Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
Şu anda yeni bir haber yok. Dilerseniz siz ekleyebilirsiniz.

Yazan : av.okado, Tarih : Bugün 14:43
Meslektaşlarım müvekkil kiracı kiraya verenle yapılan kira sözleşmesinde haksız şekilde çıkan/çıkaran taraf kalan dönemin ücretini karşıya verir kaydı koyulmuş kiraya veren evi satacağım diyerek 6 ay önceden kiracıyı çıkartmış bu taktirde bu ücreti kiraya verenden takiple isteyebilir miyiz?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :24, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Faltug, Tarih : Bugün 13:34
Merhaba değerli üyeler,

Bir konu ile ilgili olarak değerli görüşlerinize ihtiyacım var. İhtiyati haciz kararı sonrası borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlattık. Borçlu tarafından 5 günlük süre içinde yetki itirazında bulunuldu ve takip yetki itirazında bulunulmasından bir süre sonra durduruldu. Bu süre içerisinde dosyaya 89/1 gereği hakediş haczi yapıldı ve gelen para bloke altında icra dosyasında bekletildi. Yetki itirazı ile ilgili verilen karar istinaf sürecinden sonra kesinleşti. Ancak dosya henüz yetkili icra dairesine gönderilmeden ve karar istinaf aşamasında iken borçlunun ikametgah adresi takibin ilk açıldığı yer oldu. Şu anda yetkili olarak belirlenen Diyarbakır İcra Daireleri değil, takibin başlatıldığı yer icra daireleri olmuş durumda. Bu hal itibari ile icra takip dosyasında nasıl bir yol izlemeliyim? Vakit ayırıp, görüşlerini paylaşacak meslektaşlarıma şimdiden çok teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :46, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : irmaka, Tarih : Bugün 13:14
Merhaba,

Bir konu hakkında görüşlerinize ihtiyacım var. Bir döviz alacağı için uyap üzerinden takip başlattık, takip talebinde ödeme günündeki döviz kuru üzerinden tahsilat talep ettiğimiz belirtildi, harcımızı ise takip tarihindeki kur üzerinden otomatik olarak sistem hesapladı, yatırdık ve takibimiz aylar önce kesinleşti. Şimdi karşı tarafça, takip talebi ve ödeme emrinde alacağın ve harca esas değerin Türk Lirası cinsinden tutarı yazmadığı için takibin iptali talep ediliyor. Bu talep de İİK 58/3e dayandırılıyor.

Ayrıca, olası takibin iptali halinde peşin harcı iade almamızın bir yolu var mıdır?

Ancak Uyap Üzerinden açtığımız takiplerde takip talebine müdahale edebilmemiz mümkün değil, bu husus da göz önüne alınarak değerli yorumlarınızı rica ediyorum.
Şimdiden teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :29, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.enesteper, Tarih : Bugün 09:40
merhabalar, iyi çalışmalar
kapıcının apartman yönetimine açtığı menfi tespit davasında(aralarında usulen yapılan kira sözleşmesi sebebiyle), açmış olduğu hizmet tespit davasının bekletici mesele yapılması gerektiğine ilişkin yargıtay kararı arıyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :52, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avukat.fks, Tarih : Dün 21:49
Merhaba meslektaşlarım,
Müvekkile 17.06.2021 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus takipte ödeme emri tebliğ edilmiş. Takibe dayanak 26.000 ve 80.000 TL bedelli 2 adet bono mevcut. Senedi bir başka 3. Şahıs doldurmuş, müvekkil sadece kefil olarak imzalamış. Aslında teminat senedi olarak verildiğinden ödeme gününü boş bırakmışlar. Senet üzerinde teminata ilişkin hiçbir açıklama yok. Senetlerle birlikte yine 3. Şahsın yazdığı bir sözleşme var fakat bu sözleşmede de müvekkilin imzaladığı teminat senetlerine ilişkin hiçbir ibare yokken alacaklıya iade edilecek 40.000 TLlik senetlerden bahsedilmiş. Sözleşmenin 1 örneğinin ve senetlerin, senedi dolduran 3. Şahsın kasasında muhafaza edilmesi kararlaştırılmış fakat 3. Şahıs senetleri alacaklı tarafa vermiş. Ayrıca ödeme tarihlerini de alacaklı sonradan doldurmuş, yazı stili ilk bakışta fark edilebilecek kadar farklı. Müvekkil, asıl borçlu (müteahhit), 3. Şahıs ve alacaklı arasındaki alacak – borç ilişkisi fazla karmaşıklaşmış olayın öncesi de var fakat bu ayrıntılar mevcut durumda pek işimize yaramayacak sanırım.

