Üyemizin Notu:
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 540 inci maddesini karşılamaktadır.
Tasarının üç fıkradan oluşan 644 üncü maddesinde, adi ortaklığın tasfiyesi usulü düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 540 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan "3. Tasfiyenin nasıl yapılacağı" şeklindeki ibare, Tasarıda "3. Tasfiye usulü" şeklinde değiştirilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun iki fıkradan oluşan 540 inci maddesi, aynı konuya ilişkin oldukları göz önünde tutularak, Tasarının 644 üncü maddesinin birinci fıkrası olarak kaleme alınmıştır.
Maddenin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Buna göre: "Ortaklar, tasfiye işlerini yürütmek üzere tasfiye görevlisi atayabilirler. Bu konuda anlaşamamaları hâlinde ortaklardan her biri, tasfiye görevlisinin hâkim tarafından atanması isteminde bulunabilir."
Maddenin üçüncü fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Fıkrada, tasfiye görevlisine ödenecek ücretin, sözleşmede buna ilişkin bir hüküm veya ortaklarca oybirliğiyle verilmiş bir karar yoksa, tasfiyenin gerektirdiği emek ve ortaklık malvarlığının geliri göz önünde tutularak, ortaklık malvarlığından, buna imkân bulunamazsa, ortaklardan müteselsilen karşılanacağı belirtilmektedir. Tasfiye görevlisine ödenecek ücret konusunda, sözleşmede bir hükmün veya ortaklarca oybirliğiyle verilmiş bir kararın bulunması durumunda, ücretin bu hükme ya da karara göre Ödenmesi gerektiğinde bir duraksama yoktur.
Maddenin son fıkrası da, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Fıkrada, tasfiye usulüne ve tasfiye sonucunda her bir ortağa dağıtılacak paya ilişkin olarak doğabilecek uyuşmazlıkların, ilgililerin istemi üzerine halcim tarafından çözüme bağlanacağı hükme bağlanmaktadır.
|