Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Dava Dilekçesinde Sehven Yanlış Yazılan Taraf Adının Düzeltilmesi

Yanıt
Old 13-10-2008, 18:33   #1
myilmaz

 
Varsayılan Dava Dilekçesinde Sehven Yanlış Yazılan Taraf Adının Düzeltilmesi

Saygıdeğer Meslektaşlarım,

Açtığımız bir davada davalı isimlerinden bir tanesini (örneğin Hukuk A.Ş. yerine Hukuk Tic.Ltd.Şti. olarak) sehven yanlış yazmışız. Her iki şirket de mevcut şirketler ve ikincisi birincisinin bir yan kuruluşu. Yanlışlığı ilk duruşma sonrasında davalı cevap dilekçesini okuyunca farkettik. Aslında dava dilekçemizin içeriğinden, delil listesinden ve internet dökümlerinden Hukuk A.Ş.'yi kastettiğimiz açık.

1. Bu hususta taraf düzeltme yapılması mümkün mü? Daha önce hiç başınıza geldi mi?

2. Mahkemeye detaylı bir tavzih dilekçesi sunduk. Kontrol için gittiğimde henüz bir karar verilmediğini gördüm ve hakimle görüşmeye gittim. Bana "valla daha önce başıma böyle bir şey gelmedi" dedi. Bende efendim dilekçemizde açıkça belirttik bi inceleseniz dedim. Kabul etti ve 10 dak. sonra beni çağırdı "hmmm peki tamam düzeltin" dedi. Ben de şaşkınlıkla peki şimdi dava dilekçesini, tavzih dilekçesini vs. düzelttiğimiz tarafa tebliğ etmemiz gerekmiyor mu diye sordum "bilmem ki tebliğ edin ozaman" dedi. Ben odadan çıkınca yanlış yere mi geldim acaba düşündükten sonra kaleme tebliğ masraflarını bırakıp çıktım. Söz konusu diyaloglara kalem çalışanları da şahit oldu. Şimdi biz tarafı düzeltmiş mi sayılıyoruz? Elimizde hakimin yazılı bir kararı yok sözlü olarak işlem gerçekleşti.

3. Son olarak da dava için başlangıçta hak düşürü süre var idi. Dava süresinde açıldı ancak tabi şimdi o süre doldu. Şimdi düzeltilen taraf hak düşürücü sürenin sona erdiğini iddia edebilir mi? Yoksa davanın açıldığı tarih mi esas alınır bu taraf için?

Meslek hayatımın hemen başında yaptığım bu hatayı -Yasa ve Yargıtay kararları izin veriyor ise- mutlaka telafi etmem gerekiyor, yardımcı olursanız çok sevinirim, ilginize şimdiden teşekkür ederim.
Old 13-10-2008, 20:40   #2
detay82

 
Varsayılan

Siz işleminize gönül rahatlığıyla devam edebilirsiniz. Aşağıdaki yargıtay kararı konuyu aydınlatmaktadır.

T.C. YARGITAY
11.Hukuk Dairesi

Esas: 1993/5788
Karar: 1993/7574
Karar Tarihi: 19.11.1993

ÖZET: Yanlış yazılan davalı isminin dava dilekçesi içeriğine göre düzeltilmesi (H.U.M.K. 80) madde uyarınca hasım değiştirme olarak kabul edilemiyeceğinden mahkemece işin esasına girilerek davalı S.S. Basın ve Sanatçılar Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi huzuru ile dava görülerek, tarafların delilleri toplanmak ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken uygulama yeri bulunmayan hasmın değiştirildiği gerekçesiyle husumetten davanın reddi doğru olmamış ve bu nedenle davacı vekilinin karar düzeltme isteği yerinde bulunmuştur.

1086 S.K. m. 80)

Dava: Nurhan Sümer ile S.S.Gönen Yıldız Evler Yapı Koop. arasındaki davadan dolayı İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 9.3.1992 gün ve 1132-224 sayılı hükmü onayan dairenin 17.5.1993 gün ve 92/3520-93/3627 sayılı ilamı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Karar: Davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı olan müvekkilinin yasa ve anasözleşmeye aykırı olarak ortaklıktan ihraç edildiğini ileri sürerek yönetim kurulunca verilen 17.9.1991 tarihli ihraç kararının iptalini talep etmiş, 7.2.1992 tarihli dilekçe ile de, dava dilekçesine sehven S.S. Gönen Yıldız Evler Konut Yapı Kooperatifi olarak gösterilmişsede aslında davalı S.S. Basın ve Sanatçılar Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi olduğunu beyan ile adı geçen kooperatifi olarak gösterilmişsede aslında davalı S.S. Basın ve Sanatçılar Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi olduğunu beyan ile adı geçen kooperatifi hasım göstermiştir.

