Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
Haber Ekleyin

Yazan : Av. Elif Ekşi, Tarih : Dün 20:21
Meslektaşlarım merhaba,
Müvekkilim 13.05.2021 de kısıtlama tarihleri içerisinde 20-30 km hızla seyir halindeyken aniden ara sokakta karşısına çıkan 6 yaşındaki bir çocuğa çarpmış ve kendi aracıyla çocuğu hastaneye götürmüştür. (Olayın gerçekleştiği yer çocuğun evinin olduğu sokak değildir.) Kaza neticesinde çocuğun vücudunda herhangi bir kırık çıkık olmayıp sadece bacağında doku zedelenmesi meydana gelmiştir. Hastanede ise kaza sebebiyle acilden girildiği için herhangi bir masraf oluşmamıştır. Karşı taraf şikayetçi olmuş. Uzlaşma sağlanamaması durumunda nasıl bir yol izlemeliyim?
Şimdiden teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :43, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : tiryakim, Tarih : 11-05-2021 15:46
Merhabalar Değerli Meslektaşlarım ;

Bir borçlu hakkında icra takibi başlatılmış ve borçlu borca itiraz ederek takip durmuştur. Akabinde itirazın iptali davası açılmış itirazın iptali davası davacı banka lehine bitmiştir. Banka lehine biten dava dosyası BAM ‘ a gitmiş BAM yerel mahkeme kararını onamış, akabinde dosya Yargıtaya gitmiş ve Yargıtay dosyayı davalı ( borçlu )lehine bozmuştur.

Bu sırada icra takip dosyası kapanmıştır. Akabinde icra takip dosyasına itiraz eden davalı ( borcu ) vefat etmiş, mirasçıları da mirası reddetmiştir.

Bu durumda Yargıtay’ ın bozma kararına istinaden mahkeme nasıl bir yol izler, dava konusuz kaldığından davanın reddine harç , vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sadece davanın açılmasına sebebiyet veren borçlunun (davalının) sorumlu tutulması mı gerekir ?

Saygılarımla...
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :126, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Ömer Faruk Ebis, Tarih : 11-05-2021 12:09
Herkese merhaba, müvekkil İzmir'deki bir akrabanın ricası üzerine kargo yolu ile 50 karton sigara yolluyor,aynı kişi başkasından istediği için oda 45 karton yolluyor gönderenler farklı günlerde ve birbirlerinden haberleri yok,İzmir de hepsini beraber almaya giden müvekkilin akrabası 95 karton ile yakalanıyor..

1-Müvekkil 50 karton yollamasına rağmen ve ifadeler de diğer şahisi tanımadığı belirtilse de toplam 95 kartonun gümruklenmiş değerinin 2 katı ödeyin şeklinde tebligat geliyor üç kişiye de..bu konuda Yargıtay kararı ve fikrinizi merak ediyorum

2- diğer bir husus da gelen tebligatlar 95 karton için müvekkile 18 bin diğer sanıklara 15 bin lik tebligat geliyor,3 bin liralık fazlalık var fazla olduğu için müvekkil ödeyememiş ve istinafa yoluna gidecez..bu hata ile ilgili fikriniz nedir ve elinde Yargıtay kararı olan varmı,istinaf bunun için bozarmı kararı .?


Hepinize şimdiden teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :180, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : atrocity, Tarih : 10-05-2021 20:55
Merhaba;

Paylı mülkiyetli bir taşınmaz üzerinde; taşınmaz üzerindeki evin iki kişiye ait olduğuna dair şerh var.

İcra dairesinden satış işlemlerine geçmek istedik; ancak talimat icrası tapu kaydında intikalin çözülmedigi, bu şekilde satışa gidilemeyecegi yönünde cevap verdi.

İİK.121 e göre sorduğumuzda, mahkeme, ortaklığın giderilmesi davası açılması gerektiğini bildirdi.

Açtığımız ortakligin giderilmesi davası ise tasinmazin paylı mülkiyetli olmasi sebebiyle hukuki yarar yokluğundan reddoldu.

Tapuda taşınmaz paylı görünüyor, talimat icrası nasıl intikal etmemiş diyor anlamadım, icradan satış olmuyor, ortaklığın giderilmesi davası kabul olmuyor, çözüm öneriniz var mıdır ? 😊

Paylı mülkiyetli arsa üzerindeki ortak hisse serhli ancak tapuda ayrıca tapusu bulunmayan evin akıbeti ne olur ?

