![]() |
|
![]() |
|
|||||||
|
(Karar Tarihi : 17.04.2008)
Dava: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılar S____, F____, S____, E____ ve S____ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı borçlu S____ aleyhine icra takibi yaptıklarını borcu karşılayacak mal bulunamadığını bu nedenle borçlunun bir taşınmazını kayınvalidesi olan davalı F____'ya başka bir taşınmazın 1/3'er hissesini davalılar S____, E____ ve S_____'ye bu davalılarında aynı hisseleri davalı D____'e satışlarına ilişkin tasarrufların iptalini ve taşınmazlar üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasını talep etmiştir. Davalı D____ ve öteki davalıların vekili zamanaşımı iddiası ve satışların muvazaalı olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmişlerdir. Mahkemece, borçlunun taşınmazlarını alacağın doğduğu kazadan hemen sonra düşük bedellerle satışının alacaklısına zarar verme kastını gösterdiği gerekçesi ile davalı F____'ya yapılan tasarrufun iptaline ve davalılar S____, E____ ve S____'nin tasarrufa konu taşınmazı elden çıkarmış olmaları ve D____'in ise kötüniyetinin ispat edilemediği kabul edilerek bedele dönüşen davada 24.000 YTL.'nin adı geçen davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsiline karar verilmiş hüküm davacı ve davalılar S____, F____, S____, E____ve S____ vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK'nın 277 vd. maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptaline ilişkindir. 1- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davalılardan D... hakkında yazılı gerekçelere göre davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir. Davalı D____ hakkında yapılan zabıta araştırmasındaki açıklamalardan davalının tasarrufa konu 3 taşınmazı aynı anda satın alabilecek mali güce sahip olduğu anlaşılamamaktadır. Kaldı ki eşinin de gelir durumu taşınmazların bedelini ödemeye yetecek ölçüde değildir. Bu konularda yapılan araştırma da yeterli değildir. 2- Tasarrufa konu taşınmazların satıldığı 30.07.1997 ile 27.03.2001 tarihlerinde ve sonrasında D____ ve eşinin diğer davalılarla komşu olup olmadıkları, evlerinin yakın olup olmadığı ve buna göre D____'in diğer davalıların mal kaçırma amacını bilebilecek durumda olup olmadığı üzerinde de durulmamıştır. 3- Davalıların temyizine gelince; Davalılar F____, S____ ve E____'un borçlu ile olan tasarruflarının ayrı ayrı yapılmış olmasından dolayı anılan her bir davalının tasarrufa konu taşınmazı elden çıkardıkları tarihte gerçek değer olan 8.000 YTL. bedelden sorumlu tutulmaları gerekirken yazılı olduğu gibi üç taşınmazın toplam değerleri olan 24.000. YTL.'den müşterek ve müteselsil olarak sorumlu tutulmaları doğru değildir. Diğer yandan tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcı ile vekalet ücretinin takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malın tasarruf tarihindeki gerçek değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir. Dava konusu olayda taşınmazların tasarruf tarihindeki gerçek değerleri toplamı alacak miktarından fazladır. Bu durumda harç ve vekalet ücretinin aciz belgesindeki miktar üzerinden hesaplanması gerekirken dava dilekçesinde gösterilen değerin esas alınması ve hesaplamanın bu değer üzerinden yapılması da doğru değildir. KARAR : Yukarıdaki 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına, 3 nolu bentte yazılı nedenlerle de hükmü temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalılara geri verilmesine, 17.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. |
|
İlgili Mevzuat Hükmü : İcra ve İflas Kanunu MADDE 278 :(Değişik:24/12/2025-7571/2 md.)
Alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğinde olan haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir. Aşağıdaki tasarruflar bağışlama sayılır: a) Gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça altsoy ve üstsoy, üçüncü derece dâhil kan hısımları, son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eşi ve üçüncü derece dâhil kayın hısımları, evlat edinenle evlatlık, ortak konutta yaşayan kişiler arasında yapılan tasarruflar. b) Aksi ispatlanmadıkça, sözleşmenin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin gerçek değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyatla kabul ettiği sözleşmeler. c) Uygun bir karşılığın sağlandığı ispatlanmadıkça, borçlunun kendisine veya üçüncü bir kişi yararına ömür boyu gelir sözleşmesi ya da intifa hakkı tesis ettiği sözleşmeler yahut ölünceye kadar bakma sözleşmeleri. |
|
Şerh Son Güncelleme: 28-04-2013
|
| Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir. |