Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Kart Sahibinin Rızası Dışında İnternetten Kredi Kartıyla Alışveriş

Yanıt
Old 11-03-2011, 22:39   #1
cesur_yürek

 
Acil Kart Sahibinin Rızası Dışında İnternetten Kredi Kartıyla Alışveriş

Herkese merhaba.X şahsına ait kredi kartı ikamet ettiği şehirden farklı bir yerde Y mağazasında, 2 ayrı mal alımı suretiyle ve bu alışverişlerin taksite bölünmek sureti ile yapılan bir alışverişte kullanılıyor.Fakat kart çalınmış ya da kayıp değildir.

Müvekkil durumu hemen fark edip bankaya durumu bildiriyor ve itiraz ediyor.Aynı zamanda savcılığa suç duyusunda da bulunuyor.Şu aşamada müvekkil icralık olmamak adına elinden geldiğince ödeme yapmaktadır.

Bankaya karşı açacağımız davada nasıl davranmamız ve neye dikkat etmemiz gerekmekte ? Şimdiden teşekkür ederim.İyi çalışmalar.
Old 11-03-2011, 22:46   #2
Av.Suna SOYDAŞ

 
Varsayılan

Sadece bankaya karşı değil şifresiz kartı kullandıran ve kimlik tespiti yapmayan alışveriş yapılan mağaza da burada kusurundan dolayı sorumlu olup uğradığınız maddi zarar ile ilgili dava açacağınızı düşünüyorum.
Old 11-03-2011, 22:47   #3
Av.Suna SOYDAŞ

 
Varsayılan

Pardon, internetten alışveriş yapıldığını fark etmedim, cevabım fiziki alışveriş içindi.
Old 12-03-2011, 09:15   #4
av.kadirpolat

 
Varsayılan

Sanırım bu tür durumlarda, banka müvekkiliniz hakkınızda işleme başlamayacak, savcılık soruşturmasını bekleyecektir.

İnternet üzerinden yasadışı para transferleri ile kredi kartı kullanımında, bankanın sorumluluğu var. Bu anlamda müvekkilinizin zararını banka giderecektir.

Ancak banka hakkında bir dava açma hakkınız olur mu, diye soracak olursanız, kaybınız var mı? diye düşünmek gerekecek. Zira söz konusu işlemde zarar bertaraf edilmiş. Eğer edilmemiş ise, bu durumda menfi tespit davası açılabilecek davalardan birisi diye düşünüyorum.
Old 12-03-2011, 10:28   #5
Arif Aydın

 
Varsayılan

Kart sahibi, şifresini korumak ile mükelleftir. Şifresini bilgisayarına kaydetmiş ise, veya işlem yapmış olduğu bilgisayar da gerekli güvenliği sağlayacak programlar bulunmamış ise veya güvenli olmayan başkalarına ait bilgisayarlarda işlem yapmış ise ve bu şekilde kartın kullanılmasına olanak vermiş ise yine de bankanın sorumluluğuna gidililebilir mi?
Old 12-03-2011, 10:37   #6
av.kadirpolat

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Arif Aydın
Kart sahibi, şifresini korumak ile mükelleftir. Şifresini bilgisayarına kaydetmiş ise, veya işlem yapmış olduğu bilgisayar da gerekli güvenliği sağlayacak programlar bulunmamış ise veya güvenli olmayan başkalarına ait bilgisayarlarda işlem yapmış ise ve bu şekilde kartın kullanılmasına olanak vermiş ise yine de bankanın sorumluluğuna gidililebilir mi?

