![]() |
|
![]() |
|
|||||||
| Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun] |
|
|
|
#1 |
|
|
Meslektaşlar merhaba, görüşlerinizi rica ettiğim bir dosya var:
Müvekkil A ve arkadaşı B hakkında bir kavga olayı nedeniyle kasten yaralamadan kovuşturma yapılmış. Mağdur C yönünden TCK 86/1, 86/3-e, 86/1-d kapsamında B’ye 3 yıl 1 ay hapis cezası verilmiş. Mağdur D yönünden ise basit yaralamadan HAGB kararı verilmiş. Karar istinaf edilmeden kesinleşmiş. Müvekkil A yargılamada kendisini avukatsız temsil etmiş. Diğer sanık B de kendini avukatsız temsil etmiştir. Sanık B ilk celseye katılmış, 2 celseye katıldıktan sonra diğer iki celseye katılmamış ve mahkemenin de zorla getirme kararı bulunmamaktadır. Buna rağmen, esas hakkında savunmaları alınmadan ve son sözleri sorulmadan hüküm kurulmuş. Ayrıca sanık B’nin bağışık tutulma talebi de bulunmuyor. Bu durumda savunma hakkının ihlal edildiğini, özellikle CMK 216 kapsamında son söz verilmeden hüküm kurulmasının usul hatası olduğunu düşünüyoruz ve kanun yararına bozma yoluna gitmeyi değerlendiriyoruz. Ancak dosya kesinleşmiş durumda ve infaz süreci başlamış. Kanun yararına bozma yoluna başvurulması halinde: * Bu somut olayda usulden bozma ihtimalini nasıl değerlendirirsiniz? * Usul yönünden hatanın diğer sanık B’nın savunmasının alınmamasından kaynaklandığı göz önüne alındığında, sanık A müdafii olarak yine usul yönünde kanun yararına bozmaya gidebilir miyiz? * İnfazın durmasını istiyoruz. Kanun yararına bozma başvurusunda infaz durur mu? * Süreç ortalama ne kadar sürüyor? (Müvekkilin cezası kaba hesapla yaklaşık 6–7 ayda infaz edilecek görünüyor. Kanun yararına bozma kararı gelene kadar cezasını infaz etmiş olma ihtimali yüksek.) Ayrıca kararda: “TCK 87/1 son cümle maddesi gereğince verilecek ceza 5 yıldan az olamayacağından sanıkların 5 yıl hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına” şeklinde yazılmış. Bu durumda alt sınır 5 yıl ve üzeri kabul edileceğinden, CMK 150 kapsamında müdafi ile temsil zorunluluğu yok muydu? Bu çerçevede özellikle uygulama tecrübesi olan meslektaşların görüşlerini rica ederim. |
![]() |
| Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk) | |
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| kanun yararına bozma | Avukat1212 | Meslektaşların Soruları | 2 | 20-08-2021 13:24 |
| Kanun Yararına Bozma | Av.Selen Çelik | Meslektaşların Soruları | 1 | 29-11-2012 23:45 |
| Kanun Yararına Bozma | Av.EmineDidemTezcan | Meslektaşların Soruları | 2 | 03-08-2012 10:12 |
| kanun yararına bozma sanığın yararına olur mu? | AV. AYSEL GÜRBÜZ | Meslektaşların Soruları | 2 | 06-07-2010 13:44 |
| Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir. |