Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

 Bilgi  [TCK. 69] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 69.– Madde metninde cezaya bağlı olan veya mahkemenin verdiği hükümde yer alan hak yoksunluklarının süresinin ceza zamanaşımı doluncaya kadar devam edeceği belirtilmiştir. Hükmolunmuş olan cezanın infazının gecikmesi, bu cezaya bağlı hak yoksunluklarının uygulanmasını engellemeyecektir. Ancak bu suretle doğan hak yoksunluklarının en fazla ceza zamanaşımı süresi doluncaya kadar devam edeceği maddede hüküm altına alınmıştır.
(Şerh No: 1094 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 15:37)

 Bilgi  [TCK. 68] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 68.– Tasarıda ceza zamanaşımı sürelerinin geçmesiyle cezaların “ortadan kalkacağı” belirtilmekteydi. Ancak yapılan değişiklikle, ceza zamanaşımı sürelerinin geçmesinin, cezayı ortadan kaldırmadığı, sadece bir infaz engeli oluşturduğu kabul edilmiştir.
(Şerh No: 1093 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 15:37)

 Bilgi  [TCK. 67] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 67.– Tasarının ilgili madde metni içerik olarak muhafaza edilmiştir. Ancak, “kamu davasının açılması” ibaresi yerine, “soruşturma, kovuşturma yapılması, kamu davasının açılması” ifadesi benimsenmiş ve bu suretle uygulamada çıkan aksaklıkların giderilmesi amaçlanmıştır.
(Şerh No: 1092 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 15:36)

 Bilgi  [TCK. 66] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 66.– Tasarının dava zamanaşımına ilişkin düzenlemesi esas itibarıyla muhafaza edilmiştir. Ancak, suçlar arasında cürüm ve kabahat ayrımı kaldırılmasına ve çeşitli ceza yaptırımlarına ilişkin getirilen yeni hükümlere paralel olarak madde metninin ifade biçiminde bazı değişiklikler yapılmıştır. Madde metnine yeni bir fıkra olarak, çocuklar açısından fiili işlediği sıradaki yaşı göz önünde bulundurulmak suretiyle ayrı zamanaşımı sürelerinin belirlenmesine ilişkin bir hüküm konulmuştur. Ta...
(Şerh No: 1091 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 15:36)

 Bilgi  [TCK. 65] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 65.– Hükûmet Tasarısındaki maddenin ikinci fıkrası değiştirilmiş ve maddeye üçüncü bir fıkra eklenmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında özel affın mahiyeti açık bir şekilde ortaya konulmuştur. Buna göre özel af ile sadece hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son verilebileceği, infaz kurumunda çektirilecek sürenin kısaltılabileceği veya para cezasına çevrilebileceği kabul edilmiştir. Bu sistemde özel af sadece hapis cezaları açısından kabul edilebilecektir. Maddenin üçüncü fıkrası...
(Şerh No: 1090 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 15:36)

 Bilgi  [TCK. 64] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 64.– Bu maddede yapılan düzenleme ile sanığın ölümü hâlinde kamu davasının düşürülmesi hüküm altına alınmıştır. Ancak niteliği itibarıyle müsadereye tabi eşya ve kazanç müsaderesine ilişkin yargılamaya -sanığın ölümüne rağmen devam edilmesinin mümkün olduğu hâllerde- devam edilip hasıl olan neticeye göre bir karar verilecektir. Hükümlünün ölümü henüz infaz edilmemiş hapis ve adli para cezasını ortadan kaldırır. Ancak adli para cezası kısmen veya tamamen infaz edilmiş ise artık Devletten g...
(Şerh No: 1089 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 15:36)

 Bilgi  [TCK. 70] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 70.– Bir güvenlik tedbiri olarak öngörülen müsadere açısından ayrı bir zamanaşımı süresi belirlenmiştir.
(Şerh No: 1088 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 15:35)

İİK'nın 331. maddesine muhalefet etmek suçundan dolayı yapılan yargılamada sanıkların, hacizde bulunamadığını iddia edilen malların İflas Müdürlüğü'nce teslim alınıp bilahare satıldığını, haczin yapıldığı adreste 5 şirketin faaliyet gösterdiği ve adreste görünen malların hepsinin kendi şirketlerine ait olmadığını savunmuş olması karşısında, bu savunmanın doğruluğu araştırılmalıdır.
(Şerh No: 1087 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 15:33)

İhtiyati haciz kararı üzerine icra takibinin başlatılmasından sonra yapıldığı anlaşılan kooperatif hisselerinin satışının muvazaalı ve alacaklının alacağını tahsile engel olacak nitelikte bulunup bulunmadığı ve haczedilen mevcut mal varlıklarının borcu karşılayıp karşılamadığı araştırılmadan ve karar tarihi itibariyle alacağın tahsil edilemediği de gözetilmeden hüküm kurulması yasaya aykırıdır.
(Şerh No: 1086 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 15:27)

İ.İ.K. 331. maddeden sanığa ceza verilebilmesi için, sanığın muvazaalı işlemlerle malvarlığını azaltıp azaltmadığı, borcu karşılamaya yetecek başkaca mal varlığının bulunup bulunmadığı, sosyal yaşantısı ve geliri ile orantılı harcama yapıp yapmadığı konusunda usulüne uygun inceleme yapılmalıdır.
(Şerh No: 1085 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 15:24)

İ.İ.K.nun 331. maddesine göre sanığa ceza verilebilmesi için, sanığın davranışı nedeni ile aleyhine aciz belgesi alınıp alınmadığı, borcunu karşılayacak miktarda başkaca menkul ve gayrimenkulu bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
(Şerh No: 1084 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 15:19)

Maddedeki Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa atıf sebebiyle, hukuken geçerli olan bir sözleşmeye mesnetle başlatılacak icra takibinde; sözleşmenin yerine getirileceği yer ve/veya sözleşmenin yapıldığı yer İcra Daireleri yetkilidir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer ilk önce tarafların açık veya zımni isteğine göre belirlenir. Bu hususun anlaşılamadığı hallerde sözleşmenin yerine getirileceği yer, Borçlar Kanununun 73. maddesine göre saptanmalıdır. HUMK m.10 daki "davalı veya vekilinin davanın a...
(Şerh No: 1083 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 15:08)

 Bilgi  [TCK. 63] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 63.– Maddeyle, mahkûmun suç nedeni ile şahsî hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran örneğin tutuklama gibi hâller nedeni ile geçirilen sürelerin mahkûmiyetten indirilmesi esası benimsenmiştir. Böylece teknik anlamda tutukluluk sayılmamakla beraber şahsî hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran tedbirlerin tümünün de tutukluluk gibi mahkûmiyet süresine mahsup edilmesi öngörülmüştür. Bu nedenle, madde metninde “hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller” ibaresi kullanılmıştır. Maddede “hü...
(Şerh No: 1082 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 15:05)

