Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Yazılı Olmayan kira sözleşmesi dayalı icra takibinde "borcum yoktur" itirazı

Yanıt
Old 15-06-2010, 18:17   #1
Av.Yasin

 
Varsayılan Yazılı Olmayan kira sözleşmesi dayalı icra takibinde "borcum yoktur" itirazı

Arkadaşlar öncelikle iyi çalışmalar,
Bir müvekkilimin sahibi olduğu işyerindeki kiracısı uzunca bir süredir kira elektrik ve su borçlarını ödemediği için icra takibinde bulunduk.Şahıs hemen itiraz etti.İtiraz basitçe yazılmış benim alacacaklıya hiçbir borcum < yoktur.Başka birşey yazmamış.Burada ben itirazın iptali davası açmayı düşünüyorum.Bu davayı tahliye talepli açamıyoruz değilmi? Birde bu davada borçlunun kira sözleşmesini ve miktarını inkar etmediğini varsayabilirmiyiz? Son olarak ödenmeyen kiraları banka hesabına yatırılmadığından ve kira ve su borçlarını müvekkil ödediğinden bahisle alacaklı olduğumuzu ispat etmiş olurmuyuz acaba?
Çok değerli cevaplarınızı bekliyorum sevgilerimle..
Old 15-06-2010, 19:52   #2
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Yasin
Arkadaşlar öncelikle iyi çalışmalar,
Bir müvekkilimin sahibi olduğu işyerindeki kiracısı uzunca bir süredir kira elektrik ve su borçlarını ödemediği için icra takibinde bulunduk.Şahıs hemen itiraz etti.İtiraz basitçe yazılmış benim alacacaklıya hiçbir borcum < yoktur.Başka birşey yazmamış.Burada ben itirazın iptali davası açmayı düşünüyorum.
Çok değerli cevaplarınızı bekliyorum sevgilerimle..

Alıntı:
Bu davayı tahliye talepli açamıyoruz değilmi?

Davayı tahliye talepli açabilmeniz için, ihtarlı ödeme emri göndermiş(Örnek-13)olmanız ve 30 günün geçmesi gerekir(Diğer koşullarla birlikte)

Alıntı:
Birde bu davada borçlunun kira sözleşmesini ve miktarını inkar etmediğini varsayabilirmiyiz?

Varsayabiliriz. Yukarıdaki açıklamalarım ışığında icra mahkemesine itirazın kaldırılması ve tahliye davası açabilirsiniz.

Alıntı:
Son olarak ödenmeyen kiraları banka hesabına yatırılmadığından ve kira ve su borçlarını müvekkil ödediğinden bahisle alacaklı olduğumuzu ispat etmiş olurmuyuz acaba?

Kira aylıklarının ödendiği olgusu, kiracı/borçlu tarafından ispatlanmalıdır. Banka hesabına yatırmak şart değildir. Su borçları adi alacak niteliğinde olup, tahliye davası ile ilgili değildir.
Old 16-06-2010, 08:53   #3
Av. Hamza

 
Varsayılan

Sn; Av. Suat Ergin'in görüşüne katılıyorum. borçlu açıkça kira ilişkisine itiraz etmemiş, sadece borca itiraz etmiş ise kısa yoldan icra hukuk mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye talep edin. mahkemeler ilk celsede karar veriyorlar genelde. uzun yolu (itirazın iptali) kullanmayın.
Old 16-06-2010, 09:14   #4
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Alıntı:
Birde bu davada borçlunun kira sözleşmesini ve miktarını inkar etmediğini varsayabilirmiyiz?

Ben ise aksi kanaatteyim, gönderilen su ve elektrik borcuna dayalı takip ve bu takibe verilen yanıt(İTİRAZ), tarafları arasında kira sözleşmesinin bulunduğuna dair emare ortaya koymamaktadır.

Kişi böyle bir borcum yoktur diyerek, bu borçların muhatabı ben değilim diyor.

Arada ya kira ilişkisi vardır ya da fuzuli işgal.

Ama bunun çözümü kira alacaklarına ilişkin gönderilecek takip ve buna verilecek yanıt ile ortaya çıkacaktır düşüncesindeyim.

Saygıyla,
Old 16-06-2010, 09:21   #5
Av. Hamza

 
Varsayılan

"Bir müvekkilimin sahibi olduğu işyerindeki kiracısı uzunca bir süredir kira elektrik ve su borçlarını ödemediği için icra takibinde bulunduk."

soruya dikkatki bakıldığında kira içinde takip yapıldığı anlaşılmaktadır. Kira içinde takip yapıldığı için örnek 13 ödeme emri gönderildiği varsayımı ile cevabımızı verdik.
Old 16-06-2010, 09:24   #6
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Hamza
"Bir müvekkilimin sahibi olduğu işyerindeki kiracısı uzunca bir süredir kira elektrik ve su borçlarını ödemediği için icra takibinde bulunduk."

soruya dikkatki bakıldığında kira içinde takip yapıldığı anlaşılmaktadır. Kira içinde takip yapıldığı için örnek 13 ödeme emri gönderildiği varsayımı ile cevabımızı verdik.

))

"Kira" sözcüğünü görmemişim.
Old 16-06-2010, 11:18   #7
raskalnikow

 
Varsayılan

Takipte yazılı bir kira sözleşmesi yok bu nedenle icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye talep edilemez diye düşünüyorum. İtirazın İptali ve tahliye davası açışlması gerekir. Ancak eğer ki farklı düşünen arkadaşlar gerekçelendirirse yeni birşey öğrenmiş olduğum için mutlu olurum ...
saygılar....
Old 16-06-2010, 12:12   #8
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan raskalnikow
Takipte yazılı bir kira sözleşmesi yok bu nedenle icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye talep edilemez diye düşünüyorum. İtirazın İptali ve tahliye davası açışlması gerekir. Ancak eğer ki farklı düşünen arkadaşlar gerekçelendirirse yeni birşey öğrenmiş olduğum için mutlu olurum ...
saygılar....

İİK 269/b 'nin ilk fıkrasına ne dersiniz?
Old 16-06-2010, 12:23   #9
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan raskalnikov

Takipte yazılı bir kira sözleşmesi yok bu nedenle icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye talep edilemez diye düşünüyorum. İtirazın İptali ve tahliye davası açışlması gerekir. Ancak eğer ki farklı düşünen arkadaşlar gerekçelendirirse yeni birşey öğrenmiş olduğum için mutlu olurum ...
saygılar....


Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
İİK 269/b 'nin ilk fıkrasına ne dersiniz?

İİK.269/B' hükmü de "yazılı kira sözleşmesi" varsa eğer uygulanabilecek bir hükümdür. İtirazın kaldırılması dar yetkili İcra hakimliği tarafından karara bağlanacağı için yazılı kira akdinin olmaması halinde -ben de- sayın raskalnikow'un belirttiği gibi itirazın kaldırılamayacağı kanaatindeyim.
Old 16-06-2010, 12:25   #10
raskalnikow

 
Varsayılan

madde değil ama bu karar sanırım sizi haklı çıkarıyor. teşekkürler...

