Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

Sicil memurunun kanuni şartların mevcudiyetini araştırma yetkisi yalnızca emredici hükümlere aykırılık bulunup bulunmadığı ile sınırlıdır. İptale tabi bir husus nedeniyle sicil memurunun tescilden imtina etmesi mümkün değildir.
(Şerh No: 983 - Ekleyen: Av.Feridun YURTSEVER - Tarih : 18-11-2009 22:46)

 Bilgi  [MK. 71] MK. 71 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Madde "Diğer yükümlülükler" kenar başlığı altında üyelerin manevî yükümlülüklerinin neler olduğunu düzenlemektedir. Bu yükümlülüklerin birer birer belirtilmesindeki güçlük göz önünde tutularak birinci fıkrada genel düzenlemeye yer verilmiş, ikinci fıkrada ise bu kapsamda değerlendirilebilecek bazı özel nitelikli yükümlülükler sayılmıştır.
(Şerh No: 985 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 18-11-2009 22:45)

 Bilgi  [MK. 70] MK. 70 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Madde yürürlükteki Kanunun 64 üncü maddesini karşılamakta olup, İsviçre Medenî Kanununun 71 inci maddesinin Fransızca ve Alınanca metnine uygun olarak yeniden düzenlenmiştir. Madde, üyelik yükümlülüklerinden "ödenti verme borcu"nu hükme bağlamakta, bu borcun tüzükle düzenleneceğini, tüzükte hüküm bulunmaması hâlinde ise üyelerin dernek amacının gerçekleşmesi ve borçlarının karşılanması için zorunlu ödentilere eşit olarak katılacağını, dernekten çıkan veya çıkarılan üyenin, üyelikte bulu...
(Şerh No: 984 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 18-11-2009 22:43)

 Bilgi  [MK. 69] MK. 69 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Maddede üyelerin oy hakkı düzenlenmiştir. Eşitlik ilkesi gereği, her üyenin bir oy hakkına sahip olacağı tabiîdir.
(Şerh No: 982 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 18-11-2009 22:41)

 Bilgi  [MK. 66] MK.66 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Madde yürürlükteki Kanunun 63 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddede derneğe girme gibi dernekten çıkma da kişinin kendi iradesine bağlanmıştır. Dernekten çıkmak isteyen üyenin bu iradesini altı ay önceden yazılı olarak bildirmesi yeterlidir. Yazılı şekil geçerlilik koşuludur.
(Şerh No: 979 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 18-11-2009 22:38)

 Bilgi  [MK. 67] MK. 67 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Maddede kişinin dernekten çıkarılması konusu düzenlenmiştir. Çıkarılma sebeplerinin genelde dernek tüzüğünde gösterilmesi yaygın bir uygulamadır. Tüzükte bu konuda bir hüküm yoksa, üye ancak haklı sebeplere dayanılarak dernekten çıkarılabilir. Üçüncü fıkra ile bu gibi durumlarda üyelikten çıkarılan kimseye çıkarma kararına karşı itiraz hakkı tanınmıştır.
(Şerh No: 980 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 18-11-2009 22:37)

 Bilgi  [MK. 68] MK. 68 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Madde, Anayasanın 10 uncu maddesinde öngörülen eşitlik ilkesini tekrarlamaktadır. Buna göre, dernek üyeleri arasında herhangi bir ayırım yapılamayacağı ve dernek faaliyetlerine katılımda da üyelerin eşit haklara sahip olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca maddede, yürürlükteki Kanunun 66 ncı maddesinde olduğu gibi, demekten çıkan her üyenin, dernek malvarlığında hak iddia edemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
(Şerh No: 981 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 18-11-2009 22:36)

 Bilgi  [Av.Rek.Yön. 12] İhbar eden / şikayetçi sıfatını kazanmada yaşanılan sorunlar
Bu maddenin uygulanmasında uygulamada sorunlar vardır. Reklam yasağına ilişkin şikayetlerin çoğunu meslektaşın meslektaşı şikayeti oluşturuyor. Bunların çoğuna ise şahsileşmiş husumetler neden oluyor. Şikayet eden avukat baro tarafından "ihbar eden" şeklinde algılanıp, re'sen soruşturma açılması yerine; şikayet edene sanki doğrudan zarar görmüş gibi şikayetçi sıfatı ve hakları veriliyor. Bu da aslında olmaması gerektiği halde ihbar edenin itiraz yollarına başvurma hakkı elde etmesine yol açıyor....
(Şerh No: 978 - Ekleyen: Av.Şamil DEMİR - Tarih : 18-11-2009 22:16)

 Bilgi  [Av.Rek.Yön. 4] Bu madde meslek kuralı olabilir
Reklam yasağı yönetmeliğindeki bu madde amacına uygun değildir. Maddenin yeri olsa olsa meslek kuralları olabilir. Reklam ile mesleğin yapıldığı büro şartlarının ilgisinin olmadığını düşünüyorum.
(Şerh No: 977 - Ekleyen: Av.Şamil DEMİR - Tarih : 18-11-2009 22:02)

Daha önce sicile tescil edilen hususlardan birindeki değişiklik tescil edilmez ise değişiklikten önceki sicile güvenerek işlem yapan üçüncü kişilere karşı bu değişiklik ileri sürülemez.
(Şerh No: 976 - Ekleyen: Av.Feridun YURTSEVER - Tarih : 18-11-2009 21:41)

Tescil edilen husus, kimin hukuki yararıyle doğrudan ilgili ise o şahıs ilgili sayılmak gerekir. Bu anlamda, davacı dışındaki diğer yönetim kurulu üyeleri tarafından verilen ve davacının yönetim kurulundaki hakları ile doğrudan ilgili olan bir kararın iptali için davacının 30. madde kapsamında "ilgili" olduğunun kabulü gerekir.
(Şerh No: 975 - Ekleyen: Av.Feridun YURTSEVER - Tarih : 18-11-2009 21:34)

tescil için bir başvuru halinde sicil memuru tescili istenilen işlemin tescili icin Yasa ve Nizamnamenin öngördüğü tüm koşulların tam olarak yerine getirilip getirilmediğinin araştırılmalı tescil şartlarının yerine getirildiği anlaşıldıktan sonra tescil isteminin karara bağlanıp, gerekli tescil işleminin bu tarih itibariyle yapılması gerekir. Bu anlamda, tescil tarihinin başvuru tarihi olarak kabulü mükün değildir.
(Şerh No: 974 - Ekleyen: Av.Feridun YURTSEVER - Tarih : 18-11-2009 21:33)

 Bilgi  [TebK. 32] İlamsız takibe ilişkin ödeme emrinin borçluya Tebligat Kanunu ve Tüzük hükümlerine aykırı olarak tebliğ edilmiş olması halinde borçlunun icra mahkemesinde takip ve ödeme emrinden haberdar olduğu tarihin ödeme emri tebliği tarihi olarak tespitini istemesi ve aynı zamanada öğrenme tarihi olarak beyan ettiği bu tarihten itibaren 7 günlük itiraz süresi içerisinde varsa takibe ilişkin itirazlarını icra dairesine bildirmesi gerekir.Zira icra hakimliğine yapılan başvuru usulsüz tebligata ilişkin olup ...
(Şerh No: 960 - Ekleyen: Av.Onur ÖMEROĞLU - Tarih : 18-11-2009 21:02)

