Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Dava dilekçesinde dava konusu parselde yapılan maddi hatanın düzeltilmesi

Yanıt
Old 12-03-2008, 15:23   #1
AVUKAT AYŞE

 
Varsayılan Dava dilekçesinde dava konusu parselde yapılan maddi hatanın düzeltilmesi

Tahliye ve Kira bedeli alacağı için açmış olduğumuz davada dava konusu taşınmazın parsel numaralarını yanlış belirtmişiz.Bu maddi hata ise sözleşmede yazılı olan taşınmazın miktarlarını parsel numarası gibi algılamaktan kaynaklanmıştır.Ancak sözleşmede her iki taşınmazında parsel numarası açıkça bellidir.Dava açmadan önce davalıya keşide ettiğimiz ihtarnamede de aynı maddi hata var.Davalı vekilince müvekkilinin bu parselleri kullanmadığı ileri sürülerek davanın Reddi talep edilmektedir.Konuyu araştırdıığımda dava dilekçesindeki bu maddi hatanın ıslah yolu ile düzeltilmesinin mümkün olduğunu tespit ettiml.Ancak bu konuda özellikle son yıllara ait Yargıtay kararlarına ihtiyacım var.Bu konuda Yargıtay kararı bulamadım.Konu ile ilgilenen arkadaşlara teşekkür ederim.
Old 12-03-2008, 15:37   #2
HÜLYA ÖZDEMİR

 
Varsayılan

HUMK

MADDE 80 - İki tarafın veya hâkimin, zâhir ve açık olan yazı ve hesap hataları daima tashih olunabilir. Bu tashih neticesinde bir münazaa, mahiyetini değiştirir veya halledilmiş bulunursa masarifi muhakemeyi tâyinde bu cihet nazarı dikkate alınır.



T.C.

YARGITAY

8. HUKUK DAİRESİ

E. 2006/533

K. 2006/1081

T. 20.2.2006

• TAPU İPTALİ VE TESCİL ( Keşif İle Parsellerin Durumunu Yerinde Tespit Etmenin Zorunlu Olduğu )

• KEŞİF İLE PARSELLERİN DURUMUNU YERİNDE TESPİT ETME ZORUNLULUĞU ( Tapu İptali ve Tescil - Tarafların Bildirdikleri Şahitleri Davet Edip Mahallinde Dinlemenin Zorunlu Olduğu )

• ŞAHİTLERİ KEŞİF MAHALLİNDE DİNLEMEK ( Zorunlu Olduğu - Keşif İle Parsellerin Durumunu Yerinde Tespit Edilmesi Gereği/Tapu İptali ve Tescil )

4721/m.1025

1086/m.80, 258, 259


ÖZET : Dava tapu iptali ve tescil isteğidir. Mahkemece yapılacak iş; davacının maliki olduğu parselin tapu kayıtlarını getirtmek, mahallinde yapılacak keşifte parselin üzerinde mevcut olan tek katlı ahşap ev de dikkate alınarak davacı ya parselde yol olarak iddia ettiği yeri göstermesinin istemek, ihtilaflı yer tam olarak belirlendikten sonra tarafların bildirdikleri şahitleri HUMK.nun 258 maddesi hükmü gereği davet edip yine HUMK 259. maddesi hükmüne göre mahallinde dinlemek, yolun taraflar arasında mevcut özel bir yol mu, yoksa kamuya ait bir yol mu olduğu üzerinde durmak, fen memuru bilirkişiden krokisinde ihtilaflı yeri, üzerinde mevcut olan evi göstermesini iddia ve savunma doğrultusunda araştırma yapıp karar vermek olmalıdır. Eksik inceleme ve araştırmayla hüküm verilemez.
DAVA : T. ile H. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ç. Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 21.l2.2005 gün ve 1114/1350 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR : Davacı T., dava konusu 138 ada, 21 numaralı parselin davalı H.'nın babası B. adına tapuda kayıtlı olduğunu, gerçekte evine ait yolun yandan fazlasının B. adına tapuya yazıldığını açıklayarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının dava dilekçesinde 138 ada 34 numaralı parselin adına kayıtlı olduğunu açıklayarak bu davayı açtığını, oysa 138 ada 34 numaralı parselin Hazine adına kayıtlı olduğunu, dolayısıyla davacının 34 numaralı parsele tutunarak dava açma hakkının olamayacağını gerekçe göstererek davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 138 ada 21 numaralı parsel davacının babası B. adına tapuda kayıtlıdır. Taşınmaz üzerindeki tek katlı ahşap evin A. kızı G.'a ait olduğu, bu kişinin kayıt maliki B.'m eşi dayalı H.'nin annesi olduğu, davalının itiraza uğramayan savunması ve mahalli bilirkişinin beyanından anlaşılmaktadır. Davacının 2 i parselin kısmen iptalini istediği dava dilekçesindeki açıklamalarından anlaşılmaktadır. Davacının dava dilekçesinde 138 ada 24 parselin kendi adına kayıtlı olduğunu yazacakken, 138 ada 34 numaralı parselin maliki olduğunu yazması maddi hata niteliğinde olup HUMK 80. maddesi gereğince her zaman düzeltilebilir. Yapılan keşifte, davacının 138 ada 21 numaralı parsele komşu 138 ada 24 numaralı parselin maliki olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; davacının maliki olduğu 138 ada 24 numaralı parselin tapu kayıtlarını getirtmek, mahallinde yapılacak keşifte 138 ada 21 numaralı parselin üzerinde mevcut olan tek katlı ahşap ev de dikkate alınarak davacıya 21 numaralı parselde yol olarak iddia ettiği yeri göstermesinin istemek, ihtilaflı yer tam olarak belirlendikten sonra tarafların bildirdikleri şahitleri HUMK.nun 258 maddesi hükmü gereği davet edip yine HUMK 259.maddesi hükmüne göre mahallinde dinlemek, yolun taraflar arasında mevcut özel bir yol mu, yoksa kamuya ait bir yol mu olduğu üzerinde durmak, fen memuru bilirkişiden krokisinde ihtilaflı yeri, üzerinde mevcut olan evi göstermesini iddia ve savunma doğrultusunda araştırma yapıp karar vermek olmalıdır. Eksik inceleme ve araştırmayla hüküm verilemez.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle Davacının temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve kanuna aykırı hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 20.02.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


