Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Banka Atm’leri Şube Midir?

Yazan : Abdulkadir Bulut [Yazarla İletişim]
TİCARET HUKUKU ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ

Makale Özeti
Banka ATM’lerinin şube olup olmadığının tespiti çok önemlidir. Çünkü TTK başta olmak üzere sair kanunlarda şube olmaya bağlanan sonuçlar söz konusudur. çalışmamızda banka kavramını, banka şubelerini ve ATM’leri ele almaya çalışacağız. TTK, HMK ve diğer Kanunlarda şube olmaya bağlanan hükümleri ATM’ler açısından değerlendireceğiz.

ATIF KURALI ÖNERİSİ: BULUT, Abdulkadir, Banka ATM’leri Şube Midir?, http://www.turkhukuksitesi.com, erişim tarihi: 14.03.2014.

BANKA ATM’LERİ ŞUBE MİDİR?
Abdulkadir BULUT*
İÇİNDEKİLER
GİRİŞ 2
I. BANKA 2
A. TANIMI 2
B. HUKUKİ NİTELİĞİ 3
C. FAALİYET KONULARI 4
II.BANKA ŞUBELERİ 5
A. BANKA ŞUBESİ KAVRAMI 5
B. BANKA ŞUBESİNİN UNSURLARI 6
1.MERKEZBAĞLILIK 6
2.DIŞ İLİŞKİLERDE BAĞIMSIZLIK 6
3.YER VE YÖNETİM AYRILIĞI 7
III.ŞUBEYE İLİŞKİN HÜKÜM VE SONUÇLARIN ATM’LER AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ 7
A. TESCİL BAKIMINDAN 7
B. TİCARET UNVANI BAKIMINDAN 9
C. TEMSİL YETKİSİ BAKIMINDAN 9
D. İŞLETME DEVRİ BAKIMINDAN 10
E. USUL HUKUKU AÇISINDAN 10
SONUÇ 10
KAYNAKÇA 11


GİRİŞ
Ticari işletme hukukunda önemli bir yere sahip olan ticari işletme ve şubeleri açısından banka ATM’lerinin hukuki durumunu tespit etmek zordur. Ticari işletme kavramı, TTK m. 11’de düzenlenmiştir. Buna göre ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve* bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Bu tanımlamadan, ticari işletmenin unsurlarını tespit etmek kolaydır. Ticari işletmenin unsurları; devamlılık ve* bağımsızlık, gelir sağlama amacı ve esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşmadır. Bu unsurların hepsinin bir arada bulunması gerekmektedir. Şube ise, bir merkeze bağlı olduğu halde, ister merkezin bulunduğu odanın, ister başka odanın çalışma alanı içinde olan müstakil sermayesi ve müstakil muhasebesi bulunan ve/veya muhasebesi merkezde tutulduğu ve müstakil sermayesi bulunmadığı halde kendi başına sınaî faaliyet ve ticari muamele yapan yerler ve satış mağazalarıdır. Banka ATM’si; Bankacılık Kanunu m. 3’te tanımlanan şube ifadesinde geçen “elektronik işlem cihazları” ibaresinde kaynak ve vücut bulmuştur.
Banka ATM’lerinin şube olup olmadığının tespiti çok önemlidir. Çünkü TTK başta olmak üzere sair kanunlarda şube olmaya bağlanan sonuçlar söz konusudur. Biz de çalışmamızda banka kavramını, banka şubelerini ve ATM’leri ele almaya çalışacağız. TTK, HMK ve diğer Kanunlarda şube olmaya bağlanan hükümleri ATM’ler açısından değerlendireceğiz.
I. BANKA
A. TANIMI
Bankanın tanımı ne TTK’da ne Bankacılık Kanunu’nda yer almaktadır. TTK m. 815’in başlığı “Bankanın tanımı” olmasına rağmen bir tanım verilmemiş ve banka kavramı ile ilgili göndermelerde Bankacılık Kanunu’na tabi olan kuruluşlar1 işaret edilmiştir. Bankacılık Kanunu’nda da bankanın tanımı yerine faaliyet türlerine göre bankalar sayılmıştır. Bunlar; mevduat bankaları ve katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarıdır. Mevduat bankası, Bankacılık Kanunu’na göre kendi nam ve hesabına mevduat kabul etmek ve kredi kullandırmak esas olmak üzere faaliyet gösteren kuruluşlar ile yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların Türkiye'deki şubelerini ifade eder. Katılım bankası, Bankacılık Kanunu’na göre özel cari ve katılma hesapları yoluyla fon toplamak ve kredi kullandırmak esas olmak üzere faaliyet gösteren kuruluşlar ile yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların Türkiye'deki şubeleridir. Kalkınma ve yatırım bankası ise, Bankacılık Kanunu’na göre mevduat veya katılım fonu kabul etme dışında; kredi kullandırmak esas olmak üzere faaliyet gösteren ve/veya özel kanunlarla kendilerine verilen görevleri yerine getiren kuruluşlar ile yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların Türkiye'deki şubeleri olarak tanımlanmıştır.
Kanun koyucunun banka tanımı yapılırken, bankayı mesleki faaliyetleri çerçevesinde yaptıkları bankacılık işlemleri nazara alınarak tanımlamaya çalıştığı açıktır2. Zaten gelişen teknoloji ve ekonomik düzen kapsamında bankacılık faaliyetlerinin hepsine yayılacak bir banka tanımının verilmesi çok güçtür3.