Butür genel davalarda, bankanın güvenlik önlemlerini öncelikli olarak kendisinin alması ve müşterilerini kloruması esası getirilmiş. Hacker'lerin bu tür durumlarda yapmış oldukları para transferlerinde de müşteri kusuru kantılanmadığı sürece banka kusurlu sayılıyor. Hatta kredi kartının kopyalamasında da yine müşterinin rızası ile kart kısa süreliğine elden çıkıyor ve o süreçte de yine bankanın kusuru olduğu sonucuna varılıyor
Old 12-03-2011, 10:45   #7
Arif Aydın

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
11.Hukuk Dairesi

Esas: 2008/9239
Karar: 2010/504
Karar Tarihi: 19.01.2010

ALACAK DAVASI - İNTERNET BANKACILIĞINDA BANKANIN VE MÜŞTERİLERİN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAYACAK EK GÜVENLİK ÖNLEMLERİNİN KULLANILMASI - ZARARDAN DOLAYI DAVALI BANKANIN SORUMLULUĞU ORTADAN KALKMAYACAĞI - TÜM KUSURUN DAVALI BANKADA OLDUĞUNUN KABULÜ GEREĞİ

ÖZET:Somut olayda internet bankacılığında bankanın ve müşterilerin güvenliğini sağlayacak ek güvenlik önlemlerinin kullanılmasının zorunlu kılınmaması ve davacının inisiyatifine bırakılması nedeniyle meydana gelen zarardan dolayı davalı bankanın sorumluluğu ortadan kalkmaz. Ayrıca, davacıya ek güvenlik enstrümanlarını kullanmadan işlem yapma yetkisinin davalı banka tarafından verilmiş olması karşısında, bunları kullanmadan işlem yapan davacının meydana gelen zararda müterafik kusuru olduğunun kabulü de mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece tüm kusurun davalı bankada olduğunun kabulü gerekir.

(4389 S. K. m. 10) (5411 S. K. m. 61) (818 S. K. m. 306, 307, 372)

Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 11. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.02.2008 tarih ve 2006/746-2008/81 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabından internet şifresinin girilerek tanımadığı kişilerin değişik bankalardaki hesaplarına havale yapılmak suretiyle toplam 32.400 YTL aktarıldığını, havalelerden bir kısmının iade edildiğini, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 22.740 YTL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının kişisel bilgilerini koruyamaması nedeniyle oluşan zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ek güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle oluşan zarardan %10 oranında, davalı bankanın ise davacı hesaplarından usulsüz havalelerin yapılmasına engel olamaması nedeniyle %90 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 20.466 YTL'nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 Sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK. 306 ve 307. maddeler uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa'nın 372/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef'i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Somut olayda mahkeme, benimsediği bilirkişi raporu ile davacının ek güvenlik önlemi olarak zaman ve limit kısıtlaması yapmaması nedeniyle oluşan zararda %10 müterafik kusurunun olduğu kabul edilmiştir. Oysa davacılara ait para, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile hesaptan çekilerek başka hesaplara EFT yapılmış olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, ispat yükü kendisinde olan davalı banka davacılara vermiş olduğu şifre ve parolanın davacıların kusuru ile ele geçirildiğini de kanıtlayamamıştır. Kaldı ki, internet bankacılığında bankanın ve müşterilerin güvenliğini sağlayacak ek güvenlik önlemlerinin kullanılmasının zorunlu kılınmaması ve davacının inisiyatifine bırakılması nedeniyle meydana gelen zarardan dolayı davalı bankanın sorumluluğu ortadan kalkmaz. Ayrıca, davacıya ek güvenlik enstrümanlarını kullanmadan işlem yapma yetkisinin davalı banka tarafından verilmiş olması karşısında, bunları kullanmadan işlem yapan davacının meydana gelen zararda müterafik kusuru olduğunun kabulü de mümkün değildir.

Bu itibarla, mahkemece tüm kusurun davalı bankada olduğunun kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile tarafların birlikte kusurlu olduğunun kabul edilmeleri doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın, davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 939,38 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Old 12-03-2011, 11:19   #8
Admin

 
Varsayılan

Sayın Arif Aydın,
Alıntı:
Yazan Arif Aydın
Kart sahibi, şifresini korumak ile mükelleftir. Şifresini bilgisayarına kaydetmiş ise, veya işlem yapmış olduğu bilgisayar da gerekli güvenliği sağlayacak programlar bulunmamış ise veya güvenli olmayan başkalarına ait bilgisayarlarda işlem yapmış ise ve bu şekilde kartın kullanılmasına olanak vermiş ise yine de bankanın sorumluluğuna gidililebilir mi?
Görüşünüze katılıyorum. Esasında bu konuyla ilgili oldukça kapsamlı tartışmalar forumumuzda da var. Örneğin:
http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=8792

