![]() |
|
![]() |
|
Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun] |
![]() |
![]() |
#1 |
|
![]() Merhaba 07.082023 tarihli tahliye taahüdüm var icraya koyacağım ama aile konutu konusuna ilişkin itiraz da karşılaşma durumu söz konusu olabilir Yargıtay’ın ve bamın son dönem kararlarında aile konutu itirazının diğer taraf eşin sözleşme sonrası bildirmediği halinde bu itirazın dinlenemeyeceği yönünde görüşleri olduğunu okudum ama ben bu kararları araştırmama rağmen bulamadım güncel olduğu söyleniyor böyle kararla karşılanlar mı acaba nasıl yol izlenmeli bir de itirazın kaldırılması için icra mahkemesinde dava açmam gerekecek sanırım ?
|
![]() |
#2 |
|
![]() Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2012/629 E. , 2012/19408 K.
MAHKEMESİ : Kartal 2. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 29/04/2011 NUMARASI : 2011/374-2011/371 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı M.... Ö..... tarafından, kira sözleşmesi ve tahliye taahhüdüne dayalı olarak 13.01.2011 tarihinde ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 14 numaralı tahliye emrinin borçlu E.... T...'e 19.01.2011 tarihinde tebliğ edildiği, takibin itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, 21.04.2011 tarihinde tahliyenin infazı için taşınmaza gidildiği, şikayetçi A... T.....'in ise icra mahkemesine başvurarak, borçlunun eşi olup, taşınmazın aile konutu olduğunu ve halen çocukları ile oturduğunu, bu konuda aile mahkemesine dava açtığını bildirerek takibin durdurulması ile tahliye işleminin yapılmamasına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Dosya içinde mevcut Kartal 1. Aile Mahkemesinin 2011/23 esas sayılı ve 10.01.2011 tarihli tedbir kararı ve anılan mahkemeye hitaben yazılmış dava dilekçesi içeriği ile icra takip dosyasından, şikayetçi eşin, tahliyesi istenen konutta çocukları ile birlikte oturmakta iken konutun sahibi koca E.. T... tarafından taşınmazın M... Ö...'e satıldığı, 11.02.2010 başlangıç tarihli adi kira sözleşmesi ile bu kez taşınmazın malik M... Ö... tarafından koca E.... T....'e kiralandığı, adı geçen tarafından da gene takibe dayanak yapılan 12.01.2011 tarihli adi nitelikteki tahliye taahhüdünün verildiği belirlenmiştir. Takip kesinleşmekle takibin tarafları arasındaki ilişkinin hukuksal niteliği ve kesinleşen takibin sonuçları uyuşmazlık konusu olmaktan çıkmıştır. Dolayısıyla şikayete konu olayda 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 276/son maddesinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Burada alacaklı ile borçlu arasındaki ilişki üzerinde değil; şikayetçinin onlar karşısındaki konumu üzerinde durmak gereği ortaya çıkmaktadır. Kural olarak; eşlerden birisi diğerine karşı ve ona tebaen taşınmazda oturduğundan "boşanma gerçekleşse bile" İİK.nun 276/son maddesi hükmü gereğince 3.kişi konumunda değildir. Ancak, kural bu olmasına karşın tahliyeye konu konutun "aile konutu" olarak kullanıldığı, şikayetçi eşin halen bu yerde çocukları ile birlikte oturmaya devam ettiği ileri sürüldüğüne göre şikayetçinin bu iddiası üzerinde durmak gerekir. ..zira, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Aile konutu" başlıklı 194/1. maddesinde; "Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutla devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz" hükmü yer almakta; aynı Kanunun 194/3. maddesinde ise; "Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini isteyebilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu hükümler göstermektedir ki, aile konutu özel bir konuma ve öneme sahip kılınmış ve üzerindeki tasarruf yetkisi yasa ile sınırlandırılmıştır. Takibe ve tahliyeye konu taşınmazın aile konutu olduğunun belirlenmesi halinde bu yasal gereklerin yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması gerekecektir. Şikayetçi tarafından Kartal 1.Aile Mahkemesi'nin 2011/23 esas numarası ile dava açıldığına göre, anılan davanın, tahliyesi istenen yerin "aile konutu" olduğunun tespitine yönelik olarak açıldığının belirlenmesi halinde, bu dava bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir (Hukuk Genel Kurulu'nun 26.10.2005 tarih ve 2005/12-676 E. 2005/600 K. sayılı ve 19.10.2005 tarih ve 2005/12-652 E. 2005/583 K. sayılı kararları). Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi. Kararara.com - İçtihat Arama Motoru ve Hukuki Paylaşım Platformu |