Tekinalp’e göre banka; sahibi, faaliyet konuları, kuruluşu, faaliyete geçmesi, yönetimi, iç denetim sistemler, finansal raporlaması, özkaynakları, sermaye yeterlilik oranları ve denetimi Bankacılık Kanunu’nda -istisnaen özel kanunda- öngörülmüş bulunan, kamu hukuku nitelikli düzen kurullarıyla belirlenmiş bulunan işletmenin kanuni adıdır4. İnceoğlu, bankayı, mevduat ve katılım fonu kabul etme ve/veya kredi kullandırma esas olmak üzere faaliyette bulunana ve bu konuda kendilerine kuruluş ve faaliyet izni verilen kuruluşlar şeklinde tanımlamıştır5. Donay’a göre banka tanımı ise, mevduat kabul eden ve özel cari ve katılım hesapları yoluyla fon toplayan veya fon kabul eden ve topladıklarını kredi olarak kullandıran ve özel yasalarla kendilerine verilen görevleri yerine getiren ekonomik kuruluşlardır6. Kuntalp/Omağ’a göre banka, girişimlerin gereksinime duydukları finansmanı, karşılığında faiz ya da kar payı vermek üzere halktan veya özel kaynaklardan topladığı ya da kendi sahip olduğu paraları faizli veya sonuca katılmalı yöntemle kredi vermek suretiyle kullandıran veya böylece para akışına aracılık eden Bankacılık Kanunu’na göre kurulmuş bulunan mali kuruluşa verilen addır7.
B. HUKUKİ NİTELİĞİ
Banka, bir sermaye şirketi olan anonim şirket tarzında olarak kurulur (Bank. K. m. 7/a). Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir (TTK m. 329/1). Pay sahipleri, sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur (TTK m. 329/2). Ancak Bankacılık Kanunu’nda bankalar ile ilgili TTK’dan farklı hükümler getirilmiştir. TTK’da anonim şirketin sermayesiyle ilgili olarak, “tamamı esas sözleşmede taahhüt edilmiş bulunan sermayeyi ifade eden esas sermaye elli bin Türk Lirasından ve sermayenin artırılmasında yönetim kuruluna tanınmış yetki tavanını gösteren kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık olmayan anonim şirketlerde başlangıç sermayesi yüz bin Türk Lirasından aşağı olamaz” şeklinde belirli ve asgari sermaye ile ilgili düzenleme getirilmiştir. Ancak, Bankacılık Kanunu’nda sermayenin “nakden ve her türlü muvazaadan âri olarak ödenmiş sermayesinin en az otuz milyon Yeni Türk Lirası olması” gerekmektedir. Anonim şirketler, paylarını nama ve hamiline yazılı olarak çıkarabilir. Ancak bankaların pay senetlerinin nakit karşılığı çıkarılması ve tamamının nama yazılı olması gerekmektedir (Bank. K. m. 7/b). Anonim şirketin kurulabilmesi için pay sahibi olan bir veya daha fazla kurucunun varlığı şarttır (TTK m. 338/1). Ancak bankaların en az beş kişiyle kurulması gerekmektedir. Anonim şirketlerin kurulması için kural olarak, herhangi bir kurumdan izin alınması gerekmez. Ancak bankaların kuruluş8 ve faaliyette bulunmaları için BDDK’dan izin alması gerekmektedir (Bank. K. m. 6 ve 10). Anonim şirketler, kanunen yasaklanmamış her türlü ekonomik amaç ve konular için kurulabilir. Ancak bankların faaliyetleri Bankacılık Kanunu çerçevesindedir.
Sonuç olarak, bankaların özel niteliklere sahip anonim şirket olduğunu belirtmek isteriz. Anonim şirketlerin kendilerinin de tüzel kişi tacir olmasına bağlı olarak bankaların da tacir olduğu açıktır. Bundan dolayı bankalarla ilgili ticari işletme hukukuna ilişkin düzenlemelerin esas alınması gerekmektedir. Bankların merkez ve şube örgütlenmesi de ticari işletmenin konusuna girmektedir. Ancak Bankacılık Kanunu’nda göre belirlenen özel nitelikler unutulmamalıdır.
C. FAALİYET KONULARI
Bankalar, diğer kanunlarda öngörülen hükümler saklı kalmak kaydıyla aşağıda belirtilen faaliyetleri gerçekleştirebilirler (Bank. K. m.4):
* Mevduat kabulü.
* Katılım fonu kabulü.
* Nakdî, gayrinakdî her cins ve surette kredi verme işlemleri.
* Nakdî ve kaydî ödeme ve fon transferi işlemleri, muhabir bankacılık veya çek hesaplarının kullanılması dahil her türlü ödeme ve tahsilat işlemleri.
* Çek ve diğer kambiyo senetlerinin iştirası işlemleri.
* Saklama hizmetleri.
* Kredi kartları, banka kartları ve seyahat çekleri gibi ödeme vasıtalarının ihracı ve bunlarla ilgili faaliyetlerin yürütülmesi işlemleri.
* Efektif dâhil kambiyo işlemleri; para piyasası araçlarının alım ve satımı; kıymetli maden ve taşların alımı, satımı veya bunların emanete alınması işlemleri.