Ancak bu konu başlığındaki olayda farklı bir durum olduğunun altını çizmek isterim: Bu olayda kredi kartı internet üzerinden yapılan bir alışverişte kullanılmış ve 3d secure sistemi henüz tüm banka sistemlerinde uygulamaya geçmediği için bu alışverişlerin BÜYÜK KISMINDA şifre doğrulaması yapılmıyor. Bu nedenle de internet alışverişlerinde sadece kredi kartı numarası, kart üzerinde yazan isim, kartın son kullanma tarihi ve arkasında yazılı CVC numarası verilmek suretiyle işlem sonlandırılıyor. Bu bilgiler elbette gizli ve özel nitelikte olmadığından (örneğin kredi kartınızı kullandığınız herhangi bir alışverişte kasiyerin bunları not alması mümkündür) bu alışverişlerde müşterinin itirazı üzerine prensip olarak bankalar işlemi derhal iptal ediyor ve sorumluluğu da üye işyerine atıyor, zira bankalar ile üye işyerleri arasında imzalanan sözleşmelerde bu konuda açık hükümler yer alıyor.

Bir diğer deyişle böyle durumlarda bankaların işlemi iptal etmeleri durumunda ne müşteri ne de banka hiçbir şekilde mağdur olmuyor ve iptal işlemi de hukuka uygun. (İptalden sonra ne oluyor derseniz, o üye işyeri ile internet üzerinden alışveriş yapılan kişi arasında. Üye işyeri IP adresiyle savcılığa dolandırıcılık suçlamasında bulunabilir, işlemi gerçekten yapan kişiye zararı için rücu edebilir vs. Elbette işlem gerçekten kart sahibi tarafından yapıldıysa ve kötüniyetle itiraz edildiyse bunların sonuçlarına onun katlanacağı da tartışmasız)

Bu nedenle bu olayda müvekkilin itirazına rağmen bankanın bu işlemi iptal etmeyip, savcılık işleminin sonucunu beklemesini ilginç bulduğumu belirtmeliyim. Bence birkaç durum söz konusu olmuş olabilir:
1- Az bir ihtimal ama işlem 3d secure sistemi kullanılarak yapılmıştır, yani şifre girilmiştir. Dolayısıyla Sn.Arif Aydın'ın belirttiği gibi banka haklı olarak müşteriyi sorumlu tutmaktadır.
2- Banka kötüniyetli, bilgisiz veya umursamazdır. Kendisi de hiçbir mağduriyete uğramayacağı halde işlemi iptal etmekten kaçınmaktadır.
3- Banka bir nedenle müşterinin kötüniyetine inanmakta bu nedenle işlemi iptal etmemektedir.

Bu olayda hangi ihtimalin geçerli olduğunu tahmin etmek güç ancak genelleme yapmak gerekirse, uygulamada en çok rastlanan üçüncü seçenek. Banka müşterinin itirazının kötüniyetli olduğunu ve alışverişin gerçekten onun tarafından yapıldığını düşünüyor olabilir. Bunun dayanağı da ya müşterinin geçmişteki benzer işlemleri (mesela daha önce de benzer şikayetlerde bulunmuştur ve haksız olduğu ortaya çıkmıştır) ya da üye işyerinin bu alışverişle ilgili sunduğu kayıtlar olabilir (örneğin üye işyeri malların teslim adresinin müşteri veya bir akrabasının adresi olduğunun belgelerini sunmuştur, ya da alışverişi yapan kişinin IP adresi, müşteriye aittir vs.