 Bilgi  [Av.K. 2] "Avukatların Delil Toplama Yetkisi ve Delil Toplama Yöntemleri" başlıklı madde önerisi
Bu maddede 2001 tarihinde yapılan değişiklik ile; Yargı Kurumları, Kamu Kurumları ile Kamusal Faaliyet Gösteren Özel Hukuk Tüzel Kişilerinin avukatlara yardımcı olması zorunluluğu getirilmiş ise de; maddedeki"...kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükmünden dolayı bir çok kurum uygulamada zorluk çıkarmaktadır. Nitekim hemen her kurumun kendince bir mevzuatı ve gizlilik prensibi vardır. Bilgi vermek istemediklerinde buna gerekçe oluşturabilecek bir mevzuat hükmü öne sürmektedirle...
(Şerh No: 734 - Ekleyen: Av.Elkan ALBAYRAK - Tarih : 18-11-2009 19:55)

 Bilgi  [MK. 14] MK. 14 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 14 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddenin konu başlığında "Medenî hakları kullanmağa ehliyetsizlik" deyimi yerine daha kısa ve Önceki maddelerle terim birliğini sağlayan "Fiil ehliyetsizliği" deyimi kullanılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 754 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 18-11-2009 19:41)

Kambiyo senetlerinde zamanaşımını kesen nedenler sınırlı sayıda olup maddede sayılan dört halden ibarettir.İcra hakimliği nezdinde borca ve imzaya yapılan itirazlar madde metninde sayılan dava açılması kapsamında değerlendirilemeyeceğinden zamanaşımı süresini kesmezler.
(Şerh No: 886 - Ekleyen: Av.Onur ÖMEROĞLU - Tarih : 18-11-2009 19:32)

Davalı adına kayıtlı olan ticarethane, taraflar arasında mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde alınmış olup, bu ticari işletme edinilmiş mallara katılma rejiminde davalının kişisel malıdır. Bu işletmenin 1.1.2002'den sonraki geliri ise edinilmiş maldır.
(Şerh No: 969 - Ekleyen: Av.Kamil Nadir SARILKAN - Tarih : 18-11-2009 17:40)

Sanık, kullandığı aracın geçişine yasak olan bir yolda ve alkollü olarak araç kullanırken, Trafik kazası tespit tutanağında belirtildiği şekilde, kaza öncesinde fren yapmamış, çarpışmadan sonra aracının devrilmesiyle durabilmiştir ki bu da dikkatsiz ve özensiz olarak hız kurallarına uymadan araç kullandığını göstermektedir. Sanık, trafik kurallarına uymamakla kazanın meydana gelmesinde kusurludur. Mahkemenin dinlediği bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporları, açıklanan bu hususları gözetmediğind...
(Şerh No: 865 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 18-11-2009 16:48)

Sanık, dava dosyasının işlemden kaldırılmasına ve sonuçta davanın açılmamış sayılmasına neden olmuştur. Sanığın davayı takip edemeyeceğini müvekkiline tebliğ ettirmemesi müvekkilinin mağduriyetine neden olduğu ve bu mağduriyetin göz önüne alınması gerekir. (1136 S. K. m. 34, 41) (765 S. K. m. 230) (5237 S. K. m. 257)
(Şerh No: 945 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 18-11-2009 16:46)

Sanık olan hakimin ilgi ve takibinin hukuki bilgi ve denetim kapsamından uzaklaştığına ve suç kastıyla hareket ettiğine yönelik ciddi bir kanıttan söz edebilmek mümkün değildir. üç bilirkişinin görevlendirildiği, bilirkişilerden biri olan tarafından ibraz edilen belgenin diğer iki bilirkişinin imzasını taşımadığından geçerli bir mütalaa niteliğinde olmadığı, ancak taslak sayılabileceği, bu nedenle de resmi belgede sahtecilik suçunun varlığından söz edilemeyeceği açıktır. Dava bilirkişi görüşle...
(Şerh No: 944 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 18-11-2009 16:43)

Sanık; sınır ticareti izni ve ithal olanağını yaratmış oluşuyla Bakanlık motorin kotasının aşılmasına neden olduğu kabul edilse dahi, bir yıl önceki sınırsız kotaya güvenerek başladığı hizmetlere finans temini amaç ve dürtüsüyle Bakanlığı ikna edip kotayı arttırabilmeyi umut ederek motorin ithalini sağlaması ve bundan aldığı katkı ile yıllık resmi plan ve program dışında yeni kamu hizmetleri yaratması amacıyla hareket etmiştir. Sanığın suç işleme kastı olmadığı gibi eyleminde görevde yetkiyi köt...
(Şerh No: 942 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 18-11-2009 16:36)

 Bilgi  [TTK. 708] Maddenin son fıkrasında yer alan 'yukarıda yazılı müddetler,çekte keşide günü olarak gösterilen tarihten itibaren başlar'şeklindeki ifade ile TTK 729.maddesindeki 'kanunun bu kısmında gösterilen müddetler hesaplanırken bunların başladığı gün sayılmaz'biçimindeki düzenleme arasında ilk bakışta bir çelişki var gibi gözükmektedir.Doktrinde bir görüş 708.maddenin son fıkrasındaki düzenlemenin çekte ibraz bakımından özel nitelikte olduğunu ve o hükme üstünlük tanımak gerektiğini,aksinin kabulünün ham...
(Şerh No: 964 - Ekleyen: Av.Onur ÖMEROĞLU - Tarih : 18-11-2009 16:29)

TCK 184. madde de yer alan İmar kirliliğine neden olma suçu ruhsatsız inşaata başlanmasıyla oluşur. TCK 203. madde de yer alan Mühür bozma suçu ise, kaçak inşaatın mühürlenmesinden sonra mührün bozulduğu tarihte oluşur.
(Şerh No: 959 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 18-11-2009 16:25)

Sanığın borç nedeniyle elektirğinin kesilmesinden sonra sayacın mühürlenip mühürlenmediği araştırılmalı, mahallinde bilirkişi marifetiyle keşif yapılmalıdır.Sanığın kullandığı elektriği sayaçtan geçirip geçirmediği konusunda bilirkişiden görüş alınmalıdır.Kullanılan elektrik sayaçtan geçirilmemesi halinde eylemin elektrik hırsızlığı suçunu, kullanılan elektriğin sayaçtan geçirilmesi halinde ise, eylemin mühür bozmak suçunu oluşturacaktır.
(Şerh No: 958 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 18-11-2009 16:22)