* Ekonomik ve finansal göstergelere, sermaye piyasası araçlarına, mala, kıymetli madenlere ve dövize dayalı; vadeli işlem sözleşmelerinin, opsiyon sözleşmelerinin, birden fazla türev aracı içeren basit veya karmaşık yapıdaki finansal araçların alımı, satımı ve aracılık işlemleri.
* Sermaye piyasası araçlarının alım ve satımı ile geri alım veya tekrar satım taahhüdü işlemleri.
* Sermaye piyasası araçlarının ihraç veya halka arz yoluyla satışına aracılık işlemleri.
* Daha önce ihraç edilmiş olan sermaye piyasası araçlarının aracılık maksadıyla alım satımının yürütülmesi işlemleri.
* Başkaları lehine teminat, garanti ve sair yükümlülüklerin üstlenilmesi işlemleri gibi garanti işleri.
* Yatırım danışmanlığı işlemleri.
* Portföy işletmeciliği ve yönetimi.
* Hazine Müsteşarlığı ve/veya Merkez Bankası ve kuruluş birlikleri nezdinde oluşturulan bir sözleşme kapsamında üstlenilen yükümlülükler çerçevesinde alım satım işlemlerine ilişkin piyasa yapıcılığı.*
* Faktöring ve forfaiting işlemleri.
* Bankalar arası piyasada para alım satımı işlemlerine aracılık.
* Finansal kiralama işlemleri.
* Sigorta acenteliği ve bireysel emeklilik aracılık hizmetleri.
* Kurulca belirlenecek diğer faaliyetler.
Mevduat bankaları, katılım fonu kabulü ile finansal kiralama işlemleri yapamazlar. Katılım bankaları, mevduat kabul edemezler. Kalkınma ve yatırım bankaları ise, mevduat kabulü ve katılım fonu kabulü faaliyetlerini gerçekleştiremezler.
II. BANKA ŞUBELERİ
A. BANKA ŞUBESİ KAVRAMI
Her ticari işletmenin bir merkezi olmalıdır9. Ticari işletmenin merkezi, işletmenin idari, hukuki ve ticari faaliyetlerinin toplandığı ve yürütüldüğü yerdir10. Aynı veya birbirine bağlı konularda çalışan şube ve şubelere iç idare bakımından emir ve direktif veren, şube hesaplarının toplandığı işyerleri ticari işletmenin merkezidir11. Ancak ticari işletmenin faaliyetlerinin yaygınlaşması, müşteri çevresinin genişlemesi ve daha fazla gelir elde etme amacının olması sonucu, tacir, işlerini tek bir merkezden yönetmek yerine kuracağı birimlerle mahallinden yürütmek isteyebilir12. Bu sebepler göz önüne alınarak şube kavramı ortaya çıkmıştır.
TTK’da şube ile ilgili birçok hüküm olmasına rağmen, şubenin tanımı yapılmamıştır. Ticaret işletme hukuku anlamında şubenin tanımı 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu m. 9’da yer almaktadır. Bu maddenin 2. fıkrasında şube, bir merkeze bağlı olduğu halde, ister merkezin bulunduğu odanın, ister başka odanın çalışma alanı içinde olan müstakil sermayesi ve müstakil muhasebesi bulunan ve/veya muhasebesi merkezde tutulduğu ve müstakil sermayesi bulunmadığı halde kendi başına sınaî faaliyet ve ticari muamele yapan yerler ve satış mağazaları olarak tanımlanmıştır. Bankacılık hukukunda da buna benzer bir tanım yer almaktadır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m. 3’e göre, banka şubesi kavramı, “elektronik işlem cihazlarından ibaret birimleri hariç olmak üzere, bankların bağımlı bir parçasını oluşturan ve kuruluşların faaliyetlerinin tamamını veya bir kısmını kendi başına yapan, sabit ya da seyyar bürolar gibi her türlü işyerini” ifade eder. Ancak şunu belirtmek gerekir ki, Bankacılık Kanunu’nda yer alan şube tanımında bir istisnaya yer verilmiştir. O da “elektronik işlem cihazlarından ibaret birimler”dir13. Bir başka değişle bankanın elektronik işlem cihazlarından ibaret birimleri (örneğin; ATM14) şube değildir15.
B. BANKA ŞUBESİNİN UNSURLARI
1. MERKEZE BAĞLILIK
Bir yerin şube sayılabilmesi için bazı unsurları taşıması gerekmektedir. Bu unsurlardan ilki şubenin merkeze bağımlı olmasıdır. Bu bağımlılık iç ilişkidedir ve idari niteliktedir16. Ticari işletmeler faaliyetlerini bağımsız olarak yerine getirirler17. Ancak şubeler, faaliyetlerini bağımsız bir şekilde yerine getirmezler ve merkeze tabi işlemler yaptıklarından dolayı ayrı bir ticari işletme sayılmazlar18. Şubeler, kendi ad ve hesabına değil, merkez işletmenin ad ve hesabına işlem yaparlar19. Bankacılık Kanunu’ndaki şube tanımında yer alan “bankaların bağımlı bir parçasını oluşturan” ifadesinden de şubelerin merkeze bağımlı olması özelliği hükme bağlanmaktadır. Banka şubeleri, ticari işletmenin bir parçası olarak, merkeze bağlı faaliyette bulunur. Merkez ile şube aynı gerçek veya tüzel kişinin olmalıdır20. Bu bağlılık nedeniyle şubenin merkezden ayrı bir işletme politikası olamaz. Şubenin kar ve zararı merkeze aittir. Şubenin aracılığıyla elde edilen haklar, üstlenilen borçlar da şubenin değil, işletmenin kendisinindir21.
