Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale 6552 Sayılı Kanunda “davadan Vazgeçme Kavramı”

Yazan : Av.M.Lamih Çelik [Yazarla İletişim]

Yazarın Notu
6552 Sayılı Kanunda "Davadan Vazgeçme Kavramı" - Mahalli İdareler Dergisi Yıl: 2 Sayı: 21 (2014) Sayfa: 16-19

6552 Sayılı Kanunda “davadan vazgeçme kavramı”


Av.M.Lamih ÇELİK
Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Başkanı



6552 Sayılı Kanunda "Davadan Vazgeçme Kavramı" - Mahalli İdareler Dergisi Yıl: 2 Sayı: 21 (2014) Sayfa: 16-19

Giriş

Bilindiği gibi, 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun 11/9/2014 tarihli ve 29116 sayılı Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Söz konusu Yasa kapsamında, kamu borçlarının büyük bir kısmında, belirli şartlarla, yeniden yapılandırılmaya gidilmiştir. Bu yasadan yararlanabilmenin bir şartı da açılmış davalardan vazgeçilmesidir.

6552 sayılı yasadaki davadan vazgeçmeyi öngören düzenlemeler şöyledir;
MADDE 73 – “Bu madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili tahsil dairesine verilir ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilir. Bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten sonra tebliğ edilen kararlar uyarınca işlem yapılmaz ve bu kararlar ile hükmedilmiş yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bulunması hâlinde bunlar talep edilemez.”
MADDE 77 –“Bu madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Bu kapsamda tamamı ödenen alacaklara ilişkin yargılama giderleri ile icra masrafları ve vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep edilmez.”
MADDE 80 –“Bu madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili tahsil dairesine verilir ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilir. Bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten sonra tebliğ edilen kararlar uyarınca işlem yapılmaz ve bu kararlar ile hükmedilmiş yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bulunması hâlinde bunlar talep edilemez.”

MADDE 81 – “ Bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların, bu maddelerde belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır.”
GEÇİCİ MADDE 2 “ Bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten sonra tebliğ edilen kararlar uyarınca işlem yapılmaz ve bu kararlar ile TEDAŞ aleyhine hükmedilmiş yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bulunması hâlinde bunlar talep edilemez.”

Bu çalışmamızda kanunda yer alan “davadan vazgeçme” kavramının niteliği ve sonuçları ele alınacaktır.

“Davadan vazgeçme” beyanı davadan FERAGAT mi yoksa SULH niteliğinde midir?

Bilindiği üzere, feragat, kabul ve sulh kavramları 2577 sayılı İYUK’da düzenlenmemiştir. Feragat konusunda, İYUK’un 31. maddesinde yapmış olduğu atıf doğrultusunda, HUMK hükümleri uygulanacaktır. 12.01.2011 tarih ve 6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde ise “Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir” şeklinde tanımlanmıştır. Böylece davacı, davadan feragat etmekle, dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan tamamen veya kısmen vazgeçmektedir. Davanın geri alınması ise HMK m. 123’de düzenlenmiştir. Davanın geri alınması, davacının mahkemeye yönelik irade beyanıyla davaya devam edilmesi talebinden vazgeçmesidir. Davasını geri alan davacı, esas hakkından feragat etmemekte, ileride tekrar dava açabilme hakkını saklı tutarak şimdilik davayı takip etmeyerek geri almaktadır. Bu nedenden dolayı davacı, davalının açık rızası ile davayı geri alabilir. Davanın geri alınması zımnen mümkün değildir . Mahkeme, davanın geri alınması nedeniyle son bulmasına ilişkin kararı ile davadan elini çektiğinden söz konusu karar nihai bir karar (usule ilişkin) olup, bu kararda, davanın terki nedeniyle tarafların haksızlık durumlarına göre yargılama giderleri ile sorumlu tutulması kanımızca da yerindedir.Ancak torba yasada geçen davadan vazgeçme kavramı kesinlikle davanın geri alınması anlamında kullanılmamıştır. HMK’nın 313. Maddesinde sulh, “görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme” olarak tanımlanmıştır. sulh, feragat ve kabulden farklı bir kavramdır. Aralarındaki temel farklılık, feragat ve kabulün taraflardan sadece birinin iradesiyle mevcut uyuşmazlığı sona erdirmesine karşılık; sulhde, tarafların karşılıklı olarak fedakarlık da bulunmak suretiyle, mevcut uyuşmazlığı sona erdirmeleri söz konusudur. Yani, feragat ve kabul tek taraflı bir hukuki muamele iken; sulh, iki taraflı borç doğuran akitler grubuna dahil tam karşılıklı bir sözleşmedir. Sulh neticesinde davanın nasıl sonuçlandırılacağı konusu HMK’nın 315. maddesinde, “Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir” şeklinde belirtilmektedir.