Teşekkürler.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :212, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Fatih ÖZKAN, Tarih : 10-05-2021 18:00
Sayın meslektaşlarım öncelikle hepinize sağlıklı ve iyi günler dilerim.
Olayımızda müvekkil adli soruşturma nedeniyle göz altına alınıyor ve çalıştığı idarece hakkında görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanıyor.
657 sayılı kanun görevden uzaklaştırmanın süresi ile ilgili ikili ayrım yaparak alınan kararın "Disiplin Soruşturmasından" kaynaklaması halinde en fazla 3 ay devam edebileceğini, "Ceza KOVUŞTURMASI icabından" kaynaklanması halinde ise 2 ayda bir durumun görüşülmesi gerektiğini belirterek herhangi bir süre sınırı koymadığını zımnen emrediyor.
KHK ile bu sürelerle ilgili düzenleme bulunduğunu ve söz konusu KHK maddesinin 2021 temmuzda hükmünü yitireceğini biliyorum. O yüzden sanki 2021 ağustosta bu olay yaşanıyor şeklinde sadece 657 s.k na bakarak KHK dan bağımsız cevap vermenizi rica ediyorum.
Olayımızda herhangi bir kovuşturma aşaması bulunmamakta, daha iddianame bile düzenlenmemiş bulunmaktadır. Açık kanun hükmünde ise KOVUŞTURMA ifadesi geçmekte ancak soruşturma durumu ile ilgili herhangi bir ifade bulunmamaktadır. Dolayısı ile somut olayda görevden uzaklaştırma tedbirinin uygulanma süresi en fazla ne kadar olacaktır?
Vereceğiniz cevaplar için teşekkür ederim. Saygılarımla..
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :225, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : vayvayva, Tarih : 09-05-2021 14:32
Meslektaşlarım merhaba,
Eski müvekkil olan banka işçisinin alacaklarıyla ilgili icra takibi başlattık. Banka ödeme emrinin tebliğinden birkaç gün sonra işçiyle haricen anlaşmış ve takibe itiraz ettiler. İşçi ve bankayı borçlu göstererek vekalet ücreti için takip başlattık. Banka tüm borca itiraz etti. YİBGK kararı uyarınca bankanın sorumlu olduğu sadece takipteki yasal vekalet ücreti. Biz tüm borç için değil de bankanın sorumlu olduğu kısım açısından itirazın iptali davası açacağız. Burada Asliye Hukuk Mahkemesinde açmayı düşünüyoruz ancak öncesinde arabuluculuğa başvuru zorunluluğumuz var mı bu konuda tereddütte kaldık. Arabuluculuğa gitmeli miyiz? Teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :327, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Ramazan ŞAHİN, Tarih : 08-05-2021 19:10
Mrb meslektaşlarım,

örnek 13 takibe itiraz üzerine (kira akdi inkar edilmiştir) itirazın kaldırılması ve tahliye davası dilekçesi ( Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi başlıklı ) hazırlanmıştır.Ancak Uyap üzerinden açarken hatalı olarak icra hukuk mahkemesi seçilerek dava açtım.Dava açıldıktan sonra olayı farkettim. Daha sonra icra hukuk mahkemesine aşağıdaki şekilde talepte bulundum henüz karar yok)

"Yukarıda dosya numarası gösterilen mahkemeniz dosyası Uyap Avukat Portal üzerinden açılırken sehven hata yapılarak Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmak istenirken icra hukuk mahkemesinde açılmıştır.Mevcut icra dosyasına itiraza müstenit itirazın kaldırılması davasında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan görevsizlik verilerek dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini saygıyla arz ve talep ederim"