 Bilgi  [TCK. 62] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 62.– Takdiri indirim nedenlerinin varlığı durumunda Tasarıda kabul edilen indirim oranlarında kısmen değişiklik yapılmıştır. Ayrıca, takdiri indirim nedenlerinin neler olabileceği, sınırlı olmamak üzere ve örnekler şeklinde belirlenmiştir. Bunlar, maddenin ikinci fıkrasında failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar olarak belirlenmişlerdir. Bu nedenler, Hükûmet Tasarısında teme...
(Şerh No: 1081 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 15:05)

 Bilgi  [TCK. 61] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 61.– Maddede cezanın belirlenmesinde izlenecek yöntem düzenlenmiştir. Birinci fıkrada, temel cezanın belirlenmesinde hangi hususların göz önünde bulundurulacağı bentler hâlinde gösterilmiştir. Maddenin birinci fıkrasında temel cezanın belirlenmesinde göz önünde bulundurulacak hususlardan bazıları, özel suç tanımlarında cezanın artırılmasını veya azaltılmasını gerektiren nitelikli unsurlar olarak belirlenmiş olabilir. Bu durumda, söz konusu nitelikli unsurlar, birinci fıkraya göre temel c...
(Şerh No: 1080 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 15:04)

 Bilgi  [TCK. 60] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 60.– Anayasamızda da güvence altına alınan ceza sorumluluğunun şahsîliği kuralının gereği olarak sadece gerçek kişiler hakkında ceza yaptırımına hükmedilebilir. Ancak bu ilke, işlenen suç dolayısıyla özel hukuk tüzel kişileri hakkında güvenlik tedbiri niteliğinde yaptırımlara hükmedilmesine engel değildir. Bu nedenle maddede, özel hukuk tüzel kişileri hakkında hükmedilebilecek güvenlik tedbirlerinin tür ve koşulları düzenlenmiştir. Maddede öngörülen ilk güvenlik tedbiri, faaliyet iznin...
(Şerh No: 1079 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 15:04)

 Bilgi  [TCK. 59] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 59.– Madde metninde, bir güvenlik tedbiri olarak sınır dışı edilme düzenlenmiştir.
(Şerh No: 1078 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 15:03)

 Bilgi  [TCK. 58] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 58.– Kişinin daha önce işlediği suç nedeniyle belli bir cezaya mahkûm edilmiş olmasına rağmen suç işlemede gösterdiği kararlılıkla toplum açısından tehlikeliliğini ifade eden tekerrür, kişi hakkında hükmolunan cezanın infazı sırasında dikkate alınacak bir neden ve hatta, infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının nedeni olarak görülmüştür. Bu nedenle, tekerrür dolayısıyla kişinin cezasında artırma yapan sistemden vazgeçilmiştir. Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için,...
(Şerh No: 1077 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 15:02)

 Bilgi  [TCK. 57] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 57.– Maddede akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri düzenlenmiştir. Buna göre, fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişiler, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınırlar. Akıl hastaları ile ilgili güvenlik tedbiri açısından belli bir süre öngörülmüş değildir. Bu nedenle, güvenlik tedbiri, akıl hastasının toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde azalmasına kadar uygulanmaya devam edilecektir. Kusur yeteneği tam olarak kalkm...
(Şerh No: 1076 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 15:01)

 Bilgi  [TCK. 56] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 56.– Çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin nelerden ibaret olduğu ve bunların ne suretle uygulanacağı hususlarında çocuklarla ilgili kanun içeriğinde düzenleme yapılması uygun görülmüştür.
(Şerh No: 1075 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 15:01)

 Bilgi  [TCK. 55] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 55.– Maddede, suç işlemek yoluyla kazanç elde edilmesini engelleyecek etkin bir yaptırım olarak kazanç müsaderesine ilişkin düzenleme yapılmıştır. Bu düzenleme ile güdülen temel amaç, suç işlemek yoluyla kazanç elde edilmesinin önüne geçilmesidir. Bu nedenle yeni hükümde kazanç müsaderesi kapsamlı bir biçimde düzenlenmiş ve suç işlemek suretiyle veya suç işlemek dolayısıyla elde edilen ekonomik kazançların müsaderesi olanaklı hâle getirilmiştir. Böylece, kazanç müsaderesi, “karapara aklama...
(Şerh No: 1074 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 15:01)

 Bilgi  [TCK. 54] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 54.– Müsadere ve “suç nedeniyle mülkiyetin devlete geçmesi” başlığını taşıyan yaptırımlar Tasarıda “fer’i ceza” olarak düzenlenmiştir. Bilindiği üzere müsadere, bir şeyin mülkiyetinin devlete geçmesini sonuçlayan bir yaptırımdır. Bu nedenle müsadere yanında “suç nedeniyle mülkiyetin devlete geçmesi” adıyla ayrı bir yaptırım düzenlemesi, bilimsel açıdan doğru olmadığı gibi, kavram karışıklığına da yol açabilecektir. Ayrıca, Tasarıda müsadere yaptırımı bir “ceza” olarak öngörülmesine rağme...
(Şerh No: 1073 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 15:00)

 Bilgi  [TCK. 53] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 53.– İşlediği suç dolayısıyla toplumda kişiye karşı duyulan güven sarsılmaktadır. Bu nedenle, suçlu kişi özellikle güven ilişkisinin varlığını gerekli kılan belli hakların kullanmaktan yoksun bırakılmaktadır. Madde metninde, işlediği suç dolayısıyla kişinin hangi hakları kullanmaktan yoksun bırakılacağı belirlenmiştir. Ancak, bu hak yoksunluğu süresiz değildir. Cezalandırılmakla güdülen asıl amaç, işlediği suçtan dolayı kişinin etkin pişmanlık duymasını sağlayıp tekrar topluma kazandırıl...
(Şerh No: 1072 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 15:00)

 Bilgi  [TCK. 52] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 52.– Hâlen yürürlükte olan ve Hükûmet Tasarında da muhafaza edilen, para cezası sistemi, cezadan beklenen amaçları gerçekleştirmekten uzak kalmaktadır. Özellikle enflasyon nedeniyle Türk parasının değerinin düşmesi karşısında, para cezalarını artırmak için sık sık yapılan kanun değişikleri de, uygulamada çeşitli sorunlara yol açmaktadır. Bu sorunların giderilmesi için para cezasının miktarının belirlenmesinde “memur maaş katsayısı” veya “yeniden değerleme oranı” gibi ölçütlerin dikkate alı...
(Şerh No: 1071 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:59)

