![]() |
|
![]() |
|
|||||||
| Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun] |
|
|
|
#1 |
|
|
Meslektaşlarım merhaba.. Şöyle bir sorum olacak yardımlarınızı rica ediyorum. Müvekkilin hissedarı olduğu bir arsa var, bu arsa üzerinde müvekkilin bizzat yapmış olduğu yapılar mevcut. Müvekkil dışındaki paydaşların bu yapılar üzerinde bir hakkı yok.. Diğer hissedarların payına icra kanalıyla haciz işlenmiş ve kıymet takdiri yapılmıştır. Arsa ile birlikte yapıların değeri de belirlenmiş ve haciz konulmuştur. Bizim aklımıza ilk olarak muhdesatın tespiti davasını açmak geldi. Ancak tespit davası sadece kamulaştırma işlemleri, ortaklığın giderilmesi, kentsel dönüşüm gibi istisnai durumlarda açılıyor. Diğer paydaşlara yönelik başlatılan icra takibi müvekkil açısından tehlike ve zarar arz ettiği için hukuki yararın olduğu kanaatindeyiz. Bir ortaklığın giderilmesi davası açmadan vaki icra takibin bizim açımızdan hukuki yarar doğurduğu kabul edilerek muhdesat tespiti davası açılabilir mi? Olayımıza benzer bir davası, yargıtay kararı yahut başka bir çözüm önerisi olan mesleklaştaşların cevaplarını bekliyorum...
|
|
|
#2 | |||||||||||||||||||||||
|
|
Meslektaşım merhaba. Konuyu açalı çok olmuş. Ben de benzer bir konuyla karşılaştım. Yaptığım araştırmalarda bulduğum kararlarda genelde taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davası, kentsel dönüşüm ya da kamulaştırma söz konusu ise muhdesatın tespiti davası bakımından hukuki yarar şartı vardır deniyor. Ancak hissedarlardan birisinin borcundan dolayı hisseli taşınmaza haciz konulması durumunda muhdesatın tespiti davası açılıp açılamayacağı (hukuki yarar) konusuyla ilgili bir karar bulamadım. Siz ne yaptınız? Sorularınıza bir yanıt bulabildiniz mi?Muhdesatın tespiti davası açtınız mı? Açtıysanız sonuç ne oldu? |
|
|
#3 |
|
|
Meslektaşım açmış olduğumuz muhdesatın aidiyetinin tespiti davası hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedildi. İstinaf başvurumuz da aynı gerekçe ile reddedildi. Temyiz başvurusunda bulunduk. Sonucunu bekliyoruz. Yargıtayın tüm kararlarında belirtilen üç hal örnekleme suretiyle verilmiştir. Ancak mahkemeler hukuki yararı bu üç halle sınırlayacak şekilde kararlar vermekte. Ben temyiz başvurumuzun lehimize sonuçlanacağını düşünüyorum. Elimde eski bir karar var. Sunuyorum umarım işinize yarar.
Hukuk Genel Kurulu 2012/334 Esas ve 2012/650 Karar sayılı içtihatı "Davalı paydaş H. Ş.'nin borcu nedeniyle diğer davalı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, takip dosyasında taşınmazın satışına karar verildiği, dosyada alınan bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin üzerindeki muhtesat ile birlikte belirlendiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı H. Ş. aleyhine başlatılan takip dosyasında, dava konusu muhtesatın bulunduğu taşınmazın satılması halinde, taşınmazı satın alacak üçüncü kişiler dava konusu muhtesat üzerinde de hisse sahibi olacağından davacının tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. " |
|
|
#4 | |||||||||||||||||||||||
|
|
İlginiz ve detaylı cevabınız için çok teşekkürler meslektaşım. Paylaştığınız HGK kararı da oldukça mantıklı ve hukuka uygun. Ancak uygulamada maalesef belli kalıpların dışına çıkıp gerçekten hukukçu gibi karar verebilen mahkeme/hakim bulabilmek pek kolay değil. Bu arada siz de çok uğraşmışsınız. Umarım lehinize sonuçlanır meslektaşım. Sonucu paylaşırsanız sevinirim. Saygılarımla İyi çalışmalar dilerim 👋. |
|
|
#5 | |||||||||||||||||||||||
|
|
Hukuki yararın bulunduğuna dair güncel kararlar da bulunmaktadır. YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2023/465 Karar Numarası: 2023/1142 Karar Tarihi: 27.02.2023 (…) 3. Değerlendirme 1. Davalı paydaş ...'un borcu nedeniyle davacı tarafından takip yapıldığı, takip dosyasında taşınmazın satışına karar verildiği, satış dosyasında alınan bilirkişi raporunda taşınmazın ve üzerindeki muhtesatın değerinin belirlendiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf, davacının dava açmakta hukuki yararı olup olmadığına ilişkin olarak doğmuştur. Her ne kadar öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmekte ise de; tespit davası açmaktaki hukuki yarar örnekleme amacıyla sayılan bu gibi durumlarla sınırlandırılmış değildir. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 05.10.2012 tarih ve 2012/7-334 Esas, 2012/650 Karar sayılı kararında da "...Davalı ... aleyhine başlatılan takip dosyasında, dava konusu muhtesatın bulunduğu taşınmazın satılması halinde, taşınmazı satın alacak üçüncü kişiler dava konusu muhtesat üzerinde de hisse sahibi olacağından davacının tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmaktadır..." açıklaması ile taraflar arasında devam eden herhangi bir eda davası olmasa da takip sırasında taşınmazın satılma durumu nedeniyle doğabilecek hak kayıplarını önlemek amacıyla muhdesat aidiyetin tespiti istenmesinde hukuki yarar olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, takip dosyasında satış yapılması ve muhdesat aidiyetin tespitine ilişkin mahkeme kararının bulunması hâlinde satış bedelinin dağıtılmasında dikkate alındığına ilişkin; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 03.04.2012 tarih ve 2011/28855 Esas, 2012/10935 Karar sayılı kararı bulunmaktadır. Anılan kararın ilgili kısmında "...Taşınmazın tapu kaydında, taşınmaz üzerindeki yapılardan birinin borçluya ait olduğunu gösteren bir muhdesat şerhi olmadığı gibi bu konuda borçlu lehine verilmiş bir mahkeme kararı da dosya arasında bulunmamaktadır. TMK.nun 864.maddesinin birinci fıkrasına göre bir şeye malik olan kimse o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur. Aynı Kanunun 862.maddesinin birinci fıkrasında, "Rehin taşınmazı bütünleyici parçaları ve eklentileri ile birlikte yükümlü kılar" hükmü düzenlenmiştir. Bu yasal düzenlemeler ve tapu kaydı gözönüne alındığında borçlunun, taşınmaz hissesi üzerindeki ipotek, taşınmaz ve üzerindeki bütünleyici parçalar ve eklentilerinin tamamını kapsar..." ifadeleri kullanılarak satış aşamasındaki muhdesatın dağıtımının ne şekilde yapılabildiğine ilişkin hususlar açıklanmıştır. Tüm bu anlatımlara göre somut olayda; davaya dayanak takip dosyasında satışın gerçekleşmesi hâlinde, borçlunun hissesi, taşınmaz üzerindeki bütünleyici parçalar ve eklentilerinin tamamını kapsadığından; alacaklı, borçluya düşen pay oranında alacağını alabilecektir. Ancak taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetliğinin belirlenmesi hâlinde, muhdesat yönünden hesaplanan bedelin muhdesat sahibi paydaşa verileceği düşünüldüğünde, alacaklının alacağının daha fazlasını alabileceği açıktır. Böyle bir durumda da muhdesat aidiyetinin tespiti davası açmakta, alacaklı konumundaki kişinin hukuki yararı olmadığını söylemek mümkün olmayacaktır.(…) 3. Ayrıca, aidiyetin tespiti hükmü kurulurken muhdesatın davalı ... tarafından yapıldığının tespiti ile yetinilmesi gerekirken, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/II maddesine uygun olmayacak şekilde aidiyet bilgisinin tapunun beyanlar hanesine tesciline de karar verilmiş olması hatalı olmuştur. 4. Mahkeme kararının, yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda bozulmasına karar verilmesi gerekirken, hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle bozulmasına dair verilen Dairemizin kararı maddi hataya dayalı olup, belirtilen hususlar bu defa yapılan inceleme sırasında anlaşılmış olup, Dairemizin 06.04.2022 tarih ve 2021/4216 Esas, 2022/2603 Karar sayılı bozma ilâmının kaldırılarak, hükmün yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan gerekçeler doğrultusunda bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. |
|
|
#6 |
|
|
Çok teşekkür ederim değerli üstadım
|
![]() |
| Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk) | |
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| kamulaştırmadan kaynaklı bedel tespit davasında muhdesatın aidiyetinin tespiti | av. aee | Meslektaşların Soruları | 0 | 26-02-2021 09:22 |
| Kiracısı Olunan Taşınmaza yaptırılan Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti ve Alacak | av. begüm çetiner | Meslektaşların Soruları | 0 | 01-04-2016 16:16 |
| Muhdesatın aidiyetinin tespiti davası | k_bilge | Meslektaşların Soruları | 1 | 01-12-2015 22:40 |
| Muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında ortaklığın giderilmesi davasının davacısı olan hissedar alacaklısı hasım olarak gösterilmeli midir? | av.alpersah | Meslektaşların Soruları | 2 | 04-07-2013 14:24 |
| Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir. |