| Kanallar : Lütfen
Seçiniz |
|
|
|
|
|
|
|
|
Herkese merhaba, müvekkilin aracının üstüne medaşın elektrik direği devriliyor. Böyle bir durumda nasıl bir hukuki yol izleyebiliriz?
|
|
|
|
|
|
|
Merhaba meslektaşlarım,
Müvekkil bir dükkan kiralamış, 3 aylık kira bedeli ve depozito olarak yaklaşık 80.000 TL ödeme yapmış. Elektrik aboneliğini üzerine almış, fakat dükkana ait su saati olmadığını ortak kullanım yapıldığını öğrenmiş. Dükkanı boyatmış, boyama işleminden kısa bir süre sonra mobilyacı ile tekrar dükkana geldiğinde dükkanın su aldığını farketmişler mobilyacı rafları takamayız sorun yaşarsanız demiş. Şehir dışında ikamet eden mülk sahibi ile kira bedelinde indirim konusunda anlaşmışlar yeni bir sözleşme imzalamışlar, bu kez tarihi boş tahliye taahhütnamesi imzalatmak istemiş kiralayan, fakat müvekkil imza atmamış. Dükkanın olduğu bina sorunlu bir yermiş müvekkilden önceki kiracılar da en fazla 2 ay durup çıkıyorlarmış.
Taraflar sözlü olarak kira sözleşmesini fesh etmeyi kabul etmişler. Müvekkil kira sözleşmesinin üzerine iptal yazıp kargoyla göndermelerini talep etmiş. Fakat şu an mülk sahibi müvekkilin yaptığı 80.00 tllik ödemeyi iade etmekten vazgeçip 6 aylık kira bedeli ile yol ve yiyecek masrafı talep etmiş. Ayrıca kira sözleşmesi maliyeye bildirilmemiş.
Müvekkil daha fazla borçlanmadan bir an evvel sözleşmeyi fesh etmek ve parasını geri almak istiyor. En kestirme ve güvenli yol nedir?
|
|
|
|
|
|
|
Merhabalar, bir ortaklığın giderilmesi davası açacağım. Babalarından miras kalan taşınmazı olan 5 kardeş var. Bunlardan 3 ü benim müvekkillerim ve taşınmazın satılmasını istiyorlar. Diğer iki kardeşten birisi yakın zamanda payını eşine devretmiş. (Bu durumda miras ortaklığı da son bulmuş oluyor sanırım?) Buradaki asıl ve daha büyük sorun şu. Mirasçıların satılarak ortaklığın giderilmesini istediği taşınmaz belediye tarafından tevhit edilerek mahalledeki diğer bütün taşınmazlar ile birleştirilmiş. Yani tapuda bizim davamızın konusu olacak taşınmaz için oluşturulan parselde neredeyse 100 tane taşınmaz ve bunların paydaşları var. Ortaklığın giderilmesi için bütün bu taşınmazların sahiplerine (yani tapuda paydaş görünen herkese) dava açmam mı gerekecek? (Ki öncesinde arabuluculuk yapılacak, belki de tapuda paydaş görünenlerden ölenler ve henüz mirasçılarının intikal yaptırmadığı için görünmeyenler de olacak) Bu durumda aynı parselde olan bütün taşınmazlar satılacak mı? Yoksa sadece müvekkillerim ve kardeşlerinin kendi aralarında hissedar oldukları taşınmaz mı satılacak?
Bunun haricinde aynı taşınmaz için taşınmazı kullanmakta olan iki kardeşe ecrimisil davası açmayı düşünüyoruz ancak kardeşlerden birisi yukarıda bahsettiğim üzere payını çok yakın zamanda eşine devretmiş. Bununla ilgili nasıl bir yol izleyebilirim?
İşin içinden çıkamıyoruz, yardımlarınızı bekler şimdiden teşekkür ederiz.
|
|
|
|
|
|
|
Merhaba meslektaşlarım,
Müvekkil aracıyla birlikte İdo'ya biniyor. Daha sonra dalga müvekkilin aracına vurup araçta büyük bir hasar meydana getiriyor. Müvekkilin telefonu da bozulduğundan fotoğraf çekemeyip, tutanakta tutmamış. Kamera kayıtlarının alınabilmesi için delil tespitine başvuracağım.
Bundan sonra İdo'nun sigortacısına mı yoksa direkt arabuluculuk ve dava yoluna mı başvurmam lazım?