 Bilgi  [TCK. 51] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 51.– Madde metninde ertelemenin hukukî niteliği ve uygulama koşullarına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Bu düzenlemede, erteleme, bir koşullu af olmaktan çıkarılıp, ceza infaz kurumu hâline getirilmiş ve erteleme sadece hapis cezası bakımından öngörülmüştür. Ertelemede denetim süresi içerisinde hükümlü bakımından söz konusu olabilecek yükümlülükler açısından da bazı yenilikler getirilmiştir. Örneğin erteleme sadece mağdurun değil, kamunun uğradığı zararın da tamamen tazmini koşulu...
(Şerh No: 1070 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:58)

 Bilgi  [TCK. 49] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 49:- Madde metninde süreli hapis cezasının alt ve üst sınırları belirtilmiştir. Ancak, bir suç tanımına ilişkin kanuni düzenlemede bunun aksi kabul edilebilecektir. Buna göre, üst sınır kural olarak yirmi yıl olmakla birlikte, bir suç tanımına ilişkin kanuni düzenlemede bu sınırın üzerine çıkılabilmektedir. Diğer yandan, maddede hapis cezasının, kanunda ayrıca belli edilmeyen durumlarda alt sınırının bir ay olarak kabulü uygun görülmüştür. Tasarının bu maddeye tekabül eden 62. maddesi ...
(Şerh No: 968 - Ekleyen: Av.Neslihan MEMİŞOĞLU - Tarih : 20-11-2009 14:57)

 Bilgi  [TCK. 43] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 43.– “Müteselsil suç” yerine zincirleme suç kavramı benimsenmiştir. Zincirleme suç hâlinde aynı suçun birden fazla işlenmiş olması söz konusudur. Ancak, bu suçlar, aynı suç işleme kararı kapsamında işlenmektedirler, yani, bu suçlar arasında sübjektif bir bağ bulunmaktadır. Bu nedenle, kişiye bu suçların her birinden dolayı ayrı ayrı değil, bir ceza verilmekte ve fakat cezanın miktarı artırılmaktadır. Ancak, bu durumda cezanın artırım oranları Tasarıya göre yükseltilmiştir. Bir suçun aynı...
(Şerh No: 1069 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:55)

 Bilgi  [TCK. 39] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 39: Hükümet tasarısındaki ' fer'i iştirak' yerine yardım etme ifadesi benimsenmiştir. İçerik olarak tasarının 42. maddesine büyük ölçüde sadık kalınmıştır. Ancak, iştirake ilişkin olarak kabul edilen yeni sistemde, ' zorunlu fer'i iştirak ' olarak adlandırılan bir hükme gerek kalmadığından, maddenin ikinci fıkrasındaki bu hususa ilişkin hüküm metinden çıkarılmıştır.
(Şerh No: 963 - Ekleyen: Av.Neslihan MEMİŞOĞLU - Tarih : 20-11-2009 14:55)

 Bilgi  [TCK. 42] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 42.- Maddede biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması nedeniyle tek fiil sayılan ve doktrinde bileşik suç ( mürekkep suç ) olarak adlandırılan fiilin tanımı yapılmakta ve bu tür suçlarda, suçu oluşturan araç suçtan dolayı ayrıca ceza verilmeyeceği, dolayısıyla cezaların içtimaı hükümlerinin uygulanmayacağı açıkça belirtilerek bu konuda meydana gelen bir kısım yanlış uygulamaların bundan böyle giderilmesi amacı güdülmektedir. Esasen bu husus Yargıtay'ın son kararıyla ...
(Şerh No: 966 - Ekleyen: Av.Neslihan MEMİŞOĞLU - Tarih : 20-11-2009 14:49)

 Bilgi  [TCK. 36] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 36: Gerek icra hareketleri aşamasında, gerekse icra hareketlerinin bitmesinden sonra, failin suçu tamamlamaktan gönüllü olarak vazgeçmesini teşvik etmek modern suç politikasının temel araçlarından biridir. 765 sayılı Türk Ceza Kanununda sadece icra hareketlerinin devamı aşamasında kabul edilen gönüllü vazgeçme, icra hareketlerinin bittiği ancak neticenin meydana gelmediği olaylar bakımından da öngörülmüştür. Böylece suçun icrası sürecindeki bütün aşamalarda gönüllü vazgeçme mümkün hale gel...
(Şerh No: 962 - Ekleyen: Av.Neslihan MEMİŞOĞLU - Tarih : 20-11-2009 14:47)

 Bilgi  [TCK. 33] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 33: İşitme yeteneğine doğuştan sahip olmayan veya küçük yaşta bu yeteneği tamamen yitiren insanın algılama yeteneği yeterince gelişmez. Sağır ve dilsizin ceza sorumluluğunun belirlenmesinde, suç oluşturan fiili işlediği sıradaki yaşı, ölçü alınmıştır. Böylece, sağır ve dilsizlerle ilgili olarak, yaş küçüklerinin sorumluluk rejimine paralel bir düzenleme yapılmıştır. Ancak, sağır ve dilsizlerin algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği daha geç gelişebileceği düşüncesiyle, ayrı bi...
(Şerh No: 961 - Ekleyen: Av.Neslihan MEMİŞOĞLU - Tarih : 20-11-2009 14:47)

 Bilgi  [TCK. 27] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 27.– Madde ile ceza sorumluluğunu ortadan kaldıran nedenlerin hepsini kapsamına alacak surette sınırın kast olmaksızın aşılması hâli düzenlenmiştir. Sınır kasten aşıldığında, örneğin, meşru savunmada bulunan kişi vaki saldırıyı defetmek için saldırganı öldürmenin şart olmadığını bile bile ve sırf tecavüze uğramış olması fırsatından yararlanarak saldırganı öldürdüğü takdirde hukuka aykırılığın kalkmayacağı ve failin bu maddedeki herhangi bir ceza indiriminden yararlanamayacağı şüphesizdir...
(Şerh No: 950 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:45)

 Bilgi  [TCK. 28] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 28.– Yapılan değişiklikle, madde başlığında ve metninde yer alan “ikrah” sözcüğü yerine, korkutma sözcüğü konulmuştur.
(Şerh No: 954 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:45)

 Bilgi  [TCK. 29] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 29.– Maddede ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak haksız tahrik hâli düzenlenmiştir. Haksız tahrikin ana koşulu, yapılan haksız hareketin fail üzerinde bir hiddet veya şiddetli elem meydana getirmesi ve suçun işlendiği anda failin bu durumda bu etki altında bulunması olduğundan, madde söz konusu psikolojik hâlleri belirtecek biçimde kaleme alınmıştır. Gazap, aslında hiddetlenmeyi ifade eder; şedit bir elem deyimi psikolojik bakımdan aslında hareketsizliğe, pasifliğe yöneltici bir ...
(Şerh No: 965 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:45)