2. DIŞ İLİŞKİLERDE BAĞIMSIZLIK
Şube merkeze olmakla birlikte dış işlerinde bağımsızdır. Şubeler, merkezin yaptığı işlem türündeki “faaliyetlerinin tamamını veya bir kısmını kendi başına” üçüncü şahıslarla yapabilir. Bankanın faaliyet konusuna giren bir işlemi bu bankanın şubesi de yapabilir. Söz konusu işletme müşterilere icapta bulunuyor ve bu icabın müşterilerce kabulü ile onlarla ticari ilişkiler kurulabiliyorsa dış ilişkide bağımsızlık unsurunun gerçekleştiği kabul edilmelidir22. Ancak, şubeden söz edilebilmesi için o yerin mutlaka merkezin yaptığı yer tür işlemi yapma yetkisine sahip olması gerekmez23. Ticari işletmenin faaliyet alanına göre asli nitelik arz eden işlemlerin yapılmasını yeterli saymak gerekmektedir24. Örneğin; mevduat kabul etme, kredi açma gibi asli nitelikteki bankacılık faaliyetlerini yapmakla birlikte, kambiyo işlemlerini yürütme yetkisi bulunmayan bir yer de banka şubesi sayılabilir25.
Kendi başına ticari işlem yapmayan, sadece kasa defteri tutan, çek ve senet tahsilâtı yapan yerler şube olarak kabul edilemez26. Bu yargıdan, banka ATM’lerinin de şube olmadığı kanısına varmak mümkündür. Çünkü banka ATM’leri kredi veremez, mevduat toplayamaz; sadece para çekme, para yatırma, borç ödeme vs. gibi tahsilât işlemlerini yapabilir.
3. YER VE YÖNETİM AYRILIĞI
Ticari işletmenin genişleyen faaliyetlerini mahallinden yönetmek amacıyla açıldığı için şubelerin, merkezden yer olarak ayrı olması gerekir. Ancak yer ayrılık çok dar ve kesin olarak bir ayrılık değildir. Şube, merkezin bulunduğu şehirde açılabileceği gibi bir başka şehirde hatta ülkede de açılabilir. Öte yandan şube ile merkez aynı binanın içerinde bile olabilir27.
Şube, kendi başına üçüncü kişilerle faaliyette bulunmaya yetkili olduğuna göre merkezden ayrı bir yönetime sahip olması gerekir. Bunun sonucu olarak da, şubenin merkezden ayrı bir muhasebesi ve ticari defterleri olması gerekir. 5174 sayılı Kanun’da şubenin müstakil muhasebeye sahip olmasının yanında bu muhasebenin merkezde tutulmasından söz edilmiştir. Şunu da belirtmek gerekir ki, bu defter ve muhasebenin illaki şube de tutulması gerektiği kanısı yanlıştır28. Günümüzde elektronik iletişim imkanlarının gelişmesi nedeniyle, ticari işletmeye ilişkin muhasebe işlemlerinin şubeler de dahil olmak üzere bir merkezde tutulabilmesi imkanları karşısında, şubelerin niteliğinin belirlenmesi açısından muhasebe işlemlerinin şubede veya merkezde tutulmasının ayırıcı bir kriter olarak belirlenmesi ve uygulanması doğru değildir29.
III. ŞUBEYE İLİŞKİN HÜKÜM VE SONUÇLARIN ATM’LER AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
A. TESCİL BAKIMINDAN
TTK m. 40 gereğince, her tacir, ticari işletmenin açıldığı günden itibaren on beş gün içinde, ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. Merkezi Türkiye’de bulunan ticari işletmelerin şubeleri de bulundukları yerin ticaret siciline tescil ve ilan olunur. Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça merkezin bağlı olduğu sicile geçirilen kayıtlar şubenin bağlı bulunduğu sicile de tescil olunur. Ancak, bu hususta şubenin bulunduğu yer sicil müdürlüğünün ayrı bir inceleme zorunluluğu yoktur. Merkezleri Türkiye dışında bulunan ticari işletmelerin Türkiye’deki şubeleri, kendi ülkelerinin kanunlarının ticaret unvanına ilişkin hükümleri saklı kalmak şartıyla, yerli ticari işletmeler gibi tescil olunur. Bu şubeler için yerleşim yeri Türkiye’de bulunan tam yetkili bir ticari mümessil atanır. Ticari işletmenin birden çok şubesi varsa, ilk şubenin tescilinden sonra açılacak şubeler yerli ticari işletmelerin şubeleri gibi tescil olunur.
Anonim şirketin şubeleri, merkezin sicil kaydına gönderme yapılarak bulundukları yer ticaret siciline tescil olunurlar (TTK m. 354/2). 5174 sayılı Kanun m. 9 gereği, ticaret siciline kayıtlı tacir ve sanayici sıfatına sahip kişiler ile bunlara ait şube ve fabrikaların da bulundukları yerdeki odaya kaydı zorunludur.