T.C.

YARGITAY

20. HUKUK DAİRESİ

E. 2002/954

K. 2002/3146

T. 4.4.2002

• ORMAN TAHDİDİNE İTİRAZ ( Dava Dilekçesindeki Maddi Hataların Düzeltilmesinin Davanın Değiştirilmesi Anlamına Gelmemesi )

• DAVANIN GENİŞLETİLMESİ ( Dava Dilekçesindeki Maddi Hataların Düzeltilmesinin Davanın Değiştirilmesi Anlamına Gelmemesi )

• TAŞINMAZIN PARSEL NUMARASININ YAZNLIŞ GÖSTERİLMESİ ( Dava Dilekçesindeki Maddi Hataların Düzeltilmesinin Davanın Değiştirilmesi Anlamına Gelmemesi )

1086/m.80

3402/m.4


ÖZET : Dava dilekçesinde, davanın belirtilen parseller arasındaki yola ilişkin olduğu anlaşıldığı gibi, yargılama sırasında HUMK'nun 80. maddesine göre mahkemeye verilen dilekçe ile de belirtildiğine ve dava dilekçesindeki maddi hataların düzeltilmesi davanın değiştirilmesi ya da genişletilmesi sayılamayacağına göre; davanın, konusu gözönünde bulundurularak sonuçlandırılması gerekirken, aslında dava konusu olmayan taşınmazların parsel numarasının dava dilekçesinde yanlışlıkla bildirildiğinden bahisle reddine karar verilmesi doğru değildir .
DAVA : Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR : Mahkemece önce verilen hüküm Yargıtay Yirminci hukuk Dairesinin 6.4.2000 gün 2000/2143-3093 sayılı bozma kararı ile kısa ve gerekçeli karar çelişkisi nedeniyle bozulmuş, mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu 121 ada 12, 120 ada 32 parsellerin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Davacı Orman Yönetimi, yörede 3402 sayılı Yasa hükmüne göre yapılan orman kadastrosunda ve 121 ada 12, 138 ada 32, 33 numaralı parseller arasında kalan ve kadastro paftasında yol olarak gösterilen bölümlerin bu parsellerle bir bütün halinde orman kasatro haritası içine alınıp, tutanakları ile birlikte gereği yapılmak üzere arazi kadastro ekiplerine teslim edildiği, yasa hükmüne göre bu yerlerin ölçü ve harita işlemlerini belirlenen sınırlar esas alınarak kastro ekiplerince tamamlanması gerektiği halde, kadastro ekiplerinin sınırlara uymayarak arada yol bırakarak geniş orman parsellerini böldüklerini, yol olarak paftasında gösterilen bölümlerin de aslında orman olduğunun, bu nedenle işlemin iptali ile yol olarak gösterilen bölümlerin orman olarak Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın dilekçesinde 120 ada 32 ve 121 ada 12 parseller arasında kalan yol bölümü için değil, bu parseller yönünden açılmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve 121 ada 12, 120 ada 32 parselin tesbit gibi tesciline karar verilmiştir.
Ne var ki; dava dilekçesinde davanın 121 ada 12, 138 ada 32, 33 parseller arasındaki yol hakkında olduğu anlaşıldığı gibi, yargılama sırasında HYUY.nın 80. maddesine göre mahkemeye verilen dilekçe ile de bildirilmiştir. Dava dilekçesindeki maddi hataların düzeltilmesi davanın değiştirmesi ya da genişletilmesi de sayılamaycağından, davanın konusu gözönünde bulundurularak sonuçlandırılması gerekirken, dava konusu olmayan parseller hakkında hüküm kurulmuştur.
