Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

müstakbel alacakların haczi

Yanıt
Old 26-04-2006, 15:53   #1
musuzun

 
Varsayılan müstakbel alacakların haczi

Üçüncü şahıslara gönderilen birinci haciz ihbarnamesine karşı 3. şahıs henüz doğmamış alacağın haczinin mümkün olmadığı bahisle itiraz etmiştir. Bu konuda Yargıtay'ın iki içtihadı mevcuttur ancak içeriğine ulaşamadım. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 08.03.2002 T, 8683/4795 ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 23.09.1999 tarih, 4545/5107 sayılı kararların ulaşabilecek meslektaşlarımdan yardım bekliyorum. Saygılarımla.
Old 26-04-2006, 16:59   #2
arif0275

 
Varsayılan

sayın meslektaşım konuyu daha iyi anlayabilmemiz açısından 3.kişi nezdinde doğacak olan alacağın niteliğini e ne tür bir hukuki ilişkiye dayandığını da ekleyebilirmisiniz? Konuyu daha iyi anlayabilmemiz için faydalı olacağını düşünüyorom
Old 27-04-2006, 12:04   #3
musuzun

 
Varsayılan

3. kişi belediye şirketi. Borçlunun 3. kişiden hakedişi bulunmaktadır. Edilen bilgiye göre hakedişler ayın belli gün aralığında tahakkuk ediyor. 3. kişi verdiği cevapta henüz doğmuş bir alacağın olmadığı, doğacak alacakların haczinin de mümkün olmadığı gerekçesi ile haciz talebini reddediyor.
Old 27-04-2006, 12:31   #4
Viyola

 
Varsayılan

Öncelikle iyi çalışmalar diliyorum.
3.kişinin haciz talebinin reddini haklı bulmuyorum.aynı olay benim de başıma gelmişti.Bir inşaat firması borçlumdu.Bu firmanın Toplu Konut İdaresi' nden olan alacağı için toplu konut idaresine haciz ihbarnamesi gönderdim.Gelen yazıda o tarih itibariyle alacağı olmadığı ancak doğacak alacakları üzerine haciz konduğu yönünde bir cevap geldi.Keza daha sonra da dosya boruna yakın bir miktar icra dosyasına ödendi.
Old 27-04-2006, 12:38   #5
musuzun

 
Varsayılan

Benim durumum burada biraz farklı, 3. kişi doğmamış alacağın üzerine haciz koyamayacağını beyan ediyor. Yani şunu söylüyor. Hakedişin doğduğu zamanı tayin edin, tam bu güne rastalayacak şekilde tekrar birinci haciz ihbarnamesi gönderin, doğmuş bir istihkak var ise haciz şerhini işleyeyim.
Old 27-04-2006, 12:46   #6
Viyola

 
Varsayılan

Bugün yada yarın sonuçta bir alacağı doğacak değil mi?
Old 27-04-2006, 13:07   #7
musuzun

 
Varsayılan

Tabi ki evet, ancak 3. şahıs itiraz ederken aynen şunu ifade ediyor; "kurumumuza değişik mercilerden çok fazla haciz ihbarnamesi gönderildiğinden, adı geçen borçlunun doğacak alacaklarına ilşkin talebinizi yerine getirmemiz mümkün değildri. Daha sonra herhangi bir talebiniz olursa gereği yapılacaktır" Beyanı gibi daha sonra 1,5 ay içinde 3 kez daha haciz ihbarnamesi gönderdik, verdiği cevap aynı.
Old 27-04-2006, 15:16   #8
av.korcan

 
Varsayılan

MERHABALAR.ÖNCELİKLE ŞUNU SÖYLEMEK İSTİYORUM VERDİĞİNİZ ESAS VE KARAR NUMARALARI İLE HUKUK DAİRELERİNİN İSİMLERİNDE YANLIŞLIK YOK DEĞİL Mİ?ÇÜNKÜ www.kazanci.com.tr 'da yaptığım araştırmada bu tarih ve sayılarda kararlara rastlayamadım.yine de yardımcı olursa bu siteye siz de bir bakın.saygılar.
Old 27-04-2006, 15:28   #9
avfehmi

 
Varsayılan

Av.Talih Uyar'ın www.talihuyar.com adlı internet adresinde makaleler bölümünde bu konuda yargıtay kararları belirtilerek hazırlanmış makalesi vardır.
Old 27-04-2006, 20:22   #10
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

www.talihuyar.com

ÖZET: Kural olarak ileride doğması muhtemel hak üzerine haciz konulamayacağından, kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak ileride koşulları gerçekleştiğinde borçlu (müteahhit) adına tescili yapılacak henüz arsa sahibi adına kayıtlı olan yerlere (dairelere) haciz konulamayacağı
YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

I- T: 2.11.2004

E: 18381

K: 22992

Alacaklı İhsan Mete, borçlu Rasim Ayran aleyhine başlattığı icra takibinde borçlu müteahhidin, şikayetçi arsa sahibi ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği borçluya gelecekte isabet edecek hisse üzerine haciz koydurmuştur. Haciz tarihi olan 5.9.2002 tarihinde taşınmaz maliki şikayetçi üçüncü kişi olup, bu taşınmaz üzerinde borçlu lehine doğacak bir hakkın haczi mümkün değildir. Başka bir anlatımla, müteahhidin borcu için kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeni ile yapılacak inşaatta, müteahhide isabet edecek daireler bu aşamada haczedilemez. (HGK'nun 13.6.2001 T ve 2001/12-461 E. 2001/516 K. sayılı kararı) Kaldı ki anılan sözleşme Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.12.2002 tarih 2002/213/1248 sayılı kararı ile feshedilmiş olup, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 13.10.2003 T ve 2002/1667- 4699 sayılı kararıyla onanmak sureti ile de kesinleşmiştir. O halde yukarıda açıklanan nedenlerle «şikayetin kabulü» yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.

