Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
23.08. Takı Konusunda Önemli İçtihat Değişikliği - Av.Habibe YILMAZ KAYAR
Haber Ekleyin

Yazan : avrkarahan, Tarih : 22-07-2025 08:47
müvekkilin arazisinin içinden yan parsel komşuları tedaşın ana direklerinden kendi imkanlarıyla arazilerine elektirik geçirmişler ve direkler müvekkilin arazisinin içinde tedaşta herhangi bir kaydı yok bu konuda kime hangi davayı açmamız gerekiyor?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1064, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Çağla Gülsün ERKOÇ, Tarih : 21-07-2025 12:34
Muristen kalan daire üzerinde Müvekkil ile birlikte 8 mirasçının elbirliği mülkiyeti bulunmaktaydı. Ortaklığın giderilmesi davası devam ederken taşınmaz ÇEVRE ŞEHİRCİLİK bakanlıkça kentsel dönüşüm gerekçesiyle yıkılarak yeniden inşa edilen daire açık arttırmayla mirasçılardan birine satıldı. Açılmış olan ortaklığın giderilmesi davası da haliyle konusuz kaldığından reddolundu.

Sorun şu ki söz konusu satış bedeli mirasçılardan birinin hesabına yatırıldı ve para halen daha hesap üzerinde elbirliği mülkiyeti olduğundan bahisle ancak tüm mirasçıların veya vekillerinin gelmesi halinde bankadan çekilebileceği yönünde banka yetkililerince bilgi verildi. Ancak mirasçılar bu konuda anlaşamıyorlar. Bu noktada bankadaki para üzerindeki ortaklığın paylaşma suretiyle giderilmesi dava edilebilir mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1092, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : avukato0206, Tarih : 18-07-2025 13:14
sayın meslektaşlar merhaba,

sorum biraz ilginç olabilir ancak, daha öncesinde bir mahkeme ilamında kısa kararı imzalayan katip ile gerekçeli kararı imzalayan katibin farklı olmasının bir bozma nedeni olacağı bu farklılığın sebebinin açıklanması gerekliliğine ilişkin kararlar bulmuştum. hem cmk hem hmk açısından rastlamıştım bu kararlara. somut durumda kısa kararı imzalayan bir katip olmasına karşın gerekçeli kararı yazı işleri müdürü imzalamıştır. sizce bu kararlara paralel bir durum mu oluşmuştur? fikri olan var mıdır
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1236, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : s.bade, Tarih : 16-07-2025 20:10
Merhaba meslektaşlarım,

Davalı tarafın vekili olduğum önemli bir dosyamda, sehven davanın reddi yerine davamızın kabulüne dair karar verilmesini talep etmişim. Bugün farkettim, bir beyan dilekçesi gönderip cevap ve ikinci cevap dilekçemizi tekrarla maddi hata olduğu aşikardır diyerek davanın reddini talep ettim bir sorun yaşar mıyım ? Kabul beyanı olarak yorumlanabilir mi? Lütfen geri dönüşlerinizi bekliyorum, daha önce yaşayan meslektaşım var mıdır?

Şimdiden teşekkür ederim. İyi akşamlar .
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1182, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : av.ikbalkaraduman, Tarih : 16-07-2025 16:24
Merhaba meslektaşlarım,
CMK kapsamında müdafii olarak görevlendirildiğim bir dosyamda sanık beraat etti, ilk derece mahkemesi beraat vekalet ücretini vermemesi üzerine 2025 tarihli Ceza Genel Kurulu kararına istinaden dosyayı istinafa taşıdım. BAM kararı düzelterek beraat vekalet ücreti verilmesine karar verdi.
Zorunlu müdafilik kapsamında verilen beraat vekalet ücretinin tahsilatını nasıl yapacağız? İcra takibi ve Savcılığa başvuru şeklinde iki ayrı yol izleyen meslektaşlarımız mevcut, dosyada vekaletname olmadığı için nasıl bir yol izlemek gerekir?
Bu konuda işlem yapmış olan veya bilgisi olan meslektaşımız var mıdır ?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1171, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.NT, Tarih : 16-07-2025 13:11
İyi çalışmalar sayın meslektaşlarım.
Aynen iade talepli davamızda talep kısmında, terditli olarak öncelikle aynen iade talebinin ardından "aynen iadenin reddine karar verilmesi halinde" diyerek eşyanın dava tarihindeki değerine hükmedilerek dava tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiştik. İlk derece mahkemesi ilamda "öncelikle aynen iade, mümkün olmazsa ...-TL bedelin dava tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte tahsili" şeklinde hüküm kurduğundan İİK md.24'ten faydalanamıyoruz. Eşyanın değeri de dava tarihine nazaran oldukça artmış durumda. İstinaf etmemiştik ama karşı tarafın başvuruları da reddedildi.
Şu anda Yargıtay aşamasındaki dosyada aynen iade talebimiz devam etmekle bedele ilişkin ikincil talepten feragat ettiğimizi beyan edersek nasıl bir kararla karşı karşıya kalabiliriz? Benzer bir durum yaşamış olan meslektaşımız var mıdır? Karşı karşıya kalabileceğimiz bir problem olur mu?
Saygılarımla.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1077, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Meltem K., Tarih : 15-07-2025 14:08
Merhaba Meslektaşlarım, herkese iyi çalışmalar diliyorum.