Yapmış olduğumuz bu açıklamalardan sonra torba yasada geçen “vazgeçme” teriminin ne anlama geldiği daha rahat anlaşılabilir. 6552 sayılı yasaya göre; “Bu madde hükmünden yararlanılması için madde kapsamına giren alacaklara karşı dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması şarttır.”. Görüldüğü üzere kanun koyucu yapmış olduğu düzenleme ile devlet ile vergi mükellefleri arasındaki uyuşmazlıkları sona erdirmek, vergi barışını sağlamak, vergi tahsilatını artırmak için vergi mükelleflerinin ihtilaflı vergilerini affetme yoluna gitmiş ancak bunu mükelleflerin açmış oldukları davalardan vazgeçmesi koşuluna bağlamıştır. Bilindiği üzere feragat, kayıtsız ve şartsız olur(HMK md.309). Oysa mükelleflerin davalarından vazgeçmesi, vergi idarelerinin büyük çapta vergi alacaklarından vazgeçmelerine bağlanmıştır. Kanun koyucun amacı da zaten bu şekilde ihtilafları sona erdirmektir. Görüldüğü gibi, teknik anlamda feragat kurumu burada mevcut olmayıp, her iki tarafın da karşılıklı olarak kısmi taleplerinden vazgeçildiği sulh durumu söz konusudur.
Davadan Vazgeçme Durumunda Yargılama Giderleri Kim Ödeyecek?
Yargılama giderleri genel olarak, yargısal bir faaliyetin yürütülebilmesi için ödenmesi gereken ve bu sebeple ortaya çıkan giderlerdir. Yargılama giderleri, harçlar ve diğer yargılama giderleri ile vekâlet ücretinden oluşmaktadır. Belirttiğimiz üzere bize göre burada taraflar arasında bir feragat değil sulh anlaşması yapılmaktadır. Mükellefler açmış oldukları davalarda haklı olduklarını düşenseler bile sırf kanunun kendilerine vermiş olduğu haktan yararlanmak için davalarından vazgeçmişlerdir.
6552 sayılı yasada yargılama giderleriyle ilgili düzenlemeler şöyledir;
MADDE 73 – “….hükmedilmiş yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bulunması hâlinde bunlar talep edilemez.”
MADDE 77 –“…. Bu kapsamda tamamı ödenen alacaklara ilişkin yargılama giderleri ile icra masrafları ve vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep edilmez.”
MADDE 80 –“…..hükmedilmiş yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bulunması hâlinde bunlar talep edilemez.”
GEÇİCİ MADDE 2 “…..bu kararlar ile TEDAŞ aleyhine hükmedilmiş yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bulunması hâlinde bunlar talep edilemez.”

Torba yasa gereğince “davadan vazgeçilmesi” durumunda borçludan “ haksız çıkma zammı” alınacak mıdır?

6183 sayılı Yasanın 58. maddesinin 5. fıkrası ile getirilen haksız çıkma zammı, hem amme borçlularını yargı haklarını kullanmaktan caydırıcı bir niteliğe dönüşmüş ve dava açılması önünde engel bir durum halini almış hem de mahkemelerce verilecek ret kararları açısından bir sınırlandırma yapmadığı içinde usul ve esastan verilecek ret kararlarını haksız çıkma hususunda idarenin yeterli saymasına yol açmış ve her türlü ret kararı sonrasında haksız çıkma zammı alınmasına imkan tanımış olmaktadır.

Danıştay’a göre; 6183 Sayılı Kanunun 58 inci maddesinde, itirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın red olunduğu miktardaki amme alacağının % 10 zamla tahsil edileceği öngörülmüştür. Buna göre feragat durumunda davacının davasında haksız çıktığı kabul edileceğinden haksız çıkma zammının alınması gerekir. (Danıştay 4.Dairesinin Esas No:2004/2323, Karar No;2005/259)

Torba yasa hükümlerinden yararlanmak için açılmış davalardan vazgeçilmesi şart olduğundan, borçlular tarafından Kanundan yararlanmak için yapılan başvurular üzerine tahsilat işlemlerinden dolayı açılmış davalar sulh yoluyla sonuçlanacaktır. Bu nedenle, 6183 sayılı Kanunun 55 inci maddesi uyarınca alacağın takibi için düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrine karşı açılmış olan davalara konu alacaklar için Kanun hükmünden yararlanmak üzere başvuruda bulunulması halinde, ödeme emrine karşı açılmış davalardan da vazgeçildiğinden, 6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesi gereğince %10 oranındaki haksız çıkma zammı talep edilmemesi gerekir.