 Bilgi  [TCK. 26] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 26.– Maddenin birinci fıkrasında hakkın kullanılması hukuka uygunluk nedeni düzenlenmiştir. Bir hakkı kullanan kimsenin hukuka aykırı bir şekilde hareket etmiş sayılamayacağı, bilinen bir gerçektir. Bir hak, kanun, tüzük, yönetmelik, genelge gibi nizamlara dayanabilir ve hukuken tanınmış ve düzenlenmiş olmak kaydıyla, bir mesleğin icrasından da doğabilir. Burada hakkın doğrudan doğruya kullanılabilir olması aranacaktır. Eğer hak, bir mercie başvurarak kullanılabilecekse, artık buradaki...
(Şerh No: 949 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:43)

Fatura, İİK m.68 de sayılan mücerret borç ikrarını havi belgelerden değildir.
(Şerh No: 770 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:42)

 Bilgi  [TCK. 25] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 25.– Maddenin birinci fıkrasında bir hukuka uygunluk nedeni olarak meşru savunma düzenlenmiştir. Meşru savunma bakımından Tasarı şu koşulları saptamıştır: Bir kere her türlü hakka yönelik haksız bir saldırıya karşı meşru savunmanın söz konusu olduğu belirtilmiş ve böylece kurumun, bazen anlamsız ve sosyal gereklere aykırı düşecek derecede dar tutulmasının önüne geçilmesi istenilmiştir. Ayrıca, şu husus da belirtilmelidir ki, kişileri suç işlemekten caydıracak en etkin araçlardan birisi...
(Şerh No: 948 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:42)

 Bilgi  [TCK. 24] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 24.– Hükûmet Tasarısının “Kanunun hükmü ve amirin emri” başlıklı 27 nci maddesinin iki ve üçüncü fıkraları değiştirilmiştir. Hiyerarşik yapı içinde amirin verdiği emrin hukuka uygun olması hâlinde, verilen bu emrin yerine getirilmesi de hukuka uygun olacaktır. Amirin emri, hukuka aykırı olmasına rağmen, bu emir emredilen açısından bağlayıcı olabilir. Anayasamıza göre; kamu görevlileri, görevlerini ifa ederken amiri durumundaki kişilerden aldıkları emirleri hukuka aykırı bulmaları hâlinde, ...
(Şerh No: 947 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:42)

 Bilgi  [TCK. 23] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 23.– Kişi suç teşkil eden bir fiili işlerken, kastettiği neticeden daha ağır veya başka bir netice gerçekleşmiş olabilir. Bu gibi durumlarda netice sebebiyle ağırlaşmış suç söz konusudur. Örneğin, basit yaralamada bulunulmak istenirken, kişi görme, işitme yeteneğini yitirmiş olabilir. Yaralama fiili gerçekleştirilirken, genellikle bunun sonucunda ağır bir neticenin meydana gelebileceği düşünülür. Örneğin gözün, kulağın üzerine sert bir biçimde vuran kişi, bu yumruk neticesinde mağdurun gör...
(Şerh No: 946 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:41)

Belediyenin sorumluluğundaki karayollarının bakımı ve onarımı nedeniyle husule gelen zararlarda hizmet kusuru söz konusudur. Bu sebeple işbu davaların çözüm yeri idari yargıdır.
(Şerh No: 816 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:41)

Küçük adına açılan ticari işletme ile ilgili işlemlerde yasal temsilci ile küçüğün menfaati çakıştığında, küçüğün yasal tesilcileri tarafından kayyım tayini istenir.
(Şerh No: 815 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:41)

 Bilgi  [TCK. 22] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 22.– Madde metninde taksire ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Suçlar, kural olarak kasten işlenirler. Ancak, istisnaen taksirle işlenen belli fiiller de kanunlarda suç olarak tanımlanmaktadır. Taksirli suçların belirgin özelliği, icrai veya ihmali şekilde olabilen iradi hareketin varlığı ve kanunî tanımda yer alan unsurlardan birinin öngörülmemiş olmasıdır. Fakat bu öngörmemenin, “gerekli dikkat ve özen” yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla ortaya çıkması gerekir. Çünkü, gerekli dikkat...
(Şerh No: 943 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:40)

Ticari işletmesine ilişkin yer kiralaması halinde TTK m.20 ye göre de basiretli hareket etme yükümü olan tacir, kira sözleşmesinde kararlaştırılan teminatın tenkisini talep edemez.
(Şerh No: 813 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:40)

Taraflar arasında akdedilen sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça alacaklı ya akdin icrasını veya cezai şartı talep edebilir. Alacaklının seçimini cezai şarttan yana kullanması halinde borçlu tacir cezai şarttan tenkis talep edemez.
(Şerh No: 812 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:40)

Konut edinmek amacıyla kurulan ortaklık sıfatındaki Kooperatifin tacir sıfatı bulunmadığından fahiş görülen cezai şartın tenkisi gerekir.
(Şerh No: 791 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:40)

 Bilgi  [TCK. 19] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 19.– Türk hâkimi, yargılamak durumunda olduğu somut olayla ilgili olarak ancak Türk kanunlarını uygulamak görev ve yetkisine sahiptir. Bu nedenle, yabancı kanunun doğrudan doğruya yurt içinde uygulanması kabul edilemez. Aksi görüş, Devletin hâkimiyet ilkesiyle bağdaşmadığı ve Anayasaya aykırı olduğu gibi, uygulamada da pek çok güçlüğe ve hatta imkansızlığa sebep olur. Çünkü, yabancı ceza kanununun uygulanması, hem fiilin suç olarak tespitinde ve cezanın tayininde yabancı kanunun ölçü olara...
(Şerh No: 936 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:39)

İşveren tacir ile işçisi arasında akdedilen hizmet akdi ticari iş mahiyetinde olmadığından hizmet akdinde kararlaştırılan fahiş cezai şarttan indirim yapılabilir.
(Şerh No: 782 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:39)

 Bilgi  [TCK. 20] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 20.– Tasarının “Suçun faili” başlıklı maddesi değiştirilmiş olup, madde metninde Anayasamıza uygun olarak ceza sorumluluğunun şahsîliği kuralı vurgulanmıştır. Özel hukuk tüzel kişilerinin suç faili sayılıp sayılmaması ile işlenen bir suçtan dolayı bunlar hakkında bir yaptırıma hükmedilmesi sorununu birbirinden ayırmak gerekir. Suç ve ceza politikası gereği olarak ancak gerçek kişiler suç faili olabilir ve sadece gerçek kişiler hakkında ceza yaptırımına hükmedilebilir. Bu anlaşılış, Anaya...
(Şerh No: 938 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:39)