Bir dosyamda müvekkil, evinde kendi oturmak istediği için ihtiyaç nedeniyle evi tahliye etmek üzere öncelikle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurduk ve toplantı neticesinde 1 Eylül 2025'te kiracının tahliye edeceğine dair anlaşma tutanağını karşılıklı olarak imzaladık. Ancak kiracı, bu süreçte ev bulmuş ve 1 Eylül'den önce tahliye gerçekleşecek. Bu süreçte, müvekkilin durumunda değişiklik oldu ve artık kendi evinde oturmak değil yeniden kiralamak istiyor.

1. Sorum; Türk Borçlar Kanunu'nun 355. maddesi kıyasen arabuluculuk yolunda imzalanan belge için uygulanabilir mi? Yani, kiracı kendi isteğiyle arabuluculukta kararlaştırılan günden önce evi tahliye ederse, mülk sahibi, yeniden kiralama yasağına tabi olmaksızın dilediği gibi kiralama hakkını kullanabilir mi?

2. Sorum; Arabuluculuk tutanağına anlaşma hükümleri şu şekilde yazılmış; "1. Kiracı, 01.09.2025 tarihinde evi tahliye edeceğini kabul ve beyan eder. 2. Aylık kira bedeli tahliye tarihine kadar 10.000-TL olarak ödenecektir." Kira bedeli hali hazırda zaten 10 bin TL ve ev sahibinin zam yapmak için hiçbir hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Yani, arabuluculuk metnine bu ifadenin yazılmamış olması hiçbir durumu değiştirmeyecekti. Bu durumda, Kira bedelinin arabuluculuk tutanağına yazılması tahliye taahhüdünün kayıtsız şartsız olmasına engel midir?

Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1239, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Naeryndam, Tarih : 14-07-2025 14:36
Değerli meslektaşlarım merhabalar. Müvekkilimiz nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılanmaktadır. Müşteki duruşmada adına kredi kullandırıldığını ancak paranın iade edilmesi için başvuru yaptıklarını ve herhangi bir zararları kalmadığını beyan ettmiş durumdalar. Müvekkilimize zarar giderimi için süre de verildi. Bu durumda nasıl bir zarar giderimi yolu benimsemek gerekmektedir. Küçük bir meblağ yatırarak etkin pişmanlıktan faydalanabilir miyiz? Teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1063, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.AhmetSametCosgun, Tarih : 14-07-2025 02:02
Merhaba, Açık Cezaevinde bulunan hükümlü müvekkil iş kazası geçiriyor ve parmağı kopma derecesinde yaralanıyor.

Bu iş kazasıyla ilgili idari yargıda tam yargı davası açılması gerektiğini öngörüyoruz. Buna istinaden;

1- Dava öncesi idareye başvuru zorunluluğumuz var mı?

2- Var ise; yazılı başvuru şartını KEP aracılığıyla yerine getirebilir miyiz?