![]() |
#3 |
|
![]() Medeni Kanunun 194.maddesi anlamında "aile konu"n
dan söz edilebilmesi için Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından, kiracı olunan yerin "aile konutu" olarak özgülendiğine dair karar verilmiş olması gereklidir. Medeni Kanunun 194/3.maddesi de bu yönde düzenlenmiştir.Bu davaya konu kiralananın Medeni Kanunun 194.maddesi anlamında "aile konutu" olduğuna dair karşı tarafça bir mahkeme kararı sunulmadığından davalı-kiracının bu itirazı dinlenemez. Antalya BAM 6.HD.2022/1054-1010 24.05.2022 "Tahliye taahhüdü takibine yapılan aile konutu itirazında;en geç takip tarihine kadar sözleşmede imzası olmayan eş ,malike mecurun aile konutu olduğu hususunda bildirimde bulunmamışsa ,aile konutu itirazı dinlenmez." |
![]() |
#4 | |||||||||||||||||||
|
![]() Merhaba,
Malik olmayan eş bakımından aile konutu şerhi veya kiracı olmayan eş bakımından aile konutu bildirimi kurucu değil açıklayıcı bir işlemdir. Dolayısı ile kiralık konut bakımından mahkemece"" aile konutu "olduğuna ilişkin tespit kararı verilebilecektir.
Kararı bence yerinde değil.Zira kira kontratında taraf olmayan ve tahliye taahüdünden da haberi/ rızası olmayan diğer eşin takip tarihinde kadar " burası aile konutudur" diye bildirimde bulunması herhalde beklenmemelidir. BAM kararı aile konutu bildirimini "Kurucu" olarak değerlendirmiş, oysa tekrarla aile konutu bildirimi açıklayıcıdır. Yapılması gereken şey, kiralık konutlar için tahliye taahhüdü alınırken diğer eşin rızasının alınmasıdır. |
![]() |
#5 |
|
![]() Yargıtay 12. HD., E. 2022/9584 K. 2023/2309 T. 4.4.2023
T.C. Yargıtay Başkanlığı - 12. Hukuk Dairesi Esas No.: 2022/9584 Karar No.: 2023/2309 Karar tarihi: 04.04.2023 Belgeyi Lexpera’da Görüntüle aile konutu • iptal davası • kira sözleşmesi • tahliye talebi • tapu iptali • aile konutu olduğunun tespiti • aile konutu şerhi • bekletici mesele • muvazaa iddiası • cevap dilekçesi • istinaf dilekçesi • istinaf yolu • ön inceleme tahliye istemi tahliye talepli muvazaa MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Şikayetçi 3. Kişi vekili dava dilekçesinde : müvekkili ile davalı ...'ın Eskişehir 1 Aile Mahkemesinin 2016/838 esas sayılı dosyasıyla görülen boşanma davasının karara çıktığını,davalının müvekkiline boşanma davası açma hazırlığındayken evlilik birliği içerisinde edinilen aile konutu vasfındaki Eskişehir İli Odunpazarı İlçesi Mamuca Mahallesinde bulunan 4996 parselde tapuya kayıtı müşterek haneyi 30.06.2016 tarihinde davalı ...'e tapuda satış göstererek devrettiğini, taşınmazı devralan davalı ...'ın yıllardır arkadaşı ve hemşehrisi olduğunu, satışın muvazaalı olduğunu, davalı ...'ın 2016 yılı Eylül ayında dava konusu müşterek haneden ayrılıp başka yerde ikamet ederken müvekkilinin hali hazırda dava konusu taşınmazda ikamet ettiğini, davalılar aleyhine Eskişehir 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/552 esas sayılı dosyasıyla muvazaa sebebiyle tapu iptal ve tescil davası açıldığını, kira sözleşmesinin ve tahliye taahhütnamesinin muvazaalı olduğunu, kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin 01.09.2016 olduğunu, satışı ise 30.06.2019 olduğunu, boşanma davasının 30.10.2017 tarihinde karara çıktığını, taşınmazın aile konutu vasfında olduğunu, tapu Sayfa 1/4 iptal davasının derst olduğunu, takibin taraflarının tahliye isteminde hak sahibi olup olmadıklarının iş bu davanın yargılaması sonucunda belli olacağını, bu nedenle Eskişehir 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/552 esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini beyan ederek tahliye işlemlerinin tedbiren durdurulmasına, takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ne davacıyı ne de diğer davalı ...’