 Bilgi  [TCK. 21] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 21.– Kast, kişi ile işlediği suçun maddî unsurları arasındaki psikolojik bağı ifade etmektedir. Suçun kanuni tanımındaki maddî unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi, kastın varlığı için zorunludur. Suç tanımında yer almakla birlikte, fiilin ifade ettiği haksızlık üzerinde etkili olmayan koşulların gerçekleştiğinin bilinip bilinmemesi, kastın varlığı açısından önem taşımamaktadır. Örneğin objektif cezalandırılabilme koşulunun arandığı suçlarda bu koşulun veya şahsî cezasızlık s...
(Şerh No: 941 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:39)

Kural olarak tacirin sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın fahiş olduğundan bahisle tenkis talep hakkı yoksa da taraflar arasında kararlaştırılan cezai şart tacirin mahvına sebep olacaksa cezai şarttan makbul düzeyde indirim mümkündür.
(Şerh No: 774 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:39)

Tacirin, ticaretine ait faaliyetlerinde basiretli davranmak yükümlülüğü vardır.
(Şerh No: 601 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:38)

 Bilgi  [TCK. 16] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 16: Maddede, suç nerede işlenmiş olursa olsun, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen sürelerin aynı suçtan dolayı Türkiye'de yapılacak yargılama sonunda verilecek cezadan indirilmesi öngörülmüş, böylece adalet esaslarına uyulması sağlanmıştır.
(Şerh No: 867 - Ekleyen: Av.Neslihan MEMİŞOĞLU - Tarih : 20-11-2009 14:38)

 Bilgi  [TCK. 17] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 17.– Hükûmet Tasarısının 16 ncı maddesinde yabancı ülkede verilmiş mahkûmiyet kararına bağlı hak yoksunluklarının Türkiye’deki etkisi düzenlenmiştir. Yürürlükteki kanunun 8 inci maddesinin tekrarı olan bu hüküm, düzenlemesi itibarıyla adalet esasına göre uygulanabilirliği olan bir hüküm değildir. Gerçekten yabancı bir mahkeme tarafından hükmolunmuş olan cezaya, bu kararın verildiği ülke hukukunda bağlanmış olan hak yoksunluklarını esas alan düzenlemeler, sağlıklı bir sonuç vermekten uzaktı...
(Şerh No: 934 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:38)

Tacirler arasında vukuu bulan haksız fiil nedeniyle ikame edilecek tazminat davası hakkında.
(Şerh No: 338 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:38)

Karşı tarafa gönderilen ihtarnamede "temerrüt faizi" de talep edileceği bildirilmiş ve tazminatın niteliği de uygunsa "olay tarihinden itibaren" temerrüt faizine hükmedilmesi gereği hakkında.
(Şerh No: 337 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:37)

 Bilgi  [TCK. 18] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 18.– Geri vermeye ilişkin koşullar, Türkiye’nin çeşitli devletlerle imzalamış bulunduğu iki taraflı sözleşmeler ile Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesinde belirlenmiştir. Ancak, buna rağmen geri vermeye ilişkin asgari şartların, iç hukuk düzenlemesi olan kanunla belirlenmesi, uygulamada tek düzeliği sağlama açısından önem taşımaktadır. Geri verme taleplerinin hangi usul ve esaslara göre yerine getirileceği, sözleşmelerde genellikle düzenlenmemekte, taraf devletlerin iç hukukuna bır...
(Şerh No: 935 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:37)

Tacir olan tarafların akdettiği sözleşmede aylık %10 tememrrüt faizi ödenmesi kararlaştırılmışsa işbu oranın uygulanması gerektiği hakkında.
(Şerh No: 336 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:37)

 Bilgi  [TCK. 14] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 14: 11 ve 12 inci maddelerde suçun hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektirmesi bir soruşturma koşulu olarak gösterilmiştir. Hapis ve adli para cezasından birinin uygulanması hakimin takdirine bağlı bulunan seçimlik cezalı fiiller, genellikle vehamet arzetmeyen suçlardan olduklarından, yabancı ülkede işlenmeleri halinde soruşturma ve kovuşturma koşulunun gerçekleşmemiş sayılacağı maddede belirtilmiştir.
(Şerh No: 863 - Ekleyen: Av.Neslihan MEMİŞOĞLU - Tarih : 20-11-2009 14:37)

Ticari işe ilişkin davada davacı tarafça oran belirtilmek suretiyle istenen ticari faiz istemi, yasal faiz oranından yüksek ise; davacının avans faizi talep ettiği kabul edilmelidir.
(Şerh No: 335 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:37)

Senedin sahteliği iddia olundukta imza incelemesi senedin aslı üzerinde yaptırılmalıdır.
(Şerh No: 222 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:36)

 Bilgi  [TCK. 15] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 15: Ceza miktarının soruşturma koşulunu oluşturduğu hallerde, suçun ilgili olduğu kanun maddesindeki cezaya mı, yoksa iddia çerçevesinde kanuni ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler de göz önüne alınmak suretiyle bulunacak olan cezaya mı itibar edileceği hususuna açıklık getirilmesinde, uygulama bakımından yarar bulunduğu düşünülmüş ve bu gibi hallerde, soruşturma aşamasında ileri sürülen kanuni ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ile, kanuni hafifletici nedenlerin yukarı sınırı göz önün...
(Şerh No: 866 - Ekleyen: Av.Neslihan MEMİŞOĞLU - Tarih : 20-11-2009 14:36)

Borçlu tarafından alacaklıya yapılan ödemelerin kambiyo senedi dışında başkaca bir borçtan kaynaklandığını iddia eden alacaklı, bu iddiasını kanıtlamalıdır
(Şerh No: 221 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:36)

 Bilgi  [TCK. 13] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 13.– Madde metninde, belli suçların yabancı bir ülkede işlenmesi durumunda, failin Türk vatandaşı veya yabancı olmasına bakılmaksızın, Türkiye’de Türk kanunlarına göre yargılama yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Birinci fıkranın (a) bendine göre, İkinci Kitap, Birinci Kısım altındaki 1) “Soykırım” başlıklı Birinci Bölümde, 2) “Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti” başlıklı İkinci Bölümde yer alan suçlar ile; (b) bendine göre, İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki 1) “Devletin ...
(Şerh No: 933 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:36)

Çekin istirdadı davasında "kötüniyet iddiası"nın tanıkla ispatı mümkündür.
(Şerh No: 220 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:36)

Hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatılan borçlu, ödeme emrine karşı itiraz etmediği ve "zamanaşımı def'i"nde bulunmadığı takdirde; kambiyo senedinin takipten önce zamanaşımına uğradığından bahisle "menfi tespit davası" ikame edemez.
(Şerh No: 219 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:35)

Türkiye dışında keşide edilen ve muhatabı bankanın da yabancı bir banka olduğu çeklere bu yabancı ülkede mer’i mevzuattaki zamanaşımı süresi uygulanmalıdır (Bkz. MÖHUK m.1-2).
(Şerh No: 207 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:35)

İhtiyati haciz kararı, TTK nda tahdidi olarak sayılan zamanaşımını kesen sebeplerden biri değildir.
(Şerh No: 206 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:34)

TTK m.662’de zamanaşımını kesen nedenlerden biri olarak belirtilen “dava açılması” konusunda sadece davanın ikamesinden bahsedilip alacaklı ve/veya borçlunun açtığı davadan bahsedilmediği için; zamanaşımını kesen dava açılması hususunda sadece alacaklının açtığı davanın mı yoksa borçlunun açtığı davanın da veya her ikisinin ikame ettiği davanın mı esas alınacağı doktrinde ve Yargıtay kararlarında tartışmalıdır. Borçlunun ikame ettiği menfi tespit davasının da zamanaşımını kesen nedenlerden biri...
(Şerh No: 204 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:34)

Bir kambiyo senedi olan "çek" in, bono ve poliçeden farklı olarak "hamiline" düzenlenebileceği hakkında (Bkz. TTK m.703)
(Şerh No: 192 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:33)

Senedin bono vasfında olabilmesi için kayıtsız, şartsız muayyen bir bedelin ödenmesi vaadini içermesi gerekir. Aksi nitelikte senet, bono sayılamayacağından ciro yoluyla devredilemez.
(Şerh No: 191 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:33)

Bono düzenleyen kişinin işbu bonoyu tanzim ve imza ettiği tarihte hukuki ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılması gereği hakkında
(Şerh No: 168 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:33)

Ticari mümessil sıfatını haiz kişinin ticari işletme adına çek keşide etmesi halinde, mümessilin Ticaret Sicilinde tescil edilip edilmediğine bakılmaksızın, ticarethane çekten dolayı mes’uldür. TTK nda temsil konusunda bir hüküm olmadığından Borçlar Kanununun temsile ilişkin hükümleri uygulanır (İnceleyiniz: TTK m.590 ve m.690).
(Şerh No: 166 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:32)

 Bilgi  [TCK. 11] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 11.– Türk vatandaşının yabancı ülkede işlemiş bulunduğu suçtan dolayı Türkiye’de yargılanabilmesi için belli koşulların gerçekleşmesi gerekir. Bu koşullar, maddenin birinci fıkrasında belirlenmiştir. Bunun için, failin Türk vatandaşı olması ve Türkiye’de bulunması gerekir. Failin Türkiye’de bulunması, bir kovuşturma şartı niteliğindedir. Vatandaşın yurt dışında işlediği suç dolayısıyla Türkiye’de Türk kanunlarına göre cezalandırılabilmesi için, bu suçun Türkiye’de kovuşturulabilir bir su...
(Şerh No: 931 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:32)

Çeklerin zayii nedeniyle iptali istemli ikame olunan dava devam ederken; zayii iddia edilen çeklerin ibraz edilmesi halinde, davacıya “istirdat” davası ikame etmesi için münasip bir süre verilmesi gerektiği hakkında
(Şerh No: 164 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:32)

 Bilgi  [TCK. 10] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 10.– Maddeyle, yabancı ülkede Türkiye namına memuriyet veya görev yapan kişilerin, yabancı memlekette bu memuriyet ve görevlerinden dolayı bir suç işlemeleri hâlinde Türkiye’de yargılanacakları belirtilmiştir. Bu gibi memur ve görevliler hakkında yabancı ülkede yargılama yapılmış ve hüküm kurulmuş olması Türkiye’de suçun türüne, cezanın ağırlığına, suçtan zarar görenin uyruğuna ilişkin başkaca bir koşul aranmaksızın yeniden yargılama yapılmasına engel değildir. Ancak, bu durumda mahsup işl...
(Şerh No: 930 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:31)

Taraflarca akdedilen sigorta poliçesi ile TTK m.1278 de belirlenen 2 yıllık zamanaşımı süresinin işlemeye başlayacağı "an"ın değiştirilmesi ve buna bağlı olarak zamanaşımı süresinin uzatılmış sayılacağı; sigorta poliçesi maddesinin kabulü gereği hakkında.
(Şerh No: 128 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 14:31)

 Bilgi  [TCK. 12] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 12.– Maddeyle, bir yabancının yabancı ülkede işlediği bazı suçlardan dolayı Türkiye’de ne gibi koşullarla yargılanabileceğine ilişkin hükümler getirilmiştir. Maddede, yabancının yabancı ülkede işlediği suç bakımından iki durumu birbirinden ayırarak ayrı esaslara bağlanmıştır. Yabancı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında Türk kanunlarına göre aşağı sınırı bir yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçu, yabancı memlekette Türkiye’nin zararına işlediği takdirde yabancı ülkede bu...
(Şerh No: 932 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:31)

 Bilgi  [TCK. 9] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 9: Hükümet tasarısında, Türkiye'de işlediği suçtan dolayı, yabancı ülkede hakkında hüküm verilmiş olan yabancı ile, vatandaş arasında yabancı lehine bir ayırım öngörülmüştü. Anayasa'da güvence altına alınan eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı düşüncesiyle, madde metninde yapılan değişiklikle, bu ayırım ortadan kaldırılmıştır. Keza, maddenin ' Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşme hükümleri saklıdır ' şeklindeki ikinci fıkrası hükmü, yukarıdaki maddenin gerekçesinde belirtilen düşün...
(Şerh No: 862 - Ekleyen: Av.Neslihan MEMİŞOĞLU - Tarih : 20-11-2009 14:30)

 Bilgi  [TCK. 8] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 8.– Mülkîlik ilkesinden ve ceza kanunlarının millî egemenliğin bir sonucu oldukları kuralından hareketle, Türkiye’de işlenen suçlar hakkında sanığın ve mağdurun uyrukluğuna bakılmaksızın Türk kanunlarının uygulanacağı maddede açıkça belirtilmiştir. Ayrıca Türk kanunlarının uygulanması bakımından Türk Ülkesinin anlamı açıklanmış ve Türk kara ve hava sahaları ile karasularında işlenen suçların Türkiye’de işlenmiş sayılacakları belirtilmiştir. Karasularının anlamı buna ilişkin Kanuna göre b...
(Şerh No: 926 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:29)