Görüş ve önerileriniz şimdiden teşekkür ederim.
|
|
|
|
|
|
|
Merhaba meslektaşlarım;
Tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlattığımız icra takibine, kiracı tarafından imzaya itiraz edilmesi üzerine, Sulh Hukuk Mahkemesinde, itirazın iptaline, takibin devamına, tahliyeye karar verilmesini talep ettim. Mahkeme tarafından, takibin devamına, tahliyeye ve tarafımıza vekalet ücreti ödenmesine karar verildi.
Kararı icra takibine sundum ancak icra müdürlüğü, hem tahliye hem de vekalet ücreti yönünden mehil verildiğinden ve takibin tehiri icra kararı ile durdurulduğundan, dosyaya yatan ilam vekalet ücretinin tarafıma ödenmesi talebimi red etti.
İcra Müdürlüğü, sadece tahliye yönünden tehiri icra kararı getirmek üzere mehil vermesi gerekmezmiydi?, Alınan tehiri icra kararı ve mehil vesikası, İlam vekalet ücretinin ödenmesini de durdurur mu?
|
|
|
|
|
Yazan : Annalise,
Tarih : 03-01-2026 00:02
|
Merbaha Sayın Meslektaşlarım,
Müteahhitin sözleşmede belirlenen sürede inşaatı bitirmemesi ve daireleri teslim etmemesi sebebiyle kira geliri kaybı için dava açacağım ancak meslekte yeni olmam sebebiyle bir husustan emin olamadım. Sözleşmede ruhsat alındıktan sonra başlayan süre için benzer davalar var fakat müteahhit yapı ruhsatını bina yıkıldıktan çok sonra almış. Sürenin asıl önemli kısmı yapının yıkılması ve yapı ruhsatının alınması arasındaki zaman dilimi ancak bununla ilgili Yargıtay kararı bulamadım. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde müteahhitin binanın boş olarak tesliminden itibaren 1 ay içerisinde yıkım ruhsatına başvurmak ve 3 ay içinde inşaat ruhsatı almakla yükümlü olduğu ve anahtar teslimi süresinin inşaat ruhsatının alınmasından itibaren 17 ay olduğu yazıyor. Merak ettiğim husus yapının yıkılması ve yapı ruhsatının alınması arasındaki zaman için tazminat talep edilebilir mi?
|
|
|
|
|
Yazan : denizizm,
Tarih : 02-01-2026 19:16
|
|
Merhabalar acilmis ise iade davasinda ilk derece mahkemesi feshin gecersizligine ise iadeye boşta geçen süre ve diğer haklar ile ise baslatmama tazminatını hükmetti işçi istinaf aşamasında vefat etti istinaf kararı onadı. Bu durumda mirasçılara kıdem tazminatı ve ilamda hukmolunan boşta geçen süre ücreti ve diger haklar ödenir mi tesekkurler
|
|
|
|
|
|
|
Merhaba
Müvekkil 2 Ocak 2026 tarihinde bir konut satın almış
Önceki mal sahibi döneminden kalan haziran ile aralık ayı arasında yaklaşık 20.000 TL eksik kira bedeli var
Müvekkil bu eksik kira bedellerinin tahsili ve taşınmazın tahliyesi için icra takibi başlatabilir mi
Mal sahibinden şu an için icra dosyasına dayanak yapacağımız bir temlik belgesi yok fakat alınabilir
Sorum şu icra takibinin dayanağı belge olarak eski mal sahibine ait kira sözleşmesi ve müvekkile ait yeni tapuyu koyması bu icra takibini başlatması için yeterli midir
Herhangi bir itiraz vesair gelir mi
Cevaplarınız için teşekkürler
|
|
|
|
|
Yazan : Brise,
Tarih : 02-01-2026 00:35
|
Herkese merhaba
Kiralanan araç ile kaza yapıldı. Bunun neticesinde araç tamir bedeli, değer kaybı ve ticari kazanç kaybı gibi alacaklar için icra takibi başlatılmış.(Kazada kusurumuz yok ancak takip kesinleşti) Menfi tespit davası açacağım ancak görevli mahkeme konusunda kararsız kaldım. Kira ilişkisinden kaynaklandığı için Sulh Hukuk mahkemeleri mi görevli? Şimdiden yanıtlarınız için teşekkür ederim.
|
|
|
|
|
Yazan : Av. F.D.,
Tarih : 01-01-2026 20:57
|
|
Merhaba meslektaşlarım, Müvekkil üzerinde ipotek olan bir arsa tarla satın alıyor, akabinde banka ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine başlıyor, müvekkil tarlanın satılmaması için borcu ödüyor ve dosya kapanıyor. Ancak banka ipoteği kaldırmıyor, ipoteğin fekki davası açmayı düşünüyoruz, bu davada asliye hukuk mahkemesi mi yoksa asliye ticaret mahkemesi mi görevlidir, arabulucuya başvurmak gerekli midir ? iyi çalışmalar dilerim
|
|
|
|
|
|
|
Sayın meslektaşlarım,
Satış memurluğu ihale günü verdi. Fakat ihale evrak listesinde bilirkişi raporları yüklenmemiştir. Bu durum ihale yönünden problem teşkil eder mi ?
