Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, Esas: 2012/27022, Karar: 2013/4178 İçtihat

Üyemizin Özeti
Kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davalarında, dava açmadan önce bedelin tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olamayacağından, davacının dava açarken fazlaya dair hakkını saklı tutmaması dava dışı tutulan kısımdan feragat edeceği anlamına gelmez. Bu nedenle, davacının ıslah ettiği miktar da gözetilerek hüküm kurulması gerekir.
(Karar Tarihi : 12.03.2013)
"Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi tarafların vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Bu sebeple davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.

Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;

1-) Yargılama usulüne dair hükümlerin derhal yürürlüğe girmesi ve uygulanması esastır. Bu kural, yeni düzenlemeler yürürlüğe girdiği sırada derdest bulunan davalar hakkında da uygulanır. Bunun istisnaları da 6100 Sayılı HMK'nun geçici 1, 2 ve 3. maddelerinde açıkça sayılmıştır. Söz konusu yasa gereğince davacı açıkça fazlaya dair haklarından feragat etmedikçe geri kalan kısmi bedeli isteme hakkına sahiptir.

Kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davalarında, dava açmadan önce bedelin tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olamayacağından, davacının dava açarken fazlaya dair hakkını saklı tutmaması dava dışı tutulan kısımdan feragat edeceği anlamına gelmez.

Bu nedenle, davacının ıslah ettiği miktar da gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle dava dilekçesinde talep edilen miktarla bağlı kalınarak karar verilmesi,

2-) Davalı K____'in isminin karar başlığında yazılmaması,

Doğru görülmemiştir.

KARAR : Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacılardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazine'ye irad kaydedilmesine, davalı idare harçtan bağışık olduğundan harç alınmamasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi."
İlgili Mevzuat Hükmü : Hukuk Muhakemeleri Kanunu MADDE 176 :(1) Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.

(2) Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Nevra ÖKSÜZ
Hukukçu
Avukat
Şerh Son Güncelleme: 15-12-2013

THS Sunucusu bu sayfayı 0,02510810 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.