3- Açılacak davada husumeti Adalet Bakanlığı'na mı yöneltmeliyiz?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :985, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.melke, Tarih : 12-07-2025 07:08
Herkese merhaba, vasiyetnamenin tenfizi davası açtım. Ancak vasiyet edilen mallar elbirliği mülkiyetine tabii olduğu için mahkeme bana paylı mülkiyete çevirmem için yetki verdi. 4 taşınmaz var 3’ünün tarafları aynı ancak bir tanesinde farklı bir tane taraf var. Arabulucuya başvurup dava açacağım. Tek bir arabuluculuk ve tek bir davada açsam taraf açasından sıkıntı yaşar mıyım? Yardımcı olursanız çok sevinirim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1257, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : av.msynnc, Tarih : 11-07-2025 20:25
Merhaba saygıdeğer meslektaşlarım,

Bilgisayar mühendisi olarak çalışan kardeşimin iş akdi işin sona ermesi (18 kodla) feshedildi. Ancak işveren şirket kıdem tazminatı ödemeye yanaşmıyor. Bu sırada da kardeşime görevi sırasında kullanmak üzere bilgisayar verdiler. Bu bilgisayarın da iadesini istiyorlar. Biz de bu durumu lehimize çevirmek için arabulucuda kıdemin ödenmesi karşılığı bilgisayarın iadesine anlaşmayı düşündük. Ancak bu durum kardeşim aleyhine bir sonuç doğurur mu? Başvuru sürecine kadar bilgisayarın bizde bulunmasında bir sakınca var mı?

Cevaplarınızı ve desteklerinizi bekliyorum. Şimdiden teşekkürler =)))
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1274, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : cereny, Tarih : 11-07-2025 13:06
Merhabalar,

Müvekkilin kiralayanı olduğu taşınmaz tek bir kiracı tarafından kullanılmaktadır. Taşınmazın çatı katında da müvekkilin kendine ait eşyaları bulunmaktadır. Müvekkil taşınmazın çatı katına gittiğinde kiracının da kendi eşyalarınının bir kısmını oraya koyduğunu, eşyalarından klimanın çalınmış olduğunu ve çatıdan bir kısmın kesildiğini fark etmiştir. Müvekkil çatı katına demir kapı yaptırmak istemekte ancak kiracı karşı çıkmaktadır. Çatı katına kiralanan taşınmazdan ayrı bir giriş bulunmaktadır. Ayrıca yine kiracı taşınmazın bahçe kısmına kamelya ve garaj yaptırmıştır. Bu durumda bahçe kısmındaki yapılar bakımından kiracıya karşı müdahalenin meni davası mı yöneltilmelidir? Ayrıca taşınmaz miras malı olduğundan davanın tüm malikler dahil edilerek mi açılması gerekmektedir? Çatı katı açısından kiracının buraya eşyalarının koyması ortak alan olduğu iddiasıyla kabul edilebilir mi ? Kira sözleşmesinde bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır.

Değerli görüşlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim. Çok teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1246, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : sui_iuris, Tarih : 11-07-2025 09:35
Meslektaşlarım merhaba,

Bir bakım nafakası dosyamda davalı(nafaka yükümlüsü) istinaf aşamasında vefat etmiş ancak biz bu durumu istinaf kararı gelince taraf bilgilerinde davalının yanında (müteveffa) yazdığı zaman öğrenebildik. İstinaf mahkemesince mirasçıların dosyaya dahil edilmesi konusunda herhangi bir işlem yapılmadı. Karar da bu şekilde kesinleşmiş oldu. Ölü kişiye doğrudan takip açamayacağım için mirasçılarına nasıl ulaşabilirim?