II- T: 5.7.2004

E: 13984

K: 17703

Kural olarak ileride doğacak bir hakkın haczi mümkün değildir. Bu nedenle İcra mahkemesi kararında «şikayetin reddine» gerekçe yapılan, inşaat sözleşmesi nedeni ile hak ileride gerçekleşeceğinden haciz konulamaz. İcra mahkemesince yapılması gereken iş; haciz tarihi itibariyle haciz konulan taşınmazların borçlular adına kayıtlı olup-olmadığının öncelikle tespitidir. Haciz tarihinde taşınmazın müştekiler adına tapuda kayıtlı olduğunun belirlenmesi halinde, «şikayetin kabulü» gerekeceğinden, yöntemince tapu kayıtları incelenmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde şikayetin reddi isabetsizdir.

III- T: 26.4.2004

E: 5939

K: 10281

Müşteki vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde ise; kural olarak ileride doğması muhtemel bir hak üzerine haciz konamaz, bu nedenle kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle borçlu müteahhit şirket lehine düşecek daireler üzerine haciz konulamaz. Mahkemece şikayetin bu kurallar doğrultusunda incelenip, sonuçlandırılması gerekirken, anılan kurallara aykırı gerekçeyle reddi isabetsizdir.

IV- T:26.3.2004

E:2421

K:7305

Haciz tarihinde taşınmazın şikayetçi 3. kişi adına kayıtlı olduğu tartışmasızdır. Borçlu ile şikayetçinin düzenlediği' kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak ilerde koşullar tahakkuk ettiği taktirde, borçlu adına tescili yapılacak yer için haciz konulması usulsüzdür. Şikayetçi tapu kaydı maliki olduğundan, şikayette hukuki yararı bulunmaktadır. Sözü edilen şikayet bir hakkın yerine getirilmemesi ile ilgili olduğundan İİK'nun 16/2. maddesi uyarınca süresiz şikayete tâbidir. İleride doğması muhtemel hakka dayalı şekilde, 3. kişinin malik olduğu taşınmazın tapu kaydına konulan haczin mahkemece kaldırılması gerekir iken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi isabetsizdir.

Aynı doğrultuda:

12. HD. 2.10.2003 T. E: 15036, K: 19053

11.6.2002 T. E: 11511, K: 12411

8.3.2001 T. E: 3233, K: 4694

5.7.2001 T. E: 11660, K: 12232
Old 28-04-2006, 13:20   #11
erdal7

 
Varsayılan

Takip borçlusunun üçüncü şahıstaki müstakbel alacağının haczi mümkündür.Haczin uygulanması esnasında alacağın doğmuş olması gerekmez.Alacağın doğmasının İhtimal dahilinde olması yeterlidir. ( İBD 1999 C:73 s:10 -12 S.: 1119)
Takip borçlusu ile üçüncü şahıs arasında sadece ümit ve ihtimale dayanan alacakları , teknik anlamda müstakbel alacak olarak nitelendirmek mümkün değildir. Gelecekte imzalanacak bir bir sözleşmenin doğacak alacak ve talep haklarının haczi mümkün değildir. Yine Bankada hiç bir hesabı olmayan bir şahsın ilerde x bankasına para yatırırsa ,yatırdığı halde geçerli olmak üzere bankaya haciz ihbarnamesi gönderilemez. ( Baki Kuru Alacakların haczi sy. 128)
Burda kriter, haciz ihbarnamesinin gönderilebilmesi için , üçüncü kişi ile borçlu arasında süregelen bir hukuki ilişkinin varlığına bağlıdır. ( 12 HD. 8-3-2002 t. 3683/ 4795 )

Bu konuda DR.MURAT YAVAŞ ın BORÇLUNUN ÜÇÜNCÜ ŞAHISLARDAKİ MAL ,HAK VE ALACAKLARININ HACZİ isimli 2005 baskılı Arıkan Yayınlarından Eserine bakabilirsiniz. İlgili kararlar kitapta mevcuttur.

sizin somut olayınızda 89/1 ihbarnamesine müstakbel alacaklar haczedilemez şeklinde itiraz geldiği için sizin yapabileceğiniz. tek şey , İİK 89 / 4 YOLUNA GİDEREK İCRA HAKİMLİĞİ NEZDİNDE GERÇEĞE AYKIRI BEYAN VE TAZMİNAT YOLUDUR
Saygılarımı sunarım.... ERDAL
Old 28-04-2006, 15:01   #12
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Sayın erdal7,

Sunduğum karar ise aksini ispatlamaktadır. Saygılarımla


T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/17928
K. 2004/22583
T. 22.10.2004
• HACİZ İHBARNAMESİ ( 3. Şahsa Borçlunun Nezdinde Doğmuş ve Doğacak Hak ve Alacakları İçin Çıkarılan - Fiili Durumla Sınırlı Olacağından Muhtemel Alacaklar Açısından Sonuç Doğurmayacağı )
• HACİZ ( 3. Şahsa Borçlunun Nezdinde Doğmuş ve Doğacak Hak ve Alacakları İçin Çıkarılan İhbarname - Kural Olarak İleride Doğacak Muhtemel Bir Hakkın Haczinin Mümkün Olmadığı )
• 3. ŞAHSIN SORUMLULUĞU ( Borçlunun Nezdinde Doğmuş ve Doğacak Hak ve Alacakları İçin Çıkarılan Haciz İhbarnamesi - Fiili Durumla Sınırlı Olacağından Muhtemel Alacaklar Açısından Sonuç Doğurmayacağı )
• BORÇLUNUN MUHTEMEL ALACAKLARININ HACZİ ( 3. Şahıs Nezdinde - Kural Olarak İleride Doğacak Muhtemel Bir Hakkın Haczinin Mümkün Olmadığı )
2004/m. 89
ÖZET : Kural olarak ileride doğacak muhtemel bir hakkın haczi mümkün değildir. 3. şahsa, borçlunun nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının haczini şeklinde haciz ihbarnamesinin çıkarılması halinde 3. şahsın sorumluluğu haciz müzekkeresinin kendisine ulaştığı tarihteki mevcut durumla ( fiili durumla )sınırlı olacağından ileride doğacak, doğması muhtemel bu hakkın bu aşamada 3. şahısca net olarak bilinmesi mümkün olmadığından bu şekilde çıkarılan haciz ihbarnamesi muhtemel alacaklar açısından sonuç doğurmaz.

