Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Yanlış husumet gösterilmesi - ihtiyati tedbir kararı

Yanıt
Old 17-08-2011, 11:04   #1
Av.Barış Kılıç

 
Varsayılan Yanlış husumet gösterilmesi - ihtiyati tedbir kararı

Açılan davada husumet yanlış kişiye yöneltilmiş. Bu durumda ne yapmamı tavsiye edersiniz. Davanın duruşması henüz görülmedi ancak husumetin yanlış gösterildiği açık ve husumet itirazı yapılacak. Daha önemlisi ihtiyati tedbir kararı talep edilmiş ve hakim 5000 Tl teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmesine hükmetmiş. Biz bu parayı yatırırsak ve dava husumetten reddedilirse ne olur? söz konusu parayı geri alabilir miyiz? Ayrıca yeni bir dava açarak iki davanın birleştirilmesini talep etsek durumu kurtarabilir miyiz?
Old 17-08-2011, 11:16   #2
Av. İbrahim YİĞİT

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Barış Kılıç
Açılan davada husumet yanlış kişiye yöneltilmiş. Bu durumda ne yapmamı tavsiye edersiniz. Davanın duruşması henüz görülmedi ancak husumetin yanlış gösterildiği açık ve husumet itirazı yapılacak. Daha önemlisi ihtiyati tedbir kararı talep edilmiş ve hakim 5000 Tl teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmesine hükmetmiş. Biz bu parayı yatırırsak ve dava husumetten reddedilirse ne olur? söz konusu parayı geri alabilir miyiz? Ayrıca yeni bir dava açarak iki davanın birleştirilmesini talep etsek durumu kurtarabilir miyiz?


Henüz husumet itirazında bulunulmadığını söylüyorsunuz. Husumet itirazı ile karşılaşacağınızı nereden biliyorsunuz?

Dava ne davası yani husumetin hakim tarafından resen nazara alınacağı bir dava mı?

Eğer eminseniz ve gerek görüyorsanız doğru hasma karşı yeniden dava açın. Ve tedbir talebinizin değerlendirilmesini bekleyin. Tedbir kararı verilmesi halinde teminatı oraya yatırırsınız. Yanlış hasma karşı açtığınız davada teminatı yatırmayın zira geri alabilmeniz için kesinleşmesini beklemek zorunda kalabilirsiniz. Ve ayrıca yatıracağınız teminat, karşı vekalet ücreti açısından karşı taraf eline açık çek olacaktır.

Derdest davayı takip etmeyerek müracaata bırakın ve vekalet ücretinin yarısını ödemeye razı olun (Henüz deliller toplanmadığından) Yeni açacağınız davanın derdest dava ile birleşmesini talep etmenize gerek yok zira karar verilse bile dava sonunda birleşen davanın reddine karar verildiğinde dava zararlı çıkabilirsiniz. Bu arada yeni hasma açacağınız aynı dava açısından da derdestlik itirazı ile karşılaşmazsınız zira taraflar aynı değil. (Bence)

Kolay gelsin.
Old 17-08-2011, 11:45   #3
Av.Barış Kılıç

 
Varsayılan

İbrahim bey teşekkür ederim. dava biraz karışık o yüzden detaya girmedim ama davalı olarak yanlış kurum gösterildiğine eminim ancak husumete itiraz edilip edilmeyeceği belli değil. Belki gözden kaçabilir. Eğer tedbir talebi için 5000TL yatırılmayacak olsa ben ilk duruşmayı beklemek istiyordum ancak mutlaka en kısa sürede tedbir talebi almamız lazım. Bu yüzden bende sizin görüşünüzdeyim. Vekalet ücretine katlanıp yeni bir dava açmayı düşünüyorum. Bu davada da tedbir talep edip davaların birleştirilmesini talep edeceğim. Eğer husumet itirazında bulunulmazsa iki dava da kesinleşecektir. Bu arada dava okul aile birliğine karşı açılmış bir dava ben okul aile birliğinin tüzel kişiliği olmadığı için Valiliğe dava açtım ancak Milli eğitim bakanlığı davalı gösterilmesi gerekiyormuş. Durum bundan ibaret.
Old 17-08-2011, 11:54   #4
Av. İbrahim YİĞİT

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Barış Kılıç
Bu arada dava okul aile birliğine karşı açılmış bir dava ben okul aile birliğinin tüzel kişiliği olmadığı için Valiliğe dava açtım ancak Milli eğitim bakanlığı davalı gösterilmesi gerekiyormuş. Durum bundan ibaret.

Somut olayda hasımda yanılmadan ziyade temsilcide hata olduğu düşünülebilir. Yani davanızda husumeti okul aile birliğine yönelterek devam etme hakkınız değerlendirlimelidir.

