Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Soruları Arşivi THS Hukuk Soruları alanına 2000-2007 yılları arasında gönderilmiş eski soruların arşivlendiği forum alanımız. Bu alan yeni mesajlara ve yanıtlara kapalıdır ve sadece arşiv amaçlı olarak yayında tutulmaktadır.

Hakimin Bilirkişi Raporunu Dikkate Almama Takdiri Varmı Dır?

 
Old 02-03-2004, 17:50   #1
STARFISH

 
Varsayılan Hakimin Bilirkişi Raporunu Dikkate Almama Takdiri Varmı Dır?

Değerli Hukuk emekçileri ve forumu takip edenler,
Değerli vakitlerinizi almamak için detaylara girmiyorum. Çocuğumla olan kişisel ilişki süresinin azlığından dolayı dava açmıştım. Davayı küçük bir kasabadan il aile mahlemesine intikalini sağladım. Psikolog ve uzman bilirkişi dinlenmesini zorla da olsa hakim kabul etti.Uzman bilirkişi Psikolog oğluma, bana ve eski eşime bir çok test ve karşılıklı görüşmeler yaparak verdiği raporunda baba olarak benim oğlumu psikolojik olarak sağlıklı ve kişisel gelişimi açısından 15 günde bir cumartesi ve pazar yatılı görebileceğimi beyan ederek takdir mahkemenin diyerek mahkemeye raporunu sundu. Ayda sadece 8 saat görüş iznine sahibim. Uzman ayrıca yaz tatilerindede temmuz ve ağustos aylarında 15 gün olmak üzere ( eskisi temmuz ayının tamamı bana aitti) bende kalmasını annenin 1 ay uzun bir zaman süre olmaması konusunda kanatini sundu. Ayrıca Uzman oğlumum benimle mutlaka her ay 15 günde bir cumartesi pazar yatılı kalmasını beyan etti. Yeniden evlenmiş olmam konusundada çocuk için hiç bir sakınca olmadığını beyan etti. Raporda ayrıca benim davranışlar ölçeğinde olumlu ve uyumlu insan olduğumu belirtmiş. Oğlumun bu kesintili ilişkiler yüzündenpsikolojinin bozulacağını ifade etmiş. Oğlumun anne ve babayı aynı derecede gördüğünü ve babasına değer verdiğini ifade etmiş. Bursanın küçük sahil kasabasında görülen bu davada mahkeme hakimi, değil her hafta sonunu ayda bir hafta sonunu bile kabul etmemektedir. Ayrıca karşı tarafında istediği şekilde ya tatilinde 1 aylık süreyi ikiye bölerek onların isteğini kabul etmiş oldu. Oğlum 13 yaşında ve bakıma muhtaç değil. Örnek yargıtay kararları sunmama rağmen ve uzman bilirkişinin raporuna rağmen davayı kaybettim. Sayın hukukçular hakim kendi bildiğini okuyacaksa neden boşuna benden bilirkişi raporunu aldırdı. Hukuk davalarında; Medeni usul hukukunda kişisel çıkarlar ön planda olduğu için taraflar davanın malzemesini ve delilleri mahkeme önüne taşımak zorundadırlar. Tarafların davaya son vermek yetkileri vardır. Tarfların ihtilaf konusu yapmadıkları konuları hakim kendiliğinden araştıramaz, bu maksatla delil ikame edemez, şekli gerçekle yetinilir, hakim adeta hakem konumundadır. Burda sunulan delillere itibar edilmiyor değil mi?
Aile mahkemelerindeki uzman bilirkişiyi neden yeni yasada zorunlu kıldılarda hakim uzmanın raporuna itibar etmiyor. Uzman bilirkişi için bir sürü masraf yaptım. İtibar etmeyecektide neden beni boş yere hem zaman hem de masraf kaybına yol açtırdı. Sevgili hukukçular bu doğru bir karar mıdır? Bunu yargıtaya hatta hakimler yüksek kuruluna kadar götürmek istiyorum. Benim başıma gelen sizlerinde başına gelmemesi için neler yapmam lazım. Uzman kararına itibar etmemek ve ortada bir evladın sağlıklı gelişmesini engelleyen karar çıkartmak ne derece doğrudur. Emeğin ve bilginin paylaşılması adına , Değerli görüşleriniz ve yardımlarınız için teşekkürlerimi bir borç bilirim.
Sevgi ve saygılarımla
Old 02-03-2004, 18:27   #2
ibrahimbey