ı tanımadığını, sadece ... ile dava konusu ev ile ilgili hukuki ilişkisi olduğunu, davacının açtığı tapu iptali davasında tahliye işlemlerinin durdurulması talebinin reddedildiğini, takibin kesinleşmesi üzerine konuta hacze gidildiğini, davacının evi boşaltmak için süre istediğini beyan ederek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Eskişehir 6. İcra Müdürlüğünün 2018/862 Esas sayılı takip dosyasında ... tarafından ...'a karşı tahliye taahhüdüne dayalı tahliye talepli icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, Eskişehir Odunpazarı Tapu Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında taşınmazın aile konutu şerhinin tescil edilmediğinin bildirildiği, Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan müzekkere cevabında 2017/552 esas sayılı dosyasında herhangi bir tedbir kararının bulunmadığının bildirildiği, Eskişehir Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosunun 29.01.2021 tarihli yazı cevabı ile ... ve ... hakkında açılan tüm dava dosyalarını gösterir tevzi listesinin dosyaya alındığı, her ne kadar TMK 194/1 maddesi ile aile konutu özel bir öneme sahip kılınmış ise de somut olayda takibe ve tahliyeye konu taşınmaz bakımından hukuki anlamda verilmiş bir "aile konutu" şerhinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Şikayetçi istinaf dilekçesinde: dava dilekçesini tekrarlayarak, taşınmazın aile konutu olduğunu, müvekkilinin halen orada oturmaya devam ettiğini, Eskişehir 1. Aile Mahkemesi'nin 2020/49 E. Sayılı dosyasının 28.01.2021 tarihli 2 no'lu ara kararı gereği "dava konusu taşınmazın boşanma davası açılmasıyla vekiledene tahsisine" karar verildiğini, davalı ...'e karşı muvazaalı tapu devrinin iptali için Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/552 E. sayılı dosyası ile açtıkları tapu iptali davasının 21.12.2017 tarihli tensip 9 nolu ara kararı gereği, tahliyeye konu edilen taşınmazın tapu kaydı üzerine konulan tedbirin devam ettiğini, davalı ...'in dahili davalısı olduğu Eskişehir 2. Aile Mahkemesi'nin 2018/124 E. Sayılı dosyasının 14.02.2018 tarihli tensip 5 nolu ara kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerine tedbir konulmasına karar verildiğini, anılan tedbir kararları uyarınca taşınmazın aile konutu vasfının tartışmasız olduğu, tahliyeye konu taşınmazın aile konutu olduğunun tespiti, aile konutu şerhi verilmesi ve tapu iptal ve tescil talebiyle Eskişehir 5. Aile Mahkemesi'nin 2021/469 E. sayılı dosyası üzerinden dava ikame ettiklerini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının takibe konu taşınmaza 12. HD., E. 2022/9584 K. 2023/2309 T. 4.4.2023 Sayfa 2/4 ilişkin muvazaa nedeniyle tapu iptal tescil davası açtığı ve bu davada verilmiş bir tedbir kararının bulunmadığının Eskişehir Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 25.01.2021 tarihli ve 2017/552 sayılı yazısı ile bildirildiği, taşınmazın tapu kaydına aile konutu şerhi işlenmesine dair davanın davacı tarafından eldeki davanın karara bağlanmasından sonra istinaf dilekçesinin sunulduğu 21.04.2021 tarihinde açıldığı, UYAP üzerinden yapılan sorgulama ile elde edilen taşınmaza ait güncel tapu kaydında halen davacı lehine verilmiş şerh ya da aile konutu şerhinin bulunmadığı, İcra Mahkemelerinin önlerine gelen uyuşmazlığı takip hukuku kurallarına göre ve basit usulde yargılama yaparak çözmekle görevli olduğu, takip hukukuna ilişkin uyuşmazlıkları çözme