Bence dava açmadan önce banka ile konuşup, işlemin neden iptal edilmediğini öğrenmeye çalışmakta fayda var. Eğer birinci/üçüncü seçeneklerde olduğu gibi müvekkilin kötüniyetini veya ihmalinizi gösterir bir delileri varsa, dava açmayı tekrar düşünmek gerekir. Ancak banka sadece umursamazlık veya bilgisizlik yüzünden işlemi iptal etmiyorsa, o zaman bence de dava açmak ciddi olarak düşünülmelidir. Bu konuda müvekkil adına avukat olarak bankaya başvurulursa, bankanın gerekli cevapları vereceğini veya gerekli işlemi yapacağını düşünüyorum. Neticede hiçbir şekilde onların mağduriyetine sebep olmayacak ve tüm mağduriyetin tamamen üye işlerine yükleneceği basit bir iptal işlemini yapmak varken bir dava ile uğraşmayı onlar da istemez.
Old 15-03-2011, 11:13   #9
cesur_yürek

 
Varsayılan

Katkı yapan meslektaşlarıma teşekkür ederim.

Somut olayda müvekkilin bilgisi ve rızası dışında internet yoluyla alışverişte kullanılan kart kredi kartıdır.

Alışverişler takside bölünerek yapılmıştır.Dolayısıyla müvekkil taksitlerin büyük bir bölümünü ödememiştir.Yine müvekkilin sanal ortamda kullanılan elektronik şifresi bulunmamaktadır.Müvekkil bugüne kadar internet yoluyla alışveriş yapmış değildir.

Bankaya karşı açacağımız dava niteliği itibariyle menfi tespit ve istirdat davası mı yoksa alacak ve tazminat davası mı olmalı ? Kişisel kanaatim menfi tespit davası ve ödenen paraların iadesi olan istirdat davasının açılması yönünde .Cevap verecek meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim.

Saygılar.
Old 15-03-2011, 11:36   #10
av.kadirpolat

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan cesur_yürek
Katkı yapan meslektaşlarıma teşekkür ederim.

Somut olayda müvekkilin bilgisi ve rızası dışında internet yoluyla alışverişte kullanılan kart kredi kartıdır.

Alışverişler takside bölünerek yapılmıştır.Dolayısıyla müvekkil taksitlerin büyük bir bölümünü ödememiştir.Yine müvekkilin sanal ortamda kullanılan elektronik şifresi bulunmamaktadır.Müvekkil bugüne kadar internet yoluyla alışveriş yapmış değildir.

Bankaya karşı açacağımız dava niteliği itibariyle menfi tespit ve istirdat davası mı yoksa alacak ve tazminat davası mı olmalı ? Kişisel kanaatim menfi tespit davası ve ödenen paraların iadesi olan istirdat davasının açılması yönünde .Cevap verecek meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim.

Saygılar.

Sayın meslektaşım, ödeme yapmadıysanız ki bunu bilemiyorum, istirdat davası açamazsınız. Banka size böyle bir borç için döküman yada ihtar yada takip yapmış ise menfi tespit davası açılabilir. Ancak bu tür vakalarda genelde banka savcılık soruşturmasını bekliyor.

Benzer bir olayda müvekkilim adına istanbul, izmir gibi illerde kredi kartı kullanılmıştı. bankaya yazılı başvuru yaptık, banka dikkate aldı ancak savcılıkca yapılacak soruşturmaya kadar bizden talepte bulunmayacağını belirtti.
Old 15-03-2011, 13:26   #11
Av.Serkan Arıcan

 
Varsayılan

Ödemedikleriniz için borçtan kurtulma davası, ödedikleriniz içinse istirdat davası açmanızı öneririm. Bu süreçte müvekkilinizin kart hesabı kat edilir ve tarafınıza ihtarname gelirse mutlaka cevap da verin,ilamsız takip açılırsa mutlaka itiraz ediniz.

