Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 23. HUKUK DAİRESİ, 2019/54E. 2019/2791K. İçtihat

Üyemizin Özeti
Sözleşmeden doğan hukuki ilişkinin bulunduğu hallerde sebepsiz zenginleşmeye dayanan talepte bulunulamaz. Taraflar arasında sözleşme bulunduğuna göre uyuşmazlık sözleşme hükümlerine göre çözümlenmelidir. Bu nedenle sözleşme hükümlerine uymayan bir ödeme yapılmış olması halinde, ödeme sırasında ihtirazi kayıt ileri sürmese dahi ödeyen zamanaşımı süresi içinde bu bedelin istirdatını talep edebilir.
(Karar Tarihi : 18.06.2019)
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili ile davalı vekilinin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:


GD: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında, davalının iletim hatlarını kullanmak için bağlantı anlaşması ve sistem kullanım anlaşması imzalandığını, davalı şirketin sözleşme şartlarına uyulmadığından bahisle 29.01.2013 düzenleme tarihli 25 adet ceza faturası gönderdiğini, bu faturalara itiraz edildiğini, davalı şirketin ''İtirazın ödemeyi durdurmayacağı beyanı üzerine haciz tehdidi altında kalmamak amacıyla bu fatura bedellerinin ödendiğini, davalının bu kez 29.04.2013 tarihli 37 adet, 20.11.2013 tarihli 1 adet, 30.11.2013 tarihli bir adet ceza faturaları tanzim edip gönderdiğini, bu faturaların da icra tehdidi altında kalmamak için ödendiğini, davalı tarafından düzenlenen faturaların taraflar arasında imzalanan bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarına uygun olmadığını, yapılan ödemelerin ödeme gününden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca müvekkilinin iletim haklarını kullanması sırasında ''Elektrik iletim sistemi ... güvenilirliği ve kalitesi yönetmeliğinin 11. maddesi hükmünü ihlal etmesi nedeniyle ceza faturaları düzenlendiğini, davacının ihtirazi kayıt koymadan ödemeleri yaptığını, faturaların mevzuata uygun olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece 20.11.2013 ve 30.11.2013 tarihli faturaların ihtirazi kayıtla ödendiği, diğer faturaların ödenmesi sırasında ihtirazi kayıt ileri sürülmediği, bağlantı anlaşmasında yazılı önceden ihtar şartının sistem kullanım anlaşmasında kaldırılmış olmasını davalıya ihtar etmeden ceza faturası kesme hakkı vermediği, diğer faturaların yanlışlıkla ödendiğinin de TBK'nın 78/1 maddesi kapsamında ispat edemediğinden bahisle iki fatura ile ilgili talebin kabulüne 25 ve 37 adet faturalarla ilgili ödeme taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nce; taraflar arasındaki uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değil, sözleşme hükümlerine göre çözümleneceği bağlantı anlaşması ve sistem kullanım anlaşmalarının bir bütün olarak yorumlanması gerektiği, bağlantı anlaşmasında yazılı ihtar şartına davalı şirket tarafından uyulması gerektiği, davacı tarafından 29.01.2013 düzenleme tarihli 25 adet ceza faturasının 27.03.2013 tarihli yazı ile iade edildiği bu yazının ihtirazi kayıt olarak kabulü gerektiği, davacıdan ayrıca ihtirazi kayıt koymasının beklenemeyeceği gerekçesiyle 25 adet fatura bedelinin de iadesine karar verilmiş karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle HMK'nın 355 maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz safhasında ileri sürülemeyeceğine göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamında sair temyiz itirazlarının reddine,
2-)Dava, sözleşme şartlarına uymayan ödemenin iadesine ilişkin alacak davasıdır.
Taraflar arasındaki ilişki ''Bağlantı'' ve ''Sistem kullanım'' anlaşmaları çerçevesinde davalı şirketin iletim hatlarının kullanılmasıdır. Bu kullanım sırasında davacı şirket tarafından, sözleşme ile atıf yapılan ''Elektrik iletim sistemi ... ve güvenilirliği ve kalitesi yönetmeliğine'' aykırı davranılması nedeniyle düzenlenen ceza faturalarının ödenmesi sonrası iadesi talep edilmektedir.