Davalı Basın ve Sanatçılar Yapı Kooperatifi vekili, davanın Gönen Yıldız Evleri Konut Yapu Kooperatife karşı açıldığını, davada hasım değiştirilemiyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, ıslah yoluyla hasmın değiştirilmesi mümkün bulunmadığından davalı Yıldız Evler Konut Yapı Kooperatifi aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilinin temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.

Davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin mensubu olduğu kooperatifin Beyoğlu 12. Noterliğinin 14.5.1991 gün ve 18403 yevmiye numaralı ihtarını keşide ettiğini, daha sonra yönetim kurulunun 19.7.1991 gün ve 100 sayılı kararı ile müvekkilinin ihracına karar verildiğini bu kararın Beyoğlu 13. Noterliğinin 24.7.1991 gün ve 33235 yevmiye numarası ile müvekkiline tebliğ edildiğini açıklıyarak ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesinde müvekkilinin ortağı bulunduğu ve onun hakkında ihraç işlemi yapan kooperatifin S.S. Basın ve Sanatçılar Arsa ve Konut Yapı Kooperatifini yazmış ancak bu kooperatif adına çıkarılan davetiyenin bila tebliğ iadesi üzerine bu kez 7.2.1992 tarihli dilekçe ile dava içeriğinde yer olan gerçek hasım S.S. Basın ve Sanatçılar Arsa ve Konut Yapı Kooperatifini hasım gösterip maddi hatayı düzelterek dava dilekçesini adı geçen kooperatife tebliğ ettirmiş ve gerçek hasım olarak duruşmaya giren bu kooperatif vekili dava dilekçesinde yazılı hususları doğruluyarak davacının bu kooperatifin ortağı olduğunu, parasal edimlerini yerine getirmediğinden ihtarname gönderildiğini verilen süre içinde istenen para ödenmediğinden yönetim kurulunun 19.7.1991 gün ve 100 sayılı kararı ile ihraç edildiğini kabul etmiştir.

Mahkemenin gerekçesine aldığı "davanın taraflarının ıslah yoluyla değiştirilemiyeceği" yolundaki görüşü doğru ise de dava dilekçesinde davacı hakkında ihraç işlemi yapan kooperatifin S.S. Basın ve Sanatçılar Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi olduğu hiç bir kuşkuya yer vermiyecek şekilde açıklanmış ve bunun delilleri dosyaya davacı vekilince ibraz edilmiş ancak maddi bir hata sonucu kooperatifin kimliği dava dilekçesine yanlış yazılmış ve yanlışlık 7.2.1992 tarihli dilekçe ile hemen düzeltilmiş ve gerçek hasım olarak gösterilen kooperatif vekili vekaletname ibraz ederek davayı takip etmiştir. Yanlış yazılan davalı isminin dava dilekçesi içeriğine göre düzeltilmesi (H.U.M.K. 80) madde uyarınca hasım değiştirme olarak kabul edilemeyeceğinden mahkemece işin esasına girilerek davalı S.S. Basın ve Sanatçılar Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi huzuru ile dava görülerek, tarafların delilleri toplanmak ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken uygulama yeri bulunmayan hasmın değiştirildiği gerekçesiyle husumetten davanın reddi doğru olmamış ve bu nedenle davacı vekilinin karar düzeltme isteği yerinde bulunmuştur.

Sonuç: Davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüne ve Dairemizin 17.5.1993 gün ve 1992/3520-1993/362/ sayılı onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının yukarıda yazılı gerekçelerle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 19.11.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Old 13-10-2008, 20:59   #3
myilmaz

 
Varsayılan

Öncelikle çok teşekkür ederim Sayın Değer.
Ben de dilekçemizin ekine bu kararı koymuştum. Ancak asıl beni düşündüren hakimin yazılı bir karar vermemesi. En azından dilekçemizin üzerine "kabulüne" gibi bir şerh düşmesi gerekmez miydi? Biz sözlü kararı üzerine işleme devam ediyoruz.
Bir de hak düşürücü süre ile ilgili olarak dava tarihi esas alınıyor, yani düzeltilen taraf için -tıpkı görevsizlik kararında olduğu gibi- hak düşürücü süre sona ermiş sayılmıyor değilmi?
Saygılar..
Old 14-10-2008, 15:43   #4
avslh

 
Varsayılan

Benzer bir olayda benim açtığım davada başıma geldi. Davalı adını davayı açtıktan ve tebligatlar yapıldıktan sonra yanlış yazdığımı fark ettim,dilekçeyle mahkemeye sehven yanlış yazıldığı ve belirttiğim davalıya dava dilekçesinin tebliğini istedim. hakim DİLEKÇEYİ havale etti yeniden tebligat çıktı.
Old 28-10-2009, 10:12   #5
av_banu222