Forumda araştırma yaparsanız temsilcide hata ve hasımda yanılma konusunda tartışma ve yargıtay kararlarına ulaşabilirsiniz. Değerlendirin
Old 17-08-2011, 12:15   #5
Av.Barış Kılıç

 
Varsayılan

Okul aile birliğinin tüzel kişiliği yok. Dava ehliyetide tabiki. Okul aile birliğine yöneltilecek davalarda husumet milli eğitim bakanlığına yöneltilmesi gerekiyormuş. Ben valiliğe yönettim bu durumda yeni bir dava açıp yeniden ihtiyati tedbir kararı talep etmeyi düşünüyorum. Ancak bu durumda da başka bir hakime düştüğünde tadbir talebim hakkında olumsuz karar verilirse ne olacağını düşünüyorum. İlk dava husumetten reddedilirse yatırmış olduğumuz parayı geri alabilir miyiz? karşı taraf bir zararının olduğunu idiaa edebilir mi?
Old 17-08-2011, 12:26   #6
Av. İbrahim YİĞİT

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Barış Kılıç
Okul aile birliğinin tüzel kişiliği yok. Dava ehliyetide tabiki. Okul aile birliğine yöneltilecek davalarda husumet milli eğitim bakanlığına yöneltilmesi gerekiyormuş. Ben valiliğe yönettim bu durumda yeni bir dava açıp yeniden ihtiyati tedbir kararı talep etmeyi düşünüyorum. Ancak bu durumda da başka bir hakime düştüğünde tadbir talebim hakkında olumsuz karar verilirse ne olacağını düşünüyorum. İlk dava husumetten reddedilirse yatırmış olduğumuz parayı geri alabilir miyiz? karşı taraf bir zararının olduğunu idiaa edebilir mi?


Tekraren söylüyorum. Somut olayda hasımda yanılma bulunmamaktadır. Temsilcide hata bulunmaktadır. Okul aile birliğini valiliğin temsil ettiği düşünülerek temsilcide hata yapılmıştır. Benim düşünceme göre ilk celsede temsilcide hata yapıldığından bahisle davanızı Milli Eğitim Bakanlığı'ne yönelttiğinizi ve Milli Eğitim Bakanlığı'na dava dilekçesinin tebliği ile davaya bu davalı aleyhine devam etmek istediğinizi talep edin. Husumet itirazının reddine ve Milli Eğitim Bakanlığı aleyhine davanın sürdürülmesine, bu kuruma dava dilekçesinin tebliğine karar verilecektir, diye düşünüyorum.

Aşağıdaki karara benzer yüzlerce karar bulabilirsiniz. Kolay gelsin.


T.C.

YARGITAY

3. HUKUK DAİRESİ

E. 2005/987

K. 2005/1300

T. 14.2.2005

• HAKSIZ İŞGAL ( Davacı Kendisine Zarar Veren Kuruluşun İl Temsilciliğini Davalı Göstererek Tarafta Değil Temsilcide Hata Yapması - Davacıya Davayı Gerçek Hasıma Yöneltip Dava Dilekçesinin Tebliği İçin Mehil Verilmesi Gereği )

• HUSUMET ( Davacı Kendisine Zarar Veren Kuruluşun İl Temsilciliğini Davalı Göstererek Tarafta Değil Temsilcide Hata Yapması - Davaya Cevap Veren Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Vekili Olup Davalı Vekili Sıfatıyla Duruşmaya Katılmasına Göre Dava Dilekçesinin Gerçek Hasıma Tebliğ Edildiğinin Kabulü )

• TARAFTA DEĞİL TEMSİLCİDE HATA YAPILMASI ( Davada Hasım Gösterilmesi - Davacıya Davayı Gerçek Hasıma Yöneltip Dava Dilekçesinin Tebliği İçin Mehil Verilmesi Gereği/Haksız İşgal )

• DAVAYA CEVAP ( Veren Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Vekili Olup Davalı Vekili Sıfatıyla Duruşmaya Katılmasına Göre Dava Dilekçesinin Gerçek Hasıma Tebliğ Edildiğinin Kabulü - Davacı Kendisine Zarar Veren Kuruluşun İl Temsilciliğini Davalı Göstererek Tarafta Değil Temsilcide Hata Yapması )

1086/m.39/1-2

ÖZET : Davacı ( Vakıflar İdaresi ), vakfa ait taşınmazların haksız işgali nedeniyle, işgalini sürdüren Zonguldak Türkiye İş Kurumu Şube Müdürlüğünü dilekçesinde davalı olarak göstermiştir. Oysa gerçek hasım, kuruluş konusu olan ve tüzel kişiliği haiz bulunan Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü'dür. Dava edilen ile temsilde hata edilen arasında üst-alt ünite ilişkisi vardır. Davacı, kendisine zarar veren kuruluşun il temsilciliğini davalı göstererek tarafta değil, temsilcide hata yapmıştır. Bu gibi durumlarda HUMK.39/1-2 maddesi gereği davacıya davayı gerçek hasıma yöneltip, dava dilekçesinin tebliği için mehil verilmesi gerekir ( H.G.K.21.3.1984 T. 1981/4-1103 E, 1984/300 K ). Ancak, davaya cevap veren Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü vekili olup, davalı vekili sıfatıyla duruşmaya da katılmış bulunmasına göre, dava dilekçesinin gerçek hasıma tebliğ edildiğinin kabulü gerekir.