 Bilgi  [TCK. 7] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 7.– Madde, kanunun zaman bakımından uygulanmasına ilişkindir. Lehe olan kanunun uygulanacağı kuralı muhafaza edilmiştir. Yürürlükteki usul hükümleri, kesinleşmiş hükümler hakkında lehe olan yeni kanunun nasıl uygulanacağını göstermek bakımından yeterli görülmüştür. İkiden çok kanunun değişmesi hâlinde bunlardan hangisi daha lehte ise onun uygulanacağını belirtmek maksadıyla maddenin ikinci fıkrası kaleme alınmıştır. Maddenin üçüncü fıkrasında güvenlik tedbirleri hakkında, infaz usul ve ...
(Şerh No: 924 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:27)

 Bilgi  [TCK. 6] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 6.– Bu madde metninde, kanunda kullanılan bazı kavramlar tanımlanmaktadır. Suçta ve cezada kanunilik ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmaması dolayısıyla, “kadın” ve “örgüt” tanımları Tasarı metninden çıkarılmıştır. Tekerrüre ilişkin olarak sistem değişikliği yapıldığı için “Aynı türden suç” tanımı ve ayrıca, tanımlanmasına gerek görülmemesi nedeniyle “Cebir ve şiddet” tanımı metinden çıkarılmıştır. Kişinin vatandaşlığının belirlenmesinde 11.2.1964 tarihli ve 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Ka...
(Şerh No: 922 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 14:25)

Adli tatilde bakılamayacak olan davalarla ilgili olarak Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu tarafından belirlenen sürelerin son günü adli tatile rastladığı takdirde, bu süreler, adli tatilin bittiği günden itibaren yedi gün uzatılmış sayılır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 177. maddesinde öngörülen yedi günlük uzama, sadece sürenin adli tatil içerisinde bitmesi, eş söyleyişle, sürenin son gününün adli tatil içerisinde kalması halinde mümkündür. Buna karşılık, sürenin son günü adli tatilin bitim...
(Şerh No: 1025 - Ekleyen: Av.Naim DEMİRCİ - Tarih : 20-11-2009 14:14)

Bir tacirin borçlarının ticari olması kuraldır. Avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletmesi ile ilgili olması yeterlidir. Ayrıca alacaklının da tacir olması gibi bir zorunluluk söz konusu değildir.
(Şerh No: 1066 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 20-11-2009 14:03)

Keşidecisinin şirket olduğu senette, şirket ve şirket temsilcisi olarak aynı kişinin iki imzası olması halinde işbu imzalardan birinin şirket temsilcisinin şahsı adına atıldığı kabul edilir. Lakin şirketi ilzama yetkili temsilcinin, 690. maddede poliçelere ilişkin 585. maddeye atıf olmadığından, kendi adına bono tanzimi mümkün değildir. Bu halde senet, bono vasfını yitirir.
(Şerh No: 1068 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 12:28)

 Bilgi  [TTK. 662] Borçlu tarafından alacaklı aleyhine açılan menfi tespit davasının kambiyo senetlerinde zamanaşımı süresine etkisinin olup olmadığı daha doğru deyişle TTK 662.maddesindeki dava açılması tabirine borçlunun açtığı menfi tespit davasının da dahil edilip edilemeyeceği doktrin hatta Yargıtay kararlarında tartışılan bir konudur.Bir görüşe göre borçlunun açtığı menfi tespit davası zamanaşımını kesmez.Bu görüşün dayanaklarından birisi BK 133.maddesine göre özel nitelikte olan TTK 662.maddede düzenlenen d...
(Şerh No: 970 - Ekleyen: Av.Onur ÖMEROĞLU - Tarih : 20-11-2009 12:23)

The present Convention shall be open for signature by all States.
(Şerh No: 1022 - Çeviren: Av.Elvan AKKAYA - Tarih : 20-11-2009 12:12)

Maddede poliçelere ilişkin düzenlemeyi havi Kanunun 585. maddesine atıf olmaması sebebiyle bonoda, kendi emrine bono tanzimi mümkün değildir. Eş deyişle bonoyu tanzim eden kendisini lehdar göstermişse senet, bono vasfında kabul edilemez. Ayrıca lehdar hanesinde bir düzeltme söz konusu ise bu düzeltmenin keşideci tarafından paraf ve/veya imzalanması gereklidir. Aksi halde bu düzeltme de geçerli değildir.
(Şerh No: 1067 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-11-2009 12:09)

 Bilgi  [İİK. 71] İcra takibi yapılması ile kesilen zamanaşımı süresi,icra takip prosedürü içerisinde alacaklının icra takibini ileriye götürmeye yönelik bir diğer deyişle alacağını tahsile yönelik her talebiyle kesilip yeniden işlemeye başlayacaktır.Talep yanında talebi tamamlayan muamele ile de sürenin kesilip yeniden işlemeye başladığı kabul edilmektedir.Örneğin ödeme emri tebliği talebi ile kesilen zamanaşımı süresi bu talebi tamamlayan muamele olan ödeme emri tebliği ile kesilip yeniden işlemeye başlar.Takib...
(Şerh No: 920 - Ekleyen: Av.Onur ÖMEROĞLU - Tarih : 20-11-2009 10:34)

 Bilgi  [TCK. 5] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 5.– Özel ceza kanunlarında ve ceza içeren kanunlarda suç tanımlarına yer verilmesinin yanı sıra, çoğu zaman örneğin teşebbüs, iştirak ve içtima gibi konularda da bu Kanunda benimsenen ilkelerle çelişen hükümlere yer verilmektedir. Böylece, ceza kanununda benimsenen genel kurallara aykırı uygulamaların yolu açılmakta ve temel ilkeler dolanılmaktadır. Tüm bu sakıncaların önüne geçebilmek bakımından, ayrıca hukuk uygulamasında birliği sağlamak ve hukuk güvenliğini sağlamak için; diğer kanunla...
(Şerh No: 921 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 10:24)

 Bilgi  [TCK. 4] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 4 – Tasarıda, kişinin bir fiilin hukuk düzenince yasaklandığına ilişkin kaçınılamayacak hatası dikkate alınmamaktaydı. Anayasamızda güvence altına alınan kusur ilkesiyle açık biçimde çelişen bu durumun düzeltilmesi zorunluluğu nedeniyle maddeye ikinci fıkra eklenmiştir. Bu hükümle, kişinin işlediği fiilden dolayı kusurlu ve sorumlu tutulabilmesi için, bu fiilin bir haksızlık oluşturduğunu bilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre, kişi, işlediği fiilin hukuken kabul görmez bir davran...
(Şerh No: 864 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 20-11-2009 10:23)