İmar planı bulunmayan alanlarda , yapı inşası için yapı ruhsatı alınması zorunludur. mücavir alanların imar mevzuatı bakımından belediyelerin yetki, denetim ve sorumluluğu altında bulunduğu için sanığın ruhsatsız bina yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçundan hükümlülüğü gerekir.
(Şerh No: 868 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 18-11-2009 16:18)

 Bilgi  [MülgaHUMK. 163] Yargılama esnasında hakim tarafından bir ara kararda verilen kesin sürenin hüküm doğurabilmesi için -ara kararda kendisine kesin süre verilen dava tarafına bu süre içerisinde ara kararla yüklenen hususun ne olduğunun açıkça vurgulanması -bu hususa ilişkin masrafın nelerden ibaret olduğunun açıkça yazılması -kesin süreye ilişkin ihtarın yapılması ve bu ihtarın da verilen süre içerisinde ara karar gereği yerine getirilmediği taktirde doğacak hukuki sonuçların özellikle doğacaksa usule ilişkin hak ...
(Şerh No: 956 - Ekleyen: Av.Onur ÖMEROĞLU - Tarih : 18-11-2009 13:53)

 Bilgi  [İİK. 71] Takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin itfa iddiası, borçlu tarafından icra mahkemesinde ancak noterden onaylı veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş belgeler ile kanıtlanabilir.Eğer borçlunun ibraz ettiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse doktrindeki hakim fikre ve Yargıtay'a göre icra hakiminin imza incelemesi yapamaması gerekir.(Bu yönde:Kuru,İcra İflas Hukuku El kitabı,2.Baskı,s.297;Uyar,Gerekçeli İçtihatlı İİK Şerhi,5949,ayrıca aynı kaynakta s.5990'da Y...
(Şerh No: 952 - Ekleyen: Av.Onur ÖMEROĞLU - Tarih : 18-11-2009 12:23)

5237 sayılı Yasanın 27/2. maddesinin uygulanabilmesi için; 1-Meşru savunma ile korunabilecek bir hakkın bulunması, 2-Saldırıya ilişkin koşulların var olması, 3-Savunmaya ilişkin koşullardan “ölçülülük” şartının, savunma lehine ihlal edilmesi suretiyle sınırın aşılması, 4-“Sınırın aşılmasının” mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmesi, Gerekmekte olup, tüm bu şartların birlikte gerçekleşmesi halinde, meşru savunmada sınırı aşan faile ceza verilmeyecektir. Bu duru...
(Şerh No: 951 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 18-11-2009 12:11)

Ayrı vergilendirme dönemleri için salınan gelir vergileri ve kesilen vergi cezalarının her vergilendirme dönemi ve her vergi ve ceza için ayrı ayrı ihbarnamelerle tebliğ edilmiş olması hallerinde 2577 sayılı yasanın 5. maddesinin 1. fıkrasının amaçladığı anlamda maddi ve hukuki bağlılıktan söz edilemez. Bu nedenle konunun her olayın özelliği göz önünde tutularak çözümlenmesi gerekir.
(Şerh No: 939 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 18-11-2009 10:19)

Kamu görevlilerine ilişkin mevzuattan doğan uyuşmazlıklarda dava dilekçesinde hakları ismen belirtmek, başka bir deyimle tam yargı isteğine ilişkin hükmün çerçevesini açıklamak yeterlidir. Kamu görevlilerini ilgilendiren mevzuat dolayısıyla zararın tespit edilememesi nedeniyle uyuşmazlık konusu miktarın dilekçede gösterilmemiş olması iptal ve tam yargı davalarının birlikte açılmasını engellemez.
(Şerh No: 937 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 18-11-2009 10:03)

 Türkçe  [TebK. 21] Kendisine bildirim yapılacak kişi ya da yukarıdaki maddeler gereğince bildirim yapılacak kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa ya da bildirimi almaktan kaçınırsa bildirim yapan görevli, bildirim belgesini o yerin muhtar ya da ihtiyar heyeti üyelerinden birine ya da zabıta üstü ya da görevlilerine imza karşılığında teslim eder ve kendisine teslim edilen kişinin adresini içeren haber yazısını gösterilen adresteki yapının kapısına yapıştırır, ayrıca adreste bulunmama durumunda bildirim yapılacak kişiye durumdan haber verilmesini de olanaklı oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici ya da kapıcıya da bildirir. Haber yazısının kapıya yapıştırıldığı tarih, bildirim tarihi sayılır. Muhtar, ihtiyar heyeti üyeleri, zabıta üstü ve görevlileri yukarıdaki fıkra uyarınca kendilerine teslim edilen belgeyi kabul etmek zorundadır.
(Şerh No: 928 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 18-11-2009 01:14)

 Türkçe  [TebK. 20] 13, 14, 16, 17 ve 18. maddelerde yazılı kişiler, kendisine bildirim yapılacak kişinin geçici olarak başka yere gittiğini belirtirse durum ve açıklamada bulunanın adı ve soyadı bildirim tutanağına yazılarak altı açıklamada bulunanca imzalanır ve bildirimi yapan görevli bildirim belgesini bu kişilere verir. Bu kişiler, bildirim belgesini kabul etmek zorundadır. Açıklamada bulunan bu açıklamasını imzadan kaçınırsa bildiren bu kaçınmayı açıklayarak imzalar. Bu durumda ya da bildirim belgesini kabulden kaçınma durumunda bildirim, 21. maddeye göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak bildirimlerde bildirim, bildirim belgesinin 13, 14, 16, 17 ve 18. maddelerde yazılı kişilere verildiği tarihte ya da haber yazısı kapıya yapıştırılmışsa bu tarihten itibaren on beş gün sonra yapılmış sayılır.
(Şerh No: 927 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 18-11-2009 01:05)

 Türkçe  [TebK. 19] Tutuklu ve hükümlere yapılacak bildirimi bu kişilerin bulunduğu kurum müdürü ya da görevlisi sağlar.
(Şerh No: 925 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 18-11-2009 00:49)

 Türkçe  [TebK. 18] Bildirim yapılacak kişi otel, hastahane, sağaltım ya da dinlenme evi, fabrika, okul, öğrenci yurdu gibi içine özgürce girilemeyen ya da aranan kişinin kolayca bulunması olanaklı olmayan bir yerde ise bildirimin yapılmasını o yeri yöneten ya da bildirim yapılacak kişinin bulunduğu kısmın üstü sağlar. Bu kişiler tarafından bildirim yapılacak kişinin hemen bulundurulması ya da bildirimin sağlanması olanaklı olmazsa bildirim kendilerine yapılır.
(Şerh No: 923 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 18-11-2009 00:46)

Ticari İktisadi Bütünlük çerçevesinde TMSF tarafından ihale yoluyla yapılan satışlar 5187 sayılı Yasaya tabi değildir. Bu itibarla 5187 Sayılı yasanın 13/2. maddesi Ticari ve İktisadi bütünlük satışlarında uygulanamaz. 5187 sayılı kanunun 13/2 hükmü rızai satışlar bakımından cari olup, TMSF satışlarını kapsamaz. İhale öncesi doğan borçlar bakımından, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 134. maddesi atfı ile oluşturulan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Tarafından Ticari Ve İktisadi Bütünlük Oluştur...
(Şerh No: 725 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 17-11-2009 23:21)

