Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Fikir Ve Sanat Eserleri Hukukunda Mali Hakların Devri Ve İntikali Hususu

Yazan : Ayşen Aras Sancak [Yazarla İletişim]
Avukat, Arabulucu, Marka ve Patent Vekili

Makale Özeti
FİKİR VE SANAT ESERLERİ HUKUKUNDA MALİ HAKLARIN DEVRİ VE İNTİKALİ HUSUSUNU İNCELEMEKTEDİR
Yazarın Notu
Yazım Tarihi 03.03.2017

FİKİR VE SANAT ESERLERİ HUKUKUNDA MALİ HAKLARIN DEVRİ VE İNTİKALİ HUSUSU


Öncelikle fikir ve sanat eseri kavramını tanıyarak başlayalım, bilgisayar programları dahil bilim, edebiyat, müzik, güzel sanatlar ve sinema eserleri bu kapsamda yer alır. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ise bu eserlerdeki hakları tanımlar ve güvence altına alır. Bu sebeple eser sahiplerinin bu eserler dolayısıyla maddi ve manevi hakları doğar. Mali Haklar sahibine bir yandan eserden yararlanma bir yandan da eserden başkalarının yararlanmasını sağlama yetkisi vermektedir. Eser sahibi yasanın belirlediği sınırlar içersinde eserinden dileği şekilde yararlanabilir, başkalarının eserinden yararlanmasına izin verebilir. Kullanım izni verdiği kişilerin kullanım biçimi konusunda belirlemeler yapabilir. Mali haklar eserden ekonomik olarak yararlanma ve bunun şeklini belirleme imkanını sadece eser sahibine veren ve ona eserden üçüncü kişilerin bu tarzda faydalanmalarına mani olma yetkilerini de sağlayan mutlak haklardır. Bu mali haklar kanunda sayılarak çeşitleri belirlenmiştir.

Mali Haklardan işleme hakkı yani işleme eser; diğer bir eserden yararlanarak oluşturulmuş ancak bu diğer eserden tamamen ayrı olmayan ve işleyenin hususiyetini taşıyan fikir ve sanat eseridir. Bir eserin aslına nazaran bağımsız olmayan başka şekillere dönüştürülerek işlenmesi hakkı da eser sahibine aittir. İşleme mevcut bir eserin yaratıcı bir çalışma ile başka bir formda yeniden şekillendirilmesine, başka bir şekle bürünmesine yol açar. İşleme faaliyeti niteliği itibarı ile asıl esere tabi olan fakat iktisaden ondan bağımsız şekilde değerlendirilmeye elverişli yeni bir eserin vücut bulmasıdır. Bir eserden onu işleme suretiyle faydalanma hakkı sadece eser sahibine aittir. Diğer bir mali hak olan çoğaltma hakkından bahis edebilmek için eserin tekrar edilmesi, eserden asıl gibi aynı yoldan yararlanma ve onu kullanma olanağı sağlayan ikinci bir eser nüshasının elde edilmesi gerekmektedir. Çoğaltan eserin aslından veya çoğaltılmış suretinden yararlanılarak gerçekleştirilebilir. Çoğaltma hakkının eser sahibine ait bir hak olup, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çoğaltma kavramını geniş yorumlamaktadır. Yayma Hakkı bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını kiralamak, ödünç vermek, satışa çıkartmak veya diğer yollarla dağıtmak suretiyle ondan faydalanmaktır. Bu hak da sadece eser sahibine aittir. Temsil Hakkı ise bir eserden doğrudan doğruya veya işaret, ses veya görüntü nakline yarayan aletlerle halka açık yerlerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı olup, bu hak da eser sahibine aittir. Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, radyo-televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması ve yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı da sadece eser sahibine aittir.

Manevi haklar ise eser sahibine bir eser vücuda getirdiği için tanınmıştır. Hakların sağladığı yetkilerin niteliği itibarı ile eser sahibinin eseri ile arasında kurduğu manevi ilişki ile doğrudan ilgili oldukları anlaşılmaktadır. Eserin kamuya sunulması, onun yayımlanması veya başka bir şekilde aleniyete kavuşturulması ile gerçekleşir. Anılan eylem ile eser sahibinin gizlilik alanından çıkar fikir ve sanat dünyasına açılır ve fikri bakımdan korunur hale gelir. Umuma arzın amacı da eserin çok sayıda kimsenin erişimine açılması ve toplumun eserden haberdar edilmesidir. Umuma arz yetkisi, eserin yayımlanma zamanı ve tarzını da kapsar şekilde sadece eser sahibine tanınmıştır. Adın belirtilmesi yetkisi, eser sahibi eserin ilk defa olarak umuma arz edilip edilmeyeceğini edilecekse ne zaman ve ne tarzda edileceğini kendisi belirleme hakkına sahiptir. Eserde değişiklik yapılmasını menetme yetkisi, içerik ve şekil bakımından birlik arz eden ve fikri bir çalışmanın ürünü olan eserle ilgili olarak yasa ile tanınan yetkiler eserin yaratılması ile kazanıldığından, sahibinin kendisine, bu hukuki durumu sağlayan eserin çeşitli değişikliklerle bozulmasına veya başkalaştırılmasına karlı koruması gerekir. Eser sahibinin izni olmadıkça eserde veyahut eser sahibinin adında kısaltmalar, ekleme ve başka değiştirmeler yapılamaz. Eser sahibinin zilyed ve malike karşı hakları da sadece kendisine aittir.