 
Varsayılan

Eğer, bilirkişiye başvurulan husus, tamamen teknik bir konuysa ve hakimlik bilgisiyle çözülmesi mümkün olmayan bir husussa (örneğin tıbbi bir konu), hakim yeterli bir raporu dikkate almak zorundadır.
Yok, ihtilaf konusu, teknik bir konu değilse, ki bana göre sizin olayınızdaki husus teknik bir konu değildir, hakim bilirkişiden rapor alıp, kendi düşüncelerini tartabilip, eğer söz konusu raporu doğru bulmaz ise rapora itiraz etmeyebilir. Önemli olan hakimin vicdani kanaat getirmesidir.
Eğer, mutlaka bilirkişi raporuna göre hüküm verilecek idi ise, bu sefer de hakime ne gerek var ? diye düşünülemez mi ?
Old 02-03-2004, 18:35   #3
Admin

 
Varsayılan

Moral bozmayayım ama hergün neler görüyoruz: Hakim 8 ay delil topluyor: Tanık dinliyor, keşif yapıyor, bilirkişiden rapor alıyor, itiraz üzerine 3 bilirkişiden bir kez daha rapor alıyor vs. Sonra karar veriyor: Dava süresinde açılmadığından reddine!

Ne yazık ki kimse diyemiyor ki, peki dava süresinde açılmadıysa niçin ilk celse reddedilmedi? Niçin usuli konu hemen halledilmeden, 8 ay esasa girilip delil toplandı? Yapılan masrafların hesabını kim verecek?

Türk Hukuk Sisteminde böyle şeyler olur, hem de çok sık olur ve siz de sadece sinir olduğunuzla kalırsınız. Boşverin..
Old 02-03-2004, 18:38   #4
STARFISH

 
Varsayılan Rapor bilimsel testlerle hazırlanmıştır.

Konu tamamen teknik bir konudur. Çünkü oğlumun bir çok psikolojik testten geçirlmesi gerekiyordu. Bunuda Uzman bilirkişi yaptı. Buna göre rapor verdi. Burada vicdani kanaat yok. Tamemen uzmanın bilimsel metodlarla yaptığı testlerin neticesi raporu vardır. Bu uzman takdir komisyon bilirkişisi değildir. Bu yüzden raporu bir delil niteliği taşır. Bu delilide görmemezlikte gelme hakimin savsaklaması değilde nedir?
-------------
Ben oğlumdan boşanmadım ki!!!
Old 03-03-2004, 02:10   #5
Gemici

 
Varsayılan

Sayın STARFISH,

olayı anlatırken kendinizde belirmişsiniz, bilirkişi...

Alıntı:
....15 günde bir cumartesi ve pazar yatili görebilecegimi beyan ederek takdir mahkemenin diyerek mahkemeye raporunu sundu.


diye yazıyorsunuz.


Ne diyor bilirkişi "takdir mahkemenindir". Takdir mahkemenindir demek, hakimin karar verirken sadece "vicdani kanaatine" bağlı olarak karar verebileceği anlamına geliyor. Eğer böyle olmamış olsa idi mahkemeye veya hakime hiç gerek kalmazdı, herkes kendi bilirkişisini bulup ona bir rapor hazırlatırdı ve ona göre hakkını da alırdı veya almaya çalışırdı. Bu tür anlaşmazlıklarda devamlı olarak iki taraf bulunduğundan, karşı tarafta kendi bilirkişisini bulurdu ve hakkını alırdı veya almaya çalışırdı.

Görüldüğü gibi, deliller,şahitler, blilrkişi raporları çatışınca bunları değerlendirecek bir mahkmeye iş düşüyor.