Faiz Oranlarının Merkez Bankasından sorularak hakim tarafından hesaplama yapılması mümkün ve bu husus teknik bir bilgiye ihtiyaç olmayan bir konu olduğundan faiz hesaplanması konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılamaz.
(Şerh No: 766 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 17-11-2009 23:21)

Su, gaz, elektrik dağıtım, telefon, radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseseler TTK m. 12 gereğince ticarethanedir. Bu şekilde ticarethaneyi bir kamu kurumu işletse dahi uyuşmazlığa özel hukuk hükümleri uygulanacaktır. Sözkonusu kamu kurumunun verdiği hizmetin kamu hizmeti olması uyuşmazlığa özel hukuk hükümlerinin uygulanacağı kuralını değiştirmez.
(Şerh No: 769 - Ekleyen: Av.Feridun YURTSEVER - Tarih : 17-11-2009 23:20)

TTK m. 12/3 hükmü gereğince, bir eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işin yürütümü hususunda iş sahibinden bağımsızdır ve yüklenicinin yürüttüğü iş ticari bir iştir. Bu nedenle basiretli tacir gibi davranma yükümü vardır. Yüklenici kurmuş olduğu müessesenin güvenliğinden ve gerekli önlemlerin alınmasından bizzat sorumludur.
(Şerh No: 768 - Ekleyen: Av.Feridun YURTSEVER - Tarih : 17-11-2009 23:20)

Ticari şirketlere kayyım tayininde sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle, işin mahiyeti dikkate alınarak, ticari şirketlere kayyım tayininde asliye ticaret mahkemelerinin görevli olması gerekir.
(Şerh No: 737 - Ekleyen: Av.Feridun YURTSEVER - Tarih : 17-11-2009 23:20)

TTK m. 13 hükmü gereğince bir müessesenin ticari işletme sayılabilmesi için 12. maddede sayılan "yolcu ve eşya taşımak için kurulan müessese" olması yeterli değildir. Ayrıca şekil ve nitelik olarak ticari bir müessese olması yanında, hacim ve önem itibariyle ticari muhasebe gerektirmelidir.
(Şerh No: 771 - Ekleyen: Av.Feridun YURTSEVER - Tarih : 17-11-2009 23:20)

Fatura kapsamının kesinleşmesi için işin teslim edilmiş olduğunun ve faturaya tebliğden itibaren 8 gün içinde itiraz edilmediğinin yasal delillerle ispat edilmesi gerekir.
(Şerh No: 767 - Ekleyen: Av.Ufuk KARA - Tarih : 17-11-2009 23:19)

 Bilgi  [556.S.KHK. 6] Tanınmış markalar ve yenilenmemiş markanın 2 yıl müddetle başkası adına tescil edilememesi, KHK m.6'da belirtilen marka tescilinden kaynaklanan korumanın istisnalarını oluşturmaktadır.Ancak, tescil edilmemiş tanınmış marka sahibi KHK m.9 ve m.61'deki korumalardan faydalanamaz.Bu maddelerdeki korumalardan yararlanılması mutlak suretle markanın tesciline bağlıdır.
(Şerh No: 919 - Ekleyen: Av.F.Emre YILMAZ - Tarih : 17-11-2009 23:04)

 Bilgi  [556.S.KHK. 3] KHK m.23/1-h bendi; markasını tescil ettirecek başvuru sahibinin, kendisinin ticaretle uğraştığını gösterir belgeyle birlikte marka tescil başvurusunda bulunmasını öngörmektedir.Dolayısıyla, KHK m.23/1-h bendi ve KHK M.3/1 fıkrası birlikte değerlendirildiğinde başvuru sahibinin marka tescilinden kaynaklanan korumadan yararlanabilmesi için sadece T.C. sınırları içerisinde ikametgahının olması yeterli değildir.Aynı zamanda ticari faaliyette bulunması ve buna ilişkin belgeyide başvuru esnasında Ens...
(Şerh No: 918 - Ekleyen: Av.F.Emre YILMAZ - Tarih : 17-11-2009 22:45)

 Bilgi  [556.S.KHK. 62] Maddenin '' b '' bendindeki tazminatın hesaplanması, marka sahibinin fiili zararı ve yoksun kalınan kar kalemlerinin toplamından oluşur.Marka KHK'da fiili zararın hesaplanmasına ilişkin hüküm bulunmamakla birlikte KHK m.66'da yoksun kalınan kazancın nasıl hesaplanacağına ilişkin düzenleme mevcuttur.Fiili zarar,aktifin azalması veya pasifin artması şeklinde meydana gelir.
(Şerh No: 916 - Ekleyen: Av.F.Emre YILMAZ - Tarih : 17-11-2009 22:19)

 Türkçe  [TebK. 17] Belli bir yerde sürekli olarak meslek ya da sanatını yürütenler, o yerde bulunmadıklarında bildirim, aynı yerdeki sürekli görevli ya da hizmetlilerden birine, meslek ya da sanatını evinde yürütenlerin görevli ya da hizmetlilerinden biri olmazsa aynı konutta oturan kişilere ya da hizmetçilerinden birine yapılır.
(Şerh No: 917 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 17-11-2009 22:17)

Taşınmaz Tellallığı Sözleşmesinin yazılı olması geçerlik koşuludur; yazılı sözleşme olmasa da şayet yapılan hizmet ispatlanabilirse tacirin ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan kişinin münasip bir ücret talep hakkı vardır.
(Şerh No: 842 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 17-11-2009 20:25)

Anonim şirket ortağı aynı zamanda şirketten alacaklı ise, TTK. 436. madde dairesinde "esas sermayesinin 2/3'ünü kaybettiği gerekçesiyle" ortağı bulunduğu anonim şirketin feshini "alacaklı sıfatıyla" talep ve dava etmesine engel yoktur.
(Şerh No: 861 - Ekleyen: Müge BELGE - Tarih : 17-11-2009 20:24)

Satıcının alıcıya garanti vermiş olması, bu madde kapsamında düzenlenen ayıp ihbar sürelerini ortadan kaldırmaz. Ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanabilmek için süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması gerekir.
(Şerh No: 889 - Ekleyen: Av.Feridun YURTSEVER - Tarih : 17-11-2009 20:24)

Satıcının alıcıya satılandan başka bir şeyi teslim etmesi durumunda ayıptan sözedilemez. Bu durumda TTK m. 25 hükmü ve burada düzenlenen hak düşürücü süreler uygulanamaz.
(Şerh No: 891 - Ekleyen: Av.Feridun YURTSEVER - Tarih : 17-11-2009 20:23)