DAVA : Dava dilekçesinde 9.449.500.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davacının davalı sıfatı yoksulluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili dilekçesi ile; vakfa ait taşınmazları, davalının ( Türkiye İş Kurumu Zonguldak Şube Müdürlüğü/haksız işgali nedeniyle, 9.449.500.000 TL ecrimisil bedelinin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili ( Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü vekili ); husumetin yanlış yönetildiğini, zira İl Müdürlüğünün temsil yetkisinin olmadığını savunarak, öncelikle davanın husumetten reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın husumet yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

Davacı ( Vakıflar İdaresi ), vakfa ait taşınmazların haksız işgali nedeniyle, işgalini sürdüren Zonguldak Türkiye İş Kurumu Şube Müdürlüğünü dilekçesinde davalı olarak göstermiştir. Oysa gerçek hasım, kuruluş konusu olan ve tüzel kişiliği haiz bulunan Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü'dür. Dava edilen ile temsilde hata edilen arasında üst-alt ünite ilişkisi vardır. Davacı, kendisine zarar veren kuruluşun il temsilciliğini davalı göstererek tarafta değil, temsilcide hata yapmıştır. Bu gibi durumlarda HUMK.39/1-2 maddesi gereği davacıya davayı gerçek hasıma yöneltip, dava dilekçesinin tebliği için mehil verilmesi gerekir ( H.G.K.21.3.1984 T. 1981/4-1103 E, 1984/300 K ). Ancak, davaya cevap veren Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü vekili olup, davalı vekili sıfatıyla duruşmaya da katılmış bulunmasına göre, dava dilekçesinin gerçek hasıma tebliğ edildiğinin kabulü gerekir.

Mahkemece, davanın esasına gidilerek, tarafların tüm delilleri toplanıp, sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.2.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 18-08-2011, 09:17   #7
av.cemil

 
Varsayılan

Tüzel kişiliği olmasa da Okul aile birliğine dava açılabileceğine dair Yargıtay kararları var,bir çalışmam esnasında rastlamıştım,konuyu bu açıdan da bir inceleyin isterseniz...
Old 18-10-2011, 16:44   #8
av.medine

 
Varsayılan

Sayın meslekdaşım sormuş olduğunuz konu bizimde başımıza geldi.Çözümü şudur ki ; husumet itirazına karşı yargıtay kararları ekli dilekçe ile mahkemeye başvurup TEMSİLDE YANILMA SEBEBİ İLE davayı MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA karşı açmak üzere ilk duruşmada karar verilmek üzere süre talep ediyorsunuz. İlk duruşmada mahkeme size istediğiniz süreyi veriyor ve bu defa dava dilekçenizi DAVALI KISMINI DÜZELTMEK SURETİ İLE yeniden davalı Milli Eğitim Bakanlığı'na hitaben dosyaya sunuyor ve tebliğe çıkartıyorsunuz. Sonrasında davanız taraf teşkili sağlanmış bir şekilde devam ediyor.
Old 18-10-2011, 23:25   #9
Av.Ömer Güntay

 
Varsayılan

Bu hususta HMK. m. 124 dikkate alınmalıdır.
Saygılar.

Alıntı:
Tarafta iradî değişiklik
MADDE 124- (1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür.
(2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.
(3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
(4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir.
Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.
Old 19-10-2011, 13:01   #10
Av.Barış Kılıç

 
Varsayılan

Cevabınız ve zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. Bende bir dilekçe ve yargıtay kararları ile mahkemeye başvurarak temsilcide yanılma olduğunu bu nedenle davayı Milli eğitim Bakanlığı husumeti ile devam edilmesini talep ettim. Davayı Ekimden önce açmıştık. Yeni HMK- 124. madde yürürlüğe girdi. Ancak mahkeme şu aşamada bize gider avansını yatırmamız için süre verdi. Yeni HMK - 124'e göre temsilcide yanılma olgusu artık kanuna alınmış. Hakim dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliklerini kabul etmesi gerekiyor. Ama taraf değişikliğinin dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığını da belirleyecek olan Hakim tabi. Şu aşamada gider avansını yatırıp Hakimin HMK-124'e göre davayı Milli Eğitim Bakanlığı husumetiyle görülmesine karar vermesini bekliyorum.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Davacının yanlış gösterilmesi char7 Meslektaşların Soruları 7 07-03-2011 19:34
yetki mahkemenin yanlış gösterilmesi m.fahrikoc Meslektaşların Soruları 6 14-01-2011 11:50
davalı tarafın yanlış gösterilmesi Av.Uğur Hakan Kahraman Meslektaşların Soruları 2 02-05-2010 20:35
Hasmın yanlış gösterilmesi hukukcu1985 Meslektaşların Soruları 6 06-04-2009 08:57


THS Sunucusu bu sayfayı 0,11105490 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.