Bu aşamaya kadar kısaca mali ve manevi hakları tanıdıktan sonra mali hakların devri ve intikali konusuna değineceğiz. Fikir ve Sanat Eserleri Hukukuna göre mali haklar ancak miras yolu ile intikal eder. Mali haklar ölenin terekesine dahil para ile ölçülebilen haklar olduğundan mali haklar üzerinde ölüme bağlı tasarruf yapılması mümkündür. Manevi haklar ekonomik ve manevi değeri olmayan haklar olduğundan terekeye dahil olmazlar ve terekenin değerlendirilmesinde dikkate alınmazlar. Dolayısı ile manevi haklar eser sahibinin ölümü ile mirasçılarına intikal etmezler. Ancak miras yolu ile manevi hakları kullanma yetkisi intikal edebilir. Nitekim manevi hakları kullanma yetkisinin kimlere intikal edeceğini düzenleyen FSEK madde 19’da sadece ölen eser sahibinin bazı mirasçıları miras hükümlerinden farklı bir sıralama içinde tayin edilmiştir. FSEK madde 19’da yazılı bulunan mirasçılar sadece maddede belirtilen manevi yetkileri miras yolu ile intikalden değil, yasa gereği elde etmektedirler. Bu hakkın anılan mirasçılardan üçüncü kişilere devri söz konusu değildir.
“Madde 19 – Eser sahibi 14 ve 15 inci maddelerin birinci fıkralariyle kendisine tanınan salahiyetlerin kullanılış tarzlarını tesbit etmemişse yahut bu hususu her hangi bir kimseye bırakmamışsa bu salahiyetlerin ölümünden sonra kullanılması, vasiyeti tenfiz memuruna; bu tayin edilmemişse sırasiyle sağ kalan eşi ile çocuklarına ve mansupmirasçılarına, ana - babasına, kardeşlerine aittir.
Eser sahibinin ölümünden sonra yukarıdaki fıkrada sayılan kimseler eser sahibine 14, 15 ve 16 ncı maddelerin üçüncü fıkralarında tanınan hakları eser sahibinin ölümünden itibaren yetmiş yıl kendi namlarına kullanabilirler.
Eser sahibi veya birinci ve ikinci fıkralara göre salahiyetli olanlar, salahiyetlerini kullanmazlarsa; eser sahibinden veya halefinden mali bir hak iktisap eden kimse meşru bir menfaati bulunduğunu ispat şartıyla, eser sahibine 14, 15 ve 16 ncı maddelerin üçüncü fıkralarında tanınan hakları kendi namına kullanabilir.
Salahiyetli kimseler birden fazla olup müdahale hususunda birleşemezlerse; mahkeme, eser sahibinin muhtemel arzusuna en uygun bir şekilde basit yargılama usulü ile ihtilafı halleder.
18 inci madde ile yukarıdaki fıkralarda sayılan salahiyetli kimselerden hiçbiri bulunmaz veya bulunup da salahiyetlerini kullanmazlarsa yahut ikinci fıkrada belirlenen süreler bitmişse, eser memleketin kültürü bakımından önemli görüldüğü takdirde, Kültür ve Turizm Bakanlığı 14, 15, 16 ncı maddelerin üçüncü fıkralarında eser sahibine tanınan hakları kendi namına kullanabilir.”

