Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Yanıt
Old 08-07-2008, 12:55   #31
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Aybüke Kağan
hükmün açıklanmasına karar verilirse sanık için tekrar temyiz hakkı doğar mı?
Hükmün açıklanmasıyla temyiz hakkı doğar.

Saygılarımla
Old 08-07-2008, 19:54   #32
DeryaK

 
Mesaj

Alıntı:
sanık hakkında tehdit suçundan ceza verilmiş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş.Sanık kararı temyiz etmemiş.Katılanın itirazı üzerine hükmün açıklanmasına karar verilirse sanık için tekrar temyiz hakkı doğar mı?


Sayın Kağan.

Elbette bu halde sanık,artık kesinleştiğinde hakkında infaz edilecek bir mahkumiyet hükmü bulunduğundan,açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hüküm itiraz üzerine hükmün açıklanmasına karar verilmişse,bu kararı, kendisine veya varsa müdafisine tebliği tarihinden itibaren 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde,aleyhindeki bu mahkumiyet hükmünü temyiz edebilecektir ve temyiz etmesinde de hukuki yararı bulunmaktadır kanaatindeyim.

Selam ve saygılarımla.
Old 04-08-2008, 16:23   #33
avNamLı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Aybüke Kağan
sanık hakkında tehdit suçundan ceza verilmiş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş.Sanık kararı temyiz etmemiş.Katılanın tirazı üzerine hükmün açıklanmasına karar verilirse sanık için tekrar temyiz hakkı doğar mı?

burada tekrar temyiz hakkı doğması gibi bir durum olamaz zaten sizin sanık kararı temyiz etmemiş derken bahsettiğiniz şey temyiz değil, itirazdır. Sanığın hükmün açıklanmasının ertelenmesine itiraz etmemiş olması ise hüküm açıklandığında temyiz etmesine engel değildir.
Old 04-08-2008, 17:01   #34
Aybüke Kağan

 
Varsayılan

sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itiraz etmesi zaten sanığın aleyhine bir durum.mantıken de sanık konumunda olan kimse buna itiraz etmez.( hükmü açıklayın da cezamı çekeyim demez )sanık, hakaret ve tehdit suçundan ceza almıştır ,hükmün ertelenmesine karar verilmiş ve suça yönelik temyiz hakkını kullanmamıştır.Ben bunu kasdetmiştim.İtiraz suça yönelik yapılamaz.Sadece Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik olarak itiraz yolu açıktır.

Verilen yanıtlar için teşekkür ederim.Hüküm açıklanırsa tekrar temyiz hakkını doğacağını öğrenmiş oldum.
Old 05-08-2008, 09:55   #35
eliferdogan

 
Varsayılan

İlginiz için çok teşekkür ederim. HAGB kararına yaptığım itiraza ilişkin Ağır Ceza Mahkemesinin kararı geldi.
"Ağır Ceza Mahkemesinin sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının şartlarının oluşup oluşmadığını inceleme yetkisi olduğu, suçun oluşumu konusunda inceleme yetkisi olmadığı, olayda CMK'nun 231.maddesinin şartlarının oluştuğu anlaşılmakla yerinde görülmeyen sanık müdafiinin İTİRAZININ REDDİNE .....dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda talabe uygun ve KESİN OLARAK karar verildi.
Old 06-08-2008, 12:29   #36
Nuriye Değer

 
Varsayılan

Sayın Meslektaşım,konuyu özetlemek için ekli cgk kararının faydalı olacağını düşünüyorum.