3402 sayılı Yasanın 4/3. maddesi hükmüne göre yörede orman kadastro çalışması yapıldığı anlaşılmaktadır. Sözü edilen maddede "kasatro çalışma alanı sınırında orman bulunduğu takdirde, durum çalışmaya başlamadan önce Orman Genel Müdürlüğüne bildirilir. Bu yerlerin orman sınırlaması ve orman sınırı dışına çıkarma işlemleri 6831 sayılı Yasa hükmüne göre orman kadastro komisyonlarınca tesbit ve haritasına işaretlenerek tutanakları ile birlikte kadastro ekiplerine teslim edilir. Bu yerlerin ölçü ve harita işlemleri yukarıdaki sınırlar esas alınarak kasatro ekiplerince ikmal edilir''
Somut olayda bu madde hükmü uyarınca yapılan orman kadastrosunda orman mühendisi Güven'in 8.1.2001 tarihli raporunda ( B ), ( C ) işaretli yol bölümlerinin 121 ada 12 ve 138 ada 32-33 nolu parsellerle bir bütün halinde orman olarak sınırlandırıldığı, ne var ki arazi kadastro ekiplerinin kendilerine verilen harita ve tutanağa göre ölçü ve harita işlemini yapmaları gerekirken bu sınırlara uymayarak resmi belgelerin uygulanması sonucu da orman alanı olduğu belirlenen bölümleri orman dışında ve kadastro paftasında yol olarak gösterdikleri anlaşılmaktadır. Her ne kadar 3402 sayılı Yasanın 26/son maddesindeki "kadastro mahkemesinin yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlayacağı hükmü karşısında dava konusu edilen yol bölümü hakkında kadastro tutanağı düzenlenmemesi nedeniyle davaya bakmada kadastro mahkemesinin görevli olamayacağı düşünülebilirse de orman kadastro komisyonunu bu bölümün 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca orman tahdit harita ve tutanağını düzenleyerek kadastro ekibine teslim ettiği halde, bu tutanak ve haritaya uymadan ölçü işlemini yaparak paftasında yol olarak göstermiş ve 3402 sayılı Yasasının 11. maddesi hükmüne göre tesbit sonuçlarını 8.2.1999-10.3.1999 arasında 30 günlük askı ilanına çıkarması üzerine Orman Yönetimi 3402 sayılı Yasanın 11/1 ve 6831 sayılı Yasanın 11/1 maddeleri uyarınca askı ilan süresi içinde 9.3.1999 tarihinde temyize konu orman kadastrosuna itiraz davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu yer hakkında arazi kadastro tutanağı düzenlenmişse de orman kadastro tutanağı ve haritası düzenlenmiş olduğuna ve yukarıda yazılı yasa maddeleri uyarınca askı ilan süresi içinde orman kadastrosuna itiraz davası açıldığına ve askı ilan süresinde açılan Omıan Kadastrosuna itiraz davalarına bakma görevi kadastro mahkemesine ait olduğuna göre, davanın yetkili mahkemede açıldığının kabulü ile dava konusu ( B ), ( C ) işaretli yol bölümlerinin aynı ada son parsel numarası verilerek orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, aslında dava konusu olmayan taşınmazların parsel numarasının dava dilekçesinde yanlış bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün ( BOZULMASINA ), peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 4.4.2002 günü oybirliği ile karar verildi.


T.C.