Şu aşamada davanın sulh mahkemesinde görülmesi için başka ne gibi bir işlem yapmalıyım?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :401, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Turkuazqq, Tarih : 06-05-2021 16:05
Başlık uzun oldu ama nasıl toparlayacağımı bilemedim. Emlakçı-satıcı ve alıcının yapmış olduğu emlak sözleşmesinde satıcı olarak belirtilen kişi mirasçılardan birisi ve 50 mirasçının 10-15inden vekalet almış.Mirasçılar aralarından 4 kişiye vekalet veriyor ve bunlardan sadece biri bu sözleşmeleri yapıyor. Sözleşmede vekaletten hiç söz edilmiyor. Yapılan sözleşmede simsarlık sözleşmesi ve komisyon alacağı geçerli ama cayma bedeli için taşınmaz mülkiyetinin devrine ilişkin bir sözleşme olduğu için ve resmi şekil olmadığından geçersiz olduğunu düşünüyorum. Satıcı olarak görünen mirasçının hukuki durumu nedir? Ayrıca Tapu devrinin gerçekleşmesine kadar Ön kullanım sözleşmesi adı altında bir sözleşme yapılıyor bu sözleşmenin hukuki niteliği nedir? 4 kişiden birisi de tapu devrinde sorun çıkartacak gibi duruyor. Tapu devri gerçekleşmemesi durumunda alıcının hakları sözleşmelere göre nelerdir? Sadece önden verdiği parayı alır diye düşünüyorum satıcı görünen kişiden belirlenen cayma bedelini isteyemez(resmi şekilde yapılmayan taşınmaz satış vaadi). Alıcının tapu devrinin olacağı yönünde güveniyle tarlayı ekmeye başlamasında diğer mirasçıların ecri misil vs hakları vardır değil mi? Ön kullanım adındaki sözleşme sağlıklı olsa dahi bu sadece mirasçıların bir kısmının payını temsil eden kişinin işlemidir.
Sözleşme fotoğraflarını ekliyor ve görüşlerinizi bekliyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :540, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.enesteper, Tarih : 06-05-2021 10:22
merhabalar, müvekkil A kişisine farklı tarihlerde 1000'er TL borç gönderiyor. Bunu yaklaşık 10 defa yapıyor. Sonrasında ödeme olmadığı için ilamsız icra takibi yapılıyor. davalı menfi tespit davası açıyor. Sorum şu: MENFİ TESPİT DAVASINDA FARKLI TARİHLERDE GÖNDERİLEN HER PARANIN TANIKLA İSPAT SINIRININ ALTINDA OLDUĞUNDAN BAHİSLE TANIK DİNLETEBİLİR MİYİM? YANİ DURUMUMUZUN DAVALARIN OBJEKTİF BİRLEŞMESİ GİBİ OLDUĞUNU BELİRTEBİLİR MİYİM? HER TALEBİN AYRI DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKTİĞİNDEN BAHSEDEBİLİR MİYİM? teşekkürler, iyi çalışmalar..
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :555, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avukat.fks, Tarih : 05-05-2021 11:55
Merhaba meslektaşlarım, benim ve çevremdeki diğer genç meslektaşlarımızın yetersiz kaldığı bir konu hakkında sorum.

Bir vatandaş elindeki 50.000,00 TL bedelli çeki kaybetmiş savcılığa bildirmiş ve asliye mahkemesinde iptal davasını da açmış. Bu kıymetli evrağın iptali davasında sürecin takip edilmesi ve hızlanması için benden hukuki yardım almak istiyor.

Ben de asgari ücret tarifesine göre talep edebileceğim en düşük miktar ne ise vekalet ücreti olarak bunu talep etmek istiyorum. Fakat bu ücreti nasıl belirleyeceğimi bilmiyorum. Senet bedelinin %si mi, yoksa maktu bir miktar olan 4.080,00 TL mi, yoksa daha farklı bir ücret mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :652, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Avukat2516, Tarih : 05-05-2021 02:11
Merhabalar, açılan icra takibinde sehven dayanak olarak e-fatura olarak düzenlenmesi gerekirken kağıt fatura olarak düzenlenen fatura koyulmuştur. Takibe itiraz edilmiş ve takip durmuştur. Bu durumda nasıl bir yol izlemem gerekir, cevaplarınız için teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :663, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : tegese, Tarih : 04-05-2021 19:30
Sayın meslektaşlarım

Müvekkil 5 sene boyunca her sene yaklaşık 8-9 ay aynı işyerinde çalıştıktan sonra 19 işten ayrılış kodu ile işten çıkışı gerçekleştirilmiş. Yani her sene Ekim ayında 19 kodu ile işten çıkartılmış ertesi sene Şubat ayında tekrar aynı işyerinde işe başlamış. Bu hali ile yıllık izine hak kazanması mümkün müdür?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :687, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : tangela, Tarih : 04-05-2021 17:47
müvekkilimin hesaplarını ele geçirip ozel hayatını ihlal ettiği
gerekcesi ile küçük hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

karar kesinleştikten sonra maddi ve manevi tazminat davası açılmıştır.

dava dilekçesi hazırlanmış yasını doldurması beklenecekken ofıstekiler tarafından yanlışlıkla küçüğün 18 yasına girmesine 3 gün kala asliye hukuk mahkemesinde sadece küçüğün adı yazılarak dava acılmıştır

anne babayı davaya dahil etsem küçük şimdi 18 yasını doldurmus durumdadır.
aile mahkemesinin görevi de yaş itibari ile anlamsızlaştı

ne yapabilirim ?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :664, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Lotus1, Tarih : 04-05-2021 17:30
Merhaba arkadaşlar,

Bir sitede maliklerden biri mutfağın aspiratörünü sitenin baca sisteminden ayırarak başka bir şey takıyor. Ve sonrasında da evi satıyor. Ancak yeni gelen malik ağır yemekler yapıyor olduğundan bütün bina yemek kokuyor. Burada sorunun çözümü için site yönetimi olarak nasıl bir yol izlemek gerekir?

Benim düşünceme göre site yönetimi olarak yeni malik'e usulüne uygun olarak ceza verilebilecektir. Çünkü eğer bu baca sistemini ortak alan olarak kabul edersek başkalarını rahatsız edecek şekilde bir kullanım var. Bağımsız bölüm olarak kabul edilse yine yönetim planına göre aynı sebeple ceza verilebilir.