Saygılarımla, iyi çalışmalar
|
|
|
|
|
|
|
Sayın meslektaşlarım,
Ortaklığın giderilmesine konu bir dosyamızda karar verildi. Satış memurluğu ihale günü verdi. Fakat memurluk tarafından dosyadaki kıymet takdir raporu sisteme yüklenmediği görülmektedir. Bu durum ihale yönünden problem teşkil eder mi ?
Saygılarımla, iyi çalışmalar.
|
|
|
|
|
Yazan : ayseozer,
Tarih : 29-12-2025 22:44
|
|
Merhaba, davacı vekili boşanma davasında ara karar ile çocuğa verilen verilen 2000 tl tedbir nafakası için ilamsız icra ile takip başlattı. Daha sonra boşanma davası bitti ve taraflar istinaf etmedi dosya kesinleşti. Dosyada hükmedilen maddi tazminat, manevi tazminat, 3500 tl iştirak nafakası , ve vekalet ücretini de aynı ilamsız icra dosyasında talep ederek ilama dayalı alacak kalemlerini, tedbir nafakası için açtığı ilamsız icra dosyasından talep etti. Ben de ilama dayalı alacak kalemlerini ilamsız icra dosyasından talep edemeyeceğine yönelik takibin iptali için dava açtım ama reddedildi. Meslektaşlarım yanlış biliyorsam da öğrenmek istiyorum. Davacı vekilinin yaptığının bir dayanağı var mıdır bu şekilde ilamsız takibe ilama dayalı alacak kalemleri ile devam edilebiliyor mu, yardımcı olabilirseniz çok sevinirim
|
|
|
|
|
|
|
MERHABA SAYIN MESLEKTAŞLARIM
Müvekkilim uzun süreli kiralanan bir araç şöförünün trafik kazası sonucunda zarar görmüştür.
Dava açarken zararının teminat altına alınması için bence İhtiyati Tedbir talep edilmeli.Ama bu tedbir talebini neye ve kimden talep edebilirim.
Veya müvekkilimin alacağını teminat altına almak için ne yapabilirim
şimdiden teşekkürler ve iyi günler
|
|
|
|
|
Yazan : öz87,
Tarih : 26-12-2025 23:29
|
Merhaba üstadlar;
Yerel mahkemede kazanmış olduğumuz hukuk davamızda vekalet ücretine hak kazanıldı . Karşı taraf istinafa gitti ve karar aleyhemize geldi. Müvekkil tarafınca azledilmedik ancak yargıtay aşamasında dilekçeyide biz yazmadık açıkça davadan çekilmedik. Müvekkilde başka bir avukata sadece temyiz dilekçesini yazdırdı. Dosya henüz yargıtay da sormak istediğim konu da dava kazanılırsa çıkacak vekalet ücretine kim hak kazanır? Davayı uzunca bir süre takip eden biz mi? Yoksa temyiz dilekçesi yazan ikinci avukat meslektaşım mı? Farklı görüşler olduğu için sizlere sormak istedim.
İkinci sorum ise yerel mahkemede çıkan vekalet ücreti sonrası yargıtayda da vekalet ücreti çıkınca iki vekalet ücreti mi alınır? Yoksa son aşama yargıtayda ki vekalet ücretimi yalnızca alınabilir?
|
|
|
|
|
|
|
|
Türk Medeni Kanun'da 216.madde de envanter talebinden bahseder, lakin uygulamada envanter talebi nasıl yapılmalı, ihtar yolu ile mi olmalı aile mahkemesinden mi talep edilmeli? yardımcı olabilirseniz çok memnun olurum. Taşrada avukatlık yapmaktayım burada olan hakimlerden yardım istedim en son Ankara'da var olan dosyam sebebi ile Ankara' daki bir hakime danıştım lakin cevap bulamadım. Yardımcı olabilen olur ise çok sevinirim.
|
|
|
|
|
|
|
Saygıdeğer meslektaşlarım;
Müteahhit müvekkilimin yapmış olduğu bir binada açık teraslıdır. Binanın iskanı alınmış açık terasla alakalı olarak ilgili daire sahibi tarafından sonradan imar barışı ile imarı da sağlanmıştır.