Çünkü bankalar birimlere ayrılmış ve bankaya karşı açılan davalar ile bankanın alacaklı olarak açtığı takipleri yürüten birimler birbirinden farklıdır. Kimi zamanlarda da bu birimlerin birbirinden kopuk birşekilde hareket ettikleri olabiliyor... Bu nedenle tüm tedbirlerinizi alın derim.
Old 16-03-2011, 16:16   #12
Av. Meriç Gençay

 
Varsayılan

Sayın meslektaşım,
ilk etapta işleme itiraz edin, eğer işlem 3d secure vb. bir yöntemle yapılmadıysa (ki bu durumda kart hamilinin işlemi yapan kişi olduğunu kabul etmek gerekir) chargeback yapılacaktır.

Yapılan alışverişte, şayet bir mal satın alınmış ise kargo teslimatının kime yapıldığı kolaylıkla tespit olunacak ve ilgili kişi savcılıkça soruşturulacaktır.

http://eticaret.garanti.com.tr/Guven...raz-Nedir.aspx

Chargeback (Ters İbraz) Nedir?
Orta Düzey
Son güncelleme: 17.04.2009 17:29:10
Lütfen bu bilgilerin sadece fikir verme amacı taşıdığını, herhangi bir garanti sunmadığını unutmayınız.

Uluslararası kartlı ödeme sistemleri [1] kurallarına göre, kredi kart sahipleri kendi kartlarıyla yapılan işlemlere itiraz etme hakkına sahiptirler. Bu itiraz, kart sahibi banka tarafından işyeri bankasına iletilir, işyeri bankası ise ilgili işyerinden itiraz edilen işlem ile ilgili belgeleri talep eder. Talep edilen belgelerin yetersiz olması durumunda, söz konusu işlem tutarı işyeri bankası tarafından ilgili işyerinden tahsil edilir ve kart sahibi bankaya aktarılır. Bu işleme "chargeback" veya “ters ibraz” adı verilir.

Bankalar chargeback konusunda kart kuruluşlarının kurallarına bağlıdırlar ve bu kurallara uymak zorundadırlar. Uygulanan prosedür kesinlikle bir bankaya veya Türk bankalarına özel bir prosedür değildir. Kart kuruluşlarının kurallarının geçerli olduğu her yerde itiraz (chargeback) mekanizması aynı şekilde işler.

İşyeri olarak, size bankanızdan ulaştırılan chargeback mesajında belirtilen sürelerde, gerekli belgeleri chargeback departmanına ulaştırmanız gerekmektedir. Burada kart sahibinin o işlemi yaptığını ispatlayabilecek tüm belgeleri göndermeniz faydalı olacaktır.

Bir siparişin sahte olduğundan şüphelendiğinizde, öncelikle kontrol edilebilecek tüm bilgiler çapraz şekilde kontrol edilmelidir: Telefon/İsim, Telefon/Adres, IP/Adres, vs. Siparişi veren kullanıcının geçmişi ve sipariş detayları da incelenmelidir: İlk siparişi mi? Kaç aydır üye? Sipariş ne içeriyor? Tutar mantıklı mı? E-posta adresi güven veriyor mu? Telefon numarası kontörlü mü? Bu incelemelerin ışığında sipariş riskli görünüyorsa, vakit kaybetmeden söz konusu siparişin ödemesini iptal/iade etmek en iyi seçenektir.

Bankalar, müşteri bilgilerini gizleme prensibi ve kanunları nedeni ile kart hamillerinin adres ve telefon bilgilerini Üye İşyerleri ile paylaşamamaktadır.

Chargeback Prosedürü Nasıl İşler?

Prosedür aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

1. Kart sahibi kredi kart bankasına itirazını iletir.
2. Kart sahibi banka bu itirazı işyeri bankasına yönlendirir.
3. İşyeri bankası ilgili itirazı işyerine sunar ve işlem ile ilgili belgeleri talep eder.
4. İşyeri ilgili belgeleri bankaya iletir.
5. Eğer işyerine tanınan süre dahilinde hiç belge iletilmediyse veya gönderilen belgeler yeterli görülmezse, itiraz edilen tutar işyeri hesabından çekilir ve kart sahibi bankaya iade edilir.
6. Gelen belgeler yeterli görülürse kart sahibi bankaya iletilirler ve itiraz reddedilir. İşyeri ilgili tutarı iade etmek zorunda kalmaz.