T.C.

YARGITAY

6. HUKUK DAİRESİ

E. 2007/9388

K. 2007/11158

T. 25.10.2007

• KİRACININ İCRA TAKİBİNE İTİRAZI ( Borç Miktarı Bakımından İtiraz Edilmesi - Kira Sözleşmesine İtirazı Bulunmaması Nedeniyle Taraflar Arasında Kira İlişkisinin Varolduğu Kabul Edilerek Uyuşmazlığın Esasının İncelenmesi Gereği )

• SÖZLEŞMEYE İTİRAZ OLMAMASI ( Borç Miktarı Bakımından Takibe İtiraz Eden Kiracı - Taraflar Arasında Kira İlişkisinin Varolduğu Kabul Edilerek Uyuşmazlığın Esasının İncelenmesi Gereği )

• KİRA İLİŞKİSİNİN KABULÜ ( Borç Miktarı Bakımından Takibe İtiraz Eden Kiracı - Taraflar Arasında Kira İlişkisinin Varolduğu Kabul Edilerek Uyuşmazlığın Esasının İncelenmesi Gereği )

2004/m.269


ÖZET : Kira ilişkisine dayanılarak başlatılmış olan icra takibine borç miktarı bakımından itiraz eden, kira sözleşmesine itirazı bulunmayan kiracının bu davranışı karşısında; taraflar arasında kira ilişkisinin varolduğu kabul edilerek uyuşmazlığın esası incelenmelidir.
DAVA : İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılmış olan icra takibine vaki itiraz üzerine, davacı alacaklı, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını,kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece, sözleşmeye itiraz edildiğinden ve konunun yargılamayı gerektirdiğinden bahisle istemin reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklının 07.07.2007 tarihinde sözlü kira ilişkisine dayanarak başlatmış olduğu icra takibine, davalı borçlu süresi içinde yaptığı itirazında kira ilişkisine karşı çıkmamış, aylık kiranın 180 YTL olduğunu kabul etmiş ve kabul edilen kira alacağının 220 YTL'sini elden ödediğini, bakiye 1760 YTL borcu bulunduğunu bildirmiştir. Davalı borçlu, kira ilişkisine karşı çıkmadığına, yalnızca kira miktarına itiraz ettiğine, bu bağlamda aylık kiranın 180 YTL olduğunu ve buna göre kira borcu bulunduğunu kabul ettiğine göre mahkemece işin esası incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ : Kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.10.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 16-06-2010, 12:33   #11
raskalnikow

 
Varsayılan

şimdi maddede açıklık yok o zaman 68/1 geliyor akla doğal olarak. Ama 269 / b açıkça kira ilişkisine itiraz edilmiş olması gerekir diyor olayda sadece borca itiraz var bu da kira ilişkisini kabul etmek anlamına gelir. KABUL kesin bir delildir. Heralde bu nedenle ... fikri olan varsa eklesin lütfen....
Old 16-06-2010, 12:33   #12
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Kira alacağı ve -aynı takipte- sair alacaklar için yapılan icra takibinde;

Alıntı:
benim alacaklıya hiçbir borcum yoktur.

Şeklinde itiraz etmek, ayrıca ve açıkça kira ilişkisini reddetmediği için "kira sözleşmesinin "kabul edildiği anlamına mı gelir?
Old 16-06-2010, 12:39   #14
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan raskalnikow
bu durumda kesinlikle

Eklediğiniz kararda bir fark var ama...

Orada kira alacak tutarına itiraz var. Diyor ki: Misal, "Kira borcum 500 değil 200 liradır. "

Bu yöndeki bir itirazda kira sözleşmesinin kabul edildiğini varsaymak gerekir.

Ama, "alacaklıya hiç bir borcum yoktur" denildiğinde kanaatimce kira ilişkisinin kabul edildiğini varsaymak pek doğru ve adil olmaz.
Old 16-06-2010, 12:49   #15
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2004/13-343
K. 2004/346
T. 9.6.2004


DAVA : Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 01.05.2003 gün ve 2002/1160-2003/331 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 08.12.2003 gün ve 2003/9165-14454 sayılı ilamı ile; ( ...Davacı, davalı aleyhinde yaptığı İcra takibinde yıllık 6000 DM kira alacağından bakiye 2.500 DM karşılığı 1.280 Euro'nun tahsilini istemiş, davalı ise hiçbir borcu bulunmadığını belirterek itiraz etmiştir. Davalı gerek İcra takibine karşı itiraz dilekçesinde ve gerekse yargılama aşamasında kiracı olmadığım ileri sürmemiş, sadece borcu olmadığını bildirmiştir. Kira ilişkisinin varlığını ve kira miktarını ispat yükü davacı kiralayana, bedeli ödediğini ispat yükü ise davalı kiracıya aittir. Davalı kiracı kira ilişkisine itiraz etmemekle birlikte borcu olmadığını, kira bedelini ödediğini savunduğuna göre ispat yükü az yukarıda açıklanan savunmayı yapan davalıya aittir. Davacının teklif ettiği yemini eda eden davalı kira bedelinin yıllık 4000 DM olduğunu ve altı ay oturarak 2000 DM ödediğine dair yemin etmiştir. Kira ilişkisini kabul eden davalı taşınmazı altı ay sonra tahliye ettiğini ispatlayamadığı gibi 2000 DM.'ı da ödediğini ispat edememiştir. Bakiye kira bedeli 2000 DM.'ı ödediğini ispat edemeyen davalının bu iddiasını ispat etmesi gerekirken, davalının İcra takibine itiraz dilekçesi ve yargılamadaki beyanı karşısında kendisine ispat yükü düşmeyen davacıya ispat yükü yüklenerek teklif ettiği yemini davalının eda ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır. Ne var ki, davalı cevap dilekçesinde sair delil demek suretiyle yemin deliline de dayanmıştır. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek, davalıya davacı tarafa 2000 DM.'ı ödediğine dair yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, kira bedeli bakiyesinin tahsili istemiyle yapılan ilamsız İcra takibinde borca itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı H.H.Ş. vekili, davalının davacıya ait taşınmazda kiracı olduğunu, aralarında yazılı kira sözleşmesi bulunmadığını, iyi niyetli olarak davalının kira borçlarını ödeyeceğine inanan davacının davalıdan herhangi bir senet de almadığını, ancak davalının kira borçlarını ödemediğini, yapılan icra takibinde de borca haksız şekilde itiraz ettiğini; Yargıtay kararlarına göre, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmayan hallerde sözleşmenin varlığının yemin deliliyle kanıtlanabileceğini, kira parasının ödendiğine dair savunmanın da kiracı tarafından kanıtlanması gerektiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve asgari % 40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Davalı M.D. vekili, davalının davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, dosya kapsamına göre ispat yükünün de davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini ve davacının asgari % 40 oranında tazminata mahkum edilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme; yazılı delili bulunmadığını bildiren davacı vekilinin teklifi üzerine, davalının, yıllık kira bedelinin 4000 DM olduğuna, 2000 DM'yi oturduğu dönemin üçüncü ayında ödediğine, altı ay oturduktan sonra anlaşma ile taşınmazı tahliye ettiğine, davacıya borcunun bulunmadığına, yıllık kira bedelinin de 6.000 DM. olmadığına dair yemin ettiği, buna göre davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine ve takip bedelinin % 40'ı oranında 828.000.000.-TL. icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar vermiş; hüküm özel dairece yukarıdaki gerekçeyle bozulmuştur.

Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesinin bulunmadığı çekişmesizdir. Davacı vekili, davalı hakkında 21.08.2002 günlü takip talebiyle giriştiği icra takibinde, 2.500 DM' ye tekabül eden 1.280 Euro karşılığı 2.070.000.000.-TL'nin takip tarihinden itibaren % 60 faiziyle birlikte tahsilini istemiş; takip talebinin "Borcun Sebebi" bölümünde "Yıllık 6.000 DM. kira alacağından bakiye kalan 2.500 DM. karşılığı 1280 Euro kira alacağı" şeklinde açıklama yapılmıştır. Buna göre, anılan İcra takibi açıkça, bakiye kira bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davalı borçlu vekilinin süresi içerisindeki 28.08.2002 günlü İtiraz dilekçesinde, "Müvekkilimizin H.H.ş'ye hiçbir borcu bulunmamaktadır. Bu sebeple... ödeme emrine ve borcun tamamına itiraz ediyoruz" denilmiş; dolayısıyla, alacaklı tarafın dayandığı kira ilişkisi ne kabul, ne de reddedilmiştir.

Bu HGK kararındaki olayda borçlu, itiraz dilekçesinde "borcum yoktur" demiştir. Bu ifadenin kira ilişkisinin ne kabulü ne de reddi anlamına gelemeyeceği HGK'nca belirlenip, benimsenmiştir.

Ancak devamındaki süreçte ikame edilen "itirazın iptali" davasında duruşmada (borçlu davalı) kira ilişkisinin varlığını aynen: " "Davacı ile aramızda yazılı sözleşme olmaksızın kiralanana kiracı olarak girdim. Yıllık kira bedeli 4.000 DM idi. 2.000 DM'yi oturduğumun 3. ayı civarında ödedim ve 6 ay oturduktan sonra karşılıklı anlaşma ile kiralananı tahliye ettim. Bu suretle davacıya herhangi bir borcum kalmamıştır. Kira bedeli yıllık 6.000 DM. değildir, 4000 DM'dir ve 6 ay oturarak 2.000 DM. ödedim. Başkaca borcum kalmamıştır." şeklindeki ifadesiyle açıkça kabul etmiştir."
Old 16-06-2010, 12:57   #16
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Mehmet Saim Dikici
İİK.269/B' hükmü de "yazılı kira sözleşmesi" varsa eğer uygulanabilecek bir hükümdür. İtirazın kaldırılması dar yetkili İcra hakimliği tarafından karara bağlanacağı için yazılı kira akdinin olmaması halinde -ben de- sayın raskalnikow'un belirttiği gibi itirazın kaldırılamayacağı kanaatindeyim.

Maddeyi ben sizin gibi algılamıyorum." Kira mukavelesi varsa, mukaveledeki imzaya ve kiracılık ilişkisine itiraz edildiği takdirde;

Kira mukavelesi yoksa akdi ilişkiye itiraz edildiği takdirde,

itirazın kaldırılması istenebilir." şeklinde anlıyorum.

Aksi takdirde madde metni şöyle olmalıydı:


"Borçlu itirazında kira akdini ve mukavelenamede kendisine izafe olunan imzayı reddettiği takdirde alacaklı"

şeklinde olmalıydı. Varsa kelimesi sizce niye eklenmiştir.

Alıntı:
İTİRAZ VE KALDIRILMASI USULÜ

MADDE 269/b - (Ek: 538 - 18.2.1965 / m.110) Borçlu itirazında kira akdini ve varsa mukavelenamede kendisine izafe olunan imzayı reddettiği takdirde alacaklı; noterlikçe re'sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş bir mukavelenameye istinat ediyorsa merciden itirazın kaldırılmasını ve ihtar müddeti içinde paranın ödenmemesi sebebiyle kiralananın tahliyesini istiyebilir
Old 16-06-2010, 13:04   #17
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
Maddeyi ben sizin gibi algılamıyorum." Kira mukavelesi varsa, mukaveledeki imzaya ve kiracılık ilişkisine itiraz edildiği takdirde;

Kira mukavelesi yoksa akdi ilişkiye itiraz edildiği takdirde,

itirazın kaldırılması istenebilir." şeklinde anlıyorum.

Aksi takdirde madde metni şöyle olmalıydı:


"Borçlu itirazında kira akdini ve mukavelenamede kendisine izafe olunan imzayı reddettiği takdirde alacaklı"

şeklinde olmalıydı. Varsa kelimesi sizce niye eklenmiştir.

"Borçlu itirazında kira akdini ve "varsa" mukavelenamedeki "kendisine izafe olunan imzayı" reddettiği takdirde... "
Old 16-06-2010, 13:21   #18
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan Sayın Dikici'nin Aktardığı HGK Kararının Tamamı

