Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yanıt Bekleyen Hukukçu Meslektaşların Soruları
Kanallar : Lütfen Seçiniz

Hukuk Haberleri :
Haber Ekleyin

Yazan : Av. Fatih ÖZKAN, Tarih : Dün 16:27
Hepimize sağlıklı, mutlu ve huzurlu günler dilerim.
Müvekkil 2013 yılında tekstil firması sahibi olarak Denizli'den İstanbul'a nakliyat firması aracılığı ile 6.000 TL bedelli ürün gönderimi yapmıştır. Gönderdiği ürün bedelini alamamış ve gönderilen firma malın tesliminin yapılmadığını söylemiştir. Teslim/Tesellüm fişinde ise sadece alanın imzası bulunmaktadır. 2013 yılından 2021 yılına kadar gönderilen firmaya karşı icra, dava yollarına gidilmiş ve müvekkil alacağını elde edememiştir. Şimdi taşıyıcıya karşı dava açmaya hazırlanıyoruz, dosya arabulucudadır. Taşıyıcı firmanın avukatı tarafımızla iletişime geçmiş, olay tarihinden bu yana 8 yıl geçtiğini ve TTK 855 gereği zamanaşımı nedeni ile davamızın reddedileceği görüşünü bildirmiştir. Bizim görüşümüz ise BK da sayılan zamanaşımının kesilmesi veya durmasına ilişkin hükümlerin uygulanabileceği yönündedir. Bu hususta mevzuat, içtihat ve değerli fikirlerinizi aktarmanızdan memnuniyet duyacağım. Saygılarımla...
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :44, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Turkuazqq, Tarih : Dün 16:05
Başlık uzun oldu ama nasıl toparlayacağımı bilemedim. Emlakçı-satıcı ve alıcının yapmış olduğu emlak sözleşmesinde satıcı olarak belirtilen kişi mirasçılardan birisi ve 50 mirasçının 10-15inden vekalet almış.Mirasçılar aralarından 4 kişiye vekalet veriyor ve bunlardan sadece biri bu sözleşmeleri yapıyor. Sözleşmede vekaletten hiç söz edilmiyor. Yapılan sözleşmede simsarlık sözleşmesi ve komisyon alacağı geçerli ama cayma bedeli için taşınmaz mülkiyetinin devrine ilişkin bir sözleşme olduğu için ve resmi şekil olmadığından geçersiz olduğunu düşünüyorum. Satıcı olarak görünen mirasçının hukuki durumu nedir? Ayrıca Tapu devrinin gerçekleşmesine kadar Ön kullanım sözleşmesi adı altında bir sözleşme yapılıyor bu sözleşmenin hukuki niteliği nedir? 4 kişiden birisi de tapu devrinde sorun çıkartacak gibi duruyor. Tapu devri gerçekleşmemesi durumunda alıcının hakları sözleşmelere göre nelerdir? Sadece önden verdiği parayı alır diye düşünüyorum satıcı görünen kişiden belirlenen cayma bedelini isteyemez(resmi şekilde yapılmayan taşınmaz satış vaadi). Alıcının tapu devrinin olacağı yönünde güveniyle tarlayı ekmeye başlamasında diğer mirasçıların ecri misil vs hakları vardır değil mi? Ön kullanım adındaki sözleşme sağlıklı olsa dahi bu sadece mirasçıların bir kısmının payını temsil eden kişinin işlemidir.
Sözleşme fotoğraflarını ekliyor ve görüşlerinizi bekliyorum.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :38, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : RYağmur, Tarih : Dün 13:52
merhabalar sayın meslektaşlarım,
5 aydır çalıştığı iş yerinden Covid nedeniyle karantinada olduğu dönemde işten çıkarılmıştır. ancak işten çıkarma yasağının da olduğu bu dönem de bu işten çıkarmaya karşı nasıl bir yol izlenmeli? Mesleğe yeni başlamış bir meselktaşınız olarak bu konuda yardımlarınızı bekliyorum. şimdiden vakit ayırdığınız için teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :52, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.enesteper, Tarih : Dün 10:22
merhabalar, müvekkil A kişisine farklı tarihlerde 1000'er TL borç gönderiyor. Bunu yaklaşık 10 defa yapıyor. Sonrasında ödeme olmadığı için ilamsız icra takibi yapılıyor. davalı menfi tespit davası açıyor. Sorum şu: MENFİ TESPİT DAVASINDA FARKLI TARİHLERDE GÖNDERİLEN HER PARANIN TANIKLA İSPAT SINIRININ ALTINDA OLDUĞUNDAN BAHİSLE TANIK DİNLETEBİLİR MİYİM? YANİ DURUMUMUZUN DAVALARIN OBJEKTİF BİRLEŞMESİ GİBİ OLDUĞUNU BELİRTEBİLİR MİYİM? HER TALEBİN AYRI DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKTİĞİNDEN BAHSEDEBİLİR MİYİM? teşekkürler, iyi çalışmalar..
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :66, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : avukat.fks, Tarih : 05-05-2021 11:55
Merhaba meslektaşlarım, benim ve çevremdeki diğer genç meslektaşlarımızın yetersiz kaldığı bir konu hakkında sorum.