Eser sahibine tanınan umuma arz (FSEK m.14), adın belirtilmesi (FSEK m.15), eserin bütünlüğünün korunması (FSEK m.16) ve esere ulaşma (FSEK m. 17) biçimindeki manevi haklar şahsa sıkı sıkıya bağlı olduklarından eser sahibi tarafından da olsa sağlar arası veya ölüme bağlı tasarruflarla 3. kişilere devir edilemezler. Manevi haklardan feragat edilmesi de mümkün değildir. Ancak eser sahibi sağlığında ölümünden sonra eseri ile ilgili manevi hakların kullanılmasıyla alakalı sağlar arası veya ölüme bağlı işlemle tasarrufta bulunabilir. Bu tasarrufunda yetki konusu manevi hakların kullanılış biçimi konusunda saptamalar yapabilir. Eser sahibi sağlığında gerçekleştirebileceği vekalet, vasiyet, miras sözleşmesi biçiminde bir ölüme bağlı tasarruf ile FSEK madde 14/1 ve 15/1 maddelerinde yazılı manevi haklarını ölümden sonra kullanması için bazı kişi veya kişileri yetkilendirebilir.

“Madde 14/1 - Bir eserin umuma arz edilip edilmemesini yayımlanma zamanını ve tarzını münhasıran eser sahibi tayin eder.

Madde 15/1 - Eseri, sahibinin adı veya müstear adı ile yahut adsız olarak, umuma arzetme veya yayımlama hususunda karar vermek salahiyeti münhasıran eser sahibine aittir.”

Eser sahibi bir tasarruf ile sağlığında bir yetkilendirme yapmamış ise bu halde FSEK m.14/1 ve m.15/1’de yazılı manevi haklar FSEK 19/1 uyarınca şayet tayin olunmuş ise vasiyeti tenfiz memuru, tayin olunmamış ise sırası ile sağ kalan eş ile çocukları ve atanmış mirasçıları, ana babası ve kardeşleri tarafından kullanılır. Ancak sadece manevi hakların kullanılması için mirasçı atanmaz. Zira mirasçı atanması kanun gereği sadece mali haklar için geçerli olabilir. Atanan mirasçı mali haklar bakımından eser sahibine külli halef olduğundan FSEK 19/1 gereğince yazılı yetkileri kullanma yetkisine sahip olur. FSEK 52 uyarınca da mali haklara ilişkin devir ve tasarruf işlemlerinin şekli yazılı şekilde, devir ve/veya tasarrufa konu her mali hakkın ayrı ayrı yazılmış olması şartına ve borç altına giren kişilerin imzasının bulunması şartına bağlanmıştır.


FSEK’in 52. maddesi uyarınca eserle ilgili mali haklara dair, gerek sözleşmeler, gerekse tasarruf muamelelerinin yazılı şekilde yapılması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır. Eserle ilgili mali hakları içeren tasarruf ve taahhüt muameleleri yazılı geçerlilik koşuluna bağlı tutulmuştur.
Madde 52 - Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.

Sözleşme ifadesi ile kast edilen FSEK’in 50. maddesinde düzenlenen, mali hak yahut kullanım ruhsatlarının devrinin borçlanılması ile mali hak veya kullanım ruhsatının eser sahibi veya mirasçıları tarafından üçüncü kişilere devrine ilişkin yazılı muvafakatname verilmesinin borçlanılmasına ilişkin taahhüt muameleleridir. Tasarruf ifadesi ile kast edilen mali hakların, hem de mali hakların kullanım yetkisinin tam ve basit ruhsat şeklinde devrine ilişkin işlemlerdir.
Madde 48 - Eser sahibi veya mirasçıları kendilerine kanunen tanınan mali hakları süre, yer ve muhteva itibarıyla mahdut veya gayri mahdut, karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredebilir.
Mali hakları sadece kullanma salahiyeti de diğer bir kimseye bırakılabilir. (Ruhsat)
Yukarıdaki fıkralarda sayılan tasarruf muameleleri henüz vücuda getirilmemiş veya tamamlanacak olan bir esere taalluk etmekte ise batıldır.

Madde 49 - Eser sahibi veya mirasçılarından mali bir hak veya böyle bir hakkı kullanma ruhsatını iktisap etmiş olan bir kimse, ancak bunların yazılı muvafakiyetiyle bu hakkı veya kullanma ruhsatını diğer birine devredebilir.
İşleme hakkının devrinde, devren iktisap eden kimse hakkında da eser sahibi veya mirasçılarının aynı suretle muvafakatı şarttır.