Hakim belirttiğim gibi şunun yada bunun, bu bilirişinin veya diğer bilirkişinin belirttiği yönde karar vermek zorunda değildir. Sadece kanunlara ve o konuda edindiği vicdani kanaatine bağlıdır ve öyle olmak zorundadır da. Yoksa mahkemelerin bağımsizlığı dediğimiz kavram anlamını kaybeder.

Hakimin vicdani kanaatine göre karar vermesi, onun keyfi karar verebileceği anlamına gelmez. Hakim öne sürülen bütün delilleri, bütün gerekçeleri ve bütün bilirkişi raporlarını irdelemek ve onlara neden uymadığını veya neden uyduğunu gerekçeli olarak kararda bildirmek zorundadır. Kısacası hakim tarafların karşılıklı olarak öne sürdükleri iddiaları/gerekçeleri karar verirken göz önünde bulundurmaya mecburdur.

Eğer hakim karar verirken takdir yetkisini kötüye kullandı ise veya kanunlara uygun olmayan bir karar verdi ise onun verdiği karara karşı bir üst mahkemeye gidip o kararı düzelttirmek gerekir.

Olayınızda hakimin bilirikişi raporunu değerlendirp bu değerlendirmediğini bildirmiyorsunuz. Eğer hakim raporu hiç göz önünde bulundurmadı ise, o zaman eleştirinizde haklısınız derim, yok eğer raporu göz önünde bulundurup, şu veya bu sebepten bu raporu doğru bulmuyorum dedi ise, vicdani kanaatine/takdirine göre karar vermiş demektir.

Yalnış anlaşılmasın hakim burada doğru veya yalnış karar verdi diye bir şey söylemek istemiyorum. Yalnız şunu belirtmek te fayda var; muhafazakar bir hakimin vicdani kanaati ile demokratik ve ileri görüşlü yeniliklere açık bir hakimin vicdani kanaati arasında bazen dağlar kadar fark olabilir. Aynı fark küçük bir sehirdeki hakimle büyük şehir hakimi arasında olabileceği gibi, bir alt mahkeme hakimi ile bir üst mahkeme hakimi arasındada olabilir. Kanunlar çoğu kez heryerde birdir, uygulanmaları değil.

Saygılarımla
Old 03-03-2004, 10:32   #6
STARFISH

 
Varsayılan

Sayın Gemici,
Cevabınızı saygıyla karşılıyor ve teşekkür ediyorum. Konu tamamen teknik bir konudur. Karşı taraf evlenmiş olmamda çocuğun üzerinde herhangi bir etkisi olup olmadığı hakkında bilirkişiden rapor istediler. Uzman oğluma çeşitli testler yapmış ve hiç bir sakınca görmemiş. Ayrıca raporunda da bu nevi anne ve baba arasındaki çatışmaların çocuğu yaraladığını ve psikolojisini bozduğunu beyan etmiş. Oğlumu 15 günde bir yatılı olarak cumartesi pazar mutlaka görmemin çocuğun üzerinde sağlıklı ve bir kişilik oluşacağını apacık beyan etmesine rağmen hakim kabul etmedi. İleri görüşlü hakim sayısı yurdumda ne yazıkkı çok az. Kaldıkı hakim tanıdığım kadarı ile muhafazakar bir hakim ve bulunduğum kasaba küçük bir yer. Herkes birbirini tanıyor.Terorist değilim katil değilim. Oğlumla sağlıklı bir ilişki geçirmek istedim. Hakimin bir şeylerden etkilendiği muhakkak. Ama raporun içeriğinde yaz tatillerinde birer hafta babasında kalmasında yarar vardır demiş ve yukarıdaki 15 günde bir görüşmenin mutlaka yapılmasını beyan etmiş. Buna rağmen raporun yarısını kaale alıp yarısını almamak ne derecede doğrudur. Ya hep ya hiç . Üzüldüğüm çocuğumun ileride telafisi mümkün olmayan psikolojik kayıplara neden olmasına üzülüyorum. Umarım bunun vicdani boyutları çok ağır olmaz. Hakimler Yeni yasada Aile mahkemelerinde uzman bilirkişilerini dikkate almayacaklarsa yasadan bunu çıkarsınlar daha iyi.
--------
Ben oğlumdan boşanmadım ki!!!!!
Old 30-03-2004, 10:48   #7
nursel citil