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2004/13-343
K. 2004/346
T. 9.6.2004
• KİRA ALACAĞININ TAHSİLİ TALEBİ ( Tarafların İspatla Yükümlü Olduğu Hususlar - Kira Bedelini İspat Külfetinin Kiralayanda Olması )
• İSPAT KÜLFETİ ( Kira Alacağının Tahsiline İlişkin Takibe İtiraz Halinde - Kira Bedelini İspat Külfetinin Kiralayanda Ödediğini İspat Külfetinin ise Kiracıda Olması )
• YEMİN TEKLİF HAKKININ HATIRLATILMASI GEREĞİ ( Kira Alacağının Tahsiline İlişkin Takibe İtirazın İptali Davasında Kira Parasını Ödediğini İspat Edemeyen Kiracıya - Akdi İlişkiyi İspat Külfetinin Kiralayanda ve Ödediğini İspat Külfetinin Kiracıda Olması )
1086/m.288,337
ÖZET : Dava, kira bedeli bakiyesinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Kira ilişkisini ve kira bedelini ispat yükü kiralayana, bedelin ödendiğini ispat yükü ise kiracıya aittir. Eldeki davada taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmamaktadır. Ancak davalı kiracı yemininde kira ilişkisini kabul etmiştir. Davacı taraf, İcra takip talepnamesinde, yıllık kira bedelini 6.000 DM. olarak bildirmek ve bakiye alacağın 2.500 DM. olduğunu açıklamak suretiyle, davalının 3.500 DM. ödediğini kabul ve ikrar etmiş bulunmaktadır. Değinildiği üzere, kira bedelinin miktarını ispatlamak davacı kiralayana aittir. Davacı, kira bedelinin 6.000 DM. olduğunu ispat edemediğine, davalının eda ettiği yemin itibariyle bunun 4.000 DM'den ibaret bulunduğunun kabulü gerektiğine ve davacının takip talepnamesindeki beyanıyla kendisine bu kira parasına mahsuben 3.500 DM. ödendiğini de ikrar etmiş olmasına göre, davalının ödediğini ispatla yükümlü olduğu bakiye kira borcu 500 DM'den ibarettir. Davalı, bu miktarda olduğu açıklanan şekilde kesinleşen kira borcunu ödediğini yasal delillerle kanıtlamakla yükümlüdür. Önemle belirtilmelidir ki; davacı taraf bu borcun kendisine ödenmediğini ispat yükümlüğü altında bulunmadığından, davalının ödeme yaptığına dair yemin etmiş olması hukuken sonuç doğurmaz. Böyle bir durumda, kira ilişkisini kabul eden ve yıllık kira bedelinin miktarını bildiren kiracı davalı, söz konusu bakiye borcu ödediğini miktar itibariyle yazılı delille kanıtlamalıdır. Davalı bu yönde bir yazılı delil sunmamıştır. Ancak, cevap dilekçesinde "sair delail" denilmek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan, bakiye kira bedeli 500 DM' nin ödendiğine dair savunmanın ispatı için, davacı tarafa yemin teklifinde bulunabilir.

DAVA : Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 01.05.2003 gün ve 2002/1160-2003/331 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 08.12.2003 gün ve 2003/9165-14454 sayılı ilamı ile; ( ...Davacı, davalı aleyhinde yaptığı İcra takibinde yıllık 6000 DM kira alacağından bakiye 2.500 DM karşılığı 1.280 Euro'nun tahsilini istemiş, davalı ise hiçbir borcu bulunmadığını belirterek itiraz etmiştir. Davalı gerek İcra takibine karşı itiraz dilekçesinde ve gerekse yargılama aşamasında kiracı olmadığım ileri sürmemiş, sadece borcu olmadığını bildirmiştir. Kira ilişkisinin varlığını ve kira miktarını ispat yükü davacı kiralayana, bedeli ödediğini ispat yükü ise davalı kiracıya aittir. Davalı kiracı kira ilişkisine itiraz etmemekle birlikte borcu olmadığını, kira bedelini ödediğini savunduğuna göre ispat yükü az yukarıda açıklanan savunmayı yapan davalıya aittir. Davacının teklif ettiği yemini eda eden davalı kira bedelinin yıllık 4000 DM olduğunu ve altı ay oturarak 2000 DM ödediğine dair yemin etmiştir. Kira ilişkisini kabul eden davalı taşınmazı altı ay sonra tahliye ettiğini ispatlayamadığı gibi 2000 DM.'ı da ödediğini ispat edememiştir. Bakiye kira bedeli 2000 DM.'ı ödediğini ispat edemeyen davalının bu iddiasını ispat etmesi gerekirken, davalının İcra takibine itiraz dilekçesi ve yargılamadaki beyanı karşısında kendisine ispat yükü düşmeyen davacıya ispat yükü yüklenerek teklif ettiği yemini davalının eda ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır. Ne var ki, davalı cevap dilekçesinde sair delil demek suretiyle yemin deliline de dayanmıştır. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek, davalıya davacı tarafa 2000 DM.'ı ödediğine dair yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, kira bedeli bakiyesinin tahsili istemiyle yapılan ilamsız İcra takibinde borca itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı H.H.Ş. vekili, davalının davacıya ait taşınmazda kiracı olduğunu, aralarında yazılı kira sözleşmesi bulunmadığını, iyi niyetli olarak davalının kira borçlarını ödeyeceğine inanan davacının davalıdan herhangi bir senet de almadığını, ancak davalının kira borçlarını ödemediğini, yapılan icra takibinde de borca haksız şekilde itiraz ettiğini; Yargıtay kararlarına göre, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmayan hallerde sözleşmenin varlığının yemin deliliyle kanıtlanabileceğini, kira parasının ödendiğine dair savunmanın da kiracı tarafından kanıtlanması gerektiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve asgari % 40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Davalı M.D. vekili, davalının davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, dosya kapsamına göre ispat yükünün de davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini ve davacının asgari % 40 oranında tazminata mahkum edilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme; yazılı delili bulunmadığını bildiren davacı vekilinin teklifi üzerine, davalının, yıllık kira bedelinin 4000 DM olduğuna, 2000 DM'yi oturduğu dönemin üçüncü ayında ödediğine, altı ay oturduktan sonra anlaşma ile taşınmazı tahliye ettiğine, davacıya borcunun bulunmadığına, yıllık kira bedelinin de 6.000 DM. olmadığına dair yemin ettiği, buna göre davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine ve takip bedelinin % 40'ı oranında 828.000.000.-TL. icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar vermiş; hüküm özel dairece yukarıdaki gerekçeyle bozulmuştur.

Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesinin bulunmadığı çekişmesizdir. Davacı vekili, davalı hakkında 21.08.2002 günlü takip talebiyle giriştiği icra takibinde, 2.500 DM' ye tekabül eden 1.280 Euro karşılığı 2.070.000.000.-TL'nin takip tarihinden itibaren % 60 faiziyle birlikte tahsilini istemiş; takip talebinin "Borcun Sebebi" bölümünde "Yıllık 6.000 DM. kira alacağından bakiye kalan 2.500 DM. karşılığı 1280 Euro kira alacağı" şeklinde açıklama yapılmıştır. Buna göre, anılan İcra takibi açıkça, bakiye kira bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davalı borçlu vekilinin süresi içerisindeki 28.08.2002 günlü İtiraz dilekçesinde, "Müvekkilimizin H.H.ş'ye hiçbir borcu bulunmamaktadır. Bu sebeple... ödeme emrine ve borcun tamamına itiraz ediyoruz" denilmiş; dolayısıyla, alacaklı tarafın dayandığı kira ilişkisi ne kabul, ne de reddedilmiştir.

Görülmekte olan itirazın iptali davasında, davacı vekili, dava dilekçesinde, taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmadığını, sözleşmenin varlığını yemin deliliyle kanıtlayacağını bildirmiş; davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde, tıpkı İcra takibindeki borca itiraz dilekçesinde olduğu gibi, taraflar arasında yazılı olmayan bir kira sözleşmesi bulunduğu yönündeki davacı iddiasına yönelik herhangi bir açıklama yapılmaksızın, eş söyleyişle davacının dayandığı sözleşme ilişkisi açıkça kabul veya reddedilmeksizin, salt, davalının davacıya borcu bunmadığının ve ispat yükünün davacıya ait olduğunun belirtilmesiyle yetinilmiştir.