DAVA : Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Kural olarak ileride doğacak muhtemel bir hakkın haczi mümkün değildir. Bu nedenle İİK'nun 89. maddesi gereğince 3. şahsa, borçlunun nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının haczini şeklinde haciz ihbarnamesinin çıkarılması halinde 3. şahsın sorumluluğu haciz müzekkeresinin kendisine ulaştığı tarihteki mevcut durumla ( fiili durumla )sınırlı olacağından ileride doğacak, doğması muhtemel bu hakkın bu aşamada 3. şahısca net olarak bilinmesi mümkün olmadığından bu şekilde çıkarılan haciz ihbarnamesi yukarıda açıklanan nedenle muhtemel alacaklar açısından sonuç doğurmaz. İcra mahkemesine başvuran borçlunun şikayetinin bu kurallar ışığında değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken istemin reddi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 22.10.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 29-04-2006, 10:40   #13
erdal7

 
Varsayılan

Sayın Av. Suat Ergin.

Çok güzel bir karar eklemişsiniz. Şimdi kafalar yine karışıyor. İcra iflas Hukukunda bizim bildiğimiz iyi hukukçular BAKİ KURU , TALİH UYAR vb. , üçüncü kişilerdeki borçlunun müstakbel doğacak hak ve alacaklarının haczedilebileceğini , ümit ve ihtimale dayanan hak ve alacakların haczedilemiyeceğini söylemektedirler. Yine sizin de bildiğiniz gibi eklediğiniz kararın aksi yönde de bir sürü HUKUK GENEL KURULU KARARI bile var. Peki ne olacak şimdi.
Benim nacizane kanatim. Olabileceği yönünde . Çünkü , aksini düşünürsek borçlu tarafın eli biraz daha güçlenecek , borçluların menfaatleri lehine hiç de doğru olmayan gelişmeler olacaktır.
Örneğin ,bazı borçluların üçüncü şahıslardaki istihkak alacakları , üçüncü şahıslar nezdinde ,doğdukları anda ,bir kaç saniye kalmakta ve hemen başka hesaplara aktarılmaktadır. O bir kaç saniye içerisinde 89 / 1 ihbarının üçüncü şahsa ulaşmasını beklemek saflık olacaktır. Üçüncü şahıslar da çok kolay bir şekilde henüz doğmuş bir alacağı yok. Müstakbel alacaklar haczedilemez şeklinde olumsuz cevap vereceklerdir. Bu çözüm adil değil. Yine kanatimce Kat karşılığı inşaat sözleşmelerindeki haczedilmezlik olayı , eser sözleşmesindeki feshin geçmişe etkili olup olmayacağı ve hakkın kazanılma anı ile ilgilidir.
Saygılarımı sunarım. ERDAL
Old 09-07-2007, 10:14   #14
ANKA1

 
Varsayılan

sayın erdal7,merhabalar,1.haciz ihbarnamesinde doğacak alacaklara haciz konulabilir bu hususta HGK kararı dah var ve Dr.Murat Yavaş'ın kitabında demektesiniz.bu kararlar bana acilen lazım.kitabı sipariş ettim, ancak kargo ile gecikecek.yardımcı olursanız sevinirim
Old 09-07-2007, 15:18   #15
av.damla

 
Varsayılan

89/1 örnek değilde, haciz müzekkeresi olarak 'doğmuş ve doğacak alacaklarının haczi' şeklinde gönderilebilir. TOKİ'ye doğmuş alacaklar için gönderdiğim 89/1 örneğe, TOKİ tarafından doğmuş alacak yok doğacak alacağın haczininde talep edildiği vakit alacak doğduğunda gönderilebileceği cevabı gelmişti. 89/1 örneklerde sadece 'doğmuş' ibaresi var.Bu cevap üzerine yeniden haciz müzekkeresi gönderip, doğacak ibaresini işlediğimde alacağı tahsil edebildik. Bankalardan da genelde hacziniz işlenmiştir, hesapta bakiye yoktur, olduğunda hacziniz tatbik edilecektir şeklinde cevaplar geliyor.Uygulanmamasını yargıtay içtihatlarına da dayandırabiliyoruz ama uygulanmasının dayanağı nedir? Uygulama 3. şahıs kuruma göre değişiyor.
Old 09-07-2007, 21:44   #16
Av. Ö.Erol Yavuz

 
Varsayılan

Sayın Ergin'in eklediği karar, 3.şahıs nezdindeki muhtemel alacakların haczedilmezliğini açıklıyor. Bunun karşılığında Sayın Prof.Dr.Baki Kuru ve Sayın Dr.Murat Yavaş'ın belirli şartlar altında haczedilebileceğine ilişkin görüşleri de var. Özel hukuk açısından bağlayıcı olmasa da, Maliye Bakanlığı'nın muhtemel alacaklar ile ilgili tutumu, konuya birleştirici bir bakış açısı getirebilir belkide,

Maliye Bakanlığı Tahsilat Genel Tebliği'nden seri A, sıra no:1, R.G tarih 30.06.2007, R.G no: 26568

“6183 sayılı Kanun hükümlerine göre, ihtiyati veya kat’i haczin borçlunun her türlü mal, hak ve alacaklarına tatbik edilmesi mümkün bulunmaktadır.

Ancak, borçlu olan bir şahsın bankalarda bir alacak ve hakkı bulunmamasına rağmen ileride borçlu adına doğacak alacaklar için bankalara haciz veya ihtiyati haciz bildirisi tebliğ edilmesi, haczin "borçlunun mal varlığını hedef tutması" esasına aykırı düşecektir.

