ise yahut sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı tamamlanmış olmasına rağmen emeklilik yaşı doldurulmamışsa işçi kıdem tazminatına hak kazanır.
Kadın işçi evlendiği takdirde resmi nikah tarihinden itibaren bir yıl içinde sözleşmeyi feshederse kıdem tazminatına hak kazanır.
En az bir yıllık kıdem süresine sahip işçinin ölümü halinde, kanuni miraşçıları kıdem tazminatı alabileceklerdir.
İşveren işçiyi işin konusu vs. konularda esaslı bir biçimde yanıltmış ise işçi kıdem tazminatına hak kazanabilecektir.
Maaşı ödenmeyen işçi iş sözleşmesini feshederek kıdem tazminatına hak kazanabilir.
Cinsel taciz, hakaret gibi haklı sebep oluşturacak durumlarda iş sözleşmesi feshedilirse işçi kıdem tazminatına hak kazanabilecektir.
İşçinin en az bir yıl çalışmış olması:
İşçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için o işyerinde en az 1 yıl çalışmış olması şartı aranır. 1 yılı doldurmayan işçiler kıdem tazminatına hak kazanamazlar.
Kıdem Tazminatının Miktarı

İşçinin kıdeminin her yılı için, son aldığı brüt ve giydirilmiş 30 günlük ücret ödenir. İşçiye ücretten başka, haftalık, aylık yahut yıllık ödemelerle sağlanmış ve parayla ölçülmesi mümkün olan sözleşmeden veya kanundan doğup süreklilik gösteren menfaatler de eklenecektir.

Çıplak ücret, yemek, gıda, yakacak, eğitim, konut, giyecek, erzak, aile, taşıt, sağlık yardımı gibi yardımlar, devamlı ödenen primler vs. bu ücrete dahildir.

Ancak yıllık izin ücreti, evlenme yardımı, hafta tatil ücreti, hastalık yardımı, doğum yardımı, ölüm yardımı gibi ödemeler ücrete dahil olmayacaktır.

Kıdem tazminatının hesaplanıp ödenmesi dürüstlük kuralına göre makul sayılabilecek bir süre içinde gerçekleştirilmez ise işçi iş mahkemesinde dava açmalıdır. Bu dava sonunda işçiye ödenecek ücret fesih veya işçinin ölüm tarihinden itibaren gecikme süresi için hesaplanacak mevduata uygulanan en yüksek faizle birlikte ödenmesine karar verilecektir.

Kıdem tazminatında zamanaşımı Türk Borçlar Kanunu gereğince 10 yıldır. Bu süre içerisinde talep edilmeyen kıdem tazminatları zamanaşımına uğrayacak olup bir daha talep edilemeyecektir.[/size][/font]

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/3565 E. 2016/19037 K. 01/11/2016 tarihli kararında;
Dava: Taraflar arasındaki, fark kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile işe başlatmama tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 01/11/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat A. E. ile karşı taraf adına Avukat Ö. B. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakim tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

Karar: A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili; müvekkilinin, davalı işverene ait işyerinde editör-muhabir olarak çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, davacının açmış olduğu işe iade davasını kazandığını ancak işe iade edilmediğini ve hak edişlerinin eksik ödendiğini belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tutarak ödenmeyen fark kıdem ve ihbar tazminatları ile işe başlatmama tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:

Davalı vekili; davacıya tüm haklarının tam olarak ödendiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.

E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak, 100 TL işe başlatmama tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.

Davacı vekilince harcı da yatırılarak hükme esas bilirkişi raporunda belirlenen miktarlara göre davanın ıslah edildiği görülmektedir.

Ne var ki davacı vekilince işe başlatmama tazminatı alacağı miktar olarak ıslah edilirken dava dilekçesinde 100 TL yerine 300 TL talep edilmiş gibi bu alacak kaleminin miktar olarak ıslah edildiği dolayısı ile harçlandırılmayan 200 TL'lik bir talebin mahkemece hüküm altına alındığı anlaşılmıştır.

Davacı tarafından usulüne uygun bir şekilde harçlandırılmayan söz konusu tutarın hüküm altına alınması hatalıdır.

3- Davacı basın işçisi olarak çalışmış olup, 5953 sayılı kanuna göre kıdem tazminatına yasal faiz yerine en yüksek mevduat faizi yürütülmesi de hatalıdır.

Ayrıca her ne kadar mahkemece kıdem tazminatına yürütülecek faizin başlangıç tarihi olarak 31.08.2009 gösterilmiş ise de, söz konusu tarih işe iade davası ile geçersiz olduğuna hükmedilen fesih tarihi olup, davacının açtığı işe iade davası sonucunda mahkemece işe iadesine karar verildiği ve bu kararın kesinleşmesinin ardından davacının süresinde yaptığı başvuru sonrasında davalı işverence 04.01.2012 tarihinde işe başlatılmayacağının bildirildiği dolayısı ile bu tarihin yanı 04.01.2012 tarihinin fesih tarihi olarak kabul edilmesi ve kıdem tazminatının bu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile hüküm altına alınması gerektiğinin düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.350.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesi ile peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2016/16825 E. 2016/18825 K. 22/06/2016 tarihli ilamında
Dava ve Karar: Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık izin ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle davacı tarafından haklı sebeple feshedildiğini ileri sürerek bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, bozmaya uyulup toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebeple feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz:

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Mahkemece, bozmaya uyulup toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebeple feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetlidir.

Ancak davacının kıdem tazminatı talebi bakımından faiz başlangıç tarihinin fesih tarihi yerine dava ve ıslah tarihi olarak belirlenmesi hatalıdır. Bununla beraber bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi gereğince uygulanmakta olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 436/2-3 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

Sonuç: Temyize konu olan kararın hüküm kısmında yer alan 4.070,25 TL net kıdem tazminatının 250 TL'sinin haksız fesih tarihinden itibaren bakiyesinin ise ıslah tarihinden işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte,” hükmünün çıkartılarak yerine aynı fıkra olarak; 4.070,25 TL net kıdem tazminatının fesih tarihi olan 01.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.06.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

https://www.edayildirimilhan.av.tr/
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Kıdem Tazminatı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Av. Eda Yıldırım İlhan'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
06-03-2017 - 14:30
(79 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 1 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 1 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
932
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 2 saat 19 dakika 6 saniye önce.
* Ortalama Günde 11,65 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 9458, Kelime Sayısı : 1126, Boyut : 9,24 Kb.
* 1 kez yazdırıldı.
* 1 kez indirildi.
* Henüz yazarla iletişime geçen okuyucu yok.
* Makale No : 1966
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,06976795 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.