TTK m. 20 hükmü gereğince tacirler arasında ihtar veya ihbarların noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü posta yoluyla yapılması gerektiği kuralına istinaden, TTK. m 25 kapsamında ayıp ihbarlarının da bu şekilde yapılması gerekir. Bu anlamda, ayıp ihbarının süresinde yapıldığı hususunun tanıkla ispatı mümkün değildir.
(Şerh No: 890 - Ekleyen: Av.Feridun YURTSEVER - Tarih : 17-11-2009 20:22)

4077 sayılı kanun, tüketicilerin korunması hakkındadır. 4077 sayılı yasanın sağladığı korumadan tacirler yararlanamaz. Bu yasanın tüketici lehine benimsediği kurallar kıyasen ticari satımlara uygulanamaz.
(Şerh No: 892 - Ekleyen: Av.Feridun YURTSEVER - Tarih : 17-11-2009 20:21)

Bir kişinin birden fazla taksit halinde ödeme taahhüdünde bulunması ve taksitlerin hiçbirini ödememesi durumda verilecek toplam ceza 3 ayı geçemez. Borçlu hakkında birden fazla dava açılmışsa da bunların birleştirilmesine karar verilmelidir.
(Şerh No: 915 - Ekleyen: Av.Özgür KARABULUT - Tarih : 17-11-2009 20:17)

Tacirler arasında da olsa şayet gizli ayıp söz konusu ise ayıp ihbarının süresinde yapıldığı hususu tanık beyanı ile de kanıtlanabilir.
(Şerh No: 894 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 17-11-2009 20:17)

Tarafların ve vekillerinin birlikte imza altına aldıkları tutanaklar İİK 38. madde anlamında ilam niteliğindedir.
(Şerh No: 914 - Ekleyen: Av.Özgür KARABULUT - Tarih : 17-11-2009 20:13)

İcra takibinde taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkin olduğundan bu konuya dair şikayetler için 7 günlük süre şartı aranmaz.
(Şerh No: 913 - Ekleyen: Av.Özgür KARABULUT - Tarih : 17-11-2009 20:06)

İİK 280. madde 4. fıkrası davacı/alacaklı lehine bir karineye yer vermektedir. Buna göre; bir ticari şirketin ticari malvarlığının önemli bir kısmını devralan şahsın devraldığı şirketin alacaklılarına zarar verme kastını bildiği kabul edilir. Aksini ispat davalı borçluya düşecektir.
(Şerh No: 910 - Ekleyen: Av.Özgür KARABULUT - Tarih : 17-11-2009 18:48)

Her ne kadar satışın durdurulmasına ilişkin istemlerin çözüm yeri takibin esasının bulunduğu yer mahkemesi ise de talimat icra dairesinin yaptığı işlemlerden dolayı satışın durdurulması istemi talimat icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde de görülebilir.
(Şerh No: 909 - Ekleyen: Av.Özgür KARABULUT - Tarih : 17-11-2009 18:35)

 Bilgi  [MK. 65] Gerekçe; Dernek üyeliğinin sona ermesi, bu ve bunu izleyen maddelerde "Kendiliğinden", "çıkma ile" ve "çıkarılma ile" kenar başlıklarıyla üç aynı maddede düzenlenmiştir. Bu hükümde üyeliğin, kanunda veya dernek tüzüğünde öngörülen koşulların kaybı hâlinde kendiliğinden sona ereceği belirtilmiştir..
(Şerh No: 903 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 17-11-2009 18:27)

Bir düğün sırasında düğünün erken bitirilmesi için düğün sahiplerini uyaran kolluk kuvvetlerine karşı söylenen sözlerin 5237 s. TCK 301. maddede hükme bağlanan suçu oluşturup oluşturmayacağı...
(Şerh No: 908 - Ekleyen: Av.Özgür KARABULUT - Tarih : 17-11-2009 18:27)

 Bilgi  [556.S.KHK. 5] Yargıtay'ın renk ve renk alaşımı ya da kombinasyonlarının marka sayılamayacağı yönünde geçmiş dönemlerde kararı bulunsada, yakın tarihli kararlarında renklerin ve renk kombinasyonlarının marka olabileceği yönünde kararlar verdiği görülmektedir.(11.HD 13.12.2001,7583/9840)
(Şerh No: 907 - Ekleyen: Av.F.Emre YILMAZ - Tarih : 17-11-2009 17:58)

 Bilgi  [556.S.KHK. 5] Maddede geçen '' gibi '' sözcüğünden de anlaşıldığı gibi maddede sayılan işaretler tahdidi değildir.Üç boyutlu şekil,resim,müzik ve melodide marka olabilir.
(Şerh No: 906 - Ekleyen: Av.F.Emre YILMAZ - Tarih : 17-11-2009 17:26)

Günümüzdeki elektronik iletişim olanaklarının gelişmesi nedeniyle, ticari işletmeye ilişkin muhasebe işlemlerinin şubelerde dahil olmak üzere bir merkezde bilgisayar ortamında tutulabilmesi imkanlarının bulunması karşısında, şubeler açısından ticari işletme niteliği belirlenirken, muhasebe işlemlerinin şubede veya merkezde tutulmasının artık ayırıcı bir kriter olarak belirlenmesi ve uygulanması doğru olamaz. İşyerinin TTK.nun 14 ve 5590 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca bağımsız bir ticari ...
(Şerh No: 905 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 17-11-2009 15:25)

Fatura, her ne kadar İİK.nun 68. maddesinde yazılan borç ikrarını içeren bir belge değil ise de, borçlu borç ilişkisini kabul ederek fatura bedelini ödediğini ileri sürdüğüne göre artık dayanak belgenin mahiyeti tartışılamaz.
(Şerh No: 904 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 17-11-2009 14:59)

 Türkçe  [MülgaHUMK. 22] Mahkemenin yetkisinin kamu düzenine göre (kesin yetki ile) belirlenmemiş olduğu durumlarda, davanın tarafları bir veya birden fazla belirli konuya ilişkin uyuşmazlıklarının (bu yasaya göre) yetkili olmayan bir mahkemede görülmesini yazılı olarak kararlaştırabilirler. Böyle bir yazılı yetki anlaşmasının varlığı durumunda yetkili kılınan mahkeme o davaya bakmaktan çekinemez.
(Şerh No: 872 - Türkçeleştiren: Av.Özgür KARABULUT - Tarih : 17-11-2009 14:55)

 Bilgi  [MK. 64] Gerekçe; Madde bir derneğe üye olma koşullarını düzenlemektedir. Buna göre, derneğe üyelik için özel koşullar aranmamış, kişinin fiil ehliyetine sahip olması yeterli görülmüştür. Maddenin ikinci fıkrasında üyelik başvurusu üzerine yapılacak işlemler belirtilmiştir.
(Şerh No: 902 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 17-11-2009 14:27)