Sonuç olarak senet üzerinde hem alacaklının hem 3. Şahsın yazıları mevcut, malen ve nakden kaydı yok, teminata ilişkin hiçbir ibare yok, sözleşmede de bu senetleri işaret eden bir ibare yok. İmzalar borçlu ve kefil olan müvekkile ait. Yalnızca 80.000 TL lik senedin düzenlenme tarihi ile sözleşme tarihi aynı o kadar. Sözleşmeye göre inşaat ruhsatı alındıktan 15 ay sonra daire ve 40.000 TLlik 3 adet senet teslim edilecek. (Müvekkile ait teminat senedi de müvekkile iade edilecek ancak sözleşmede bunu belirtmemişler.) Ruhsat yeni alındığından henüz inşaata başlanmamış. Alacaklı taraf protesto çekmemiş. Bu durumda izlenecek en mantıklı yol nedir? Açığa imzanın kötüye kullanılması nedeniyle suç duyurusunda bulunsak, menfi tespit davası açıp teminat yatırarak icrayı durdursak malen ve nakden kaydı olmaması ödeme gününün sonradan doldurulmuş olması ve sözleşmeyi hakim dikkate alır mı? Cevaplarınız için şimdiden teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :123, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Matrix, Tarih : 18-06-2021 15:28
Değerli meslektaşlar... ; Taşınmaz maldan kaynaklanan tazminat talebi ile X şirketine açmış olduğumuz davada .... TL. istedik. Daha sonra yeni bir dava açmak suretiyle X şirketinin tek ortaklı olması hasebiyle şirket sahibi olan Y isimli şahıstan da bize göre haksız edindiği 3 adet dükkan tapusunun iptalini ve davacı müvekkil adına tescilini talep ettik. Dava aşamasında her iki dava birleştirildi. Bu durumda birleştirilen davalarda verilecek hüküm birbirini etkileyecek olup, birinin lehimize karar verilmesi halinde diğerinin reddi söz konusu olacağı kaçınılmaz olacaktır. Müvekkil yönünden en az zararla sonuçlanması için ne önerirsiniz?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :298, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : vayvayva, Tarih : 17-06-2021 00:39
Meslektaşlarım merhaba,
Müvekkilin 5-6 sene öncesinden kalma bir inşaat sözleşmesi var. Sözleşme bir sitenin yeniden yapılmasını içeriyor ve daire başına belli bir ücret + birkaç daire alma karşılığında siteyi yenilemekte anlaşmış. Resmi şekilde değil sözleşme. Cayma bedeli olarak da bir bedel öngörülmüş. Tüm imzalar anlaşmalar tamam, karar defterinde bile müvekkilin ismi yazılmasına rağmen işi sonradan başkasına vermişler. Müvekkil cayma bedelini icraya koymak istiyor. KKİS'nde resmi şartı ve itiraz halinde itirazın iptali açarsak çok büyük ihtimalle kaybedeceğimizi göz ardı edecek olursak, açacağımız ilamsız takipte borçlu olarak sözleşmedeki X Site Yönetimi'ni ve X Site Yönetimi yetkilisi Y'yi mi borçlu göstermeliyiz? Yoksa başka kişilere de gidilebilir mi? Teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :361, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.zeynep97, Tarih : 15-06-2021 14:02
merhabalar, müvekkilim arkadan çarparak kusurlu olarak trafik kazasına neden oluyor. karşı tarafın kaskosu yok,sigortaya da başvurmuyor ve kendisi yaptırıyor hasarı. Dava açılmadan anlaşma yoluna gitmeyi düşünüyorduk ancak elinde fatura olmadığını öğrendim. şu aşamada ne önerirsiniz? elinde fatura olmayan biri dava açsa da pek bir şey eline geçmez gibi geldi ancak geriye dönük fatura vs bulmak mümkün müdür? meslekte yeni olduğum için tecrübeleriniz ile tavsiyede bulunursanız çok mutlu olurum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :476, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.toraman55, Tarih : 13-06-2021 23:14
Merhabalar meslektaşlarım.Muvekkilime alacaklı olduğu çeklerin ödenmemesi nedeniyle borclu şirket tarafından yeni çekler verilecektir fakat verilecek yeni çeklerin teminat çeki olduğu önceki çeklerin odenmemesi durumunda işleme konacağı yapacakları protokolde yazılacaktır.bu durumda verilen bu teminat çekleri ile ilgili karşılıksız çıkması halinde şikayet başvurusu yapabilirmiyim ve kambiyo takibinde bulunabilir miyim?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :596, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Burak Polat, Tarih : 13-06-2021 17:28
Merhabalar Sevgili Meslektaşlarım.
Haftanın 6 günü; günlük 7.5 saat çalışması olan işçinin Mayıs ayında 1 gün dışında tam zamanlı çalışması bulunmaktadır. Fakat işçinin maaş bordrosunda 3 gün KÇÖ, Sigorta Günü olarak da 28 Gün görünmektedir. Maaşı da 28 gün üzerinden yatmıştır. Burada belirtmem gerekir ki işçiye maaş bordrosu elden verilmekte, herhangi bir imzası alınmamaktadır. Bahse konu 1 gün esasında ücretsiz izin olmakla birlikte işverence dikkate alınmamış,izin şifaen verilmiş, işçinin izne ilişkin imzası da alınmamış zaten maaş bordrosunda da yukarıda bahsettiğim üzere bu izin belirtilmemiştir. Ayrıca işveren 19 Mayıs' ta da işçiyi tam gün çalıştırmış, bu çalışmasına müstenit, seyreden cumartesiyi tatil ilan etmiş, bu çalışmaya ilişkin 1+1 yerine tek yevmiye verilmiştir. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 25.06.2018 Tarihli ve E.2018/5764, K.2018/13666 kararında “İş Kanunu’nda fiili izin müessesesi yalnızca fazla çalışma için öngörülmüş olup çalışılan hafta ve genel tatil karşılığı izinle telafi edilemez'' demiştir.)