Belediyelerin Davadan Vazgeçmesi ne şekilde olacaktır?
5393 sayılı Belediye kanunun 15.maddesinin (k) bendine göre “Vergi, resim ve harçlar dışında kalan dava konusu uyuşmazlıkların anlaşmayla tasfiyesine karar vermek” Belediyenin yetkileri ve imtiyazları arasında yer almaktadır. Yine aynı yasanın 18.maddesinin h) bendine göre” Vergi, resim ve harçlar dışında kalan ve miktarı beşbin YTL'den fazla dava konusu olan belediye uyuşmazlıklarını sulh ile tasfiyeye, kabul ve feragate karar vermek.” Belediye meclisinin görev ve yetkileri arasındadır.Beşbin YTL’den az olanlar için ise 34.maddesinin (f) bendine göre Belediye encümeni aynı şekilde görevli ve yetkilidir.

Anayasa Mahkemesi 24.01.2007 Tarih ve 2005/95 Esas 2007/5 Kararı ile ele almış ve görüşünü şu şekilde ortaya koymuştur;” Belediye Kanunun, belediye encümeninin görev ve yetkilerini düzenleyen 34. maddesinin dava konusu (f) bendinde, encümen “Vergi, resim ve harçlar dışında kalan dava konusu olan belediye uyuşmazlıklarının anlaşma ile tasfiyesine karar vermek”le yetkilendirilmektedir.
İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliğinin 26/08/2008 tarih ve 12139 sayılı görüşüne göre “Belediye meclisi,vergi,resim ve harçlar dışında kalan ve parasal miktarı beşbin YTL’den fazla olan,halen dava konusu olan belediye uyuşmazlıklarını,borç ve alacaklarını,dava kesinleşmeden önce sulh ile tasfiyeye,kabul ve feragate karar vermeye yetkilidir.” Sonuç olarak içişleri bakanlığı dava kesinleşmeden önce yani temyiz aşamasında bile bu yetkilerin kullanılabileceği görüşündedir.
İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 23/01/2009 tarih ve 45043 sayılı genelgesine göre;”Belediye Kanununun 18.maddesinin birinci fıkrasının (h)bendi ile belediye meclislerine verilen yetki ancak,dava konusu olan uyuşmazlıkların sulh yolu ile çözülmesine yönelik olup,dava konusu edilmeyen anlaşmazlıklar için bu yetkinin kullanılmasına imkan bulunmamaktadır.”
Buna göre belediyenin açmış olduğu bir davadan vazgeçip 6552 sayılı yasa hükümlerinden yararlanabilmesi için dava miktarı 2014 yılı için 9.085 TL den az ise encümen kararı, fazla ise meclis kararı gerekmektedir.

Sonuç

Torba Yasa kapsamında yapılan işleminin feragat olarak nitelendirilmesinin mümkün değildir. Tarafların sulh olarak, davanın konusuz kaldığına hüküm verilmesi gerekir. Bu nedenle mahkemelerin “Davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına” ilişkin karar vermesi ve yargılama masrafları konusunda bir karar vermemesi adaletli bir çözüm olacaktır. Davadan vazgeçme sulh niteliğinde olduğundan 6183 sayılı yasaya göre %10 haksız çıkma zammının da alınmaması gerekir.

KAYNAKÇA
Aldemir, Hüsnü, Hukuk Davalarında Yargılama Giderleri, 2. Baskı, Seçkin Yay., Ankara 2009.
Pekcanıtez Hakan / Atalay Oğuz / Özekes Muhammet: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2011.
Tanrıver, Süha: Mahkeme Huzurunda Yapılan Sulhlar (Makalelerim I, 1985-2005, Ankara 2005, s. 35-52).
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"6552 Sayılı Kanunda “davadan Vazgeçme Kavramı”" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Av.M.Lamih Çelik'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
10-02-2017 - 12:56
(40 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 1 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 1 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
253
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 2 saat 53 dakika 57 saniye önce.
* Ortalama Günde 6,17 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 12583, Kelime Sayısı : 1562, Boyut : 12,29 Kb.
* Henüz yazarla iletişime geçen okuyucu yok.
* Makale No : 1958
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,06705093 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.