Chargeback Durumunda Hangi Belgeler Geçerlidir?

İtirazın sebebine göre farklı belgeler talep edilebilir. Genel olarak en sık rastlanan itiraz sebebi söz konusu işlemin kart sahibinin rızası dışında yapıldığıdır. Bu durumda mal ve/veya hizmetin kart sahibi tarafından teslim alındığını yasal olarak ispatlayan bir belge gerekmektedir. En iyi örnek lojistik firma tarafından imzalatılan teslimat belgesidir. Söz konusu belge, kart sahibinin "ıslak imzasını" taşıdığından bankalar tarafından yeterli görülür. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli ayrıntı, bu imzanın gerçek kart sahibine ait olmasıdır: Kart sahibinden başka birisinin imzaladığı bir kargo teslimat belgesi hiçbir işe yaramayacaktır.

Hizmet satışlarında kart sahibinin söz konusu hizmeti aldığını beyan eden imzalı bir belge yardımcı olabilir. Bu belgede kart sahibinin adı, soyadı, alışverişi yaptığı kredi kartının ilk 4 ve son 4 hanesi, işlemin tutarı, tarihi, işyerinin adı, alınan hizmetin tanımı gibi bilgilerin yer alması gerekmektedir.
Belgeler bankaya iletildikten sonra itiraz prosedürünün sonucu işyeri ve kart sahibi bankalar tarafından belirlenecektir.

İptal/İade işlemleri mutlaka sistem aracılığı ile işlem yapılan karta yapılmalı, müşterinin talebi nedeniyle farklı bir karta, isme ya da bir banka hesabına havale-eft olarak yapılmamalıdır.

Chargeback Nasıl Engellenir?

İşyerlerinin chargeback riskini sıfırlamaları mümkün değildir. Ancak bu riski makul seviyelere düşürmek için bazı önlemler alınabilir. Hangi önlemlerin alınacağına her işyeri kendi karar vermelidir.

Sahtekarlığı ve chargeback oranlarını kontrol altında tutmak çaba gerektirir: Alınacak her önlem toplam riski azaltacak fakat maliyetleri artıracaktır. Burada doğru olan ideal dengeyi bulmaktır. Bunun yapılabilmesi için öncelikle her işyerinin ne kadar risk almayı göze aldığına ve bu risk seviyesini tutturmak için ne kadar maliyete katlanabileceğine karar vermesi gerekmektedir. Bu noktadan sonra seçilen risk/maliyet oranına uygun önlemler belirlenebilir.

3D Secure Visa ve Mastercard’ın Elektronik Ticaret için geliştirdiği ortak güvenlik standartıdır. Sanal POS’unuzu bu altyapıya uygun olarak entegre ederseniz. 3D Secure olmayan bir işyerine göre chargeback riskinizi oldukça azalmış olursunuz.

Dikkat edilmesi gereken durumların en önemlileri aşağıda listelenmiştir:
(Önemli: Lütfen bu bilgilerin sadece fikir verme amacı taşıdığını, herhangi bir garanti sunmadığını unutmayınız.)