görevini yerine getirirken bir başka dava dosyasının bekletici mesele yapılamayacağı, dosya kapsamı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayetçi temyiz dilekçesinde: önceki beyanlarını tekrarlayarak Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/552 E. sayılı dosyası ile açtıkları tapu iptali davasının 21.12.2017 tarihli tensip 9 nolu ara kararı gereği taşınmazın tapu kaydı üzerine konulan tedbirin devam ettiğini, davalı ...'in dahili davalısı olduğu Eskişehir 2. Aile Mahkemesi'nin2018/124 E. sayılı dosyasının 14.02.2018 tarihli tensip 5 nolu ara kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerine tedbir konulmasına karar verildiğini, yerel mahkeme tarafından aile konutu şerhi için dava açma yetkisi ve olanağının verilmediğini, taşınmazın aile konutu olduğunun ispatına yönelik ikame ettikleri Eskişehir 5. Aile Mahkemesi'nin 2021/469 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini iddia etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tahliye taahhüdüne dayalı takibin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 276 ve ilgili yasa maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi |
![]() |
#6 |
|
![]() T.C.
YARGITAY 12. Hukuk Dairesi Esas No: 2016/30367 Karar No: 2018/3319 Karar Tarihi: 18.04.2018 YARGITAY KARARI YARGITAY KARARI MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine kiralanan taşınmazın tahliyesi talebiyle başlatılan takipte, şikayetçinin icra mahkemesine başvurusunda; takibe konu taşınmazın aile konutu olduğunu,TMK'nun 194.maddesi gereği alacaklıya gerekli ihtarı yaparak kira sözleşmesinin tarafı haline geldiğini, mecburi takip arkadaşı olması ve TMK'nun 194. maddesi gereğince tahliye taahhüdünün geçersiz bulunması nedeniyle takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir. TMK'nun 194.maddesinin son fıkrasında; "Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı haline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; taşınmazla ilgili olarak hakkında takip yapılan borçlunun eşi olan şikayetçinin, taşınmazın aile konutu olduğunu alacaklıya ihtar ettiği ve dolayısıyla sözleşmenin tarafı haline geldiği görülmektedir. Şikayetçi, yasa gereğince kira sözleşmesinde kiracı olarak taraf olup, alacaklının takip talebinde ileri sürdüğü taşınmazdan tahliye isteminin, bölünemez borç olması nedeniyle, kiracılar arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunmaktadır. Bu nedenle, mahkemece, takip alacaklısına süre verilmek suretiyle şikayetçiyi, borçlu sıfatı ile takibe dahil etmesi istenerek, bu husus yerine getirildiğinde şikayetin reddine, aksi halde, takibin, zorunlu takip arkadaşlarının tamamına yöneltilmemesi nedeni ile şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre şikayetçinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi. T.C. YARGITAY 8. Hukuk Dairesi Esas No: 2017/4794 Karar No: 2018/11923 Karar Tarihi: 02.05.2018 YARGITAY KARARI YARGITAY KARARI MAHKEMESİ: İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ: Kiralananın Tahliyesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı alacaklı, 01/12/2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 30/12/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2015 yılı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarına ait toplam 3.000,00 TL kira ve 55,10 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçluya ödeme emri tebliğ edilmesine rağmen borçlu borca ve imzaya itiraz etmeyerek takibin kesinleşmesine sebebiyet vermiştir. Takip dayanağı kira sözleşmesinde kiracı davalı ... olup icra takibinin de borçlusudur. Borçlunun eşi ... vekili 18/03/2016 tarihli dilekçe ile; ... 1.Aile Mahkemesi’nin 2015/1194 Esas sayılı dosyasında verilen 29/02/2016 tarihli karar ile TMK nın 169. maddesi gereğince ...’