Bir vatandaş elindeki 50.000,00 TL bedelli çeki kaybetmiş savcılığa bildirmiş ve asliye mahkemesinde iptal davasını da açmış. Bu kıymetli evrağın iptali davasında sürecin takip edilmesi ve hızlanması için benden hukuki yardım almak istiyor.

Ben de asgari ücret tarifesine göre talep edebileceğim en düşük miktar ne ise vekalet ücreti olarak bunu talep etmek istiyorum. Fakat bu ücreti nasıl belirleyeceğimi bilmiyorum. Senet bedelinin %si mi, yoksa maktu bir miktar olan 4.080,00 TL mi, yoksa daha farklı bir ücret mi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :169, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Avukat2516, Tarih : 05-05-2021 02:11
Merhabalar, açılan icra takibinde sehven dayanak olarak e-fatura olarak düzenlenmesi gerekirken kağıt fatura olarak düzenlenen fatura koyulmuştur. Takibe itiraz edilmiş ve takip durmuştur. Bu durumda nasıl bir yol izlemem gerekir, cevaplarınız için teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :185, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : tegese, Tarih : 04-05-2021 19:30
Sayın meslektaşlarım

Müvekkil 5 sene boyunca her sene yaklaşık 8-9 ay aynı işyerinde çalıştıktan sonra 19 işten ayrılış kodu ile işten çıkışı gerçekleştirilmiş. Yani her sene Ekim ayında 19 kodu ile işten çıkartılmış ertesi sene Şubat ayında tekrar aynı işyerinde işe başlamış. Bu hali ile yıllık izine hak kazanması mümkün müdür?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :205, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : guney1988, Tarih : 04-05-2021 19:22
Merhabalar
Müvekkil Şirket bir firmaya işyerinin zeminini yaptırıyor ancak sonuç kabul edilemeyecek ölçüde ayıplı, bu durum bilirkişi raporu ile de tespit edildi. Bilirkisi raporunda zararın tutarı ve bu zararın giderim masrafı kalemlerini tespit etti. Ben davayı fazlayta ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla firmaya zemin yapımı için ödenen bedelin iadesi şeklinde açmıştım. Bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah ederek raporda belirtilen zarar ve zararın giderim masrafını talep ettim. Mahkeme ise 6098 sayılı TBK m. 475'deki seçimlik haklardan hangisni kullandığımı belirtmem için tarafıma süre verdi. Bu durumda istenebilecek kalemler nelerdir?
Teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :198, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : tangela, Tarih : 04-05-2021 17:47
müvekkilimin hesaplarını ele geçirip ozel hayatını ihlal ettiği
gerekcesi ile küçük hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

karar kesinleştikten sonra maddi ve manevi tazminat davası açılmıştır.

dava dilekçesi hazırlanmış yasını doldurması beklenecekken ofıstekiler tarafından yanlışlıkla küçüğün 18 yasına girmesine 3 gün kala asliye hukuk mahkemesinde sadece küçüğün adı yazılarak dava acılmıştır

anne babayı davaya dahil etsem küçük şimdi 18 yasını doldurmus durumdadır.
aile mahkemesinin görevi de yaş itibari ile anlamsızlaştı

ne yapabilirim ?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :212, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Lotus1, Tarih : 04-05-2021 17:30
Merhaba arkadaşlar,

Bir sitede maliklerden biri mutfağın aspiratörünü sitenin baca sisteminden ayırarak başka bir şey takıyor. Ve sonrasında da evi satıyor. Ancak yeni gelen malik ağır yemekler yapıyor olduğundan bütün bina yemek kokuyor. Burada sorunun çözümü için site yönetimi olarak nasıl bir yol izlemek gerekir?

Benim düşünceme göre site yönetimi olarak yeni malik'e usulüne uygun olarak ceza verilebilecektir. Çünkü eğer bu baca sistemini ortak alan olarak kabul edersek başkalarını rahatsız edecek şekilde bir kullanım var. Bağımsız bölüm olarak kabul edilse yine yönetim planına göre aynı sebeple ceza verilebilir.