Ceza Genel Kurulu 2007/1-183 E.N , 2007/190 K.N.
İlgili Kavramlar
o ADLİ PARA CEZASI
o İNSAN ÖLDÜRMEYE KALKIŞMA SUÇU
o SİLAH TAŞIMA SUÇU
İçtihat Metni
Hükümlü Semih A.....'in kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünde değişiklik yargılaması sonunda insan öldürmeye kalkışma suçundan 5237 sayılı TCY'nın 81, 35/2, 29, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, yasak bıçak taşıma suçundan ise 6136 sayılı Yasanın 15/1, 765 sayılı TCY'nın 55/3, 59/2 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 350 YTL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, 5395 sayılı Yasanın 23/1. maddesi uyarınca hakkında belirlenen bu hükmün açıklanmasının ertelenmesine, denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ilişkin olarak Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.03.2006 gün ve 36-156 sayılı karar hükümlü müdafilerince temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesi 25.04.2007 gün ve 8290-3151 sayı ile; insan öldürmeye kalkışma suçuna ilişkin hükmün onanmasına, izinsiz bıçak taşıma suçundan dolayı verilen hükmün açıklanmasının ertelenmesine ilişkin kararın ise "ağır para cezası" ibaresi "adli para cezası"na dönüştürülmek suretiyle düzeltilerek onanmasına karar vermiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 11.07.2007 gün ve 272017 sayı ile;
"Hükmün açıklanmasının ertelenmesine ilişkin kararların temyizen incelenmesinin mümkün olmadığını, bu kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabileceğini" belirterek itiraz etmiş, Özel Daire kararından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın düzeltilerek onanmasına ilişkin bölümün çıkartılmasına karar verilmesini istemiştir.
Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Hükümlü Semih A.....'in kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünde değişiklik yargılaması sonunda, 11.07.2000 tarihinde işlediği insan öldürmeye kalkışma suçundan 5237 sayılı TCY'nın 81, 35/2, 29, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, yine aynı tarihte işlediği yasak bıçak taşıma suçundan ise 6136 sayılı Yasanın 15/1, 765 sayılı TCY'nın 55/3, 59/2 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 350 YTL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, 5395 sayılı Yasanın 23/1. maddesi uyarınca hakkında belirlenen bu hükmün açıklanmasının ertelenmesine ilişkin hüküm ve kararlara karşı sanık müdafileri tarafından yasa yoluna başvurulması üzerine Özel Daire her iki suça ilişkin kararları temyizen inceleyerek, insan öldürmeye kalkışma suçuna ilişkin hükmün onanmasına, yasak bıçak taşıma suçuna ilişkin kararda geçen "ağır para cezası" ibaresini "adli para cezası"na dönüştürmek suretiyle bu kararın da düzeltilerek onanmasına karar vermiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise, hükmün açıklanmasının ertelenmesine ilişkin kararların temyiz yoluyla incelenemeyeceğini, bu tür kararlara karşı sadece itiraz yasa yolunun açık olduğunu belirterek itiraz etmiştir.




Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, önce 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesinde, sadece çocuklar bakımından uygulanması mümkün bir kurum olarak düzenlenmiştir. Sonradan 06.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasanın 23. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası'nın 231. maddesinde değişiklik yapılmış, bu kurum, Çocuk Koruma Yasası'ndakinden farklı koşullarla Ceza Yargılaması Yasası'nda da düzenlenmiş, aynı zamanda 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile Çocuk Koruma Yasası'nın 23. maddesi de değiştirilerek, Ceza Muhakemesi Yasası'nda öngörülen koşulların çocuklar yönünden de geçerli olması ilkesi benimsenmiş, böylece hükmün açıklanmasının ertelenmesi hususunda büyükler ve çocuklar yönünden uygulamada paralellik sağlanmıştır.
Bu düzenlemede, hükmolunacak ceza miktarı ve faille ilgili çeşitli koşullar öngörülmüştür.
Buna göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, mahkemenin öncelikle sanık hakkında bir hüküm tayin etmesi, saptadığı sonuç cezanın Yasada ceza miktarı ve süresi bakımından öngörülen sınırlar içinde kaldığını tespit etmesi, ayrıca yine Yasada fail bakımından aranan diğer koşulların da gerçekleştiğini belirlemesi gerekmektedir. Kuşkusuz mahkeme sanık hakkında saptadığı cezayı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararında gösterecektir. Böylece sanık, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediği veya öngörülen denetimli serbestlik yükümlülüğüne aykırı davrandığında, kendisine açıklanacak ve mahkemece değiştirilmemesi halinde de infaz edilecek olan cezayı önceden öğrenmiş olacaktır.
Ayrıca bu sayede, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını yasa yolu denetimi sırasında inceleyecek olan merci de, mahkemenin tayin ettiği cezanın yasadaki koşullara uyup uymadığını denetleyebilecektir. Ancak salt mahkemenin saptadığı bu cezaya bakılarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının CYY'nın 223. maddesinde belirtilen nitelikte bir hüküm olduğu, dolayısıyla bu tür bir karara karşı temyiz yasa yoluna başvurulabileceği söylenemez.
Zira, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade etmektedir. Henüz tümüyle bitmeyen yargılama sürecinin sonraki aşamaları da dikkate alındığında, bu kararın uyuşmazlığı nihai biçimde çözen nitelikteki kararlardan olmadığı anlaşılmaktadır. Esasen, hükmün açıklanması kararı ile birlikte sanık bakımından yasada öngörülen denetim süresi başlayacak ve mahkeme bu süre içinde sanığa bazı denetimli serbestlik tedbirlerine uyma yükümlülüğü getirebilecektir. Bu süre içinde sanığın kasıtlı bir suç işleyip işlemediği ve öngörülen denetimli serbestlik tedbirlerine aykırı davranıp davranmadığına göre farklı hukuki sonuçlar ortaya çıkacaktır.
Şayet sanık, bu süre içinde kasıtlı bir suç işlemez ve öngörülen denetimli serbestlik tedbirine uygun davranırsa, hakkındaki davanın düşürülmesine karar verilecek, kasıtlı suç işler veya tedbirlere aykırı davranırsa hakkındaki hüküm aynen veya gerektiğinde değiştirilerek açıklanacaktır. İşte bu aşamadan sonra verilecek ve uyuşmazlığı nihai biçimde çözecek olan düşme veya mahkûmiyet kararları hüküm niteliğinde olup, bu hükümlere karşı, adli para cezası yönünden yasada öngörülen kesinlik sınırı ayrık tutulmak şartıyla, temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı hale gelecektir.
Nitekim müessesenin açıklanan bu özellikleri yasakoyucu tarafından da dikkate alınmış, gerek 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası'nın önceki biçimiyle 23. maddesinin 7. fıkrasında, gerekse 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 12. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebileceği belirtilmiştir.