1. İlk defa alışveriş yapan müşteriler: 6 aydır bir siteden alışveriş yapan bir müşterinin sahtekarlık yapma ihtimali yeni müşteriye göre çok daha düşüktür.
2. Ortalama sipariş tutarının çok üzerindeki siparişler: Sahtekarlar mümkün olduğu kadar az denemede mümkün olduğu kadar çok kazanç elde etmeye çalışırlar.
3. Aynı üründen birden fazla içeren siparişler (çiçek gibi birden fazla alınması doğal olan ürünler dışında).
4. Çalıntı mal olarak satılması kolay ürünler: Özellikle cep telefonu gibi fiziksel boyutları küçük, değerleri yüksek ve ikinci el satışı kolay ürünler sahtekarlar tarafından tercih edilir.
5. Benzer kart numaraları ile ard arda birden fazla deneme yapıldıktan sonra başarılı olan siparişler, bir sahtekarın elindeki çalıntı kart numaralarını denediğini gösterebilir.
6. Aynı kart numarası ile farklı son kullanım tarihi denemeleri, bir önceki madde ile aynı anlama gelebilir.
7. Aynı müşteri tarafından gerçekleştirilen birden fazla başarısız işlem, müşterinin çeşitli bilgileri deneyerek doğru kart bilgilerini aradığını gösterebilir.
8. Aynı kart numarasını kullanan farklı müşteriler: Sahtekarlar hareketlerini saklamak için farklı kullanıcılar yaratabilirler.
9. Aynı kart ile çok kısa sürede birden fazla işlem.
10. Aynı IP adresi üzerinden birden fazla kart kullanımı.
11. Web tabanlı ücretsiz e-posta adresleri veren sitelerden alınmış e-posta adresi.
12. Sabit ve faturalı hatlar diğerlerine göre daha fazla güvenli bulunur.
13. Türk Telekom’un online rehberine girilince gönderi bilgilerini doğrulamayan telefon numaraları.
14. Trace edildiklerinde fatura adresinde belirtilen şehirden farklı yerde çıkan IP adresleri.
15. Yurtdışı kredi kartları ile gerçekleştirilen işlemler. Özellikle de IP adresi Türkiye’ye trace oluyorsa.
16. Sipariş bilgileri incelendiğinde şüphe yaratabilecek herhangi bir unsur.

Yukarıdakilere benzer riskli durumlarla karşılaşıldığında yapılabilecekler:
(Önemli: Lütfen bu bilgilerin sadece fikir verme amacı taşıdığını, herhangi bir garanti sunmadığını unutmayınız.)

1. Müşteri ile telefon bağlantısı kurmak ve bu sayede hem verilen numaranın doğruluğunu onaylamak hem de kişinin tepkilerini ölçmek.
2. Şüpheli unsurlara rastlandığında kontrol edilebilecek diğer tüm kriterleri de detaylı olarak gözden geçirmek.
3. Müşteriden kart / kimlik fotokopisini fakslamasını istemek.
4. Müşteriye imzalaması ve geri göndermesi için bir satış form’u göndermek.
5. Geçmiş sahtekarlıkları kaydeden bir veritabanını sorgulamak (kara liste).
6. Müşterinin geçmişini incelemek.
7. Eldeki verileri diğer sahtekarlık olaylarıyla karşılaştırmak.
8. Siparişi onaylamamak.
9. Sipariş bedeli tahsil edildiyse tamamını iade etmek.

Sahtekarlık olaylarını yok etmek maalesef mümkün değildir. Fakat doğru önlemleri uygulayan ve siparişleri dikkatle inceleyen işyerleri chargeback oranlarını kontrol altında tutabilmektedirler. Müşterilerinizin hem ürünü alıp hem de bankasına itiraz etmesi nedeni ile hukuka aykırı bir biçimde bir biçimde kaybınız oluşuyorsa, suçun işlendiği yerdeki Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunabilir ve aynı kişiler tarafından daha sonra tekrar zarara uğrama riskinizi azaltabilirsiniz.

[1] Visa, Mastercard, Amex, Diners, JCB ve CUP Garanti Bankası’nın acquire etme yetkisine sahip olduğu kartlı ödeme sistemi kuruluşlarıdır.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Kaybolan Kredi Kartıyla şifresiz işlemle yapılan harcama nefise Meslektaşların Soruları 2 13-02-2010 19:36
aile rızası dışında ev satılması periperi Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 5 03-02-2010 09:37
kredi kartıyla alışveriş yapılan yerde,şifre sormamanın cezai sorumluluğu av.aybeg Meslektaşların Soruları 4 04-07-2009 15:55
ev sahibinin rızası olmadan evinde oturma MELEK Meslektaşların Soruları 5 15-12-2008 19:10
Çalıntı Kredi Kartıyla yapılan alışverişte bankanın sorumluluğu Av. O. TEKGUL Meslektaşların Soruları 5 12-04-2007 09:35


THS Sunucusu bu sayfayı 0,11783290 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.