Ancak kesin çözüm için, baca sisteminin değişitilmesini nasıl sağlarız? Çünkü mutfakta tadilat gerekiyor bu bacanın değişmesi için. Bundan yeni malik sorumludur diye düşünüyorum, eskiye dava açarak masrafları isteyebilir.

Siz ne düşünüyorsunuz ?

Teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :218, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Lord Mozart, Tarih : 04-05-2021 12:33
Değerli meslektaşlar hepinize kolaylıklar diliyorum. Müvekkil kurye olarak çalıştığı işyerinde paket götürürken trafik kazası meydana geliyor. Müvekkil çalıştığı işyerinde sigortasız işçi durumundadır. Alınan ifadelerde sigortasız olarak x firmasında kurye olarak çalışıyorum diye beyanda bulunuyor. Sigorta şirketine başvuru yaptığımızda sigorta şirketi eksik evrak olarak geri dönüşünde olayın aynı zamanda iş kazası olması nedeniyle SGK’dan bağlanan gelir olup olmadığına ilişkin belge istemektedir.

Müvekkile SGK’dan bağlanan bir gelir yok ve SGK başvurusu da yapılmamıştır. Müvekkile gelir bağlanacak kadar maluliyet durumu da yoktur. Ancak bu olay sebebiyle dava açmadan önce SGK başvuru yapılması zorunlu mudur? Ben olaya klasik bir trafik kazası dosyası olarak baktım ama sigortanın verdiği cevap ile kafam biraz karıştı. Cevap verecek meslektaşlara şimdiden teşekkür ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :236, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Burak K., Tarih : 03-05-2021 21:28
Hayırlı günler, iyi çalışmalar diliyorum.

Borçluların intikal ettirmedikleri miras alacaklarına haciz koymak amacıyla daha evvelki yıllarda nüfus kayıt örneği alıp, haciz işlemi koydurabiliyorduk. Fakat kişisel verilerin korunması kanunu gereğince nüfus kayıt örneğinin 'kişisel veri' olduğuna dair kararlar gördüm. Forumda araştırmama rağmen lehimize olabilecek bir karara ulaşamadım.

Bu konuda yaşanan gelişmeler hakkında bir bilgisi olan var mı acaba? Nasıl bir yol izleyebiliriz?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :325, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : av.sukranakkopru, Tarih : 03-05-2021 14:20
Meslektaşlarım öncelikle iyi günler dilerim. Aşağıda belirteceğim konu hakkında sizlerin fikrini almak istiyorum. Sorum şu şekilde A firmasının bir çalışanı B firması yetkililerinden biri ile yaptığı WhatsApp görüşmelerinde firmaya özgü firma içi teknik bilgileri B firması ile paylaştığı gerekçesi ile A firması tarafından çalışanın iş akdi sona erdirilmiştir. B firmasının bundan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmakta mıdır? rekabet hukuku açısından idari sorumluluğu, ceza açısından ya da tazminat açısından B firmasının sorumluluğu bulunmakta mıdır? teşekkür ederim şimdiden
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :312, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : aslısrn, Tarih : 03-05-2021 13:44
Kişinin tehditle telefonunun alınması, mobil bankacılık şifrelerinin öğrenilip tüm banka uygulamalarının kullanılması, tüm para giriş ve çıkışını kontrol edilmesi ve para aktarılması hangi suç tipini oluşturur?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :308, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : stajyeravukat2, Tarih : 03-05-2021 12:52
Merhaba,çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan dolayı sanığın adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.Ceza fişi adli sicil kayıtlarının alınması için adli sicil müdürlüğüne gönderilmiş ancak anne-baba adı ve doğum yerine ait bilgiler olmadığından ceza fişi kayda alınmamış ve geri gönderilmiştir. Bu konuyla ilgili müşteki olarak nasıl bir beyanda bulunabilirim ? Yardımlarınızı rica ederim.
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :303, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Ömer Faruk Ebis, Tarih : 01-05-2021 21:17
Herkese merhaba,
2015 yılında müvekkile ait 60 dönümlük tarla toplulaştırma sonucu parsel düzenlemesi ile 57 dönüme düşüyor, tebliğ ilan şeklinde yapılıp itiraz süreleri geçiyor tabiki,

1- düzenleme sonucu 3 dönümlük bir kayıp normal mi bunun bir ölçüsü yokmu (komşu tarlalar ya yerleri değiştirmiş ya parsel numaraları ama bu kadar büyük kayıp Yok)

2-dava açmak için nasıl bir yol izlemem gerekiyor,hangi kuruma hangi mahkeme yoluyla(eski haline getirilmese de maddi zarar gidermek istiyorum)

3-itiraz süreleri geçmiş mülkiyet hakkının ihlali kapsamında mı ilerlesem..şimdiden herkese teşekkürler
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :434, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : sebastian, Tarih : 01-05-2021 17:40
Merhaba meslektaşlarım,

Müvekkil şirkete, vergi inceleme raporuna dayanarak 5 adet kdv, vergi usul cezası, vergi ziyaı cezası konusunda vergi ceza ihbarnamesi gönderilmiştir.