Banka ATM’leri için herhangi bir yere tescil yapılması gerektiği konusunda TTK, Bank. K., 5174 sayılı Kanun’da herhangi bir hüküm yoktur. ATM’lerin tescili zorunlu olsaydı, bankaların Türkiye çapında binlerce ATM’sinin tescil edilmesi gerekecekti.
2644 sayılı Belediyeler Kanunu’nun 81. maddesine göre, işyeri açılması, işyeri açma izin harcına tabidir. İşyeri sayılabilecek yerler örnekleme bazında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 156. maddesinde sayılmıştır. Buna göre, ticari, sınaî, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri, mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane, şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi, ticari, sınaî, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerler iş yeri sayılmaktadır. VUK’un bu maddesindeki iş yeri kavramına verilen örnekler sınırlı olarak değil, sadece emsal olarak gösterilen örnekler olup, bu örneklerin uygulamada çoğaltılması caizdir. Buradaki anahtar sözcük “gibi” kelimesidir ve bu sözcük, işyeri kavramını münhasıran VUK’un 156. maddesinde zikredilen örneklerden ibaret olmadığını ve zaman içinde bu örneklerin çoğaltılabileceğini açıkça göstermektedir. Ayrıca, bu maddede sözü edilen iş yeri kavramının belirleyici vasfının, maddede zikredilen örnekler değil, bu örneklerin işlevlerinin ön planda olmasıdır. Daha açık bir deyişle, bir yerin iş yeri sayılması, o yerde ticari, sınaî, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilmiş olmasına vabestedir. ATM’ler ise, sadece para çekmeye mahsus vezne vazifesi gören cihazlar olmayıp, bankaların internet sitelerinde açıkladıkları gibi, her türlü bankacılık işleminin yapıldığı yerler, elektronik cihazlardır ve bunların işlem hacmi, vasat bir banka şubesinin işlem hacminin çok fevkindedir30. Elektronik işlem cihazları olan ATM’lerle her türlü bankacılık hizmeti yapıldığına ve bu işlemlerden ötürü bankalar dudak uçuklatacak oranda karlar elde ettiğine göre, müşterinin kullanımına açılan bu cihazların bankacılık mesleğinin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerler olarak kabulü kaçınılmaz ve tartışmasızdır31. Bunun aksini düşünmek, yasaları çok dar kapsamlı ve yürürlülüğü çok kısa süren, gelişen ekonomi ve teknolojiye cevap veremeyen ve uygulamada hiçbir işe yaramayan gereksiz hukuksal enstrümanlar olduğu sonucunu doğurur ki, böyle bir sonuç gerçeğe uygun değildir32.
B. TİCARET UNVANI BAKIMINDAN
TTK m. 48’e göre; her şube, kendi merkezinin ticaret unvanını, şube olduğunu belirterek kullanmak zorundadır. Bu unvana şube ile ilgili ekler yapılabilir. TTK’nın ticaret unvanına ilişkin düzenlemeleri (41. ve 45. maddeler) şubenin ticaret unvanı hakkında da uygulanır. Merkezi yabancı ülkede bulunan bir işletmenin Türkiye’deki şubesinin ticaret unvanında, merkezin ve şubenin bulunduğu yerlerin ve şube olduğunun gösterilmesi şarttır.
Banka ATM’lerinde bankanın belirli işareti, amblemi ve tanıtıcı öğeleri yer almaktadır. Ayrıca her ATM’nin bir kodu da söz konusudur. ATM’lerin ticaret unvanı kullanması beklenemez. Çünkü bunlar bankacılık mevzuatı gereği şube olarak kabul edilmemiştir.
C. TEMSİL YETKİSİ BAKIMINDAN
En geniş tacir yardımcısı olan ticari temsilcinin (mümessilin), temsil yetkisi belli bir şube işleriyle sınırlandırılabilir (TBK m. 549). Yine, anonim şirketi temsile yetkili kişilerin bu yetkisi de merkez veya belli bir şubenin işleriyle sınırlandırılabilir (TTK m. 371, 629, Koop. K. m. 59). Bu sınırlamaların üçüncü kişiler açısından geçerli olması için ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi gerekmektedir.
ATM’lerin yetkileri ve yapacakları işlemler sınırlıdır. ATM’ler bir banka şubesinin yaptığı işlemlerin tümünü yapamaz. Bankaların faaliyet konuları Bankacılık Kanunu m. 4’te sayılmıştır. ATM’ler para çekme, para yatırma, hesap hareketi izleme, ekstre alma, kredi açma icabında33 bulunma, havale, EFT vs. gibi gündelik işlemlerin kolayca yapılabildiği elektronik veri tabanına sahip cihazlardır. ATM’lerin mevduat kabulü işleminin ötesinde, sermaye piyasası araçlarına aracılık, bankalar arası piyasada para alım satımı gibi işlemleri yapması da günümüz teknolojisinde mümkündür. Bunları aksine ATM’lerden para çekme miktarına sınırlamalar getirilmiştir. Ancak, ticari temsilcinin yetkileri konu ve miktar olarak sınırlandırılamaz.
