Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Mevzuata Göre İş Kazası Halinde İşçi Veya Mirasçıların Hakları

Yazan : Av.Tevrat Duran [Yazarla İletişim]
Avukat

Makale Özeti
Makalede iş kazasına uğrayan işçi veya işçinin vefatı halinde mirasçılarının hukuki,cezai ve idari hakları kısacak özetlenmiştir.

MEVZUATA GÖRE İŞ KAZASI HALİNDE İŞÇİ VEYA MİRASÇILARIN HAKLARI

Çalışma hayatının aktif işgücü olan işçiler; iş yerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri göz ardı edilerek kazaya uğramaktadır. 2010 yılı SGK istatistiklerine göre Türkiye’de 100 çalışanın 17’si iş kazası sonucu hayatını kaybediyor. Son on yılın içinde iş kazası ile işçilerin sayısı nerede ise on binin üzerinde. Ve Türkiye ]iş kazalarında Avrupa da birinci dünyada ise üçüncü sırada yer almaktadır. İş yerinde ya da işyeri sayılan işyerinin eklentilerinden sayılan yerlerde işin yapılması sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen ve sonradan bedence ve ruhça arızaya uğratan olaylardır. İş kazalarının işçi, işçi vefat etmişse mirasçıları bakımından bazı sonuçlar ortaya çıkarır. İş kazasını sonuçları bakımından Tazminat davaları, Ceza davaları ve SGK mevzuatı bakımından kabaca üçe ayırmak mümkündür.

İŞ KAZASI HALİNDE CEZA DAVASI

a) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 ve 89. maddeleri işkazası-meslek hastalığında kusuru olan işverenler için hapis cezası öngörmektedir. İşçi iş kazası sonucunda derhal veya iş kazasına bağlı olarak sonradan vefat etmişse mirasçılarının TCK 85. maddesi uyarınca şikayet hakkı bulunmaktadır. Taksirle Öldürme başlıklı MADDE 85 - (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, (Değişik ibare: 5328 - 31.3.2005 / m.3) "iki yıldan" altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi (Değişik ibare: 5328 - 31.3.2005 / m.3) "iki yıldan" onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Şeklindedir.

b) İşçi iş kazası sonucunda yaralanmışsa işçinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Taksirle Yaralama başlıklı
89. maddesine göre şikayet hakkı bulunmaktadır. 89. MADDE “ - (1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
.....
Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Bilinçli taksir hali hariç olmak üzere, bu maddenin kapsamına giren suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır.”

c) Türk Ceza Kanunu’nun 22. maddesi” - (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır.(2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanunî tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. (3) Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi hâlinde bilinçli taksir vardır; bu hâlde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır….” Hükmüne göre sanığın cezası bilinçli taksir halinde artırılmaktadır.

TCK 22. maddesine göre kazası sonucunda ölüm ya da yaralanma durumunda bilinçli taksir uygulanabilecektir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2008/9-43 E. 2008/11960 Kararında ifade edildiği gibi “ Bilinçli taksirde gerçekleşen sonuç fail tarafından öngörüldüğü halde istenmemiştir. Gerçekten neticeyi öngördüğü halde, sırf şansına veya başka etkenlere, hatta kendi beceri veya bilgisine güvenerek hareket eden kimsenin tehlike hali, bunu öngörmemiş olan kimsenin tehlike hali ile bir tutulamaz; neticeyi öngören kimse, ne olursa olsun, bu neticeyi meydana getirecek harekette bulunmamakla özellikle görevlidir.”

İşyerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almayan, bu kapsamda işçilerine kişisel koruyucu donanımlar vermeyen, verilen koruyucu donanımların işçi tarafından kullanılmasını sağlamayan, işyerindeki işçi sağlığı ve iş güvenliği koşullarını periyodik olarak denetlemeyen, işçiye işçi sağlığı ve güvenliği eğitimini veremeyen işveren işyerinde iş kazasının gerçekleşeceğini öngörmekte ve fakat gerekli koruyucu önlemleri almamaktadır. İşvereni kasıttan kurtaran sadece iş kazası sonucunu istememesidir. Halbuki işveren açısından ; insan yaşamının kutsallığı çerçevesinde , iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak açısından gerekli olanların yapılmasına ve lazım gelen şartların sağlanmasına yönelik 4857 sayılı İş Kanunu 77-f.1 maddesi ile İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün 2 ve 4. maddelerinin getirdiği yükümlülüğün yerine getirilmesi gerekmektedir. Önlemler alınsa dahi iş kazasının meydana gelmesi kaçınılmazlık olarak değerlendirilmekte ve bu oranı % 10 larda kalmaktadır. Yukarıda sayılan işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almayan işverenin işyerinde meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığı sonucunda işçinin yaralanması veya ölümü halinde bilinçli taksir vardır ve işverenin cezası üçte birden yarısına kadar artırılmaktadır.
Uygulamada iş kazasının önlenmesine yönelik idari cezalardan çekinmeyen işverenin Türk Ceza Kanununca öngörülen hapis cezası yaptırımından çekinen işverenin yaralanan işçi ya da ölen işçinin mirasçılarının mağduriyetini gidermeye yanaştığı gözlemlenmektedir. Uzlaşma halinde işveren ceza tehdidinden kurtulmaktadır.