Dava konusu olayda ceza faturalarının sözleşmelere uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği ilk sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Taraflar arasında imzalanan 16.09.2009 tarihli sistem kullanım anlaşmasında ceza faturaları düzenlenmeden uyarı yapılması bir şart olarak yazılmışken 21.05.2012 tarihli anlaşmada bu şart mevcut değildir. Ancak uyarı koşulu bağlantı anlaşmasında düzenlenmiştir. Sonradan düzenlenen sistem kullanım anlaşmasında bağlantı anlaşmasının bu hükmü kaldırılmamış revize edilmemiştir. Bu nedenle 21.05.2012 tarihinden sonrada davalı şirketin uyarı şartı devam etmekte olup uyarı şartına riayet etmeden düzenlenen ceza faturalarını davacı ödemek zorunda değildir. Bu konuda yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin görüşleri Dairemiz kararları aynı doğrultudadır.
Yerel mahkeme sebepsiz zenginleşme hükümlerine atıf yaparak uyuşmazlığı çözüm yoluna gitmiş ise de Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi kararında vurgulandığı gibi ''Sözleşmeden doğan hukuki ilişkinin bulunduğu hallerde sebepsiz zenginleşmeye dayanan talepte bulunulamaz''. Taraflar arasında sözleşme bulunduğuna göre uyuşmazlık sözleşme hükümlerine göre çözümlenmelidir.
Somut olayda davacı tarafından 29.01.2013 tarihli 25 adet ceza faturasına 27.03.2013 tarihli yazı ile itiraz edildiği, davalı tarafından ''İhtirazi kayıtla ödeme yapılabileceği'' hususunun bildirilmesi üzerine fatura bedellerinin ödendiği, akabinde Aralık 2009 - Aralık 2012 dönemine ilişkin olarak 29.04.2013 tarihinde 37 adet fatura düzenlendiği ve fatura bedellerinin 30.04.2013 ve 02.05.2013 tarihlerinde davacı tarafından ödendiği anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin kararında 25 adet ceza faturasının gönderilmesinden sonra davacı tarafından gönderilen 27.03.2013 tarihli yazı ile itiraz edildiği, bu itiraz dilekçesinin ihtirazi kayıt olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilerek 25 adet fatura bedelinin iadesine karar verilmiş ancak 29.04.2013 tarihli 37 adet fatura için bu yazıyı ihtirazi kayıt olarak değerlendirmemiştir.
29.01.2013 tarihli 25 adet fatura ile 29.04.2013 tarihli faturalar devam eden dönemlere ilişkin ve aynı konu için düzenlenmiş faturalardır. Davacının 27.03.2013 tarihli itiraz dilekçesinin Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesince ilk 25 adet fatura için ihtirazi kayıt olarak kabul edilmesine ilişkin görüşü isabetli olmakla birlikte devam eden dönemi kapsayan 37 adet fatura açısından aynı sonuca varılmamasında isabet görülmemiştir. Dava konusu ceza faturalarının, sözleşmenin eki kabul edilen genel şartnamenin 42. maddesinde yazılı ihtirazi kayıt konulmadan ödenmesi halinde talep edilemeyecek faturalar olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Çünkü bu faturalar yapılan işin içeriğiyle doğrudan bağlantılı değildir. Bu nedenle sözleşme hükümlerine uymayan bir ödeme yapılmış olması halinde, ödeme sırasında ihtirazi kayıt ileri sürmese dahi ödeyen zamanaşımı süresi içinde bu bedelin istirdatını talep edebilir. Bu gerekçeler doğrultusunda davanın kabulü yerine kısmen kabul edilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu haliyle davacının 20.11.2013, 30.11.2013 tarihli birer adet, 29.01.2013 tarihli 25 adet ceza faturalarının davalıdan tahsiline ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin kararında isabet bulunmasına rağmen 29.04.2013 tarihinde düzenlenen 37 adet faturaya ilişkin talebin kabulü yerine reddi doğru görülmemiş kararın bu gerekçelerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda yazılan gerekçelere istinaden (1) no.lu bentte yazılan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no.lu bentte yazılan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda belirtilen temyiz onama harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 18.06.2019 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Taraflar arasında iletim hatlarının kullanılması için 16.09.2009 tarihli sistem kullanım anlaşması, 03.03.2010 tarihli bağlantı anlaşması ve sistem kullanım anlaşmasını değiştiren 22.05. 2012 tarihli anlaşmalar mevcuttur. Davalı, davacının İletişim Sistemi Enerji ... Güvenliği ve Kalite Yönetmeliğinin 11. maddesine aykırı davrandığını belirterek ceza uygulayarak, faturaya bağlamış ve davacıya tebliğ ederek faturaları tahsil etmiştir. Davacı, aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak fatura kesildiğini, faturaların bir kısmını iade etmesine rağmen, icra takibine muhatap olmamak için ödeme yaptığını belirterek faiziyle birlikte ödediği meblağların istirdadını talep etmiştir.