Mevcut durumda, imzasız maaş bordrosunda sigorta günü olarak 28 gün belirtilmiş ise de halihazırda 2021/05 dönemine ait sigorta bildirimi yapılmamıştır.

Netice olarak işçinin maaşının 28 gün üzerinden yatırılması ve 19 Mayıs' a ait UBGT' nin ödenmemesi ücretin eksik ödenmesini teşkil edecekse de; sigorta priminin de maaş bordrosunda gösterildiği şekilde eksik yatırılmasını beklemek haklı fesih yönünden önem arz eder mi? Yoksa maaş bordrosunun işçiye elden teslim edildiği günü esas alarak ihtar mı çekmeli?

Siz olsaydınız nasıl bir yol izlerdiniz?

Teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :605, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av.Büşra Koç, Tarih : 13-06-2021 12:27
Merhabalar,

Daha önce ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatılan taşınmaz ipoteği için itirazımız üzerine takip durmuş ve alacaklının açtığı takibin kaldırılması davası borcun muaccel olmaması sebebiyle reddedilmiştir. Akabinde tarafımızca menfi tespit davası açılarak ihtiyati tedbir kararı alınmıştır. Bu sırada borcun muaccel olması üzerine alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılması gerekirken taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte icra emri gönderilmiştir(örnek 44). Bu durumda 7 gün içerisinde icra mahkemesine şikayet yoluna başvuracağız ancak takibin durması için yapabileceğimiz başka bir işlem var mı? Nasıl bir yol izlemeliyiz?

Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :600, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avsila, Tarih : 11-06-2021 15:32
Merhabalar, müvekkilim kardeşi ile minibüs ve motorlu taşıyıcılar hissesi ile birlikte minibüs devralmıştır. Ödemesini ise 40.000 lirasını babaları kardeşi adına ödemiş, 40 bini müvekkilim ödemiştir.Eksik kalan 25000 için ise müvekkilim kredi çekmiştir fakat kredi borcunu kardeşin ödemesi üzerine anlaşmışlardır. Faiziyle 46 bin olan borcun kardeşi 25 bin lirasını ödememiş ve müvekkilime kalmıştır. Daha sonra 40.000 lira değerinde araba almış ve 25000 liralık kısmı müvekkilimin olduğu söylense de araç kardeşin üzerinedir. Kooperatifin ise hisse devri yapılırken karar defterinde iki kardeşin adı yazmakta fakat çalışma sisteminde kardeşin adı gözükmektedir. Müvekkilim ticari plaka takılı minibüsün gelirinden 13 yıldır yararlanamamıştır. Değerli tavsiyelerinizi duymak isterim .Şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :705, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Glassator34, Tarih : 09-06-2021 12:11
Meslektaşlarım iyi çalışmalar,kaymakamlığın tarafı olduğu bir dosyada sulh ile davayı bitirmek istiyorum.Yargı reformu pakelerinin birinde,idare ile sulhe ilişkin bir değişiklik ön görülmüştü.İdarelerin sulh müessesini genişleten maddeye ilişkin bilgisi olan var mıdır?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :850, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : artemis87, Tarih : 06-06-2021 21:17
Su ve Kanalizasyon Yönetmeliği md.5-d) "İlk su abonelik işlemi için yapı kullanma izni ve harcamalara katılım payının ödenmesi dışında başkaca bir şart aranmaz." hükmü bu kadar açık olmasına rağmen abone olacaklardan neden tapu, dask vs arıyorlar? Yasalmı?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :603, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avukat221, Tarih : 04-06-2021 22:25
Arkadaşlar selamlar;
Belediyeye karşı açılan Vergi mahkemesindeki dava kabul edilmiştir. 2270 tl vekalet ücreti alacağı vardır.
Soru: 2270 liralık ücrette ayrıca “kdv tevkifatı” hesaplanacak mıdır? Bu konudaSerbest meslek makbuzu nasıl olmalıdır? Saygılarımla.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :685, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.ahmetguler, Tarih : 04-06-2021 10:11
Merhaba sayın meslektaşlarım.
Müvekkil tarafından 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımına sebebiyle tescil davasının istinaf tarafından denetime elverişli rapor alınmaması nedeniyle bozulmasından sonra dosyaya vekalet sunduk.
Dava aşamasında söz konusu taşınmaz kadastro çalışmalarında hazine adına tescil edilince davayı ıslah edip tapu iptali ve tescil davasına çevirdik. Davanın kabulüne karar verdi ancak mahkeme davacı tescil davası olarak değerlendirerek mahkeme masraflarını davacı üzerine bıraktı ve vekalet ücretine hükmetmedi.
Tecil davalarında hazine kanuni hasım olmadığından vekalet ücretine hükmedilmiyor ama davanın ıslahından sonra tapu iptali ve tescil davasında hasım haline geldiği bu sebeple vekalet ücretine hükmedilip mahkeme masraflarının da hazine üzerine bırakılması kanaatindeyim. Ancak benzer olaya ilişkin bir karar bulamadım. Daha önceden benzer durumu yaşayan bir meslektaşım varsa yardımınızı rica ediyorum. Teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :661, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : ms. lawyer, Tarih : 04-06-2021 10:10
Merhaba değerli meslektaşlarım,

Müvekkil şirkete iflas yolu ile adi takipte ödeme emri tebliğ edildi.

İtiraz edeceğiz, lakin iflas yolu ile ilk kez karşılaştığımdan hata yapmak istemiyorum.

Haciz yoluyla takipteki gibi mi itiraz edeceğiz? Belirtmem gereken özel bir husus var mıdır?

Elinde örneği olan varsa paylaşabilir mi?

Şimdiden teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1110, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Emre Öntekin, Tarih : 03-06-2021 14:07
Merhaba meslektaşlarım,

Uygulama imar planında konut+ticari alan olarak düzenlenen ve uzun yıllardır bu şekilde kullanılan taşınmazlarla ilgili olarak uygulama imar planı değişikliği yapılarak bu taşınmazlar konut alanına çevrilmiştir.

Öncelikle bu değişiklik mevcut yapıların kullanımında bir değişikliğe sebep olur mu ve henüz askıda olan bu değişikliğe karşı kazanılmış hakların korunması talepli itiraz ve dava yoluna başvurulması gerekmekte midir?

Şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1106, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

» .
Yazan : Av. Fatih ÖZKAN, Tarih : 01-06-2021 15:02
.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :1119, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : mesut asalıoğlu, Tarih : 01-06-2021 12:14
Meslektaşlarım merhaba;
Müvekkilin doğum esnasında annesi vefat ediyor. Babası da müvekkili kendi kız kardeşine veriyor. Resmi kayıtlara da annesi ve babası olarak onlar geçiyor. Şimdi ise öz ve üvey anne babalar vefat etmiş durumda. Öz babadan kalma mirastan hak almamız gerekiyor. Acaba nüfus kaydının düzeltilmesi davası mı açmam gerekir. Yoksa önce soybağının reddi ve akabinde babalık davası mı açmam lazım. Hak düşürücü süre de geçmiş durumda. Eğer soybağının reddi açmak gerekir ise gerçek anne babasının yeni öğrendiğini söylemek yeterli bir sebep oluşturur mu? (tabi tanıklarla da desteklemek) Yardımcı olursanız çok sevinirim. Teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :568, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07130790 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.