ün başka bir adreste yaşadığı gerekçesiyle kiralanan konutun dava sonuna kadar ...’e tahsisine karar verildiğini belirterek davaya feri müdahale talebinde bulunmuş, mahkemece talep kabul edilerek anılan Aile Mahkemesinin tahsis kararı ile feri müdahilin dava konusu konutta oturma hakkını elde ettiği, TMK 194. maddesi uyarınca kiralananın aile konutu olması durumunda kira sözleşmesine taraf olmayan eşin de kiracı konumuna geleceği gerekçeleriyle dava reddedilmiştir. Fer’i müdahilin Aile Mahkemesine başvuru tarihi 26/02/2016 olup icra takip tarihinden sonraya aittir. Kaldı ki Aile Mahkemesince verilen karar taşınmazın aile konutu olduğu hususuna ilişkin olmadığı gibi tahsis kararı da davanın tarafı olmayan davacı alacaklıyı da bağlamaz. Zira T.M.K.nın 194. maddesinde, konutun eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmış ise sözleşmenin tarafı olmayan eşin, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı haline geleceği düzenlenmiştir. Bu durumda dava konusu kiralananın aile konutu olması halinde dahi fer’i müdahil talep eden eş takip tarihine kadar kiralayana bir bildirimde bulunmadığından kira sözleşmesinin tarafı haline gelmez. İcra takibinin haklılık durumu takip tarihi itibariyle değerlendirilebilir. Yukarıda izah edilen nedenler dikkate alınarak davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 1 /2 SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle,davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. |
![]() |
#7 |
|
![]() T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ E. 2022/1054 K. 2022/1010 T. 24.5.2022 DAVA : Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 08/03/2022 tarih ve 2022/22 Esas 2022/190 Karar sayılı dosyası üzerinden istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize intikal eden dosya incelendi: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: KARAR : DAVA ![]() İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda; "Davacının açtığı itirazın kaldırılması davasının KABULÜNE, takibin DEVAMINA, davacının tahliye talebinin kabulüyle davalı Serdal Üstel'in " Arapsuyu mahallesi, Kuşkavağı caddesi, 642. Sokak, Turkuaz Sitesi, A Blok, D:1 , Konyaaltı/Antalya" adresindeki mecurdan TAHLİYESİNE, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafça yapılan 117,70 TL başvuru harcı, 68,50- TL davetiye gideri olmak üzere toplam 186,20 TL nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacı bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maktu 1.700,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından yatırılan gider avansından kalan kısmın talep halinde karar kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine" şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Gerekçeli kararda icra hukuk mahkemesinin dar yetkili olması nedeniyle aile konutu iddiasını değerlendirilemeyeceğinin açıklandığını ancak derdest davanın bekletici mesele yapılmadığını, İlk derece mahkemesinin hem dar yetkili olmasından bahisle işbu iddialarının değerlendirilmemesi hem de işbu iddialarının değerlendirildiği genel yetkili mahkeme kararının sonucunun beklenmemesinin hatalı olduğunu, anılan kararda taraflarınca yapılan aile konutu işlemlerinin davanın açılmasından sonra yapılmasından bahisle değerlendirilemeyeceğine hükmedilse de yerleşik içtihatlar kapsamında verilen kararın kaldırılması gerektiğini, aile konutu şerhi ve kiralayana yapılan bildirimin açıklayıcı nitelikte olduğunu, kurucu, yenilik doğuran bir işlem olmadığını, kiralayanın sözleşme yaparken aileye kiraladığını zaten bildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinaf başvurusuyla ilgili verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu olayda tahliyeye konu taşınmazın davalı tarafından kiralandığını ve kira sözleşmesinin davalı tarafından imzalandığını, yine tahliye taahhüdünde bulunan tarafın da davalı olduğunu, taahhüdün