Taraflar arasındaki bağlantı anlaşması ve 16.09.2009 tarihli sistem kullanım anlaşmasında, davalının ceza uygulayabilmesi için öncelikle davacıyı uyarması şart koşulmuştur. 22.05.2012 tarihli anlaşma da ise, uyarı şartı kaldırılmıştır. Davacı tarafın ihlallerinin bir kısmı, 22.5.2012 tarihinden önceki dönemlere, bir kısmı sonraki dönemlere aittir. 22.05.2012 tarihli Sistem Kullanım Anlaşmasının 9. maddesinde,"…kullanıcının ilgili mevzuat,bağlantı anlaşması ve bu anlaşma hükümlerinin ihlal edilmesi halinde... aşağıda sayılan cezai uygulamayı yapar." Hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin devamında, ihlallerin tanımı ve uygulanacak ceza miktar ve oranları belirtilmiştir.
Görüldüğü gibi, bağlantı sözleşmesinden çok sonra yapılan ve 16.09.2009 tarihli sistem kullanım anlaşmasını değiştiren 22.05.2012 tarihli sözleşmede, "…bu anlaşma hükümlerinin ihlal edilmesi" halinde... ın ceza uygulaması yapması açıkça düzenlenmiştir. 22.05.2012 tarihli sistem kullanım anlaşmasının 9. maddesinde, mevzuat,bağlantı anlaşması ve bu anlaşmanın her birinin ayrı ayrı ihlalleri halinde uyarı şartı aranmaksızın ceza uygulaması yapılabileceğini, bir başka değişle anlaşmanın 9. maddesi, bizzat aynı maddedeki ihlal hallerinde de uyarı şartı aranmaksızın, bağlantı anlaşmasına gitmeden ceza uygulanabileceğini açıkça belirmiştir. Bu nedenle, 22.05.2012 tarihinden sonraki ihlallerde uyarı şartı aranmaksızın ceza uygulaması yapılabilecektir. Bölge Adliye Mahkemesi ve Dairemizin Sayın çoğunluğunun "bağlantı anlaşmasında "uyarı şartı" muhafaza edildiğine göre, sistem kullanım anlaşmasında "uyarı şartının" kaldırılmasının...'a "uyarı yapmadan" ceza uygulama imkanı vermeyeceği yolundaki görüşe katılmamız mümkün değildir.
Davacı tarafın "ihlallerin yapılmadığına" davalı tarafın ise, "uyarı yapıldığına" dair iddiaları bulunmadığına göre, dava konusu faturalar, dönemlerine göre, 22.05.2012 tarihinden önceki ve sonraki dönemlere ait olanlar ayrılmalı, 22.05.2012 tarihinden önceki dönemlere ait cezalar, uyarı yapılmadan tahakkuk ve tahsil edildiği için, bu dönemlere ait ödemelerin istirdat talebi kabul edilmelidir. 22.05.2012 tarihinden sonraki dönemlere ait cezalar ise, tek başına ceza uygulamaya imkan veren 22.05.2012 tarihli sistem kullanım anlaşmasına uygun olarak "uyarı şartı" olmaksızın uygulanabileceğinden bu cezaların istirdat talebi reddedilmelidir.
Öte yandan davacının, ilk gurup ceza faturalarını iade etmesine rağmen, bu faturaların tekrar geri gönderilmesi üzerine; davacının, icra tehdidi altında kalmamak ve davalının "enerji nakli" konusunda tekel durumunda olduğunu dikkate aldığı için ödeme yaptığını belirtmesi; daha önemlisi davacının, istirdat talebini taraflar arasında geçerli olan sözleşmeye ve sözleşme hükmünün yanış uygulanmasına dayandırması dikkate alındığında, davacının ayrıca ihtirazı kayıt koymasına gerek olmaksızın; sözleşmeye istinaden zamanaşımı süresi içinde istirdat talebinde bulunabileceği, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi'nin "ihtirazı kayıt konulmadığı" gerekçesiyle ödenen bir kısım cezaların istirdadının mümkün olmadığı yönündeki kanaat ve kararında da isabet görülmemiştir.
Bölge Adliye mahkemesi kararının taraf vekilleri yararına yukarıdaki gerekçelerle bozulması gerekirken Dairemizin Sayın çoğunluğunun kısmen farklı gerekçelerle kararın bozulması muhalifim.
İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Borçlar Kanunu (Yeni) MADDE 78 :Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir.

Zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından veya ahlaki bir ödevin yerine getirilmiş olmasından kaynaklanan zenginleşmeler geri istenemez.

Borç olmadığı hâlde ödenmiş olan edimin geri istenmesine ilişkin diğer kanun hükümleri saklıdır.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Sinan ÖZTÜRK
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 26-03-2024

THS Sunucusu bu sayfayı 0,02077389 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.