D. İŞLETME DEVRİ BAKIMINDAN
Ticari işletmenin devri, işletmenin parçası olan şubelerini de kapsar34. Şube dışında kalan imalathane, depo vs. gibi birimler de işletmenin devri içindedir. Ticari işletme hakları ve borçlarıyla bir bütün olarak devredilebilir. Zaten sadece borçların devrini öngören işletmenin devri kanunca yasaklanmıştır (TBK m. 202/1). Banka şubelerine ait elektrik ve doğalgaz abonelik bilgilerinin mükellef bilgileri bildiriminde şubeye ait ancak şubeden bağımsız diğer alanların ATM, depo ve arşiv vb. abonelik bilgilerinin girişi VUK m. 413 kapsamında bildirilmesi zorunludur. ATM, depo ve arşivin şubeden ayrı abonelik bilgileri söz konusudur. Şube olarak değerlendirilen tüm birimler için “Mükellef Bilgileri Bildirimi” düzenlenmelidir. Depo ve arşivler, şubeden ayrı adreste ise şube gibi değerlendirilerek ayrı mükellef bilgileri bildirimi düzenlenmelidir. Ancak, ATM’nin bakımı, para konulması, arıza yaptığında arızanın giderilmesi, ATM üzerinden yapılan birçok bankacılık işlemi kayıtlarının belirli şube üzerinden yapılıyor olması gibi nedenlerle ATM’ler ayrı şube gibi değerlendirilmemelidir.
E. USUL HUKUKU AÇISINDAN
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 14’e göre, şube aracılığıyla yapılan işlemlerden dolayı merkezin bulunduğu yer mahkemesi yanı sıra şubenin bulunduğu yerde de dava açılabilir. Bunun istisnası olarak, şubeyle yapılan bir işlemden dolayı tacir adına iflas yoluyla takip ancak merkezin bulunduğu yerde yapılabilir. Çünkü İcra İflas Kanunu m. 154 gereği, iflas davası sadece ticari işletmenin merkezinin bulunduğu yerde açılabilir. Merkezleri yurtdışında bulunan ticari işletmeler hakkında iflas davası Türkiye’deki şubenin bulunduğu yerde açılacaktır. Ancak merkezi yurtdışında bulunan ticari işletmelerin Türkiye’de birden çok şubesi varsa merkez şubenin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde açılacaktır. Ancak bir şubenin yaptığı işlemlerden dolayı başka bir şubenin bulunduğu yerde dava açılamaz35.
Bankaların şubesinin olmadığı yerde ATM’lerinin bulunması durumu pek karşılaşılan bir durum değildir. Ancak somut olaya teorik olarak baktığımızda, bunun mümkün olduğunu varsayabiliriz. Bu varsayıma göre, banka ATM’siyle işlem yapan üçüncü kişilerin herhangi bir uyuşmazlık halinde ATM’nin bulunduğu yer mahkemesinde dava açması mümkün olmalıdır.
SONUÇ
Son yıllarda hızla artan faaliyetleri göz önüne alındığında banka ATM’lerinin basit bir elektronik işlem cihazlarından ibaret olmadığı görülmektedir. Günlük hayatı kolaylaştırması, işlem maliyetlerini düşürmesi ve bankaların sunduğu hizmetlerin daha hızlı bir şekilde üçüncü kişilere ulaşması açısından ATM’ler önemli yer kaplamaktadır. Bankalar, ATM’ler sayesinde daha az personelle daha hızlı ve ucuz hizmet sunmaktadır. Ticari işletmenin (bankanın) faaliyetleri açısından çok önemli bir yere sahip bu birimlerin şube niteliği olmaması, şubelere bağlanan hukuki sonuçların bunlara uygulanmaması sonucunu doğuracaktır.
ATM’ler bankanın bir unsurudur. Ticari işletmenin devri kapsamındadır. ATM’ler, tek başına yeterliliği olmayan, bankanın bir şubesi tarafından onarılma, para yükleme vs. gibi işlemlerin yapıldığı elektronik cihazlardır.
ATM’lerin TTK ve Bankacılık Kanunu açısından şube olmadığı açıktır. Çünkü bu elektronik cihazlar, şubenin unsurlarını tam olarak taşımamaktadır. Bu yüzden de; üçüncü kişilerle ATM’ler arasındaki uyuşmazlıklarda yetki açısından ATM’lerin esas alınmaması, bu cihazlardan yapılan kredi tekliflerine kabulün bu cihazı yönlendiren banka şubelerine yapılması, bu cihazların ticaret siciline tesciline zorunluluk bulunmaması ve bu cihazların ticaret unvanı taşımaması söz konusudur.
KAYNAKÇA
ARKAN, Sabih, Ticari İşletme Hukuku, On Yedinci Baskı, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, Ankara 2012.
AYHAN, Rıza, Ticari İşletme Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2007.
BAHTİYAR, Mehmet, Ticaret Hukuku, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Yayınları, 2. Baskı, Eskişehir, Eylül 2013.
ÇEKER, Mustafa, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Ticaret Hukuku, Yenilenmiş 3. Baskı, Karahan Kitabevi, Adana 2012.
DOMANİÇ, Hayri, Ticaret Hukukunun Genel Esasları, 4. Bası, İstanbul 1988.
DONAY, Süheyl, Bankacılık Suçları, İstanbul 2007.
GÖLE, Celal, Ticari İşletmenin Merkez ve Şubesinin Tayini Sorunu, Prof. Dr. Ernst E. Hirsch’in Hatırasına Armağan, Ankara 1986.