Ancak kesin çözüm için, baca sisteminin değişitilmesini nasıl sağlarız? Çünkü mutfakta tadilat gerekiyor bu bacanın değişmesi için. Bundan yeni malik sorumludur diye düşünüyorum, eskiye dava açarak masrafları isteyebilir.

Siz ne düşünüyorsunuz ?

Teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :684, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Lord Mozart, Tarih : 04-05-2021 12:33
Değerli meslektaşlar hepinize kolaylıklar diliyorum. Müvekkil kurye olarak çalıştığı işyerinde paket götürürken trafik kazası meydana geliyor. Müvekkil çalıştığı işyerinde sigortasız işçi durumundadır. Alınan ifadelerde sigortasız olarak x firmasında kurye olarak çalışıyorum diye beyanda bulunuyor. Sigorta şirketine başvuru yaptığımızda sigorta şirketi eksik evrak olarak geri dönüşünde olayın aynı zamanda iş kazası olması nedeniyle SGK’dan bağlanan gelir olup olmadığına ilişkin belge istemektedir.

Müvekkile SGK’dan bağlanan bir gelir yok ve SGK başvurusu da yapılmamıştır. Müvekkile gelir bağlanacak kadar maluliyet durumu da yoktur. Ancak bu olay sebebiyle dava açmadan önce SGK başvuru yapılması zorunlu mudur? Ben olaya klasik bir trafik kazası dosyası olarak baktım ama sigortanın verdiği cevap ile kafam biraz karıştı. Cevap verecek meslektaşlara şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :684, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Burak K., Tarih : 03-05-2021 21:28
Hayırlı günler, iyi çalışmalar diliyorum.

Borçluların intikal ettirmedikleri miras alacaklarına haciz koymak amacıyla daha evvelki yıllarda nüfus kayıt örneği alıp, haciz işlemi koydurabiliyorduk. Fakat kişisel verilerin korunması kanunu gereğince nüfus kayıt örneğinin 'kişisel veri' olduğuna dair kararlar gördüm. Forumda araştırmama rağmen lehimize olabilecek bir karara ulaşamadım.

Bu konuda yaşanan gelişmeler hakkında bir bilgisi olan var mı acaba? Nasıl bir yol izleyebiliriz?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :757, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.sukranakkopru, Tarih : 03-05-2021 14:20
Meslektaşlarım öncelikle iyi günler dilerim. Aşağıda belirteceğim konu hakkında sizlerin fikrini almak istiyorum. Sorum şu şekilde A firmasının bir çalışanı B firması yetkililerinden biri ile yaptığı WhatsApp görüşmelerinde firmaya özgü firma içi teknik bilgileri B firması ile paylaştığı gerekçesi ile A firması tarafından çalışanın iş akdi sona erdirilmiştir. B firmasının bundan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmakta mıdır? rekabet hukuku açısından idari sorumluluğu, ceza açısından ya da tazminat açısından B firmasının sorumluluğu bulunmakta mıdır? teşekkür ederim şimdiden
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :687, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : aslısrn, Tarih : 03-05-2021 13:44
Kişinin tehditle telefonunun alınması, mobil bankacılık şifrelerinin öğrenilip tüm banka uygulamalarının kullanılması, tüm para giriş ve çıkışını kontrol edilmesi ve para aktarılması hangi suç tipini oluşturur?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :618, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : stajyeravukat2, Tarih : 03-05-2021 12:52
Merhaba,çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan dolayı sanığın adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.Ceza fişi adli sicil kayıtlarının alınması için adli sicil müdürlüğüne gönderilmiş ancak anne-baba adı ve doğum yerine ait bilgiler olmadığından ceza fişi kayda alınmamış ve geri gönderilmiştir. Bu konuyla ilgili müşteki olarak nasıl bir beyanda bulunabilirim ? Yardımlarınızı rica ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :616, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Ömer Faruk Ebis, Tarih : 01-05-2021 21:17
Herkese merhaba,
2015 yılında müvekkile ait 60 dönümlük tarla toplulaştırma sonucu parsel düzenlemesi ile 57 dönüme düşüyor, tebliğ ilan şeklinde yapılıp itiraz süreleri geçiyor tabiki,

1- düzenleme sonucu 3 dönümlük bir kayıp normal mi bunun bir ölçüsü yokmu (komşu tarlalar ya yerleri değiştirmiş ya parsel numaraları ama bu kadar büyük kayıp Yok)

2-dava açmak için nasıl bir yol izlemem gerekiyor,hangi kuruma hangi mahkeme yoluyla(eski haline getirilmese de maddi zarar gidermek istiyorum)

3-itiraz süreleri geçmiş mülkiyet hakkının ihlali kapsamında mı ilerlesem..şimdiden herkese teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :672, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,11054993 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.