 Bilgi  [MK. 63] Gerekçe; Toplamı ve dernek kurma hakkı temel hak ve özgürlüklerdendir. Nitekim, Anayasanın 33 üncü maddesi bu özgürlüğü temel haklar arasında düzenlemiştir. Madde bir derneğe üyelik konusunu bu anlayışla düzenlemekte ve bura kişinin iradesine bağlamaktadır.
(Şerh No: 901 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 17-11-2009 14:26)

 Bilgi  [MK. 62] Gerekçe; Maddede yeni kurulmuş olan bir derneğin ilk genel kurul toplantısını tüzüğünün gazetede yayımlandığı günü izleyen altı ay içinde yapması ve kanunen kurulması gerekli olan organlarını bu genel kurul toplantısında oluşturması zorunluluğu getirilmektedir. Derneğin fiil ehliyetinin başlayabilmesi, yani dernek adına hukukî işlemlere girişilebilmesi ancak bu zorunlu organların oluşturulmasıyla mümkün olabilecektir.
(Şerh No: 900 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 17-11-2009 14:24)

 Bilgi  [MK. 61] Gerekçe; Maddede dernek tüzüğünün, en büyük mülkî amirin derneğe yaptığı yazılı bildirimi izleyen onbeş gün içinde yerel bir gazete ile ilân edilmesi zorunluluğu getirilmektedir.
(Şerh No: 899 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 17-11-2009 14:23)

 Bilgi  [MK. 60] Gerekçe; Madde derneklerin kuruluş aşamasında yaptıkları başvurunun incelenmesi konusunu oldukça ayrıntılı biçimde düzenlemektedir. Birinci fıkrada yerleşim yerinin bulunduğu yerin en büyük mülkî amirine, kuruluş bildirimi ve eklerinin, bu arada tüzüğün doğruluğunun, eksiklik veya kanuna aykırılıkların bulunup bulunmadığının en çok altmış gün içinde incelenmesi görevi verilmektedir. İkinci fıkrada, bu inceleme sonucunda tüzükte, kuruluş bildirimi ve kurucuların hukukî durumunda kanuna aykı...
(Şerh No: 898 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 17-11-2009 14:22)

 Bilgi  [MK. 59] Gerekçe; Maddede demeklerin tüzel kişilik kazanması ve özellikle tüzel kişiliğin hangi anda kazanılmış olacağı düzenlenmektedir. Birinci fıkrada demeklerin tüzel kişilik kazanma anı, kuruluş bildirimi, dernek tüzüğü ve gerekli belgelerin yerleşim yerindeki en büyük mülkî amire verildiği an olarak öngörülmektedir. Bu itibarladır ki, demeklerin tüzel kişilik kazanmasında "normatif bildirim sistemi" benimsenmiş olmaktadır. Böylece de yürürlükteki Kanunun kabul etmiş olduğu "serbest kuruluş siste...
(Şerh No: 897 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 17-11-2009 14:21)

 Bilgi  [MK. 58] Gerekçe; Madde dört fıkradan oluşmaktadır. Birinci fıkrada her demeğin mutlaka bir tüzüğünün bulunması gerektiği ifade edilmiştir. Derneklerin tüzüğü âdeta onların temel yasası niteliğindedir. Tüzükte mutlaka yer alması gereken hususların neler olduğu ikinci fıkrada belirtilmiştir. Tüzükte ayrıca geçici yönetim kurulu üyelerinin de gösterilmiş olması şarttır. Üçüncü fıkrada demek tüzüklerine konulacak hükümlerin kanunun emredici hükümlerine aykırı olmaması gereğine işaret edilmekte, son fıkra...
(Şerh No: 896 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 17-11-2009 14:19)

 Bilgi  [GelirVK. 3] 193 Sayılı Gelir vergisi kanunun 3 maddesinde verginin kimlere izafe edileceğine ilişkin düzenlemeye yer verilmiştir. Verginin mükellefi Gelir vergisi kanunu bakımından kanunun bu maddesinde vergilendirmede mülkilik ve uyurukluluk esaslarından uyrukluluk esasına dayandırılmış olan Türk Vatandaşlarının gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında elde etmiş oldukları ve konusu bı vergi kanunu kapsamında olan türm gelirlerinin vergilendirilmesi hedeflenmiştir. Başka bir anlatımla Türk vatandaşı olan ...
(Şerh No: 895 - Ekleyen: Muhsin KOÇAK - Tarih : 17-11-2009 14:05)

Davacı anne çalışmaktadır. Müşterek çocuk küçüktür. Her hafta sonu Cumartesi günü saat 10.00'dan ertesi günü saat 18.00'e kadar baba ile kişisel ilişki kurulması, davacı anneyi her hafta sonu eve bağımlı hale getireceği gibi, çocuğun ihtiyaçları ve bakımı ile de ilgilenmesini engeller niteliktedir.
(Şerh No: 888 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 17-11-2009 00:25)

 Bilgi  [556.S.KHK. 70] Marka hakkının durdurulmasına ilişkin taleplerde devam eden tecavüz nedeniyle zamanaşımının işlememesi, ''sessiz kalma yoluyla hak kaybını'' engellemez.
(Şerh No: 887 - Ekleyen: Av.F.Emre YILMAZ - Tarih : 16-11-2009 23:17)

 Türkçe  [MülgaHUMK. 12] Yargılama öncesi mala geçici elkoymadan sonra elkoyma kararının dayanağı olan alacak davası, elkoyma kararını veren mahkemede de açılabilir.
(Şerh No: 334 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 16-11-2009 22:42)

 Türkçe  [EskiBK. 449] Ticari temsilci, ticari işletmeyi veya fabrikayı veya ticari şekilde işletilen diğer bir kuruluşu yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında ticari temsil yetkisi ile temsil etmek üzere işletme sahibince açıkça ya da örtülü olarak yetki verilen kişidir. İşletme sahibi, vekaletnameyi ticaret siciline kaydettirmek zorundadır. Ticari temsilcinin tescilden önce yaptığı işlemlerden de işletme sahibi bağlı olur. Diğer türdeki ticari işletmelerde ve işlerde, ticaret siciline kayıttan farklı şekilde ticari temsilci atanamaz.
(Şerh No: 846 - Türkçeleştiren: Av.Ömer Okan KENDİR - Tarih : 16-11-2009 22:38)

 Bilgi  [MK. 57] Gerekçe; Anayasamızda dernek kurma özgürlüğü kişinin hakları ve ödevleri başlıklı bölümde temel haklar arasında sayılmış, böylece anayasal güvence altına alınmıştır. Anayasanın 33 üncü maddesinin birinci fıkrası, birinci fıkra olarak aynen alınmıştır. Bu bakımdan anılan Anayasa hükmünün gerekçesi burada da geçerli olacaktır. Bu maddede, demek özgürlüğünün olumlu bir görünümü olan demek kurma hakkı düzenlenmiştir. Maddedeki "herkes" sözü ile, Anayasanın 33 üncü maddesinde olduğu gibi gerçek...
(Şerh No: 885 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 16-11-2009 20:46)

