![]() |
|
![]() |
|
|||||||
| Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun] |
|
|
|
#1 |
|
|
Öncelikle herkesin 2026 yılını kutlarım.
Ceza alanında çalışmayan bir avukat olarak, karşılaştığım bir dosya hakkında siz değerli meslektaşlarımın görüşlerine başvurmak istedim. Müvekkilim, alkolün etkisi altındayken, evinde ruhsatsız olarak bulundurduğu silah ile balkona çıkarak 4 el havaya ateş etmiştir. Olay üzerine yapılan ihbar sonucunda kolluk kuvvetleri müvekkilin ikametini tespit etmiş, arama kararı alınarak eve girilmiştir. Arama neticesinde müvekkilin evinde 1 adet Glock marka tabanca ve mutat sayıda mermi ele geçirilmiş, ayrıca olay yerinde 4 adet boş kovan bulunmuştur. Müvekkil, gerek kolluk ifadesinde gerekse Sulh Ceza Hâkimliği huzurunda; söz konusu ruhsatsız silahın kendisine ait olduğunu, yaklaşık 5 yıl önce tanımadığı bir şahıstan satın aldığını, silahla herhangi bir kişiyi hedef almadan havaya ateş ettiğini beyan etmiştir. Müvekkilin adli sicil kaydı bulunmamaktadır. Tüm bu hususlara rağmen müvekkil hakkında tutuklama kararı verilmiştir. Bu aşamada siz değerli meslektaşlara sorularım şunlardır: Somut olayda, müvekkilin hukuki durumunun; 6136 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi kapsamında “Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahları (…) satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.” olarak mı, yoksa Aynı Kanun’un 13/3. maddesi kapsamında “Bu Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlar dışındaki ateşli silahın bir adet olması ve mutat sayıdaki mermilerinin ev veya işyerinde bulundurulması hâlinde verilecek ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adlî para cezasıdır.” olarak mı değerlendirilir. Müvekkile isnat edilen iki suç da katalog suç niteliğinde değildir. TCK m.170 uyarınca genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçunun 24.12.2025 tarihinde gelen yargı paketiyle ağırlaştırıldığını biliyorsunuz. Ancak somut olay 19.12.2025 tarihinde gerçekleştiğinden, lehe olan eski hükümlerin uygulanmak zorunda. Bu çerçevede, balistik raporunun dosyaya girmesinden sonra, müvekkil yönünden tutuklu yargılamayı gerektirir bir durum kalmayacağı, en azından tutukluluğun gözden geçirilmesi aşamasında tahliye kararı verilmesi ihtimalinin yüksek olup olmadığı hususundaki görüşlerinizi rica ederim. Son olarak TCK m.170 genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu, seri muhakemeye tabi bunun için seri muhakeme yapılması zorunlu değil mi? |
![]() |
| Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk) | |
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| 4320 Sayılı Kanun Uyarınca Verilen Koruma Kararına İtiraz | imsel | Meslektaşların Soruları | 1 | 07-04-2017 10:24 |
| 6284 Sayılı Ailenin Korunması Hakkındaki Kanun Uyarınca Verilen Zorlama Hapsine Adli Tatilde İtiraz Süresi | Gökhan Hanikoğlu | Meslektaşların Soruları | 1 | 01-09-2016 16:51 |
| 4320 Sayılı Kanun Uyarınca Verilen Koruma Kararına İtiraz Süresi | Adalet34 | Meslektaşların Soruları | 4 | 15-04-2014 11:20 |
| Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir. |