 Bilgi  [TCK. 3] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 3.– Suç işlenmesiyle bozulan toplum düzeninde adaletin sağlanması için suç işleyen kimseye uygulanacak ceza hukuku yaptırımlarının haklı ve ölçülü olması gerekir. Çünkü ancak haklı ve suçun ağırlığıyla orantılı bir yaptırım ile suç işleyen kişinin bu fiilinden pişmanlık duyması sağlanabilir ve yeniden topluma kazandırılması söz konusu olabilir. Yine bireylerin hukuka olan güvenlerinin pekişmesi ve cezanın caydırıcılık etkisinin doğru biçimde gösterilebilmesi için de ceza hukukunun temel il...
(Şerh No: 773 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 10:22)

 Bilgi  [TCK. 2] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 2.– Kanunun amacına ilişkin maddesinde ifade edilen kişi hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınabilmesi için, hangi fiillerin suç teşkil ettiğinin kanunda açık bir şekilde belirlenmesi gerekir. Aynı şekilde, suç işlenmesi dolayısıyla verilecek ceza ve tedbirlerle, cezaya mahkûmiyetin hukukî sonuçları ve bu yaptırımların süre ve miktarlarının da kanunla düzenlenmesi zorunludur. Anayasamızda da ifade edilen ve evrensel nitelikteki “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesinin gereği olarak su...
(Şerh No: 772 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 10:21)

 Bilgi  [TCK. 1] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 1.– Ceza kanunları bireyin hak ve özgürlüklerine derin biçimde müdahale eden yaptırımları içermektedir. Bu nedenledir ki bir ülkedeki ceza kanununa hâkim felsefe, değer ve ilkeler, o ülkedeki siyasî rejimin niteliğini gösterir. Nitekim tarihte ve günümüzde totaliter devletler, ideolojilerini benimsetmek ve rejimi ayakta tutmak için ceza kanunları yoluyla kişi hak özgürlüklerini ya geniş biçimde sınırlandırmışlar ya da ortadan kaldırmışlardır. Demokratik hukuk devletleri ise ceza kanunların...
(Şerh No: 81 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 10:20)

 Bilgi  [TCK. 50] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 50.– Belli bir süreyle hapis cezasına mahkûm olmak, cezanın uyarı fonksiyonunu ve kişinin etkin pişmanlık duymasını sağlayabilir. Kişi, gördüğü eğitim, yaşadığı sosyal çevre, psişik ve ahlakî eğilimleri itibarıyla tesadüfi suçlu özelliği taşıyabilir. Bu kişilerin mahkûm oldukları cezanın infaz kurumunda çektirilmesi toplum barışı açısından bir zorunluluk göstermeyebilir. Ayrıca, kısa süreli hapis cezalarının infaz kurumunda çektirilmesinin doğurduğu sakıncalar nedeniyle, kısa süreli hapis ...
(Şerh No: 1065 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 10:17)

 Bilgi  [TCK. 48] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 48.– Maddeyle, müebbet hapis cezası ayrı bir ceza olarak getirilmekte ve tanımlanmaktadır. Hapis cezasının bir infaz rejimi olan koşullu salıvermenin ilgili kanun ve tüzükte düzenlenmesi gerektiği düşüncesiyle, Tasarının bu hükme karşılık gelen 61 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki koşullu salıvermeye ilişkin hüküm metinden çıkarılmıştır.
(Şerh No: 1064 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 10:13)

 Bilgi  [TCK. 47] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 47.– Hukuk sistemimizde ölüm cezası kaldırılmıştır. Bunun yerine, sıkı güvenlik rejimine göre çektirilecek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası kabul edilmiştir. Sıkı güvenlik rejiminin içeriğinin neler olacağı cezaların infazına ilişkin kanun ve tüzükte gösterilecektir. Bir cezanın ne suretle infaz edileceğinin ilgili kanun ve tüzükte düzenlenmesi gerektiği düşüncesiyle, Tasarının bu hükme karşılık gelen 60 ıncı maddesindeki bu cezanın infazına ilişkin hükümler metinden çıkarılmıştır.
(Şerh No: 1063 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 10:08)

 Bilgi  [TCK. 46] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 46.– Tasarıdaki hapis cezasıyla ilgili ayırım korunmuştur. Ancak, dil ve ifade bütünlüğünü sağlayabilmek için, madde metni yeniden formüle edilmiştir. Kabahatlerin Tasarıdan çıkarılması nedeniyle “hafif hapis cezası”na metinde yer verilmemiştir.
(Şerh No: 1062 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 10:06)

 Bilgi  [TCK. 45] MADDE GEREKÇESİ
Kabahatlerin ceza kanunundan çıkarılmasının kabul edilmesi, tasarıda benimsenen yaptırım sistem ve türlerinin değişmesini sonuçlamıştır. Suç karşılığı olarak uygulanabilecek yaptırımlar, ceza ve güvenlik tedbirleri olarak belirlenmiştir. Ceza olarak ise sadece hapis ve adli para cezası uygulanacaktır. Böylece cezalar bakımından sade, basit ve uygulanması kolay bir sistem oluşturulmuştur. Bir suç karşılığında kanunda ceza olarak sadece hapis cezası öngörülebileceği gibi, hapis cezası adli pa...
(Şerh No: 967 - Ekleyen: Av.Neslihan MEMİŞOĞLU - Tarih : 20-11-2009 10:02)

Şirket ortakları, yönetim kurulu üyesinin eylemi dolayısıyla zarar gördüklerini iddia etmişlerdir. Bu itibarla, T.T.K.nun 341. maddesi uygulanmaksızın koşullarının oluşması halinde ortakların yönetim kurulu üyesi aleyhine dava açabilmeleri mümkün görüldüğünden yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
(Şerh No: 1059 - Ekleyen: Av.Mehmet Fahri AYDEN - Tarih : 20-11-2009 10:02)

 Bilgi  [TCK. 44] MADDE GEREKÇESİ
MADDE 44.– Madde metninde, farklı neviden fikri içtima düzenlenmiştir. Kişi, işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşumuna neden olabilir; ancak non bis in idem kuralı gereğince bu fiilden dolayı ancak bir defa cezalandırılabilir. Gerçekleştirdiği fiilin birden fazla farklı suçun oluşumuna neden olması durumunda, failin bu suçlardan en ağır cezayı gerektiren suç nedeniyle cezalandırılması yoluna gidilmelidir. Böylece, bir fiilden dolayı kişinin birden fazla cezalandırılmasının önün...
(Şerh No: 1061 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 20-11-2009 10:00)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,12381291 saniyede 10 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.