 Bilgi  [MK. 56] Gerekçe; Bu maddede derneğin tanımı yapılmıştır. Yürürlükteki Kanun 53 ilâ 72 nci maddelerinde demek kurumunu düzenlemiş; fakat demek tanımına yer vermemiştir. Bu maddede, 2908 sayılı Dernekler Kanununun l inci maddesinde yer alan düzenleme ve yürürlükteki Kanunun 53 üncü maddesi birlikte ele alınmış; doktrinde ileri sürülen görüşlerden yararlanılarak dernek kavramı yeniden tanımlanmıştır. Böylece demek kavramının, benzer kavramlardan, örneğin adî ortaklıktan, ticaret şirketlerinden, vakıftan...
(Şerh No: 884 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 16-11-2009 20:45)

 Bilgi  [MK. 55] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 52 nci maddesini karşılamaktadır. Kaynak Kanundaki kenar başlıktan esinlenen yürürlükteki metnin kenar başlığı, kanun yapma tekniğine uygun olarak kısaltılarak "Saklı hükümler" şeklinde kaleme alınmıştır. Madde, yürürlükteki metinden ve 1984 tarihli öntasarının 53 üncü maddesinden farklı olarak, tek fıkraya indirilmiş ve yürürlükteki metnin "iktisadî bir gaye takip eden cemiyetler, şirketler hakkındaki hükümlere tâbidir." şeklindeki ifadesi, gereksiz olduğu dü...
(Şerh No: 883 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 16-11-2009 20:40)

 Bilgi  [MK. 54] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 50 nci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki maddenin kenar başlığında kullanılan "Malların tahsisi" ifadesi yerine, günümüz diline uygun olan "Malvarlığının özgülenmesi" ifadesi tercih edilmiştir. Madde, yürürlükteki metinden farklı olarak, kaynak Kanun (m.57) izlenmek suretiyle ve 1984 tarihli Öntasarının 51 inci maddesinde olduğu gibi üç fıkraya ayrılmıştır. Maddede hüküm değişikliğine gidilmemiş ve ifade açısından ise, büyük ölçüde 1984 tarihli öntasarı ...
(Şerh No: 882 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 16-11-2009 20:37)

 Bilgi  [MK. 53] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 51 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin yeri, yürürlükteki hükümden, kaynak Kanundan ve 1984 tarihli Öntasarıdan farklı bir sistematik izlenmek suretiyle, "malvarlığının tasfiyesi" konusu "malvarlığının özgülenmesi" konusunun önüne alınmıştır. Bunun sebebi, özgüleme aşamasının ancak tasfiyeden sonra söz konusu olabileceği gerçeğidir. Madde içerik itibarıyla, yürürlükteki metinden ve kaynak Kanundan ayrılarak, 1984 tarihli öntasarının 52 nci maddesi hükmünd...
(Şerh No: 881 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 16-11-2009 20:36)

 Bilgi  [MK. 52] Gerekçe; Madde, yürürlükteki Kanunda, kaynak Kanunda ve 1984 tarihli Öntasarıda yer almayan yeni bir hükmü içermektedir. Tüzel kişinin kişiliğinin sona ermesinin etkilerini düzenleyen hükümler, yürürlükteki metinde "Şahsiyetin zevali" başlığı alanda kaleme alınmıştır. Maddenin konu başlığı "Kişiliğin sona ermesi" şeklinde ifade edilmiştir.) "Sınırlı devam etme" başlığını taşıyan madde, sona erme sebeplerinden birinin ortaya çıkması durumunda bunun sonucunun ne olacağı konusunda, Türk Ticar...
(Şerh No: 880 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 16-11-2009 20:35)

 Bilgi  [MK. 51] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 49 uncu maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Yürürlükteki metnin "ikametgâh" şeklinde olan kenar başlığı, anlaştırılarak "Yerleşim yeri" şeklinde değiştirilmiş ve ayrıca hüküm cümlesi de sadeleştirilmiştir. Maddede "nizamname" yerine "tüzük" terimi kullanılmayıp, bütün tüzel kişileri kapsamak üzere "kuruluş belgesi" ifadesi tercih edilmiştir. Maddede yer alan tüzel kişinin yerleşim yerinin "kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işl...
(Şerh No: 879 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 16-11-2009 20:34)

Sözleşmenin belirli süreli olduğunu, ileri süren taraf ispatla yükümlüdür. Sözleşmenin akdedildiği tarihte, iş ilişkisinin sona ereceği tarih belli değil veya belirlenebilir de değil ise, belirsiz süreli iş sözleşmesi söz konusu olur. İşe iade davası için bir aylık hak düşürücü sürenin başlangıcı belirli süreli sözleşmelinin sona erdiğinin bildirdiği tarihtir.
(Şerh No: 878 - Ekleyen: Av.Uygar BOSTANCI - Tarih : 16-11-2009 17:30)

İşverenin feshi haklı nedene dayanıyorsa bakiye süre ücreti ödenmez. Fesih haklı nedene dayanmıyorsa, geçerli nedene dayanıyor olsa dahi bakiye süre ücretinin ödenmelidir. BK 117'ye göre ifa imkânsızlığında bakiye süre ücreti ödenmesi gerekmez. Fiilen çalışılmayan süreye ilişkin ikramiye vs. alacaklar ödenmez.
(Şerh No: 877 - Ekleyen: Av.Uygar BOSTANCI - Tarih : 16-11-2009 17:26)

Belirli süreli sözleşme yapmakta İşçinin değil, işin niteliği belirleyicidir. Belirli süreli iş sözleşmelerinde deneme süresi konulabilir.
(Şerh No: 876 - Ekleyen: Av.Uygar BOSTANCI - Tarih : 16-11-2009 17:21)

Her ne kadar taraflar arasında icra dairesinin yetkisine ilişkin bir yetki anlaşması mevcut ise de bu yetki anlaşması HUMK ile belirlenmiş genel ve özel teki kurallarını ortadan kaldırmaz. Bu durumda davacı/alacaklı tarafın seçimlik bir hakkı vardır.
(Şerh No: 875 - Ekleyen: Av.Özgür KARABULUT - Tarih : 16-11-2009 16:25)

 Bilgi  [MülgaHUMK. 22] Bu madde, aynı Kanun'un (HUMK'un) 9 ila 21. maddelerinde olduğu gibi, İcra ve İflas Kanunu'nun 50. maddesinin göndermesiyle icra takiplerinde de uygulanmaktadır. Yani taraflar; aralarında yapacakları yazılı bir sözleşme ile (ya da uygulamada görüldüğü üzere, yazılı bir sözleşmeye bu konuya dair madde eklemek suretiyle) yetkili icra dairesini belirleyebilirler.
(Şerh No: 874 - Ekleyen: Av.Özgür KARABULUT - Tarih : 16-11-2009 16:22)