Bu açık terasın alt katında bulunan daireyi 2018 yılında satın alan kişi dairede tavandan su sızıntısı olduğunu belirtmiş, müvekkil tarafından 2 kez kendi ustasına 3. Kez de daire sahibinin istediği ustaya masraflarının tamamını karşılamak suretiyle tamirat yaptırmıştır.
Son tamirattan itibaren 3-4 yıl geçmiş olup şu an daire sahibi tarafından tüketici mahkemesinde dava açmak üzere arabuluculuğa başvuru yapılarak 120.000 TL zarar ve çatı yapılması talep edilmektedir.
Sizce zamanaşımı gerçekleşmiş midir?
Tamirat yapılması borç ikrarı anlamına gelir mi?
Borç İkrarı anlamına geliyorsa daire sahibinin seçimlik hakkını kullanmış olması nedeniyle tekrar talepte bulunma hakkı var mıdır?
Yardımcı olacak olan meslektaşlara şimdiden teşekkür ederim.
|
|
|
|
|
Yazan : avukat57,
Tarih : 25-12-2025 15:42
|
|
Merhabalar, bir müvekkilin dijital bir banka üzerinden üvekkilin bilgisi olmadan kişisel verileri kullanılarak kredi çekilmiş ve bu şekilde haksız menfaat sağlanmış. Müvekkil de banka tarafından gönderilen ihtarnameyle bu durumdan haberdar oluyor. Savcılığa konu hakkında suç duyurusunda bulunuldu ancak devam eden süreçte bankanın KREDİ alacağını müvekkilden tahsil etmesini önlemek için savcılık tarafından tedbir vb. bir karar çıkartılabilir mi?
|
|
|
|
|
|
|
Meslektaşlarım merhaba.
Müvekkil bir işletmenin devri için karşı tarafla uzun süren görüşme ve sözleşme hazırlığı sürecine giriyor (ancak sözleşme imzalanmıyor ama elimizde ödeme planına dair taraflarca hazırlanmış ve altında karşı tarafın imzasının yer aldığı el yazılı bir kağıt - müsvette mevcut.). Bu süreçte müvekkil karşı tarafa detaylı bir dekont açıklaması ile 50.000 TL kapora bedeli gönderiyor. Ancak karşı taraf sebepsiz olarak işi bozuyor devir gerçeklemiyor, kapora bedelini iade etmiyor. Bu bedele ilişkin ilamsız icra takibi başlatıldı ve itiraz geldi. İtirazın iptali davası açacağız ancak öncesinde arabuluculuk gerekir mi? Her iki taraf da şahıs ancak kapora konusu şey işyeri devri olduğu için emin olamadım. Ya da direkt olarak sebepsiz zenginleşme davası açılması daha mı uygun olur? Birde ilamsız takibi alacaklı yerleşim yerinde açtık, itirazın iptalinde de para borcu olmasından dolayı alacaklı yerleşim yerinde açmayı düşünüyoruz ancak bir problem yaşanır mı?
|
|
|
|
|
Yazan : akrd61,
Tarih : 25-12-2025 12:30
|
Değerli meslektaşlar
-Aracı 10.6.2024 tarihinde servise bıraktık
-Ayıplı mal ve Zamanında onarılmaması nedeni SATICI ve İTHALATÇI ile misli ile değişim yada bedel iadesi talepli zorunlu ARABULUCULUK başvurumuzu yaptık, ve görüşmeler anlaşamama ile sonuçlandı.24.11.2025
- Yani Araç 10.6.2024 tarihinden beri serviste, servis kaydı ve ithalatçı ile yapılan yazışmalar ile sabit.
- Henüz davamızı açmadık, açma arifesindeyiz
Bugün elimize SATICI tarafından ihtarname yollandı “aracınız süresinde onarıldı, 2 gün İçinde teslim alınız, aksi halde zamanında onarılan araçınız ile ilgili her hangi bir hukuki sorumluluk kabul etmiyoruz”
diye
Ortada ARABULUCULUK TALEBİ , GÖRÜŞMELERİ, ANLAŞAMAMA TUTATANAĞI varken ve bu ihtarnamenin davamıza her hangi bir etkisini olacağını düşünmüyoruz ancak her hangi bir cevap göndermeye lüzum olup olmadığı hususunu sormak istedim?
Kolay gelsin…
|
|
|
|