yerine getirilmemesi sonucunda başlattıkları tahliye taahhüdüne dayalı icra takibinin tarihinin 12/10/2021 ve eldeki davanın tarihinin ise 10/01/2022 olduğunu, davalının eşinin TMK. 194/4. maddeye göre müvekkiline yapmış olduğu bildirimin tarihinin ise 03/02/2022 olup takip ve dava tarihinden sonra olduğunu, takip tarihine kadar bir bildirimde bulunmayan eşin takip tarihinden sonra bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı olmak istemesinin veya yine takip tarihine kadar aile mahkemesine başvurmamış eşin, takipten sonra aile mahkemesine dava açarak aile konutuna ilişkin tespit istemesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davalı tarafın verdiği istinaf başvurusu dilekçesinde belirtilen hususların herhangi bir hukuki dayanağının olmadığını belirterek istinaf istemlerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 01/01/2019 Başlangıç tarihli kira sözleşmesi, 30/09/2021 tanzim, 10/10/2021 tahliye tarihli tahliye taahhütnamesi, Antalya Genel İcra Dairesinin 2021/151278 Esas sayılı takip dosyası, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE: Davacı kiraya veren tarafından davalı kiracı hakkında tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılan icra takibine, davalı kiracının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın kaldırılması davasında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince; istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir. 2004 Sayılı İİK'nun 272. maddesinde ''Mukavelename ile kiralanan bir taşınmazın müddeti bittikten bir ay içinde mukavelenin icra dairesine ibrazı ile tahliyesi istenebilir. Bunun üzerine icra memuru bir tahliye emri tebliği suretiyle taşınmazın on beş gün içinde tahliye ve teslimini emreder. Tahliye emrinde: Kiralayanın ve kiracının ve varsa mümessillerinin isim, şöhret ve yerleşim yerleri ve mukavele tarihi ve kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair bir itirazı varsa yedi gün içinde daireye müracaatla beyan etmez ve itirazda bulunmaz veya kendiliğinden tahliye etmezse zorla çıkarılacağı yazılır'' düzenlemesi yer almaktadır. Yine İİK'nun 274. maddesinde ''İtiraz etmek isteyen kiracı itirazını tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya şifahen icra dairesine bildirir. Bu suretle yapılan itiraz tahliye takibini durdurur. 63, 64 ve 65. maddeler hükmü tahliye takiplerinde de caridir" düzenlemesi bulunmaktadır. İİK'nun 275. maddesinde ise "İtiraz vukuunda kiralayan icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Tahliye talebi noterlikçe res'en tanzim veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir mukaveleye müstenit olup da kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir vesika gösteremezse itiraz kaldırılır. Aksi takdirde itirazın kaldırılması talebi reddolunur. İtirazın kaldırılması üzerine tahliye ve teslim icra edildikten veya kaldırılma talebi reddolunduktan sonra kiracının veya kiralayanın umumi hükümlere göre mahkemeye müracaat hakları saklıdır. Mahkemede açılan davada icra takibi sırasında inkar olunan imzanın kendisine ait olduğu anlaşılan kiracı veya kiralayan yüzbin liradan beşyüzbin liraya kadar para cezasına mahkum edilir '' düzenlemesi bulunmaktadır. Son olarak İcra İflas Kanunu'nun 63.maddesi gereğince borçlu itiraz sebepleri ile bağlı olup, itirazın kaldırılması istemi ile açılan eldeki davaya cevabı ile itiraz sebeplerini genişletemez ve değiştiremez. Taraflar arasında 01/01/2019 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yine davacı kiraya veren 30/09/2021 tanzim, 10/10/2021 tahliye tarihli taahhütnameye dayanarak 12/10/2021 tarihinde icra takibi başlatmış, tahliye emri davalı kiracıya tebliğ edilmiş, davalı vekili icra müdürlüğüne süresinde sunduğu itiraz dilekçesinde tahliye taahhüdünde yazılı tarihe ve imzaya itiraz etmeksizin boş