Yemin davetiyesinin tebliği üzerine ise davalı, 01.05.2003 günlü duruşmada "Davacı ile aramızda yazılı sözleşme olmaksızın kiralanana kiracı olarak girdim. Yıllık kira bedeli 4.000 DM idi. 2.000 DM'yi oturduğumun 3. ayı civarında ödedim ve 6 ay oturduktan sonra karşılıklı anlaşma ile kiralananı tahliye ettim. Bu suretle davacıya herhangi bir borcum kalmamıştır. Kira bedeli yıllık 6.000 DM. değildir, 4000 DM'dir ve 6 ay oturarak 2.000 DM. ödedim. Başkaca borcum kalmamıştır." şeklinde yemin etmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki, davalının eda ettiği bu yemin, taraflar arasında yazılı sözleşmeye dayanmayan bir kira ilişkisinin varlığım kesin bir biçimde ortaya koymaktadır. Böylece, taraflar arasında şifahi bir kira sözleşmesinin bulunduğu hususu çekişmesiz hale gelmiştir.

Özel daire bozma kararında açıklandığı ve yerel mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, kira ilişkisinin varlığını ve kira bedelinin miktarım ispat yükü davacı kiralayana; kira bedelini ödediğini ispat yükü ise davalı kiracıya aittir.

Somut olayda, davalı, eda ettiği yeminle, davacının taşınmazını yazılı sözleşme olmaksızın kiracı olarak kullandığım kabul; yıllık kira bedelinin miktarını bildirmek suretiyle de, kira sözleşmesinin en az bir yıllık bir süre için düzenlendiğini ikrar etmiştir.

Böylece, gerek İcra takibinde borca itiraz ve gerekse eldeki davaya cevap dilekçesinde var olup olmadığı açıklanmayan kira sözleşmesinin gerçekte var olduğu davalı tarafından kabul edilmiş; dolayısıyla davacı taraf, sözleşmenin varlığını yemin deliliyle ispat etmiştir.

Ne var ki, davalı, eda ettiği yeminde, miktarını ispat yükü davacı kiralayana ait olan ve yazılı delille ispat edilemeyen yıllık kira bedelinin, davacı iddiasından farklı olarak, 4.000 DM'den ibaret bulunduğunu bildirmiş; davacının sunduğu yemin metnine ve davalının yeminindeki bu beyana göre, davacının, yıllık kira parasının 6.000 DM. olduğu yolundaki iddiası yemin deliliyle ispat edilememiş; kira parasının yıllık 4.000 DM. olduğu hususu kesinleşmiştir.

Gerçekleşen bu duruma göre, taraflar arasında yazılı olmayan bir kira sözleşmesi bulunduğunun ve yıllık kira parasının 4.000 DM. olduğunun kabulü zorunludur.

Davacı taraf, İcra takip talepnamesinde, yıllık kira bedelini 6.000 DM. olarak bildirmek ve bakiye alacağın 2.500 DM. olduğunu açıklamak suretiyle, davalının 3.500 DM. ödediğini kabul ve ikrar etmiş bulunmaktadır.

Değinildiği üzere, kira bedelinin miktarını ispatlamak davacı kiralayana aittir. Davacı, kira bedelinin 6.000 DM. olduğunu ispat edemediğine, davalının eda ettiği yemin itibariyle bunun 4.000 DM'den ibaret bulunduğunun kabulü gerektiğine ve davacının takip talepnamesindeki beyanıyla kendisine bu kira parasına mahsuben 3.500 DM. ödendiğini de ikrar etmiş olmasına göre, davalının ödediğini ispatla yükümlü olduğu bakiye kira borcu 500 DM'den ibarettir.

Davalı, bu miktarda olduğu açıklanan şekilde kesinleşen kira borcunu ödediğini yasal delillerle kanıtlamakla yükümlüdür. Önemle belirtilmelidir ki; davacı taraf bu borcun kendisine ödenmediğini ispat yükümlüğü altında bulunmadığından, davalının ödeme yaptığına dair yemin etmiş olması hukuken sonuç doğurmaz. Böyle bir durumda, kira ilişkisini kabul eden ve yıllık kira bedelinin miktarını bildiren kiracı davalı, söz konusu bakiye borcu ödediğini miktar itibariyle yazılı delille kanıtlamalıdır. Davalı bu yönde bir yazılı delil sunmamıştır. Ancak, cevap dilekçesinde "sair delail" denilmek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan, bakiye kira bedeli 500 DM' nin ödendiğine dair savunmanın ispatı için, davacı tarafa yemin teklifinde bulunabilir.

Hal böyle olunca yerel mahkemece, davalı tarafa açıklanan şekilde yemin teklif etme hakkının varlığı hatırlatılarak, ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, ispat yükü konusundaki yanılgılı değerlendirmeye dayalı önceki kararda direnilmesi usule ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı bu nedenle bozulmalıdır.

Bozma nedenine göre davacı vekilinin kötü niyet tazminatına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda ve özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin kötü niyet tazminatına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 09.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Old 16-06-2010, 13:22   #19
Av. Hamza

 
Varsayılan

sayın arkadaşlar;
açıkça kira ilişkisine itiraz edilmeyen ve taraflar arasında yazılı bir kira sözleşmesi dahi bulunmayan bir çok icra takibimde itirazın kaldırılması ile bir celsede sonuç aldım.
borçlunun açıkça kira ilişkisine itiraz etmesi gerekir. açıkça itiraz etmez ise aralarındaki kiracılık ilişkisini kabul etmiş sayılıyor.
borçlu icra hukuk mahkemesinde icraya bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlıdır. mahkemede yeni sebepler ileri süremez. kiracılık ilişkisine itiraz edemez.
itirazın iptali yoluna gidilir ise borçlu bu defa icradaki itiraz sebepleri ile bağlı değildir. genel mahkemede başka itirazlar ileri sürebileceği gibi, kiracılıkilişkisini de reddedebilir.
paratik olmak her zaman iyidir.
Old 16-06-2010, 13:23   #20
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Mehmet Saim Dikici
"Borçlu itirazında kira akdini ve "varsa" mukavelenamedeki "kendisine izafe olunan imzayı" reddettiği takdirde... "

Nasıl yani?

