Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Rekabet Hukuku

Yanıt
Old 04-01-2006, 03:59   #1
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Rekabet Hukuku

aynı satıcının
bir kısım alıcılarıyla (bayileriyle) "Münhasır bayilik" ;
diğerleriyle
“2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğ” kapsamında
sözleşmeler yapması mümkün müdür ?

saygı ve sevgiler
Old 04-01-2006, 10:55   #2
Saim Dikici

 
Varsayılan

http://www.alomaliye.com/dikey_antlasma_klavuz.htm

Bu linkte Dikey anlaşmalarla ilgili faydalı bilgiler yer alıyor. Belki bu dikey anlaşma tebliği nedir diye merak edenler olabilir düşüncesiyle ekledim.

Yine Rekabet Kurumunun benzer bir kararı belki işinize yarayabilir...

http://www.rekabet.gov.tr/pdf/05-38-487-116.pdf

http://www.rekabet.gov.tr/pdf/05-47-672-173.pdf

Saygılar.
Old 04-01-2006, 12:31   #3
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Açıklayıcı karar

Sayın Dikici
ilginize ve katkınıza teşekkürler.

9 Ağustos 2003’de,
Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğ'inin
Alıntı:
“uygulanmasında Kurul'ca gözönünde bulundurulacak hususları olabildiğince açıklıkla belirtmek ve böylece Tebliğ'in teşebbüslerce yorumlanmasında doğabilecek belirsizlikleri en aza indirmek” amacıyla, Kurul tarafından 30.6.2003 tarihli “2002/2 Sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğinin Açıklanması Hakkında Karar”
yayımlanmıştır (Rekabet Kurumu Başkanlığından: Karar Sayısı ve Tarihi: (03-46/540-M) - 30.6.2003, 2002/2 Sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğinin Açıklanması Hakkında Karar, Resmi Gazete Tarihi: 9 Ağustos 2003, Sayısı: 25194).

"Açıklayıcı Karar"da sorunun yanıtını bulamadığım için, "genel hükümlere" göre konuyu sizlerle tartışmak istedim.
Old 04-01-2006, 13:05   #4
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

Sayın Metin,

Bahsi geçen münhasır bayiilik sözleşmeleri içeriği tam olarak bilinemediğinden sorunuza sadece genel bir cevap vermekle yetinilebilir.

Dikey anlaşmalara ilişkin tebliğin 4. maddesinde belirtilen istisnai durumlar sağlayıcının belirli bir bölge kısıtılması yapabilmesi anlamına gelmektedir..Buna göre sağlayıcı örneğin dağıtıcılık(distribütorluk),tek satıcılık vb. sözleşmeleriyle münhasır bayilik verebilir.(tebliğdeki kara listeye giren hususları kapsamamak kaydıyla)

Kolay gelsin
Old 04-01-2006, 14:04   #5
Saim Dikici

 
Varsayılan

Sayın Metin,

Münhasır acentalık bilindiği gibi TTK.118. maddede düzenlenmiş olup, aksi taraflarca yazılı olarak kararlaştırılmamışsa, ana firma (müvekkil) acentanın bulunduğu yer veya (sözleşmeye göre bölge) içinde aynı zamanda ve aynı ticaret dalı için birden fazla acenta tayin edemez şeklindedir.

Bu noktada, bırakalım aynı ürünün veya dağıtım ağının farklı seviyelerinde satış ve dağıtımı düzenleyen dikey anlaşmaları aynı ticaret dalında (ürünün ismi, seviyesi vs de dahil) başka acenta ile anlaşması mümkün değildir. Bizatihi bunu TTK yasaklamıştır.

Eğer münhasır acenta/tek satıcı/ buna yazılı muvafakat ederse zaten mesele yok...

Bu noktada Dikey anlaşmaların münhasır acentalık sözleşmesi ile bağdaşamayacaı kanısındayım.

Saygılarımla.
Old 04-01-2006, 14:29   #6
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan

sayın katılımcılar teşekkürler.

münhasır acentalık değil ! "münhasır bayilik" (4054 s.K.m.4/e).