 
Varsayılan

Oğlunu seven ve onu görmek isteyen bir babanın düşüncelerinden çok etkilendim. Ancak ne yazık ki boşanma sonrası bu olaylar yaşanıyor. Anne ve babalar çocuklarının psikolojisinin nasıl etkilediklerinin farkında olmadan,diğer tarafı cezalandırmak için çocuğunu göstermeme silahını kullanmaktadırlar. Eski eşinizden hangi şartlarla ayrıldınız bilmiyorum ama onunla konuşmanızı öneririm. Çocuğun iyiliği için bunu istediğinizi ona anlatın belki mahkeme ile zorlama yerine onunla medeni biçimde konuşmanız daha etkili olabilir. Zaten velayet hakkı 18 yaşında bitiyor. Eğer çocuğunuzda bunu isterse onunla her zaman görüşme olanağına sahip olursunuz.
Old 11-04-2004, 01:24   #8
acekin

 
Varsayılan

Herkese merhaba;

Hakim bilirkişi raporu ile elbette ki bağlı değildir. Ancak, hakim bir konuyu uzman bir bilirkişinin bu husustaki görüş ve kanaatleri ile çözüleceğini düşünüyor ve bu hususta dosyayı uzman bir bilirkişiye gönderiyor ve bilirkişiden rapor alıyor ise; bu rapora uymalıdır. Şayet raporun eksik olduğu veya yetersiz olduğunu düşünüyorsa başka bir bilirkişiden/bilirkişilerden yeni bir rapor/raporlar almalıdır. Konu açıklığa kavuşuncaya, kendi kanaati kesin bir şekilde oluşuncaya kadar da bu tür incelemeler yapmaya devam eder. Bir psikologun hazırladığı rapor elbette ki teknik bir husustur, kesinlikle hukuki bir konu değildir. Hakim kendi yaptırdığı araştırmaya yeni bir rapor veya raporlar aldırmadan uymamazlık yapamaz. Aksi düşünce keyfilik olur. Keyfiliğin ise hukukta yeri yoktur.
Hakim hem bir psikologdan rapor alacak hem de bu rapora kendisi uymayacak bu kabul edilir bir husus değildir. Aksi takdirde neden konuyu çözmesi için bilirkişiye gönderiyor. Demek ki konunun çözümü için bir uzman görüşüne ihtiyaç duymaktadır.
Ancak Türkiye'de maalesef böyle şeyler oluyor. Sayın Admin'in belirttiği hususa her zaman şahit oluyoruz ve bir hukukçu olarak ben şahsen çok üzülüyorum. İnşallah bir gün düzelir demekten başka da bir şey gelmiyor elimden.
Sayın Starfish siz temyize gidin, eğer konu anlattığınız gibiyse bu karar Yargıtaydan bozulur. Ancak bu arada maalesef zaman sizin aleyhinize işlemiş olacak.
Saygılarımla.
Old 25-10-2004, 11:01   #9
Av.Cem DOĞAÇ

 
Varsayılan

ahh admin ahhh üc yıl sonra 2 milyar yargılama masrafının üzerine artı eksik harç tamamlattırılarakgörevsizlik kararı veriliyor bu memlekette
 


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Elektrik hırsızlığı suçunda bilirkiş ve keşif zorunlu mu takdiri midir? ruze Meslektaşların Soruları 8 27-01-2009 18:05
Yabancı Şirketin vekaleti tasdike gerek varmı gtaskapan Meslektaşların Soruları 1 10-11-2006 19:41
cep telefonu - ayıp varmı? seyitsonmez Meslektaşların Soruları 1 01-09-2006 18:08
Mesajlarin Kurallara Aykırılığının Takdiri.. Av.Mehmet Saim Dikici Site Hakkında Yazışmalar [Arşiv] 3 23-09-2004 09:34
Aktas'in Yetkisi Varmı? mahmut Hukuk Soruları Arşivi 4 17-02-2002 11:10


THS Sunucusu bu sayfayı 0,10902691 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.