Kesinleşen dosyadan yetki belgesi mi talep etmeliyim yoksa sulh hukuktan doğrudan mirasçılık belgesi mi istemeliyim? Yahut ölü kişiye takip açıp icra dosyasından yetki belgesi mi istemeliyim? Hangisi daha doğru bir yol olur?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1212, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : büşra şahin, Tarih : 10-07-2025 18:39
Merhaba,
Mirasçılardan bir kısmının reddi miras yapmak istemekte. Fakat mirasçılardan birinin çocuğu var ve çocuk 18 yaşından küçük. Edindiğim bilgilere göre reddi miras dava dilekçesinde bir kısım mirasçıyı ve onun alt soyunu taraf gösterebiliyorum (bu durumun doğruluğundan emin değilim tecrübe eden meslektaşlarım varsa bilgi verirse sevinirim). Taraf gösterme durumunu nasıl sağlayabilirim?
Çocuklarında avukata vekalet mi çıkartması gerekir?
Yoksa dava dilekçesinde davacı olarak cocuklara atanacak kayyum seklinde bir ibare yeterli olur mu ?
Tesekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1209, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : hoydco, Tarih : 10-07-2025 12:24
karşı taraf müvekkilin aracına çarpıyor ve maddi hasarlı trafik kazası gerçekleşiyor karşı tarafın sigortası yok maddi hasara yönelik olarak açacağımız dava öncesi herhangi bir arabuluculuk başvurusu yapılması gerekir mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1404, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. F.D., Tarih : 09-07-2025 19:37
Merhaba kolay gelsin, bir kişisel ilişki tesisi dosyamızda davalı tarafız, davacının talep ettiği kişisel ilişkinin kısmen kabulü, kısmen reddine karar verilerek hüküm tesis edildi ve sadece davacı vekili yararına vekâlet ücretine hükmedildi, kısmen kabul kısmen red olduğu için davalı olarak tarafımız lehine de vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmez miydi ? Şimdiden teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1298, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Av Busra K., Tarih : 09-07-2025 13:07
Merhaba,

Tarafımızca açılan ortaklığın giderilmesi davası akabinde sehven başka bir arkadaşımız aynı taraflar, aynı taşınmaz, aynı mahkeme vs. kısacası derdest dava ikame etmiş. Üzerinden bir süre geçmiş ve hatta her iki dosyadan da bilirkişi raporu alınmış. Bu durumda ne gibi bir çözüm önerisi geliştirebiliriz? Durumu izah eden ayrıntılı bir beyan ile birleştirme talep etmek mantıklı mı? Ne gibi bir yol izlenmeli sizce
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1287, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Griffin54, Tarih : 08-07-2025 22:00
Meslektaşlarım merhaba müvekkil şirket 2022 model honda crv marka araç alıyor. Araç ufak çaplı bir kaza geçiriyor ve tamir için yetkili servise çekiliyor. Araç 3 aydır parça bekliyor ve halen ilk günkü gibi duruyor.

SATIŞ SONRASI HİZMETLER YÖNETMELİĞİ'ne göre müvekkil şirketin aracı için öngörülen azami tamir süresi 45 iş günüdür. Ancak görünen o ki bu araç 3 ay daha yatacak. Sorum şu, müvekkil şirket adına 45 iş gününü geçen her bir gün için tamiratı yapmayan bayi ve honda türkiyeden müteselsil olarak araçtan mahrum kalma bedeli alabilir miyiz?

Müvekkil tüketici olsaydı sorun yoktu benim için ama müvekkil limited şirket olunca ve görevli ticaret mahkemesi olunca tereddüte düştüm bilmediğim, dikkat etmediğim bir husus var mıdır diye.

Yada farklı bir düşüncesi olan meslektaşım yol gösterirse memnun olurum
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1306, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : avtgc, Tarih : 08-07-2025 17:22
Merhabalar binanın iskanı yok müteahhit iflas etti toprak sahibi dairelerini sattı maliklerin çoğunluğu biraraya gelerek tadilat projesi ve iskan alımı için nasıl bir yol izlemeli maliklerin tamamı muvafakat vermiyor teşekkür ederim şimdiden
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1268, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]

Yazan : Cansu Şimşek, Tarih : 08-07-2025 14:34
Müvekkil ev sahibi, kiracı tahliye taahhüdünde taahhüt ettiği tarihte taşınmazı boşaltmıyor, yargılamaların da uzun sürdüğü açık bu nedenle ciddi maddi kayıp mevcut, tahliye edilen tarihe kadar rayiç bedel yerine sözleşmede kararlaştırılan kira bedeli ödeniyor, konuya ilişkin yalnızca Hukuk Genel Kurulunun kararı bulunuyor. Geç tahliye nedeniyle yoksun kalınan kiranın tazminine ilişkin dava açacağız. Daha önce benzer şekilde dava açmış meslektaşlar varsa hangi hususlara dikkat ettiniz, benzer emsal kararın varlığı hakkında bilgi sahibi olan var mıdır? İyi çalışmalar dilerim herkese.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1226, Yanıtlar : 1   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05328798 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.