 
Varsayılan

aynı olay farklı sekilde benimde basıma geldi acil cevaplarınızı bekliyorum. actığım tazminat davasında 3 tane davacı var. ve davacılardan birinin adını yanlış yazmısım ancak uyap sisteminde vekalette doğru olan kişinin kimlik numarası girilerek dava doğru kişi adına açılmış gözüküyor. bende dava dilekçemdeki davacının adını daksille silerek doğru kişinin adını yazdım ancak hakim böyle bişeyin mümkün olmayacağını ıslahla dahi taraf değişikliği sağlanamayacağını böyle bir düzeltme yaptığım için hakkımda suc duyurusunda bulunacağını söyledi. söylediklerine her ne kadar katılmasamda sinir bozucu bir durum meydana geldi. davacı adı da davalı da olduğu gibi ek bir dilekçeyle düzeltilebilinir mi?
Old 28-10-2009, 11:42   #6
Av.Şenel DELİGÖZ

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
11.Hukuk Dairesi

Esas: 2005/11732
Karar: 2005/10673
Karar Tarihi: 08.11.2005

ÖZET: Dava, tasarım haklarına ilişkin olup, dosyada mevcut tasarım tescil belgelerinden, tasarım hakkı sahibinin <Jumbo Madeni Eşya Sanayi ve Ticaret A.Ş.> olduğunun belirlenmesi karşısında, davanın bu şirkete karşı yöneltildiğinin kabulü gerekli olup, maddi hata olarak değerlendirilmesi mümkün bir sözcük farkı nedeniyle davanın yanlış tüzel kişiye açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekirken, onandığı anlaşıldığından, davacı tarafın karar düzeltme isteminin kabulü Dairemizin onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.


(554 S. KHK. m. 61)

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.05.2004 gün ve 2004/84-66 sayılı kararı onayan Dairenin 13.06.2005 gün ve 2004/9413-2005/6097 sayılı karan aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, davalı tarafın tescilli 004734, 200002245, 9320, 200002098 nolu tasarımlarına konu ürünlerin müvekkilince taklit edildiği iddiasıyla müvekkili aleyhine tespit istemiyle Değişik İş dosyasındaki tedbir talebinin reddedildiğini, iki taraf ürünlerinin benzemediğini ileri sürerek, davacıya ait tasarımların 554 sayılı KHK'nin 61. maddesi uyarınca davalı adına tescilli tasarımlar ile benzemediğinin tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın husumet nedeniyle reddini istemiştir.

Mahkemece, davacının husumeti tasarım sahibi olmayan ayrı bir tüzel kişiliğe yönelttiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar, Dairemizin 13.06.2005 günlü kararı ile onanmıştır.

Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili, davacıya ait tasarımların, davalı adına tescilli tasarımlara benzemediğinin tespitini istemiştir.

Dava, tasarım haklarına ilişkin olup, dosyada mevcut tasarım tescil belgelerinden, tasarım hakkı sahibinin <Jumbo Madeni Eşya Sanayi ve Ticaret A.Ş.> olduğunun belirlenmesi karşısında, davanın bu şirkete karşı yöneltildiğinin kabulü gerekli olup, maddi hata olarak değerlendirilmesi mümkün bir sözcük farkı nedeniyle davanın yanlış tüzel kişiye açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekirken, onandığı anlaşıldığından, davacı tarafın karar düzeltme isteminin kabulü Dairemizin onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, Dairemizin 13.06.2005 gün ve 2004/9413 Esas, 2005/6097 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme peşin harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 08.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)


Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
Old 28-10-2009, 11:45   #7
av_banu222

 
Varsayılan

ilginiz için teşekkürler ancak benimde yaptığım araştırmalarda söz konusu yargıtay kararları hep davalı tarafın yanlış gösterildiğine ilişkin. söz konusu olayda davacılardan birinin adı yanlış yazılmış acıkcası davacı olan taraf anne olduğu halde kızı davacı olarak gösterilmiş ancak dava dilekçesi içeriğinde anne .... kişi denilmiş hakime bu durumu anlattım ancak verdiği cevap o zaman kızı adına actığınız davadan feragat edin anne adına yeni bi dava acın birleştirme talep edin yani benim için uzun bir yol öneriyor.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
sehven hata yapıldığı gerekçesiyle taraf değiştirme Semanur Meslektaşların Soruları 24 03-06-2013 13:50
Sehven Yapılan Hesap Hatasinin Düzeltilmesi İçin İdareye Başvurma-Hak Düşürücü Süre İsmail Doğan TUNÇBİLEK Meslektaşların Soruları 2 02-05-2008 13:05
Sehven Yazılan Tanık İsmi ahmetyılmaz Meslektaşların Soruları 3 22-04-2008 17:13
Dava dilekçesinde dava konusu parselde yapılan maddi hatanın düzeltilmesi AVUKAT AYŞE Meslektaşların Soruları 1 12-03-2008 14:37
ana adının düzeltilmesi amon Meslektaşların Soruları 2 08-11-2006 01:42


THS Sunucusu bu sayfayı 0,09974599 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.