19-01-2026, 17:07
|
#2
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Merhaba sayın meslektaşlarım,
İki sorum olacak;
1-Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülen ihtiyaç nedeniyle tahliye davasında kabul kararı çıktı. Yıllık kira bedeli (24.000 TL), o an yürürlükte olan AAÜT'de hükmedilen (2026 için 30.000-TL) bedel9/1den daha düşük bir bedel. Bu durumda mahkeme ilam vekalet ücreti olarak 30.000,00-TL'ye mi hükmetmelidir? Yoksa yıllık kira bedeli (24.000-TL) kadar mı hükmetmelidir?
2-Tahliye kararının icrası için kararın tebliğinden itibaren beklenilmesi gereken 10 günlük süre hususunda; kararın davalı vekiline tebliği yeterli midir? Yoksa kiracı asile tebligat şart mıdır?
|
|
 |
|
 |
|
Merhaba
AAÜT
Nafaka, kira tespiti ve tahliye davalarında ücret
 |
Alıntı: |
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
MADDE 9- (1) Tahliye davalarında bir yıllık kira bedeli tutarı, kira tespiti ve nafaka davalarında tespit olunan kira bedeli farkının veya hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı, avukatlık ücreti olarak hükmolunur. Bu miktarlar, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamaz. |
|
 |
|
 |
|
Bu maddeye göre nisbi ücret 24000 TL maktu ücretin 30000 TL nin altında kaldığı için 30000 TL ye hükmedilmesi gerekir.
Tahliye icra emrinin asile tebliğinin zorunlu olmadığını düşünüyorum. Aşağıdaki yargıtay kararı aydınlatıcı olacaktır.
 |
Alıntı: |
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
YARGITAY
8.Hukuk Dairesi
Esas: 2016/7148
Karar: 2016/9420
Karar Tarihi: 30.05.2016
İCRA EMRİNİN İPTALİ İSTEMİ - İCRA EMRİNİN ASİLE GÖNDERİLDİĞİ - ASİLE YAPILAN TEBLİGATIN İPTALİ GEREKMEZ İSE DE VEKİLE DE TEBLİGAT ÇIKARTILMASI GEREKTİĞİ YÖNÜNDE ŞİKAYETİN KABULÜ GEREKTİĞİNİN GÖZETİLMEMESİ - HÜKMÜN BOZULDUĞU
ÖZET: Borçlu vekili şikayetinde boşanma ilamında vekil olduğu halde icra takibinde asile çıkarılan icra emri tebligatının kendisine yapılması gerektiği nedeniyle iptalini istemiştir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere asile yapılan tebligatın iptali gerekmez ise de vekile de tebligat çıkartılması gerektiği yönünde şikayetin kabulü gerekirken şikayetin reddi doğru değildir. Hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
(6100 S. K. m. 73, 81, 82, 83) (2004 S. K. m. 76) (7201 S. K. m. 11) (1136 S. K. m. 41)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne yaptığı başvurusunda; icra emrinin, vekil olduğu halde asile çıkarıldığını, asile gönderilen icra emrinin iptalini talep etmiştir. Mahkemece şikayetin reddi ile borçlu vekiline icra emri tebliğine karar verilmiş olup hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
HMK'nun 73, 81, 82, 83, Avukatlık Kanunu'nun 41., Tebligat Kanunu'nun 11. maddeleri gereğince vekille takip edilen işlerde vekile tebligat zorunludur. Anılan bu düzenlemeler gereğince tebligatın vekile yapılması ile yasal süreler işlemeye başlar, yine bu tarihe göre takip kesinleştirilerek takibe devam işlemleri yapılır.
Ne var ki vekile tebliğ zorunluluğunun bulunması asile tebligat yapılması lüzumunu ortadan kaldırmaz. Şöyle ki, 2004 sayılı İcra-İflas Kanunu'nun 76. maddesinde mal beyanında bulunmamak suçu, 338. maddesinde düzenlenen hakikate muhalif beyanda bulunma suçu gibi icra-iflas suçlarında borçlunun cezalandırılabilmesi için icra emrinin borçlunun vekiline değil, kendisine tebliğ edilmiş olması gerekir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. baskı, cilt 2, sh: 1280) Cezaların şahsiliği kuralı gereğince borçlu asilin cezai yönden sorumlu tutulabilmesi için icra emrinin borçlu asile tebliği zorunludur.
Somut olayda; borçlu vekili şikayetinde boşanma ilamında vekil olduğu halde icra takibinde asile çıkarılan icra emri tebligatının kendisine yapılması gerektiği nedeniyle iptalini istemiştir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere asile yapılan tebligatın iptali gerekmez ise de vekile de tebligat çıkartılması gerektiği yönünde şikayetin kabulü gerekirken şikayetin reddi doğru değildir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK.m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30.05.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. |
|
 |
|
 |
|
|