Amme alacağından borçlu olan bir şahsın, bankalarda alacak ve hakkının bulunmamasına rağmen ileride tahakkuk edecek alacağından istifade etmek üzere geleceğe yönelik olarak bankalara haciz veya ihtiyati haciz tebliği, muhtemel bir alacak niteliğinde dahi tanımlanamayacak bir durum oluşturması ve bankanın bu hacizleri sürekli izlemesi veya banka tarafından yapılan tüm işlemlerde bir süreye de bağlı kalınmaksızın borçlu adına mal, hak ve alacak doğup doğmadığının takip edilmesi, doğması halinde haciz veya ihtiyati haciz uygulanmasını gerektirir ki bankalara böyle bir külfet yüklemeye imkan bulunmamaktadır.

Bu nedenle, bankalara yapılacak haciz ve ihtiyati haciz tebliğlerinin sadece tebliğ tarihi itibarıyla amme borçlularının mevcut olan varlıklarını konu alması ve bu kişilerin ileride doğabilecek alacakları için haciz ve ihtiyati haciz tebliğinde bulunulmaması icap etmektedir.

Bankacılık sisteminde, POS cihazı kullanan müşteri ile banka arasında yapılan sözleşmelere dayanan bankalar nezdindeki hesaplar banka ile müşterisi arasında devamlılık arz etmektedir. Dolayısıyla bu hesaplar her zaman için banka nezdinde alacak doğmasına (muhtemel alacak) müsait hesaplar olarak değerlendirildiğinden bu hesaplara ileriye matuf olmak üzere haciz konulması mümkün bulunmaktadır.”

Saygılarımla.
Old 14-04-2008, 15:15   #17
Av.ALKIS

 
Varsayılan

kanımca yargıtay kararlarında da kavram karmaşası var. müstakbel muhtemel mukadder gibi arapça kavramlara türkçe karşılık oturmadığı müddetçe bu çelişkiler devam edecektir.
bu hususta benim görüşüm ise şudur:
1- gelecekte oluşması ihtimali yüksek olsa da bunun bir akdi ilişkiye dayanmadığı durumlarda muhtemel alacaktan yani ümide ve soyut beklentiye dayalı alacaktan bahsedilebilir. Kararda yer aldığının aksine yanlar arasındaki nispi ilişkiye dayalı bir somut beklenti var ise muhtemel değil müstakbel veya mukadder bir alacak nitelemek gerekir.
2- eğer muhtemel alacak kavramı müstakbel hak ve alacak kavramıyla karıştırılır ve hakediş alacaklarına kadar genişletilir ise, komik bir yorumla hakedişin tam olarak muhasebeleştiği yani makam olurunun alınarak muhasebeye <<öde emri>> bildirildiği dakika ve saniye olarak uygulanması anlamına gelir.
Bu yorumun pratik sonucu da, iik daki 3. şahıslardaki hak ve alacakların haczini düzenleyen 89. maddenin hiçbir hüküm ve işlevi kalmayacak demektir.zira o durumda artık hakedişe istinad eden bir hakkın değil bir alacağın haczi sözkonusudur. Ayrıca karardaki bu yorum, kanun lafzındaki <<hak haczi>> nin ilga edilmesi demektir. Hak kavramı tanımı gereği müstakbel bir alacağı veya beklentiyi de içerir. Aynı mantıkla gelecek aylar maaşları bile haczedilemez. zira o bile müstakbel bir alacak hakkıdır.
3- sonuç olarak hakediş alacakları muhtemel değil müstakbel alacak hakkıdır. muhtemel alacakların haczi mümkün değil iken müstakbel alacakların <<üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların haczi>> kavramının içinde mütalaa edilmesi gerekir. Eklenen yargıtay kararı <<fahiş hata>> ile malüldür.
saygılarımla..
Old 14-04-2008, 15:57   #18
Av. Reşit Altunışık

 
Varsayılan

Sayın Alkış ve Erdal 17 meslektaşlarımın görüşlerinin,özellikle uygulamada kurumlara gönderilen benzer müzekkerelerin akıbetleri konusunda sıkça rastlanan ve alacaklıların aleyhine sonuçlar doğuran bu konuya daha iyi açıklık getirdiğini düşünüyorum.Borçlunun haciz ihbarnamesi gönderilen kurumdan belirli vadelere bölünmüş ve belirli işlerin yerine getirilmesi şartıyla ödenecek hakedişlerinin olması durumunda veya borçlunun ihbarname gönderilen kururm bünyesinde nakdi teminatının olup bu teminatın iş bitip tüm alacak verecek ilşkisinin sona ermesine müteakip borçluya ödenecek olması durumunda gönderilecek ihbarnamenin sırf bu ödemelerin yapılacağı gün hatta saatte olmaması dolayısıyla muhtemel alacak olarak adlandırılıp olumsuz cevap verilmesinin hukuken korunmaması gerektiği kanaatindeyim.Kaldı ki hiçbir alacaklı vekili haciz ihbarnamesi göndereceği kurum bünyesinde istihbarat çalışması yaparak borçlu lehine tahakkuk edecek hakedişin veya teminatın ödenme gün ve saatini tayin etme durumunda bırakılamaz.
Old 15-04-2008, 12:59   #19
Av.Nesrin

 
Varsayılan

Meslektaşlarıma katılmakla beraber;

Ola ki kurum nezdinde alacağı olduğu veya olacağı kesinse, özellikle hakedişlerde o kadar da elimiz kolumuz bağlı değiliz gibi geliyor bana.Ben böyle durumlarda borçlu şirkete yapılan ödemelerin miktar ve tarihleri ile bundan sonraki yapılacak ödemelerin miktar ve tarihlerini muhasebesel anlamda müzekkereyle istiyordum.Sonra mı ne oluyordu, genelde borçlu şirket bizi arayıp ödemeyi yapıyordu, ya da bir daha yazışmaya gerek kalmadan birkaç gün sonra ödeme yapılıyordu.