Sizce "varsa" kelimesi "imzayı" mı işaret etmektedir.
Old 16-06-2010, 13:24   #21
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2004/13-343
K. 2004/346
T. 9.6.2004
• KİRA ALACAĞININ TAHSİLİ TALEBİ ( Tarafların İspatla Yükümlü Olduğu Hususlar - Kira Bedelini İspat Külfetinin Kiralayanda Olması )
• İSPAT KÜLFETİ ( Kira Alacağının Tahsiline İlişkin Takibe İtiraz Halinde - Kira Bedelini İspat Külfetinin Kiralayanda Ödediğini İspat Külfetinin ise Kiracıda Olması )
• YEMİN TEKLİF HAKKININ HATIRLATILMASI GEREĞİ ( Kira Alacağının Tahsiline İlişkin Takibe İtirazın İptali Davasında Kira Parasını Ödediğini İspat Edemeyen Kiracıya - Akdi İlişkiyi İspat Külfetinin Kiralayanda ve Ödediğini İspat Külfetinin Kiracıda Olması )
1086/m.288,337
ÖZET : Dava, kira bedeli bakiyesinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Kira ilişkisini ve kira bedelini ispat yükü kiralayana, bedelin ödendiğini ispat yükü ise kiracıya aittir. Eldeki davada taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmamaktadır. Ancak davalı kiracı yemininde kira ilişkisini kabul etmiştir. Davacı taraf, İcra takip talepnamesinde, yıllık kira bedelini 6.000 DM. olarak bildirmek ve bakiye alacağın 2.500 DM. olduğunu açıklamak suretiyle, davalının 3.500 DM. ödediğini kabul ve ikrar etmiş bulunmaktadır. Değinildiği üzere, kira bedelinin miktarını ispatlamak davacı kiralayana aittir. Davacı, kira bedelinin 6.000 DM. olduğunu ispat edemediğine, davalının eda ettiği yemin itibariyle bunun 4.000 DM'den ibaret bulunduğunun kabulü gerektiğine ve davacının takip talepnamesindeki beyanıyla kendisine bu kira parasına mahsuben 3.500 DM. ödendiğini de ikrar etmiş olmasına göre, davalının ödediğini ispatla yükümlü olduğu bakiye kira borcu 500 DM'den ibarettir. Davalı, bu miktarda olduğu açıklanan şekilde kesinleşen kira borcunu ödediğini yasal delillerle kanıtlamakla yükümlüdür. Önemle belirtilmelidir ki; davacı taraf bu borcun kendisine ödenmediğini ispat yükümlüğü altında bulunmadığından, davalının ödeme yaptığına dair yemin etmiş olması hukuken sonuç doğurmaz. Böyle bir durumda, kira ilişkisini kabul eden ve yıllık kira bedelinin miktarını bildiren kiracı davalı, söz konusu bakiye borcu ödediğini miktar itibariyle yazılı delille kanıtlamalıdır. Davalı bu yönde bir yazılı delil sunmamıştır. Ancak, cevap dilekçesinde "sair delail" denilmek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan, bakiye kira bedeli 500 DM' nin ödendiğine dair savunmanın ispatı için, davacı tarafa yemin teklifinde bulunabilir.

DAVA : Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 01.05.2003 gün ve 2002/1160-2003/331 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 08.12.2003 gün ve 2003/9165-14454 sayılı ilamı ile; ( ...Davacı, davalı aleyhinde yaptığı İcra takibinde yıllık 6000 DM kira alacağından bakiye 2.500 DM karşılığı 1.280 Euro'nun tahsilini istemiş, davalı ise hiçbir borcu bulunmadığını belirterek itiraz etmiştir. Davalı gerek İcra takibine karşı itiraz dilekçesinde ve gerekse yargılama aşamasında kiracı olmadığım ileri sürmemiş, sadece borcu olmadığını bildirmiştir. Kira ilişkisinin varlığını ve kira miktarını ispat yükü davacı kiralayana, bedeli ödediğini ispat yükü ise davalı kiracıya aittir. Davalı kiracı kira ilişkisine itiraz etmemekle birlikte borcu olmadığını, kira bedelini ödediğini savunduğuna göre ispat yükü az yukarıda açıklanan savunmayı yapan davalıya aittir. Davacının teklif ettiği yemini eda eden davalı kira bedelinin yıllık 4000 DM olduğunu ve altı ay oturarak 2000 DM ödediğine dair yemin etmiştir. Kira ilişkisini kabul eden davalı taşınmazı altı ay sonra tahliye ettiğini ispatlayamadığı gibi 2000 DM.'ı da ödediğini ispat edememiştir. Bakiye kira bedeli 2000 DM.'ı ödediğini ispat edemeyen davalının bu iddiasını ispat etmesi gerekirken, davalının İcra takibine itiraz dilekçesi ve yargılamadaki beyanı karşısında kendisine ispat yükü düşmeyen davacıya ispat yükü yüklenerek teklif ettiği yemini davalının eda ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır. Ne var ki, davalı cevap dilekçesinde sair delil demek suretiyle yemin deliline de dayanmıştır. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek, davalıya davacı tarafa 2000 DM.'ı ödediğine dair yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, kira bedeli bakiyesinin tahsili istemiyle yapılan ilamsız İcra takibinde borca itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı H.H.Ş. vekili, davalının davacıya ait taşınmazda kiracı olduğunu, aralarında yazılı kira sözleşmesi bulunmadığını, iyi niyetli olarak davalının kira borçlarını ödeyeceğine inanan davacının davalıdan herhangi bir senet de almadığını, ancak davalının kira borçlarını ödemediğini, yapılan icra takibinde de borca haksız şekilde itiraz ettiğini; Yargıtay kararlarına göre, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmayan hallerde sözleşmenin varlığının yemin deliliyle kanıtlanabileceğini, kira parasının ödendiğine dair savunmanın da kiracı tarafından kanıtlanması gerektiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve asgari % 40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Davalı M.D. vekili, davalının davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, dosya kapsamına göre ispat yükünün de davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini ve davacının asgari % 40 oranında tazminata mahkum edilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme; yazılı delili bulunmadığını bildiren davacı vekilinin teklifi üzerine, davalının, yıllık kira bedelinin 4000 DM olduğuna, 2000 DM'yi oturduğu dönemin üçüncü ayında ödediğine, altı ay oturduktan sonra anlaşma ile taşınmazı tahliye ettiğine, davacıya borcunun bulunmadığına, yıllık kira bedelinin de 6.000 DM. olmadığına dair yemin ettiği, buna göre davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine ve takip bedelinin % 40'ı oranında 828.000.000.-TL. icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar vermiş; hüküm özel dairece yukarıdaki gerekçeyle bozulmuştur.

Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesinin bulunmadığı çekişmesizdir. Davacı vekili, davalı hakkında 21.08.2002 günlü takip talebiyle giriştiği icra takibinde, 2.500 DM' ye tekabül eden 1.280 Euro karşılığı 2.070.000.000.-TL'nin takip tarihinden itibaren % 60 faiziyle birlikte tahsilini istemiş; takip talebinin "Borcun Sebebi" bölümünde "Yıllık 6.000 DM. kira alacağından bakiye kalan 2.500 DM. karşılığı 1280 Euro kira alacağı" şeklinde açıklama yapılmıştır. Buna göre, anılan İcra takibi açıkça, bakiye kira bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davalı borçlu vekilinin süresi içerisindeki 28.08.2002 günlü İtiraz dilekçesinde, "Müvekkilimizin H.H.ş'ye hiçbir borcu bulunmamaktadır. Bu sebeple... ödeme emrine ve borcun tamamına itiraz ediyoruz" denilmiş; dolayısıyla, alacaklı tarafın dayandığı kira ilişkisi ne kabul, ne de reddedilmiştir.

Görülmekte olan itirazın iptali davasında, davacı vekili, dava dilekçesinde, taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmadığını, sözleşmenin varlığını yemin deliliyle kanıtlayacağını bildirmiş; davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde, tıpkı İcra takibindeki borca itiraz dilekçesinde olduğu gibi, taraflar arasında yazılı olmayan bir kira sözleşmesi bulunduğu yönündeki davacı iddiasına yönelik herhangi bir açıklama yapılmaksızın, eş söyleyişle davacının dayandığı sözleşme ilişkisi açıkça kabul veya reddedilmeksizin, salt, davalının davacıya borcu bunmadığının ve ispat yükünün davacıya ait olduğunun belirtilmesiyle yetinilmiştir.

Yemin davetiyesinin tebliği üzerine ise davalı, 01.05.2003 günlü duruşmada "Davacı ile aramızda yazılı sözleşme olmaksızın kiralanana kiracı olarak girdim. Yıllık kira bedeli 4.000 DM idi. 2.000 DM'yi oturduğumun 3. ayı civarında ödedim ve 6 ay oturduktan sonra karşılıklı anlaşma ile kiralananı tahliye ettim. Bu suretle davacıya herhangi bir borcum kalmamıştır. Kira bedeli yıllık 6.000 DM. değildir, 4000 DM'dir ve 6 ay oturarak 2.000 DM. ödedim. Başkaca borcum kalmamıştır." şeklinde yemin etmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki, davalının eda ettiği bu yemin, taraflar arasında yazılı sözleşmeye dayanmayan bir kira ilişkisinin varlığım kesin bir biçimde ortaya koymaktadır. Böylece, taraflar arasında şifahi bir kira sözleşmesinin bulunduğu hususu çekişmesiz hale gelmiştir.

Özel daire bozma kararında açıklandığı ve yerel mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, kira ilişkisinin varlığını ve kira bedelinin miktarım ispat yükü davacı kiralayana; kira bedelini ödediğini ispat yükü ise davalı kiracıya aittir.

Somut olayda, davalı, eda ettiği yeminle, davacının taşınmazını yazılı sözleşme olmaksızın kiracı olarak kullandığım kabul; yıllık kira bedelinin miktarını bildirmek suretiyle de, kira sözleşmesinin en az bir yıllık bir süre için düzenlendiğini ikrar etmiştir.

Böylece, gerek İcra takibinde borca itiraz ve gerekse eldeki davaya cevap dilekçesinde var olup olmadığı açıklanmayan kira sözleşmesinin gerçekte var olduğu davalı tarafından kabul edilmiş; dolayısıyla davacı taraf, sözleşmenin varlığını yemin deliliyle ispat etmiştir.

Ne var ki, davalı, eda ettiği yeminde, miktarını ispat yükü davacı kiralayana ait olan ve yazılı delille ispat edilemeyen yıllık kira bedelinin, davacı iddiasından farklı olarak, 4.000 DM'den ibaret bulunduğunu bildirmiş; davacının sunduğu yemin metnine ve davalının yeminindeki bu beyana göre, davacının, yıllık kira parasının 6.000 DM. olduğu yolundaki iddiası yemin deliliyle ispat edilememiş; kira parasının yıllık 4.000 DM. olduğu hususu kesinleşmiştir.

Gerçekleşen bu duruma göre, taraflar arasında yazılı olmayan bir kira sözleşmesi bulunduğunun ve yıllık kira parasının 4.000 DM. olduğunun kabulü zorunludur.

Davacı taraf, İcra takip talepnamesinde, yıllık kira bedelini 6.000 DM. olarak bildirmek ve bakiye alacağın 2.500 DM. olduğunu açıklamak suretiyle, davalının 3.500 DM. ödediğini kabul ve ikrar etmiş bulunmaktadır.

Değinildiği üzere, kira bedelinin miktarını ispatlamak davacı kiralayana aittir. Davacı, kira bedelinin 6.000 DM. olduğunu ispat edemediğine, davalının eda ettiği yemin itibariyle bunun 4.000 DM'den ibaret bulunduğunun kabulü gerektiğine ve davacının takip talepnamesindeki beyanıyla kendisine bu kira parasına mahsuben 3.500 DM. ödendiğini de ikrar etmiş olmasına göre, davalının ödediğini ispatla yükümlü olduğu bakiye kira borcu 500 DM'den ibarettir.

Davalı, bu miktarda olduğu açıklanan şekilde kesinleşen kira borcunu ödediğini yasal delillerle kanıtlamakla yükümlüdür. Önemle belirtilmelidir ki; davacı taraf bu borcun kendisine ödenmediğini ispat yükümlüğü altında bulunmadığından, davalının ödeme yaptığına dair yemin etmiş olması hukuken sonuç doğurmaz. Böyle bir durumda, kira ilişkisini kabul eden ve yıllık kira bedelinin miktarını bildiren kiracı davalı, söz konusu bakiye borcu ödediğini miktar itibariyle yazılı delille kanıtlamalıdır. Davalı bu yönde bir yazılı delil sunmamıştır. Ancak, cevap dilekçesinde "sair delail" denilmek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan, bakiye kira bedeli 500 DM' nin ödendiğine dair savunmanın ispatı için, davacı tarafa yemin teklifinde bulunabilir.

Hal böyle olunca yerel mahkemece, davalı tarafa açıklanan şekilde yemin teklif etme hakkının varlığı hatırlatılarak, ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, ispat yükü konusundaki yanılgılı değerlendirmeye dayalı önceki kararda direnilmesi usule ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı bu nedenle bozulmalıdır.

Bozma nedenine göre davacı vekilinin kötü niyet tazminatına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda ve özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin kötü niyet tazminatına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 09.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararda kira akdinin kabul edilmiş sayılması itiraz dilekçesi nedeniyle değil, duruşmadaki YEMİN beyanında kira ilişkisini açıkça kabul etmesi nedeniyledir.
Old 16-06-2010, 13:27   #22
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
Nasıl yani?

Sizce "varsa" kelimesi "imzayı" mı işaret etmektedir.

Sizce neyi ifade etmektedir?
Old 16-06-2010, 13:27   #23
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Mehmet Saim Dikici
Bu kararda kira akdinin kabul edilmiş sayılması itiraz dilekçesi nedeniyle değil, duruşmadaki YEMİN beyanında kira ilişkisini açıkça kabul etmesi nedeniyledir.