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde, Rekabet Kurulu'na belirli koşulları taşıyan anlaşma türlerine grup olarak muafiyet tanınmasını sağlayan ve söz konusu koşulları belirleyen tebliğler çıkarma yetkisi verilmiştir.
Bu bağlamda “1998/7 sayılı Franchise Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği” çıkarılmış, fakat daha sonra, bu tebliği yürürlükten kaldıran ve kapsamı çok daha geniş olan “2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğ” yürürlüğe konulmuştur.

Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğinin amacı; “ dikey anlaşmaların 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesi hükümlerinin uygulanmasından GRUP OLARAK MUAF TUTULMASININ KOŞULLARINI belirlemek” (Tebliğ No: 2002/2, Madde 1) olduğundan,

(X) şirketinin alıcılarından (bayilerinden) bir kısmıyla “Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği” kapsamında, diğerleriyle “Münhasır Bayilik” kapsamında sözleşmeler yapılması; “Ayrımcı Uygulamalar Yapıldığı İddiasıyla” sorun yaratabilir kanısındayım.

Kanısındayım !?
Old 04-01-2006, 15:24   #7
Saim Dikici

 
Varsayılan

Sayın Metin,

Bayilik uygulamada sıkça kullanılsa bile ne borçlar kanununda ne de ticaret kanununda özel olarak düzenlenmemiştir.

Bazı özel kanunlarda (Örn. 4054 sy.kn. 4. maddesi gibi, 4077 sayılı Tük.Kor.Kan. gibi ) yer alsa bile, özel hangi hükümlere tabi olacağına değinilmemiştir.

Yargıtay, bayilik hakkında Borçlar kanununun alım satıma ilişkin genel hükümlerini uygulamaktadır.

Bayii ile ana firma (tedarikçi-sağlayıcı) firma arasındaki münhasırlık sözleşmesine tek satıcılık dışında bir anlam yüklemenin zor olacağı düşüncesindeyim. Bu temelde:

Münhasır bayilik sözleşmesi (=Tek satıcılık sözleşmesi) hakkında TTK.nın 118. maddesinin uygulanacağı kanısındayım.

Bayi; TDK' ya göre satım izni olan demektir.
Münhasır, tek yetkili manasındadır.

Münhasır bayii=Tek satıcı olarak değerlendirilebilir.

Tek satıcılar için, yasamızda bir düzenleme olmadığı ve bunlar hakkında münhasır acenteliğe ilişkin hükmlerin uygulanacağı Yargı kararları ve öğreti tarafından söylemektedir.

Konu tartışmaya açık, fakat ben TTK. 118. hükmünün en azından kıyas yolyla uygulanacağını düşünüorum.

Saygılarımla.
Old 05-01-2006, 20:45   #8
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlarım,




Bir dikey anlaşmanın 2002/2 sayılı Tebliğ’den yararlanamayarak rekabete aykırı sayılmasına neden olan haller Tebliğ'in 4. maddesinde sayılmıştır.Buna göre "...alıcının sözleşme konusu mal veya hizmetleri satacağı bölge veya müşterilere ilişkin kısıtlamalar getirilmesi” denilerek tek satıcılık(münhasır bayiilik;exclusive distribution) kural olarak yasaklanmıştır. Fakat İlgili maddede bu kısıtlamanın dört istisnası öngörülmüştür. Buna göre bir dikey anlaşma, aşağıda yer alan şartlara sahip olduğunda rekabete aykırı sayılmayacaktır:

...Alıcının müşterilerince yapılacak satışları kapsamaması kaydıyla, sağlayıcı tarafından kendisine veya bir alıcıya tahsis edilmiş münhasır bir bölgeye ya da münhasır müşteri grubuna yapılacak aktif satışların kısıtlanması...

Peki bir sağlayıcı bir kısım bayii ile münhasır, bir kısım bayii ile ile münhasır olmayan dikey anlaşmalar yapabilir mi ve eğer yaparsa bu uygulama rekabete aykırılık teşkil eder mi ?

“Münhasırlık” kavramı rekabet kuralları açısından “sağlayıcı-alıcı” ilişkileri çerçevesinde birden fazla anlama gelebilen geniş kapsamlı bir kavramdır. (Bkz: RKK,01-35/347-95 S.lı karar)Bu anlamda münhasırlıktan, rakip ürünleri satmama(rekabet etmeme), belirli bir bölge dışında satış yapmama(tekel hakkı) gibi olgular anlaşılır.