Burada esas alınacak kriter şu olmalı ki(yargıtay biraz karıştırmış durumda.)herhangi bir bağıtla borçlu ve üçüncü kişi arasında devam eden bir ilişki var ise bu ilişkiden bugün veya yarın ödenecek bir istihkak da var ise bu alacak haczedilebilir.

Aksi halde borçlunun borcu için kiracısına gönderdiğimiz 89/1'in de bir anlamı yok mu gönderdiğimiz tarih itibariyle borç yoktur ama bundan sonraki her ay doğacak kira alacağının icra müd.gönderilmesini talep ediyoruz.O zaman o parayı da haczetmeyelim.Zira kiraci kirayı ödememek isteyebilir, veya kaçmayı düşünüyordur.Bilmiyorum ki anlatabildim mi
Old 22-02-2012, 16:29   #20
Hemocrania

 
Varsayılan

Sn Av. Nesrin'in bahsettiği olaya benzer bir dosyamızda kiracıya gönderilen 2. haciz ihbarnamesine karşılık cevap olarak doğacak alacaklardan sorumlu değiliz itiraz ediyoruz gibi bir dilekçe verilmiş. Bu halde biraz daha geniş değerlendirme yapılarak her ay için ayrı maaş haczi yazılması gerektiği gibi bir sonuç da çıkarılabilir ki zaten işlemeyen cebri icranın yürütülmesinde fayda da kalmayacaktır.
Old 05-06-2012, 15:22   #21
Av. Murat Gürtan Bilir

 
Varsayılan

Takip borçlusu ile üçüncü kişi arasında süregelen iş ilişkisi bulunması halinde, takip borçlusunun üçüncü kişide alacağının doğması kuvvetle muhtemel bulunduğundan, bu durumda yapılacak müstakbel alacak haczinin geçerli olacağı—
Davalı vekili, «müvekkilinin takip borçlusunun üçüncü kişideki doğmuş ve doğacak alacağına haciz uyguladığını, haczin geçerli olduğunu» belirterek «şikayetin reddini» istemiştir.
İcra mahkemesince «takip borçlusu ile üçüncü kişi arasında süregelen iş ilişkisi bulunduğu, alacağın doğmasının kuvvetle muhtemel olduğu, bu şekilde müstakbel alacak haczinin geçerli bulunduğu» gerekçesiyle «şikayetin reddine» karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan icra mahkemesi kararının İİK’nun 366. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 2.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Buradan şu sonucu çıkarıyorum;

Aradaki hukuki ilişkinin ispatlanması durumunda müstakbel alacaklar haczedilebilir. Bu durumda 3. kişi haciz ihbarnamesine "borçlunun nezdimizde doğmuş bir alacağı bulunmamakla birlikte borçlu ile süregelen hukuki münasebetten ötürü ileride herhangi bir alacak doğması durumunda haciz şerhi işlenecektir" gibi bir ibareye yer verirse bence sorumluluktan kurtulur. Ancak borçlu ile 3. şahıs arasında hukuki bir ilişki (sözleşme vb.) devam etmekte ise 3. şahıs kalkıp ieride doğacak alacaklara haciz konulamaz şeklinde cevap verirse alacağı sürüncemede bırakmış olur.

Saygılarımla
Old 05-06-2012, 15:59   #22
Avukat Hakan Eren

 
Varsayılan

Bir başka başlık altında yazdığım yazıyı buraya kopyalıyorum.

Bankalar için çember daralıyor...

Zaman içinde "müstakbel alacakların haczine" karşı olan dirençleri kırılacak elbet...











Soruna, "müstakbel alacakların haczi" kavramında yaklaşmak gerekir. İlk akla gelen soru şudur: Müstakbel alacakların haczi mümkün müdür? Tartışmasız EVET!

Aşağıya konu ile ilgili doktrin ve Yargısal görüşlerden bir özet sunacağım.

Tüm bu görüşler birlikte değerlendirildiğinde hukuken nasıl bir sonuca varmak gerekir? Tartışmaya açmak istiyorum

Faydalı olması dileğiyle...Saygılarımla...
  1. “…takip borçlusunun üçüncü kişideki müstakbel alacağının haczi mümkündür. Haciz sırasında alacağın doğmuş olması gerekmez, alacağın doğumunun ihtimal dahilinde bulunması yeterlidir” (Yargıtay 19. HD 23.09.1999 – 4545/5107)

  2. “Bu itibarla şikâyetçi vekilinin, borçlunun bankadaki hesabına ileride yatırılacak paraların haczedilemeyeceğine ilişkin şikâyeti yerinde değildir.”
    (Yargıtay 12. HD 29.01.1996 – 18344/1033)
  3. B.KURU Bankalardaki Mevduatın ve Diğer Alacakların Haczi : MÜSTAKBEL ALACAK : Takip borçlusu ile onun borçlusu olan banka arasında mevcut olan bir hukuki ilişkiye (temele) dayanan, henüz doğmamış olmakla beraber, ileride doğması muhtemel bulunan alacaklardır.
  4. B.KURU Bankalardaki Mevduatın ve Diğer Alacakların Haczi :Takip borçlusunun bankada mevcut olan bir hesabına, bundan sonra gelecek (yatırılacak) paralara da haciz konulabilir. (s.129)
  5. B.KURU Bankalardaki Mevduatın ve Diğer Alacakların Haczi :
    “…Kendisine birinci haciz ihbarnamesi gönderilen banka, takip borçlusunun bankada yukarıda belirtildiği anlamda bir müstakbel alacağının doğması ihtimali olduğunu tespit ederse (yani takip borçlusu ile banka arasında bir hukuki ilişki (temel) mevcut olup da bundan, ileride bir alacak doğması muhtemel ise), icra dairesine yedi gün içinde vereceği cevapta bu hususu şu şekilde belirtmelidir:

    “…Banka ile takip borçlusu arasında şöyle bir hukuki ilişki vardır; bu hukuki ilişkiden şimdiye kadar takip borçlusu lehine doğmuş ve ödenebilir bir alacak yoktur. Ancak ileride takip borçlusu lehine bir alacak doğması muhtemeldir. Bu nedenle, takip borçlusu ile banka arasındaki hukuki ilişkinin dosyasına haciz şerhi konulmuştur. Bu hukuki ilişkiden ileride takip borçlusu lehine bir alacak doğarsa, bu alacak icra dairesine bildirilecek ve ödenecektir…”

    Daha sonra, takip borçlusu ile banka arasındaki hukuki ilişkiden bir alacak doğarsa, banka bu alacağı takip borçlusuna değil icra dairesine ödemelidir. (s.130)
  6. Yrd. Doç. Dr. Mustafa ÇEKER Hukuki Yönü İle Banka Mevduatı “…haciz, bankanın hesaba şerh verdiği (bloke koyduğu) tarihteki bakiyeyi kapsar; kural olarak daha sonradan hesaba yatırılan paralar hacizden etkilenmez.... Ancak, icra dairesinden gönderilen ihbarnamede, “mevduat sahibinin doğmuş veya doğacak alacakları üzerine haciz” konulduğu bildirilmişse durum farklıdır. Bu tür bir yazı alan banka, hesaba haciz tutarını işlemek suretiyle daha sonradan yatacak paraların da haciz işlemi görmesini sağlamalıdır…” (s.167)
  7. Av. Talih UYAR
    Yüksek mahkeme, bu konuya ilişkin kimi kararlarında «...Kural olarak, ileride doğması muhtemel bir hakkın haczi mümkün olmadığından, üçüncü kişiye ‘borçlunun nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacakları üzerine haciz konulduğu’ şeklinde haciz ihbarnamesi gönderilmesi halinde, üçüncü kişinin sorumluluğunun ‘haciz ihbarnamesinin kendisine ulaştığı tarihteki mevcut durumla sınırlı olduğunu...» belirtmişken, kimi kararlarında ise «...Müstakbel (beklenen ya da doğacak) alacaklar için haciz ihbarnamesi gönderilebilmesi üçüncü kişi ile borçlu arasında süregelen bir hukuki ilişkinin varlığına bağlıdır. Hukuki münasebetin varlığı ve bu ilişki nedeniyle borçluya ödenecek ve devamlılık arzeden bir alacağın bulunduğu hallerde, üçüncü kişiye İİK’nun 89. maddesine göre haciz ihbarnamesi gönderilmesi gerekir...», «...Takip borçlusunun üçüncü kişideki müstakbel alacağının haczi mümkündür. Haciz sırasında alacağın doğmuş olması gerekmez, alacağın doğumunun ihtimal dahilinde bulunması yeterlidir...»

    Kanımızca, üçüncü ile borçlu arasındaki mevcut bir hukuki ilişki nedeniyle, borçlunun ileride (yakın bir tarihte) üçüncü kişi nezdinde doğabilecek alacağının–İİK. mad. 89’a göre- haczinin mümkün olabilmesi gerekir. Doğacak alacağın miktarının önceden bilinmemesi önem taşımaz. Örneğin; borçlu-müteahhidin alacaklıları, borçlunun yaptığı iş karşılığında, üçüncü kişi konusundaki Karayolları Genel Müdürlüğü’nden, Belediyeden alacağı istihkakı üzerine -henüz istihkak düzenlenmeden- haciz koyabilirler. Bu nedenle, yüksek mahkemenin yeni tarihli -dipn. 18’de belirtilen- içtihadındaki görüşe katılamıyor, buna karşın daha önceki -dipn. 19’da belirtilen- içtihadındaki görüşünün daha isabetli olduğunu ifade etmek istiyoruz...
    http://www.talihuyar.com/index/resim/indir/43_1_89.doc
  8. Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ İcra Hukukunun Esasları
    Henüz doğmamış olmakla beraber, tahakkuku muhtemel olan alacaklar da, yani müstakbel alacaklar; evvelce, alacağın vasfının tayin edilmesini kolaylaştıran bir hukuki temel mevcutsa haczedilebilir. (s.239)
  9. Dr.Murat YAVAŞ “Borçlunun Üçüncü Şahıslardaki Mal, Hak ve Alacaklarının Haczi” İsviçre Hukuku’nda, borçlunun üçüncü şahıslardan elde edebileceği müstakbel alacakların haczinde bir süre sınırlaması getirilmiştir. Buna göre, borçlunun hacizden itibaren bir sene içinde doğabilecek müstakbel alacaklarına haciz uygulanabilecektir. (LP m.93/II) (s.171)
Old 05-06-2012, 22:06   #23
Av.Mehmet Ali Helvacı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Murat Gürtan Bilir
Takip borçlusu ile üçüncü kişi arasında süregelen iş ilişkisi bulunması halinde, takip borçlusunun üçüncü kişide alacağının doğması kuvvetle muhtemel bulunduğundan, bu durumda yapılacak müstakbel alacak haczinin geçerli olacağı—
Davalı vekili, «müvekkilinin takip borçlusunun üçüncü kişideki doğmuş ve doğacak alacağına haciz uyguladığını, haczin geçerli olduğunu» belirterek «şikayetin reddini» istemiştir.
İcra mahkemesince «takip borçlusu ile üçüncü kişi arasında süregelen iş ilişkisi bulunduğu, alacağın doğmasının kuvvetle muhtemel olduğu, bu şekilde müstakbel alacak haczinin geçerli bulunduğu» gerekçesiyle «şikayetin reddine» karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan icra mahkemesi kararının İİK’nun 366. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 2.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Buradan şu sonucu çıkarıyorum;

Aradaki hukuki ilişkinin ispatlanması durumunda müstakbel alacaklar haczedilebilir. Bu durumda 3. kişi haciz ihbarnamesine "borçlunun nezdimizde doğmuş bir alacağı bulunmamakla birlikte borçlu ile süregelen hukuki münasebetten ötürü ileride herhangi bir alacak doğması durumunda haciz şerhi işlenecektir" gibi bir ibareye yer verirse bence sorumluluktan kurtulur. Ancak borçlu ile 3. şahıs arasında hukuki bir ilişki (sözleşme vb.) devam etmekte ise 3. şahıs kalkıp ieride doğacak alacaklara haciz konulamaz şeklinde cevap verirse alacağı sürüncemede bırakmış olur.