 Bilgi  [MülgaHUMK. 22] Yetki sözleşmesi; taraflarca bir veya birden çok konuda aralarında çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümü için (Kanun'da yetkili kılınmamış olsa dahi) herhangi bir Mahkeme'yi yetkili kılabilmeleri amacıyla öngörülmüş bir düzenlemedir. Maddenin genel yapısı incelendiğinde anlaşılacağı üzere yetki sözleşmesi öncelikle yetki sözleşmesi ile yetkili Mahkeme'nin belirleneceği konunun kamu düzenine ilişkin olmaması gerekir (Örneğin -kural olarak- alacak ve tazminat davaları kamu düzenine ilişkin değildi...
(Şerh No: 873 - Ekleyen: Av.Özgür KARABULUT - Tarih : 16-11-2009 16:18)

Mahkemeye sunulan dilekçelerde kullanılan ifadelerin ölçülü, anlaşılabilir ve savunma sınırlarını aşmayacak nitelikte olmaları gerekir. Aksi durumlarda, dilekçenin sunan tarafa iade edilmesi ve yeniden bir dilekçe sunması için kendisine süre verilmesi gerekir.
(Şerh No: 871 - Ekleyen: Av.Özgür KARABULUT - Tarih : 16-11-2009 15:35)

 Bilgi  [TCK. 235] FARKLI KANUNLARDA İHALEYE FESAT KARIŞTIRMA 2886 SAYILI KANUN; Yasak fiil ve davranışlar : Madde 83: c) İhale işlemlerinde sahte belge veya sahte teminat kullanmak veya kullanmaya teşebbüs etmek, taahhüdünü kötü niyetle yerine getirmemek, taahhüdünü yerine getirirken idareye zarar verecek işler yapmak veya işin yapılması veya teslimi sı...
(Şerh No: 869 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 16-11-2009 14:47)

 Bilgi  [BankacılıkK. 3] 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu, 4389 Sayılı Bankalar Kanununa göre tanımları oldukça geniş tutmuş ve ilk defa bazı tanımlara 5411 Sayılı Bankacılık Kanununda yer verilmiştir. Buna göre; * Kredi Kuruluşu * Katılım Bankası * Kalkınma ve Yatırım Bankası * Finansal Holding Şirketi * Finansal Kuruluş * Kontrol * Ana ortaklık * Bağlı Ortaklık * Nitelikli Pay * Hakim Ortak * Özel Cari Hesap * Katılma Hesabı * Katılım Fonu * Destek Hizmet Kuruluşu Bankacılık kanununda ilk defa tanımlan...
(Şerh No: 859 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 16-11-2009 11:36)

Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre, haftalık 45 saati aşan çalışmanın fazla çalışma süresi olarak kabulünün gerekmesi karşısında, davacının, 7 gün ve günde 14 saat çalıştığı kabul edilerek, bu haftalarda 45 saati aşan sürelerde fazla çalışma yapıldığının kabulü gerekmektedir. Günlük 11 saate kadarki çalışmalar yönünden örtülü bir denkleştirmenin varlığı kabul edileceğinden, denkleştir­meye esas günlük 11 saati aşan süreler yönünden fazla çalışmanın varlığı kabul edilmelidir.Yukarıda...
(Şerh No: 858 - Ekleyen: Gökhan TAZEGÜL - Tarih : 16-11-2009 10:38)

Davacı ücretinin yıllık olarak miktarı ek sözleşme ile belirtildikten sonra Kuralı getirilmiş ve davacı tarafından da imzalanmıştır. Fazla çalışmanın bu şekilde ücrete dahil olduğuna dair kural, yılda iki yüz yetmiş saatle sınırlı olarak geçerlidir. Yılda bu saati aşan çalışmaların kanıtlanması durumunda karşılığının ödenmesi ...
(Şerh No: 857 - Ekleyen: Gökhan TAZEGÜL - Tarih : 16-11-2009 10:34)

1475 sayılı Yasanın yürürlükte olduğu dönemde haftalık 45 saati aşan çalışmanın fazla çalışma süresi olarak kabulünün gerekmesi karşısında, davacının, yukarıda açıklanan çalışma şekline göre 45 saati aşan haftalardaki fazla çalışması belirlenerek hüküm altına alınmalı, 45 saati aşmayan haftalarla ilgili fazla mesai alacak isteği reddedilmelidir. 4857 sayılı Yasa döneminde günlük 11 saate kadarki çalışmalar yönünden örtülü bir denkleştirmenin varlığı kabul edileceğinden, denkleştirmeye esas günlü...
(Şerh No: 856 - Ekleyen: Gökhan TAZEGÜL - Tarih : 16-11-2009 10:30)

Davalı işyerinde hafta içi normal mesai saatlerinin kaçta başlayıp kaçta bittiği, hafta tatilinin ve normal çalışma günlerinin kaç gün olduğu saptanmalı, gerekirse tanık anlatımlarına yeniden başvurularak nöbet tutan personelin ertesi gün izin kullanma duruma şüpheye yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. Bu şekilde nöbet tutulan haftalarda davacının normal mesai olarak çalıştığı saatleri, nöbetin sürdüğü saati ve ertesi gün de nöbet izninde olduğu ve 24 saat çalışmadığı nazara alınarak haftalı...
(Şerh No: 855 - Ekleyen: Gökhan TAZEGÜL - Tarih : 16-11-2009 10:27)

 Türkçe  [TebK. 16] Kendisine bildirim yapılacak kişi adresinde bulunmazsa bildirim, kendisiyle aynı konutta oturan kişilere ya da hizmetçilerinden birine yapılır.
(Şerh No: 854 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 16-11-2009 10:26)

Fazla mesai alacağı ihtirazi kayıtsız fazla mesai ücreti ödenen aylar için hesaplanamaz. Hükme esas alınan raporda toplam alacaktan ödenen fazla mesailer indirilerek kalanının kabulüne karar verilmiştir. Davacının bu ödemelere itirazı yoktur. Bu durumda fazla mesai ücreti ödenen ayların hesaba dahil edilmemesi gerekir.
(Şerh No: 853 - Ekleyen: Gökhan TAZEGÜL - Tarih : 16-11-2009 10:25)

 Türkçe  [TebK. 15] Savaşa giden birlik ya da kuruma üye askerlere bildirim, bağlı bulundukları Kara, Deniz ya da Hava Güçleri Komutanlıkları aracılığıyla yapılır.
(Şerh No: 852 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 16-11-2009 10:25)

Davacı dava dilekçesinde, belirttiği saatlerde çalışarak fazla mesai yaptığını iddia etmiştir. Davacı delil olarak sadece davalı işverenin kayıtlarına dayanmıştır, işveren kayıtlarında ise davacının fazla çalışma yaptığına dair herhangi bir delil bulunmamaktadır. Bilirkişi tarafından davacının dava dilekçesinde belirtilen çalışma şeklinden farklı bir çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmış, mahkemece bu rapora itibar edilerek alacak hüküm altına alınmıştır. İspat yükü kendisinde olan d...
(Şerh No: 851 - Ekleyen: Gökhan TAZEGÜL - Tarih : 16-11-2009 10:21)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,27961898 saniyede 10 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.