İNCEOĞLU, Asuman, 5411 Sayılı Bankacılık Kanununda Düzenlenen Suçların Değerlendirilmesi, Banka Hukuku Atölye Çalışmaları: II, İstanbul 2008.
KANDİLLER, Rıza, Banka Hukuku ve Bankalar Kanunumuzun Başlıca Hükümleri, 1986.
KAPLAN, İbrahim, (2006), Bankaların Gözetimi, Denetimi ve Hukuki Sorumluluk, BATİDER, C. XXIII, S. 3, s. 7.
KARAHAN, Sami, (Eylül 2011), Ticari İşletme Hukuku, 6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6100 Sayılı Yeni Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na Göre Güncellenmiş 22. Tıpkı Bası, Mimoza Basım, Yayım ve Dağıtım LTD. ŞTİ.
KUNTALP, Erden/ OMAĞ, Melih, Banka ve Sigorta Hukuku, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Yayınları, Eskişehir 2008.
ÖZDAMAR, Mehmet, (2007), “Yargıtay Kararları Işığında Ticari İşletmede Şube Kavramı”, Ankara Barosu Dergisi, S. 1, s. 48.
SOMUNCUOĞLU, Ünal, Bankaların Otomatik Vezne Cihazları (Atm) ve Bu Cihazların Ortaya Koyduğu Maliye ve Belediye Harçları Sorunları, http://unalsomuncuoglu.com/?Syf=26&Syz=155552, erişim tarihi: 12.03.2014.
TEKİNALP, Ünal, Banka Hukukunun Esasları, İstanbul 2009.

*Ar. Gör, Bartın Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Fakültesi, Ticaret Hukuku ABD.
1 Bankacılık Kanunu’nda bankalar dışında bir takım kuruluşlara da yer verilmiştir. Bu yüzden banka tanımı için TTK’nın Bankacılık Kanunu’na göndermeleri bu kuruluşları kapsamamaktadır. Örneğin; BDDK ve TMSF Bankacılık Kanunu’nda yer alan kuruluşlar olmasına rağmen banka değildir. Ayrıntılı bilgi için bkz. İNCEOĞLU, Asuman, 5411 Sayılı Bankacılık Kanununda Düzenlenen Suçların Değerlendirilmesi, Banka Hukuku Atölye Çalışmaları: II, İstanbul 2008, s. 74.
2 KAPLAN, İbrahim, (2006), Bankaların Gözetimi, Denetimi ve Hukuki Sorumluluk, BATİDER, C. XXIII, S. 3, s. 7.
3 KANDİLLER, Rıza, Banka Hukuku ve Bankalar Kanunumuzun Başlıca Hükümleri, 1986, s. 15.
4 TEKİNALP, Ünal, Banka Hukukunun Esasları, İstanbul 2009, s. 11.
5 İNCEOĞLU, s. 74.
6 DONAY, Süheyl, Bankacılık Suçları, İstanbul 2007, s. 11.
7 KUNTALP, Erden/ OMAĞ, Melih, Banka ve Sigorta Hukuku, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Yayınları, Eskişehir 2008, s. 12.
8 Anonim şirketlerde tüzel kişilik tescille kazanılır. Bu yüzden bankaların tüzel kişilik kazanabilmesi için sadece kuruluş izninin alınmış olması yeterlidir. Ayrıntılı bilgi için bkz. BATTAL, Ahmet, Bankacılık Kanunu Şerhi, Ankara 2007, s. 56.
9 ARKAN, Sabih, Ticari İşletme Hukuku, On Yedinci Baskı, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, Ankara 2012, s. 35, KARAHAN, Sami, (Eylül 2011), Ticari İşletme Hukuku, 6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6100 Sayılı Yeni Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na Göre Güncellenmiş 22. Tıpkı Bası, Mimoza Basım, Yayım ve Dağıtım LTD. ŞTİ, s. 22.
10 GÖLE, Celal, Ticari İşletmenin Merkez ve Şubesinin Tayini Sorunu, Prof. Dr. Ernst E. Hirsch’in Hatırasına Armağan, Ankara 1986, s. 188, 190, ARKAN, s. 35, ÇEKER, Mustafa, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Ticaret Hukuku, Yenilenmiş 3. Baskı, Karahan Kitabevi, Adana 2012, s. 35.
11 DOMANİÇ, Hayri, Ticaret Hukukunun Genel Esasları, 4. Bası, İstanbul 1988, s. 79, AYHAN, Rıza, Ticari İşletme Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2007, s. 121.
12 ARKAN, s. 35.
13 7129 sayılı Bankalar Kanunu’nda, şube tanımını veren 4. maddesinde, “elektronik işlem cihazlarından ibaret birimler” ibaresi bulunmuyordu. Bu ibare ilk olarak 02.05.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3182 sayılı Bankalar Kanunu’nda yer aldı. Bu Kanunu’nun 4. maddesine göre, banka şubesi, bankaların elektronik işlem cihazlarından ibaret birimleri hariç, şube, ajans ve mevduat kabulü veya diğer bankacılık işlemleri ile uğraşan sabit ya da seyyar büroları gibi her türlü yerel teşkilatını ifade eder şeklindeydi. Ancak ATM cihazı Türkiye'ye ilk defa 1982 yılında*İş Bankası*tarafından, Bankamatik ismiyle kurulmuştur. Bkz. www.wikipedia.com, erişim tarihi: 12.03.2014.