Sağlayıcı bir bayiine münhasır satıcılık yetkisi veriyor, aynı zamanda diğer bayiine münhasır olmayan yetki veriyor.Kılavuz’un 2.2. maddesinde;[alıntı] "Alıcıların satış yaptığı bölge veya müşteri grubunun münhasır olarak değerlendirilmesi için, o bölge veya müşteri grubuna sadece tek bir alıcının veya sadece sağlayıcının kendisinin aktif olarak satış yapıyor olması gerekmektedir. Başka bir ifadeyle, belirli bir bölgeye veya müşteri grubuna aktif olarak satış yapan teşebbüs sayısı iki veya daha fazla ise o bölge veya müşteri grubu artık münhasır değildir." denmektedir.Buna göre aynı bölgede birden çok bayiinin tahsis edilmesi münhasır bayiiliğin tebliğden yararlanmasına engel teşkil edecek, münhasırlığın bulunmadığı bu durumda aktif satışların engellenmesi keyfiyeti ise bu anlaşmayı rekabete aykırı hale getirecektir.

Bu nedenle münhasır olmayan bayiilerin münhasır bayiin satış yaptığı bölgede aktif satışları engellenemez zira onlar serbest bayiidir.Bu ise aynı bölgede birden çok satıcı anlamına gelecek ve anlaşmaları tebliğ kapsamından çıkaracaktır. Eğer fiili bir engelleme sözkonusu ise bu durum dahi salt kendi içinde rekabete aykırılık oluşturacaktır.Özetle sorunun cevabı , bana göre, olumsuzdur.

- Acentelik konusu ; Rekabet hukukunda acentelik tanımının yapılması için aranan koşullar, bir işletmenin yürüttüğü işlerle ilgili ticari risk üstlenmiyor olmasına dayanmaktadır. (bkz:aynı karar) Bilindiği gibi acente ücret karşılığında tacirin işlerine aracılık eden yardımcıdır.Eğer acente ticari işleri açısından ekonomik risk altına girmiyorsa rekabet hukuku kapsamı dışındadır, zira bu durumda "aynı akonomik birlik(economic entity)" den bahsedilebilir.Oysa bayiilikte (tek satıcı) ise ekonomik risk vardır. Bayiinin kazancı kabaca alış ve satış arasındaki farktır.Bu anlamda rekabet hukuku açısından kavram ve tanımların hukuki açılımları her zaman bağlayıcı değildir zira "rekabet" ekonomi ve piyasayla doğrudan ilintili bir kavramdır.Bu nedenle acentelik sözleşmelerinde dahi, eğer bu sözleşmeler rekabate aykırı hükümler içeriyorsa, rekabet kanunu uygulama alanı bulur.

- "Ayrımcılık " : Bilindiği üzere ayrımcı uygulamaların rekabete aykırı olması için suçlanan teşebbüsün hakim durumda olması gerekir.(4054 SK, m6.)Bu nedenle hakim durumun tespit edilmesi gerekmektedir aksi halde ayrımcılıktan söz edilmez.

Saygılar
Old 05-01-2006, 22:44   #9
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan SONUCA DOĞRU

TEBLİĞE YÖNELİK ELEŞTİRİ :

REKABET KURUMU BAŞKANLIĞI’NIN FRANCHİSE ANLAŞMALARINA İLİŞKİN GRUP MUAFİYETİ TEBLİĞİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER (http://www.mevzuatdergisi.com)
ve
REKABET KANUNUNUN 4. MADDESİ VE FRANCHİSE ANLAŞMASI (http://www.mevzuatdergisi.com )
Başlıklı, 1999 tarihli makalelerimdeki görüşlerim doğrultusunda düşünüyorum ki,
Otomotiv sektörüne - “sektör olarak”- grup muafiyeti tanınmasındaki gerekçe her ne ise (Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği Tebliğ No: 2005/4 ), o gerekçeyle, gerek görülen başkaca sektörlere de “grup muafiyeti” tanınabilir.
Ancak,
“Üretim veya dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan” tüm anlaşmaları “grup” olarak kabul edip, bu anlaşmaları Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamına almak doğru değildir (!?), gereksizdir (!?) ve bu düzenleme Yasaya aykırıdır (4054 s.K.m.5/son).
Yasanın m.5/son hükmüne göre:
Kurul, birinci fıkrada gösterilen şartların gerçekleşmesi halinde, belirli konulardaki anlaşma türlerine bir grup olarak muafiyet tanınmasını sağlayan ve bunların şartlarını gösteren tebliğler çıkarabilir.

“Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği” ise yasanın bu açık hükmüne aykırıdır: Aykırıdır, konu belirlemesi yoktur; aykırıdır, anlaşma türü belirlenmemiştir (belirlenmesi de yanlış olurdu).

TARTIŞMA KONUMUZA DÖNERSEK
(X) firması, 4. maddedeki yasaklara uymak koşuluyla, bir kısım bayileriyle “Münhasır bayilik” sözleşmesi; diğerleriyle de Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında sözleşme ….
Yapamamalıdır.

Sayın Dikici ve Sayın Akpunar'ın bu sonuca ulaşan gerekçelerine katılıyor,
katkılarından dolayı teşekkür ediyorum.

Yaparsa … olası sonuçlar ne olabilir ?
Saygı ve sevgiyle
Old 24-02-2007, 10:45   #10
yaseminozgiray

 
Varsayılan

merhaba sayın meslektaşlar,rekabet hukukunda hakim durumun tespiti ile ilgili hangi kaynak ve örnek kararları önerirsiniz?saygılarımla
Old 05-03-2007, 22:54   #11
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Katkı ve soru - Pazar payı

Sayın Yasemin Özgiray,
Öncelikle Kurul Kararlarını incelemelisiniz.

Sayın Katılımcılar
Benim sorum ise,
Münhasır bayilik sözleşmelerinde pazar payı'na ilişkin oransal ya da parasal bir sınırlamanın mevcut olup olmadığı (birleşme ve devralmalar hariç)
ya da
bu yolda bir yasama faaliyetinin bulunup bulunmadığı...

Teşekkürler
Old 24-01-2010, 00:00   #12
mustafayıldız

 
Varsayılan Yetkili servisin yağ firmasıyla yapmış olduğu sözleşmenin grup muafiyeti

arkadaşlar selamlar
konuyla ilgili olarak bir soru sormak istiyorum ve yanıtınız için şimdiden teşekkür ediyorum.
olay şu;
müvekkilim x firması yetkili servisi ve yedek parça bayii. müvekkilim firma servisine gelen araçların bakım hizmeti için bir yag firması ile (y) sözleşme yapmaktadır. bu sözleşmeye göre müvekkilim her yıl için 50 ton motor yağı almayı taahhüt etmiştir. sözleşme 5 yıllıktır. toplamda müvekkilim 350 ton yağ almayı taahhüt etmiştir. bu sözleşmede ayrıca müvekilimin belirlenen miktarda yağı almaması halinde 50.000 USD ödeyeceği yazılıdır. müvekkilim bahsi geçen yağ firmasından bu miktardaki yağı fiyat politikası ve yağ firmasının diğer davranışları yüzünden almak istememektedir.
sözleşmeye göre de bu miktardaki yağı almazsa yüklü miktarda tazminatı da ödemek durumunda kalabilir.
müvekkilim servis ile yağ firması arasında yapılan bu anlaşma grup muafiyeti kapsamında değerlendirilebilirmi, değerlendirilebilirse ne yapmamız gerektiği konusunda yardım ve varsa elinde içtihat olan arkadaşlardan yardım rica ediyorum.
ayrıca başka türlü hukuki bir yol varsa bu hususta da yardımlarınızı rica ederim.
saygılarımla
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Mesleki Ücret Tarifesi Belirlemek, Rekabet Kanununa Aykırı Av.Habibe YILMAZ KAYAR Hukuk Haberleri 7 20-02-2011 21:52
ceza hukuku ve idare hukuku ilişkisi taylan Hukuk Soruları Arşivi 2 10-08-2006 17:12
Miras Hukuku HÇG ve Borçlar Hukuku HÇG Admin Site Haberleri 0 09-07-2006 15:19
İngiliz Hukuku -Türk Hukuku-Dul Aylığı Av. Bülent Sabri Akpunar Meslektaşların Soruları 7 23-07-2004 12:22
Rekabet Yasağı omar Hukuk Soruları Arşivi 1 27-02-2002 03:32


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04132891 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.