olarak verilen taahhütnamenin sonradan gerçeğe aykırı olarak doldurulduğuna yaklaşık iki sene önce yeni şartlarda sözleşmenin yenilendiğini, taşınmazın aile konutu olduğunu, taahhütnamede eşinin imzasının bulunmadığını belirterek itirazda bulunmuştur. Tahliye taahhüdüne dayalı icra takiplerinde, dayanak tahliye taahhüdünün adi yazılı olması halinde imzaya ve tarihe açıkça itiraz edilmesi gerekir. Davalı icra takibindeki itiraz dilekçesinde tahliye taahhüdü altındaki imzaya ve tarihe açıkça itiraz etmediğinden takipte dayanılan taahhüt tarafları bağlar. İİK.nun 275. maddesi gereğince kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir belge sunamamıştır. Davalı vekili her ne kadar; takibe konu tahliye taahhüdünü müvekkilinin eşinin bilgisi ve rızası dışında imzaladığını ve aile konutu olduğuna dair açtıkları davanın bekletici mesele yapılmadığını ileri sürmüş ise de, dava dışı eşin Aile Mahkemesine aile konutu şerhi verilmesi için başvurusunun icra takip tarihinden sonra olduğu anlaşılmaktadır. T.M.K.nın 194. maddesinde, konutun eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmış ise sözleşmenin tarafı olmayan eşin, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı haline geleceği düzenlenmiştir. Bu durumda dava konusu kiralananın aile konutu olması halinde dahi dava dışı eş takip tarihine kadar kiralayana bir bildirimde bulunmadığından (dava dışı eşin bildirimi takip tarihinden sonra) kira sözleşmesinin tarafı haline gelmez. İcra takibinde haklılık durumunun takip tarihi itibariyle değerlendirilmesi gerektiğinden mahkemece açılan davanın bekletici mesele yapılmaması da yerindedir.. ( Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 02/05/2018 tarih 2017/4794 esas 2018/11923 karar) Sonuç olarak mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yönde bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. SONUÇ : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın353/1-b.1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı gider avansından karşılandığı anlaşılan 67,50 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinaf yasa yoluna başvuran davalı üzerinde bırakılmasına, bakiye istinaf gider avansının talep halinde yatıran davalıya iadesine, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kesin nitelikte verilen dairemiz kararının ilk derece mahkemesince tebliğe çıkarılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK 364/1 maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/05/2022 Kazancı Elektronik ve Basılı Yay. A.Ş.ne ait Kazancı Hukuk Otomasyon veritabanından alınmıştır. |
![]() |
#8 |
|
![]() Merhaba tahliye tarihinden önce kira sözleşmesine taraf olmayan eş malike bildirim yaparak sözleşmenin tarafı haline geldi ve aynı zamanda aile konutu tespit davası açtı . Ancak malik sadece kira sozlesmesinde imzası olan kiraciya takip yaptı. Bu durumda icra hukukta takibin iptali ( imzası olmayan eş ) mi acilmali, tahliye taahhudunun iptaline icra hukuk mu yoksa imzası olan eşin itirazi üzerine dosyanın gideceği mahkeme mi karat verecek .
|
![]() |
#9 | |||||||||||||||||||||||
|
![]() Meslektaşım
Bu konuda nasıl bir sonuca vardıjız?
|
![]() |
Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk) | |
|
![]() |
||||
Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
Tahliye taahhüdü,aile konutu | omarsa | Meslektaşların Soruları | 5 | 21-09-2024 09:58 |
Tahliye taahüdü imza itirazı | avukat3392 | Meslektaşların Soruları | 2 | 16-09-2022 15:54 |
Aile konutu şerhi ve tahliye | resul babayiğit | Meslektaşların Soruları | 5 | 22-09-2015 16:45 |
Kira Tahliye Taahüdü | Av.Döndü Şahin | Meslektaşların Soruları | 1 | 14-06-2013 15:07 |
Aile Konutu-Kooperatif Hissesi-Tahliye Davası | mgb | Aile Hukuku Çalışma Grubu | 2 | 14-01-2011 01:46 |
Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir. |