5 adet vergi ceza ihbarnamesinin kaldırılmasını/iptalini tek dilekçe ile vergi mahkemesine dava açarak talep ettim.

Şimdi ikilemde kaldım. Acaba her bir ceza ihbarnamesinin iptali/kaldırılması için ayrı ayrı mı dava açmam gerekirdi?
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :433, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : ahmetsaka, Tarih : 01-05-2021 13:08
Merhabalar sayın meslektaşlarım. Mesleğe yeni başladım. Bir müvekkilimin THY bünyesindeki 40 bin liralık mil barındıran miles&smiles üyeliği iptal edilmiş. THY hiçbir gerekçe göstermeden yalnızca boş bir e mail yoluyla müvekkilime üyelik statüsünün değiştiği bildirmiş ve hesabını kapatmış. Tüketici Mahkemesinde dava açmayı düşünüyorum. Daha önceden bu tarz üyelik iptalleri için dava açan arkadaşlarım oldu mu? Süreç hakkında bilgisi olan meslektaşlarım, düşüncelerinizi merak ediyorum
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :470, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Pasifhusumet, Tarih : 01-05-2021 05:15
açtığım icra dosyasında ihtiyati haciz kararına istinaden banka hacizleri ve ödeme emri için masraf yatırdım. Ödeme emri tebliğ edilmeden borçlu kapak hesabı çıkarttırıp borcu ödemiş, kapak hesabına sadece masraf olarak ödeme emri için yapılan tebligat giderleri yazılmış, banka hacizlerinin masrafı dahil edilmemiş. Dosyayı müdür infaz ile kapattığında bakiye borç olduğunu farkettim ve ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini, itiraz süresinin geçtiğini, dosyanın kesinleştirilmesi ile bakiye borç muhtırası gönderilmesini talep ettim. Bakiye borç yoktur gerekçesiyle talebimi reddetmiş bugün gidip izah etmeye çalıştığımda “senin asıl niyetin 3/4 vekalet ücreti almış olman, takibi kesinleştirip tam vekalet ücreti almaya çalışıyorsun yoksa aradaki az bakiye borç değil, git şikayet et” diye bir de beni suçladı.
Şikayette bulunmam halinde kabul edilir mi şikayetim? Emsal karar bulamadım ama elinde olup da paylaşabilecek üstadım olursa çok makbule geçer
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :493, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]

Yazan : Av. Fatih ÖZKAN, Tarih : 30-04-2021 15:01
Sayın Meslektaşlarım öncelikle hepinize sağlıklı ve iyi günler dilerim. Müvekkil 2015 yılında davalı firma ile DTS imzalamış, davalının kusuru nedeniyle sözleşmeyi ihtarname ile feshetmiştir. Açacağımız dava tüketici mahkemesinde devre tatil sözleşmesinden kaynaklı sözleşmenin iptali davasıdır. Sorunlar ise şöyle:

1- Örnek diğer dava kararlarına baktığımda hep sözleşme bedeline dava tarihinden itibaren faiz yürütmüşler ancak ben 2015 yılından itibaren faiz yürütmek istiyorum zira davaya konu yer 6 yılda değerlenmiştir ve aksi durumda davalı açısından haksız kazanç söz konusu olacaktır. 2015'ten itibaren faiz yürütmek mümkün mü ?

2- Dava değerine kendimizce yapmış olduğumuz faiz hesaplaması ile bulduğumuz bedeli yazmak istemekteyiz ancak olası bir kısmen red durumunda bedel çok yüksek olduğu için davalı lehine fazlaca karşı vekalet ücreti hükmedilmesi korkusu taşımaktayız. Dava esas değerine hesapladığımız faiz ile beraber toplam bedeli mi yoksa sadece sözleşme bedelini mi yazmalıyız ?

Hesapladığımız bedeli yazarsak ve mahkemece sözleşme bedeli ve dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmek suretiyle istediğimiz bedelden daha azına hükmedilirse davalı lehine karşı vekalet problemi ile karşılaşır mıyız ?

Vereceğiniz cevaplar ve ilginiz için şimdiden çok teşekkür ederim. Saygılarımla...
[Konunun Forumdaki Yeri]  Okuyucu :524, Yanıtlar : 0   [Yanıtlayın]


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07380199 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.