Bu açıklamalar ışığında somut olayı değerlendirdiğimizde;
Yerel Mahkemece verilen, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, itirazı mümkün kararlardandır. Birlikte sürdürülen yargılama sonunda verilen kararlardan bir kısmının hüküm niteliğinde olması ve temyize tabi bulunması, diğer suç nedeniyle verilen itirazı mümkün bir kararın temyiz yasa yoluyla Yargıtay tarafından incelenmesini gerektirmez. Böyle bir çözüm biçimi, tek bir suçtan yapılan yargılama sonunda verilen itiraza tabi nitelikteki karar ile bir kaç suçtan birlikte yapılan yargılama sonunda verilen itirazı mümkün nitelikteki kararların denetim mercilerinin farklı olmasına yol açacaktır. Ayrıca, kanunla belirlenen itiraz merciinin görevinin Yargıtay'ca üstlenilmesi sonucunu doğuracağı için, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 142. maddesindeki, "Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi, yargılama usulleri kanunla düzenlenir" biçimindeki kuralla da çelişecektir. Yargılama sonunda verilecek olan birden çok karar ve hükmün farklı merciler tarafından denetlenmesinin zaman kaybına neden olacağı ileri sürülebilir ise de, yerel mahkemeler gerçekleştirecekleri uygulamalarla bu sakıncayı ortadan kaldırabilirler. Bu durumda, ilgili mercilerin eşzamanlı denetim yapabilmelerini sağlamak bakımından, mahkemesince dosyanın onaylı suretinin çıkartılıp aslı ve örneklerinin ayrı ayrı ilgili denetim mercilerine gönderilmesi usul ekonomisini hayata geçirecek bir yöntem olacaktır.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Yerel Mahkemenin izinsiz silah taşımak suçundan kurduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraza tabi olması nedeniyle, temyiz yoluyla incelenemeyeceğine, bu kararın temyizen incelenmesi ve düzeltilerek onanmasına ilişkin Özel Daire kararının kaldırılmasına, sözü edilen karara ilişkin itiraz prosedürünün mahkemesince dosyanın itiraz merciine gönderilmek suretiyle yerine getirilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2- Birinci Ceza Dairesinin 25.04.2007 gün ve 8290-3151 sayılı kararından, izinsiz silah taşımak suçundan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Yerel Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına ilişkin bölümün çıkartılmasına,

3- Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin izinsiz silah taşımak suçundan 21.03.2006 gün ve 36-156 sayı ile verdiği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının mercii tarafından itiraz yasa yolu ile incelenmesini temin bakımından gerekli işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine,

4- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.09.2007 günü oybirliği ile karar verildi.
Old 12-10-2010, 21:25   #37
hoşgörü

 
Varsayılan hukmun açıklanmasının geri bırakılmasında yargılama giderleri ve vekalet ücreti

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı,suçlu hakkında verilmiş olan hükmün ertelenmesi mahiyetinde bir karar türü olup,sadece mahkümiyet sonucu doğurmaması ve infazı bakımından sanık lehine sonuçlar doğuran bir karar türü olması hasebiyle,diğer karar türlerinden ayrılmaktadır.ortadabir beraat hükmü olmadığı, sanığın suçu işlediği sabit olduğu için vekalet ücretine ve yargılama giderlerine mahkümiyet söz konusu olacaktır.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Avukatlık ücreti ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı Av.Armağan Konyalı Meslektaşların Soruları 49 02-06-2014 16:10
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması-İtiraz philomelion Meslektaşların Soruları 15 25-03-2014 10:24
5560 S. yasa - Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Müessesi üye3578 Ceza Hukuku Çalışma Grubu 15 02-01-2012 13:46
CMK 231. md.(Hükmün açıklanmasının geri bırakılması) av.mustafa.ozdemir Meslektaşların Soruları 8 12-12-2009 01:54
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması İle İlgili Anayasaya Aykırılık Sorunu themis-1987 Hukuk Soruları 5 05-05-2008 22:23


THS Sunucusu bu sayfayı 0,09007096 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.