Madde 50 - 48 ve 49’uncu maddelerde sayılan tasarruf muamelelerine dair taahhütler eser henüz vücuda getirilmeden önce yapılmış olsa dahi muteberdir.
Eser sahibinin ileride vücuda getireceği eserlerin bütününe veya muayyen bir nevine taalluk eden bu kabil taahhütleri taraflardan her biri ihbar tarihinden bir yıl sonra hüküm ifade etmek üzere fesh edebilir.
Eser tamamlanmadan önce, eser sahibi ölür veya tamamlama kabiliyetini zayi eder, yahut kusuru olmaksızın eserin tamamlanması imkansız hale gelirse zikri geçen taahhütler kendiliğinden münfesih olur. Diğer taraftan iflas etmesi veya sözleşme uyarınca devraldığı mali hakları kullanmaktan aciz duruma düşmesi yahut kusuru olmaksızın kullanmanın imkansız hale gelmesi hallerinde de aynı hüküm caridir.
Madde 56 - Ruhsat; mali hak sahibinin başkalarına da aynı ruhsatı vermesine mani değilse (basit ruhsat), yalnız bir kimseye mahsus olduğu takdirde (tam ruhsat)tır.
Kanun veya sözleşmeden aksi anlaşılmadıkça her ruhsat basit sayılır.
Basit ruhsatlar hakkında hasılat kirasına, tam ruhsatlar hakkında intifa hakkına dair hükümler uygulanır.

FSEK madde 63 uyarınca mali haklar miras yolu ile intikal etmektedirler. Eser sahibi ölmeden önce bir başkasına eseri üzerinde basit ve tam ruhsat vermiş ise mirasçılara mali hak bu ruhsat ile yüklü şekilde intikal eder. Eser sahibi sağlığında mali hakları başkasına devir etmiş ise, ölümü halinde bu haklar kendi terekesine dahil olmaz. Ölenin birden fazla mirasçısı var ise mirasçılar mali haklara üzerinde el birliği ile mülkiyet hükümlerine göre sahip olurlar. Mali haklar üzerinde birlikte tasarruf edebilirler. Mali haklara tecavüz durumunda mirasçılardan her biri terekedeki haklarının korunmasını isteyebilirler. Sağlanan korumadan mirasçılardan hepsi yararlanır. Yargıtay mirasçılardan birinin açtığı FSEK md. 68 hükmüne dayalı telif tazminatının tahsili istemli davanın sürdürülüp sonuçlandırılması için ya diğer mirasçıların davaya muvafakatlerinin alınmasını veya terekeye mümessil tayin edilmesini dair kararlar tahsis etmiştir.

Madde 63 - Bu Kanunun tanıdığı mali haklar miras yolu ile intikal eder. Mali haklar üzerinde ölüme bağlı tasarruflar yapılması caizdir.
Mali haklar üzerinde ölüme bağlı tasarruf yapılması caizdir (FSEK md. 63/2). Bu halde eser sahibinin ölümü ile atanmış mirasçılar mali hakları kendiliğinden iktisap eder. Eser sahibi vasiyetnamesinde eserin mali haklarının tamamını değil de mali haklardan bir ya da bir kaçını belirlediği şahıslara intikalini istemiş ise, ölümü ile mali haklar belirlediği şahıslara intikal etmez. Bu halde kendisine belirli bir mali hak vasiyet edilen kişi, yasal ve atanmış mirasçılardan bu hakkı talep olanağı elde eder. Mirasçılar yapacakları bir tasarruf işlemi ile vasiyet konusu mali hakkı devir ederler. Şayet devir etmezlerse devir dava yolu ile sağlanabilir. Eser sahibinin mali haklara ilişkin ölüme bağlı tasarruflarının biçimi TMK 514 ve devamında yer alan madde hükümlerine tabidir. Eser sahibi mali haklara ilişkin tasarrufta bulunurken TMK madde 505 ve devamı ile 564 ve devamı maddelerinde yer alan saklı paylı mirasçılarını ve saklı pay kurallarını göz önünde bulundurmak zorundadır. Miras bırakanın hayatta bulunan alt soyu, anne ve baba, çocuk, kardeşi ve sağ kalan eşi yok ise mirasının tamamında tasarruf edebilir. Yine FSEK madde 52 uyarınca yazılılık ve mali hakların ayrı ayrı belirtilmesi zorunludur.


Ayşen ARAS SANCAK
Avukat, Arabulucu, Marka ve Patent Vekili
İstanbul 03.03.2017
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Fikir Ve Sanat Eserleri Hukukunda Mali Hakların Devri Ve İntikali Hususu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Ayşen Aras Sancak'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
03-03-2017 - 17:52
(263 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Henüz hiç değerlendirilmedi.
Okuyucu
1334
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 20 saat 54 dakika 21 saniye önce.
* Ortalama Günde 5,05 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 14397, Kelime Sayısı : 2023, Boyut : 14,06 Kb.
* 1 kez yazdırıldı.
* 2 kez indirildi.
* Henüz yazarla iletişime geçen okuyucu yok.
* Makale No : 1964
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,06670189 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.