Saygılarımla
Bu kararın tam metnini payalaşabilirmisiniz acaba ?
Old 06-06-2012, 11:35   #24
tiryakim

 
Varsayılan

Tahmin ediyorum talih uyarın makalelerinde alıntılanmış olabilir.
Old 11-01-2013, 15:00   #25
mehmethamurcu

 
Varsayılan

Bu konuda bir soru da ben sormak istiyorum. kat malikine bina yönetim kurulu başkanlığı nın borçlu olduğu bir dosyada 1. haciz ihbarnamesi tebliğ ediliyor ve ilerde doğacak binaya ödenmesi gereken aidat vb. borçların dosyaya ödenmesi isteniyor.böyle bir haciz ihbarnamesi geçerlimidir, yoksa sadece tebliğ tarihinde mevcut olan borçları mı kapsar?
Old 11-01-2013, 15:40   #26
Av.MFD

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan mehmethamurcu
Bu konuda bir soru da ben sormak istiyorum. kat malikine bina yönetim kurulu başkanlığı nın borçlu olduğu bir dosyada 1. haciz ihbarnamesi tebliğ ediliyor ve ilerde doğacak binaya ödenmesi gereken aidat vb. borçların dosyaya ödenmesi isteniyor.böyle bir haciz ihbarnamesi geçerlimidir, yoksa sadece tebliğ tarihinde mevcut olan borçları mı kapsar?

T.C.

YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

E. 2010/31513

K. 2011/12785

T. 21.6.2011

• ÜÇÜNCÜ KİŞİYE HACİZ İHBARNAMESİ GÖNDERİLMESİ ( Üçüncü Kişinin Nezdinde Borçlunun Mevcut Bir Alacağının Bulunması Gereği - Müstakbel Alacak İçin Üçüncü Kişi ile Borçlu Arasında Süregelen Bir Alacağın Bulunması Gereği )

• MÜSTAKBEL BEKLENEN VEYA DOĞACAK ALACAK ( Borçlu ile Üçüncü Kişi Arasnda Süregelen Bir Hukuki İlişkinin Varlığının Gereği - Borçluya Ödenecek Devamlılık Arz Eden Bir Alacağın Varlığı Gereği )

• BİRİNCİ HACİZ İHBARNAMESİNE İTİRAZ EDİMESİ ( 2. ve 3. Haciz İhbarnamesi Çıkarılamayacağı - Birinci Haciz İhbarnamesine Süresinde İtiraza Rağmen 2. Haciz İhbarnamesi Gönderilmesinin Hakkın Yerine Getirilmemesi Olup Şikayet Süreye Tabi Olmadığı )

• ŞİKAYET ( Birinci Haciz İhbarnamesine Süresinde İtiraz Edilmesine Rağmen 2.Haciz İhbarnamesi Gönerilmesinin Hakkın Yerine Getirilmemesi Olduğu - Hakkın Yerine Getirilmemesi İşlemine Karşı Şikayetin Süreye Tabi Olmadığı )

• HAKKIN YERİNE GETİRİLMEMESİ ( Şikayetin Süreya Tabi Olmadığı - Birinci Haciz İhbarnamesine Süresinde İtiraz Eden Üçüncü Kişiye İkinci Haciz İhbarnamesi Çıkarılamayacağı )

2004/m. 16, 89

ÖZET : üçüncü kişilere haciz ihbarnamelerinin gönderilebilmesi için kural olarak üçüncü kişinin nezdinde borçlunun "mevcut" bir alacağının bulunması gereklidir. Müstakbel ( beklenen veya doğacak )alacaklar için haciz ihbarnamesi gönderilebilmesi üçüncü kişi ile borçlu arasında süregelen bir hukuki ilişkinin varlığına bağlıdır. Hukuki münasebetin varlığı ve bu ilişki sebebiyle borçluya ödenecek ve devamlılık arz eden bir alacağın bulunduğu hallerde üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilebilir ( kira alacağı vs, gibi ).

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : İ.İ.K.nun 89. maddesine göre üçüncü kişilere haciz ihbarnamelerinin gönderilebilmesi için kural olarak üçüncü kişinin nezdinde borçlunun "mevcut" bir alacağının bulunması gereklidir. Ancak, müstakbel ( beklenen veya doğacak )alacaklar için haciz ihbarnamesi gönderilebilmesi üçüncü kişi ile borçlu arasında süregelen bir hukuki ilişkinin varlığına bağlıdır. Hukuki münasebetin varlığı ve bu ilişki sebebiyle borçluya ödenecek ve devamlılık arz eden bir alacağın bulunduğu hallerde üçüncü kişiye İ.İ.K.nun 89. maddesine göre haciz ihbarnamesi gönderilebilir ( kira alacağı vs, gibi ). Yerleşik Yargıtay uygulaması da bu yöndedir.

Somut olayda üçüncü kişiye gönderilen 3.5.2010 tarihli 1. haciz ihbarında "Borçlunun, A. 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/204 E. sayılı dosyası ile görülen davada, 2009/677 Sayılı kararla hükmedilen ( faizler hariç )452.800 TL alacağından, 210.926,01 TL alacağın haczedildiği" bildirilmiş, üçüncü kişi tarafından süresinde ( 7.5.2010 tarihinde )sunulan dilekçede ise "...anılan davanın kısmen kabul, kısmen ret ile sonuçlandığı, bu ilamın kendilerine 2.4.2010 tarihinde tebliğ edildiği ve kısmen kabulüne dair kısmının 16.4.2010 tarihinde kendileri tarafından temyiz edildiği, halen temyiz incelemesinde olduğu, ortada kesinleşmiş bir karar bulunmadığı" ifade edilmiştir.