YARGITAY

16. HUKUK DAİRESİ

E. 2000/3748

K. 2000/4132

T. 27.10.2000

• MÜKERRER İSKANEN TEMLİK

• İSKANEN MÜKERRER TEMLİK

• HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE ( Aynı yerin iki kez iskanen temlik edilmesi )

• İSKANEN TEMLİKE İTİRAZ ( Hak düşürücü süre )

• MADDİ HATA ( Davada parsel numarasının yanlış yazılması )

• KADASTRO TESBİTİNE İTİRAZDA PARSEL NUMARASININ YANLIŞ YAZILMASI

• PARSEL NUMARASININ YANLIŞ YAZILMASI ( Kadastro tesbitine itiraz )

2510 /m.23/3

1086/m.80

ÖZET : 1. İskân mevzuatı çerçevesinde temlik ve tapu siciline tesçil olunan gayrimenkullerin daha sonra tekrar aynı mevzuat uyarınca başka birine temliki halinde; taşınmaza zilyed olan davalı aleyhine temlik tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre zarfında dava açılması zorunludur.
2. Kadastro tesbitine itiraz davasında, dava konusu taşınmazın Ada numarası doğru yazılmışsa da parsel numarası 89 iken 98 yazılmıştır. Bu bir maddi hata olup davacının gerçek iradesinin 89 numaralı parsele yönelik olduğunun kabulü gerekir.
DAVA VE KARAR : Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Yargıtay duruşması için gerekli tebligat giderlerinin ödenmemesi nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. ( GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ )
Kadastro sırasında 258 ada 29 ve 89 parsel sayılı 13493 ve 90598 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı nedeniyle davalılar, 258 ada 34 parsel sayılı 1999 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle Ahmet Yavaş ve arkadaşları 258 ada 98 parsel sayılı 3003 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Kamile Çelikel adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde iskan kaydına ve irsen intikale dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; çekişmeli 258 ada 34 ve 98 sayılı parsellere ilişkin davanın feragat nedeniyle, aynı ada 89 sayılı parsele ilişkin davanın görev yönünden, aynı ada 29 sayılı parsele ilişkin davanın ise sübut bulmadığından reddine, 29 ve 89 sayılı parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Çekişmeli 258 ada 29 sayılı parselin 2510 sayılı İskan Kanunu uyarınca önce davacı, sonradan davalı tarafa Hazinece temlik edildiği ve iskan kayıtlarının aynı yere ait olduğu tartışmasızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Hazine tarafından yapılan hangi temlike değer verileceğine ilişkindir. 14.5.1984 gün 10/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca iskan mevzuatı çerçevesinde temlik ve tapu siciline tescil olunan gayrimenkullerin daha sonra tekrar aynı mevzuat uyarınca başka birine temliki halinde 2510 sayılı Kanun'un 23. maddesine 3667 sayılı Kanun'la eklenen 3. fıkra hükmü uygulanması zorunlu bulunmaktadır. Temlik tarihinden itibaren davalılar zilyet olup davacılar tarafından 1 yıllık hak düşürücü süre zarfında dava açılmamıştır.
Bu nedenle ikinci temlike değer verilerek davanın reddine karar verilmesi isabetlidir. Açıklanan ve mahkeme kararında gösterilen diğer gerekçelere göre bütün temyiz itirazlarının reddi ile 29 sayılı parsel yönünden hükmün ONANMASINA,
2- Davacının 258 ada 89 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacı tarafından davalılar aleyhine dava açılmış, husumet doğru yöneltildiği halde parsel numarası 258 ada 89 yerine yanlışlıkla 98 olarak gösterilmiştir. Mahkemece bu nedenle kararın kesinleştiği kabul edilerek görevsizlik kararı verilmiş ise de; parsel numarasındaki yanlışlığın maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinde parselin ada numarası doğru olarak gösterilmiş ve husumet tespit maliklerine usulen yöneltilmiş olduğuna göre davacının gerçek iradesinin 258 ada 89 parsele yönelik olduğunun kabulü gerekir. 89 sayılı parsele dava açılmış olduğuna göre tutanağın kesinleştiğinden söz edilemez. Hal böyle olunca, tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanarak uyuşmazlığın esastan çözümlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ : Temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
İhtiyati Tedbirin Dava Dilekçesinde Istenmesinin Avantaj Ve Dezavantajları Nelerdir? Av. Salim Meslektaşların Soruları 6 08-03-2008 17:48
İht. Tebirin Konusu ile Dava Konusunun Aynı Olması üye19870 Meslektaşların Soruları 1 29-02-2008 13:11
itirazın iptali dava dilekçesinde asgari yazılması gerekenler neler? incitanesi Meslektaşların Soruları 3 23-11-2007 00:40
Dava Dilekçesinde İstenmeyen Tazminat, Nafaka Ve Mal Tespiti, Paylaşımı , Adli Yardım Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 2 18-10-2007 23:48
İşyerinde psikolojik şiddet-işkence dava konusu fkb Hukuk Haberleri 6 07-01-2007 12:14


THS Sunucusu bu sayfayı 0,11183405 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.