Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Vergı mahkemesinde reddelen iptal davamızın temyizin de danıstaya sunmak için özel bilirkişi raporu alma imkanımız varmı ?

Yanıt
Old 04-12-2010, 00:00   #1
tema

 
Varsayılan Vergı mahkemesinde reddelen iptal davamızın temyizin de danıstaya sunmak için özel bilirkişi raporu alma imkanımız varmı ?

Vergi mahkemesince ; vergi dairesi tarafından kesilmişKDV vergi ziyaı cezalarına ilişkin açmış olduğumuz iptal davaları, bize göre vergi mahkemesince ve atadığı bilirkişinin eksik ve usulsüzce inceleme yapması,kendini mahkeme yerine koyarak yeterli derecede inceleme olmaksızın bilirkişi raporu tayin etmesi ,mahkemeninde bu rapora gafletle riayet etmesi sonucu hukuksuzluk ,adaletsizlik, fahiş hatta infaal yaratacak kısmen red kararıyla, müvekkil firma trilyonlarca cezayı ödemekle karşı karşıya bırakıldı.
1-Vergi idaresi bu karar doğrultusunda karar danıstaydan kesinleşmeden icra işlemlerine girişebilirmi ,bankalara haciz yazabilirmi , icra takibine konu işlemleri tesis edebilirmi ?
Benim araştırmalarım netıcesi yasal engel var vergi mahkeme kararlarının icra takibine konu olabilmesi için kesinleşmesi gerekiyormuş, araştırmam sonucu elde ettiğim bilginİn doğruluğundan emin olmak istedim, elde ettiğim mahkeme kararı ve yasal mevzuaat şöyle;
12. HD. 5.11.2002 T. 20238/22528 YARGITAY İLAMI

Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Vergi Mahkemesi kararlarının 2577 Sayılı Yasanın 28/1. maddesi uyarınca takibe konu edilebilmesi için kesinleşmesi gerekir. İcra Tetkik Merciince duruşma açılarak takibe dayanak yapılan ilamın kesinleşip kesinleşmediğinin ilgili mahkemeden de sorulmak suretiyle belirlenip sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 5.11.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.
2-Vergi ziyaı cezası konusu kdv ziyaıdır, fakat olayımızda devletin vergi yani kdv kaybı kesinlikle bulunmamaktadır. Sadece defterlere ilgili faturalar zamanında kaydedilmemiş, defter tutumunda zaman ve usule ilişkin hatalar mevcut. Kısaca defter tututmunda usulsüzluk kesin ama kesinlikle kdv ziyaıı,vergi kaybı, devletin vergisini alamaması ve ya eksik alması söz konusu değil. Takır takır kdv sini almış, bir kuruş kdv kimsenin cebine girmemiş, bu durumda KDV vergi ziyaı cezası kesilmesinin hukuken mümkün olmadığını mahkemeye anlatamadık. Usulsüzlükden verilecek cezaya razıyken tümü ödenmiş devletin cebine girmiş kdv lere, bir kat da ceza uygulanarak vergi zıyaı cezası kesilmesi,vergi mahkemesinin de iptali reddetmesi hukuken mümkünmü ?
3- Vergi mahkemesi, adaleten mümkün olsun olmasın, hukuken mümkülüğünü kanıtladı ve davalarımızı red etti, tek umudumuz danıstay; peki danştay da temyizi red ederse nolucak. Bence artık hukuken mümkün .Meslekdaşlarım avukatlık hayatımda hiç görmedğim ve duymadığım bir şekilde bir müvekkil firmanın dürüst, çalışkan, vergisini zamanında ödeyen, alavere dalavere ile ilşkisi olamayan bir şirketin, trilyonlarca haksız ceza ile çöküşünü, mahfoluşunu izlemek bana esef verdi.Danıştayında bu konuda duyarsız kalcağına ihtimal vermek istemesemde, mesleki sorumluluk olarak artık kesinlikle ihtimal vermek zorundayım. Hatta kesin onar diye düşünmek zorundayım.İmkansız onamaz, diyemediğimden meslek hayatımda hiç denemediğim blmediğim bİr yolu sizlere danışıyorum, asıl danışmak istedğimde budur ..
Dava sırasında vergi mahkemesinin bilirkişisi devletin vergi ziyanı olup olmadığı konusunda hiçbir inceleme yapmadığından sadece, defterlerin usulsüz tutumundan bahsettiğinden, bu sebeble de kdv indirminin uygulanamayağından , kdv vergi zıyaı cezasının uygun olduğundan bahısl,e rapor düzenemesinden dolayı kaybedilmiş olan bu davada .Temyiz süresi olarak 25 gün kalan bu dava dosyası ile ilgili olarak, Üniverstelerin malıye bölümlerinden yeterli kişilik bir heyet ile defter ve belgelerin incelenmesini, devletin bir vergi ziyaıı olup olmadığına dair rapor düzenlenmesini istesem, hatta ayrıca bu konuda vergi hukuçularına da aynı dosya defter ve belgelerle gidip, en hatırı sayılır vergi hukukçularına hukuki inceleme yapılarak, burada vergi zıyaı cezası kesilip kesilemeyeceğini raporla tarafımıza bildirilmesini istesem
A- Üniversteler ya da ilgili kurum ya da herhangi bi kuruluş neyse parası versek böyle bir bilimsel mali rapor ve 2. bir rapor olarak az önce bahsettiğimiz hukuki raporu düzenlermi bu konuda tecrübesi ve bilgisi olan meslekdaşalrın yardımını beklıorum?
B- Süre açısından temyiz dilekçemiz verildikten sonra bu raporları elde etsek bunları danıstaya ek temyiz dilekçemizi yazarak, ekinde de mahkemece yapılması gereken yapılamayan eksik inceleme ve bilimsel gerçek budur diyerek raporları eklesek temyiz incelemesi için dosya danıştaya gitmiş dahi olsa oraya ulaştırma imkanımız olurmu ? ek temyiz dilekçesi bunun doğrudan danıştaya ullaştırılması mümkünmü ,burda bilmediğim bu hukuki yolarda bilgi tecrübesi olan konu ile ilgili kararları olan varmı şimdiden ilgilenen ve yardıımcı olan herekese teşekkürler...
Old 04-12-2010, 15:21   #2
hakikiavukat

 
Varsayılan Kesinleşmeyle ilgili bir tartışma

Aşağıdaki linkte 1. sorunuza ilişkin bir tartışma var.

http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=23437

Ayrıca,Av. Talih UYAR , sizin verdiğiniz karara ek olarak 12. HD. 7.2.2002 T. 1225/2591 kararı da misal göstermiş. Diğer yandan kısmen red kararı varsa , vergi idaresinin yapılan işlemi karar doğrultusunda düzeltmesi için de doğal olarak kararın kesinleşmesi zaruridir diye düşünüyorum.

Ayrıca , İYUK md 28/1

Madde 28

1. (Değişik: 10.6.1994 – 4001/13 md.) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak, haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
avukatların çalışma ruhsatı ve işyeri açma izni alma zorunluluğu varmı alphukuk Meslektaşların Soruları 5 12-12-2013 23:00
özel bilirkişi raporu tanzim edilir. Grafoloji Sahtecilik Uzm. MKARİPTAŞ Adliye Duvarı 1 19-06-2009 17:59
idare mahkemesinde bilirkişi incelemesi için talep nasıl yapılır? angel82 Meslektaşların Soruları 2 26-03-2009 14:49
bankaların kullandığımız kartlar için kestiği aidatları talep imkanımız var mıdır angela Meslektaşların Soruları 1 23-12-2007 18:57
Hakimin Bilirkişi Raporunu Dikkate Almama Takdiri Varmı Dır? STARFISH Hukuk Soruları Arşivi 8 25-10-2004 10:01


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07494712 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.