14 ATM: “Automatic*Teller*Machine” kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır.*Banka*kartı ya da*kredi kartı*ile bankadan*para*çekme* veya*banka*işlemi yapmaya yarayan makinelere verilen isimdir.*Bankamatik*olarak ta bilinir. Günümüzde artık bu makineler ile kartsız işlem de yapılabilmektedir. Buradaki “teller” kelimesi İngilizcede “vezne” kelimesinin karşılığıdır. Kaynak:*http://atm.nedir.com/#ixzz2vmAOAOSB, erişim tarihi: 12.03.2014. ATM, önceleri sadece para ödeme ve ekstre basma gibi hizmetler sunabilirken, günümüzde, para yatırma,*EFT,*fatura*ödeme ve yatırım gibi birçok konuda müşterilere hizmet vermektedir. Tam anlamı ile ATM sayılabilecek ilk cihaz 27 Haziran 1967 tarihinde*De La Rue*firmasınca*Barclays Bank*için üretilerek,*Londra'nın*Enfield*kasabasında hizmete sunulmuştur. Çoğunlukla üzerinde*manyetik*bir banda sahip plastik kartlar ile işlem yapılabilen bankamatiklerde işlemlere başlanmadan önce kullanıcıdan karta ait şifre talep edilerek güvenli giriş temin edilmektedir. Zaman içinde, bankamatik cihazlarına kartsız işlem menüleri de dâhil edilmiştir. Bkz. www.wikipedia.com, erişim tarihi: 12.03.2014.
15 AYHAN, s. 127, ÇEKER, s. 37. Ancak, Yargıtay 19. hukuk dairesi başkanlarından KOSTAKOĞLU, Bankalar Kanunu Şerhi’nde banka şubelerinin tanımını yapmıştır. Yazara göre, “banka şubesi, bankaların mevduat kabulü veya sair bankacılık işlemlerini gerçekleştirdikleri şube, ajans ve seyyar bürolardır. Bankacılık işlemi yapmayan sırf elektronik cihazı havi birimler ile mevduat kabul etmeyen ve bankacılık işlemi yapmayan büro veya temsilcilikler, yasanın şube deyimi kapsamı dışında bırakılmıştır”. Bu açıklamanın muhalif mefhumundan, para alıp, para veren (mevduat kabul eden) diğer her türlü bankacılık işlemlerini yapan ATM’lerin, banka şubesi sayılacağı, bankacılık işlemlerinin yapıldığı işyeri sayılacağı kolayca anlaşılır. SOMUNCUOĞLU, Ünal, Bankaların Otomatik Vezne Cihazları (Atm) ve Bu Cihazların Ortaya Koyduğu Maliye ve Belediye Harçları Sorunları, http://unalsomuncuoglu.com/?Syf=26&Syz=155552, erişim tarihi: 12.03.2014.
16 KARAHAN, s. 23.
17 ARKAN, s. 31.
18 ARKAN, s. 31.
19 KARAHAN, s. 24.
20 ARKAN, s. 38.
21 ARKAN, s. 38.
22 KARAHAN, s. 24.
23 ARKAN, s. 38.
24 ARKAN, s. 38.
25 ARKAN, s. 38.
26 Yargıtay 11. HD, 5.5.1992, E. 1990/7846, K. 1992/5906 (Bu karar için bkz. BATİDER, 1991, C. 16, S. 2, s. 166 vd).
27 BAHTİYAR, Mehmet, Ticaret Hukuku, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Yayınları, 2. Baskı, Eskişehir, Eylül 2013, s. 7.
28 ÖZDAMAR, Mehmet, (2007), “Yargıtay Kararları Işığında Ticari İşletmede Şube Kavramı”, Ankara Barosu Dergisi, S. 1, s. 48.
29 KARAHAN, s. 25.
30 SOMUNCUOĞLU, http://unalsomuncuoglu.com/?Syf=26&Syz=155552, erişim tarihi: 12.03.2014.
31 SOMUNCUOĞLU, http://unalsomuncuoglu.com/?Syf=26&Syz=155552, erişim tarihi: 12.03.2014.
32 SOMUNCUOĞLU, http://unalsomuncuoglu.com/?Syf=26&Syz=155552, erişim tarihi: 12.03.2014.
33 İşletmeye bağlı birimin müşterilere icapta bulunması ve müşterilerin de bu icabı kabul etmesi halinde onlarla ticari ilişkiler kurması durumunda şubenin varlığından söz edilmektedir. Ayrıntılı bilgi için bkz. KARAHAN, s. 25. Banka ATM’lerinin kredi açma icabına olumlu karşılık verilmesi halinde kabul iradesi söz konusu ATM’yi yönlendiren banka şubesine yapılmaktadır. Bu açıdan bakıldığında da ATM’lerin banka şubesi vasfı söz konusu olmayacaktır.
34 ARKAN, s. 40.
35 KARAHAN, s. 26.
---------------



Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Banka Atm’leri Şube Midir?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Abdulkadir Bulut'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
14-03-2014 - 00:02
(2018 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 6 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 6 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
6302
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 1 gün 10 saat 14 dakika 43 saniye önce.
* Ortalama Günde 3,12 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 32871, Kelime Sayısı : 4417, Boyut : 32,10 Kb.
* 4 kez yazdırıldı.
* 3 kez indirildi.
* 1 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 1759
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,03900194 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.