İŞ KAZASI HALİNDE TAZMİNAT DAVASI

4857 sayılı İş Kanunu’nun “İş Sağlığı ve Güvenliği-İşverenlerin ve işçilerin yükümlülükleri” başlıklı 77. maddesinde
MADDE 77.- İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler.
İşverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar. Yapılacak eğitimin usul ve esasları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
İşverenler işyerlerinde meydana gelen iş kazasını ve tespit edilecek meslek hastalığını en geç iki iş günü içinde yazı ile ilgili bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadırlar.
Bu bölümde ve iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüzük ve yönetmeliklerde yer alan hükümler işyerindeki çıraklara ve stajyerlere de uygulanır.” İşveren bu yükümlülüğe uymadığı hallerde meydana gelen iş kazaları sebebiyle tazminat ödemekle yükümlü tutulmuştur.
İş kazası sonucunda yaralanma varsa işçi, ölüm varsa mirasçıları SGK’dan tazmin edemedikleri maddi zararlarını ve manevi zararlarını işverenden tazmin edebileceklerdir. Tazminat işçinin yaşı, işverenin olaydaki kusuru,işçinin geliri, malüllük durumu vs.gibi pek çok veriye göre değişebilmektedir. Uygulamada bilirkişi raporları ile maddi tazminat miktarı belirlenmekte, manevi tazminat miktarını ise hakim yasal kriterlere göre takdir etmektedir.

İŞ KAZASI HALİNDE SGK TARAFINDAN AYLIK BAĞLANMASI

İş kazasına uğrayan işçinin malüliyeti yani meslekte kazanma gücünün düşmesi % 10’un üzerine çıktığı takdirde SGK tarafından işçiye aylık bağlanmakta ve kusuru oranında bu zarar SGK tarafından işverene rücu davasıyla ödettirilmektedir. Bu nedenle iş kazasının işveren tarafından derhal SGK’ya bildirilmesi gerekir. İşçinin sigortasız olması ya da iş kazasının işveren tarafından SGK’ya bildirilmemesi halinde işçinin hak kaybına uğramaması için derhal dilekçe ile SGK’ya başvuru yapmalıdır. Aynı şekilde yukarıda izah edildiği üzere yaralanan işçi ya da işçi vefat etmişse geride kalan mirasçıları savcılık marifetiyle işveren aleyhinde ceza davası sürecini başlatmalıdır. Uygulamada gördüğümüz aksaklıklar neticesinde meydana gelen üzücü durumların ortaya çıkmaması için bu tavsiyelere uyulmalıdır.

Yukarıda iş kazası halinde yapılması gerekenler meslek hastalığı için de geçerlidir. Meslek hastalığı işyerinde tekrarlanan sebeplerle ve işin yürütümü nedeniyle işçide meydana gelen beden ve ruh rahatsızlıklarıdır. Örneğin işyerinde silis(SiO2) tozu sebebiyle mesleki pnömokonyoz oluşması yani akciğerin iflas etmesi hali. Teflon kumlama,kot yıkama işinde sıklıkla karşılaşılmaktadır. Temennimiz iş kazası ve maslak hastalıklarının tüm önlemlerin alınarak meydana gelmemesidir. Mevzuatın emrettiği İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri işveren tarafından alınmış ve buna rağmen iş kazası meydana gelmişse olay ancak kader boyutuyla ele alınabilecektir. Fakat Türkiye’nin iş kazası sayısında Avrupa 1.si ve dünya 3. sü olması iş kazalarının “kader”den öte bir “cinayet” olduğunu göstermektedir. Yukarıda bir kısmına yer verdiğimiz mevzuatın haricinde oldukça karmaşık bir mevzuata sahip bu konunun takibi için işkazası meydana geldiğinde işçi ve işveren bakımından; sürecin başından sonuçlanıncaya kadar hukuken yapılması gerekenler için avukat yardımından istifade edilmelidir.

İşçi ve işverenler için kazasız günler dilerim.

Av. Tevrat DURAN
(İstanbul Barosu -24851)

www.tevratduran.com


Not: Yukarıdaki izahlar işkazası ve meslek hastalığı mevzuatının tamamını kapsamamakta, böyle bir iddia taşımamaktadır. Yukarıdaki bilgiler pratik, hayat kurtarıcı faydalı bir kılavuz olarak algılanmalıdır. Makaleden kaynak gösterilerek yazılı iznimiz ile alıntı yapılabilir aksi halde iziniz alıntı ceza ve hukuki sonuçlar doğurabilecektir.
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Mevzuata Göre İş Kazası Halinde İşçi Veya Mirasçıların Hakları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Av.Tevrat Duran'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
13-12-2012 - 15:55
(2764 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 1 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 1 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
5819
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 1 gün 1 saat 35 dakika 13 saniye önce.
* Ortalama Günde 2,10 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 9150, Kelime Sayısı : 1178, Boyut : 8,94 Kb.
* 5 kez yazdırıldı.
* 6 kez indirildi.
* 3 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 1555
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,03190899 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.