Sunduğunuz kararın forum konusuyla alakası yoktur. Biz itirazın kaldırılmasını tartışmaktayız. Karar ise itirazın iptali ile ilgilidir. İkisi elma ile armuttan daha az benzemektedir.
Old 16-06-2010, 13:28   #24
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Mehmet Saim Dikici
Sizce neyi ifade etmektedir?

16 no.lu mesajda gayet açık yazdım.
Alıntı:
Kira mukavelesi varsa
Old 16-06-2010, 13:31   #25
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
Sunduğunuz kararın forum konusuyla alakası yoktur. Biz itirazın kaldırılmasını tartışmaktayız. Karar ise itirazın iptali ile ilgilidir. İkisi elma ile armuttan daha az benzemektedir.

Suat bey,

Sanıyorum ciddi bir sorun yaşıyorsunuz.

Koyulaştırdığım bölümde açıkça ve herkesin (siz de dahil) anlayacağı şekilde: "Borcum yoktur" şeklindeki itirazın kira ilişkisinin ne kabulü ne de reddi anlamında kabul edilemeyeceği yazılıdır.

Elma ve armutun farkını biz çok iyi biliriz. Size söylenen sözleri lütfen bizlere mal etmeyin!
Old 16-06-2010, 13:42   #26
Av.Ömeroğlu

 
Varsayılan

Madde metninde borçlunun mukaveleyi açıkça inkarından söz edildiğinden,tartışma konusu HGK kararında da kabul edildiği üzere 'hiçbir borcum yoktur'şeklindeki ifade sözleşmenin kabulü olarak yorumlanamayacağı gibi sözleşmenin açıkça inkarı olarak da değerlendirilemeyeceğinden alacaklı lehine yorum yapmanın ve icra mahkemesinde tahliyeye imkan vermenin daha doğru olduğunu düşünüyorum.
Old 16-06-2010, 13:45   #27
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Ömeroğlu
Madde metninde borçlunun mukaveleyi açıkça inkarından söz edildiğinden,tartışma konusu HGK kararında da kabul edildiği üzere 'hiçbir borcum yoktur'şeklindeki ifade sözleşmenin kabulü olarak yorumlanamayacağı gibi sözleşmenin açıkça inkarı olarak da değerlendirilemeyeceğinden alacaklı lehine yorum yapmanın ve icra mahkemesinde tahliyeye imkan vermenin daha doğru olduğunu düşünüyorum.

Teşekkür ediyorum. HGK kararındaki tespiti doğru belirttiğiniz için.

Not: Alacaklı lehine yorum konusuna ise katılamıyorum.
Old 16-06-2010, 13:51   #28
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Ömeroğlu
Madde metninde borçlunun mukaveleyi açıkça inkarından söz edildiğinden,tartışma konusu HGK kararında da kabul edildiği üzere 'hiçbir borcum yoktur'şeklindeki ifade sözleşmenin kabulü olarak yorumlanamayacağı gibi sözleşmenin açıkça inkarı olarak da değerlendirilemeyeceğinden alacaklı lehine yorum yapmanın ve icra mahkemesinde tahliyeye imkan vermenin daha doğru olduğunu düşünüyorum.

Madde metni dediğiniz İİK 269/b ise, o madde itirazın kaldırılması ile ilgilidir. HGK kararı ise, itirazın iptaliile ilgilidir.
Old 16-06-2010, 14:08   #29
Av. Hamza

 
Mahçup

İİK 269. maddenin ikinci fıkrasına bakalım ne diyor.
Adi kira ve has
ılat kiraları için ödeme emri ve itiraz müddeti:
Madde 269 - (DEĞİŞİK MADDE RGT: 06.03.1965 RG NO: 11946 KANUN NO: 538/109)
Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olur ve alacaklı da talep ederse ödeme emri, Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni müddet geçtikten sonra icra mahkemesinden
(KOD 1) borçlunun kiralanan şeyden çıkarılması istenebileceği tebliğini ihtiva eder.

Bu tebliğ üzerine borçlu, yedi gün içinde, itiraz sebeplerini 62 nci madde hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında, kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse, akdi kabul etmiş sayılır.

bu hükme göre yazılı bir kira sözleşmesi olmasa dahi borçlu kira ilişkisini açık ve kesin olarak reddetmez ise kira ilişkisi kabul edilmiş olur.

İİK 269/A ya bakalım
İtiraz etmemenin sonuçları:
Madde 269/A - (DEĞİŞİK MADDE RGT: 30.07.2003 RG NO: 25184 KANUN NO: 4949/65)
(KOD 1)
Borçlu itiraz etmez, ihtar müddeti içinde kira borcunu da ödemezse ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince (KOD 2) tahliyeye karar verilir.
bu maddeyi 269. maddenin 2. fıkrası ile bağdaştırdığımızda borçlu açıkça kira ilişkisine itiraz etmedi. kira ilişkisi doğdu mu? doğdu. kira ilişkisi doğduğu için 269/A maddesi devreye girdi mi? girdi. sorun nerede? yok.

Old 16-06-2010, 14:11   #30
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
Madde metni dediğiniz İİK 269/b ise, o madde itirazın kaldırılması ile ilgilidir. HGK kararı ise, itirazın iptaliile ilgilidir.

Suat bey,

Tartışılan husus davanın türü değildir. Tartışılan konu: yazılı kira sözleşmesi olmaksızın yapılan kira alacağı ile ilgili icra takibinde borçlunun kira akdini ayrıca ve açıkça kabul ya da inkar etmeden, sadece "borcum yoktur" şeklinde itiraz etmesi halinde bu itirazın, "kira ilişkisinin kabulü anlamına gelip gelmeyeceği" noktasındadır.

Bahsedilen HGK , bu konuyu itirazın iptali davası içinde değerlendirmiş ve sadece borcum yoktur şeklindeki itiraz, kira ilişkisinin "ne kabulü ne de reddi olarak nitelendirilemez demiştir."

Olay budur.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Yazılı olmayan kira sözleşmesi Av.Ramazan VEFA Meslektaşların Soruları 8 12-08-2009 14:15
Kiralayan olmayan (kira sözleşmesi tarafı olmayan) malikin kira ücretini talep etmesi Av.Serdar Ş Meslektaşların Soruları 2 04-12-2008 12:14
Faturaya dayalı icra takibinde faiz hukukcu1985 Meslektaşların Soruları 1 08-07-2008 14:59
Yazılı kira sözleşmesi yoksa kira bedeli nasıl ispat edilir. Av.Mustafa yağan Meslektaşların Soruları 4 15-02-2008 18:23
faturaya ilişkin icra takibinde yetki itirazı nilkartal Meslektaşların Soruları 3 19-12-2006 16:06


THS Sunucusu bu sayfayı 0,24905300 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.