Birinci haciz ihbarına karşı verilen ve yukarda özetlenen cevap, haciz ihbarına itiraz niteliğindedir. Bu sebeple artık 3. şahsa, İ.İ.K.nun 89. maddesine göre 2. ve 3. haciz ihbarnameleri çıkarılamayacağı gibi, borcun 3. şahsın zimmetinde sayılarak müteakip işlemlerin yapılması da mümkün değildir. Birinci haciz ihbarına yasal sürede itiraz edilmesine rağmen 2. ve 3. haciz ihbarları gönderilmesi işlemine yönelik şikayet ise, bir hakkın yerine getirilmemesi ile ilgili olmakla İ.İ.K.nun 16/2. maddesi uyarınca süresizdir. Bu durumda alacaklı, ancak İ.İ.K.nun 89/4 maddesi gereğince üçüncü kişinin verdiği cevabın gerçeğe aykırı olduğunu genel hükümlere göre icra mahkemesinde açılacak davada ispat etmek suretiyle, üçüncü kişinin İ.İ.K.nun 338. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir.

O halde mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 21.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

-kazancı-
Old 13-03-2013, 09:47   #27
ekinheval

 
Varsayılan Doğacak alacağın haciz müzekkeresi ile haczi mümkündür

T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2012/5507
K. 2012/22694
T. 27.6.2012
• DOĞACAK ALACAKLARA KONULAN HACİZ ( Borçlunun Üçüncü Kişi Nezdinde İleride Doğması Muhtemel Alacaklarının Haczinin Haciz Yazısıyla Mümkün Olduğu - Alacaklının 2004 S.K. Md.78 Kapsamında Gönderdiği Haciz Müzekkeresinin Hukuka Uygun Olduğu )
• HACİZ MÜZEKKERESİNİN İPTALİ TALEBİ ( Borçlunun Üçüncü Kişi Nezdinde İleride Doğması Muhtemel Alacaklarının Haczinin Ancak 2004 S.K. Md. 78 Kapsamında Gönderilecek Haciz Yazısıyla Mümkün Olduğu - Şikayetin Reddi Gerektiği )
• DOĞACAK HER TÜRLÜ HAK VE ALACAKLAR ÜZERİNE HACİZ KONULMASI ( Borçlunun Üçüncü Kişi Nezdinde İleride Doğması Muhtemel Alacaklarının Haczinin Ancak 2004 S.K. Md. 78 Kapsamında Gönderilecek Haciz Yazısıyla Mümkün Olduğu )
2004/m.78, 89
ÖZET : Şikayetçi, ileride doğacak alacaklara haciz konulamayacağını ileri sürerek haciz müzekkeresinin iptalini talep etmiştir. Borçlunun, üçüncü kişi nezdinde ileride doğması muhtemel alacaklarının haczi ancak İ.İ.K.nun 78. maddesi kapsamında gönderilecek haciz yazısıyla mümkündür. Alacaklı tarafından şikayetçi bankaya İ.İ.K.nun 78. maddesi uyarınca gönderilen haciz müzekkeresiyle borçlunun doğacak her türlü hak ve alacakları üzerine haciz konulduğu görülmüştür. Doğacak alacakların bu şekilde haczi mümkün olduğundan yasaya aykırılık yoktur.
DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup: dava dosyası için Tetkik Hakimi Mehmet Turan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
KARAR : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçinin, ileride doğacak alacaklara haciz konulamayacağını ileri sürerek 12.9.2011 tarihli haciz müzekkeresinin iptalini istediği, mahkemece, şikayetçi bankanın, haciz müzekkeresinin kendisine ulaştığı tarihteki fiili duruma göre borçlunun hesabındaki hakkı haczedebileceği, haciz müzekkeresinin gönderilmesinden sonra borçlunun hesabında doğacak haklar yönünden şikayetçi bankanın hesabı takip yükümlülüğünün bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Kural olarak ilerde doğacak muhtemel bir hakkın haczi mümkün değildir. İ.İ.K.nun 89. maddesi gereğince 3. şahsa, borçlunun, nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının haczi şeklinde haciz ihbarnamesi çıkarılması halinde, 3. şahsın sorumluluğu, haciz müzekkeresinin kendisine ulaştığı tarihteki mevcut ( fiili ) durumla sınırlıdır. Rutin ödemeler ( kira alacakları vs. ) dışında ileride doğacak, doğması muhtemel bir hakkın bu aşamada 3. şahıslara net olarak bilinmesi mümkün olmadığından, haciz ihbarnamesi muhtemel alacaklar açısından sonuç doğurmaz.
Borçlunun, üçüncü kişi nezdinde ileride doğması muhtemel alacaklarının haczi ise ancak İ.İ.K.nun 78. maddesi kapsamında gönderilecek haciz yazısıyla mümkündür.
Somut olayda, alacaklı tarafından şikayetçi bankaya İ.İ.K.nun 78. maddesi uyarınca gönderilen haciz müzekkeresiyle borçlunun doğacak her türlü hak ve alacakları üzerine haciz konulduğu görülmüştür. Yukarıda açıklandığı üzere doğacak alacakların bu şekilde haczi mümkün olduğundan yasaya aykırılık yoktur.
O halde mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı gerekçeyle kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
teminatların haczi Av.Ufuk Meslektaşların Soruları 9 08-01-2007 10:29
marka haczi devrimneval Fikri Haklar ve Bilişim Hukuku Çalışma Grubu 2 02-08-2006 08:19
maaş haczi esra giritli Hukuk Soruları Arşivi 2 19-04-2006 14:04
maaş haczi esra giritli Hukuk Soruları Arşivi 0 16-04-2006 14:13
Kitlerin Haczi kemal Hukuk Soruları Arşivi 1 01-03-2002 21:04


THS Sunucusu bu sayfayı 0,19757009 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.